Çinili mihrap smmmm

Download (0)

Tam metin

(1)

smmmm

(2)

TÜRK ÇİNİCİLİK SANATININ ENTERESAN ÖRNEKLERİNDEN

İBRAHİM BEY İMARETİ (ZAVİYESİ) NİN MİHRABI

Yazan: YILMAZ Ö N G E Mimar İ. T. Ü.

Bu yazıda kısaca bahsedeceğimiz çini mihrap, birçok neşriyatta adının geçmesine rağmen, şümullü ve mukayeseli bir Türk Sanatı Tarihi zamanımıza kadar yazılama-dığı için benzerleri arasında gerçek değe-rini henüz bulamamıştır.

Bugün İstanbul'da Çinili Köşkü gezenler antre salonunun karşı duvarında, sağ tarafta nefis tezyinatı ve yaldız parıltılarıyla dik-kati çeken bir mihrapla karşılaşırlar. Tezyi-natı bakımından eski Türk seccadelerine benzeyen bu nefis eser, Karaman'da zamanla harabiyete uğrayan İbrahim Bey İmaretinden Halil Ethem Bey tarafından, binanın oy-malı ahşap kapı kanatlarıyla birlikte söktü-rülerek İstanbul'daki Eski Arkeoloji Müze-sine taşıtılmış, daha sonra halen Fatih Mü-zesi c!an Çinili Köşke getirilerek monte edil-miştir.

Timur'un istilâsından sonra 15. yüzyılda Anadolu tezyinatında kendini gösteren stilize çiçek dekorasyonlu üslûp (1) birbirlerine bazı yönlerden çok benzeyen Bursa Yeşil Cami (1415 M.), Karaman İbrahim Bey İmareti (1433 M.), Bursa Yeşil Türbe (1441 M.) ve Edirne Muradiye Camii (1463 M.) mihrap-larında dikkati çeken örneklerini verir.

Bu çini mihrapların arasındaki ben-zerliği, sadece aynı devir dekorasyon üslûbu ile süslenmiş elmalarından başka siyasî -sosyal bazı münasebetlerin neticesinde de aramak doğru olur kanaatindeyim.

Bilindiği gibi münkariz Anadolu Selçuk-lu Devletinin nüfus sahası üzerinde 15. yüz-yılın ilk yarısında hüküm süren muhtelif beylikler arasında Csmancğulları ile Kara-mancğulları bilhassa önem kazanmışlar-dır. İnkişaf sahalarının birbirlerine yakın ol-ması yüzünden zaman zaman menfaatleri çat-şan bu iki Türk asıllı beylik siyasî gaye-lerini gizleyen yakın akrabalıklar tesisinden de geri kalmamışlardır.

Karaman'daki İmareti yaptıran II. İb-rahim Bey Osmancğullarından Çelebi Sul-tan Mehmed'in damadı ve onun oğlu îl. Mıırad'ın kayınbiraderidir. Hatta İbrahim

Bey, kızlarından birini kayınbiraderinin oğlu Mehmed'e (Fatih) vermiştir.

Çelebi Mehmed'in, İbrahim Bey'in ve 11. Mıırad'ın yaptırdıkları eserleri süsleyen

çini mihraplar arasındaki benzerliğe, bu ya-kın akrabalığın ışığı altında (fakat ihtiyat kaydiyle) şöyle bir sebep bulmak mümkün olabilir.

Çelebi Mehmed veya ölümünden sonra oğlu Ii. Murad tarafından Bursa'da Yeşil külliyesi inşa ettirildiği sıralarda, Karaman-da bir İmaret yaptıran Damat İbrahim Beye hediye edilmek üzere İznik'deki veya Bur-sa'daki çini ustalarına bir mihrap daha ha-zırlattırarak Karaman'a yollanmış, yahut bunlardan birkaçının şimdilik nerede oldu-ğunu bilemediğimiz Konya veya

(3)

Karaman-dafci cini imaldthan;sine gönderilerek İma-ret için çalışmalarına imkân sağlanmış-tır (2.1

Bursa Yeşil külliyesinin çini ustaları Tebrizüdir. (Ustabaşı Muhammed-ül-Mec-nıın ve dekoratörü — Şakayık-ı Numani-ye'ye göre— muhtemelen Ali bin İlyas bin Ali'dir. Karamancğullarının bugün bilinen çini tezyinatlı eserlerin içinde İmaretteki mihrabın bir benzeri bulunmadığına gere bahsettiğimiz mihrabı bu ustaların veya bun-ların yetiştirdiği çinicilerin eseri olarak ka-bul etmek pek hatalı sayılmayacaktır.

ilerde bulunabilecek yeni vesikalarla imaret mihrabının yapılışına ait daha tefer-ruatlı malûmat elde edebileceğimi ümit edi-yorum.

Mihrap klâsik Selçuklu ananesine uy-gun olarak dikdörtgen plânlı, üstü stalaktit

M e v c u t e y v a n d u v a r ı n d a k i c iı"4. k a p l a m a k a l ı n t ı s ı

ı M i

m

KONYA KARAMAN

İ B R A H İ M BEY İMARETİ (ZAVİYESİ}

MİHRABI

X

.f^—-/;'•-. 7,'v—

ü

IK i \ ! / /

* i

;

11

--•i !

M İ H R A P D E T A Y I Ö L Ç E K 1 / 6

(4)

örgülü bir niş ile, cephede bu nişi üç taraf-tan çeviren tezyinî bordürlerden ibarettir. Nişin iki kenarı, zar-vazo şeklinde başlık ve kaideler ihtiva eden prizmatik sütünceler, ge-rekse stalaktit sıraları kcyu patlıcan moru renkli çinilerle yapılmış clup üzerlerinde ka-lan izlerden anlaşıldığına göre altın yaldızlı tezyinatı ihtiva ediyordu. Stalaktitli nişi çer-çeveleyen stilize çiçek-yaprak motifli ince bir bcrdür, daha yukarda kitabe panosunu mey-dana getirir. (Bu bcrdürün bir benzerini de Bursa Yeşil Cami mihrabında buluyoruz). Mihrap çerçevesi üç tezyinî şeritten ibaret-tir. En içte stilize çiçek kompozisyonlarının tekrarlandığı ince bir şerit, (maalesef bunun müzedeki montajında hatalar olmuştur.) bu-nun dışında geniş bir ayet kuşağı (Ayet-ül kürsî) ve en dışta ise mükerrer palmet mo-tifli yine ince bir şeritle son bulur (bunun da bir benzerini Bursa Yeşil Cami mihra-bında görüyoruz).

En enteresan tezyinî kısımlar ise. niş boşluğu ile mihrap çerçevesi arasında kalan, iki plânlı olarak tertiplenmiş Rumî ve stili-ze çiçekli köşeleri (3) ile Rumî kıvrık dallı zemin üzerinde nesih ve kûfî yazıların yer aldığı ayet bordürüdür. Birincisini, yani çi-çekli köşelerin benzeri Bursa Yeşil Camiin-de, ikinci çeşit tezyinatın benzerini ise Edir-ne Muradiye Camii mihraplarında görüyo-ruz. İmaretteki Mihrabın ayet bordürü yal-dızlı, geometrik tezyinat ile başlar ve biter. (Maalesef bu tezyinatın mühim bir kısmı dö-külmüştür.) Mihrabın üst kısmında tahmini-mize göre bir ölçü hatasının eseri olarak gayri tabiîlik gösteren ince uzun kitabe pa-nosunun içine ise bir sıra palmet motifi yer-leştirilmiştir.

Çok renkli çini levhalardan meydana getirilmiş olan bu mihrapta hâkim olan renk

esas zemini teşkil eden patlıcan morudur. Bunun yanı sıra turkuvaz, beyaz, altın yal-dızı. filizî yeşil, kahve rengi (kızıl kahve) kullanılmıştır. Ayet berdüründeki Rumi'lerde, stilize yaprak ve saplarda, palmetlerde tur-kuvaz; büyük nesih yazılarda ve çiçeklerde beyaz; Rumüecin sap ve yapraklarında, çi-çeklerde, ayet berdüründe, kûfî yazıda ya-pıştırma varak olarak altın yaldız; Rumile-rin yapraklarının dolgularında, çiçek göbek-lerinde ve goncalarda filizî yeşil, beyaz nesih yazının harf dolgularında ve dış palmet bor-diiründe kahverengi kullanılmıştır. Beyaz nesih yazı ve turkuvaz renkli Rumilerin ke-narları siyah renkle, yaldızlı motiflerin et-rafları kırmızı renkle tahrillenmiştir.

Bilindiği gibi motiflerin bu şekilde tah-lillerle değişik renkli zemin veya diğer mo-tiflerden ayrılmış olması, 15. yüzyıl çok renkli çini imalâtında karşılaşılan teknik za-ruretin neticesidir. Bu tahrillerle kullanılan malzeme muhtelif renkli sırların fırında eri-yerek birbirine karışmasını önlemektedir.

Son sözü ilim adamlarına ve sanat ta-rihçilerine bırakarak, yukarıda tarif ve tavsi-fine çalıştığımız Karaman'daki İbrahim Bey

İmareti mihrabı için diyebilirz ki, kitabe kıs-mındaki kompozisyon hatasını bir tarafa bı-rakırsak, proporsiyonu, diğerlerine nispeten sade ve ölçülü tezyinatı, renklerinin ahengi bakımından bu eser yukarıda ismi geçen üç mihraptan daha olgun bir ruha sahiptir.

N e t : 1963 yılı Ağustos ayında Çinili Köşkte bu mihrabı gördüğüm zaman rutu-betten yer yer küherçilelenmiş ve sırlarını dökmeye başlamıştı. Rıı kıymetli eserin kur-tarılması hususunda vazifelilerin dikkatini

çekmeği borç bilirim. Ayrıca, bu mihrabın 1962 yılında müze olmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu-na başlanmış bulurestorasyonu-nan İbrahim Bey İmaretin-deki eski yerine konulmasını temenni ederim.

Y. Mühendis Mimar Yılmaz Önge

(1) Stilize çiçekli dekorasyonu, daha önce XIV - XV. yüzyıllarda Türkistan'da Semerkant'da Şah Zinde manzumesinde bu-luyoruz.

(2) A. Memduh Turgut, İznik ve Bursa Tarihi (Bursa Halkevi neşriyatı: 8, 1935 Sayfa 94) eserinde «Karamanoğullarının âbi-delerinde de çini üstadı olarak Hoca Mehmet eğlu Numan gösterilmektedir. Karaman'da Hatuniye Medresesi mihrabı ile Mehmet Beyin Türbesi sanduka çinileri bu zatın ese-ridir.» demektedir. Numan oğlu Hoca Ah-met (Hoca MehAh-met oğlu Numan değil), Ka-raman'daki Hatuniye Medresesinin mimarı-dır. Fakat bu zatın aynı zamanda çini üstadı olduğunu bilmiyoruz. Hele Hatuniye Medre-sesi mihrabı ile Mehmet Bey'in türbesindeki sanduka çinilerinin kendisi tarafından yapıl-dığı iddiası hatalıdır. Zira mezkûr eserlerin mevcudiyeti hakkında bir iz veya kayıt yok-tur.

(3) Mihrabın köşelerindeki Rumî ve stilize çiçekli tezyinatın bir benzeri de İma-retin giriş kapısı üzerindeki taş kitabe pano-sunun alt köşelerine oyma tekniği ile işlen-miştir.

(Baş tarafı 65. sayfada)

landırmada büyük rahatlık sağlamaktadır. Memleketimizde imaline başlanılan plâstik stor da ilk defa bu çapta burada tatbik edil-miş olup seçiledil-miş olan gri renk bina cephe-sindeki diğer renklerle hoş bir armoni, te-min etmiştir. Cephelerde kirişli beyaz tra-verten plaklar ve pencere üstleri ile arala-rında sarı travertenden dekoratif kaplama-larla bir kompozisyon yapılmıştır.

Her iki giriş kapısı alüminyumdan olup antre hollerinde siyah ve sö^üt mermer

kaplamalarla alüminyum Lambri panolar ve gizli ışık ile zengin bir görünüş sağlanmıştır. Bina mazotlu kalorifer ve havagazmdan maada santral sıcak su tesisatına, hidrofor takviyeli soğuk su tesisatına sahip, asansörü, mermer hel ve koridorları, marley ve ahşap parke döşemeleri, çöp bacaları, renkli Av-rupa banyo takımları ile günümüzün ihti-yaçlarına rahatlıkla cevap veren konforlu daireleri ihtiva etmektedir.

MÜESSİF BİR ÖLÜM

Bir deniz kazası sonunda

hayata veda eden meslekdaşımız

Y. Mimar Nedim SÜGÜDER'in

aziz hatırasını anar, ebeveyni ve

hemşiresi Y. Mimar Nezahat

Arıkoğlu'nun acılarına iştirak ve

başsağlığı dileriz.

Şekil

Updating...

Referanslar

Benzer konular :