• Sonuç bulunamadı

YALANA DOYMUYOR. BÖLDÜRMEYİZ. Dekorya ve Kalender aşiretlerinden birlik çağrısı:

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "YALANA DOYMUYOR. BÖLDÜRMEYİZ. Dekorya ve Kalender aşiretlerinden birlik çağrısı:"

Copied!
20
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRKİYE'Yİ

BÖLDÜRMEYİZ

ISSN 2146-2356

VATAN EMEK NAMUS

KURULUŞ: 1921 2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESİ

www.aydinlikgazete.com

1 TL

Fikret OTYAM İsrail’lealımısatımı eleştirmemeliymişiz!

2

sayfa

Ufuk SÖYLEMEZ

5

sayfa

İsmet ÖZÇELİK Erdoğankesin kaybedecekti!

12

sayfa

Benşansınaküsmüşkehribar...

Sabahattin ÖNKİBAR EyüpCanCumhuriyet’e GenelYayınMüdürü!

12

sayfa

YALANA DOYMUYOR

VATAN EMEK NAMUS

KÜRT AŞİRETLERİ:

Dekorya ve Kalender aşiretlerinden birlik çağrısı:

Bizi bölen, AKP iktidarıdır

MARDİN’İN merkeze bağlı Alakuş köyünde aşiret reisleriyle bir araya geldik. Dekorya aşireti reisi Abdül- kadir Yıldız, Kürt halkının bölünmek istemediğini vurguladı: “ABD ve AKP’nin ‘Açılım’ politikaları, bölün- meye götürüyor. Türk halkına sesle- niyorum; IŞİD’i besleyen ve bizi böl- mek isteyen AKP’ye oy vermeyin.

Bölücülüğü sandıkta cezalandıralım.”

Bölücülük buradan gidecek

KALENDER aşireti reisi Celalettin Keleş, “Bizi bölmek isteyenler, bizi yö- netenlerdir” dedi ve şunları ekledi:

“Biz Kürdüz ve bundan onur duyuyo- ruz. Biz dedelerimizden kardeşçe ya- şamayı öğrendik. Bölücülük yapanlar bu topraklardan gidecektir.”

Görüşmede İşçi Partisi Ge- nel Başkan Yardımcısı Ali Mercan da bulundu ve çö- züm önerilerini sundu.

HakanŞükür nereyekoşuyor?

11 10

İLYAS GÜMRÜKÇÜ’nün haberi 9’da



Türkiye yanı başındaki komşularına baksın. Irak’ta ve Suriye’de binlerce kişi katledildi.

Gelin bu topraklarda insanca ve kardeşçe yaşayalım

Obama’ya yakınlığıyla bilinen CAP, Amerikan yönetimine sunduğu raporda Kürt politikalarını değiştirmeyi önerdi:

KABATA

KAVACIK ÜMRANYE DENZL

 PKK ve PYD terörist örgütler listesinden çıkarılmalı.

 Türkiye’de yürütülen PKK görüşmelerine destek verilmeli.

 Kürt örgütleri, bölgesel istikrar modeli için uzlaştırılmalı.

 Kürt hareketine pozitif etki etmek için harekete geçilmeli.

SAĞLIK Bakanlığı, alkol ve madde ba- ğımlılarının, tedavi merkezlerine yaptığı başvuruları açıkladı. 2004’te 11 bin olan başvuru sayısının, 2012’de 218 bine yükseldiği görüldü. 3’te

AKP vatandaşı ALKOLİK YAPTI

PKK ve DHKP-C arasındaki rant çatışması 16 yaşında bir çocuğun canını aldı. İş çıkışı evine dönmek isterken iki ateş arasında kalan İb- rahim Öksüz’ün göğsüne kurşun yağdı. Öksüz hemen hastaneye kaldırıldı, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 8’de

16 yaşındaki çocuğu öldürdüler

İsrail

ateşkese rağmen

saldırdı: 50 ÖLÜ 50 ÖLÜ 50 ÖLÜ ÖLÜ ÖLÜ 50 50 50 ÖLÜ 50 ÖLÜ

298 kişiye mezar olan Malezya uçağı- nın “teknik hata” nedeniyle Ukrayna tarafından vurulduğu AB zirvesinde ele alındı. ABD’nin konunun üstünü ört- mek için baskı yaptığı bildirildi.

Uçağı Ukrayna’nın vurduğu belgelendi

ŞAFAK TERZİ’nin haberi 13’te



ARZU YAZAR’ın haberi 4’te



Kathane-Kabata hattnda çalan ETT otobüsü, iskelede bekleyenlerin arasna dald. 2’si ar olmak üzere 13 kii yaraland. Geçen hafta da TEM’de bir otobüs yanm, 4 kii hayatn kaybetmiti. Aydnlk’a konuan

ETT oförleri, teknik bakmdaki birimler özelletirilince kazalarn artt

bilgisini verdi. Dün Denizli’de de kaza oldu, bir yurtta hayatn kaybetti.

I stanbullu bomba üzerinde

Barack Obama Celalettin Kele

Haberi 9’da

ZAMAN gazetesi Cemaat raporunu yazan Emniyetçiyi

‘Köstebek’ ilan etti

F TP, kendisinden olmayan yok etme giriimlerine bir yenisini daha ekledi. Eski stanbul TEM ube Müdürü Selim Kutkan’n, Dou Perin- çek’le irtibatl olduu yalann ortaya att. Kutkan, 2008’de görev- den alnm, yerine F tipinin en önemli eflerinden Mutlu Ekizolu atanmt. Ekizolu, Ergenekon operasyonlarnda kri- tik roller üstlenmiti.  HİKMET ÇİÇEK’in haberi 10’da

İŞÇİ PARTİSİ:

Haber tamamen gerçekdışıdır

F tipi örgütün Emniyet ayana operasyonlarn balamasyla telalanan Zaman gazetesi, çi Partisi Genel Bakan

Dou Perinçek’i hedef gösteren yalanlarna sarld.

ABD’den PKK hamlesi

Dünkü “F tipi örgütün uyuturucu, kumar, fuhu çark”

haberimizde, sistemi kuran Emniyetçilerden birinin ad

yanllkla C.T. yazlmtr. Dorusu C.Ç. olacaktr.

brahim Öksüz Abdülkadir Yldz

7

İSRAİL’LE TİCARET TAM GAZ

5

(2)

2

2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESİ

Fikret OTYAM

enin okuman yazman var mı ey din kardeşi varsa oku:

‘İSRAİL HER SAAT BİR ÇOCUK ÖLDÜRÜYOR’

İsrail ile alıyoruz satıyoruz eleştir- memeliymişiz!

BAK EY DİN KARDEŞİ BAKAN ARKADAŞIN NE DİYOR:

‘YÜZYİRMİBEŞ TON DEĞİL 130 TON JET YAKITI SATTIK!’ BAK EY BAKAN İŞTE BUNLARLA YAPILANLARDAN AZICIK ÖRNEK:

“İsrail Ordusu Gazze’de hastane, cami, okul ve evlerin ardından me- zarlıkları da hedef aldı. İsrail’in saldı- rılarında 655 Filistinli hayatını kaybederken yaralıların sayısı da 4 bin 200’e yükseldi!”

‘GAZZE’DE 14 ÇOCUK DAHA KATLETİLDİ’ ŞU BAKAN ‘İS- RAİL İLE ALIYOR SATIYORUZ ELEŞTİRMEYİN’ DİYE DURSUN, BMGK ATEŞKES ÇAĞRISI YAPTI, OBOMA

‘ENDİŞELİYİM’ DEDİ AMA SALDIRILAR SÜRDÜ.

Jet petrolü ne işe mi yarıyor?

‘SAAT BAŞI BİR ÇOCUK!’

Bizim din kardeşimiz de insan kı- yımını görmezlikten gelip “satışı eleş- tirmeyin” diyor bin kere pes!

Adam, bu hassas akaryakıtla, deli- kanlıların sevgililerini motosikletle- rine atıp safa süreceklerini mi sanıyordu ha?

‘AL SANA, AL SANA EY BAKAN BEY: ‘...İSRAİL SIĞINAKTA ÇOCUKLARI VURDU! 15 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ!’

Birikmiş gazetelere bakıyorum ey Bakan Bey Bakan Bey!

Vicdan nerede?

Merhamet nerede?

İnsanlık nerede?

‘3 GÜNDE 78 ÇOCUK KATLEDİLDİ’

Sorması ayıp olmazsa geceleri

nasıl, nasıl uyuyorsunuz bi Müslüman olarak, bu çocuklar rüyalarınıza gir- miyor mu ey Bakan bey Bakan bey?

‘İSRAİL GAZZE’YE HAVADAN BOMBA YAĞDIRDI! 1 GECEDE 160 SALDIRI’

‘İSRAİL CAMİ VURDU’

‘4.5 DAKİKADA BİR BOMBA’

‘GAZZE’DE 86 FİLİSTİNLİ KATLEDİLDİ’

Artık içim almıyor ama şu haber başlıklarını da alıvereyim bari:

‘İSRAİL JETLERİNİN YAKITI TAYYİP’TEN’

‘İSRAİL HASTANE BOMBALADI’

‘GAZZE’DE EN KANLI GÜN 17’Sİ ÇOCUK 60 KİŞİ KATLEDİLDİ’

‘İSRAİL GAZZE’NİN ELEKTRİĞİNİ VURDU’

‘GAZZE’DE 15 SAATTE 100 ÖLÜ’

Şu İsrail yüzünden yazım mezar- lığa döndü!!

Bu ara bi merakımı çözemedim vesselam!

‘TAYYİP KAMP

TALEPLERİNİ REDDETTİ TÜRMENLERİ ÖLÜME TERK ETTİ’

Adam, İsrail’e jet yakıtı veriyor başta Gazze pes perişan, ama adı üzerinde Türkmen’lerin sığınma is- teklerine yanıt bile vermiyor ey mil- let, ey millet...

Ne çare? Ne çare, yazmaktan başka ne çare?

S

ŞU ADAMA BAKIN ŞU ADAMA ‘İSRAİL İLE ALIYORUZ SATIYORUZ ELEŞTİRMEYİN’...

BUNU DİYEN T.C. BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ!

10 Temmuz 2014 tarihli yazımda boykot seçeneğini savunmuştum.

Daha sonra İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in 12-13-14-17 Tem- muz’da yayımlanan Rota yazılarını okuyunca yanlış düşündüğümü anla-

dım.

Boykot seçeneğini sa- vunan arkadaşlar ve ben, Türkiye gerçeğini, kitle- lerin durumunu, 11 Ağus- tos sonrası iktidar müca- delesini göz önüne alma- dan, sadece 10 Ağustos se- çimini esas alan bir taktik belirleme hatasına düştük.

Cumhurbaşkanlığı seçi- mi 3 Temmuz’da yapılmıştır.

Kazanan bellidir, Tayyip Erdoğan.

10 Ağustos’ta bu sonuç seçim kurulu kararıyla tescil edilecektir. Onun için 10 Ağustos’ta kime oy verilirse veya verilmezse ne olur tartışmasının bir anlamı yoktur. Ama bu öncünün dü- şüncesi veya ancak öncünün görebil- diği bir gerçek. Geniş kitleler bu ger- çeği göremiyor. AKP, CHP, MHP, HDP cephesinden ve rejimin medyası tarafından yapılan yoğun propaganda halkın bu gerçeği görmesini engelliyor.

Halk bu gerçeği görebilse o zaman herkes sandığa gitmeme tavrı alabilir.

Bu gerçeği İşçi Partisi’nin dile getir- mesi de halkı ikna etmiyor. İşte burada İşçi Partisi’nin devrimci tutumunu belirleyen ilke kitle çizgisidir. Öncü kitlelerin bir adım önünde olmalıdır ama kitleden kopmamalıdır.

30 Temmuz 2014 günü Aydınlık’ta yayımlanan SONAR anket sonuçları gerçeği yansıtıyor. Oy vermeyeceğim diyenlerin oranı: % 7,5. Büyük ço- ğunluk oy vermek için sandığa gidecek.

Sadece bu bile boykot taktiğinin kit- leden kopuk bir politika olduğunu göstermeye yeter.

SANDIĞA TAVIRSIZ KALMAYALIM Meşruiyet meselesine gelince, biz seçimin meşru olmadığını biliyoruz ama kitleler bilmiyor veya bilse bile başka seçenek göremiyor ve sandığa gidiyor. Halkın büyük çoğunluğu için cumhurbaşkanlığı seçimi, parlamento seçimi meşruluğunu kaybetmemişse, biz de seçime katılmak zorundayız demektir.

11 Ağustos’tan sonra önümüze yine sandık gelecek, 2015 yılında veya daha önce. Hem de bu sandık Cum- hurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından getirilecek. Tayyip Erdoğan iktidarını yıkmak için yeni bir muharebeye gi- receğiz. İşçi Partisi iktidar mücade- lesinin dışında kalamaz, iktidar mü- cadelesine girdiğimizde de güç top- lamak temel ilkemizdir. Nasıl güç toplayacağız ?

Yıllardır “Atatürk’te birleştik” slo- ganıyla güç topluyoruz. 3 Temmuz

öncesinde Cumhuriyet’in Cumhur- başkanı adayını çıkaralım politikasıyla önemli bir güç topladık. Dernekler, sendikalar, imza kampanyaları ile so- kağa çıkan binlerce yurttaş ile birleştik.

Parlamento içinde 21 CHP milletvekili Ekmelettin’in adaylığı için imza ver- medi, 6 CHP milletvekili Cumhuri- yet’in adayı için oy verdi. Ancak 3 Temmuz darbesiyle bu cephe dağıtıldı.

Cumhuriyet Cephesi 5 parçaya ayrıl- dı.

Sandığı ve seçimi boykot edelim diyenler

Sandığa gitmek vatandaşlık gör- evidir, hem böylece Tayyip’in oy ora- nını düşürürüz diyenler.

Sandığa gidelim ama boş veya ge- çersiz oy verelim diyenler.

Tayyip’ten kurtulmak için kerhen, istemeye istemeye Ekmelettin’e oy verelim diyenler.

Sandığa gidelim, Cumhuriyet yıkıcı

Tayyip’e ve bölücü Demirtaş’a oy vermeyelim diyenler.

İşçi Partisi’nin seçim taktiği; sandığa gideni de gitmeyeni de, Ekmelettin’e oy vereni de vermeyeni de 11 Ağustos sonrasında birleştirecek bir tavır al- malıdır.

İşçi Partisi 10 Ağustos’ta halkın önüne konulan sandığa tavırsız kal- mayacaktır. Tavrımız sandığa gitmek- ten yana olacaktır. Ne boykot yapan- ları, ne sandığa gidenleri, ne Ekme- lettin’e oy verenleri veya vermeyenleri ihanetle suçlamayacağız, rejimi ve Tayyip’i meşrulaştırmakla suçlama- yacağız.

Tayyip Erdoğan iktidarını yıkmak için mücadele bayrağı açtığımızda hepsini bu bayrak altında birleşmeye çağıracağız. İşçi Partisi’nin bu seçim- den güç toplayarak çıkmasına yara- yacak politika budur, öncü ve önder tavır budur.

Ali

KARŞILAYAN

P Merkez Karar Kurulu üyesi

HAZRETTEN BAYANLARA DA BUYRUK:

“Kadın iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak”

HAZRETİN BU SÖZLERİNE

Şiddetli tepki, tepkiler yağdı. CKD Genel Başkanı Sn.Arıtman bu bakış açısı nedeniyle kadınların yaşamının tehdit altında olduğunu söy- ledi. En vurucu sözü de “Kadın cinayetleri bu kafanın ürünü”.

“TÜRK KADINLARI TÜRK KADINLARI BAŞLAR EĞİK GÖZLER KAPALI YARINKİ HAYAT YURT UFUKLARI GÜLMEK YASAKTIR TÜRK KADINLARI”

(B.A)

31 Temmuz 2014, Geyikbayırı köyü, Antalya

Boykotu savunmaktan vazgeçtim

Baştan söyleyelim de kimse çı- karım yapmasın. Tayyip Erdoğan ve Selahhattin Demirtaş’a oy vermek benim kitabımda yazmaz. Elbette her- kesin bir görüşü var... Kimseye görüşü nedeniyle hakaret etme hakkım yok.

Bununla beraber benim fikirlerime hakaret edilmesini de istemem.

GÖZYAŞLARI

Ekmellettin İhsanoğlu da oy ve- remem. Bunun için önemli nedenle- rim var. Ben insan duygularını önem- seyen bir yapıya sahibim. Ekmel Bey iki kabri ziyaret etti. Birincisi Anıt- kabir’di. Atatürk’ü ziyaret ettikten sonra daha önceden yazıldığı belli olan bir metni okudu ve okurken pek özen de göstermedi, tekledi v.s...

Ekmel Bey, daha sonra Adnan Men- deres’in mezarını ziyaret etti ve ger- çekten içten ağlayarak bir demeç verdi. Demecinde söylediği sözler kafamdaki “acaba” sorusunu da or- tadan kaldırdı. Ekmel Bey, Menderes ve arkadaşlarını demokrasi kahramanı ilan ederken Cumhuriyet kadrolarına ve devrimlerine “diktatörya” dedi.

Aynen şu cümleleri kullandı: ‘“Tür- kiye’de eğer biz bu demokratik sürecin içerisinde belli bir noktaya gelmişsek,

milletimizin verdiği bu şehitler saye- sinde olmuştur. Adnan Menderes ve arkadaşları olmasaydı, Türkiye hiçbir zaman diktatöryadan, mutlakiyetten ve totaliter rejimlerden kurtulamazdı.

Bunların sayesinde, biz demokrasi mücadelesi veriyoruz... Onların açtığı yoldan biz mütevazi adımlarla da ilerlesek, bu memlekete çok büyük hizmet vermiş olacağız.” Benim için bu tanımlama ve iki ziyaret sırasındaki tavır bile yeterlidir. Kendi payıma artık Ekmel Bey bir

seçenek olamaz.

Üç aday da bizim ada- yımız değil. Açık ola- lım, içimize sindirmek için uğraşmayalım. İçi- miz almıyorsa almı- yordur bu kadar basit.

Pek ihtimal verilmi- yor ama diyelim Ek- mel Bey kazandı ne olacak? Tayyip Erdoğan ye- niden AKP’nin başına geçecek. Başka çare yok çünkü dosyalar kapıda bek- liyor. Ekmel Bey kaybederse CHP ve MHP içinde tartışma çok daha fazla artacak ve kaybedenler kulübü ortaya çıkacak. Ekmel Bey kazansa da kazanmasa da seçime dahil edilen PKK güçlenecek, açılım hızlanacak.

...Bence bu yapı seçime gitmeyenler veya geçersiz oy kullananlar arasından seçilir. Seçim şansı yaratmak lazım, bu yüzden üç aday da olmaz.

Yazının tamamı aydinlikgazete.com’da

Ekmel Bey’e oy veremem çünkü...

Teoman

ALİLİ

(3)

AĞLIK Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun 2004 ve 2012 yıllarında tedavi merkezlerine başvuran alkol ve madde bağımlısı sayısını açıklamasıyla, AKP döneminde alkol ve mad- de bağımlılığının arttığı ortaya çıktı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği yanıtta, 2004 yılında tüm tedavi mer- kezlerine başvuran ayakta hasta sayısının 11 bin 239, yatan hasta sayısının ise 1517 oldu- ğunu bildirdi.

2012 yılına gelindiğinde ise, ayakta hasta sayısı 218 bin 515’e yükselirken, yatan hasta sayısının da 8 bin 783’e çıktığı bilgisini verdi.

Böylece AKP’nin iktidarda olduğu son 10 yıllık dönemde alkol ve madde bağımlılığı şikâye- tiyle kliniklere başvuran ayakta hasta sayısı 207 bin arttı.

Müezzinoğlu, alkol ve madde bağımlısı hastaların 2012’de Bakanlığa bağlı tedavi merkezlerine yaptıkları başvuru sayısı hakkın- da da bilgi verdi. Buna göre 2012’de poliklini- ğe başvuran hasta sayısı 206 bin 697, ya- tan hasta sayısı ise 6 bin 417 oldu.

Alkol bağımlılığı nedeniyle polikliniklere başvuranların sa- yısı 19 bin 539, yatan hasta sayısı ise 2 bin 241. Esrar nedeniyle poliklinikle- re başvuranların sayısı 90 bin 208, yatan hasta sayısı 327 oldu. Tü- tün nedeniyle tedavi

merkezlerine 6 bin 720 kişi başvurdu.

AYDINLIK / ANKARA

3

ıkanlar

c

Haz›rlayan: İLKAY AKKAYA [email protected]

2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESİ

ÖNE

S

SAĞLIK BAKANLIĞI TERK EDİLMİŞ BİNAYI AYLIK 200 BİN LİRAYA KİRALADI

DENİZ KAHRAMAN

Sağlık Bakanlığı’ndaki kiralık hastane skandalı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun, CHP’li Aytuğ Atıcı’nın soru önergesine verdiği yanıtla ortaya çıktı. Atıcı, verdiği soru önergesiyle Sağlık Bakanlığı’nın Ankara’da önemli bir hizmet hastanesini kapatarak sebep olduğu hizmet aksamalarını gündeme taşıdı. Sağlık Bakanlığı

“Yerine sağlık kampusu yapıla- cağından yıkılacaktır” gerekçesiyle iki yıl önce Ankara Etlik İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’ni kapattı. Ardından Bakanlık, “böl- gede ihtiyaç var” diyerek, oto- parktan bozulup hastaneye dö- nüştürülmüş bir özel hastaneyi, Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi İskitler Ek Binası olarak kiraladı.

ÜÇ KEZ YANGIN ÇIKTI!

Skandal bununla da bitmedi.

Kiralanan hastanede 2013 yılında bir ayda üç kez yangın çıktı. Bakan Müezzinoğlu, soru önergesine verdiği yanıtta, gerekli soruştur- manın yapıldığını ileri sürüp yan- gından sorumlu kimsenin sapta- namadığını iddia etti. Öte yandan geçen iki yıllık sürede kapatılan hastane yıkılmadığı gibi, yerine de herhangi bir hastane yapılmadı.

RUHSATSIZ BİNAYI HASTANE YAPTI

Yeni kiralanan hastane için ise 2012 yılında aylık 200 milyon TL kira bedeli ile beş yıllık kontrat yapıldı. Üstelik, yeni kiralanan hastaneye ruhsat verilmediği, “ek bina” olarak faaliyet gösterdiği de ortaya çıktı. Böylece, Sağlık Bakanlığı, hastane binaları için çok önemli olan denetim meka- nizmasını da “by-pas” etmiş oldu.

AKP VATANDAŞI ALKOLİK YAPTI

2004-2012 YILLARI ARASINDA ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI PATLADI

Ruhsatsız hastane

bir ayda üç kez yandı

‘DEVLET ERDOĞAN’A ÇALIŞIYOR’

Kafa kesen IŞİD’li

ABD üssünde çalışmış

DENİZ KAHRAMAN

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Cumhurbaş- kanlığı seçimi öncesinde, dev- letin tüm olanakları ile Başba- kan Recep Tayyip Erdoğan için çalıştığı saptamasını yaptı.

AGİT, Türkiye’de ifade özgür- lüğünün kısıtlandığı, editoryal bağımsızlığın kalmadığı ve Er- doğan’ın açtığı davaların oto- sansüre neden olduğunu bildir- di.

Türkiye’nin de üyesi olduğu AGİT, 10 Ağustos öncesi Tür- kiye’ye gönderdiği gözlemcilerin raporunu dün resmi internet sitesinde yayınladı. Raporda, Erdoğan’ın seçim propaganda- sının resmi devlet organizas- yonları içinde yapıldığına işaret edilerek, 25 Temmuz’da Anka- ra-İstanbul Hızlı Tren projesinin açılışının Erdoğan’ın seçim pro- pagandası haline getirilmesi bu duruma örnek gösterildi.

MEDYA

BÜYÜK GRUPLARIN HÂKİMİYETİNDE

AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi’nin gözlemlerinin ak-

tarıldığı raporda, son dönem- deki bazı salıvermelere rağmen hâlâ 20 gazetecinin cezaevinde olduğu dile getirildi. Raporda kitlelere ulaşmada en geniş im- kânlarla donatılmış medya ku- ruluşlarının büyük endüstriyel grupların hâkimiyetinde oldu- ğuna dikkat çekildi.

AGİT’le görüşen ilgililerin;

medya patronları ve siyasi ak- törlerin editoryal özgürlüğe doğ- rudan müdahalesinin editoryal bağımsızlığın ve araştırmacı ga- zeteciliğin yok olmasına yol aç- tığı yönündeki kaygılarına da yer verildi. “Devlete ait şirket- lerin kamu ihalelerinin ve rek- lamlarının hükümet ile bağlantılı işletmelere verilmesi ve med- yanın iktidar partisinin ve Baş- bakanın eleştirisine, özellikle televizyonda sınırlı yer ayırması hakkındaki kaygılar ifade edil- miştir” ifadeleri de raporda yer aldı.

Raporda, Başbakan dahil ol- mak üzere devletin yüksek ka- demesindeki kişiler tarafından açılan çok sayıda kamu ve ha- karet davalarının gazeteciler arasında otosansürü artırdığına vurgu yapıldı.

Ajanslara kafa kesme fo- toğrafları düşen IŞİD militanının daha önce Irak’taki ABD üssünde çalıştığı ortaya çıktı.

Fotoğrafları ajanslara düşen 27 yaşındaki IŞİD militanının bir yıl önce Kosova’dan Suriye’ye gittiği ve adının Lavderim Mu- haxheri olduğu belirlendi. Mili- tanın fotoğraflarını Facebook’ta paylaşması üzerine ailesi onu ta- nıdı ve açıklama yaptı. Kosova’da Kaçanik kasabasında yaşayan ai-

lesi, Lavderim Muhaxheri’nin 2011 yılında Irak’ta bir Amerikan üssünde çalıştığını açıkladı. Bu arada, Kosova medyasında çıkan haberlerde ise IŞİD’e katılan Lavderim Muhaxheri’nin, 2010 yılında Kosova’daki Bondsteel Amerikan Kampı’nda çalıştığı ifade edildi. Lavderim Muhax- heri’nin ABD üslerinde çalışırken IŞİD’e katılması, “ABD IŞİD bağlantısının” delili olarak de- ğerlendirildi.

[email protected]

Mustafa MUTLU

Yazarımız yıllık izni nedeniyle yazılarına 7 Ağustos’a kadar ara vermiştir.

Sağlık Bakanlığı ‘yıkacağım’ diyerek kendi hastanesini kapattı. Sonra aynı yerde ‘ihtiyaç var’ gerekçesiyle iflas etmiş özel hastanenin terk edilmiş binasını aylık 200 bin liraya kiraladı

HES şantiyesi yakıldı

Rize’nin İkizdere ilçesi Şimşirli köyünde iki ay önce protesto ey- lemlerinde çıkan olayların ardından, yapım çalışmalarının durdurulduğu Şimşirli Hidroelektrik Santralı’nın şantiyesi ateşe verildi.

Olay Şimşirli köyünde önceki gece meydana geldi. Kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce ateşe verilen Şimşirli HES şantiye sahasındaki konteyner ile araç ve gereçler bü- yük zarar gördü. Konteynerde bu- lunan proje evrakı yandı, araç ve

gereçler kullanılamaz hale geldi.

Enerji şirketi yetkililerinin suç du- yurusunda bulunmasının ardından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

KÖYLÜ DARP EDİLDİ Şimşirli’deki olay 31 Mayıs Cu- martesi günü meydana geldi. HES yapımı için ağaçların kesilmesine ve dinamit patlatılmasına tepki gösteren köylüler, şantiye önünde oturma eylemi başlattı. Eylem sü- rerken bölgeye gelen jandarma

ekipleri, dağılma uyarısında bu- lundu; ancak köylüler eylemi sür- dürünce önce gerginlik, ardından da arbede çıktı.

Jandarmanın oturma eylemi yapan kadınları kalkanlarla ittirmesi olayları büyüttü, 5’i kadın 15 kişi çeşitli yerlerinden hafif yaralandı.

Köylüler hastanede gerekli teda- vileri yapılıp taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan 6 kişi de ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Mevsimlik işçilerin zorunlu göçü başladı

Devlet kaynaklarn kendi seçim kampanyasnda kullanan Babakan Erdoan’n pankart Basn lan Kurumu binasna aslmt.

ID militan kafa kesme fotoraflarn sosyal paylam sitesinden paylat.

Fndk toplamak için Sakarya’ya gidecek yüzlerce kii Diyarbakr Tren Gar’n doldurdu.

Diyarbakır ve çevresinde yaşayan mevsimlik işçiler, bu- gün düzenlenen tren seferiyle Sakarya’ya fındık toplamak üzere yola çıktı.

Hasat mevsiminin gelmesi ile Diyarbakır Tren Garı, mev- simlik işçilerin yolculuğuna ta- nıklık etmeye başladı. Fındık toplamak için Sakarya’ya git- mek isteyen yüzlerce mevsimlik işçi ile aileleri garda kendilerini taşıyacak treni bekledi. Yan- larına çocuklarını ve bebekle- rini de alan işçiler gittikleri yerde kalacak düzgün bir yer bulamadıklarını, büyük sıkın- tılar çektiklerini ve yol parasını bile borç alarak yola çıktıklarını söylediler.

İşçilerden Şeyhmuz Gürhan,

“Biz yaşadığımız memlekette iş bulsak, burada fabrika olsa başka yere gitmezdik. Karnı- mızı doyurmak ve çocukları- mıza bakmak için gitmek zo- runda kalıyoruz” diye konuş- tu.

‘DERSHANE PARASI İÇİN GİDİYORUM’

Üniversiteye hazırlanan Ay- fer Çimen de “Dershane pa- rası biriktirmek için mevsimlik işçi olarak fındık toplamaya gidiyorum” dedi.

Trene binen mevsimlik iş- çiler yaklaşık 40 gün kalacak- ları Sakarya’ya gitmek için yola çıkarken onları uğurla- maya gara gelen yakınlarına son kez sarılıp vedalaştılar.

AGİT’in raporu

zehir zemberek

(4)

4

oplum

t

2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESI

[email protected] Hazırlayan: FÜSUN İKİKARDEŞ

İlkokul ve hafızlık diploması

birarada

Efendi Eğitim Kurumları adı altında bu yıl faa- liyete başlayacak olan kurum, ilkokul öğrencilerine yoğun din eğitimi vererek liselere ve üniversitelere yerleştirmeye hazırlanıyor. “Efendiler Yetiştirir”

sloganıyla reklam panolarında tanıtımı yapılan ku- rumun vaadi, ilkokul diploması ile birlikte hafızlık diplomasını da birlikte vermek!

Çift diplomalı nesiller yetiştirmeyi kendilerine hedef olarak koyan yeni tip “eğitim” kurumu öğ- rencilerini MEB’ e bağlı ilkokul müfredatının yanında Kuran bilgileriyle yetiştirecek. Böylece öğrenciler normal diplomalarının yanında Hafızlık diplomasını da alacaklar. Okul, Beylikdüzü, Ümraniye ve Bah- çelievler olmak üzere üç ilçede faaliyete geçecek.

Halk otobüsleri

bombalı araç gibi

ANKARA İmsak03:51 Güneş05:36Öğle 13:02İkindi 16:54 Akşam20:16 Yatsı 21:52 İSTANBUL İmsak04:00 Güneş05:49 Öğle 13:18İkindi 17:11 Akşam20:34 Yatsı 22:14 İZMİR İmsak04:21Güneş06:03 Öğle 13:25 İkindi 17:14 Akşam20:35 Yatsı 22:08 Ankara: 19/33

b

İstanbul: 24/33

b

İzmir: 26/35

b

Antalya: 26/33

b

Adana: 25/35

b

Diyarbakır: 20/39

b

Erzurum: 13/30

d

Sivas: 16/31

b

Tunceli: 19/36

b

Trabzon: 24/29

d

Zonguldak: 20/29

b

Bursa: 20/34

d

Konya: 20/34

d

HAVA DURUMU

Bir haftada 3 felaket: Önce İstanbul TEM’de bir otobüs yandı, 4 kişi hayatını kaybetti. Sonra Kabataş’ta İETT aracı iskelede bekleyenlerin arasına daldı. Aynı saatlerde Denizli’den başka bir kaza haberi geldi

10 numara yağ satışı

ARZU YAZAR

Kağıthane-Kabataş hattında çalışan İETT otobosünün şoförü, Kabataş’ta direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bekleyenlerin arasına daldı. Otobüs yol ke- narında bekleyen bir taksiye, sonra yayalara, daha sonra da Kadıköy-Adalar İskelesi önün- deki büfeye çarptıktan sonra zorlukla dur- durulabildi. Kaza nedeniyle olay yerine çok sayıda ambulans sevkedildi. Yaralılar am- bulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kazada 2 si ağır 13 kişi yaralandı.

İETT otobüslerinin ardı ardına yaptığı kazalar, kazaların nedenleri üzerine tartışma başlattı. Konuyla ilgili Aydınlık’a konuşan bir İETT şoförü “Kazaların tek nedeni aracın teknik donanımının yapılmaması ve düşük maaş verilerek tutulan şoförlerdir. Halk oto- büslerinde 16-17 saat çalışan araçlar var.

Aracın hiçbir bakımı yapılmadığı gibi ertesi gün tekrar 16-17 saat çalışıyor ve bu döngü devam ediyor. Aracın bakımı yapılmıyor.

Normalde tek şoför çalıştırılıyor. Maaşları da düşük, ve hiç tatilleri yok. Ayrıca araç sefer halindeyken bir sorun ya da hata ortaya çıkarsa, cüzi bir para cezası veriliyor. Örneğin aracın camı kırıksa 130 TL gibi bir para cezası var. Cezalar caydırıcı değil, bunun yerine trafiğe çıkmama cezası verilse bu vahim kazalar yaşanmaz” dedi.

TEKNİK BAKIM ÖZELLEŞİNCE FELAKETLER ARTTI

Eski bir İETT şoförü olan Ali Kel

“Kazaların sık sık yaşanma nedeni, araç- larda bakımın olmaması, ve şoförlerin etkin olmaması. Aracın en önemli mü- himmatı olan teknik bakımdaki tüm bi- rimler özelleştirildi. İşin ehli olmayanlar

bu birimlerin başında. Tamircisi, lastikçisi, yağcısı hepsi birbirinden kopuk. Kazaların yaşanmasının etkenleri bunlar” dedi.

İETT DENETLEMELİ

İP İstanbul İl Yöneticisi, İETT’den emekli Hıdır Hokka da denetimlerdeki zafiyete dikkat çekti. Hokka, “Halk otobüslerini İETT Genel Müdürlüğü’nün denetlemesi gerekir. Bu işi de başlarındaki Hareket Amir- leri takip eder. Aracın teknik bakımdan do- nanımlı olup olmadığını konrol etmesi gerekir.

Ama tek yaptıkları aracın gecikme yaşayıp yaşamadığıdır. Kazaların yaşanmasının bir diğer nedeni de ‘tek şoför mü çift şoför mü’

çalıştığının bilinmemesidir. Hava şartları hem şoförü hem de yolcuları bunaltıyor.

Klima da olmayınca şoför ve yolcu ister is- temez tartışıyor, şoför stres altında kalıyor.

Bütün bu etkenler kazayı tetikliyor” dedi.

YÜKSEL KAYAN / DENİZLİ

Denizli’de dün saat 11.30?da Bursa Cad- desi’nde meydana gelen korkunç kazada 2 va- tandaş hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.

Ulus Kavşağı’ndan Bursa Caddesi’ne giren, Büyükşehir Belediyesi’ne ait, Fatih Hakyemez yönetimindeki 20 BLD 92 plakalı yolcu otobüsü, önce Almanya’dan tatil için kente gelen 55 yaşındaki Yaşar Soyuçok yönetimindeki 35 HB 4425 plakalı otomobille çarpıştı. Yolun sol tarafında bulunan kaldırıma çıkan belediye otobüsü, ardından markete girdi. Kazada şoför Hakyemez öldü, otobüsteki 13 yolcu ile oto-

mobilde bulunan sürücü Yaşar Soyuçok ile eşi Hacer Soyuçok (52), kızı Raziye Soyuçok (29) ve kuzeni Tevfik Soyuçok (49) yaralandı.

FELAKETLER ARTTI

Yaralılar, ihbar üzerine gelen acil yardım ekipleri tarafından ambulanslarla Denizli Devlet Hastanesi ve Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan ya- ralılardan durumu ağır olan 20 yaşındaki Kevser Gürel, doktorların tüm çabasına karşı yaşamını yitirdi. Kaza yerinde ölenotobüs şo- förü Hakyemez’in araçta sıkışan cesedi, itfaiye ekiplerince çıkartıldı.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bend- evi Palandöken, “Tavan fiyat uygula- ması geri gelmeli. Maalesef maliyetler arasındaki fark, ucuz ama son derece tehlikeli yağ karışımlarının kullanıl- masına yol açıyor. Bu durum yolcu ve yük taşımacılığında ne kadar büyük tehlike yarattığı son otobüs yangın- larında ortaya çıktı” diye konuştu.

Denizli’de de belediye

otobüsü kaza yaptı: 2 ölü

G

eçen çarşamba günü Doğu Anado- lu’da başladığımız gezinin anılarına bu yazımızda da kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ovacık’ta tam bir gün kaldık ve her yerini gezmeye çalıştık. Ovacık-Gözeler Munzur suyunun doğduğu yer. Burada su çok soğuk! Eli- nizi suyun içine sokup 20 saniye beklemek bile neredeyse imkansız. Burası aynı zamanda me- sire yeri. Munzur’un suyu içme suyu olarak süper. Eğer bir kere tadarsanız bir daha başka- sını içmek istemezsiniz.

Munzur’un kıyısında akşam yemek yerken Ovacıklı olduğunu bildiğim Seyit Rıza’nın (1863-1937) niçin heykelinin Ovacık’ta değil de Tunceli’de olduğunu sordum. Bana yöre in- sanının kişisel samimi görüşü lazımdı. Korkudan veya gelecek endişesi içinde yapmak zorunda kaldığı resmi görüşü değil!

ALEVİ TÜRKMENLER

Yörenin insanı söze “ Seyit Rıza bura- larda sevilmez ve harami olduğu bilinir.

5-6 yıl öncesine kadar bu bölgede Seyit Rıza’nın adı hiç yoktu. Dersim isyanın bastırılması sırasında yaşanan bazı trav- malar üzerinden bölge insanını devlete karşı kışkırtılmak isteniyor. Bu konu PKK tarafından kullanılıyor “ dedi. Ve “Seyit Rı- za’nın torununun devlet ajanı diye PKK tarafından öldürttüğünü” de anlattı.

Bölgenin insanı Alevi inancına sahip. Kısaca anlatmak gerekirse Alevilik eşittir Türkmen’in İslam’ı yorumlayış ve algılayış biçimidir. Bugün bile Yavuz Sultan Selim’in 16.Yüzyılda Kürt aşiret reisleriyle birleşerek Alevi Türkmenlere karşı yaptığı katliamın yarattığı travmanın has- sasiyetlerini yaşıyoruz. Atatürk önderliğinde ya- pılan Aydınlanma Devrimlerinin bir hedefi de bu izleri yok etmekti. Bu nedenle Alevileri- miz Atatürk’ü sever ve cem evlerinde Hz.

Ali’nin yanına Atatürk’ü koyarlar. PKK dahil bölücü örgüt ve akımlar şimdi bunu yok etmeye çalışıyorlar.

HIDIR ABDAL SULTAN

Kemaliye’den Arapgir’e intikal ederken Ocak köyüne uğradık. Bu köy Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı, Hıdır Abdal Sultan tarafından kurulan günümüze kadar 700 yıllık geçmişi olan tarihi ve şirin bir köyümüz. Sakin- leri Türkmen ve Alevi inancına sahip. Ocak köyü Hıdır Abdal Sultan köyü olarak da bili- niyor. Burada bulunan Hıdır Abdal Sultan’ın türbesi her yıl binlerce insan tarafından ziyaret ediliyor. Hıdır Abdal Sultan Karaca Ahmet Sultan’ın evladı, Ahmet Yesevi ve Hacıbek- taş yolunda gelen erenlerden olduğu ve buraya 700 yıl önce yerleştirildiği biliniyor. Anadolu bu şekilde Türkleştirilmiş ve İslam inancı yay- gınlaştırılmış.

Ocak köyünde bizi Muhtar Ali Gürer kar- şıladı, köy meydanındaki kahvede ağırladı ve köyü gezdirdi. Bütün köylerimiz en az bu köyün yarısı kadar olabilse emin olun çağ atlarız.

Köyün çok modern kütüphanesi, müzesi, konferans salonu, etkinlik düzenlemek için açık hava sahnesi var. Kadınlar yaşamın içinde, itil- miş ve kakılmış değil. Köy kahvesinde otururken köyün camii dikkatimi çekti. Çünkü köyün sa- kinleri Alevi inancına sahip olduklarından ve ibadetlerini cem evinde yaptıklarından camiye ihtiyaçları olamazdı.

GEREKİRSE KİLİSE VE HAVRA DA YAPARIZ

Muhtar Ali Gürer’e sordum “Camiyi kim yaptırdı?” diye. Çünkü biliyordum devlet ihti- yaç olmadığı ve kullanılmadığı halde Alevilerin yaşadığı yerleşim bölgelerine zorla cami yapıyor ve imam atıyordu. Ama muhtardan beklemedi- ğim bir cevap aldım; “Biz yaptırdık” dedi.

Başka bir soru sormama fırsat vermeden şaş- kınlığımı gidermek için de devam etti; “Köyü- müzde bulunan Hıdır Abdal Sultan türbesini çok sayıda Sünni inancına sahip kardeşlerimiz ziyaret ediyor. Bu camiyi onların ihtiyaçları için 1990 yılında yap- tırdık.” Camiyi şahsi imkanları ile yaptıran elektronik mühendisi Kemal Gökçek’te ora- daydı ve onunla da konuştuk. Hatta ihtiyaç olursa kilise ve havra da yaptırırız dedi.

1,5 milyarlık İslam dünyasında neler oldu- ğunu görüyorsunuz. Sizi bilmem ama ben bu dünya görüşüne ve ilahi mesajın algılanış biçi- mine şapka çıkarırım.

Saygılar sunarım.

Şapka çıkarırım

ÇIRNIK

[email protected]

Türker ERTÜRK

Yarallar ambulanslarla hastaneye kaldrld. Kazada 2 si ar 13 kii yaraland.

(5)

2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESİ

5

Hazırlayan: RECEP ERÇİN

dolar

2.1352  avro 2.8654  c. alt›nı 596 TL  82.169  8.81 faiz  $ 105.15 b. petrol 

BİST - 100

e

Dolarda tehlikeli tırnamış sürdü

DOLAR kuru dün itibarıyla 2.15 TL seviyesini aştı.

ABD ekonomisinde büyümenin beklentileri aşmasıyla tırmanışa geçen ve yeni güne de son bir ayın en yüksek düzeylerinden başlayan dolar kuru son 1.5 ayın en yüksek düzeyini gördü.

Dolardaki yükselişin küresel baz- daki gelişmelerden kaynaklandığı belirtilse de DHA’nın sorularını ya- nıtlayan Ekonomist Güldem Ata- bay, “Piyasalarda seçimlerin getirdiği bir gerginlik de var” dedi.

Döviz sepeti de yeniden 2.50 düzeyini aştı. Döviz cephesinde tırmanış görülürken Borsa İstan- bul (BİST) 100 endeksi de bayram sonrası düşüşünü haftanın son günü de sürdürdü. Akşam saatle- rinde açıklanan ABD tarım dışı is- tihdam verisini beklentinin altında kalmasıyla döviz kurları aşağı yönde gevşedi.

K I S A c a

SABANCI Topluluğu’nun online alışveriş platformu Kliksa, Ramazan ayı boyunca inter- net üzerinden en çok satın alınan ürünleri açıkladı. Kliksa verilerine göre, Ramazan döneminde Türkiye genelinde en çok akıllı telefon, tab- let, bebek bezi, elektrikli süpürge ve televizyon tercih edildi.

Ramazan ayında gece 12:00’den sabah 05:00’e kadar yapılan alışverişler yüzde 60 arttı.

En çok online ürün alınan iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa ve Kocaeli’nin ar- dından Diyarbakır, Konya, Mersin, Kayseri ve Erzurum oldu.

Diğer yandan, geçen seneyle karşılaştırdığımızda bu yıl 3 kat fazla Ramazan paketi satıldı.



TURMEPA’ya rekor başvuru

YILDIZ Holding’in kurucusu merhum Sabri Ülker’in çevreye olan duyarlılığını devam ettirmek amacıyla oluşturulan TURMEPA Sabri Ülker Çevre Ödülü’nün ikincisi için başvurular tamamlandı. Rekor başvuru alan yarışmada yoğun istek üzerine proje kabul tarihi 16 Tem- muz’a kadar uzatılmıştı. Başvuran 500’ün üzerindeki proje , “Kent- lerde Çevresel Sürdürülebilirlik ve Su Kaynaklarının Korunması” ana baş- lığı altında yarışacak. Seçilecek bir proje 100 bin liralık ödülün sahibi olacak.

DenizTemiz Derneği / TURMEPA işbirliği ile yürütülen proje, çevrenin korunmasına yönelik bireysel ve toplumsal örnekleri çoğaltmayı amaçlıyor.

Geçtiğimiz yıl evsel atıkları kay- nağında ayrıştırıp geri dönüşü- münü sağlayan “Kaynayştır - Kaynağında Ayrıştır” projesinin bi- rinci olduğu ödül platformuna, ilk yıl olmasına rağmen 200’ün üze- rinde başvuru yapılmıştı.





konomi

İSTANBUL Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre Temmuz ayında perakende fiyatlar bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.01, top- tan fiyatlar yüzde 12.35 arttı.

İstanbul’da perakende fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0.64 azalırken, toptan fiyatlar ise yüzde 0.44 oranında arttı.

TÜRKİYE’DE imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Tem- muz’da 48.5 olarak gerçekleşti. Endeks Haziran’da 48.8 düzeyindeydi. HSBC

Markit Türkiye PMI verilerine göre bu rakam kriz dönemi olan Nisan 2009’dan bu yana en düşük seviyeye olarak kaydedildi.

Haziran’da 50 seviyesinin altına inen endeksin Temmuz’da da gerilemesi, sektörde iş ortamının kötüleştiğine işa- ret ediyor. Yani, Türk imalatçıların aldığı yeni siparişler, Temmuz’da 5 yıl sonra

ilk kez üst üste 3 ay zayıfladı. Şirketlerin ileriye dönük beklentileri hakkında fikir veren yeni siparişler eksi envanterler göstergesi de 2012 yılının Mart ayından beri en düşük seviyesini gördü.

Buna göre, Türkiye mal üretim sektö- ründe genel olarak ticaret ikliminin kö- tüleşiyor. Ekonomik büyümenin önemli göstergelerinden olan PMI endeksin- deki bu gidişat yılın ikinci çeyreğindeki ekonomik büyümenin ilk çeyrekte yaka- lanan yüzde 4.3’lük rakamın altında ka- lınacağının da göstergesi.

[email protected]

UFKA BAKIŞ

[email protected]

Hakan Şükür

nereye koşuyor?

H. Ufuk SÖYLEMEZ

E-TEBLİGAT VE KEP SİSTEMİ 1) E-TEBLİGAT NEDİR?

28 Haziran 2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ka- nununun 87 ve 88. maddeleri ile 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ön- lenmesi Hakkında Kanunun 9. ve 13.

maddelerine eklenen hükümler doğrul- tusunda elektronik yolla tebligat alması zorunlu olan tüm yükümlülerin e-Tebli- gat alabilmesi ve gönderebilmesi için, artık Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresi edinmesi gerekiyor.

2) KİMLER E.TEBLİGAT İÇİN KEP ALMAK ZORUNDA

Bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler;

döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüp- leri, serbest muhasebeciler, mali müşa- virler ve Bakanlar Kurulunca belirlenen

diğer alanlarda faaliyet gösterenler KEP almak zorundadırlar

3) ELEKTRONİK TEBLİGAT (E- TEBLİGAT) NEDİR?

E-Tebligat, tebliğ çıkarmaya yetkili kurumlar tarafından elektronik or- tamda hazırlanmış tebligatların değişti- rilemez ve inkâr edilemez bir şekilde kayıtlı elektronik posta yoluyla alıcıla- rına iletilmesidir.

19.01.2013 Tarihli ve 28533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürür- lüğe giren Elektronik Tebligat Yönet- meliği ile Anonim, Limited ve Komandit şirketlerin e-Tebligat’a elverişli KEP ad- resi edinmeleri zorunlu kılınmıştır. E- Tebligat hizmeti almak isteyen tüzel kişiler yetkilendirilmiş birimlere, gerçek kişiler ise internet üzerinden veya yetki- lendirilmiş birimlere başvurarak KEP he- sabı alabilir.

4) KEP NEDİR?

Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), her türlü ticari, hukuki yazışma ve belge paylaşımlarınızı gönderdiğiniz biçimde koruyan, alıcının kim olduğunu kesin olarak tespit eden, içeriğin kesinlikle değişmemesini ve içeriği yasal geçerli ve güvenli, kesin delil haline getiren sis-

temdir. KEP sistemi, gönderici ve alıcı kimlikleri, gönderi zamanı, teslim edilme zamanı, erişilme zamanı ve içe- rik bütünlüğünü kesin ve değiştirilemez olarak koruyarak, taraflardan herhangi birinin inkâr edemeyeceği senet hük- münde kesin delil olarak en az 20 yıl süreyle saklamaktadır.

5) NE ZAMANA KADAR KEP ALMAK GEREKİYOR

Bu sayılanların tebligat yapan kuru- mun uyarısıyla KEP hesabı almaları ge- rekmektedir. Tavsiyemiz hemen bu hesabı almanızdır.

Bu hesabı açan kuruluşlar Bilim ve Teknolojileri Kurumu tarafından yetki- lendirilmiş kayııtlı elektronik posta hiz- met sağlayıcılarıdır. Şu ana kadar üç kurum/kuruluş yetkilendirilmiştir.

1-PTT 2-TNB Kayıtlı Elektronik Posta Hizmet Sağlayıcılığı ve Ticaret A.Ş 3- TÜRKKEP Kayıtlı Elektronik Posta Hiz- met Sağlayıcılığı ve Ticaret A.Ş.

6) BU KONUDA DETAYLI BİLGİ Yukarda sayılı kuruluşların web site- lerinden, Bilim ve Teknolojileri Kurumu sitesinden detaylı bilgi alınabilir. Bu ko- nuda mutlaka mali müşavirinize ve hu- kukçunuza danışın...

Mustafa PAMUKOĞLU

İmalat sanayinde PMI dibe vurdu

İhracat yerinde saydı

Ramazan’da en çok

bunlar satıldı

E

ski milli futbolcu ve eski AKP’li vekil H.Şükür, F-tipi örgüt soruştur- ması nedeni ile casusuluk-yasa dışı dinlemeler gibi ağır suç isnatları ile göz- altına alınan polis şeflerine nedense mi- litanca sahip çıkıyor.

Geçmişte Genelkurmay Başkanı’na, rektörlere, gazeteci ve yazarlara, kahra- man TSK mensuplarına yapılan zulüm ve hukuksuzluklar karşısında ortalarda görünmeyen H.Şükür’ün bu tavrı ve zamanlaması oldukça “manidar” bulunu- yor.

H.Şükür, adliye önünde kamera- lara karşı yaptığı açıklamada bu soruşturmaları yürütenlere ve yap- tıranlara tehdit anlamına gelebile- cek sözler söylüyor ve “...bunların hesabını soracak bir Yavuz elbet çıkar” manasında büyük laflar da ediyor.

PENSİLVANYA’YA AİDİYET H.Şükür’ün bu kadar ağır suçlamalar ile başlatılan soruşturmalara böyle cansi- perane karşı çıkmasının nedenini Pensil- vanya’ya aidiyet bağları nedeniyle belki anlayabiliriz de, söylediği sözleri ve ettiği lafları görmezden-duymazdan gelemeyiz.

Bak Hakan Şükür; “elbet bir Yavuz çıkar” diyerek, eğer tarihimizin en kanlı-en zalim, baba-çocuk-dede ve yeğen katili olan ve onbinlerce Oğuz-Türkmen evladına soykırım uygulayan Yavuz Selim’i kastedi- yorsan orada dur bakalım!

BU TOPRAKLARDAN ANCAK MUSTAFA KEMALLER ÇIKAR

Koca Osmanlı’yı; Lale Devirleri yaşa- yarak, matbaayı bile yasaklayarak, evlat ve kardeş katli yaparak, Deli İbrahim- ler’le ve hain Vahdettin’lerle maalesef çö- kerttiler-bitirdiler. Ama büyük Türk milleti, Kurtuluş Savaşı’yla, Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, bugün çağdaş- laik bir hukuk devleti olan, bağımsız ve milli Atatürk Cumhuriyeti’ni kurmayı ba- şardı. O nedenle artık bu topraklardan, Yavuz’lar, Ebu-Suud’lar, İdris-i Bitlisi’ler değil, vakti zamanı geldiğinde, vatanın ve milletin ihtiyacı olduğunda, ancak ve ancak yeni Mustafa Kemal’ler çıkar.

Çünkü hepimiz “Ne mutlu Tür- küm diyene” şiarıyla Mustafa Ke- mal’in askerleriyiz! Aklını başına al. “Yavuz dönemi” geçti, asla geri gelmez. Sür eşeğini Niğde’ye!

İhracat Temmuz’da Ramazan ve Irak etkisiyle hafif geriledi. Irak’a yapılan ihracat yüzde 46 azaldı Gazze’de saldırılarını sürdüren İsrail’e de Temmuz ayında 217.6 milyon dolar değerinde mal satıldı

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) 2014 Temmuz ayı ihracat rakamlarını açıkladı. İhracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.1 oranında geriledi. Böylece geçen yılın Temmuz ayında 12 milyar 553 milyon 538 bin dolar olan ihracat, bu yıl 12 milyar 538 milyon 870 bin dolarda kaldı.

SON 12 AYLIK ARTIŞ

2014’ün ilk 7 ayındaki ihracat rakamı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.7 oranında artarak 92.7 milyar dolara yükseldi.

Son 12 aylık rakamlara baktığımızda da ih- racattaki artış yüzde 2.2 oranın gerçekleşti.

Buna göre son bir yıllık süreçte 156.3 milyar dolarlık ihracat yapıldı.

Temmuz’da oluşan ihracat rakamlarına ilişkin bilgi veren TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bayram tatili ve Irak’a ihra- catta yaşanan sorunlar nedeniyle, ihracat rakamımız geçen yılla aynı seviyede ger- çekleşti” dedi. Orta Doğu’da ve Karade- niz’in kuzeyinde yaşanan sıcak gelişmelere dikkat çeken Büyükekşi, gelişmelerin hem Türkiye hem bölge hem de tüm dünya için önemli bir risk haline geldiğini ifade etti.

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliam ve Orta Doğu’da yaşanan sıkıntıların tüm bölge dinamiklerini ve ekonomilerini et- kilediğine dikkat çeken Büyükekşi, “ Jeo- politik riskler barındıran, yakın coğraf- yamızdaki 6 ülke ilk 7 ayda ihracatımızı negatif etkiledi. Libya, Mısır, Rusya ve Ukrayna’da belirgin düşüşler yaşandı’’

diye konuştu.

ORTADOĞU VE AFRİKA Rakamlara baktığımızda Irak’a yapılan ihracatın Temmuz’da geçen yıla kıyasla yüzde 46 oranında azaldığı görüldü.

Irak’a ihracat Haziran ayında da yüzde 21 oranında gerilemişti. Buna karşın ilk yedi ayda Irak’a 6.3 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirildi.

AB’ye yapılan ihracat yüzde 11, Kuzey Amerika’ya yüzde 12 ve Uzakdoğu’ya yüzde 10 oranında arttı. Temmuz ayında Ortadoğu’ya yapılan ihracat ise yüzde 18 ve Afrika’ya yapılan ihracat da yüzde 10 geriledi. Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı ülkelerin başında gelen Rusya’ya ihracatta da Temmuz’da yüzde 12.6 ora- nında azalma oldu.

İSRAİL İLE İHRACAT TAM GAZ İhracat rakamlarında dikkatimizi çe- ken diğer bir ülke de İsrail oldu. Tem- muz ayının başından itibaren Müslü-

manlar için kutsal Ramazan ayında Fi- listin’in Gazze bölgesine yönelik saldırı başlatan İsrail’e ihracat, yavaşlasa da sürdü.

Rakamlara baktığımızda Tem- muz’da bu ülkeye 217.6 milyon dolar değerinde ihracat yapıldı. Haziran’da İsrail’e yapılan ihracat 265.8 milyon dolardı.

Böylece yılın ilk 7 ayında İsrail’e toplamda 1.8 milyar dolar değerinde mal satıldı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 1.5 milyar dolar düzeyindeydi.

Böylece ilk 7 ayda İsrail’e yapılan ihracat yüzde 18.6 oranında arttı. İsrail en çok ihracat yapılan ilk 20 ülke arasında 11.

sırada yer aldı.

İSRAİL’E NE SATTIK?

İsrail’e 2014’ün Temmuz ayında en çok ihracat yapan sektörlerin dağılımı da şöyle:

49 milyon dolar değerinde taşıt araç- ları yan sanayi ürünü, 31.5 milyon dolar değerinde çelik, 23 milyon dolar değe- rinde kimyevi madde ve mamülleri, 20.1 milyon dolar değerinde elektrik ve elektronik ürünleri, 15.9 milyon dolar değerinde hazır giyim ve konfeksiyon ürünü, 12.5 milyon dolar değerinde çi- mento, cam, seramik ve toprak ürünleri, 11.8 milyon dolarlık da hububat, bakliyat ve yağlı tohum.

[email protected]

SORUN SÖYLEYELİM

RECEP ERÇİN

[email protected]

İstanbul’da Ramazan enflasyonu yüzde 9

Devlet içinde devlet biçiminde ör- gütlenmiş, polisten-yargıya habis bir ur gibi yayılmış “F-tipi silahlı terör örgütünün” militanları, sıkıyı gö- rünce işi şova-şamataya döküyorlar.

Neymiş efendim, “haram yememiş- lermiş”.

Sizler, en büyük günahı, hem de dini-cemaat maskesiyle işlediniz. “Kul hakkı yediniz, kul hakkı!”

Var mı bundan daha büyük bir günah, bundan büyük bir kötülük?

‘HARAM YEMEDİK’

DİYORLAR...

KUL HAKKI YEDİNİZ KUL HAKKI!

Mehmet Büyükeki

(6)

6

2 AĞUSTOS 2014, CUMARTESİ

Çanakkale’nin Gelibolu ilçe- sinde, bir inşaata döşenecek mer-

merleri hazırlayan 26 yaşındaki Coşkun Uyar, “jet taşı” denilen mermer kesme makinesinin kırılan parçasının boğazına saplanması so- nucu aşırı kan kaybından öldü.

Olay, önceki gün Yazıcızade Ma- hallesi’ndeki bir inşaatta meydana geldi. Sanayi sitesinde çalışan Coş- kun Uyar, bir inşaata döşenecek mermer taşlarının kesimini yap-

maya başladı. Uyar’ın mermerleri kestiği “jet taşı” kırıldı ve boğazına saplandı. İhbar üzerine inşaata gelen acil yardım ekipleri Uyar’ı ambulan- sla Gelibolu Devlet Hastanesi’ne kal- dırdı. Burada yapılan ilk müdahale sonrası Uyar, ambulansla sevk edil- diği Çanakkale Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Uyar’ın bir süre önce sosyal paylaşım sitesinden yaptığı “Ölümün saati yok” başlıklı paylaşımı dikkat çekti.

e

[email protected]

Kim ‘iyi sendikacı’dır?

SINIF GÖZLÜĞÜ

Yıldırım KOÇ

[email protected]

mek

Madenciler Soma’da seçime hazırlanıyor

“K

im işinde iyidir?”

sorusunun yanıtı, genellikle zanne- dildiğinden daha zordur.

Her mesleğin bu konuda ölçütleri vardır.

“İyi tornacı”yı belirlemek kolaydır. İşten biraz anlıyorsa- nız, kolayca karar verebilirsi- niz.

“İyi hekim”i belirlemek o kadar kolay değildir. Hekim belki sizi gereksiz yere ameli- yat etmiştir; belki gereksiz yere ilaç yükleyerek, olumsuz yan etkilere yol açmıştır; belki sizi hızla ayağa kaldırırken sa- vunma sisteminizi zayıflatıcı sonuçlara yol açmıştır.

Sendikacılık da böyle.

Ne yazık ki günümüzde sendikacılık da genellikle bir meslek, bir geçim kapısı ola- rak algılanıyor.

O zaman bu mesleği iyi yapan kim, kötü yapan kim?

‘İYİ SENDİKACI’

NE YAPAR?

Sendikacının görevi, üyesi- nin çıkarlarını korumaktır.

Bu çıkarlar, işyerinde işçi- nin sağlığı ve güvenliğini de, yediği yemeği de kapsar, bu üyenin parçasını oluşturduğu işçi sınıfının ve halkın sorunla- rını da.

Bizde “iyi sendikacı” dendi- ğinde genellikle anlaşılan, hasta üyesi veya onun yakı- nına hastanede randevu ayar- layan, ameliyatta kan bulan, üyesinin Ankara’da üniversi- teye girmiş oğluna yurt sağla- yan, üyesinin veya çocuğunun düğününe gidip altın takan, üyesinin veya yakınının cena- zesinde tabutu taşıyan ve me- zara toprak atan, üyesinin tayin sorununu çözen, işye- rinde işlediği suç nedeniyle di- sipline verilmiş üyesinin disiplin kurulunda en az ce- zayla kurtulmasını sağlayan, toplusözleşmenin uygulanma- yan maddelerinin uygulatan kişidir.

Bunlar tabii ki önemlidir;

halkımızın dayanışma ve yar- dımlaşma geleneğinin “mes- leki çıkarlar” gerekçesiyle de olsa sürdürülmesidir.

Ancak “iyi sendikacı”

olmak için bunlar yeterli değil- dir.

Kristal-İş’in Şişe Cam grevi ertelendi.

Maden-İş’in grevleri hak-

kında önce durdurma kararı verildi; ardından bu grevler de ertelendi.

Hem de hukuka aykırı bir biçimde.

“İyi sendikacı” bunlara ciddi tepki gösterir, ciddi bir tepki gösterilmesi gerektiği konusunda kendi üye kitlesini de bilgilendirir, bilinçlendirir.

Belki dayanışma amacıyla eylem bile yapar.

Özelleştirmeler hızlı bir bi- çimde sürdürülüyor.

“İyi sendikacı” kamu kurum ve kuruluşlarının satıl- masına önceden karşı çıkar;

eğitimin ve sağlığın özelleştiril- mesine karşı tavır alır. Başka işyerleri özelleştirilirken sesini çıkarmayan, sesi ancak özel- leştirme kendi kapısını çaldı- ğında çıkartan sendikacı, görevini eksik yapmıştır.

TEK GIDA-İŞ’E BASKINA KARŞI ÇIKMAK

Tek Gıda-İş Sendikası Sütaş işyerinde örgütlendi.

Sendikaya üye olan işçiler- den bazıları işten çıkarıldı.

Bunun üzerine Türkiye tarihi- nin belki de en başarılı tüke- tici boykotu gündeme geldi.

31 Temmuz günü polis Tek Gıda-İş’e baskın yaptı.

Sütaş işyerinde uygulanan baskılara karşı sesini çıkar- mayan, Tek Gıda-İş’in şubesi polis tarafından basılıp bazı malzemeye el konurken ses- siz kalana, “iyi sendikacı” di- yebilir misiniz?

“İyi sendikacı”, Tek Gıda- İş’in şubesinin basılma haberi üzerine işini gücünü bırakıp oraya koşan, tepkisini göste- ren, sendika bastıran işve- rene ve hükümete karşı açık tavır almaya cesaret edebi- lendir.

Tarihte öyle dönemler vardır ki, emperyalizme ve hükümetlere yaslanarak ve yaranarak, temsil edilen işçi için bazı haklar sağlanabilir.

O dönemler geride kaldı.

Eğer “iyi sendikacı” olmak istiyorsanız, öyle anılmak isti- yorsanız, bilgi, cesaret, karar- lılık gerekiyor.

Gelecekte geriye dönülüp bugüne bakıldığında, emper- yalizme, AKP’ye, F-tipi yapı- lanmalara karşı çıkma bilincini ve cesaretini göste- rebilenler “iyi sendikacı” ola- rak anılacak.

ESAS NO : 2014/11 Tereke

Davacı BURAK ÜSTÜNDAĞ tarafından açılan ve mahkememizde görülmekte bulunan müteveffa Mustafa ve Fikriye oğlu 01/08/1960 doğumlu KENAN ÜSTÜNDAĞ (TC.28739215298), a ait terekenin tespiti davasının yapılan açık yargılamasında verilen ara karan gere- ğince;

TMK’nun 620 ve 621. Maddeleri gereğince; murisin mali durumu hakkında bilgi sahibi olan herkesin, mirasçılarının ve muristen alacaklı olanların ve murise borcu bulunanların (kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanlar dahil), ikinci ilanın yapıldığı tarihten itibaren

iki ay içinde;

Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasına başvurarak murisin mal varlığı hakkında bilgi vermeleri, alacaklı ve borç- luların alacak ve borçlarını belgeleriyle birlikte dosyaya bildirmeleri, haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi verenlerin bundan doğacak zararları mirasçıları, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazminle yükümlü olacakları, süresi içinde alacaklarım bildirmeyen alacaklıların terekeden hak talep edemeyecekleri ilgililere ilanen tebliğ olunur. 21/07/2014

BASIN: 49449 (www.bik.gov.tr)

T.C. ANKARA 2. SULH HUKUK MAHKEMESNDEN LAN

Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de

2013/19 SATI

Satışa konu Beykoz ilçesi Anadolukavağı mahallesi Dolay sokağı mevkiinde 427 ada 3 parsel sayılı taşınmaz.

TAINMAZIN TAPU KAYDI: Beykoz Tapu Müdürlüğü’nün 30/09/2013 tarih 7605 sayılı yazısına göre satışa konu taşınmaz Beykoz ilçesi Anadolu kavağı mahallesi Dolay sokağı mevkiinde olup tapunun 427 ada 3 parselinde kayıtlıdır. 134.00m2 yüzölçümlü bahçeli kargır ev niteliğinde taşınmazın;

37/64 hissesi Ali(soyadı yok) Ahmet oğlu

27/128 hissesi Necati Birinci Bayrakdar Celalettin oğlu

27/128 hissesi Temel Barut İsmail oğlu adlarına kayıtlı olup tapu kaydının beyanlar hanesinde; Ahmet oğlu Ali hissesi üzerinde Mecbureyi ölünceye kadar bakma şartı vardır.

TAŞINMAZLARIN İMAR DURUMU: İstnbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün 15 Ocak 2010 tarihli yazısında “ İstanbul ili, Beykoz ilçesi Anadolukavağı mahallesi 61 pafta 427 ada 3 parsel sayılı yer 22.07.1983 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi öngörünüm bölgesi uygulama İmar planında konut alanında kalmaktadır. 16/07/2009 onanlı plan hükümlerinin 1.7 maddesinde 2960 sayılı yasanın geçici 4.maddesi uyarınca konut kullanımına ayrılmış ancak yapı yapılmamış yerlerde yeşil alan statüsü uygulanır. Diğer hususlarda onanlı plan hükümlerine uyulacaktır.

TAŞINMAZIN NİTELİKLERİ: Tapuda bahçeli kargir ev olarak kayıtlı olan parsel boş ve eğimli bir konumda olup parsel üzerinde yıkılmış kargir bir binanın kalıntıları bulunmaktadır. Satışa konu parsel üzerinde bulunan bina kalıntısı ile bitişikte bulunan 4 sayılı parsel üzerine 10m2 taban alanlı basit olarak yapılmış garaj olarak kullanılan bir yapı bulunmaktadır. Garajın kimin tarafından yapıldığı, kime ait olduğu tespit edilememiştir. Anadolukavağı mahallesi merkezine yakın deniz ve kara ulaşımı ile gidilebilen bir mevkidedir. Etrafında konut olarak kullanılan yapılar bulunmaktadır. Belediye hizmetlerinden yararlanmaktadır.

TAŞINMAZLARIN DEĞERİ: Satışa konu taşınmazın nitelikleri, konumu, ulaşım imkanları, imar

durumu, yapımı devam eden 3.Boğaz köprüsüne yakın bir konumda olması, etrafında oluşan emsal değerleri dikkate alındığında beher m2 sinin 750,00TL. olabileceği takdir edilmiş olup toplam değeri;

134,OOM2x600,00=80.400,OOTL.dir.

HİSSEDARLARIN HİSSELERİNE TEKABÜL EDEN MİKTARLAR:Dava dosyası içinde bulunan

mirasçılık belgesine göre satışa konu taşınmazın 27/128 hissesine malik olan Necati Birinci Bayraktar vefat etmiş olup mirasının tamamının oğlu olan Süleyman Emre Birinci Bayraktar’a aidiyetine karar verilmiştir.

Dava dosyası içinde bulunan Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/393 esas 2004/894 karar

sayılı ilamına göre satışa konu taşınmazın 37/64 hissine malik olan Ahmet oğlu Ali’ye İstanbul defterdarı Şükrü Dilıaver’in kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Mirasçılık belgesi ve kayyım tayini kararına göre;

80.400,-TL. Olarak takdir edilen satış bedelinden;

Tapu malikleri Hisse oranı Hisse Miktarı Hisse Tutarı

Ali : Ahmet oğlu 37/64 77,47 46,481,25TL

Necati Birinci BayrakdarCelalettin oğlu 27/128 28,27 16,959,38TL

Temel Barut:İsmail oğlu 27/128 28,27 16,959,38TL

Kymeti : 80.400,00 TL

KDV Oran : % 18

Kaydndaki erhler :

1. Sat Günü : 23/09/2014 günü 15:00- 15:20 arası 2. Sat Günü : 23/10/2014 günü 15:00- 15:20 arası

Sat Yeri : BEYKOZ SULH HUKUK MAHKEMESİ DURUŞMA SALONU Esas No: 2013/19

Satış şartları:

1- İhale açık artırma suretiyle yapılacaktır. Birinci artırmanın yirmi gün öncesinden, artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebilecektir. Bu artırmada tahmin edilen değerin %50 sini ve rüçhanlı ala- caklılar varsa alacakları toplamını ve satış giderlerini geçmek şartı ile ihale olunur. Birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden, ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verile- bilecektir. Bu artırmada da malın tahmin edilen değerin %50 sini, rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları toplamını ve satış giderlerini geçmesi şartıyla en çok artırana ihale olunur. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir.

2- Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen değerin % 20’si oranında pey akçesi veya bu miktar kadar banka teminat mektubu ver- meleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı isteğinde (10) günü geçmemek üzere süre verilebilir. Damga vergisi, KDV, 1/2 tapu harcı ile teslim masrafları alıcıya aittir. Tellaliye resmi, taşınmazın aynından doğan vergiler satış bedelinden ödenir.

3- ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgilerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını özellikle faiz ve giderlere dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile (15) gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır; aksi takdirde haklan tapu sicil ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bıra- kılacaktır.

4- Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra ve İflas Kanununun 133 üncü maddesi gereğince ihale feshedilir.

İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve te- merrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.

5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup gideri verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gön- derilebilir.

6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2013/19 Satış sayılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. 17/07/2014

(İİKm.126)_

(*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.

BASIN: 49525 (www.bik.gov.tr)

T.C. BEYKOZ (SULH HUKUK M AH.) SATI MEMURLUU TAINMAZIN AÇIK ARTIRMA LANI

Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de

Haz›rlayan: TARIK TEKGÖZLİ

Madenciler, Haziran aynn ilk haftasnda düzenlenen “Maden ehitlerini Anma Yürüyüü”nde, ehit olan arkadalarn simgelemek için 301 sar baret takmt.

Kırılan ‘Jet taşı’ 26 yaşındaki çalışanın boğazına saplandı

4 bin 400 işçinin çalıştığı İmbat A.Ş.’den sorumlu Maden-İş Ege Bölgesi 2 No’lu Şube, seçim hazırlıklarına başladı. Delege olmak isteyen işçilerin sendikaya başvurması için işyerlerine ilan da asıldı

TUĞÇE YERDELEN / İZMİR DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sa- nayi İşçileri Sendikası (Gıda-İş) İz- mir’in Bornova ilçesine bağlı Işıkkent semtinde Bortar Hazır Yemek ve Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.’de örgüt- lenirken 10 emekçi sendikalı ol- dukları için kapının önüne konuldu.

Hatta bir emekçinin işten atılırken önce işveren ve yönetim tarafından hakaretlere ardından da darba ma- ruz kaldığı öne sürüldü.

Dün Bortar’ın önünde bir araya gelen işçiler, “Bortar işçisi yalnız değildir”, “Sendika hakkımız en- gellenemez” sloganları atarak haklarını istedi.

‘İŞÇİLER GERİ ALINSIN’

Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Ne- dim Üçüncü, “Sendikalı çalışmak ana- yasal bir haktır” diyerek işverene çağ- rıda bulundu. Üçüncü yaptığı açıkla- mada şunları belirtti: “Dünya’da işçi- lerin sendikalarda örgütlenmesi ka- zanılmış haktır. Bortar işçileri örgütlü

olarak çalışacak, üretecek evine ekmek götürecek. İşyerinde iş barışının bo- zulması istenmiyorsa Bortar patronu bu yasa tanımaz tutumundan vazgeç- meli ve bayram öncesi mağdur ettiği işçilerin çocuklarını nafakasıyla oyna- mamalı, attığı işçileri işe alarak sorunun çözümü için sendikamızla görüşmelidir.

Atılması gereken adım budur.”

DAVA AÇACAK

Bir seneyi aşkındır Bortar’da ça- lışan Ali Özgüleç, işveren baskılarını Aydınlık’a şu sözlerle anlattı: “Sen- dikalı olduğumuzu öğrenen işveren bizleri işten çıkarmaya başladı. Beni odasına çağıran işveren ve yönetim kurulu önce ağza alınmayacak ha- karetler ve küfürler etmeye başladı.

Ardından işverenden tekme tokat dayak yedim. Neye uğradığımı şa- şırdım. Işıkkent Polis Karakolu’na giderek durumu anlattım. Şikayetçi olduğumu ve darp edildiğimi dile getirdim. Darp raporunu aldıktan sonra avukatla görüştüm. İşveren hakkında dava açacağım.”

BORTAR YEMEK’TE 10 Ç ATILDI

EMEK SERVİSİ

Manisa Soma’da 4 bin 400 işçinin çalıştığı İmbat A.Ş.’den sorumlu Türk- İş’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası Ege Bölgesi 2 No’lu Şube seçime hazır- lanıyor. 13 Mayıs’ta yaşanan maden kat- liamına kadar tek şube olan Maden-İş Ege Bölgesi Şubesi, işçilerin mevcut şube yönetimine tepkisi nedeniyle Ma- den-İş Genel Yönetim Kurulu kararıyla üç şubeye ayrılmıştı. Karara göre 1 No’lu Şube iki bin civarında işçinin çalıştığı Ege Linyitleri İşletmesi ve Koza Altın Madeni’nden, 2 No’lu Şube 4 bin 400 işçinin çalıştığı İmbat A.Ş.’den, 3 No’lu Şube ise 5 bin 500 işçinin çalıştığı Soma Kömür İşletmeleri’nden sorumlu ol- muştu. Yönetim Kurulu, bu kararıyla şube başına ve şube yöneticisi başına düşen üye sayısını azaltarak şubelerin işyerlerinin denetiminde daha etkin ol- malarını, üyelerin sorunlarına çözüm bulmada, taleplerine yanıt vermede daha yeterli bir çalışma yürütmesini sağlamayı amaçladıklarını açıklamıştı.

İŞÇİ İRADESİ

Yönetim kurulu ayrıca, üç şubenin de üyeler tarafından seçilecek olan müte-

şebbis heyetleri eliyle seçime götürülme- sine karar vermişti. Yönetim kurulu, ilgili yasa şubelere müteşebbis heyeti atama yetkisini vermesine karşın, işyerlerinde demokratik bir seçim ortamı sağlayarak müteşebbis heyetlerinin oluşturulmasında da üyelerin demokratik iradesine baş- vurmuş, bu çerçevede, Ege Bölgesi 1, 2 ve 3 No’lu şubelere bağlı işyerlerinde müteşebbis heyetler için seçimler yapıl- mıştı.

DELEGE SEÇİMİ

Müteşebbis heyetlerinin üç aylık görev süresi dolduğu için Maden-İş Ege Bölgesi 2 No’lu Şube’de 8 Ağustos tarihinde de- lege seçimine gidilecek. Sendika, bağlı olduğu tüm işyerlerine astırdığı ilanda delege olmak isteyen işçilerin iki iş günü içinde sendikaya müracaat etmesi ge- rektiğini belirtti.

İşverenlerin seçim sürecine müda- hale ettiğine ilişkin bir grup işçiden gelen şikayet üzerine işveren vekille- rinden Gökalp Büyükyıldız ve Yavuz Burguç ile görüştük. İşveren vekilleri, işçilerin seçimlerde kimi seçecekleri konusunda baskı yapmadıklarını, se- çimlerin demokratik şekilde yapılmasını istediklerini söyledi.

SENDİKALI OLAN

İŞÇİYE PATRON DAYAĞI

ten atlan içilerden Mustafa Klç iverene öyle seslendi: “Bu tutumu- nuzdan vazgeçin. Biz sendikal olmaktan asla vazgeçmeyeceiz.”

Uyar bir süre önce sosyal paylam sitesinde aadaki paylam yapmt.

Uyar bir süre önce sosyal paylam sitesinde aadaki paylam yapmt.

Uyar bir süre önce sosyal paylam sitesinde aadaki paylam yapmt.

Referanslar

Benzer Belgeler

> Avdtn ldare Mahkemesi urafindan verilen faaliyeti duıdurma karan dütr uygulamaya konularak YataSn, Gökwa ve Yeniköy termik santrallan d€ı/ıe dlşı

Yalova eski Valisi Yunus Erbay, 22 maden şirketinin maden araması için 4 milyon 200 bin ağaç kesmek istediğini, hepsiyle mahkemelik oldu ğunu anlatmıştı bir süre önce

Bu itibarla, binanın cephesinin muhtelif pastel ve bazan daha kuvvetli renklerle kaplan- ması birçok kimseler tarafından yadır- ganmıştır. Esasen dışarıdaki ışıkla

Özet olarak, yatırımcı aracı kuruma bir emir verdiği zaman, aracı kurum emri en iyi fiyattan gerçekleştirmek için mevcut tüm borsa ve piyasa yapıcıların fiyatla-..

Öğretim Üyesi YENER AKMAN 5456 Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi Prof.. DİLEK ÜNVEREN 5455 Genel Biyoloji

Sıbyan mektebinde ilimlere giriş derslerini aldığı, rüşdiyye mektebinde ise Arapça dilbilgisi, Gülistan, coğrafya okuduğu, Türkçe ve Fransızca okuyup

The odds ratios of all stroke and ischemic stroke were 1.32 and 1.66, respectively, for those who consumed well water with an arsenic content of ≥50μg/L compared with those

The ANN'&apo s;s ability to discriminate outcomes was assessed using receiver operating characteristic (ROC) analysis an d the results were compared with a