• Sonuç bulunamadı

öðrenci danýþmanlýðý temel süreçlerin tanýmlanmasý çalýþma gruplarýna teþekkür internet çaðýnda veli olmak... etkinlik izlencesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "öðrenci danýþmanlýðý temel süreçlerin tanýmlanmasý çalýþma gruplarýna teþekkür internet çaðýnda veli olmak... etkinlik izlencesi"

Copied!
46
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

odtülüler bülteni ODTÜ Mezunlarý Derneði

aylýk yayýn organýdýr.

Dernek üyelerine ücretsiz gönderilir.

Sayý: 152 Mayýs 2006

Dernek Adýna Sahibi A. Metin GER (CE’67)

Yazý Ýþleri Müdürü Ýlkem TOKER (FDE’97)

Yayýn Kurulu Tülay ÜNLÜEVCEK (PSY’83)

Nermin FENMEN (CHE’80) Çiðdem BERDÝ GÖKHAN (ARCH’71)

Ýbrahim BERKSOY (ME’91) Fatih ATÝLA (PHIL’89) Ümit ÇAÐLAR (EE’93) Tuna KOLAT (EE’76) Eren AKDUR (METE’97)

H. Nafi ÝPEK (PETE’82) F. Özlem EKÝZ (CHEM’04)

[email protected] Reklam Sorumlusu

Kemal BULUT

Grafik Tasarým Harman Þaner ÇAKMAK

Renk Ayrýmý ve Baský Elma Teknik Basým Matbaacýlýk

Ýmzalý yazýlardaki görüþ ve düþünceler yazarlarýna ait olup, ODTÜ Mezunlarý Derneði’ni ve odtülüler bülteni’ni sorumlu kýlmaz.

Yayýnlanan yazýlar ve fotoðraflar Derneðin ve yazarlarýn izni olmadan

kullanýlamaz.

ODTÜ Mezunlarý Derneði Yönetim Kurulu A. Metin GER (CE’67), Baþkan Bahattin TUNCER (ARCH’79), II. Baþkan

Erol SAYIN (IE’79), Yazman Sema ONURLU (METE’80), Sayman

Mustafa ATALAY (EDS’83) Ýlkem TOKER (FDE’97)

Elif BAKTIR (EE’87)

Ödentileriniz Ýçin T. Ýþ Bankasý, ODTÜ Þubesi

4229/0528642 Garanti Bankasý, Maltepe Þubesi

6201160-6

Burs ve Yardýmlar Fonu T. Ýþ Bankasý, ODTÜ Þubesi

4229/0422059 (TL) 4229/3282408 (EUR) 4229/3165117 (USD) Garanti Bankasý, Maltepe Þubesi

6299535-2 (TL)

ODTÜ Mezunlarý Derneði 428. Sokak 100. Yýl 06530 ANKARA

Tel: 0312 286 79 79 Faks: 0312 287 75 00 e-posta: [email protected]

www.odtumd.org.tr

ODTÜ Spor Salonu Seyirci Giriþ Rampasý/detay

odtü 50 yaþýnda

4

üniversite eðitiminde bir devrim

geçmiþi ve geleceði ile iktisadi ve idari bilimler fakültesi

içindekiler içindekiler

13

çalýþma gruplarýndan

öðrenci danýþmanlýðý

temel süreçlerin tanýmlanmasý çalýþma gruplarýna teþekkür

22

panelinternet çaðýnda veli olmak...

26

etkinlik izlencesi

28

hocam inecek var

çankýrý

üyelerden

31

safalar getirdiniz safa geldiniz dostlar 24. thbt çaðrý günü’nün ardýndan

34

kültür sanat

orhan peker

odtü 8. sanat festivali

odtü’den bir köþe

mimarlýkta özgün bir çeþme

39

38

kitaplar arasýnda

kavim

40

mezun@netgeri dönüþümsüz gençlik

42

odtü’den bir topluluk

odtü eþli danslar topluluðu

45

dernekten

46

etkinlikmahkeme aðacý-þelale rotasýnda doða yürüyüþü 23 nisan

küba günü

1965

(3)

bizden size bizden size

Sevgili ODTÜ'lüler,

Ülkemizin ve dünyanýn siyasi gündemi Mayýs ayýna girerken yine hareketlendi. Bir yanda Ýran'ýn nükleer güç olma amacýna yönelik politikasýndan uluslararasý baskýlara karþýn ödün vermemesi, öte yanda TSK'nýn Irak sýnýrýndaki hareketliliðinin artmasý ve üst düzey ABD yetkililerinin Türkiye'yi ziyaretleri sýrasýnda bir stratejik vizyon belgesinden sözedilmesi, ülkemizin uluslararasý askeri operasyon yapma veya bir operasyona katýlma olasýlýklarýný yeniden basýnýn gündemine taþýdý. Doyurucu bir açýklama yapýlmamasý spekülatif yorumlarýn artmasýna yol açtý.

Ýç politikada ise yine uluslararasý dinamikler (Kuzey Irak'ta özerk yönetimin giderek baðýmsýzlýk çizgisine yaklaþmasý, ABD'nin Türkiye iliþkilerindeki bozulma, AB'de yükselen milliyetçilik akýmlarýnýn yaklaþan ulusal seçimlerde yarýþacak partilerin politikalarýný etkilemesi ve buna baðlý olarak Türkiye'nin müzakere sürecini engelleme çabalarý) paralelinde yeniden ortaya çýkan terör eylemleri, demokratikleþtirilen ceza yasasýnýn bazý maddelerinin yeniden deðiþtirilerek sertleþtirilmesi yönünde istekler doðurdu. Ýstekler yine AB'yi referans alýyordu, çünkü bazý AB ülkeleri de yasalarýnda teröre karþý daha sert maddeler getiren deðiþiklikler yapmýþlardý. Bu yaklaþýma karþý, AB üyesi ülkelerde olduðu gibi Türkiye'de de teröre karþý alýnacak en iyi önlemin sertleþme deðil, daha fazla özgürlükle saðlanabileceði, hem hükümet hem muhalefet kanadýndaki bazý çevrelerde dile getirildi.

Yeniden baþlatýlan terör eylemlerinin amacýný bu kez yakýn geçmiþteki eski örneklerde görüldüðü gibi askeri bir kazaným veya belirli bir yörede göreli güç elde etme veya ülke genelinde korku yaratma ve sindirmeden çok; bir yandan ayrýlýkçý-milliyetçiliðe karþý, karþý- milliyetçi bir tepki ve cephe yaratmaya çalýþmakta; öte yandan pek çok gözlemcinin dile getirdiði gibi terörü kullanan ayrýlýkçý hareketin bölgedeki geleneksel tabanýndan destek bulmakta zorlanmasý karþýsýnda gövde gösterisi yapma gereksinmesi duymasýnda aramak gerektiðini düþünüyoruz. Daha önceki yazýlarýmýzda da ifade ettiðimiz ve yukarýda da deðindiðimiz gibi sözkonusu bölge uluslararasý dinamikler açýsýndan dünyanýn en sýcak bölgelerinden biri. Filistin, Ýsrail ve Suriye her biri ayrý birer baþlýk olarak bizi doðrudan ilgilendiren sorunun hemen yanýbaþýnda ve kuþkusuz yalýtýlmýþ olarak da durmayan diðer bir sorun yumaðý. Yine daha önceki “Bizden Size”lerde belirttiðimiz gibi bu gibi çok karmaþýk durumlarda “oyun içinde oyun” kuramlarý bile yetersiz kalmakta, çünkü “oyun içinde oyun”

þeklinde ifade edebileceðimiz çok deðiþik beklentiler içindeki çok sayýda oyuncunun yeraldýðý ve senaryosu oyuncularýn anlýk hamlelerine göre her an ve hýzlý deðiþebilen çok büyük bir oyun sözkonusu.

Bölgede her açýdan önemli bir güç olduðumuzu ve tarihten gelen ve yakýn geçmiþte ABD ile iliþkilerin bozulmasýna yol açan süreçte de gördüðümüz saðlýklý bir toplumsal refleks potansiyelimizin varolduðunu dikkate alarak; davranýþlarýmýzý belirlerken düþmememiz gereken temel yanlýþ veya tuzak, dünyanýn siyah ve beyaz renklerden, yani mutlak

karþýtlýklardan ibaret olmadýðýdýr. Nitel araþtýrma yöntemleri öðretilirken sýkça verilen örnekte olduðu gibi dünyanýn bizim bulunduðumuz coðrafyasýnda yaþayan bizler için beyaz beyazdýr.

Oysa kutup bölgesinde yaþayan Eskimolar için beyazýn yüzlerce tonu vardýr.

Ülke gündemi özellikle dýþ dinamiklerin etkisi altýnda karýþtýðýnda ve þu anda olduðu gibi karmaþýk bir oyun sözkonusu ise, yapmamýz gereken ulusal çýkarlarýmýzýn ayýrdýnda ve bilincinde olarak, yeterli ve güvenilir bilgiye ulaþmaya çalýþmak, oyun kuramý baðlamýnda birincil ve ikincil oyuncularýn beklentilerini analiz etmek, oyuncularýn oyundaki hamlelelerin oyuna etkisinin lineer olmayacaðýný bilerek yolaçabilecekleri olasý sonuçlarý geliþtirilecek senaryolar üzerinden kestirmeye çalýþmaktýr. Kuþkusuz bu zor bir iþtir, emek ve

disiplinlerarasý çaba gerektirir. Kolay olan ise oyunculardan bir veya birkaçýný hedef gösterip mutlak düþman olarak tanýmlamaktýr, eski Amerikan kovboy filmlerindeki mutlak iyi ve mutlak kötü karakterlerde olduðu gibi. Ama içinde bulunduðumuz oyundaki akýllý oyuncularýn böyle davranmadýðý da bir gerçek olduðuna göre, zor yolu seçmekten baþka çare yoktur.

Saygýlarýmýzla, Yönetim Kurulu

1965

(4)

ODTÜ SÝSTEMÝ:

ODTÜ'nün baþarýsýnda en önemli rolü, ODTÜ sistemi oynamýþtýr. ODTÜ'deki yönetim ve eðitim sistemi, altmýþlý yýllarda diðer Türk üniversitelerinden çok deðiþikti. ODTÜ sistemi, 7307 sayýlý yasa ile belirlenen ilkeler doðrultusunda oluþmuþtur. Bu nedenle yasa ile ilgili birkaç saptama yapmak uygun olacaktýr.

Bugün olduðu gibi o yýllarda da tüm Türk üniversitelerinin tâbi olduðu yasa, akademik

yöneticileri, kurullarý teker teker tanýmlayan, yönetici ve kurul üyeliklerine seçim ile ilgili prosedürleri belirleyen, ayrýntýlý ve uzun bir metindi. Çaðýmýzýn hýzla deðiþen koþullarýna uyabilmek için yeni düzenlemeler yapmak ancak yasa deðiþikliði ile mümkündü. Takdir edileceði gibi bir yasa deðiþikliði yapmak kolay deðildi ve zaman alýcýydý. Bu nedenle üniversiteler dinamik ve çaðdaþ bir iþleyiþe sahip deðildi.

Üniversiteler yasasýna göre üniversitelerin bütçeleri, harcamalarý, ihaleler, satýn almalar ve bunlarýn denetimi herhangi bir devlet kurumu ile aynýydý.

Bunun anlamý, laboratuvar, bina, eðitim

gereksinimleri vb için para harcamak, bürokratik kurallar dolayýsýyla çok zordu. Özetle üniversitelerin mali açýdan elleri kollarý baðlýydý. Üniversiteler

yasasýna göre yetkilerin büyük bir bölümü akademik kurullara býrakýlmýþtý. Kalabalýk kurullardan karar çýkmasý çok zaman aldýðýndan, üniversiteler deðiþimlere zamanýnda müdahale edemiyordu.

ODTÜ Yasasýna gelince; 7307 sayýlý yasa, yürürlükle ilgili dört madde sayýlmazsa, on yedi maddeden oluþan çok kýsa bir metindi. Yasa, tüm yetki ve sorumluluðu dokuz kiþilik bir mütevelli heyetine veriyordu. Yasada, bir iki istisna dýþýnda, akademik yöneticiler, kurullar, bunlarýn görevleri ve yetkileri ile ilgili hiçbir þey yoktu. Ancak, yasada Mütevelli Heyeti'nin ODTÜ'nün yönetimi için uygun göreceði akademik kurul ve bölümleri

oluþturulabileceði, bunlara gerekli göreceði yetki ve sorumluluklarý verebileceði belirtilmekteydi.

Gerçekten de bu yetki devri iyi çalýþýlmýþ,

akademik yönetici ve kurullar, bunlarýn göreve geliþ biçimleri, yetki ve sorumluluklarý, yönetmeliklerle belirlenmiþtir. Böylece diðer üniversitelerden farklý olarak istenen deðiþiklik ve düzenlemeler yasa deðiþikliðine gerek görülmeden hýzla

yapýlabilmiþtir. Düzenleme ve deðiþikliklerin kolayca ve hýzla yapýlabilmesi, ODTÜ'ye büyük bir dinamizm kazandýrmýþ ve ODTÜ'nün deðiþen koþullara uyabilmesini saðlamýþtýr.

ODTÜ Yasasýnda, kurullarýn danýþma niteliðinde olmasý öngörülmüþ, yetki ve sorumluluk akademik yöneticilere verilmiþtir. Böylece hem tüm öðretim üyelerinin görüþlerini duyurabilmeleri saðlanmýþ, hem de kararlar hýzla alýnýp uygulanabilmiþtir. Yetki ve sorumluluðun ayný kiþilerde olmasý da

uygulama açýsýndan tutarlý olmuþtur.

ODTÜ Yasasýnýn parasal konularla ilgili 12. ve 13. maddeleri üniversitenin geliþmesinde çok önemli rol oynamýþtýr. 12. maddeye göre ODTÜ, ihale kanununa ve Sayýþtay vize ve denetimine tâbi deðildir. Parasal denetimin, yasada tanýmlanan bir deneticiler kurulu aracýlýðý ile yapýlmasý

öngörülmüþtür. Bu iki madde ile saðlanan mali serbestlik, kuruluþ yýllarýnda, özellikle mevcut yerleþkenin hýzla inþa edilmesinde çok önemli rol oynamýþtýr. Sayýn Kemal Kurdaþ gibi sorumluluk almaktan çekinmeyen cesur yöneticiler için yasanýn saðladýðý bu mali serbestlikler, büyük bir avantaj olmuþtur.

Üniversiteler yasasýnda akademik yöneticilerin (rektör, dekan, bölüm baþkaný vb) göreve seçimle gelmesi öngörülüyordu. Daha önceki

paragraflardan anlaþýlacaðý gibi, 7307 sayýlý ODTÜ Yasasý'nda bu konulara hiç girilmemiþtir.

Uygulamada, ODTÜ'deki akademik yöneticiler göreve seçimle deðil, atama ile gelmiþlerdir. Ancak, özellikle yetmiþli yýllarýn ortalarýna kadar, atamayý yapmaya yetkili olanlar, kapsamlý bir danýþma sonucunda atamayý gerçekleþtirmiþlerdir. Böylece hem öðretim üyelerinin genel eðilimine uygun kiþiler yönetici olmuþ, hem de seçimin getireceði birçok sakýnca giderilmiþtir. Bu tür bir atama, daha ileriki yýllarda “Önerim-Atama” olarak adlandýrýlmýþtýr.

Üniversiteler yasasýnda öðretim üyeliði için iki unvan vardý; Profesör ve Doçent. ODTÜ sisteminde ise bunlara Yardýmcý Profesörlük eklenmiþ, böylece büyük bir dinamizme sahip gençlere Doçent ve Profesörlere benzer yetki ve sorumluluk verilebilmiþtir. Kanýmca, Yardýmcý Profesörlük nedeni ile ODTÜ'de oluþan genç öðretim kadrosu, ODTÜ'nün mucizevi geliþmesinde en önemli rolü oynamýþtýr.

ODTÜ sistemini irdelerken salt yasa düzeyinde bir deðerlendirme yapmak yanlýþ olur. Yasanýn çok kýsa olmasý ve ayrýntýlara yer verilmemesi nedeniyle sistemin oluþmasýnda yönetmelikler ve daha da önemlisi uygulamalar büyük rol

oynamýþtýr. Bu konuda, yasaya açýklýk getiren ve daha ayrýntýlara inen, “Initial Policies and Program Complementary and Supplementary to the Charter of June-4 1959 of Middle East Technical

University” adlý rapor çok önemlidir. Sözü edilen odtü 50 yaþýnda odtü 50 yaþýnda

ODTÜ'nün kuruluþ yýllarýnda, üst yönetim

kadrosunda yer almak sanýrým benim için büyük bir þanstý. 1959 yýlýnda ODTÜ'nün ilk Rektör

Yardýmcýsý olarak göreve baþladým. Geçiþ

döneminde rektörlük görevini de üstlenmiþ bulunan Rektör Prof. W.R. Woolrich, uzun yýllar Amerika'nýn büyük bir eyalet üniversitesinde (University of Texas) Mühendislik Fakültesi Dekaný olarak görev yapmýþ, deneyimli bir yöneticiydi.

Ben göreve baþladýðýmda, 7307 sayýlý ODTÜ yasasý T.B.M.M.'de kabul edilmiþ ama birçok maddesi henüz yürürlüðe girmemiþti. Kurucu bir mütevelli heyeti vardý ama parasal konularda Milli Eðitim Bakanlýðý'na baðlý olarak çalýþýyorduk.

7307 sayýlý ODTÜ yasasýnýn 1.3.1960'da tam olarak yürürlüðe girmesiyle Üniversite büyük atýlýmlar yaparak hýzla geliþmiþ ve altý-yedi yýl gibi kýsa bir sürede gerek yurt içinde, gerekse yurt dýþýnda kendini kanýtlamýþtýr. Ben bu yazýmda, altmýþlý yýllarýn baþýnda “gecekondu üniversitesi”

olarak nitelendirilip küçümsenen ODTÜ'nün, çok kýsa bir süre içinde nasýl olup da ülkemizin en saygýn üniversitelerinden biri konumuna geldiðini ve uluslararasý arenada sesini duyurduðunu açýklamaya çalýþacaðým. Daha sonra bu sistemin nasýl yýprandýðýný ve yýpratýldýðýný anlatacaðým.

orta doðu teknik üniversitesi

üniversite eðitiminde bir devrim

Kuzey yönünden Kampüs’ün bir görünüþü

(5)

ODTÜ SÝSTEMÝ:

ODTÜ'nün baþarýsýnda en önemli rolü, ODTÜ sistemi oynamýþtýr. ODTÜ'deki yönetim ve eðitim sistemi, altmýþlý yýllarda diðer Türk üniversitelerinden çok deðiþikti. ODTÜ sistemi, 7307 sayýlý yasa ile belirlenen ilkeler doðrultusunda oluþmuþtur. Bu nedenle yasa ile ilgili birkaç saptama yapmak uygun olacaktýr.

Bugün olduðu gibi o yýllarda da tüm Türk üniversitelerinin tâbi olduðu yasa, akademik

yöneticileri, kurullarý teker teker tanýmlayan, yönetici ve kurul üyeliklerine seçim ile ilgili prosedürleri belirleyen, ayrýntýlý ve uzun bir metindi. Çaðýmýzýn hýzla deðiþen koþullarýna uyabilmek için yeni düzenlemeler yapmak ancak yasa deðiþikliði ile mümkündü. Takdir edileceði gibi bir yasa deðiþikliði yapmak kolay deðildi ve zaman alýcýydý. Bu nedenle üniversiteler dinamik ve çaðdaþ bir iþleyiþe sahip deðildi.

Üniversiteler yasasýna göre üniversitelerin bütçeleri, harcamalarý, ihaleler, satýn almalar ve bunlarýn denetimi herhangi bir devlet kurumu ile aynýydý.

Bunun anlamý, laboratuvar, bina, eðitim

gereksinimleri vb için para harcamak, bürokratik kurallar dolayýsýyla çok zordu. Özetle üniversitelerin mali açýdan elleri kollarý baðlýydý. Üniversiteler

yasasýna göre yetkilerin büyük bir bölümü akademik kurullara býrakýlmýþtý. Kalabalýk kurullardan karar çýkmasý çok zaman aldýðýndan, üniversiteler deðiþimlere zamanýnda müdahale edemiyordu.

ODTÜ Yasasýna gelince; 7307 sayýlý yasa, yürürlükle ilgili dört madde sayýlmazsa, on yedi maddeden oluþan çok kýsa bir metindi. Yasa, tüm yetki ve sorumluluðu dokuz kiþilik bir mütevelli heyetine veriyordu. Yasada, bir iki istisna dýþýnda, akademik yöneticiler, kurullar, bunlarýn görevleri ve yetkileri ile ilgili hiçbir þey yoktu. Ancak, yasada Mütevelli Heyeti'nin ODTÜ'nün yönetimi için uygun göreceði akademik kurul ve bölümleri

oluþturulabileceði, bunlara gerekli göreceði yetki ve sorumluluklarý verebileceði belirtilmekteydi.

Gerçekten de bu yetki devri iyi çalýþýlmýþ,

akademik yönetici ve kurullar, bunlarýn göreve geliþ biçimleri, yetki ve sorumluluklarý, yönetmeliklerle belirlenmiþtir. Böylece diðer üniversitelerden farklý olarak istenen deðiþiklik ve düzenlemeler yasa deðiþikliðine gerek görülmeden hýzla

yapýlabilmiþtir. Düzenleme ve deðiþikliklerin kolayca ve hýzla yapýlabilmesi, ODTÜ'ye büyük bir dinamizm kazandýrmýþ ve ODTÜ'nün deðiþen koþullara uyabilmesini saðlamýþtýr.

ODTÜ Yasasýnda, kurullarýn danýþma niteliðinde olmasý öngörülmüþ, yetki ve sorumluluk akademik yöneticilere verilmiþtir. Böylece hem tüm öðretim üyelerinin görüþlerini duyurabilmeleri saðlanmýþ, hem de kararlar hýzla alýnýp uygulanabilmiþtir. Yetki ve sorumluluðun ayný kiþilerde olmasý da

uygulama açýsýndan tutarlý olmuþtur.

ODTÜ Yasasýnýn parasal konularla ilgili 12. ve 13.

maddeleri üniversitenin geliþmesinde çok önemli rol oynamýþtýr. 12. maddeye göre ODTÜ, ihale kanununa ve Sayýþtay vize ve denetimine tâbi deðildir. Parasal denetimin, yasada tanýmlanan bir deneticiler kurulu aracýlýðý ile yapýlmasý

öngörülmüþtür. Bu iki madde ile saðlanan mali serbestlik, kuruluþ yýllarýnda, özellikle mevcut yerleþkenin hýzla inþa edilmesinde çok önemli rol oynamýþtýr. Sayýn Kemal Kurdaþ gibi sorumluluk almaktan çekinmeyen cesur yöneticiler için yasanýn saðladýðý bu mali serbestlikler, büyük bir avantaj olmuþtur.

Üniversiteler yasasýnda akademik yöneticilerin (rektör, dekan, bölüm baþkaný vb) göreve seçimle gelmesi öngörülüyordu. Daha önceki

paragraflardan anlaþýlacaðý gibi, 7307 sayýlý ODTÜ Yasasý'nda bu konulara hiç girilmemiþtir.

Uygulamada, ODTÜ'deki akademik yöneticiler göreve seçimle deðil, atama ile gelmiþlerdir.

Ancak, özellikle yetmiþli yýllarýn ortalarýna kadar, atamayý yapmaya yetkili olanlar, kapsamlý bir danýþma sonucunda atamayý gerçekleþtirmiþlerdir.

Böylece hem öðretim üyelerinin genel eðilimine uygun kiþiler yönetici olmuþ, hem de seçimin getireceði birçok sakýnca giderilmiþtir. Bu tür bir atama, daha ileriki yýllarda “Önerim-Atama” olarak adlandýrýlmýþtýr.

Üniversiteler yasasýnda öðretim üyeliði için iki unvan vardý; Profesör ve Doçent. ODTÜ sisteminde ise bunlara Yardýmcý Profesörlük eklenmiþ, böylece büyük bir dinamizme sahip gençlere Doçent ve Profesörlere benzer yetki ve sorumluluk verilebilmiþtir. Kanýmca, Yardýmcý Profesörlük nedeni ile ODTÜ'de oluþan genç öðretim kadrosu, ODTÜ'nün mucizevi geliþmesinde en önemli rolü oynamýþtýr.

ODTÜ sistemini irdelerken salt yasa düzeyinde bir deðerlendirme yapmak yanlýþ olur. Yasanýn çok kýsa olmasý ve ayrýntýlara yer verilmemesi nedeniyle sistemin oluþmasýnda yönetmelikler ve daha da önemlisi uygulamalar büyük rol

oynamýþtýr. Bu konuda, yasaya açýklýk getiren ve daha ayrýntýlara inen, “Initial Policies and Program Complementary and Supplementary to the Charter of June-4 1959 of Middle East Technical

University” adlý rapor çok önemlidir. Sözü edilen odtü 50 yaþýnda odtü 50 yaþýnda

ODTÜ'nün kuruluþ yýllarýnda, üst yönetim

kadrosunda yer almak sanýrým benim için büyük bir þanstý. 1959 yýlýnda ODTÜ'nün ilk Rektör

Yardýmcýsý olarak göreve baþladým. Geçiþ

döneminde rektörlük görevini de üstlenmiþ bulunan Rektör Prof. W.R. Woolrich, uzun yýllar Amerika'nýn büyük bir eyalet üniversitesinde (University of Texas) Mühendislik Fakültesi Dekaný olarak görev yapmýþ, deneyimli bir yöneticiydi.

Ben göreve baþladýðýmda, 7307 sayýlý ODTÜ yasasý T.B.M.M.'de kabul edilmiþ ama birçok maddesi henüz yürürlüðe girmemiþti. Kurucu bir mütevelli heyeti vardý ama parasal konularda Milli Eðitim Bakanlýðý'na baðlý olarak çalýþýyorduk.

7307 sayýlý ODTÜ yasasýnýn 1.3.1960'da tam olarak yürürlüðe girmesiyle Üniversite büyük atýlýmlar yaparak hýzla geliþmiþ ve altý-yedi yýl gibi kýsa bir sürede gerek yurt içinde, gerekse yurt dýþýnda kendini kanýtlamýþtýr. Ben bu yazýmda, altmýþlý yýllarýn baþýnda “gecekondu üniversitesi”

olarak nitelendirilip küçümsenen ODTÜ'nün, çok kýsa bir süre içinde nasýl olup da ülkemizin en saygýn üniversitelerinden biri konumuna geldiðini ve uluslararasý arenada sesini duyurduðunu açýklamaya çalýþacaðým. Daha sonra bu sistemin nasýl yýprandýðýný ve yýpratýldýðýný anlatacaðým.

orta doðu teknik üniversitesi

üniversite eðitiminde bir devrim

Kuzey yönünden Kampüs’ün bir görünüþü

(6)

odtü 50 yaþýnda

rapor, Dr. H. E. Stassen tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. ODTÜ yasa taslaðýnýn da Prof.

Woolrich'in yardýmý ile Dr. Stassen tarafýndan hazýrlandýðý göz önünde bulundurulduðunda, bu raporun yasadaki eðitim ve yönetim felsefesinin açýklanmasý açýsýndan ne denli önemli olduðu açýkça görülür.

Dr. Harold E. Stassen, Amerika Birleþik

Devletleri'nin eðitim ve politika hayatýnda önemli rol oynayan bir kiþidir. Dekanlýk, rektörlük ve

senatörlük yapmýþ, birkaç kez baþkan adayý olmuþtur.

Stassen raporunda, hangi fakülte ve bölümlerin kurulacaðý, akademik ünvanlar ve ünvanlar için aranacak koþullar belirtilmiþtir. Ayrýca diploma, mütevelli heyet ile iliþkiler, öðrenci kabulü ve yönetimle ilgili ayrýntýlý bilgiler de verilmiþtir.

Kanýmca, raporun en önemli bölümlerinden biri, öðretim üyelerinin kalitesi ile ilgili olanýdýr. Stassen, öðretim üyesi alýnýrken, kuruluþ yýllarýnda bile titiz davranýlmasý gerektiðini ve kaliteden taviz verilmemesi gerektiðini vurgulamýþtýr.

Yasanýn ve bu raporun yazýlmasýnda Dr. Stassen'e yardým eden Prof. Dr. Woolrich, kýsa süren

rektörlüðü sýrasýnda çok sayýda rapor yazarak ODTÜ için öngörülen yönetim ve akademik sistemi tanýmlamaya çalýþmýþtýr. Ayrýca ben ve diðer yardýmcýsý Sabahattin Fenmen ile tartýþarak sistemi ülkemiz koþullarýna uyacak biçimde þekillendirmiþtir. Kanýmca Woolrich ayrýldýðýnda (1960) ODTÜ Sistemi ana hatlarý ile oluþmuþ bulunuyordu.

Woolrich'ten sonra gelen Amerikalý Rektör Dr.

Burdell bu görevi ancak birkaç ay yürütebildi. 1960

askeri müdahalesinden sonra Prof. Turhan Feyzioðlu ilk Türk Rektör olarak atandý. Onun ve ondan sonraki Rektör Prof. Seha Meray'ýn döneminde, ODTÜ'nün ülkemiz hukuk sistemine uyum saðlamasý için önemli adýmlar atýldý. Ben, hem Feyzioðlu'nun hem de Meray'ýn rektörlükleri sýrasýnda rektör yardýmcýsý olarak görev yaptým.

Türk hukuk sistemine uyum elbette zorunluydu.

Ancak uygulamada zaman zaman ODTÜ sistemi ile uyuþmayan, gereksiz yönetmeliklerin de yapýldýðýný belirtmek gerekir. Prof. Feyzioðlu ve Prof. Meray'ýn uyum saðlama dýþýnda en büyük katkýlarý, derme çatma bir yabancý Üniversitesi olarak algýlanan ve kapatýlmasý gündemde olan ODTÜ'ye saygýnlýk kazandýrmak ve kapatýlma tartýþmalarýný sona erdirmek olmuþtur.

1961 sonbaharýnda rektör olarak atanan Sayýn Kemal Kurdaþ, artýk ciddiye alýnan, yönetim ve akademik sistemi oluþmuþ bir ODTÜ teslim almýþtýr. Kurdaþ, dönmeye baþlayan çarklarý hýzlandýrmýþ, Üniversitenin fiziksel yapýsýnýn oluþmasýnýn mimarý olmuþtur. Sayýn Kurdaþ'la ODTÜ büyük bir ivme ve dinamizm kazanmýþtýr.

Kurdaþ ayrýlýrken ODTÜ altýn çaðýný yaþýyordu.

Hem yurt içinde, hem de yurt dýþýnda büyük bir saygýnlýk kazanmýþtý.

ODTÜ'nün pek konuþulmayan baþka bir

özelliðinden de söz etmek gerekir. ODTÜ'den önce ve ODTÜ'den sonra kurulan tüm üniversiteler, kuruluþ yýllarýndaki öðretim kadrolarýný baþka üniversitelerden transfer ettikleri yetiþmiþ öðretim üyeleri ile oluþturmuþlar, açýkta kalan dersler için baþka bir üniversitenin öðretim üyelerinden kýsmi zamanlý (part-time) olarak yararlanmýþlardýr. Çoðu kez bu öðretim üyeleri baþka bir kentten uçakla gelmiþ ve dersini verip dönmüþtür.

ODTÜ kuruluþ yýllarýnda bunu yapmamýþtýr (Fen Edebiyat Fakültesi dýþýnda). Tüm baský ve ýsrarlara karþýn baþka üniversitelerden yetiþmiþ elemanlar transfer edilmemiþ ve ODTÜ, “uçan profesörler”e kapýsýný açmamýþtýr. Kanýmca bu, ODTÜ'nün kendine özgü sisteminin yaþayýp geliþmesini saðlayan önemli bir faktör olmuþtur. Eðer ODTÜ, baþka sistemde yetiþmiþ, onun bir parçasý olmuþ öðretim üyeleri ile bu iþe baþlasaydý, ODTÜ sistemi diye bir sistem yok olup giderdi.

ODTÜ, ithal öðretim üyesi yerine, henüz doçentlik ünvanýna bile sahip olmayan gençlere güvenmiþ, bunlara tam yetki ve sorumluluk vermiþtir. Kanýmca ODTÜ'nün hýzla geliþmesinin ve yükselmesinin arkasýndaki itici güç, bu genç ve dinamik kadro olmuþtur.

ODTÜ sisteminin üniversite içinde benimsenip geliþtirilmesinde, benzer bir sistemden gelen, mütevelli heyette, öðretim kadrolarýnda ve yönetimde yer alan Robert Kolejliler'in büyük katkýsý olmuþtur.

ODTÜ'NÜN BAÞARISININ NEDENLERÝ Kanýmca ODTÜ, Türk Üniversite eðitiminde bir devrim olmuþtur. Eðitimin barakalarda, Doçent ve Profesör olmayan gençlerce yapýlýyor olmasý nedeniyle küçümsenen ODTÜ, yedi sekiz yýl içinde ülkenin en saygýn üniversitelerinden biri konumuna gelmiþtir. Baþlangýçta ODTÜ'yü küçümseyenlerin büyük bir çoðunluðu, kýsa bir süre sonra onu kýskanmaya baþlamýþlardýr. ODTÜ'nün bu müthiþ yükseliþini çekemeyen çevreler, ODTÜ'yü

kapatmak veya en azýndan onu yýpratmak için türlü planlar yapmýþlardýr. Bunlara daha sonraki bir bölümde deðineceðim.

ODTÜ'nün ilk yýllarýndaki büyük baþarýsýnýn nedenlerini þöyle sýralayabiliriz:

1- Ayrýntýlara girmeyen kýsa yasanýn getirdiði dinamizm, esneklik ve uyum,

2- Gençlere, öðretim üyesi ve akademik yönetici olarak tam yetki ve sorumluluk verilmesi,

3- Yasada saðlanan mali kolaylýklar, 4- Merkezi yönetim, kürsü sisteminin

benimsenmemesi,

5- Öðretimin Ýngilizce olmasý,

6- Kurullarýn danýþma niteliðinde olmasý yetki ve sorumluluðun akademik yöneticilerde toplanmasý nedeni ile hýzlý karar alýnýp uygulanabilmesi,

7- Kadrolarýn esnek olmasý,

8- Öðretim üyesi-öðrenci diyaloðuna önem verilmesi,

9- Eðitim programýnda çok sayýda ders yerine

az sayýda ders verilmesi ve bu derslerde ayrýntýlara girilmeyip ilkeler üzerinde durulmasý,

10- Öðrenciye bilgi aktarýmýnýn yaný sýra, onlarý düþünmeye irdelemeye, araþtýrmaya ve tartýþmaya yönlendirmeyi amaçlayan eðitim sistemi.

Kuruluþ yýllarýnda ODTÜ'nün en büyük þansý, Mütevelli Heyet üyelerinden Sayýn Vecdi Diker'in sýnýr tanýmaz hayal gücü, enerjisi ve idealizmi olmuþtur. Bu hayallerin gerçekleþmesinde diðer bir üyenin, Sayýn Ahmet Tokuþ'un, iktidar partisinden aðýrlýðý ve mücadeleci kiþiliði çok etkili olmuþtur. Vecdi Diker'in hayal gücü ve idealizmi genç

öðretim kadrosunda da vardý. Bu kadro, ODTÜ'nün henüz birkaç barakadan oluþtuðu dönemde bile ülkede ve ülke dýþýnda büyük saygýnlýðý olan bir üniversitenin hayalini kurabiliyorlardý. Buna

inanmýþlardý. Kurduklarý hayali gerçekleþtirmek için büyük bir gayretle gece gündüz çalýþýyorlardý. Bence ODTÜ'nün baþarýsýnda gençlerin bu iþe gönül vermeleri ve inançlarý en büyük rolü

oynamýþtýr. Bu idealist gençlerin birbirlerine sonsuz güvenleri vardý ve o dönemde ülkemizde olmayan takým çalýþmasýný çok etkili olarak

gerçekleþtirebiliyorlardý.

ODTÜ SÝSTEMÝNÝN EROZYONU

ODTÜ bugün kuruluþ yýllarýnýn ODTÜ'sü deðildir. Bunun böyle olmasý da son derece doðaldýr. Bir kurum, çaðýmýzdaki hýzlý geliþmelere paralel olarak geliþip, kendini yenileyebilmelidir. Benim burada sözünü edeceðim geliþim, bu olumlu deðiþim olmayacaktýr. Bu bölümde, ODTÜ sistemini olumsuz biçimde etkileyen yasa deðiþiklikleri ve içerden ve dýþardan yapýlan giriþimler

özetlenecektir.

ODTÜ sitemine vurulan ilk darbe, 7307 sayýlý yasanýn tümünün yürürlüðe girmesinden beþ ay sonra yapýlmýþtýr. 1960 ihtilalini gerçekleþtiren Milli Birlik Komitesi, 10.8.1960 tarih ve 43 sayýlý yasa ile mevcut Mütevelli Heyeti daðýtmýþ, ancak bunu yaparken 7307 sayýlý yasanýn 3. maddesinde küçük bir deðiþiklik yapmýþtýr. Bu küçük (!) deðiþiklik daha sonraki yýllarda ODTÜ'ye yapýlan siyasi müdahalelerin 7307 sayýlý yasanýn 3. maddesinde Mütevelli Heyeti'nin 1/3 sayýda üyesinin belirli sürelerde yenilenmesi öngörülüyordu. 43 sayýlý yasada yapýlan deðiþiklikle üç yýlda bir heyetin tümünün yenileneceði hükmü getirilmiþtir. Böylece

yenilenme zamaný geldiðinde, o günkü iktidar, bir ay bile iktidarda kalýyor olsa, Mütevelli Heyeti'nin tümünü atayabilecek duruma gelmiþtir. Bu

odtü 50 yaþýnda

Ýdari Ýlimler Fakültesinden Kampüs’e bakýþ Genel görünüþ

(7)

odtü 50 yaþýnda

rapor, Dr. H. E. Stassen tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. ODTÜ yasa taslaðýnýn da Prof.

Woolrich'in yardýmý ile Dr. Stassen tarafýndan hazýrlandýðý göz önünde bulundurulduðunda, bu raporun yasadaki eðitim ve yönetim felsefesinin açýklanmasý açýsýndan ne denli önemli olduðu açýkça görülür.

Dr. Harold E. Stassen, Amerika Birleþik

Devletleri'nin eðitim ve politika hayatýnda önemli rol oynayan bir kiþidir. Dekanlýk, rektörlük ve

senatörlük yapmýþ, birkaç kez baþkan adayý olmuþtur.

Stassen raporunda, hangi fakülte ve bölümlerin kurulacaðý, akademik ünvanlar ve ünvanlar için aranacak koþullar belirtilmiþtir. Ayrýca diploma, mütevelli heyet ile iliþkiler, öðrenci kabulü ve yönetimle ilgili ayrýntýlý bilgiler de verilmiþtir.

Kanýmca, raporun en önemli bölümlerinden biri, öðretim üyelerinin kalitesi ile ilgili olanýdýr. Stassen, öðretim üyesi alýnýrken, kuruluþ yýllarýnda bile titiz davranýlmasý gerektiðini ve kaliteden taviz verilmemesi gerektiðini vurgulamýþtýr.

Yasanýn ve bu raporun yazýlmasýnda Dr. Stassen'e yardým eden Prof. Dr. Woolrich, kýsa süren

rektörlüðü sýrasýnda çok sayýda rapor yazarak ODTÜ için öngörülen yönetim ve akademik sistemi tanýmlamaya çalýþmýþtýr. Ayrýca ben ve diðer yardýmcýsý Sabahattin Fenmen ile tartýþarak sistemi ülkemiz koþullarýna uyacak biçimde þekillendirmiþtir. Kanýmca Woolrich ayrýldýðýnda (1960) ODTÜ Sistemi ana hatlarý ile oluþmuþ bulunuyordu.

Woolrich'ten sonra gelen Amerikalý Rektör Dr.

Burdell bu görevi ancak birkaç ay yürütebildi. 1960

askeri müdahalesinden sonra Prof. Turhan Feyzioðlu ilk Türk Rektör olarak atandý. Onun ve ondan sonraki Rektör Prof. Seha Meray'ýn döneminde, ODTÜ'nün ülkemiz hukuk sistemine uyum saðlamasý için önemli adýmlar atýldý. Ben, hem Feyzioðlu'nun hem de Meray'ýn rektörlükleri sýrasýnda rektör yardýmcýsý olarak görev yaptým.

Türk hukuk sistemine uyum elbette zorunluydu.

Ancak uygulamada zaman zaman ODTÜ sistemi ile uyuþmayan, gereksiz yönetmeliklerin de yapýldýðýný belirtmek gerekir. Prof. Feyzioðlu ve Prof. Meray'ýn uyum saðlama dýþýnda en büyük katkýlarý, derme çatma bir yabancý Üniversitesi olarak algýlanan ve kapatýlmasý gündemde olan ODTÜ'ye saygýnlýk kazandýrmak ve kapatýlma tartýþmalarýný sona erdirmek olmuþtur.

1961 sonbaharýnda rektör olarak atanan Sayýn Kemal Kurdaþ, artýk ciddiye alýnan, yönetim ve akademik sistemi oluþmuþ bir ODTÜ teslim almýþtýr. Kurdaþ, dönmeye baþlayan çarklarý hýzlandýrmýþ, Üniversitenin fiziksel yapýsýnýn oluþmasýnýn mimarý olmuþtur. Sayýn Kurdaþ'la ODTÜ büyük bir ivme ve dinamizm kazanmýþtýr.

Kurdaþ ayrýlýrken ODTÜ altýn çaðýný yaþýyordu.

Hem yurt içinde, hem de yurt dýþýnda büyük bir saygýnlýk kazanmýþtý.

ODTÜ'nün pek konuþulmayan baþka bir

özelliðinden de söz etmek gerekir. ODTÜ'den önce ve ODTÜ'den sonra kurulan tüm üniversiteler, kuruluþ yýllarýndaki öðretim kadrolarýný baþka üniversitelerden transfer ettikleri yetiþmiþ öðretim üyeleri ile oluþturmuþlar, açýkta kalan dersler için baþka bir üniversitenin öðretim üyelerinden kýsmi zamanlý (part-time) olarak yararlanmýþlardýr. Çoðu kez bu öðretim üyeleri baþka bir kentten uçakla gelmiþ ve dersini verip dönmüþtür.

ODTÜ kuruluþ yýllarýnda bunu yapmamýþtýr (Fen Edebiyat Fakültesi dýþýnda). Tüm baský ve ýsrarlara karþýn baþka üniversitelerden yetiþmiþ elemanlar transfer edilmemiþ ve ODTÜ, “uçan profesörler”e kapýsýný açmamýþtýr. Kanýmca bu, ODTÜ'nün kendine özgü sisteminin yaþayýp geliþmesini saðlayan önemli bir faktör olmuþtur. Eðer ODTÜ, baþka sistemde yetiþmiþ, onun bir parçasý olmuþ öðretim üyeleri ile bu iþe baþlasaydý, ODTÜ sistemi diye bir sistem yok olup giderdi.

ODTÜ, ithal öðretim üyesi yerine, henüz doçentlik ünvanýna bile sahip olmayan gençlere güvenmiþ, bunlara tam yetki ve sorumluluk vermiþtir. Kanýmca ODTÜ'nün hýzla geliþmesinin ve yükselmesinin arkasýndaki itici güç, bu genç ve dinamik kadro olmuþtur.

ODTÜ sisteminin üniversite içinde benimsenip geliþtirilmesinde, benzer bir sistemden gelen, mütevelli heyette, öðretim kadrolarýnda ve yönetimde yer alan Robert Kolejliler'in büyük katkýsý olmuþtur.

ODTÜ'NÜN BAÞARISININ NEDENLERÝ Kanýmca ODTÜ, Türk Üniversite eðitiminde bir devrim olmuþtur. Eðitimin barakalarda, Doçent ve Profesör olmayan gençlerce yapýlýyor olmasý nedeniyle küçümsenen ODTÜ, yedi sekiz yýl içinde ülkenin en saygýn üniversitelerinden biri konumuna gelmiþtir. Baþlangýçta ODTÜ'yü küçümseyenlerin büyük bir çoðunluðu, kýsa bir süre sonra onu kýskanmaya baþlamýþlardýr. ODTÜ'nün bu müthiþ yükseliþini çekemeyen çevreler, ODTÜ'yü

kapatmak veya en azýndan onu yýpratmak için türlü planlar yapmýþlardýr. Bunlara daha sonraki bir bölümde deðineceðim.

ODTÜ'nün ilk yýllarýndaki büyük baþarýsýnýn nedenlerini þöyle sýralayabiliriz:

1- Ayrýntýlara girmeyen kýsa yasanýn getirdiði dinamizm, esneklik ve uyum,

2- Gençlere, öðretim üyesi ve akademik yönetici olarak tam yetki ve sorumluluk verilmesi,

3- Yasada saðlanan mali kolaylýklar, 4- Merkezi yönetim, kürsü sisteminin

benimsenmemesi,

5- Öðretimin Ýngilizce olmasý,

6- Kurullarýn danýþma niteliðinde olmasý yetki ve sorumluluðun akademik yöneticilerde toplanmasý nedeni ile hýzlý karar alýnýp uygulanabilmesi,

7- Kadrolarýn esnek olmasý,

8- Öðretim üyesi-öðrenci diyaloðuna önem verilmesi,

9- Eðitim programýnda çok sayýda ders yerine

az sayýda ders verilmesi ve bu derslerde ayrýntýlara girilmeyip ilkeler üzerinde durulmasý,

10- Öðrenciye bilgi aktarýmýnýn yaný sýra, onlarý düþünmeye irdelemeye, araþtýrmaya ve tartýþmaya yönlendirmeyi amaçlayan eðitim sistemi.

Kuruluþ yýllarýnda ODTÜ'nün en büyük þansý, Mütevelli Heyet üyelerinden Sayýn Vecdi Diker'in sýnýr tanýmaz hayal gücü, enerjisi ve idealizmi olmuþtur. Bu hayallerin gerçekleþmesinde diðer bir üyenin, Sayýn Ahmet Tokuþ'un, iktidar partisinden aðýrlýðý ve mücadeleci kiþiliði çok etkili olmuþtur.

Vecdi Diker'in hayal gücü ve idealizmi genç

öðretim kadrosunda da vardý. Bu kadro, ODTÜ'nün henüz birkaç barakadan oluþtuðu dönemde bile ülkede ve ülke dýþýnda büyük saygýnlýðý olan bir üniversitenin hayalini kurabiliyorlardý. Buna

inanmýþlardý. Kurduklarý hayali gerçekleþtirmek için büyük bir gayretle gece gündüz çalýþýyorlardý.

Bence ODTÜ'nün baþarýsýnda gençlerin bu iþe gönül vermeleri ve inançlarý en büyük rolü

oynamýþtýr. Bu idealist gençlerin birbirlerine sonsuz güvenleri vardý ve o dönemde ülkemizde olmayan takým çalýþmasýný çok etkili olarak

gerçekleþtirebiliyorlardý.

ODTÜ SÝSTEMÝNÝN EROZYONU

ODTÜ bugün kuruluþ yýllarýnýn ODTÜ'sü deðildir.

Bunun böyle olmasý da son derece doðaldýr. Bir kurum, çaðýmýzdaki hýzlý geliþmelere paralel olarak geliþip, kendini yenileyebilmelidir. Benim burada sözünü edeceðim geliþim, bu olumlu deðiþim olmayacaktýr. Bu bölümde, ODTÜ sistemini olumsuz biçimde etkileyen yasa deðiþiklikleri ve içerden ve dýþardan yapýlan giriþimler

özetlenecektir.

ODTÜ sitemine vurulan ilk darbe, 7307 sayýlý yasanýn tümünün yürürlüðe girmesinden beþ ay sonra yapýlmýþtýr. 1960 ihtilalini gerçekleþtiren Milli Birlik Komitesi, 10.8.1960 tarih ve 43 sayýlý yasa ile mevcut Mütevelli Heyeti daðýtmýþ, ancak bunu yaparken 7307 sayýlý yasanýn 3. maddesinde küçük bir deðiþiklik yapmýþtýr. Bu küçük (!) deðiþiklik daha sonraki yýllarda ODTÜ'ye yapýlan siyasi müdahalelerin 7307 sayýlý yasanýn 3.

maddesinde Mütevelli Heyeti'nin 1/3 sayýda üyesinin belirli sürelerde yenilenmesi öngörülüyordu. 43 sayýlý yasada yapýlan deðiþiklikle üç yýlda bir heyetin tümünün yenileneceði hükmü getirilmiþtir. Böylece

yenilenme zamaný geldiðinde, o günkü iktidar, bir ay bile iktidarda kalýyor olsa, Mütevelli Heyeti'nin tümünü atayabilecek duruma gelmiþtir. Bu

odtü 50 yaþýnda

Ýdari Ýlimler Fakültesinden Kampüs’e bakýþ Genel görünüþ

(8)

odtü 50 yaþýnda

deðiþiklik nedeni ile ileriki yýllarda Milli Cephe hükümetleri, Mütevelli Heyet aracýlýðý ile siyasi müdahaleler yapmaya kalkýþmýþ, üniversitenin buna direnmesiyle büyük krizler yaþanmýþtýr.

1961 yasasýnda yer alan bir maddede tüm

üniversitelerin ayný yasaya tabi olacaðý hükmü yer alýyordu. Bu madde aynen kabul edilseydi, 7307 sayýlý yasa yürürlükten kalkacak ve bu da ODTÜ'nün sonu olacaktý. Bu aþamada, gerek iktidarda bulunan Milli Birlik Komitesi, gerekse iktidar adayý Cumhuriyet Halk Partisi çevrelerinde büyük saygýnlýðý olan ve sözü dinlenen Prof.

Turhan Feyzioðlu devreye girmiþ ve sözü edilen maddeye bir cümle ekleterek 7307 sayýlý yasanýn yürürlülükte kalmasýný saðlamýþtýr. Feyzioðlu'nun bu katkýsýný ODTÜ'lülerin minnetle anmalarý gerekir.

ODTÜ'nün sorunsuz kapatýlmasý için rektör atanan Prof. Feyzioðlu ODTÜ'yü tanýyýp, oradaki

potansiyel ve heyecaný gördükten sonra her fýrsatta, her platformda ODTÜ'yü savunmuþtur.

Kanýmca ODTÜ sistemine indirilen ikinci darbe, 1971 askeri müdahalesinden sonra gerçekleþmiþtir.

Yeni hazýrlanan Üniversiteler Yasasý'na konan bir maddede ODTÜ'deki profesörlüðün de “üniversite doçentliði” ile eþdeðer olduðu belirtilmiþtir. Diðer

üniversitelerde Yardýmcý Profesör olmadýðýndan, yasada bu unvan kademesi yer almamýþtýr.

Böylece ODTÜ'nün geliþmesinde en önemli rolü oynamýþ olan Yardýmcý Profesörler, açýkça söylemese de, diðer üniversitelerdeki asistanlar düzeyine indirilmiþ oluyordu. Üniversiteler

Yasasý'nýn yürürlüðe girmesinden sonra ODTÜ'de Yardýmcý Profesörler yavaþ yavaþ eski etkinliklerini yitirmeye baþlamýþlardýr.

Üniversiteler yasasýna eþdeðerlik maddesinin eklenmesi, ne yazýk ki bir dýþ müdahale ile deðil, ODTÜ profesörlerinin ýsrarlý istemleri ile

gerçekleþmiþtir.

Kanýmca ayný yýllarda yine ODTÜ profesörlerinin gayreti ile oluþan bir baþka deðiþim ile ODTÜ sistemi çok büyük bir yara almýþtýr: ODTÜ'de en üst kurul olan “Akademik Konsey” son derece

demokrat bir yapýya sahipti. Konsey, rektör, dört fakültenin dekaný ve her fakülteden seçimle gelen ikiþer üyeden oluþuyordu. Seçilen üyeler için unvan koþulu yoktu.

ODTÜ Profesörlerinden bazýlarý, 7307 sayýlý yasada yer almasýna raðmen bir tercüme hatasýndan kaynaklanan anti-demokratik yapýsý nedeni ile uygulamaya konmayan “Üniversite Konseyi” nin yasal zorunluluk olduðunu ileri sürerek

odtü 50 yaþýnda

bastýrdýlar. Böylece 1972 yýlýnda “Akademik Konsey” kaldýrýldý, yerine “Üniversite Konsey”i kuruldu. Yasaya göre Üniversite Konseyi, tüm profesörlerden ve diðer unvandaki öðretim üyelerinin temsilcilerinden oluþuyordu. Bu konseyin kurulmasýyla ODTÜ'de Yardýmcý Profesörlerin aðýrlýklarý yok edilmiþ oldu. Bu deðiþimin, hemen olmasa da beþ altý yýl içinde olumsuz etkileri hissedilmeye baþlandý.

Sayýn Kemal Kurdaþ, rektörlük döneminde 7307 sayýlý yasanýn getirdiði avantajlardan olabildiðince yararlanmýþtýr. Yerleþkenin planlanmasýnda, binalarýn ihale ve yapýmlarýnda, laboratuvarlarýn kurulmasýnda, eðitim için gerekli harcama ve satýn almalarda yasanýn tanýdýðý mali kolaylýklardan tereddüt etmeden, cesaretle yararlanmýþtýr. Bu nedenle binalarýn yapýmý, aðaçlandýrma ve laboratuvarlarýn geliþmesi, inanýlmaz bir hýzla gerçekleþtirilmiþtir.

Daha sonraki yýllarda birçok rektör ayný cesareti gösterememiþ ve 7307 sayýlý yasanýn tanýdýðý mali kolaylýklarýn çoðu, yönetmeliklere konan

maddelerle yok edilmiþtir. Baþka bir deyiþle, üniversite kendi ellerini kelepçelemiþtir!

ODTÜ Yasasýndaki ikinci deðiþiklik, 1976 yýlýnda gerçekleþti. ODTÜ'deki bazý öðretim üyelerinin giriþimi sonucu Danýþtay, ODTÜ'nün özel hukuk hükümlerini tâbi olmasýný ve Mütevelli Heyet'e verilen yetkileri, Anayasa'ya aykýrý bularak Anayasa Mahkemesi'ne baþvurdu. Anayasa Mahkemesi de bunlarla ilgili maddeleri 25.05.1976 tarihinde iptal etti. Bu kararla ODTÜ sistemi fiilen tarihe karýþmýþ oluyordu, çünkü 7307 sayýlý yasanýn temeli, Mütevelli Heyet'e verilen yetkilere dayanýyordu.

1980 askeri müdahalesinden sonra hazýrlanan Üniversiteler Yasasý (YÖK) ile 7307 sayýlý ODTÜ Yasasý yürürlükten kaldýrýlmýþ ve ODTÜ'de diðer üniversiteler gibi ayrýntýlý, uzun ve katý hükümler içeren bir yasaya tabi olmuþtur.

Yukarýda yazýlanlardan kolayca anlaþýlacaðý gibi ODTÜ sisteminin yýpranmasý ve aþýnmasý, yalnýz dýþ müdahalelerle deðil, içerden yapýlan giriþimlerle de gerçekleþmiþtir.

Tüm bunlarýn dýþýnda artýk ODTÜ genç bir üniversite deðildir.Yaþlanma ve ilk yýllarda öngördüðü hedeflere eriþmiþ olmanýn rehavetiyle artýk eski dinamizmine sahip deðildir. ODTÜ YÖK'e tabi olduktan sonra bürokrasi artmýþ, iletiþim azalmýþ, yöneticiler ODTÜ'nün önemli

özelliklerinden biri olan danýþma geleneðinden uzaklaþmýþ, akademik unvan ve makam büyük önem kazanmýþtýr.

SON SÖZ

Yapýlan tüm müdahalelere, yaþanan tüm olumsuz geliþmelere ve edinilen kötü alýþkanlýklara raðmen bugün ODTÜ hala ülke içinde ve dýþýnda büyük saygýnlýðý olan bir eðitim kurumudur. Kuruluþta oluþturulan saðlam temel, kurumun tüm olumsuzluklara karþýn ayakta kalmasýný saðlamýþtýr.

ODTÜ ülkemize tamamen deðiþik bir üniversite sistemi getirmiþ ve getirdiði birçok yenilik diðer üniversiteler tarafýndan da benimsenmiþtir. YÖK ile getirilen birçok yenilik (Y.Doçentlik, lisans - yüksek lisans eðitimi vb.) ODTÜ sisteminden alýnmýþtýr. Bugün ODTÜ Yüksek Öðretim Kanunu'na tabi olduðundan, ODTÜ sistemini aynen uygulamak elbette olasý deðildir. Ayrýca ODTÜ diðer üniversiteleri etkilerken, kendi de diðer

üniversitelerden etkilenmiþtir. Bu nedenle yasal zorunluluk olmamasýna raðmen ODTÜ sisteminin bazý ilkelerinden bilinçli veya bilinçsiz olarak uzaklaþýlmýþtýr.

Zaman içinde akademik unvan, ODTÜ'de de aðýrlýk kazanmýþtýr. Akademik yöneticilik bir makam olmuþ ve getirilen bazý ayrýcalýklarla çekicilik kazanmýþtýr. Geçmiþ yýllarda ODTÜ'nün önemli bir özelliði olan danýþma, belirli bir çevre ile kýsýtlý kalmýþ, bunun sonucu olarak eleþtiri en alt düzeye inmiþtir. Akademik yöneticilerin atanmasýnda uygulanan seçim sistemi nedeni ile adaylarýn yapmasý gereken giriþimler, bu görevi çok iyi yapabilecek öðretim üyelerinden birçoðunu yöneticilikten uzak tutmuþtur.

Burada akademik yöneticilik ile ilgili yapýlan saptama ve eleþtiriler elbette tüm akademik yöneticiler için geçerli deðildir. Burada amaç, genel bir durum saptamasýdýr.

ODTÜ, fazla geç kalmadan objektif olarak bir durum deðerlendirmesi yapmalýdýr. ODTÜ sistemi yeniden gözden geçirilmeli, yasa kýsýtlamalarý ve çaðýn deðiþen koþullarý dikkate alýnarak sistem tanýmlanmalý ve cesaretle uygulanmaya geçilmelidir. Baþta akademik yöneticiler olmak üzere, tüm öðretim üyeleri yeni bir heyecanla büyük atýlýmlarýn planlarýný yapmalýdýr. Geçmiþ yýllarda olduðu gibi bugün de ODTÜ ülkemizde birçok yenilik ve deðiþimin lokomotifi olmalýdýr. ODTÜ'ye yakýþan budur.

Prof. Dr. Uður ERSOY Fotoðraflar, Altuð-Behruz Çinici’nin Mimarlýk Çalýþmalarý (1961-70) kitabýndan alýnmýþtýr. Kafeteryanýn güney yönündeki giriþi

(9)

odtü 50 yaþýnda

deðiþiklik nedeni ile ileriki yýllarda Milli Cephe hükümetleri, Mütevelli Heyet aracýlýðý ile siyasi müdahaleler yapmaya kalkýþmýþ, üniversitenin buna direnmesiyle büyük krizler yaþanmýþtýr.

1961 yasasýnda yer alan bir maddede tüm

üniversitelerin ayný yasaya tabi olacaðý hükmü yer alýyordu. Bu madde aynen kabul edilseydi, 7307 sayýlý yasa yürürlükten kalkacak ve bu da ODTÜ'nün sonu olacaktý. Bu aþamada, gerek iktidarda bulunan Milli Birlik Komitesi, gerekse iktidar adayý Cumhuriyet Halk Partisi çevrelerinde büyük saygýnlýðý olan ve sözü dinlenen Prof.

Turhan Feyzioðlu devreye girmiþ ve sözü edilen maddeye bir cümle ekleterek 7307 sayýlý yasanýn yürürlülükte kalmasýný saðlamýþtýr. Feyzioðlu'nun bu katkýsýný ODTÜ'lülerin minnetle anmalarý gerekir.

ODTÜ'nün sorunsuz kapatýlmasý için rektör atanan Prof. Feyzioðlu ODTÜ'yü tanýyýp, oradaki

potansiyel ve heyecaný gördükten sonra her fýrsatta, her platformda ODTÜ'yü savunmuþtur.

Kanýmca ODTÜ sistemine indirilen ikinci darbe, 1971 askeri müdahalesinden sonra gerçekleþmiþtir.

Yeni hazýrlanan Üniversiteler Yasasý'na konan bir maddede ODTÜ'deki profesörlüðün de “üniversite doçentliði” ile eþdeðer olduðu belirtilmiþtir. Diðer

üniversitelerde Yardýmcý Profesör olmadýðýndan, yasada bu unvan kademesi yer almamýþtýr.

Böylece ODTÜ'nün geliþmesinde en önemli rolü oynamýþ olan Yardýmcý Profesörler, açýkça söylemese de, diðer üniversitelerdeki asistanlar düzeyine indirilmiþ oluyordu. Üniversiteler

Yasasý'nýn yürürlüðe girmesinden sonra ODTÜ'de Yardýmcý Profesörler yavaþ yavaþ eski etkinliklerini yitirmeye baþlamýþlardýr.

Üniversiteler yasasýna eþdeðerlik maddesinin eklenmesi, ne yazýk ki bir dýþ müdahale ile deðil, ODTÜ profesörlerinin ýsrarlý istemleri ile

gerçekleþmiþtir.

Kanýmca ayný yýllarda yine ODTÜ profesörlerinin gayreti ile oluþan bir baþka deðiþim ile ODTÜ sistemi çok büyük bir yara almýþtýr: ODTÜ'de en üst kurul olan “Akademik Konsey” son derece

demokrat bir yapýya sahipti. Konsey, rektör, dört fakültenin dekaný ve her fakülteden seçimle gelen ikiþer üyeden oluþuyordu. Seçilen üyeler için unvan koþulu yoktu.

ODTÜ Profesörlerinden bazýlarý, 7307 sayýlý yasada yer almasýna raðmen bir tercüme hatasýndan kaynaklanan anti-demokratik yapýsý nedeni ile uygulamaya konmayan “Üniversite Konseyi” nin yasal zorunluluk olduðunu ileri sürerek

odtü 50 yaþýnda

bastýrdýlar. Böylece 1972 yýlýnda “Akademik Konsey” kaldýrýldý, yerine “Üniversite Konsey”i kuruldu. Yasaya göre Üniversite Konseyi, tüm profesörlerden ve diðer unvandaki öðretim üyelerinin temsilcilerinden oluþuyordu. Bu konseyin kurulmasýyla ODTÜ'de Yardýmcý Profesörlerin aðýrlýklarý yok edilmiþ oldu. Bu deðiþimin, hemen olmasa da beþ altý yýl içinde olumsuz etkileri hissedilmeye baþlandý.

Sayýn Kemal Kurdaþ, rektörlük döneminde 7307 sayýlý yasanýn getirdiði avantajlardan olabildiðince yararlanmýþtýr. Yerleþkenin planlanmasýnda, binalarýn ihale ve yapýmlarýnda, laboratuvarlarýn kurulmasýnda, eðitim için gerekli harcama ve satýn almalarda yasanýn tanýdýðý mali kolaylýklardan tereddüt etmeden, cesaretle yararlanmýþtýr. Bu nedenle binalarýn yapýmý, aðaçlandýrma ve laboratuvarlarýn geliþmesi, inanýlmaz bir hýzla gerçekleþtirilmiþtir.

Daha sonraki yýllarda birçok rektör ayný cesareti gösterememiþ ve 7307 sayýlý yasanýn tanýdýðý mali kolaylýklarýn çoðu, yönetmeliklere konan

maddelerle yok edilmiþtir. Baþka bir deyiþle, üniversite kendi ellerini kelepçelemiþtir!

ODTÜ Yasasýndaki ikinci deðiþiklik, 1976 yýlýnda gerçekleþti. ODTÜ'deki bazý öðretim üyelerinin giriþimi sonucu Danýþtay, ODTÜ'nün özel hukuk hükümlerini tâbi olmasýný ve Mütevelli Heyet'e verilen yetkileri, Anayasa'ya aykýrý bularak Anayasa Mahkemesi'ne baþvurdu. Anayasa Mahkemesi de bunlarla ilgili maddeleri 25.05.1976 tarihinde iptal etti. Bu kararla ODTÜ sistemi fiilen tarihe karýþmýþ oluyordu, çünkü 7307 sayýlý yasanýn temeli, Mütevelli Heyet'e verilen yetkilere dayanýyordu.

1980 askeri müdahalesinden sonra hazýrlanan Üniversiteler Yasasý (YÖK) ile 7307 sayýlý ODTÜ Yasasý yürürlükten kaldýrýlmýþ ve ODTÜ'de diðer üniversiteler gibi ayrýntýlý, uzun ve katý hükümler içeren bir yasaya tabi olmuþtur.

Yukarýda yazýlanlardan kolayca anlaþýlacaðý gibi ODTÜ sisteminin yýpranmasý ve aþýnmasý, yalnýz dýþ müdahalelerle deðil, içerden yapýlan giriþimlerle de gerçekleþmiþtir.

Tüm bunlarýn dýþýnda artýk ODTÜ genç bir üniversite deðildir.Yaþlanma ve ilk yýllarda öngördüðü hedeflere eriþmiþ olmanýn rehavetiyle artýk eski dinamizmine sahip deðildir. ODTÜ YÖK'e tabi olduktan sonra bürokrasi artmýþ, iletiþim azalmýþ, yöneticiler ODTÜ'nün önemli

özelliklerinden biri olan danýþma geleneðinden uzaklaþmýþ, akademik unvan ve makam büyük önem kazanmýþtýr.

SON SÖZ

Yapýlan tüm müdahalelere, yaþanan tüm olumsuz geliþmelere ve edinilen kötü alýþkanlýklara raðmen bugün ODTÜ hala ülke içinde ve dýþýnda büyük saygýnlýðý olan bir eðitim kurumudur. Kuruluþta oluþturulan saðlam temel, kurumun tüm olumsuzluklara karþýn ayakta kalmasýný saðlamýþtýr.

ODTÜ ülkemize tamamen deðiþik bir üniversite sistemi getirmiþ ve getirdiði birçok yenilik diðer üniversiteler tarafýndan da benimsenmiþtir. YÖK ile getirilen birçok yenilik (Y.Doçentlik, lisans - yüksek lisans eðitimi vb.) ODTÜ sisteminden alýnmýþtýr.

Bugün ODTÜ Yüksek Öðretim Kanunu'na tabi olduðundan, ODTÜ sistemini aynen uygulamak elbette olasý deðildir. Ayrýca ODTÜ diðer üniversiteleri etkilerken, kendi de diðer

üniversitelerden etkilenmiþtir. Bu nedenle yasal zorunluluk olmamasýna raðmen ODTÜ sisteminin bazý ilkelerinden bilinçli veya bilinçsiz olarak uzaklaþýlmýþtýr.

Zaman içinde akademik unvan, ODTÜ'de de aðýrlýk kazanmýþtýr. Akademik yöneticilik bir makam olmuþ ve getirilen bazý ayrýcalýklarla çekicilik kazanmýþtýr.

Geçmiþ yýllarda ODTÜ'nün önemli bir özelliði olan danýþma, belirli bir çevre ile kýsýtlý kalmýþ, bunun sonucu olarak eleþtiri en alt düzeye inmiþtir.

Akademik yöneticilerin atanmasýnda uygulanan seçim sistemi nedeni ile adaylarýn yapmasý gereken giriþimler, bu görevi çok iyi yapabilecek öðretim üyelerinden birçoðunu yöneticilikten uzak tutmuþtur.

Burada akademik yöneticilik ile ilgili yapýlan saptama ve eleþtiriler elbette tüm akademik yöneticiler için geçerli deðildir. Burada amaç, genel bir durum saptamasýdýr.

ODTÜ, fazla geç kalmadan objektif olarak bir durum deðerlendirmesi yapmalýdýr. ODTÜ sistemi yeniden gözden geçirilmeli, yasa kýsýtlamalarý ve çaðýn deðiþen koþullarý dikkate alýnarak sistem tanýmlanmalý ve cesaretle uygulanmaya geçilmelidir. Baþta akademik yöneticiler olmak üzere, tüm öðretim üyeleri yeni bir heyecanla büyük atýlýmlarýn planlarýný yapmalýdýr. Geçmiþ yýllarda olduðu gibi bugün de ODTÜ ülkemizde birçok yenilik ve deðiþimin lokomotifi olmalýdýr.

ODTÜ'ye yakýþan budur.

Prof. Dr. Uður ERSOY Fotoðraflar, Altuð-Behruz Çinici’nin Mimarlýk Çalýþmalarý (1961-70) kitabýndan alýnmýþtýr.

Kafeteryanýn güney yönündeki giriþi

(10)

odtü 50 yaþýnda

Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi'nin Ýdari Ýlimler olarak kuruluþ yýlý 1957. Orta Doðu Teknik Üniversitesi'nin kuruluþundan hemen sonraki yýl.

Fakültemiz o zamanlar, Ýþ Ýdaresi, Amme Ýdaresi, Endüstri Ýdaresi Bölümlerinden oluþmaktaydý. Bu bölümlere daha sonra 1959 yýlýnda Ekonomi- Ýstatistik Bölümü eklendi. Sonraki yýllarda dinamik bir yapýlanma süreci içine giren Fakülteden Endüstri Ýdaresi Bölümü ayrýlýyor. Ekonomi ve Ýstatistik Bölümü kendi içinde Ekonomi ve Uygulamalý Ýstatistik olarak bir süre faaliyette bulunduktan sonra Uygulamalý Ýstatistik Bölümü kopuyor, Fen ve Edebiyat Fakültesi bünyesine taþýnýyor. Ekonomi Bölümünün ismi Ýktisat Bölümü olarak deðiþtiriliyor. Amme Ýdaresi ismi de önceleri Kamu Yönetimi daha sonra Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi oluyor, bir ara, 1980 ihtilalinin arkasýndan sakýncalý “siyaset” kelimesinden “arýndýrýlarak”

Kamu Yönetimi'ne geri dönülüyor ancak daha sonralarý yine Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nde karar kýlýnýyor. Bu bölümümüz 1980'li yýllarýn baþýnda kendi içinde bölünerek, Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü'nün ayrý bir bölüm yapýsý içinde oluþturulmasýna katkýda bulunuyor. Bu

deðiþikliklerden sonra bölüm isimleri istikrar

kazanarak bugünkü Ýþletme Bölümü, Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü, Ýktisat Bölümü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Fakültenin bölümleri olarak kalýyorlar. YÖK tarafýndan oluþturulan ve

“þablonlaþtýrýlan” diðer bölümler ise hep “fiktif”

olarak kalýyorlar ve Fakülte bünyesinde hiçbir zaman öðrenci alarak aktif hale gelmiyorlar.

1957'lerden bu yana binlerce öðrenci yetiþtirdi Fakültemiz. Mezunlarýmýz bir yandan kendi iþlerini kurarak, bir yandan kamu sektöründe görev alarak, bir yandan da ulusal ve uluslararasý özel

kuruluþlarda istihdam edilerek ülkenin

kalkýnmasýna ve geleceðine katkýda bulundular, bulunuyorlar. Bir zamanlar sadece bazý bilinen fakültelerin öðrencilerinin girebildiði ve görev alabildiði yerlerde artýk bizim mezunlarýmýz da var, hem de gitgide artan bir sayýda ve etkin üst düzey yöneticiler olarak. Avrupa perspektifi ve dýþarýya açýlma yöneliþi içinde geliþen iliþkiler çerçevesinde Fakültemiz bölümleri mezunlarýnýn daha aranýr olmasý bizleri memnun ediyor. Bizler, onlarýn çeþitli yer ve düzeydeki bu katkýlarýný ve baþarýlý

çalýþmalarýný büyük bir gurur ve zevkle izlemekteyiz.

Fakültemiz bugün itibariyle 84 öðretim üyesi ve görevlisi ile lisans ve lisansüstü düzeyde olmak üzere toplam 2300 öðrencisine eðitim-öðretim veriyor. Araþtýrma görevlisi kadrolarýnda son yýllarda ciddi sýnýrlamalara gidilmiþ olmasýna karþýn Üniversitemizin geliþtirilmesinde yönlendirici bir katkýda bulunduðu Öðretim Üyesi Yetiþtirme (ÖYP) programýndan bünyesine katýlan araþtýrma

görevlisi kadrolarýyla bu darboðazý geçici bir dönem için de olsa bir ölçüde aþabildi. Geliþmekte olan üniversitelerin öðretim üyesi ihtiyacýnýnn karþýlanmasýna önemli ölçüde katkýda bulunan, ayrýca yurt dýþýna gereksiz olarak akabilecek kaynaðýn da yurt içinde kalmasýna katký saðlayan bu giriþimde Fakültemiz bölümlerinin de önemli katkýlarý olmakta.

Mezunlarýyla her zaman iletiþim ve etkileþim içinde bulunmaya özen gösteren Fakültemiz ve bölümleri en az yýlda bir kez ODTÜ Günü nedeniyle

mezunlarýný Bölümlerinde ve Fakültede aðýrlamaya çalýþmakta. Bölümlerimiz ve

Fakültemiz bünyesinde düzenlenen etkinlikler ile geçmiþ yýllarý anmak, gelecek yýllara ait

deðerlendirme ve önerilerde bulunma böyle ortamlar ve iletiþimle canlý tutulmaya çalýþýlmakta.

Fakülte bünyesinde oluþturulan iletiþim aðý bu amaçla kullanýlmakta, zaman zaman

mezunlarýmýzla internet yolu ile haberleþebilmekte ve görüþ alýþveriþinde bulunulmakta.

Fakültemiz bölümlerinin uluslararasý bilinirliklerini daha da ileriye götürülebilmeleri çabalarýný önemsiyoruz, destekliyoruz. Bugün, bir süreden beri yurt dýþýnda saygýn üniversitelerle baþarýyla uygulamaya koyduðumuz çift diploma uygulamasý yanýnda öðrenci ve öðretim üyesi deðiþimi programlarýmýzý zenginleþtirmeye çalýþýyoruz.

Özellikle Avrupa ve Amerika Kanada kaynaklý üniversitelerin Fakültemiz bölümleriyle iþbirliði içine girmek için gösterdikleri çabanýn bilinirliðimizin ve saygýnlýðýmýzýn bir ölçüsü olarak alýyoruz ve gururlanýyoruz. Erasmus programý çerçevesinde gönderdiðimiz öðrencilerimiz ve yurtdýþýndan kabul ettiðimiz yabancý öðrenci sayýsýndaki her yýl gözlemlediðimiz artýþý memnuniyet verici buluyoruz.

Bölümlerimiz kendi ilgi alanlarýnda araþtýrma kapasitesi yaratmak ve kullanmak üzere örgütlenmiþ bulunuyorlar. Bölüm araþtýrma merkezlerimiz bu amaca hizmet ediyor. Ayrýca bütün fakülte mensuplarýmýzýn ortaklaþa çalýþma alaný olarak Avrupa Çalýþmalarý Merkezi Fakülte bünyesinde faaliyetini sürdürüyor. Merkez, Avrupa Birliði'nden aldýðý önemli destek ile bir

Mükemmeliyet Merkezi-“center of excellence” olma

çabasýný yoðun bir faaliyet programý ile

gerçekleþtirmeye çalýþmakta. Bu merkezi öðretim üyelerimizin ortak çalýþma forumunu oluþturan önemli bir giriþim olarak deðerlendiriyoruz. Lisans düzeyindeki programlarýmýza ek olarak lisans üstü programlar, sertifika programlarý ve interdisipliner nitelikli programlarý da Fakültemizin önemli katkýlarý arasýnda saymamýz gerekiyor. Kadýn Çalýþmalarý, Kentsel Planlama ve Yerel Yönetimler, Medya ve Kültürel Çalýþmalar.. gibi programlar bölümlerimiz katkýlarýyla

gerçekleþtirilmekte.

Fakültemizin 1970 yýlýnda baþlattýðý ODTÜ

Geliþme Dergisi'nin yayýmýný baþarýlý bir þekilde ve titiz ve özverili bir çalýþma sonunda düzenli bir þekilde sürdürdüðünü memnuniyetle belirtmeliyim. Öðretim üyelerimiz ulusal ve uluslararasý düzeyde bilimsel toplantýlara yoðun olarak katýlmaktadýrlar. Sýnýrlý devlet desteði yanýnda gitgide daha da artan sayýdaki öðretim üyemiz yurtdýþýndan yapýlan davet üzerine kendi imkanlarý ile üniversite-fakülte bütçe imkanlarýný kullanmadan bu toplantýlarda Üniversitemizi, Fakültemizi ve ülkemizi büyük bir baþarý ve yetkinlikle temsil etmekteler.

Çaðdaþ eðitim-öðretim teknolojilerinin dersliklere taþýnmasýyla öðrencilerimize bilgisayar destekli eðitim verilmesi yaygýn bir hale getirilmeye çalýþýlmakta. Burada önemli bir mesafe katettiðimizi düþünüyorum. Bu çerçevede

oluþturulan sinevizyon ve bilgisayar laboratuvarlarý ve diðer eðitim araç ve gereçleri öðrencilerimizin yaþamlarýnýn artýk ayrýlmaz parçalarý haline gelmiþ bulunmakta. Böylece öðrencilerimize bir yandan çaðdaþ öðrenim olanaklarýndan en geniþ ölçüde yararlanmalarý saðlanmaya çalýþýlýrken, öte yandan da servis saðlayýcýlar yoluyla çabuk ve güvenilir odtü 50 yaþýnda

geçmiþi ve geleceði ile

iktisadi ve idari bilimler fakültesi

(11)

odtü 50 yaþýnda

Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi'nin Ýdari Ýlimler olarak kuruluþ yýlý 1957. Orta Doðu Teknik Üniversitesi'nin kuruluþundan hemen sonraki yýl.

Fakültemiz o zamanlar, Ýþ Ýdaresi, Amme Ýdaresi, Endüstri Ýdaresi Bölümlerinden oluþmaktaydý. Bu bölümlere daha sonra 1959 yýlýnda Ekonomi- Ýstatistik Bölümü eklendi. Sonraki yýllarda dinamik bir yapýlanma süreci içine giren Fakülteden Endüstri Ýdaresi Bölümü ayrýlýyor. Ekonomi ve Ýstatistik Bölümü kendi içinde Ekonomi ve Uygulamalý Ýstatistik olarak bir süre faaliyette bulunduktan sonra Uygulamalý Ýstatistik Bölümü kopuyor, Fen ve Edebiyat Fakültesi bünyesine taþýnýyor. Ekonomi Bölümünün ismi Ýktisat Bölümü olarak deðiþtiriliyor. Amme Ýdaresi ismi de önceleri Kamu Yönetimi daha sonra Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi oluyor, bir ara, 1980 ihtilalinin arkasýndan sakýncalý “siyaset” kelimesinden “arýndýrýlarak”

Kamu Yönetimi'ne geri dönülüyor ancak daha sonralarý yine Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nde karar kýlýnýyor. Bu bölümümüz 1980'li yýllarýn baþýnda kendi içinde bölünerek, Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü'nün ayrý bir bölüm yapýsý içinde oluþturulmasýna katkýda bulunuyor. Bu

deðiþikliklerden sonra bölüm isimleri istikrar

kazanarak bugünkü Ýþletme Bölümü, Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü, Ýktisat Bölümü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Fakültenin bölümleri olarak kalýyorlar. YÖK tarafýndan oluþturulan ve

“þablonlaþtýrýlan” diðer bölümler ise hep “fiktif”

olarak kalýyorlar ve Fakülte bünyesinde hiçbir zaman öðrenci alarak aktif hale gelmiyorlar.

1957'lerden bu yana binlerce öðrenci yetiþtirdi Fakültemiz. Mezunlarýmýz bir yandan kendi iþlerini kurarak, bir yandan kamu sektöründe görev alarak, bir yandan da ulusal ve uluslararasý özel

kuruluþlarda istihdam edilerek ülkenin

kalkýnmasýna ve geleceðine katkýda bulundular, bulunuyorlar. Bir zamanlar sadece bazý bilinen fakültelerin öðrencilerinin girebildiði ve görev alabildiði yerlerde artýk bizim mezunlarýmýz da var, hem de gitgide artan bir sayýda ve etkin üst düzey yöneticiler olarak. Avrupa perspektifi ve dýþarýya açýlma yöneliþi içinde geliþen iliþkiler çerçevesinde Fakültemiz bölümleri mezunlarýnýn daha aranýr olmasý bizleri memnun ediyor. Bizler, onlarýn çeþitli yer ve düzeydeki bu katkýlarýný ve baþarýlý

çalýþmalarýný büyük bir gurur ve zevkle izlemekteyiz.

Fakültemiz bugün itibariyle 84 öðretim üyesi ve görevlisi ile lisans ve lisansüstü düzeyde olmak üzere toplam 2300 öðrencisine eðitim-öðretim veriyor. Araþtýrma görevlisi kadrolarýnda son yýllarda ciddi sýnýrlamalara gidilmiþ olmasýna karþýn Üniversitemizin geliþtirilmesinde yönlendirici bir katkýda bulunduðu Öðretim Üyesi Yetiþtirme (ÖYP) programýndan bünyesine katýlan araþtýrma

görevlisi kadrolarýyla bu darboðazý geçici bir dönem için de olsa bir ölçüde aþabildi. Geliþmekte olan üniversitelerin öðretim üyesi ihtiyacýnýnn karþýlanmasýna önemli ölçüde katkýda bulunan, ayrýca yurt dýþýna gereksiz olarak akabilecek kaynaðýn da yurt içinde kalmasýna katký saðlayan bu giriþimde Fakültemiz bölümlerinin de önemli katkýlarý olmakta.

Mezunlarýyla her zaman iletiþim ve etkileþim içinde bulunmaya özen gösteren Fakültemiz ve bölümleri en az yýlda bir kez ODTÜ Günü nedeniyle

mezunlarýný Bölümlerinde ve Fakültede aðýrlamaya çalýþmakta. Bölümlerimiz ve

Fakültemiz bünyesinde düzenlenen etkinlikler ile geçmiþ yýllarý anmak, gelecek yýllara ait

deðerlendirme ve önerilerde bulunma böyle ortamlar ve iletiþimle canlý tutulmaya çalýþýlmakta.

Fakülte bünyesinde oluþturulan iletiþim aðý bu amaçla kullanýlmakta, zaman zaman

mezunlarýmýzla internet yolu ile haberleþebilmekte ve görüþ alýþveriþinde bulunulmakta.

Fakültemiz bölümlerinin uluslararasý bilinirliklerini daha da ileriye götürülebilmeleri çabalarýný önemsiyoruz, destekliyoruz. Bugün, bir süreden beri yurt dýþýnda saygýn üniversitelerle baþarýyla uygulamaya koyduðumuz çift diploma uygulamasý yanýnda öðrenci ve öðretim üyesi deðiþimi programlarýmýzý zenginleþtirmeye çalýþýyoruz.

Özellikle Avrupa ve Amerika Kanada kaynaklý üniversitelerin Fakültemiz bölümleriyle iþbirliði içine girmek için gösterdikleri çabanýn bilinirliðimizin ve saygýnlýðýmýzýn bir ölçüsü olarak alýyoruz ve gururlanýyoruz. Erasmus programý çerçevesinde gönderdiðimiz öðrencilerimiz ve yurtdýþýndan kabul ettiðimiz yabancý öðrenci sayýsýndaki her yýl gözlemlediðimiz artýþý memnuniyet verici buluyoruz.

Bölümlerimiz kendi ilgi alanlarýnda araþtýrma kapasitesi yaratmak ve kullanmak üzere örgütlenmiþ bulunuyorlar. Bölüm araþtýrma merkezlerimiz bu amaca hizmet ediyor. Ayrýca bütün fakülte mensuplarýmýzýn ortaklaþa çalýþma alaný olarak Avrupa Çalýþmalarý Merkezi Fakülte bünyesinde faaliyetini sürdürüyor. Merkez, Avrupa Birliði'nden aldýðý önemli destek ile bir

Mükemmeliyet Merkezi-“center of excellence” olma

çabasýný yoðun bir faaliyet programý ile

gerçekleþtirmeye çalýþmakta. Bu merkezi öðretim üyelerimizin ortak çalýþma forumunu oluþturan önemli bir giriþim olarak deðerlendiriyoruz.

Lisans düzeyindeki programlarýmýza ek olarak lisans üstü programlar, sertifika programlarý ve interdisipliner nitelikli programlarý da Fakültemizin önemli katkýlarý arasýnda saymamýz gerekiyor.

Kadýn Çalýþmalarý, Kentsel Planlama ve Yerel Yönetimler, Medya ve Kültürel Çalýþmalar.. gibi programlar bölümlerimiz katkýlarýyla

gerçekleþtirilmekte.

Fakültemizin 1970 yýlýnda baþlattýðý ODTÜ

Geliþme Dergisi'nin yayýmýný baþarýlý bir þekilde ve titiz ve özverili bir çalýþma sonunda düzenli bir þekilde sürdürdüðünü memnuniyetle belirtmeliyim.

Öðretim üyelerimiz ulusal ve uluslararasý düzeyde bilimsel toplantýlara yoðun olarak katýlmaktadýrlar.

Sýnýrlý devlet desteði yanýnda gitgide daha da artan sayýdaki öðretim üyemiz yurtdýþýndan yapýlan davet üzerine kendi imkanlarý ile üniversite-fakülte bütçe imkanlarýný kullanmadan bu toplantýlarda Üniversitemizi, Fakültemizi ve ülkemizi büyük bir baþarý ve yetkinlikle temsil etmekteler.

Çaðdaþ eðitim-öðretim teknolojilerinin dersliklere taþýnmasýyla öðrencilerimize bilgisayar destekli eðitim verilmesi yaygýn bir hale getirilmeye çalýþýlmakta. Burada önemli bir mesafe katettiðimizi düþünüyorum. Bu çerçevede

oluþturulan sinevizyon ve bilgisayar laboratuvarlarý ve diðer eðitim araç ve gereçleri öðrencilerimizin yaþamlarýnýn artýk ayrýlmaz parçalarý haline gelmiþ bulunmakta. Böylece öðrencilerimize bir yandan çaðdaþ öðrenim olanaklarýndan en geniþ ölçüde yararlanmalarý saðlanmaya çalýþýlýrken, öte yandan da servis saðlayýcýlar yoluyla çabuk ve güvenilir odtü 50 yaþýnda

geçmiþi ve geleceði ile

iktisadi ve idari bilimler fakültesi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu dersin temel amacı, çağdaş coğrafyada yoğun olarak kullanılan temel kavramları ve bu kavramların coğrafi düşüncenin, teorinin ve pratiğin uygun bir

2. Büyükþehir belediyeleri için, Büyükþehir belediye sýnýrlarý içinde yapýlan genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtý toplamýnýn yüzde 5’i ile, genel bütçe

• 1 ve 111 nolu bardaklardaki limonatalar karıştırılırsa %50 limon oranı olan karışımlar elde ediliyor..

ge müdürlüðüne baðlý illerde toplam 18 adet kara akbaba kayýt altýna alýndý 8’DE Doða Koruma ve Milli Parklar 11.. Bölge Müdürlüðü tarafýndan Samsun, Ordu, Amasya,

yeterlilikleri doğrultusunda farklı düzeylerde katkı sağlamak, okul - öğrenci - veli işbirliğinin paydaşı olarak öğrencinin akademik ve sosyal başarısının artarak

Tüm bu olumsuz davranýþlarým ve basýnda çýkan haberlerle Çorum spor kamuoyu- nu olumsuz yönde meþgul etti- ðim için baþta Sayýn Belediye Baþkanýmýz, Belediyespor

Novartis Bilim Ödülleri Töreni'nde bu yýl No var tis Farmakoloji Dalý Araþ týr ma Desteði, Novartis Farmasötik Teknoloji Araþ týr - ma Des te ði, Özgün Klinik

• Uygulamayı değerlendiren ise ölçüte göre değerlendirme yaparak eleştirel düşünme becerisi kazanır... CEVAP: E Öğretmen adaylarının eğitiminde, hazırladıkları