Eksitatör aminoasitler (EAA), santral sinir sistemi si- napslar›nda iletinin yay›lmas›nda, birçok nörolojik has- tal›¤›n fizyopatolojisinde rol alan nörotransmitterlerdir
(1-9). Günümüzde birçok EAA’ten söz edilmekle birlikte birer dikarboksilik aminoasit olan glutamat ve aspartat, temel eksitatör nörotransmitterler olarak kabul edilmek- tedir (3,6,10). Prensip olarak santral sinir sisteminde si- naptik ileti L-glutamat üzerinden olmaktad›r (6,7,10). EAA’lar›n postsinaptik membrandaki etkileri ve sinap- tik yan›t, söz konusu aminoasitlerin postsinaptik mem- bran yüzeyinde bulunan belli reseptörlerle etkileflimleri sonucunda geliflmektedir (4,6).
Kainik asit (KA), bir glutamat analo¤u olup, güçlü nö- roeksitan ve nörotoksiktir (6,11-17). Eksojen bir EAA olarak, antihelmintik etkili Japon su soyunu “Digenea Simplex”ten izole edilmifltir (6,14). Radyoligand ba¤lanma çal›flmalar› ile KA reseptörlerinin hipokam- pus, serebral korteksin derin tabakalar›, korpus sitriya- tum, talamusun retiküler nukleusu ve serebellumun granül hücre tabakas›nda bulundu¤u gösterilmifltir
(4,6,18).
KA, postsinaptik reseptörleri aktive ederek Na+iyonu- nun hücre içerisine girmesiyle nöronun depolarizasyo- nunu gerçeklefltirir (4,8). Ayn› zamanda, presinaptik yer-
S›çanlarda ‹ntrahipokampal Kainik Asit ile Oluflturulan Deneysel Beyin Hasar›na Karfl›
MK-801’in Nöroprotektif Etkisi
Oya DEM‹RC‹ ULUSAN (*), Nihal IfiIK (**), Davut DAMA (***), Erhan O⁄LU (****)
SSK Göztepe E¤itim Hastanesi Nöroloji Klini¤i, Uz. Dr.*; Klinik fiefi**; Asist. Dr.***; Uluda¤ Üniv. T›p Fak. Nöroloji Anabilim Dal›, Prof.
Dr.****
DENEYSEL ÇALIfiMA Nöroloji
ÖZET
Eksitatör aminoasitler (EAA) santral sinir sisteminde sinap- slarda iletimin yay›lmas›n› sa¤layan, birçok nörolojik hastal›¤›n fizyopatolojisinde rol alan nörotransmitterlerdir.
Kainik asit (KA), bir glutamat analo¤u olup güçlü nöroeksitan ve nörotoksindir. KA’in eksitasyonuna karfl› en duyarl› alan›n hipokampusun CA3 ve CA1 bölgeleri oldu¤u san›lmaktad›r.
S›çanlarda KA’in neden oldu¤u beyin hasar›na karfl› bir NMDA antagonisti olan MK-801’in nöroprotektif etkisi bildirilmifltir.
KA’in intrahipokampal olarak verildi¤i çal›flmam›zda, 1.
gruba KA+serum fizyolojik, 2. gruba KA+MK-801 verildi. 3.
gruba cerrahi ifllem yap›ld›ktan sonra hiçbir ilaç uygulan- mad›. S›çanlar, ilaç verilmesinden 24 saat sonra dekapite edilip, beyinleri patolojik çal›flma ile incelendi.
Çal›flmam›zda, bir eksitatör aminoasit antagonisti olan MK- 801’in KA’in verilmesinden sonra oluflan nöron kayb›n› ve glial hücre proliferasyonunu azaltt›¤› gözlendi.
Anahtar kelimeler:Deneysel beyin hasar›, kainik asit, MK- 801
SUMMARY
Neuroprototective Effect of MK-801 on Experimental Brain Damage Model Induced By Kainic Acid in Rats Synaptic transmission in the central nervous system is sup- plied by chemical agents knows as neurotransmitters. Kainic acid is a strong neuroexcittory agent in brain which increase releases excitatory acids such as glutamate and aspartate. MK- 801 in neuroprototective agent which reduces the effect of MK-801 on brain damage induced with kainic acid.
In this study 25 rats were divided into three groups. Kainic acid was given in the hipocampus. The first groups was given kainic acid+saline, the second group was given kainic acid+MK-801 (as intraperitoneal) and the third group were given any pharmacologic agent.
In the study, we concluded the MK-801 is moderately effec- tive on brain damage induced by kainic acid in rats.
Key words: Experimental brain damage, kainic acid, MK-801
leflimli glutamat ve aspartat reseptörlerini de aktive ede- rek EAA’lerin (muhtemelen glutamat›n) sal›n›m›n› sa¤- lanmaktad›r. Glutamat›n sal›n›m› ile aktive olan NMDA reseptörleri, hücre içerisine Na+ve Ca++ iyonlar›n›n girmesini sa¤layarak fliddetli depolarizasyon oluflturur
(17,19). KA’in sistemik veya intraserebral olarak veril- di¤i deneysel çal›flmalarda, insanlardaki temporal lop epilepsisine benzerlik gösteren, sonunda parsiyel veya jeneralize statusa dönüflen limbik epileptik nöbetlere ve belirgin beyin hasar›na yol açt›¤› gösterilmifltir (12-29). KA’in intraserebral (2.5 µg/1 µL nükleus kaudatus’a) veya sistemik verilmesinden sonra (3 mg/kg ‹P) en er- ken 4. saatte yap›lan nöropatolojik incelemede, hipo- kampusun piramidal hücrelerinde fliflme, kromotolizis, hiperbazofilik sitoplazma, nukleusta de¤iflik oranlarda mikrovakuolizasyon, zay›f hücresel proçesle karakterize k›sa, bodur hücre gövdesi olan Alzheimer Tip II hücre- leri, Nissl cisimcik kayb› ve glial hücrelerde art›fl görül- mektedir (30,31).
KA’in s›çanlara sistemik veya intraserebral olarak veril- mesiyle hipokampusun CA3, CA4 ve CA1 bölgelerinde piramidal hücre kayb› oldu¤u halde CA2 piramidal hüc- releri, dentate girusun granül hücre ve fibrilleri olay çok ciddi de¤ilse sa¤lam kalmaktad›r (15). KA’in hipokam- pusda nöronlarda hücre kayb›, gliozis ve fasya dentate- nin supragranüler tabakas›ndaki granül hücrelerin mossy fiber’lar›n›n filizlendi¤i bildirilmifltir (32). S›çanlarda KA’in neden oldu¤u beyin hasar›na karfl›, MK-801’in amigdala, piriform korteks, talamus ve hi- pokampusun CA1 alanlar›nda nöroprotektif etki göster- di¤i ve ayn› zamanda KA’e ba¤l› epileptik aktiviteyi azaltt›¤› saptanm›flt›r. NMDA antagonisti olan bu ajan›n bu etkisi KA’in oluflturdu¤u beyin hasar›nda NMDA reseptörlerinin rolünü desteklemektedir (32).
MK-801, [(+)-5-metil-10, 11-dihidro-5H-dibenzo(a,d) siklohepten-5-imin maleat] en potent non-kompetitif NMDA antagonistidir (4,33-38). Lipofilik bir amin olan MK-801 kan-beyin bariyerini iyi geçmektedir. Son zamanlarda yap›lan deneysel çal›flmalar ile MK-801’in antikonvülsan etkilerinin yan›nda anksiyolitik, sem- patomimetik ve nöroprotektif etkileri de bildirilmifltir
(33-38).
Wong ve ark., otoradyografik yöntemlerle, s›çanlarda MK-801’in ba¤lanma bölgelerini göstermifltir. MK-
801’in en fazla yo¤unlukta ba¤land›¤› bölgeler, hipo- kampusun CA1 alan›, serebral korteksin derin tabakalar›
ve dentat girusun moleküler tabakalar›d›r (34). MATERYAL ve METOD
Bu çal›flmada ortalama a¤›rl›klar› 300-450 g olan 25 adet Spraque-Dawley türü eriflkin erkek s›çan kullan›ld›. Tüm s›çanlar›n bak›m›, çal›flmadan 5 gün önce merkezden al›narak s›cakl›¤› (18°C-24°C) ve gün ›fl›¤› (12 saat karanl›k, 12 saat ayd›nl›k) kontrollü odada, 4-6 saat kadar bir kafeste olacak flekilde, su ve yem al›mlar› serbest b›rak›larak yap›ld›. Bu süre içinde s›çanlarda herhangi bir epileptik nöbet formu saptan- mad›.
Cerrahi ifllem : Her bir s›çan›n sa¤ hipokampusunun CA1 bölgesine ilaç enjeksiyonu sa¤layan kanül yerlefltirmek amac›yla pentobarbital (PB) anestezisi alt›nda cerrahi giriflim uyguland›. PB 40 mg/kg dozunda s›çanlar›n arka ekstremi- telerinin hizalar›ndan periton içine yap›ld› ve 20 dk kadar bek- lendi. Daha sonra her bir s›çan stereotaksik alete yerlefltirildi.
S›çan›n kafas›, kulaklar›ndan ve çenesinden geçen vidalarla sabitlefltirildi. Kafas› t›raflland›ktan sonra, orta hat hizas›ndan yap›lan insizyonla periost kald›r›l›p, s›çan›n bregmas› sap- tand›. Bregma referans noktas› al›narak Paxinos-Watson stereotaksik s›çan beyin atlas›ndan (1986) hipokampusun CA1 bölgesinin (AP:5.8, L:5.4, V:7.6) koordinatlar› saptand›. Bu bölgelere diflçi matkab›yla burrhole aç›ld›. Sa¤ hipokampusun CA1 bölgesine 20 no’lu paslanmaz çelik i¤neden haz›rlanm›fl 10 mm uzunlu¤undaki kanül, alt ucu kafatas› yüzeyinden 7.6 mm derinli¤e girecek flekilde ve dik olarak yerlefltirildi. Üstte kalan k›s›m ise diflçi akrili¤i ile kafatas›na tutturuldu. Cerrahi ifllemlerin sonunda s›çanlar tek olarak kafeslere yerlefltirilerek, anesteziden ç›kmalar› ve anestezik maddenin etkilerinin ortadan kalkmas› için 24 saat kadar bekletildi.
‹laçlar: Kainik Asit (Siama); 20 µl’de 2 µg olacak flekilde % 0.9’luk NaCl çözeltisi içinde çözüldü. NaOH ile pH 7.2’ye ayarland›. ‹laç sa¤ hipokampusun CA1 bölgesine verildi. MK- 801 (Merck-Sharp-Dohme) 1 mg/kg olacak flekilde % 0.9’luk NaCl ile çözüldükten sonra 32, kainik asit uygulamas›ndan 30 dk önce intraperitonal uyguland›.
Resim 1. Hipokampusun CA3 bölgesinde iskemik de¤iflikli¤e u¤ramam›fl, normal nöronlar görülüyor (Sham Grubu) H.E.
boyas› X100.
Çal›flmaya al›nan s›çanlar, kontrol (serum fizyolojik+KA), çal›flma (MK-801+KA) ve sham grubuna ayr›ld›lar :
Kontrol grubu: Bu grupta 10 adet s›çan kullan›ld›. Her bir s›çana 1 cc serum fizyolojik (SF) ‹.P. uyguland›. SF uygulan- mas›ndan 30 dk sonra sa¤ hipokampusun CA1 bölgesine ko- nulmufl kanüle, içinde enjekte edilecek kainik asidin bulundu-¤u 15 cm uzunlu¤unda PE 10 (polietilen) tüpü arac›l›¤›yla 25 µl hacimli Hamilton mikroenjektöre ba¤lanm›fl 25 numaral›k paslanmaz çelikten yap›lm›fl di¤er bir enjeksiyon probu ta-k›ld›.
Bu yolla PE 10 tüpü içindeki kainik asit, Hamilton mik-roenjek- törü ile s›çan uyan›kken 2 µg/20 µl dozunda s›çan›n sa¤
hipokampusana verildi. 24 saat sonra s›çanlar dekapite edilerek, patolojik çal›flmaya al›nd›.
Çal›flma grubu: Bu grupta 10 s›çan çal›flmaya al›nd›. Tüm s›çanlara MK-801 1 mg/kg dozunda ‹P olarak uyguland›. MK- 801 veriliminden 30 dk sonra sa¤ hipokampusa 2 µg/20 µl do- zunda kainik asit verildi. Kainik asit uygulanmas›ndan 24 saat sonra s›çanlar dekapite edilerek, nöropatolojik çal›flmaya al›nd›.
Sham Grubu: 5 adet s›çan sadece cerrahi ifllem yap›ld›ktan sonra hiç bir ilaç verilmeden 24 saat sonra dekapite edilerek, nöropatolojik çal›flmaya al›nd›.
Ifl›k Mikroskopu: Dekapitasyondan sonra, beyin kranyal kavit- eden ç›kart›larak, ›fl›k mikroskobu çal›flmalar› için % 10’luk formaldehit fiksasyonuna al›nd›. Hipokampal bölgeden Hip- pokampal bölgeden al›nan doku örnekleri alkol, formal, ksilol ve parafinden 4-8 µ kal›nl›¤›nda enine kesitler al›narak, ›fl›k mikroskobunda incelenmek üzere hematoksilen-eozin boyas› ile boyand›.
SONUÇLAR
Kontrol grubu : Bu gruptaki s›çanlar›n beyinleri KA veriliminden 24 saat sonra histopatolojik olarak incelendi.
S›çanlar›n tümünde bilateral hipokampusun CA1, CA3 bölgelerinde ve amigdalada, ileri derecede nöron kayb› ve glial hücre proliferasyonu gözlendi. Ayr›ca nöronlar›n nü- velerinde küçülme, hiperkromatik boyanma ve stoplaz- malar›nda daralmayla birlikte koyu eozonofilik boyanma saptand›. Tüm s›çanlarda nöron kayb›, bilateral hipokam- pusun CA3 bölgesinde di¤er bölgelere göre daha fazla idi. Sa¤ hipokampusun CA1 bölgesindeki nöron kayb›n›n karfl› hipokampusun CA1 bölgesine göre daha belirgin oldu¤u gözlendi.
Çal›flma Grubu: Bu gruptaki s›çanlar›n tümünde beyin- lerinin histopatolojik incelenmesinde, bilateral hipokam- pusun CA1, CA3 bölgesinde ve amigdalada orta derecede nöron kayb› ve glial hücrelerde art›fl› gözlendi. Hipokam- pusun CA1 ve CA3 bölgelerinde nöron kayb› ise eflit orandayd›. Ancak sa¤ hipokampal CA1 bölgesinde ise nöron kayb›n›n karfl› CA1 bölgesine göre belirgin oldu¤u gözlendi.
Kontrol ve çal›flma gruplar›n›n histopatolojik bulgular›
karfl›laflt›r›ld›¤›nda, çal›flma grubunda nöron kayb›n›n da- ha az oldu¤u gözlendi.
Sham Grubu: Bu grupta çal›fl›lan 5 s›çan›n tümünde ka- nülün tak›l› oldu¤u hipokampusun CA1 bölgesinde ka- nülün yapt›¤› travmaya ba¤l› olarak minimal nöron kayb›
d›fl›nda birfley görülmedi.
TARTIfiMA
KA, akut ve kronik epilepsi modellerinde, hem limbik, hem de jeneralize epileptik nöbet oluflturan ve ayn›
zamanda beyin hasar›n›n incelenmesinde kullan›lan nöro- toksik bir ajand›r. KA bu etkilerini, eksitatör sistemin et- kisini aktive ederek göstermektedir (3-39). Ayr›ca, KA’in s›çanlar›n limbik yap›lar›n›n matürasyonuna göre,
Resim 2. Hipokampusunun CA1 bölgesindeki nöronlarda iskemik de¤ifliklikler ve arada sa¤lam nöronlar görülüyor (Sham Grubu) H.E. boyas› X100.
Resim 3. Hipokampusun CA1 bölgesinde MK-801 taraf›ndan korunmufl nöronlar ve baz› nöronlarda minimal iskemik de¤iflkik- ler görülüyor H.E. boyas› X100.
oluflturdu¤u epileptik nöbetleri tipi, fliddeti ve beyin ha- sar› de¤ifliklik göstermektedir (12,19,40). KA, immatür s›- çanlarda ciddi jeneralize epileptik nöbetler oluflturmas›na karfl›n; limbik nöbetleri ve patolojik bulgular› oluflturmas›
eriflkin s›çanlardaki kadar belirgin de¤ildir (12,15). Beyin hasar› modellerinde kedi, köpek, maymun, tavflan, s›çan gibi memeli hayvanlar kullan›lm›flt›r. Ancak s›çan, ucuz olmas›, kolay bulunmas›, küçük olmas› nedeniyle üstünde daha kolay çal›fl›lmas› ve limbik yap›lar›n›n nisbeten ge- liflmifl olmas›ndan dolay› baz› araflt›rmac›lar taraf›ndan tercih edilmektedir (3,39,41). Bu nedenlerden dolay› yapt›-
¤›m›z çal›flmada beyin hasar› ajan› olarak KA’i seçtik ve KA’i eriflkin s›çanlarda intraserebral olarak uygulad›k.
Eriflkin s›çanlarda, sistemik veya intraserebral verilen KA, hipokampusun CA3 bölgesinde belirgin olmak üzere hipokampusun CA4, CA1, lateral septum ve amigdalada beyin hasar›na neden olmaktad›r. Bu beyin hasar›, KA ve- rilmesinden sonra en erken 4. saatte histopatolojik olarak tespit edilmektedir (15,30,31). Bir çok araflt›rmac› taraf›n- dan, s›çanlara sistemik veya intraserebral olarak verilen KA’in hipokampusun CA3 bölgesinde belirgin nöron kayb›na, glial hücre proliferasyonu ve granül hücre taba- kas›nda “mossy fiber”lar›n filizlenmesine neden oldu¤u- nu göstermifllerdir (12,15,23,28,32). Bizim çal›flmam›zda da bu literatürlerle uyumlu olarak; kontrol grubundaki tüm s›çanlarda, özellikle bilateral hipokampusun CA3 bölge- sinde ve CA1 amigdalada nöronlarda nüvede küçülme, hiperkromatik boyanma, sitoplazmada koyu eozinofilik boyanma ve daralma saptand›. Bu iskemik nöron de¤iflik- likleri ile beraber bu bölgelerde nöron kayb› ve glial hüc- relerde art›fl hipokampusun CA3 bölgesinde belirgin ol- mak üzere tesbit edildi. Ayr›ca, enjeksiyon uygulanan sa¤
hipokampusun CA bölgesindeki hücre kayb›, karfl› CA1 bölgesine göre fazlayd›. Bunun nedeni, KA’in bu bölgeye lokal olarak uygulanmas›n›n d›fl›nda buraya yerlefltirilmifl olan kanülün yapt›¤› travmaya da ba¤land›. Çal›flmam›z- da kontrol grubundaki tüm s›çanlarda, hipokampusun CA3 bölgesindeki belirgin nöron kayb›n›n, KA reseptör- lerinin en fazla bu bölgede bulunmas›na ba¤l› olabilece¤i düflünüldü.
Cronin ve Dudek (42), s›çanlarda KA’in sistemik (14 mg/kg ‹P) verilmesinden sonra 4. haftada beynin histopa- tolojik incelenmesinde, fasya dentatenin supragranüler tabakas›ndaki “mossy fiber’lar›n filizlenlendi¤ini göster- mifllerdir. Çal›flmam›zda ise “mossy fiber’lar›n filizlen- di¤ini gösteremedik. Bu uyumsuzluk, bizim çal›flma- m›zda beynin histopatolojik incelemesini, KA’i uygula-
d›ktan 24 saat sonra yapmam›zdan kaynaklan›yor olabilir.
S›çanlarda sistemik olarak verilen KA ile oluflturulmufl beyin hasar›na karfl› MK-801’in 1 mg/kg dozunda (KA veriliminden 30-60 dk. önce) amigdalada, hipokampusun CA1 bölgesinde, priform kortekste, talamusda koruyucu etkisi gösterilmifltir. Ancak, hipokampusun CA3 bölge- sinde ve lateral septumda ise bu etki gösterilememifltir.
Foster ve ark. (43); MK-801’in çok yüksek dozlar›n›n (10 mg/kg) bile hipokampusun CA3 ve CA4 bölgesinde KA’in oluflturdu¤u beyin hasar›na karfl› koruyucu etkisi- nin olmad›¤›n› saptam›fllard›r. Bizde çal›flmam›za; KA’in neden oldu¤u beyin hasar›n›n, MK-801 taraf›ndan k›smen korundu¤unu gözledik. Bu koruma, hipokampusun CA1, CA3 bölgelerini ve amigdalay› kaps›yordu. Çal›flmam›z- da, özel boya kullanmay›p nöronlar› saymad›¤›m›zdan dolay› hipokampusun CA1 ve CA3 bölgeleri aras›nda ise, belirgin fark saptayamad›k.
S›çanlarda KA’in sistemik olarak (10-12 mg/kg) verilme- siyle % 100 oran›nda status epileptikus ve % 71 oran›nda mortalite gözlenmifltir. Kulkarni ve ark. (44); 5 µg ICV KA verdikleri s›çanlarda % 67, 10 µg ICV verilen s›çan- larda ise % 100 mortalite saptam›fllard›r. Bizim çal›flma- m›zda ise kontrol grubumuzdaki s›çanlarda % 93.3 ora- n›nda status epileptikus ve % 26.6 oran›nda mortalite gözlendi. Çal›flmam›zda status epileptikus ve mortalite oranlar›n›n daha düflük olmas›n›n nedeni, KA’i 2 µg do- zunda vermemize ba¤l› olabilir. Kulkarni ve ark. (44); KA verdikleri s›çanlarda MK-801’in mortaliteyi % 100 iken,
% 43’e düflürdü¤ünü saptam›fllard›r. Bizim çal›flmam›zda da MK-801, s›çanlar›n yaflam sürelerini uzat›rken morta- liteyi önledi.
MK-801’in yan etkileri, dissosiyatif anestezik bir ilaç olan fensiklidinin oluflturdu¤u klini¤e benzerlik göster- mektedir. MK-801, kemirgenlerde sallanma, koklama, düflme, bafl hareketleri gibi stereotipik hareketlere ve ataksiye neden olabilir (37,45,46). Deneysel çal›flmalarda, MK-801’in yan etkilerinin ortaya ç›kmas› için 1 mg/kg yeterli doz olarak bildirilmifltir (45). Bizim çal›flmam›zda da literatürle uyumlu olarak MK-801 verilen s›çanlarda, yaklafl›k 15-20 dk sonra bafllayan ataksi, yerde sürünme, bafl sallama ve koklama hareketleri gibi stereotipik hare- ketler dikkati çekmifltir.
Sonuç olarak, çal›flmam›zda intrahipokampal KA verilen s›çanlarda KA’in neden oldu¤u beyin hasar›n›, MK- 801’in tam olarak önlemedi¤ini, fakat orta derecede etkili
oldu¤unu söyleyebiliriz. Ancak, bu konuda MK-801’in etkisini araflt›ran daha kapsaml› çal›flmalara gereksinim oldu¤unu düflünmekteyiz.
KAYNAKLAR
1. Meldrum BS: Excitatory amino acid transmitters in epilepsy. Epilepsia 32(Suppl 2):2-3, 1991.
2. Sherwin A, Robitaille Y, Quesney F, Olivier A, Villemure J: Excitatory amino acids are elevated in human epileptic cerebral cortex. Neurology 38:920- 923, 1988.
3. Engel J: Seizures and Epilepsy. Philadelphia, Contemporary Neurology Series 70-100, 1989.
4. Collingridge GL, Lester RA: Excitatory amino acid receptors in the vertebrate central nervous system. Pharmacological Rev 40:143-210, 1989.
5. Lodge D, Collingridge G: The pharmacology of excitatory amino acids.
6. Monaghan DT, Bridges RJ, Cotman CW: The excitatory amino acid recep- tors: Their classes, pharmacology, and distinct properties in the function of central nervous system. Annu Rev Pharmacol Toxicol 29:365-402, 1989.
7. Wroblewski JT, Danysz W: Modulation of glutamate receptors: Moleculer mechanisms and functional implications. Annu Rev Pharmacol Toxicol 29:441- 74, 1989.
8. Mayer ML, Miller RJ: Excitatory amino acid receptors, second messengers and regulation of intracellular Ca2+ in mammalian neurons. Trends in Pharmaco- logical Sciences (special report), 36-42, 1991.
9. Young AB, Fagg GE: Excitatory amino acid recertors in the brain: Membrane binding and receptor autoradiographic approaches. Trends in pharmacological Scienes (special report) 18-24, 1991.
10. Watkins JC, Krogsgaard-Larsen P, Honore T: Structure-activity relation- ships in the development of excitatory amino acid receptor agonists and competi- tive antagonists. Trends in Pharmacological Sciences 4-12, 1991.
11. Boyko WJ, Galabru CK, McGeer EG, McGeer PL: Thalamic injections kainic acid produce myocardial necrosis. Life Sciences 25:87-98, 1979.
12. Stafstrom CE, Thompson JL, Holmes GL: Kainic acid seizures in the developing brain: status epilepticus and spontaneous recurrent seizures. Develop- mental Brain Research 65:227-236, 1992.
13. Hirsch E, Snead OC, Gomez I, Baram TZ, Vergnes M: Section of the cor- pus callosum in kainic acid induced seizures in rats: behavioral, electroencephalo- graphic and neuropathological study. Epilepsy Res 11:173-182, 1992.
14. Holmes GL, Thompson JL, Marchi T, Feldman DS: behavioral effects of kainic acid administration on the immature brain. Epilepsia 29(6):721-730, 1988.
15. Sperber EF, Stanton PK, Haas K, Ackermann RF, Moshe SL: Develop- mental differences in the neurobiology of epileptic brain damage. Molec Neurobio Epilepsy (Epilepsy Res Suppl 9)67-81, 1992.
16. Fuller TA, Olney JW: Effects of morphine or naloxone on kainic acid neuro- toxicity. Life Sciences 24:1793-1798, 1979.
17. Chronopoulos A, Stafstrom C, Thurber S, Hyde P, Mikati M, Holmes GL: Neuroprotective effect of felbamate after kainic acid-induved status epilepti- cus. Epilepsia 34(2):359-366, 1993.
18. Nieto-Sampedro M, Shelton D, Cotman CW: Specific binding of kainic acid to purified subcellular fractions from rat brain. Neurochemical Res 5(6):591- 604, 1980.
19. Holmes GL: Do seizures cause brain damage? Epilepsia 32(Suppl 5):14-28, 1991.
20. Virgili M, Migani P, Contestabile A, Barnabei O: Protection from kainic acid neuropathological syndrome by NMDA receptor antagonist: Effect of MK- 801 and CGP 39551 on neurotransmitter and glial markers. Neuropharmacology 31(5):469-474, 1992.
21. Cornish SM, Wheal HV: Long-term loss of paired pulse inhibition in the kainic acid-leisoned hippocampu of the rat. Neuroscience 28(3):563-571, 1989.
22. Fisher RS, Alger BE: Electrophysiological mechanisms of kainic acid- induced epileptiform activity in the rat hippocampal slice. J Neuroscience 4(5):1312-1323, 1984.
23. Di Chiara G, Morelli M, Porceddu ML, Mulas M, Del Fiacco M: Effect
of glutamic acid decarboxylase of rat substantia nigra. Brain Res 189:193-208, 1980.
24. Fonnum F, Walaas I: The effect of intrahippocampal kainic acid injections and surgical lesions on neurotransmitters in hippocampus and septum. J Neuro- chemistry 31:1173-1181, 1978.
25. Stastny F, Rothe F, Schmidt W, Wolf G, Keilhoff G, Lisy V: Changes in the activity of y-glutamyl transpeptidase induced by kainic acid and surgical lesions of the hippocampal formation in young rats. Brain Res 462:56-61, 1988.
26. Sloviter RS, Damiano BP: On the relationship between kainic acid-induced epileptiform activity and hippocampal neuronal damage. Neuropharmacology 20:1003-1011, 1981.
27. Mason ST, Fibeger HC: On the specificty of kainic acid. Science 204:1339- 1341, 1979.
28. Nadler JV, Perry BW, Cotman CW: Selective reinnervation of hippo-cam- pal area CA1 and the fascia dentata after destruction of CA3-CA4 afferents with kainic acid. Brain Res 182:1-9, 1980.
29. Albin RL, Greenamyre T: Alternative excitotoxic hypotheses. Neurology 42:733-738, 1992.
30. Meibach RC, Brown L, Brooks FH: Histofluorescence of kainic acid- induced striatal lesions. Brain Res 148:219-223, 1978.
31. De Feo MR, Mecarelli O, Palladini G, Ricci GF: Long-term effects of early status epilepticus on the acquisition of conditioned avoidance behavior in rats.
Epilepsia 27(5):476-482, 1986.
32. Clifford DB, Olney JW, Benz AM, Fuller TA, Zorumski CF: Ketamine, phencyclidine, and MK-801 protect against kainic acid-induced seizures-related brain damage. Epilepsia 31(4):382-390, 1990.
33. Sparenborg S, Brennecke LH, Jaax NK, Braitman DJ: Dizocilpine (MK- 801) arrests status epilepticus and prevents brain damage induced by soman. Neu- ropharmacology 31:357-368, 1992.
34. Wong EHF, Kemp JA, Priestley T, Knight AR, Woodruff GN, Iversen LL: The anticonvulsant MK-801 is a potent N-methyl-D-aspartate antagonist.
Proc Natl Acad Sci 83:7104-7108, 1986.
35. Genovese RF, Lu, X-CM: Effects of MK-801 stereoisomers on schedule- controlled behavior in rat. Psychopharmacology 105:477-80, 1991.
36. Woodruff GN, Foster RG, Kemp JA, Wong EHF, Iversen LL: The inter- action between MK-801 and receptors for N-methyl-D-aspartate: Functional Con- sequences. Neuropharmacology 26(7B):903-909, 1987.
37. Willetts J, Balster RL, Leander JD: The behavioral pharmacology of NMDA receptor antagonist. Trends in Pharmacological Sciences (special report), 62-66, 1991.
38. Willetts J, Balster RL, Leander JD: The behavioral pharmacology of NMDA receptor antagonists. Trends in Pharmacological Sciences 11:423-428, 1990.
39. Nayel M, Awad IA, Larkins M, Lüders H: Experimental limbic epilepsy:
models, pathophysiological concepts, and clinical relevance. Cleve Clin J Med 58(6):521-530, 1991.
40. Stafstrom CE, Chronopoulos A, Thurber S, Thompson JL, Holmes GL:
Age-dependent cognitive and behavioral deficits after kainic acid seizures. Epilep- sia 34(3):420-432, 1993.
41. Lothman EW: Basic mechanisms of the epilepsies. Current Opinion in Neu- rology and Neurosurgery 5:216-223, 1992.
42. Cronin J, Dudek FE: Chronic seizures and collateral sprouting of dentate mossy fibers after kainic acid treatment in rats. Brain Res 474:181-184, 1988.
43. Foster AC, Gill R, Woodruff GN: Neuroprotective effects of MK-801 in vivo: Selectivity and evidence for delayed degeneration mediated by NMDA receptor activation. J neuroscience 8(12):4745-4754, 1988.
44. Kulkarni SK, Mehta AK, Ticku MK: Comparison of anticonvulsant effect of ethanol against NMDA, Kainic Acid and Picrotoxin-induced convulsions in rats. Life Scineces 46:481-487, 1989.
45. Koek W, Woods JH, Winger GD: MK-801, a proposed noncompetitive antagonist of excitatory amino acid neurotransmission, produces PCP-like behav- ioral effects in pigeons, rats and rhesus monkeys. J Pharma Exp Therap 245(3):969-974, 1988.
46. Manallack DT, Lodge D, Beart PM: Subchronic administration of MK-801 in the rat decreases cortical binding of (3H)D-AP5, suggesting down-regulation of the cortical N-methyl-D-aspartate receptors. Neuroscience 30(1):87-94, 1989.