• Sonuç bulunamadı

T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2409 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1397 MODERN FELSEFE II. Yazar Prof.Dr. Sara ÇELİK

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2409 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1397 MODERN FELSEFE II. Yazar Prof.Dr. Sara ÇELİK"

Copied!
185
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)
(3)

MODERN FELSEFE II

Yazar

Prof.Dr. Sara ÇELİK

Editörler Prof.Dr. Sara ÇELİK Dr.Öğr.Üyesi Serdar USLU

(4)

İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz.

Copyright © 2011 by Anadolu University All rights reserved

No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without

permission in writing from the University.

Öğretim Tasarımcısı Prof.Dr. Tevfik Volkan Yüzer

Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar

Doç.Dr. Nilgün Salur Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız

Dil ve Yazım Danışmanı Öğr.Gör. Sevgi Çalışır Zenci

Ölçme Değerlendirme Sorumlusu Ayhan Tufan

Kapak Düzeni Prof.Dr. Halit Turgay Ünalan

Dizgi ve Yayıma Hazırlama Kitap Hazırlama Grubu

Modern Felsefe II

E-ISBN 978-975-06-3482-6

Bu kitabın tüm hakları Anadolu Üniversitesi’ne aittir.

ESKİŞEHİR, Şubat 2019 2281-0-0-0-1109-V01

(5)

İçindekiler

Önsöz ... vii

Kant’ın Eleştirel Felsefesi ve Salt Aklın Eleştirisi ... 2

KANT’IN YAŞAMI, YAPITLARI VE ELEŞTİRİ-ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİ .... 3

Kant’ın Yaşamı ve Yapıtları ... 3

Kant’ın Eleştiri-Öncesi Yazılarındaki Düşünceleri ... 4

Kant’ın Eleştirel Dönemine Doğru ... 5

SALT AKLIN ELEŞTİRİSİ’NE GİRİŞ ... 6

Salt Aklın Eleştirisi’nin İçeriğine Genel Bir Bakış ... 6

Salt Aklın Eleştirisi’nin Önsözü ve Metafizik Sorunu ... 7

TRANSSENDENTAL ESTETİK ... 9

Duyu Yetisinin A Priori Formları ... 10

Matematiğin Oluşumu ... 10

TRANSSENDENTAL ANALİTİK ... 11

Transsendental Tümdengelim ... 13

Transsendental Tamalgının Birliği ... 13

Kategori Şemaları ... 14

TRANSSENDENTAL DİYALEKTİK ... 17

Özet ... 22

Kendimizi Sınayalım ... 25

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... 26

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... 26

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar ... 27

Kant’ın Etik Estetik ve Politik Görüşleri... ... 28

PRATİK AKLIN ELEŞTİRİSİ VE KANT’IN ETİK ANLAYIŞI ... 29

Pratik Aklın Eleştirisi Işığında Kant Etiği ... 29

Erekler Ülkesi ... 32

Salt Pratik Aklın Postülatları ... 34

YARGI GÜCÜNÜN ELEŞTİRİSİ VE KANT’IN ESTETİK ANLAYIŞI ... 36

Yargı Gücünün Eleştirisi ... 36

Canlı Doğa ve Teleoloji Sorunu ... 38

Estetik Beğeni Yargıları ve Güzelin Çözümlenmesi ... 39

Yüce Kategorisinin Çözümlenmesi ... 42

Deha ve Güzel Sanat Yapıtı ... 43

KANT’IN DİN, TARİH, HUKUK VE POLİTİKA FELSEFESİ ... 44

Kant’ın Din Felsefesi ... 44

Kant’ın Tarih Felsefesi ... 45

Kant’ın Hukuk ve Politika Felsefesi ... 46

Özet ... ... 48

Kendimizi Sınayalım ... ... 50

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... ... 51

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... ... 52

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar... 53

1. ÜNİTE

2. ÜNİTE

(6)

Alman İdealistleri: Fichte, Schelling, Schleiermacher ... ... 54

FICHTE ... 55

Yaşamı ve Yapıtları ... 55

Felsefi Sistemin Temel İlkesi ... 56

Mutlak Ben ve Zihinsel Sezgi ... 57

Sistemin Üç Temel Önermesi ... 58

Fichte’nin Ahlak Kuramı ... 60

Devletin Temeli ve Doğası ... 63

Kapalı Ticaret Devleti ... 64

SCHELLING ... 65

Yaşamı ve Yapıtları ... 65

Schelling’in Felsefi Gelişiminin Evreleri ... 66

Öznel İdealizm ... 66

Doğa Felsefesi ... 67

Transsendental (Aşkınsal) İdealizm ... 69

Tarih Felsefesi ... 70

Sanat Felsefesi ... 70

Özdeşlik Felsefesi ... 72

Olumlu (Pozitif) Felsefe ... 73

SCHLEIERMACHER ... 74

Dinsel Deneyim Yorumu ... 75

İnsanın Ahlaksal Yaşamı ... 76

Özet ... ... 78

Kendimizi Sınayalım ... ... 80

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... ... 81

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... ... 81

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar... 82

Hegel’in Nesnel İdealizmi ... ... 84

HEGEL’İN YAŞAMI VE YAPITLARI ... 85

HEGEL’İN NESNEL İDEALİZMİ ... 86

Mutlak’a Giden Yol ... 86

Mutlak Varlık’ın Doğası ve Serüveni... 88

Mantık ve Diyalektik Süreç ... 89

Doğa Felsefesi ... 92

HEGEL’İN TİN FELSEFESİ ... 93

Öznel Tin ... 94

Nesnel Tin ... 97

Hak ya da Yasa ... 97

Öznel Ahlak ... 98

Toplumsal Ahlak ... 99

Hegel’in Tarih Felsefesi ... 101

Mutlak Tin ... 103

HEGEL’İN SANAT, DİN VE FELSEFE ANLAYIŞI ... 104

Hegel’in Estetik Kuramı ... 104

Sembolik Sanat ... 104

Klasik Sanat ... 104

Romantik Sanat ... 104

Sanat Ürünleri Sınıflaması ... 105 3. ÜNİTE

4. ÜNİTE

(7)

Doğal Güzel ... 106

Din Felsefesi ... 106

Din ve Felsefe Arasındaki İlişki ... 108

Hegel’in Felsefe Tarihi Yorumu ... 109

Hegel’in Etkisi ... 109

Özet ... 111

Kendimizi Sınayalım ... 113

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... 114

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... 114

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar ... 115

Hegel Karşıtları: Schopenhauer ve Nietzsche ... ... 116

SCHOPENHAUER ... 117

Yaşamı ve Yapıtları ... 117

Yeterli Neden İlkesi ... 119

Schopenhauer’ın Bilgi Öğretisi ... 120

İstenç ve Tasarım (İdea) Olarak Dünya ... 121

Kötümserliğin Metafizik Nedeni ... 123

NIETZSCHE ... 127

Yaşamı ve Yapıtları ... 127

Erken Yazıları ve Modern Kültüre Yönelik Eleştirisi ... 129

Nietzsche’nin Ahlak Eleştirisi ... 130

Ateizm ve Sonuçları ... 131

Güç İstenci ve Üst-İnsan Kuramı ... 132

Aşama Düzeni ve Üst-İnsan... 134

Sonsuz Yineleniş Kuramı ... 135

Özet ... ... 137

Kendimizi Sınayalım ... ... 139

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... ... 140

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... ... 140

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar... 141

Diyalektik Materyalizm ve İngiliz Yararcılığı: Marx, Bentham ve Mill ...142

MARX VE MARXİZM ... 143

Marx ve Engels’in Yaşamları ve Yapıtları ... 143

Evrenin Tözü Olarak Madde ... 145

Diyalektik Maddecilik ... 146

Doğadaki Diyalektik İşleyiş ... 147

Diyalektik Yasalar ... 147

Diyalektik Tarihsel Maddecilik... 148

Tarihsel Dönemler ... 150

Emeğin Yabancılaşması ... 151

JEREMY BENTHAM ... 154

Yaşamı ve Yapıtları ... 154

Yararlılık İlkesi (Principle of Utility) ... 156

Yasa Konusunda Yararlılık İlkesi ... 159

Ceza Kavramı ... 159

Bentham’ın Köktenciliği ... 160

JOHN STUART MILL ... 161

5. ÜNİTE

6. ÜNİTE

(8)

Yaşamı ve Yapıtları ... 161

Mill’in Yararcı (Ütilitarianist) Etiği ... 162

Niceliksel Yaklaşıma Karşıt Olarak Niteliksel Yaklaşım ... 162

Mill’in Yurttaş Özgürlüğü ve Hükümet Üzerine Görüşleri ... 164

Hükümet Üzerine ... 165

İstenç Özgürlüğü ... 167

Mill’in Mantık ve Empirizm Görüşleri ... 168

Nedensellik Yasası ... 170

Özet ... 171

Kendimizi Sınayalım ... 174

Kendimizi Sınayalım Yanıt Anahtarı ... 175

Sıra Sizde Yanıt Anahtarı ... 175

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar... 177

(9)

Önsöz

Modern Felsefe I kitabında Kant’a kadarki bölümü ele alınan Modern Felsefe, Kant ile birlikte yeni bir yöne girmiş, yeni sorun alanlarına açılmış, yeni kavramlar ve yöntemlerle etkileri çağımıza dek uzanan özgün ve verimli bir sorunsal dönem oluşturmuştur. Eliniz- de tuttuğunuz kitap, bugünkü felsefe sorunlarını ve kavramlarını anlamak bakımından bir milat olma özelliği taşıdığı savunulan Immanuel Kant ile başlamaktadır. Kant’ın önemi, kitabın sonraki ünitelerinde ele alınan düşünürler üzerindeki yoğun etkisinden de kolayca çıkarılabilir. Kant, kendi dili olan Almancada verdiği eserlerle bu dili Modern felsefe dil- lerinin belki de en etkilisine dönüştürmüş ve Alman dilini Fichte, Schelling, Schleiermac- her, Hegel, Nietzsche, Schopenhauer gibi birçok dehalar yetiştiren nitelikli bir düşünme aracı haline getirmiştir. Bahsi geçen düşünürlerin hemen tamamı Kantçı kavramların ve sorunların az çok izleyicisi durumundadırlar. Bu, genelde eleştirel bir izleme olmuş ve Kant’ın bütün bu özgün ardılları Alman felsefesinin geç dönem Modern Felsefenin mer- kezine yerleşmesini sağlamışlardır. Gerçekten de Alman felsefesinin Batı düşüncesindeki bu birkaç yüzyıllık egemenliği, Almancayı, geçmişte Eski Yunanlıların Yunanca ile ya da Ortaçağ düşünürlerinin Latince ile başardıkları, düşünceyi tek bir felsefe dilinde bütün- lüklü olarak inşa etmek başarısına en çok yaklaşmış Batı dili haline getirmiştir. Nitekim Kant’taki ve Hegel’deki kadar kuşatıcı ve görkemli bir sistematik felsefeye modern İngiliz- cede ya da Fransızcada rastlamak zordur.

Geç dönem Modern Felsefenin başarıları elbette Alman düşünürlerinin etkinlikleriyle sınırlı değildi. Batı dünyasının felsefesinde, yazınında, siyasetinde ve toplumsal düşünü- münde etkileri günümüze kadar ulaşan çok derin izler bırakan Marksizm ve materyalist düşünce de yine kitabın kapsamı dâhilineki konular arasındadır. Marks, eserlerini Alman dilinde kaleme almış bir düşünürse de Marksizmin ve materyalizmin tek bir milletin ba- şarısı olarak düşünülemeyecek kadar kapsamlı bir modern olgu olduğu ifade edilmelidir.

Kitabın kapsamı dâhilindeki konulardan bir diğeri, Jeremy Bentham ve James Stu- art Mill’in yararcı yaklaşımlarıdır. Bugünkü yaygın kapitalist etik anlayışının, demokratik eğilimlerinin ve siyasal düzen anlayışının anlaşılmasında yararı olacağını düşündüğümüz yararcılık, Anglo-Sakson dünyadaki güncel etik tartışmalarının verimli bir öncülü olarak dikkat çekmekte ve kitapta ayrı bir bölümü hak etmektedir.

Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan elinizdeki kitap, Modern dö- nemin belki de en büyük filozofları olan Kant’ın ve Hegel’in sistematik felsefeleri başta olmak üzere geç dönem Modern filozofları, siz üçüncü sınıf öğrencilerimizin, bugüne kadarki bilgi birikimlerinizle rahatça takip edebileceğiniz bir açıklık ve düzenlilikle ele almakta ve Modern Felsefe I kitabında daha önce tartışılan bazı önemli felsefe sorunlarını bir adım daha ileri götürerek Modern Felsefe konularını tamamlamaktadır. Kitabın siz değerli öğrencilerimiz için yararlı olmasını umuyor, başarılar diliyoruz.

Editörler Prof.Dr. Sara Çelik Dr.Öğr.Üyesi Serdar Uslu

(10)

1 Amaçlarımız

Bu üniteyi tamamladıktan sonra;

Kant’ın ya şa mı nı, ya pıt la rı nı ve eleş ti ri-ön ce si gö rüş le ri ni özet le ye bi le cek, Kant’ın Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin ge nel özel lik le ri ni sap ta ya bi le cek,

Kant’ın Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin Tran sen den tal Es te tik bö lü mü nü de ğer len di re- bi le cek,

Kant’ın Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin Tran sen den tal Ana li tik bö lü mü nü tar tı şa bi le cek, Kant’ın Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin Tran sen den tal Di ya lek tik bö lü mü nü tar tı şa bi- le cek si niz.

Anahtar Kavramlar

• Eleş ti rel Fel se fe

• Salt Akıl

• Tran sen den tal İdea lizm

• Tran sen den tal Es te tik

• Tran sen den tal Ana li tik

• Tran sen den tal Di ya lek tik

• An la ma Ye ti si

• Du yar lık

• Du yar lı ğın Form la rı

• An la ma Ye ti si nin Ka te go ri le ri

• Salt ak lın İde le ri

• Fe no men

• No men

• Tran sen den tal Ta mal gı nın Bir li ği

• An ti no mi

• Ek lek tik Fel se fe

İçindekiler

 

 

Modern Felsefe II Kant’ın Eleştirel Felsefesi ve Salt Aklın Eleştirisi

• KANT’IN YAŞAMI, YAPITLARI VE ELEŞTİRİ ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİ

• SALT AKLIN ELEŞTİRİSİ’NE GİRİŞ

• TRANSENDENTAL ESTETİK

• TRANSENDENTAL ANALİTİK

• TRANSENDENTAL DİYALEKTİK

(11)

KANT’IN YA ŞA MI, YA PIT LA RI VE ELEŞ Tİ Rİ-ÖN CE Sİ DÜ ŞÜN CE LE Rİ

Kant’ın Ya şa mı ve Ya pıt la rı

Mo dern ça ğın en bü yük fi lo zo fu ka bul edi len Im ma nu el Kant (1724-1804) bir sa- ra cın oğ lu ola rak Do ğu Prus ya’nın Kö nigs berg ken tin de doğ du. Ai le si İs koç ya’dan göç et miş göç men bir ai le dir. Ço cuk lu ğun da din dar bir ka dın olan an ne si nin üze- rin de da ha faz la et ki si ol muş ve din sel duy gu lar için de bü yü müş tür. Bu duy gu lar 1732’den 1740’a ka dar oku du ğu Col le gi um Fri ede ri cia num’da va ro lan pie tist or tam için de da ha da ge liş miş, bu na kar şın okul da ki din sel ku ral la ra ge rek ti ğin de kar şı dur ma yı bil miş tir. Oku lun ken di si ne en bü yük kat kı sı iyi dü zey de La tin ce öğ- ren miş ol ma sı dır. Da ha son ra Kant, Kö nigs berg Üni ver si te si ne baş la mış, bu ra da fi lo zof Mar tin Knut zen’in ki şi li ğin de bi rin ci sı nıf bir öğ re ti ci bul ma sı ken di si için bir şans ol muş tur. Knut zen’in kü tüp ha ne sin de ki ki tap lar dan ya rar la na rak man tık ve do ğal bi lim ko nu sun da ye tiş me ola na ğı bul muş tur. New ton fi zi ği ni in ce le me ye yö nel me si do ğal bi lim le re bü yük il gi gös te ren ho ca sı Knut zen’in et ki siy le ol muş- tur. Bu et ki ne de niy le ilk ya zı la rı do ğal bi lim ala nı na iliş kin dir. 1746’da üni ver- si te yi bi tir dik ten son ra ge çim zo run lu lu ğu ne de niy le se kiz-on yıl ka dar ai le le re özel öğ ret men lik yap mış, 1755’te dok to ra dü ze yin de bir de re ce ala rak üni ver si- tede eğit men ola rak gö re ve baş la mış tır. Bu gö re vi yak la şık 15 yıl sür müş, 1770’de ni ha yet man tık ve me ta fi zik pro fe sö rü ola rak atan mış tır. Kant bu dö nem de sa de ce man tık, me ta fi zik ve ah lak ala nın da de ğil, ma te ma tik, fi zik, coğ raf ya, an tro po lo ji, pe da go ji ve mi ne ro lo ji gi bi alan lar üze ri ne de ders ler ver di. Fel se fe si nin ge li şi mi ba kı mın dan bu dö nem eleş ti ri ön ce si ola rak ni te len miş tir.

Bu dö ne me ait baş lı ca ya pıt la rı: Can lı Güç le rin Doğ ru De ğer len di ri li şi Üze ri ne Dü şün ce ler ad lı fi zik te zi ile üni ver si te yi bi tir miş tir. 1755’de Ge nel Do ğa Ta ri hi ve Gök Te ori si ad lı ça lış ma sı ya yım lan mış tır. Yi ne ay nı yıl Ateş Üze ri ne baş lık lı ça lış ma sı ile üni ver si te öğ re tim üye li ği ne ka bul edil miş tir. Ge nel Do ğa Ta ri hi ve Gök Te ori si baş lık lı ya pı tın da ev re nin olu şu mu nu tü müy le me ka nik il ke ler ışı ğın- da açık la ma ya ça lış mış tır. Öne sür dü ğü gö rüş ler Lap la ce’ın bu ko nu da ki ku ra mı nı ön ce le miş tir. Da ha son ra bu ku ram Kant-Lap la ce ku ra mı adı nı al mış tır. Bun la rın ya nı sı ra Yer Ek se ni Et ra fın da Dö ner ken Bir ta kım De ği şik lik le re Uğ ra dı mı?, Yer İh ti yar lı yor mu?, Dep rem Üze ri ne gi bi ço ğu fi zi ki coğ raf ya ala nı na ait ya zı lar bu dö nem de, ya ni 1770 ön ce si dö nem de yer al mak ta dır.

Kant’ın Eleştirel Felsefesi ve

Salt Aklın Eleştirisi

(12)

1770’de Du yu Dün ya sı ve Dü şün ce Dün ya sı nın Form ve İl ke le ri baş lık lı te zi ile pro fe sör ola rak atan dı. Bu ta rih onun eleş ti rel dö ne me ge çi şi nin de baş lan gı cı ol- du. Bu ya zı da du yu dün ya sı ile dü şün ce dün ya sı bir bi rin den ayırt edil mek te ve her bi ri nin ken di ne öz gü bil gi te mel le ri ol du ğu öne sü rül mek te dir. Kant bu ra da salt (re in, pu rus) te ri mi nin an la mı nı ge niş let me yo lu na git ti. Bu te rim bi len öz ne nin ken di do ğa sın da bu lu nan bil gi öge le ri ni an lat mak ta dır. Bu şe kil de Kant, epis te- mo lo ji ala nın da öz gün gö rüş le ri ni ge liş tir me ye baş la mış, eleş ti rel fel se fe nin ilk ve güç lü sin yal le ri ni ver miş tir.

Kant’ın asıl eleş ti rel dö ne mi 1781’de ya yım la dı ğı Salt Ak lın Eleş ti ri si (Kri tik der rei nen Ver nunft) ad lı ya pı tıy la baş la dı çün kü ya pıt baş tan so na ge le nek sel fel se- fe tu tum la rı nın eleş ti ri si üze rin de yük sel mek te dir. Bu ya pı tın ar dın dan 1788’de Pra tik Ak lın Eleş ti ri si (Kri tik der Prak tisc hen Ver nunft), 1790’da Yar gı Gü cü nün Eleş ti ri si (Kri tik der Ur te ild kraft) ya yım lan dı. Bun la rın dı şın da İle ri de ki Her Bir Me ta fi zi ğe Ön söy lem (Pro le go me na zu ei ner je den künfti gen Me taph ysik), Ah lak Me ta fi zi ği nin Te mel le ri, Ah lak Me ta fi zi ği, Dün ya Yurt taş lı ğı Ba kı mın dan Bir Ge- nel Ta rih Ta sa rı mı, Son suz Ba rış Üs tü ne, Ak lın Sı nır la rı İçin de ki Din, Prag ma tik Ba kım dan An tro po lo ji gi bi ya pıt la rı da ya yım lan mış ve her bi ri ken di ala nın da ses ge tir miş tir.

Kant’ın Eleş ti ri-Ön ce si Ya zı la rın da ki Dü şün ce le ri

Kant’ın dü şün ce le ri nin ge li şi mi baş lı ca iki dö ne me ay rı lır. 1770’den ön ce ki dö ne- me eleş ti ri-ön ce si dö nem, 1770’den son ra ki dö ne mey ise eleş ti rel dö nem de nir. Eleş- ti ri söz cü ğü, Kant’ın ol gun luk dö ne mi ya pıt la rı nın üçü nün de (Salt Ak lın Eleş ti- ri si, Pra tik Ak lın Eleş ti ri si ve Yar gı Ye ti si nin Eleş ti ri si) baş lı ğın da bu lun du ğu gi bi bu ya pıt lar da di le ge len fel se fe nin ge nel ni te li ği ni de or ta ya ko yar. Kant ol gun luk dö ne mi fel se fe si ni eleş ti rel ide aliz min bir for mu ola rak be tim le miş tir. Söz ko nu su idea lizm in san ak lı nın güç le ri nin bir eleş ti ri si te me lin de ya pı laş mak ta dır.

Kant, 1770’den ön ce ki dö nem de da ha çok do ğal fel se fe ala nın da ye tiş miş bi- ri gi bi dü şün mek tey di. 1755’de ya yım la dı ğı önem li bir ya zı sı nın adı Ge nel Do ğa Ta ri hi ve Gök y Teorisi’dir. Bu ya zı nın alt baş lı ğı Gök Ci sim le ri nin Ya pı ve De vi- nim le ri nin Baş lan gı cı Üze ri ne New ton Fi zi ği ne Gö re Bir De ne me bi çi min de dir.

Bu baş lık Kant’ın New ton’un do ğal fi zik ala nın da ki gö rüş le ri ni be nim se di ği ni gös ter mek te dir. Bu ya zı da Kant, gök ci sim le ri nin olu şu mu nu, bir baş ka de yiş le ev re nin baş lan gı cı nı New ton fi zi ği nin ge nel il ke le rin den ha re ket le açık la ma ya ça lış mak ta dır. Kant bu ya pı tın da ev re ni za man ve uzam için de ki ci sim ler le on- la rın de vi nim le ri nin oluş tur du ğu bir bü tün ola rak kav rar. Ona gö re bu ev ren bü tün lü ğü için de ki te mel ya sa ise New ton’un bul du ğu ge nel çe kim ya sa sı dır.

Mad de de ki iki te mel güç, çek me ve it me güç le ri ev ren de ki tüm olay la rı açık- la ya bi lir. Kant ay rı ca gü neş sis te min de ki iş le yiş dü ze ni nin sa bit yıl dız lar ev re- nin de de (tüm ga lak si ler de) ge çer li ol du ğu nu be lir tir. Za man ve uzam için de ki dün ya tam bir me ka nizm dir. New ton gi bi o da za man ve uza mın son suz lu ğu nu ka bul eder. Ev ren bü tün sis tem le riy le son suz dur. Koz mik olay la rın olu şu mu da son suz olan za man için de olup bi ter. Bu na gö re ev ren bir an da olup bit me miş- tir, son suz lu ğa ya yıl mış, son suz bir ge liş me hâ lin de dir. Bu ge liş me ev ren de ki sis tem le ri sü rek li ola rak ço ğal tır. Bu oluş ve ge li şim, mad de nin güç le ri ve ya- sa la rı nın et ki si al tın da ger çek le şir. Ev re nin bü tü nün de ki oluş, uyum lu sis tem- le rin son suz luk için de ço ğal ma sı New ton’un be lir le di ği ya sa la ra uy gun ola rak ge li şir; za ma nın akı şı için de son suz luk ta yer alan tüm koz mik dü zen ler, ev ren- sel me ka nik ne den sel li ğin ürü nü dür. Bu nok ta da Kant “Ba na mad de yi ve rin, bun dan si ze bir ev ren ku ra yım.” de mek te dir. Bu nun an la mı: “bi li min yıl dız lı gök yü zün de bir par ça sı nı keş fet ti ği, sa yı lar la ve for mül ler le ma te ma tik ola rak

Programları hem izleyici kitlesi hem de izleyici kitlesinin özellikleri dikkate alınarak yapılmaktadır.

(13)

ifa de et ti ği ev ren, mad de nin ve de vi ni min te mel ya sa la rı ile açık la na bi lir. Ne var ki Kant tüm ev re ni yö ne ten me ka nik ne den sel li ğin ar ka sı na tan rı ide si ni yer leş tir mek ten ge ri dur maz, ay nı ide ye ri ve za ma nı gel dik çe New ton’da da kar şı mı za çı kar. Kant, tan rı sal ak lın her şe yi esas ya pı ya uy gun bir ta kım ni te- lik ler le do na ta rak or ta ya koy du ğu nu ve fi zi ko-te olo ji nin ya ni do ğa nın ki ta bın- dan tan rı nın okun ma sı nın en doğ ru yo lu nun bu ol du ğu nu ifa de eder. Kant bu ya zı sın da in sa na he nüz be lir gin bir yer ver me miş tir. Son suz ne den sel olay lar için de in sa na ve onun öz gür lü ğü ne pek yer kal ma mış ola rak gö rün mek te dir.

Ev re nin me ka nik dü ze ni için de in sa nın öz gür lük ve so rum lu lu ğu nun na sıl yer bu la bi le ce ği so ru su he nüz Kant’ın zih ni ni kur ca la ma mak ta dır. Oy sa eleş ti rel dö ne min de Kant’ın bi rin cil kay gı sı bu so ru nu çöz mek ola cak tır.

Gö rül dü ğü gi bi Kant’ın fel se fe de ki ilk yö ne lim le ri fi lo zof Knut zen’in et ki siy- le ge nel ola rak do ğal fel se fe ala nın da dır. Bu dö nem de ele al dı ğı ba zı me ta fi zik kav ram la rı bi le do ğal fel se fe ala nı nın ide le ri ışı ğın da yo rum la ma ya ça lı şır. Bu dö- ne min ba zı me ta fi zik ni te lik li ya zı la rın dan çı ka rı la bi le cek ge nel fi kir le re kı sa ca de ği nir sek şun lar di le ge ti ri le bi lir:

Kant, Knut zen ta ra fın dan Le ib niz fel se fe si nin Wolff-Ba um gar ten ver si yo nu için de ye tiş ti ril miş tir. Ama Knut zen gi bi o da Le ib niz fel se fe sin de ki so yut, us sal dü şün me bi çi min den gi de rek uzak laş mış tır. Bu nok ta ya gel me sin de hiç kuş ku suz Knut zen’in öğ ret ti ği New ton fel se fe si nin et ki si bü yük tü. Ay rı ca Hu me’un eser le- riy le ta nış tı ğın da gö rüş le ri bü yük öl çü de de ğiş miş, ken di si de bu du ru mu “Hu me be ni dog ma tik uy ku la rım dan uyan dır dı.” di ye rek açık ça or ta ya koy muş tur. Bu ne- den le Kant da ha eleş ti ri-ön ce si dö ne min den iti ba ren gi de rek em pi riz me kay mak- tay dı de ne bi lir.

Hu me’un Kant üze rin de ki et ki si da ha çok ne den sel lik ko nu sun da ki fi kir le ri üze rin den ol muş tur. Ne den sel lik ko nu su nu Le ib niz’in ye ter li ne den il ke si ni man- tı ğın öz deş lik ve çe liş mez lik il ke le ri ile iliş ki si için de ele ala rak tar tış ma yo lu na git- miş tir. O, Wolff’un ger çek ola nı man tık sal ola na yar dım cı kıl ma gi ri şi mi nin yan lış ol du ğu nu dü şü nü yor du. Da ha son ra sen te tik di ye ad lan dı ra ca ğı, ger çek bağ lan tı la- rı di le ge ti ren öner me le rin do ğa sı na iliş kin he nüz bel li be lir siz bir fik re sa hip ti. Bu ara da do ğa da ki kar şıt lı ğın man tık ta ki kar şıt lık tan fark lı ol du ğu nu öne sü rü yor du.

Bir bi ri ne kar şıt ola rak ey lem de bu lu nan iki güç, bir yük le min ay nı an da hem onay- la nıp hem de yad sın dı ğı bir öner me ye pek de ben ze mez. Ama Kant bu dö nem de ki ya zı la rı nın hiç bi rin de Hu me’un yap tı ğı gi bi ne den sel il ke nin uy gu la ma ala nı nı he- nüz açık ça so ru ko nu su yap ma mış tı. Kant’ın do ğal fel se fe nin ala nın dan sıy rı la rak salt fel se fe ala nı na ge çi şi 1770’de ya yım la nan Du yu Dün ya sı ve Dü şün ce Dün ya sı- nın Form ve İl ke le ri ad lı ya zı sı ile ger çek le şir. 1781’e dek ye ni bir ya pıt ver me di ği ne gö re Kant’ın eleş ti rel dö ne mi ni bu ta rih ten baş lat mak yan lış ol maz.

Kant’ın Eleş ti rel Dö ne mi ne Doğ ru

La tin ce ka le me alı nan Du yu lur ve Dü şü nü lür Dün ya la rın Form ve İl ke le ri Üze ri ne baş lık lı tez Kant ta ra fın dan 1770 yı lın da sa vu nul du ve bu sa vun ma nın ar dın dan Kant pro fe sör ola rak atan dı. Te zin ana te ma la rın dan bi ri olan uzay kav ra mı nın ele alı nı şı din le yen le re ol duk ça il ginç gel miş ti çün kü ko nu ya ye ni bir ba kış açı sı ge ti ri yor du.

Ça lış ma baş ka ye ni lik ler de içer mek tey di. Bu ra da ki araş tır ma her şey den ön ce bir bil gi ku ra mı dır; ko nu su da ev ren-kos mos kav ra mı nın za man ve uzam kav ram la rı açı sın dan araş tı rıl ma sı dır. Ona gö re, za man ve uzam hem du yu dün ya mı zın hem de New ton’un açık ça ifa de et ti ği gi bi, do ğa nın ve do ğa bi lim le ri nin ön ko şul ola rak ka bul et ti ği te mel il ke ler dir. An cak Kant’ın bu ra da öne sür dü ğü ye ni lik, za man ve

Kant’ın eleştiri-öncesi görüşleri büyük ölçüde doğa felsefesi alanına aittir ve bu dönemde ele aldığı metafizik kavramları da büyük ölçüde doğa felsefesi alanına aittir.

(14)

uza mın var lı ğın il ke le ri ol ma yıp bi zim al gı ye ti mi zin form la rı ol ma la rı dır. Du yu lur dün ya (mun dus sen si bi lis) biz in san la rın du yu al gı sı na ve ri len bir dün ya dır. Kant bu ya zı da du yu lur dün ya ile dü şü nü lür dün ya (mun dus in tel le gi bi lis), du yu bil gi si ile akıl bil gi si ve yi ne du yu bil gi si ne gö tü ren du yar lık ile akıl bil gi si ne gö tü ren an la ma ye ti si ara sın da ay rım yap mak ta dır. Şu hâl de za man ve uzam al gı ya da ya lı bil gi mi zin ge- nel form la rı ola rak te mel le ri ni in san da, in sa nın bil gi ye ti sin de bu lur lar. Kant za man ve uzam dan “in san dü şün ce sin de bu lu nan ya sa lar” (le ges men ti in si ta e) ola rak söz et mek te dir. Bu form lar, du yu bil gi mi zin te me lin de yer alan du yar lı ğı mı zın ya pı sın- da bu lu nan form lar dır. Bu form la rın in san zih nin de bu lun ma sı geo met ri nin olu şu- mu nu ola nak lı kıl mak ta dır, geo met ri bil gi le ri de en açık ve se çik bil gi ler ol du ğu na gö re, Le ib niz ve Wolff’un, du yu bil gi si nin bu la nık ol du ğu, açık-se çik bil gi nin an cak kav ram la ra da ya nan bir bil gi ol du ğu te zi de böy le ce ge çer siz hâ le gel miş olu yor du.

Kant’a gö re, Em pi rist le rin du yar lık ta za man ve uzam form la rı nın bu lun du ğu nu keş- fe de me miş ol ma la rı da bü yük bir ek sik lik ol muş tur. Salt kav ram lar ve man tık iş lem- le riy le uğ ra şan us sal cı lar ise Le ib niz, Wolff ör ne ğin de gö rül dü ğü gi bi du yu bil gi si ko nu su nu tü müy le yan lış an la mış lar dır.

Kant, or ta ya koy du ğu bil gi bi lim sel sis tem de us sal cı lık ile de ne yim ci lik, bir baş ka de yiş le, dog ma tizm ile kuş ku cu luk ara sın da bir tür ara bu lu cu luk yap ma ya ya da or ta yo lu bul ma ya ça lış mış tır. Bu tu tu mun dan do la yı öğ re ti si ba zen ek lek ti­

sizm ola rak da ad lan dı rıl mak ta dır. Böy le bir ara bu lu cu luk, ta raf­la rı eleş ti ri süz ge- cin den ge çir me den ger çek le şe bi le cek bir şey de ğil dir. Bu ne den le Kant, ya pı tın da hem us sal cı lık hem de de ne yim ci lik eleş ti ri si yap mak ta dır. Ken di de yi miy le hem dog ma tizm hem de Hu me ör ne ğin de de ne yim ci li ğin ulaş tı ğı bir nok ta ola rak kuş ku cu luk eleş ti ri si yap mak ta dır. Ger çek ten eleş ti rel ba kış Kant’ın sis te mi nin tüm do ku ve hüc re le ri ne ya yıl mış tır di ye bi li riz.

SALT AK LIN ELEŞ Tİ Rİ Sİ’NE Gİ RİŞ

Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin İçe ri ği ne Ge nel Bir Ba kış

Kant, 1770 te zin de za man ve uzam açı sın dan öne sür dü ğü öz gün te zi Salt Ak lın Eleş ti ri si’nde hiç de ğiş tir me den ye ni den di le ge tir miş tir ama Salt Ak lın Eleş ti ri- si’nde yer alan an la yış ye ti si nin kav ram ve il ke le ri ni ay dın lat mak, bu alan da be li- ren güç lük le ri yen mek tam on yı lı nı al mış ve bu ne den le Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin ya yın lan ma sı 1781 yı lı nı bul muş tur. Kant bu ya pıt ta açım la nan fel se fi sis te mi ni trans cen den tal idea lizm ola rak ad lan dı rır ama peş pe şe ge len üç bü yük ya pı tı nın baş lık la rın da eleş ti ri söz cü ğü nün bu lun ma sı na ba kar sak Kant, fel se fe nin her ala- nın da ki bil gi sis tem le ri ne eleş ti rel bir ba kış la yö nel miş tir. Bu açı dan Kant fel se fe si eleş ti rel bir fel se fe dir. Bir an lam da Kant, fel se fe de eleş ti ri ge le ne ği ni baş lat mış tır da di ye bi li riz.

Salt Ak lın Eleş ti ri si’nde de açık lık la or ta ya ko nul du ğu gi bi, Kant’ın ge nel bil gi- bi lim sel ama cı, bun dan böy le Spi no za, Le ib niz, Wolff tar zın da me ta fi zik sis tem- ler üret me nin doğ ru, hak lı bir gi ri şim olup ol ma ya ca ğı nın bir he sa bı nı çı kar mak ve or ta ya çı ka cak so nu ca gö re ge le cek te ki me ta fi zik le re bir yol gös ter mek ti. Ama böy le bir gö re vi ger çek leş ti re bil mek için ön ce lik le in san bil gi si nin ala nı nı ve sı- nır la rı nı yok la mak ge rek mek te dir. İn san han gi alan lar da ge çer li bil gi or ta ya ko- ya bi li yor? Bu bil gi nin sı nı rı ne re ye dek uza nı yor? Ge çer li bil gi de yin ce ne an lı yo- ruz? Tüm bu so ru la rın ya nıt la na bil me si için Kant ge niş kap sam lı bir araş tır ma ya gi ri şir. Bu araş tır ma bil gi yi üre ten öz ne nin, ya ni in sa nın zi hin ya pı sıy la zi hin sel ye ti ve ye te nek le riy le iliş ki li ol du ğu için bir yan dan da in sa nın zi hin ya pı sı nın, bi-

Kant 1770’deki tezinde zaman ve uzamın varlığın ilkeleri değil, algı yetimizin formları olduğunu savundu. Duyulur dünya-düşünülür dünya, duyu bilgisi-akıl bilgisi, duyarlık- anlama yetisi ayrımlarını yaptı.

Kant, yapıtında ussalcılık ile deneyimcilik, dogmatizm ile kuşkuculuk arasında bir arabuluculuk yapmaya çalışmış, bu nedenle felsefesi eklektik olarak nitelenmiştir.

Salt Aklın Eleştirisi’nde ele alınan başlıca sorular şunlardır: İnsan hangi alanlarda geçerli bilgi ortaya koyabilir?, Bu bilginin sınırı nereye dek uzanır?, Geçerli bilgiden ne anlaşılmalıdır?

(15)

liş sel, us sal ye ti ve ye te nek le ri nin bir dö kü mü nü ver me ye gi riş miş ol du. So nuç ta bil gi mi zin ala nı ve sı nır la rı zi hin ya pı mı zın bi liş sel ola nak la rın dan ay rı dü şü nü- le me ye ce ği ne gö re araş tır ma nın bu yön de yü rü tül me si do ğal olur du. Za ten Kant epis te mo lo ji si nin trans sen den tal idea lizm ola rak ad lan dı rıl ma sı öz ne nin zi hin- sel li ği nin bil gi bi lim sel ola nak la rı açı sın dan bir ad lan dır ma dır. Şu hâl de Salt Ak lın Eleş ti ri si’nde se rim le nen Kant Fel se fe si dar an lam da bir me ta fi zik eleş ti ri si ol ma- sı nın ya nı sı ra çok yön lü, yo ğun bir epis te mo lo jik araş tır ma dır.

Me ta fi zik sis tem ler du yu sal lı ğı aşa rak salt ak lın kav ram ve il ke le ri ile ko ta rıl- dı ğı için Kant in san da özel lik le salt ak lın bi liş sel güç le ri nin ne yi ba şa rıp ne yi ba şa- ra ma ya ca ğı ko nu su ile ya kın dan il gi len miş tir. Bu ra da salt akıl de yin ce du yu de- ne yi miy le hiç bir iliş ki si ol ma yan, tü müy le us sal kav ram lar la iş gö ren akıl ye ti mi zi an la mak ta dır. Bir baş ka de yiş le, dar an lam da bir akıl sal ye ti söz ko nu su dur. Bu na kar şı lık ak lı tüm bil gi ye hiz met eden zi hin sel et kin lik le eş an lam lı ola rak bir baş- ka de yiş le ge niş an lam da da kul lan mak ta yız: Ya ni Kant’ın bu ya pıt ta yap tı ğı gi bi du yar lık, an la ma ye ti si (an lık) ve salt akıl ol mak üze re tüm bu bi liş sel ye ti le ri içi ne alan bir ge nel in san ak lı da söz ko nu su edi le bil mek te dir. Ne var ki bu ra da özel an lam da Kant’ın ge çer li bil gi üre tip üre te me di ği açı sın dan eleş ti ri süz ge cin den ge çir di ği zi hin sel ye ti salt akıl ol mak ta dır. Bu nun için de bi raz ön ce be lirt ti ği miz gi bi ge çer li bil gi nin ya da doğ ru bil gi nin ne ol du ğu nun ay dın la tıl ma sı, bu açı dan sa de ce salt ak lın de ğil öte ki bil gi ye ti le ri mi zin de göz den ge çi ril me si ge re kir

Böy le ce Kant, Salt Ak lın Eleş ti ri si’nde, bil gi tür le ri mi zi ve bun la ra pa ra lel zi- hin sel ye ti le ri bir bi rin den ayı ra rak her bi ri ni ay rın tı lı bir bi çim de araş tır ma ya gi ri şir. Ele alı nan zi hin sel ye ti ler du yar lık, an lık ve salt akıl, bun la ra bağ lı bil gi sis tem le ri ma te ma tik, do ğa bi lim le ri ve me ta fi zik tir. Kant as lın da bu bi lim dal la rı açı sın dan sı ra lı üç so ru so rar. 1) Ma te ma tik na sıl ola nak lı dır? 2) Do ğa bi lim le ri na sıl ola nak lı dır? 3) Me ta fi zik na sıl ola nak lı dır? Bu so ru la rın ya nıt la rı nı ala bil- mek için bun la rın ken di le ri ne öz gü zi hin sel ye ti le ri ol du ğu nu dü şün dü ğü zi hin sel ye ti le re yö ne le rek bun la rı açık la mak la bu so ru la rın da ya nıt la rı nı ver miş olur.

Kant’ın eleş ti rel dö ne mi nin en önem li ya pı tı ola rak ka bul edi len Salt Ak lın Eleş ti ri­

si’nde ele alı nan baş lı ca ko nu la rı açık la yı nız.

Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin Ön sö zü ve Me ta fi zik So ru nu

Kant, ne den böy le bir me ta fi zik eleş ti ri si ne ge rek si nim duy du ğu nu he nüz ya pı tı nın ön sö zün de or ta ya ko yar. Me ta fi zi ğin ele al dı ğı te mel so run lar tan rı nın va ro lu şu ve do ğa sı nın ne ol du ğu, in sa nın ger çek ten is tenç öz gür lü ğü ne sa hip olup ol ma dı ğı ve in san ru hu nun ölüm süz olup ol ma dı ğı dır. Kant şim di ye dek or ta ya ko nu lan me ta- fi zik sis tem le rin bu so run la rı ay dın la ta ma dık la rı ve bu alan da sü rek li tar tış ma la ra ve çe liş ki le re yol aç tık la rı inan cın da dır. Bu ra da ki te mel so run me ta fi zi ğin ne den ma te ma tik ve do ğal bi lim ler gi bi ge çer li bil gi ler su na ma dı ğı dır. Bu bi lim dal la rı ile me ta fi zik ara sın da ki fark ne dir? Hiç kuş ku suz yön tem le rin de ki fark lı lık bu na yol aç mak ta dır. Me ta fi zik sis tem ler du yu sal lık ile hiç bir iliş ki içi ne gir me den salt ak lın kul la nı mı ile du yu sal ve ri le ri hiç dik ka te al ma dan salt kav ram lar düz le min de ka la- rak sö zü edi len te mel ko nu la ra iliş kin bil gi bi lim sel so nuç la ra ulaş ma ya ça lış mış lar- dır. Ula şı lan so nuç lar bu şe kil de tü müy le çe li şik ve tar tış ma lı ol muş tur. Şu hâl de bu tür me ta fi zik so run lar da salt ak lın kul la nı mı yo luy la tar tış ma la rı ön le yen, doğ ru- lu ğu açık se çik bil gi le re ula şı la bi lir mi? Salt ak lın kul la nı mı bi ze dü şü nü lür dün ya (mun dus in tel le gi bi lis) üze ri ne bil gi ve re bi lir mi? Bu so ru la rın ya nı tı nı ala bil mek için ön ce lik le in san ak lı nın el de ede bil di ği bil gi tür le ri ne ler dir? Bu bil gi tür le ri nin

Kant Salt Aklın Eleştirisi’nde bilgi türlerini ve bunlara karşılık gelen zihinsel yetileri araştırır. Ele aldığı bilgi türleri matematik, doğa bilimleri ve metafiziktir. Bunlara karşılık gelen zihinsel yetilerse duyarlık, anlık ve salt akıldır.

1

(16)

bil gi de ğe ri ne dir? so ru la rı nın ya nıt lan ma sı ge re kir. Kant için çok önem li olan bu bil gi tür le ri ko nu su da ha Eleş ti ri’nin ön sö zün de ele alı nır.

Bil gi Tür le ri: Kant bil gi tür le ri ni ön ce a prio ri ve a pos te rio ri ola rak iki ye ayı- rır. Da ha son ra bun la ra ana li tik ve sen te tik bil gi tür le ri ni ek le ye rek her bi ri ni ni te- lik le ri ba kı mın dan açım la ma yo lu nu tu tar. Ar dın dan bun lar ara sın da iliş ki kur ma yo lu na gi der. Kant her bil gi bir yar gı da di le gel di ği için ko nu ya zi hin sel bağ lam da ba ka rak yar gı ve yar gı tür le rin den söz et me yi yeğ le miş tir.

a) A prio ri yar gı lar: Bu yar gı lar doğ ru lu ğu zo run lu olan ve ay nı za man da ev- ren sel ola rak ge çer li lik ta şı yan yar gı lar dır. Bu zo run lu luk ve ev ren sel lik özel lik le ri de ne yi min sağ la dı ğı so nuç lar da ke sin lik le bu lun maz lar. Bu na kar şı lık ma te ma tik öner me ler bu ni te lik le ri bü tü nüy le ta şır lar.

b) A pos te rio ri yar gı lar: De ne yi min sağ la dı ğı ve ri le re iliş kin yar gı lar dır. Bun la- rın doğ ru luk la rı olum sal ol du ğu için zo run lu luk ve ev ren sel lik ni te li ği ta şı maz lar.

Kant’ın bir ye ni lik ola rak öne sür dü ğü öte ki iki öner me ti pi ne ge lin ce

c) Ana li tik yar gı lar: Eğer bir öner me nin yük le mi ni oluş tu ran kav ram öner- me nin öz ne si du ru mun da ki kav ram ta ra fın dan içe ri li yor sa eş de yiş le iki kav ram an lam ca öz deş ise ler bu yar gı ana li tik bir yar gı dır. Kant’ın ken di si nin ver di ği ör- nek: “Tüm ci sim ler uzay da yer kap lar.” Bu öner me ana li tik tir çün kü bi zim ci sim kav ra mı mız uzam lı ol ma yı ya da uzay da bir yer kap la mış ol ma yı içe ren bir kav- ram dır. Bir baş ka de yiş le “Uzam lı olan ci sim dir, ci sim uzam lı olan dır”. Şu hâl de tüm ta nım öner me le ri ana li tik öner me ler ol mak ta dır. Ana li tik öner me ler de öz ne ile yük lem ara sın da ki iliş ki öz deş lik bi çi min de bir iliş ki dir.

ç) Sen te tik yar gı lar: Ana li tik bir yar gı da ki ko şu lun ger çek leş me di ği yar gı lar dır.

Baş ka bir de yiş le yük lem kav ra mı öz ne kav ra mı ta ra fın dan içe ril me mek te dir. Bu şe kil de öz ne ile yük lem kav ram la rı ara sın da bir öz deş lik iliş ki si yok tur. Kant’ın ver di ği ör nek şöy le: “Tüm ci sim ler ağır dır.” Kant’ın dü şün ce si ne gö re, “ağır” kav- ra mı “ci sim” kav ra mı ta ra fın dan içe ril me mek te dir. Biz ci sim le rin ağır ol du ğu nu de ne yim yo luy la öğ ren mek te yiz. As lın da Kant bu özel li ğin iyi bir şey ol du ğu nu be lir tir. Çün kü öz ne kav ra mı na yük lem kav ra mı ile ye ni bir ni te lik ek len mek te dir ve bu şe kil de öz ne ye iliş kin bil gi miz de ge niş le miş ol mak ta dır.

Kant Eleş ti ri nin baş ka bir ye rin de ana li tik yar gı la rın da yan dı ğı te mel il ke nin çe liş mez lik il ke si ol du ğu nu be lir tir. Bun dan her ana li tik yar gı nın a prio ri ol du ğu so nu cu çı kar. Şu hâl de doğ ru ya da yan lış bu yar gı la rın de ne yim ile hiç bir iliş ki- le ri yok tur. Zo run lu luk la doğ ru ya da yan lış ol ma la rı sa de ce içer dik le ri te rim le rin ta nım la rı na ve çe liş mez lik il ke si ne re fe rans la be lir le nir. Ter si ne sen te tik yar gı lar- da öz ne ile yük lem te rim le ri öz deş li ğe da yan mak sı zın dü şü nül dük le ri için on la rın doğ ru ol du ğu nu is pat la ma ba kı mın dan da ha fark lı re fe rans kay na ğı na ge rek si nim var dır. Ör ne ğin ol gu la rın gün de lik yar gı la rın da öz ne ile yük lem ara sın da id di a edi len bağ lan tı nın ol gu sal olup ol ma dı ğı ko nu sun da de ne yi mi göz den ge çir me ye ge rek si nim var dır.

Kant’ın bu ana li tik sen te tik ay rı mı da ha ön ce Hu me ta ra fın dan ide ler ara sın da ki bağ lan tı la rı di le ge ti ren, ol gu ve va ro luş ko nu la rı nı di le ge ti ren öner me ler bi çi min- de ki iki li sı nıf­la ma sı nı an dır mak ta dır. Hu me da bi rin ci tip öner me le rin zo run lu doğ ru ol du ğu nu ikin ci tip öner me le rin doğ ru luk la rı nın olum sal ol du ğu nu öne sü rü yor du. An cak Kant bu nok ta da ye ni bir bu luş ya pa rak ay nı yar gı ba kı mın- dan hem sen te tik, hem ap rio ri olan öner me le rin bu lun du ğu nu öne sü rer. Kı sa ca sı sen te tik a prio ri yar gı tü rü nü önü mü ze ko ya rak bi li nen sı nıf­la ma la rı boz muş olur.

He men he men ma te ma ti ğin tüm öner me le ri nin bu ka te go ri de yer al dı ğı nı, do ğal bi lim le rin te mel il ke le ri nin de sen te tik ap rio ri yar gı ti pin de ol duk la rı nı öne

Kant bilgi türlerini önce a priori ve a posteriori olarak, ardından analitik ve sentetik olarak ayırır. Sonra bunlar arasında ilişki kurma yoluna gider.

Kant, bir yargının hem sentetik hem a priori olabileceğini söyleyerek ilk kez sentetik a priori yargı kavramını ortaya koydu.

Kant’a göre analitik yargıların temel ilkesi çelişmezliktir. ve bu yüzden her analitik yargı a prioridir.

(17)

sü rer. Bu ra da se çil miş iki ör nek ve ri lir se Mad de sel dün ya da ki tüm de ğiş me ler de, mad de nin mik ta rı de ğiş me den ka lır. De vi ni min tüm ile ti min de et ki ve tep ki dai ma eşit ol ma lı dır. Bu il ke le rin tü mü nü da ha son ra Kant’ın epis te mo lo jik sis te mi nin sı- ra lı açım la nı şı bağ la mın da gör müş ola ca ğız. Kant bu tip il ke le rin dai ma ev ren sel ve zo run lu ol du ğu nu, ya ni a prio ri bir öner me nin ni te li ği ni ta şı dı ğı nı, ama ay nı za man da doğ ru luk la rı nın gö rü le bil me si için de ne yi me de baş vur mak ge rek ti ği ni bir baş ka de yiş le, bu yar gı lar da öz ne ve yük lem bağ lan tı sı nın öz deş lik ol ma dı ğı- nı öne sü rer. Kant bu nok ta ya gel di ğin de epis te mo lo ji sis te mi ba kı mın dan çok önem li öl çü de yol al mış ol du. Çün kü bun dan son ra tüm ge çer li bil gi sis te mi ni sen te tik ap rio ri yar gı lar üze ri ne ku ra cak tır.

Bir yar gı nın hem sen te tik hem a prio ri ola bi le ce ği ni söy le mek fel se fe ta ri hi ba kı­

mın dan ne den bü yük bir ye ni lik ola rak ka bul edil mek te dir? Sen te tik ve a prio ri kav­

ram la rı nın an lam la rı nı da göz önün de bu lun du ra rak tar tı şı nız.

TRAN SSEN DEN TAL ES TE TİK

Kant, bun dan son ra ikin ci adım ola rak sen te tik ap rio ri yar gı la rın na sıl ola nak lı ol du ğu nu araş tır mak is ter. Çün kü eğer sen te tik ap rio ri yar gı la rı oluş tu ra bi li yor- sak me ta fi zik ala nın da da bun la rın ola nak lı olup ol ma dı ğı nı araş tır ma ya hak kı- mız var dır. Bu ko nu yu Ge le cek te ki Her Me ta fi zi ğe Ön söy lem’de (kı sa ca Pro le go me- na) özel ola rak ele al mış tır. An cak Eleş ti ri’de in san zih ni nin tüm bi liş sel ye ti le ri ni be tim le me yi ve böy le ce sen te tik ap rio ri yar gı la rın han gi alan lar da, na sıl ola nak lı ol du ğu ya da ol ma dı ğı ko nu su nu ay dın lat ma yı öne rir: Bu nun için ön ce lik le du- yu sal bil gi de a prio ri bir bil gi öge si olup ol ma dı ğı na bak ma sı ge rek mek te dir. Kant bu gö re vi Trans sen den tal Es te tik alt baş lı ğı al tın da ger çek leş ti rir. Es te tik te ri mi nin bu ra da ‘gü ze lin du yum lan ma sı’ an la mın da ki es te tik te ri mi ile hiç bir iliş ki si yok- tur. ‘Es te tik’ te ri mi Grek çe ‘aist he sis’ (du yu lar la, al gı yo luy la kav ra ma) te ri min den gel mek te dir. Kant da ‘es te tik’ te ri mi ni kö ken an la ma uy gun ola rak kul lan mış tır.

Çün kü bu alt baş lık al tın da Kant, zih nin du yu ye ti si ni (du yar lı ğı) in ce le me işi ne gi ri şir. Bu ra da bi rin cil kay gı sı du yu bil gi si nin a prio ri öge le ri içe rip içer me di ği ni araş tır mak tır. Çün kü eğer var sa o za man bir de a prio ri sen te tik bir şey olup ol ma- dı ğı na bak mak ko lay la şa cak tır. İlk ba kış ta du yu bil gi si nin a prio ri öge ler içer di ği- ni söy le mek çe li şik gö rün mek te dir. Çün kü yer le şik fel se fi ve psi ko lo jik ge le ne ğe gö re du yum lar öz sel ola rak pa sif bir ya pı da dır; du yu lar bi ze ve ri le ri su nar biz de seç me şan sı mız ol ma dan on la rı ka bul ede riz. Bu na as lın da du yu ye ti si nin alı cı lı ğı (re cep ti vi te) de nir. As lın da Kant, du yu ye ti si ne, du yu ma iliş kin bu ge nel açık la- ma ya ka tıl mak tan ge ri dur maz ama o, şim di, du yu de ne yi min de em pi rik ola rak ve ril me si ka bul edi le me yen bir ta kım öge ler ol du ğu nu da dü şün mek te dir. Ya ni bir ta kım a prio ri bil gi öge le ri bu lun du ğu nu dü şün mek te dir ve bun la rın ne ol du- ğu nu gün yü zü ne çı kar ma işi ne gi ri şir. Kant ön ce lik le şu nu be lir tir: Her bil gi de al- gı ve kav ram ol mak üze re iki yan var dır. Bir ta raf­ta du yu la rı mı za ve ri len ve bi zim so mut ola rak kav ra dı ğı mız yan, öbür ta raf­ta an la ma ye ti mi zin dü şün me ile bağ lar ku ran ya nı. Bil gi mi zin olu şa bil me si için bu iki ya nın bir lik te ça lı şa bil me si ge re kir.

Em pi rist le rin öne sür dü ğü gi bi salt du yu sal ve ri ler tek ba şı na bi ze bil gi sağ la ya- maz. Sa de ce an la ma ye ti si nin kav ram la rı için de dönen bir dü şün me bi çi mi de içi boş bir kav ram bil gi sin den baş ka bir şey ver mez. Buna göre, “Du yu suz kav ram lar boş, kav ram sız du yu lar kör dür.” Şim di du yu ye ti mi zin (du yar lı ğın) ya pı sı na ya da ge nel iş le yiş bi çi mi ne yö ne le bi li riz.

2

Kant’a göre her bilgide algı ve kavram olmak üzere iki yan vardır. İlki duyularımızla, ikincisi anlama yetimizle ilgilidir ve duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür.

(18)

Du yu Ye ti si nin A Prio ri Form la rı

Bun la ra a prio ri gö rü ler ya da al gı lar da di ye bi li riz. Kant Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin Trans sen den tal Es te tik bö lü mün de bu a prio ri öge le ri 1770 te zin de ki te mel len- dir me bi çi me ben zer bir bi çim de be lir le me yo lu na gi der. Uzay ve za man ide le ri­

mi zin bir araş tır ma sı gös te rir ki bu ide ler mad de nin de ğil ama bi zim de ne yi mi- mi zin for mu dur. Bir baş ka de yiş le du yu/du yar lık ye ti mi zin form la rı dır. Biz on lar ara cı lı ğıy la, bir şey du yu la rı mı za ve ril di ği za man, da ğı nık olan du yu sal ve ri le ri ya pı laş tı ra rak al gı la rız. Bir baş ka de yiş le du yu ve ri le ri ni ve ril dik le ri an da za man ve uzam form la rı için de alı rız. Kant bu ol gu yu hak lı gös te re bil mek için bir di zi us lam la ma ya baş vu rur: Bi rin ci si, renk ve ses gi bi özel lik le re kar şıt ola rak, za man ve uza mın her yer de ha zır bu lun ma ve bu açı dan te mel ol ma gi bi bir ka rak te ri- ne de ği nir. Bu na gö re uzam sal yük lem ler beş du yu ara cı lı ğıy la bil di ği miz her ne var sa uy gu la nır, za man sal yük lem ler de bun la ra ay nı şe kil de uy gu la nır, za man sal yük lem ler bi zim iç sel dün ya mız da ani ola rak de ne yim le nen bi linç akı şı na da uy- gu la nır. İkin ci si, em pi rik ola rak ve ri len şey üze rin de ref­lek si yon da bu lun mak la za man ve uzay ide le ri ne sa hip ola ma yız, ba zı uzay par ça la rı nı bir bi ri ne ek le ye- rek ge nel bir uzay ide si ne sa hip olu na maz. Bir ta kım za man sal an la rı bir bi ri ne ek- le ye rek de za man ide si ne sa hip olu na maz. Bun la rın her bi ri de bü tün dür, bu na kar şı lık her uzay par ça sı, ay nı ve tek bir uza yın bir ke si ti dir, ya ni bir uzay ör ne ği de ğil dir, sa de ce onun sı nır lan ma sı dır. Za man da da du rum ay nı dır, bü tün za man par ça la rı, bü tün an lar, son suz bir akış için de bu lu nan bir ve ay nı za man bü tü nü için de yer le ri ni alır lar. Bun la ra ek ola rak, uzay üç bo yut lu dur, fark lı za man lar eş za man lı de ğil dir ama ar dı şık tır lar. Bun lar dan so nuç ola rak Kant, uzay ve za ma nın sa de ce bir gö rü (in tu iti on) de ğil ama a prio ri gö rü ler ol du ğu so nu cu nu çı ka rır. Şu hâl de bi rer kav ram ol ma yan za man ve uzay, du yu la ra da ya lı al gı nın form la rı dır.

Ma te ma ti ğin Olu şu mu

De ne yim sel ol ma yan, salt gö rü le rin uzam ve za man gö rü le ri nin-al gı la rı nın var ol du ğu nu ka nıt la ma sı, sen te tik ap rio ri bil gi yo lun da Kant’ın eli ni bü yük öl çü de ra hat lat mış tır. Çün kü ona gö re salt ve uy gu la ma lı ma te ma ti ğin ve yi ne salt geo- met ri nin ola na ğı bu te mel üze rin de açık la na bi lir: salt geo met ri yi biz salt gö rü için de ku ra bi li riz ya da bu te mel üze rin de onun tüm kav ram la rı nın ger çek ola na- ğı nı gös te re bi li riz. İm ge lem de dü zen le nen bir de ney bir üç ge nin ger çek bir uzam- sal ola sı lık ol du ğu nu der hal gös te rir, oy sa ki iki doğ ru çiz gi ta ra fın dan sı nır lan mış bir şe kil de ğil dir. Uy gu la ma lı geo met ri ola nak lı dır çün kü du yu lar la kav ra nan her ne var sa du yar lı ğın form la rıy la zo run lu luk la uyum lu ol mak ta dır lar. Salt gö rü ya da al gı ya da form geo met ri den ma te ma ti ğin tüm öte ki dal la rı na ka dar, tüm ma- te ma tik sel dü şün me için çok önem li dir ve Kant pek çok yer de bu nu ka nıt la ma ya de vam eder. Bu ra da önem li olan nok ta şu dur: Salt gö rü ya da salt uzam for mu üze rin de ma te ma tik sel ve geo met rik iş lem le ri ya pa bil di ği mi ze gö re salt ma te ma- ti ğin ve geo met ri nin tüm yar gı la rı sen te tik a p rio ri yar gı lar dır. “Ye di ar tı be şin on iki ol du ğu nu” söy le mek, baş lan gıç ta in san la ra sen te tik a prio ri bir yar gı de ğil miş gi bi ge le bi lir. “Ne var ki dik kat le ba kıl dı ğın da gö rü lür ki 7 ve 5’in top la mı kav ra mı, her iki sa yı nın bir tek sa yı ya bir leş ti ril me sin den baş ka bir şey içer me mek te dir...

on iki kav ra mı, be nim sa de ce ye di ile be şin bir leş ti ril me si ni dü şün mem le hiç bir şe kil de dü şü nül müş ol maz.... Bun la rın iki sin den bi ri ni kar şı la yan gö rü nün yar dı- mıy la....beş nok tay la böy le ce de gö rü de ve ri len be şin bi rim le ri nin te ker te ker ye di kav ra mı na ek len me siy le bu kav ra mın öte si ne git mek ge re kir. 7+5=12 öner me siy-

Kant’a göre uzay ve zaman ideleri duyu/duyarlık yetimizin formlarıdır.

(19)

le in san ken di kav ra mı nı ge niş le tir.” (Kant, 1995: 17). Şu hâl de bu öner me sen te tik a prio ri bir öner me dir. Ay nı şe kil de salt geo met ri nin hiç bir il ke si ana li tik de ğil dir.

“doğ ru nun, iki nok ta ara sın da çi zi len en kı sa çiz gi ol du ğu” öner me si sen te tik bir öner me dir. Çün kü be nim ‘doğ ru’ kav ra mım ni ce lik le il gi li hiç bir şey içer mez, sa- de ce bir ni te li ği içe rir. “En kı sa” kav ra mı ta ma mıy la ona ek le nir ve “doğ ru çiz gi”

kav ra mı nın öge le ri ne ay rıl ma sın dan çı ka rı la maz. O hâl de bu ra da gö rü nün yar- dı mı ge rek li dir; an cak onun ara cı lı ğıy la sen tez ola nak lı dır.” (Kant, 1995: 17). Salt ma te ma tik kav ram lar dan de ğil, sa de ce kav ram la rın oluş tu rul ma sın dan ha re ket et ti ği için kav ra mın öte si ne, onu kar şı la yan gö rü nün içer di ği ne git mek zo run da ol du ğun dan bu ra da ki öner me le rin tü mü de sen te tik tir. Şu hâl de ma te ma tik bi li mi sen te tik yar gı lar dan oluş tu ğu na gö re bil gi ta şı yı cı ger çek bir bi lim da lı ol mak ta dır.

Kant’a gö re Trans sen den tal Es te ti ğin en önem li so nuç la rın dan bi ri, za man ve uza yın “trans sen den tal ide ali te”si dir. Bu na gö re iç sel du yu da da hil, du yu lar ara cı- lı ğıy la bil di ği miz her ne var sa fe no me nal dir, ya ni salt bir gö rü nüş dür, bir gö rün- gü dür. Bu na gö re za man ve uzay mut lak bir ger çek li ğe sa hip de ğil dir ler. Bun lar ide al var lık lar dır. Bu ra da idea lin an la mı za man ve uza yın in sa nın du yu ye ti sin de bu lu nan kav ra yış form la rı ol ma la rı dır. Gö rün gü kav ra mı nın kar şı tı “ken di ba şı- na va ro lan, ken din de-var lık” kav ra mı dır. Bi zim sa de ce za man ve uzay için de ve- ri len le ri kav ra ya bi lir ol ma mız, va ro lan her şe yin za man ve uzay için de ol ma sı nı ge rek tir mez, ama bi zim “ken di ba şı na va ro lan” şey le ri al gı la dı ğı mı zı da gös ter mez.

Kant bu gö rü şü ne trans sen den tal idea lizm adı nı ve rir. Bu na gö re za man ve uzam al gı ye ti miz de bu lu nan salt gö rü dür ler. İçin de de vin di ği miz ve bi lim ler le ya sa la rı nı kav ra ma ya ça lış tı ğı mız dün ya ise salt bir gö rü nüş dün ya sı dır ve bu ne den le in sa na bağ lı bir dün ya dır. Ama bu trans sen den tal idea lizm, do ğa bi lim le ri nin araş tır dı ğı, du yu al gı la rı mı zın ken di sin den gel di ği do ğa nın tam bir ger çek li ği ni ka bul eder.

Trans sen den talin an la mı, bi len öz ne ola rak zih ni mi zin için de ki le ri ol du ğu gi bi, zih ni mi zin dı şın da yer alan la rı da bi le bi le ce ği miz dir. İde a liz min an la mı ise zih ni- mi zin dı şın da yer alan la rı ken di zi hin sel ya pı mı za gö re bil mek te ol du ğu muz dur.

TRAN SSEN DEN TAL ANA Lİ TİK

Salt Ak lın Eleş ti ri si’nin ikin ci ana bö lü mü ge nel baş lık ola rak Trans sen den tal Man- tık’tır. Kant bu baş lık al tın da iki te mel bö lüm le me ya par: Bun lar dan il ki Trans- sen den tal Ana li tik son ra ki ise Trans sen den tal Di ya lek tik’tir. Bun la rın açım la nı şı Aris to te les’e kar şıt ola rak, Kant’ın ge tir di ği bir tür ye ni man tık an la yı şı ol muş tur.

Kant Trans sen den tal Ana li tik baş lı ğı al tın da an la ma ye ti si ni in ce ler. Bu ye ti nin te mel iş le vi dü şün me dir. Kav ram la rı mı zı oluş tu ran ve yar gı lar öne sü ren dü şün me ye ti si in san zi hin sel li ği nin en önem li iş lev le rin den bi ri dir. Yar gı lar öne sür me so- nu cu dur ki nes ne le re iliş kin bil gi le ri miz oluş ma ya baş lar. An cak bu ye ti, du yar lı- ğı mı zın sağ la dı ğı ve ri ler ol mak sı zın bil gi yi oluş tu ra ma ya cak tır. Du yu la rı mız bi ze nes ne ler den ilk iz le nim ola rak ge len ve ri le ri sağ lar, an la ma ye ti miz kav ram lar ara- cı lı ğıy la bu ve ri ler üze rin de dü şü nür ve bu şe kil de an la ma ye ti miz yar gı da bu lu na- rak bir bil gi or ta ya koy muş olur. Şu hâl de dış dün ya ya, fe no me nal dün ya ya iliş kin bil gi le ri miz bu iki kay na ğın bir lik te ça lış ma sı so nu cun da olu şur lar. Kant’a gö re, bir kez daha yinelemek gerekirse “du yu suz kav ram lar boş, kav ram sız du yu lar kör dür.”

Bil gi için bu iki ye ti nin iş bir li ği ge rek li ol sa da bun la rın her bi ri nin ya sa la rı ken di le ri ne öz gü dür. Du yar lı ğın ya sa la rı nı, ya ni za ma nı ve uza mı bir ön ce ki bö- lüm de gör müş bu lu nu yo ruz. Şim di de an la ma ye ti mi zin ya sa la rı var mı, yok mu bu na bak ma mız ge rek mek te dir. Kant’a gö re an la ma ye ti mi zin (Vers tand) ya sa la rı ya da Kant’ın yeğ le di ği te rim ler le a prio ri kav ram la rı el bet te var dır. Kant, bun lar-

(20)

dan ka te go ri ler te ri miy le söz et mek te dir. Bu ka te go ri ler du yu ye ti mi zin sağ la dı ğı ve ri le rin dü şü nü le bil me si için zo run lu ko şul lar ola rak kar şı mı za çık mak ta dır lar.

Bi lin di ği gi bi Aris to te les de dü şün me yi ya da öner me le ri mi zi yö ne ten ka te go ri- ler den söz et miş ti. Bun lar töz, ni ce lik, ni te lik, yer, za man, du rum, iye lik, iliş ki, et ki ve edil gi ol mak üze re sa yı ca on ta ne idi ler. Kant da bu alt baş lık al tın da Aris- to te les’in ki ne az çok ben zer bir be lir le me yap mış tır. An cak Aris to te les ta ra fın dan dü şün me nin ka te go ri le ri için de gös te ri len yer ve za man ka te go ri le ri Kant ta ra fın- dan bir ön ce ki bö lüm de gör dü ğü müz gi bi du yu ye ti mi zin a prio ri gö rü le ri hâli ne ge ti ril miş idi ler.

Bu ra da so ru nu şu şe kil de ko ya bi li riz: An la ma ye ti si nin gö re vi hiç kuş ku suz gö rü de ğil dir. Onun işi yar gı da bu lun mak tır. Öy ley se yar gı ne dir? Yar gı de ği şik ta sa rım la rı tek bir bil gi oluş tur mak için kav ram lar ara cı lı ğıy la bir leş tir mek tir. Öte yan dan ola nak lı yar gı tip le rin de ken di ni gös te ren te mel bir leş tir me yol la rı var dır.

Kant bun la ra yar gı da ki bir lik iş lev le ri de mek te dir. İş te bun lar an la ma ye ti si nin a prio ri ya pı sı nı göz ler önü ne se rer ler. Eğer bu bir lik iş lev le ri bü tü nüy le or ta ya ko na bi lir se, an la ma ye ti si nin iş lev le ri de tü müy le be lir len miş olur. Kant bun la rı be lir le miş ve bun la ra ka te go ri ler de miş tir. Kant’ın be lir le di ği ka te go ri ler, Aris to te- les’in kin den fark lı ola rak sa yı ca 12’dir ve üçer üçer dört fark lı grup oluş tu rur lar:

1) Ni ce lik ka te go ri le ri: bir lik (öl çü), çok luk (bü yük lük) tüm lük (bü tün lük).

2) Ni te lik ka te go ri le ri: ol gu sal lık, de ğil le me, sı nır la ma.

3) İliş ki ka te go ri le ri: töz-ili nek, ne den-et ki (ne den sel lik), et ki-edil gi (kar şı lık lı et ki le şim; bir lik te lik). (Bu ka te go ri nin kav ram çif­t le ri ile ifa de edil me si doğ- ru olur. Çün kü iliş ki dai ma en az iki şey ara sın da ku ru lur).

4) Tarz (Kip) ka te go ri le ri: ola nak-ola nak sız lık, var lık-yok luk, zo run lu-olum- sal. (Bu ka te go ri de ise va ro lan bir tar zın zıt tı da söz ko nu su dur).

Bun la ra kar şı lık ge len yar gı tip le ri ise sı ra sıy la şun lar dır:

1) Ni ce lik açı sın dan yar gı lar: Tü mel, ti kel, te kil.

2) Ni te lik açı sın dan yar gı lar: Olum lu, olum suz, son suz.

3) İliş ki açı sın dan yar gı lar: Ke sin, ko şul lu, ay rık.

4) Kip lik (mo da li te) açı sın dan yar gı lar: Ola sı lı, öne sü rüm lü, zo run lu.

Kant bu ka te go ri ler ve bun la ra da ya lı yar gı lar ko nu sun da Aris to te les gi bi ge- li şi gü zel de ğil, bel li bir il ke ışı ğın da sis tem li bir dü zen le me yap tı ğı nı öne sü rer.

Ay rı ca şu nu be lirt mek te ya rar var ki her bir grup ta ki üçün cü ka te go ri ikin ci nin bi rin ci ile bir leş me sin den doğ mak ta dır. “Böy le ce tüm lük, bir lik ola rak dü şü nü len çok luk tur. Sı nır la ma olum suz la ma ile bir leş miş ol gu sal lık tır. Or tak lık, bir tö zün kar şı lık lı ola rak bir baş ka tö zü be lir le yen ve onun ta ra fın dan be lir le nen ne den- sel li ği dir. Zo run lu luk va ro luş ola na ğı yo luy la ve ri li va ro luş tur.” (akt. Cop les ton, 2004: 90). Kant’ın lis te sin de ki bu üç lü sı ra la nış, da ha son ra He gel fel se fe sin de tez,an ti-tez ve sen tez bi çi min de kar şı mı za çı ka cak tır.

Ni ce lik ve Ni te lik Ka te go ri le ri: Du yar lı ğı mı zın sağ la dı ğı du yu sal ve ri le ri bu ka- te go ri le rin ışı ğın da kav ram sal do ku ya adap te ede rek be lir li tip ten yar gı lar öne sür- müş olu yo ruz. Ör ne ğin bir nes ne yi al gı la dı ğı mız za man biz onu bir çok luk ya da bir bir lik ya da tüm lük ola rak kav ra rız ve bun la ra bağ lı ola rak tü mel, ti kel ya da te kil bir yar gı da di le ge ti ri riz. Yi ne ni te lik ka te go ri si ba kı mın dan biz bir şe ye ba zı ni te lik le ri yük le riz, ba zı ni te lik le ri de on dan çı ka rı rız. Yük le nen ni te lik ler ol gu sal olur ken öne sü rü len öner me miz de olum lu ola cak tır, on dan çı kar dı ğı mız ni te lik ler onun var lı- ğın da de ğil le nir ken or ta ya koy du ğu muz yar gı ise olum suz yar gı ola cak tır.

İliş ki Ka te go ri le ri: As lın da tüm ni ce lik ve ni te lik ler töz de di ği miz şe ye yük le- nir. Bu yön den bu ka te go ri çok önem li dir, tıp kı Aris to te les’de de ol du ğu gi bi. Töz

Kant’a göre anlama yetimizin on iki kategorisi vardır.

Nicelik Kategorileri: Birlik, çokluk, tümlük.

Nitelik Kategorileri:

Olgusallık, değilleme, sınırlama.

İlişki Kategorileri: Töz-ilinek, neden-etki, etki-edilgi.

Tarz Kategorileri: Olanak- olanaksızlık, varlık-yokluk, zorunlu-olumsal.

(21)

ken di si ne yük le nen ler den ön ce ge lir, tö ze yük le nen her şey tö ze gö re ili nek tir. Töz ka lı cı iken ili nek ler ge lip ge çi ci dir. Ör ne ğin; “Kar be yaz dır.” “Kar sı cak de ğil dir.”

gi bi. Töz ve ili nek ka te go ri si ne kar şı lık ge len yar gı tü rü ke sin ya ni ka te go rik yar gı tü rü dür. Ne den-et ki ka te go ri sin de, ne den et kin olan şey, et ki de ne de ne ba ğım lı olan ya ni ken di si ne et ki edi len şey dir. Bu ra da ki yar gı tü rü hi po te tik ya da ko şul lu ya da var sa yım lı dır. “Eğer me tal ler ısı tı lır lar sa gen le şir ler.” gi bi. Kant bu ka te go- ri nin özel lik le bi lim ler de çok önem li bir yer tut tu ğu nu be lirt mek te dir. Kar şı lık lı et ki le şim ka te go ri si ne gö re, ay nı or tam da bu lu nan şey ler bir bir le riy le kar şı lık lı iliş ki için de dir ler.

Tarz Ka te go ri le ri: Bun lar Aris to te les’in ka te go ri ola rak hiç ak lı na gel me yen kav ram lar dır. Bü tün in san bil gi si nin bu üç ka te go ri ile ça lış tı ğı bun lar ol ma dan ola ma ya ca ğı ifa de edi lir. Bu na gö re ör ne ğin bir şe yin ol ma sı ola nak lı gö rü le bi lir, bu ola nak ye ri ne ge lir se bu şey var lık ka zan dı de mek tir, bu şey ger çek leş ti ği ne gö- re de mek ki var lı ğa gel me si zo run lu imiş.

An la ma ye ti mi zin Kant ta ra fın dan be lir le nen a prio ri bil gi ka te go ri le ri bun- lar dır. Bun lar du yar lı ğın bi ze sağ la dı ğı du yu sal ve ri le re il gi li ka te go ri ler ola rak yük le nir ler ve bu şe kil de çe şit li ka te go ri le re öz gü yar gı tip le ri or ta ya kon muş olur.

Eğer bu ka te go ri ler ol ma say dı du yu ve ri le ri za man ve uzam form la rı için de bi ze ulaş ma la rı na kar şın yi ne de bir leş ti ril me miş ola rak, bir bi rin den ko puk ya da kav- ram sız du yu lar ola rak kör gi bi ka la cak lar dı.

Trans sen den tal Tüm den ge lim

Kant bu alt baş lık al tın da an la ma ye ti si nin a prio ri kav ram ya da ka te go ri le ri- nin de ne yim ola na ğı nın a prio ri ko şul la rı ol duk la rı nı gös ter me ye ça lı şır. Kuş ku- suz uzay ve za man da ap rio ri de ne yim ko şul la rı dır ama on lar nes ne le rin he nüz du yu la rı mı za ve ri le bil me le ri nin zo run lu ko şul la rı dır. Bu ra da ya pıl mak is te nen se ka te go ri le rin, nes ne le rin dü şü nül me le ri için zo run lu ola rak is te nen ko şul lar ol- duk la rı nı gös ter mek tir. Bu nun an la mı nes ne le rin bu ka te go ri ler ol mak sı zın dü şü- nü le me ye ce ği ni, dü şü nü le me yin ce bil gi le ri nin or ta ya ko na ma ya ca ğı nı, şu hâl de an la ma ye ti si nin ka te go ri le ri ol mak sı zın nes ne le rin bil gi le ri ne ula şı la ma ya ca ğı nı gös ter mek tir. Kant’a gö re ka te go ri le rin kul la nı mı, zih nin ken di ni nes ne le re uy- dur ma sı ge rek ti ği inan cı üze rin de ka nıt la na maz. Ter si ne, nes ne le rin bi lin mek için ya da tam an la mıy la nes ne ola bil mek için ak lı mı zın ka te go ri le ri al tı na alın ma la rı ge re kir. Bu ra da ka te go ri le rin kul la nı mı nın da ha faz la bir doğ ru la nı şı ge rek mez.

Bu açı dan Kant, “Salt an la ma ye ti si, ya sa la rı nı fe no men le re dik te eder.” de miş- tir. Biz dış dün ya yı ken di zi hin sel ya pı mı za gö re ya pı laş tı rı rız. Kant bu du ru mu Co per ni cus Dev ri mi ola rak be tim le miş tir. Na sıl ki Co per ni cus, gü neş do ğu dan ba tı ya dün ya nın çev re sin de dö nü yor ola rak gö rün se de, ger çek te bu nun tam ter- si nin doğ ru ol du ğu nu, mer kez de sa bit gi bi gö rü nen dün ya nın gü ne şin çev re sin de dön dü ğü nü ka nıt la mış ve as tro no mi de dev rim yap mış sa Kant da in san zih ni nin a p rio ri bil gi ko şul la rı nı sap ta ma sı nı ve a prio ri sen te tik yar gı lar la fe no me nal dün- ya yı ya pı laş tır ma sı nı Co per ni cus dev ri mi ka dar önem li gör müş tür.

Trans sen den tal Ta mal gı nın Bir li ği

An cak zih nin a prio ri kav ram la rı ile fe no me nal dün ya yı ya pı laş tır mak he nüz ta- mam la na bil miş de ğil dir. Kant’a gö re bir bil gi nes ne si “kav ra mın da içe ri len du yu ve ri le ri bir leş ti ril miş olan” ola rak ta nım la nır. Şu hâl de sen tez-bi re şim ol mak sı zın nes ne le rin hiç bir bil gi si ola maz. Sen tez, an la ma ye ti si nin spon ta ni te si nin bir edi mi- dir. Du yu ve ri le ri nin bi re şi mi kav ram la rı nın ya nı sı ra ba ğın tı la ma ya da bir leş tir me

Referanslar

Benzer Belgeler

Günümüzde Bizans diye adlandırılan devlet kendisi için bu kavramı kullan- mamıştır. Bizim Bizans olarak isimlendirdiğimiz devlet ve kişiler kendileri için Romalı

‹flletmenin bilançosunda yer alan ödenmifl sermaye tutar› ile hisse senedi ihraç primleri gibi nakit girifli sa¤layarak oluflan yedekler, parasal olmayan varl›klar ola-

Dönemsonunda iflletme kay›tlar› dikkate al›nmaks›z›n, bütün varl›klar›n›n tek tek say›lmas›, de¤erlemesi, ala- caklar› ile borçlar› ile mutabakatlar›n›n

Buna göre, Sendikalar ve Toplu ‹fl Sözleflmesi Ka- nununda kanuni grev için belirlenen flartlar gerçekleflmeksizin al›nan bir grev ka- rar›n›n uygulanmas› halinde grev

Buna göre, Sendikalar ve Toplu ‹fl Sözleflmesi Ka- nununda kanuni grev için belirlenen flartlar gerçekleflmeksizin al›nan bir grev ka- rar›n›n uygulanmas› halinde grev

Sendika güvenli¤i uygulamalar›n›, sendikalar›n üye say›lar›n› koruyabilmek ve artt›rabilmek amac›yla sendikaya üyeli¤i bir istihdam koflulu haline getiren

Gündelik dile dayalı felsefe anlayışı söz konusu dili, teknik terimlerin kendi anlamlarından çok genel anlamda sözcüklerin kullanımına odaklanarak yapar?. Ryle’a

Bu soru bir sözcüğün ya da bir tümcenin anlamının nasıl bir varlık olduğuna dair bir soru olduğu için yalnızca dil felsefesinin değil aynı zamanda varlık