Gezdikçe Gördükçe
‹zlen fien
Gezdikçe Gördükçe
‹zlen fien Toker
Almanya’n›n yeniden do¤an kenti:
D Dresden’i yaln›zca üç kelimeyle anlatmak resden gerekseydi e¤er, onu anlatabilecek
binlercesinin içinden kültür, sanat ve
do¤a kelimelerini seçerdim.
123
geriye kocaman bir çöl kald›. Birkaç devasa enkaz d›fl›nda hiçbir fley yoktu.
Enkazlar alabora olmufl okyanus ge- milerine benziyordu.”
tarihte tamam›na ya- k›n› y›k›lan tarihi bina- lar, sonradan tekrar ya- p›l›nca Dresden adeta küllerinden do¤mufl.
Altstadt bölgesinde muhteflem barok kubbesiyle Frauenkirche kilisesi, Kra- liyet Saray›, Zwinger Saray› ve Sem- per Opera Binas›
kentin tarihi yüzü- nü oluflturuyor.
Prag Caddesi’nde eskiden oldu¤u gi- bi bugün de ma¤a- zalar ve restoranlar var. Kraliyet Saray›’ndaki Stall Av- lusu’nun bir duvar›n› kaplayan, 24.000 parça üzerine yap›lm›fl, dünyan›n en büyük porselen eserlerinden biri olan 101 metrelik Fürstenzug (Prenslerin Geçidi) isimli duvar resminin önünden yürüyorum. Meydandaki ma¤azalar›n vitrinlerinde sergilenen çeflitli porse- len heykeller ve minyatür porselenler onlar› görenleri içeri ça¤›r›r gibi.
Saksonya Kral› Güçlü August döneminde dünyan›n farkl› yerlerin- Altstadt Tiyatro Meydan›
“Elbe’deki Floransa” da deni- len Almanya’n›n Saksonya eyale- tinin baflkenti Dresden, 13. yüzy›lda Elbe nehri k›y›s›nda kurulmufl.
1945 y›l›nda kent merkezi, savafl uçaklar›n›n arka arkaya b›rakt›¤›
bombalarla neredeyse tamamen y›k›lm›fl. Kentte do¤up, çocuklu¤u- nu burada geçiren, çocuklar için yazd›¤› kitaplar› çeflitli dillere çev- rilen Erich Kästner, kendi çocuk- lu¤unu paylaflt›¤› kitab›nda, savafl›n kenti nas›l y›kt›¤›n› flöyle anlat›yor:
13 fiubat 1945’de bu kentte büyük bir y›k›m yafland›
O
den Dresden’e getirilen birçok sanat eseri ve de¤erli eflya, Yeflil Kubbe, Türk Odas›, Zwinger Saray› içindeki Porselen Müzesi, Matematik-Fizik Salonu ve Old Masters Resim Galerisi gibi müzelerde sergileniyor.
esim galerisinde sergi- lenen Raphael’in ünlü
“Sistine Madonna” isimli tablosunun alt›nda res- medilen melekler, 1803 y›l›nda ilk kopyalar› yap›ld›¤›nda ken- di kanatlar›yla uçmaya bafllam›fl. Me- rakl› bak›fllar›yla bu iki melek önce porselenlere ve tak›lara, sonra defter- lere, çikolata kutular›na konmufl, gü- nümüzde de halen tüm dünyay› gez- meye devam ediyorlar. Her y›l Tem- muz ay›nda “Müze’nin Yaz Gecesi”n- de müzeler aç›l›yor, kapal› kap›lar ard›nda gizlenen bölümler yüzünü gösteriyor, nadir makineler çal›fl›yor.
12 epik hikâye içeren el yazmas› Dede
BD N‹SAN 2013
Korkut kitab›n›n da bulundu¤u kentte Alman Hijyen Müzesi, Buharl› Lo- komotif Müzesi, Tarihi Telekomü- nikasyon Müzesi ve Tramvay Müzesi’
ni de içeren toplam 44 farkl› müze bulunuyor.
Kültür, sanat ve do¤ayla iç içe bir yaflam süren her Dresden’linin bir aç›l›r kapan›r sandalyesi var. Bu san- dalyeler bazen Elbe k›y›s›ndaki çimen- lerde dinlenmek için, bazen Elbe Film Geceleri, bazen Elbhangfest festivali, bazen Bunte Republik Neustadt Sokak Festivali ve bazen de Elbe saraylar›n›n
Zwinger Saray›
R Kültür, sanat ve
do¤ayla iç içe bir yaflam süren her Dresden’linin bir aç›l›r kapan›r sandalyesi var.
Zwinger Saray›
125
gibi pazarlar›n yap›ld›¤› Eski Pa- zar Meydan›’ndaki Sonbahar pa- zar›nda hediyelik eflyalar›n ve yi- yeceklerin sat›ld›¤› reyonlar›n aras›na yerlefltirilmifl atl› kar›nca, dön- me dolap ve masalar›n aras›ndan geçip, katedrale do¤ru yürüyorum.
Meydandaki bir pastanede, içinde porselen tak›mlar›n sergilendi¤i vitrinin önündeki alanda, Dresden’e özgü Eier- schecke tatl›s› yiyerek çay içen fl›k ha- n›mlar var.
Elbe nehri k›y›s›ndan Pillnitz’e giden yolun kenar›ndaki yeflil alana bir bit pazar› kurulmufl.
choir korosu , Gospel festivali, Müzik Festivali ve Uluslararas› Dixieland Caz Festivali ile bir müzik kenti olma özelli¤ini de tafl›yor.
arihi kentteki yap›lar›, Yeni Sinagog, Yenidze Tütün Binas›, Kongre Merkezi ve Kristal Sara- y› gibi binalar›yla farkl›
mimari tarzlar›n sergilendi¤i kentin, Neustadt bölümünde yürüyorum. Alt- stadt ve Neustadt bölümlerini birleflti- ren August köprüsünün önündeki meydanda Kral August’un alt›n renkli
1 T
Altstadt Stall Avlu
BD N‹SAN 2013
bir heykeli var. Heykelin ard›nda uza- nan genifl caddedeki yemyeflil a¤açla- r›n aras›ndan yürüyerek Kunsthof Pa- saj›’na gidiyorum. Buras› her biri farkl› renge boyanm›fl binalar›n alt katlar›ndaki, tasar›m ve el ifli ma¤aza- lar›, restoran ve kafeleriyle bir kaç
saat geçirmeye de¤en keyifli bir pasaj.
Kentte her y›l›n 13 fiubat günü, 1945 y›l›nda kaybedilenlerin, savafl›n ve faflizmin tüm kurbanlar› an›s›na bir insan zinciri oluflturuluyor. Binler- ce kifli ›rkç›l›¤a, savafl ve fliddete karfl›
bar›fl, demokrasi ve insan haklar› için el ele tutuflup, Dresden sokaklar›n› ve köprülerini birbirine ba¤l›yor.
ece, gökyüzü siyaha bo- yand›¤›nda, Elbe k›y›- s›nda, ›fl›l ›fl›l ayd›nlat›l- m›fl kentin görüntüsünü izlerken karfl›mdaki bi- nan›n ›fl›kl› cephesi önümdeki havuza yans›yor. Kästner’in kitab›ndaki cüm- leler geliyor akl›ma:
“E¤er benim neyin kötü ve çirkin oldu¤unu bilmekle kalmay›p, neyin güzel oldu¤unu da bildi¤im do¤ruysa bu yetene¤imi Dresden’de büyümüfl olmaya borçluyum. Neyin güzel oldu-
¤unu önce kitaplardan ö¤renmek zo- runda kalmad›m. Okulda veya üniver- sitede ö¤renmedim. Güzelli¤i, orman- c› bir ailenin çocuklar›n›n orman ha- vas›n› soluduklar› gibi soludum.” • [email protected]
G
Neustadt
Kunsthof Pasaj›