• Sonuç bulunamadı

Ventrikül Hipert~ofisi ve Sol Ventrikül Diyastolik

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ventrikül Hipert~ofisi ve Sol Ventrikül Diyastolik "

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Tiirk K ardiyol Dern

Arş

1999; 27: 404-409

Ciddi, Izole Miyokardiyal Kas . Bandının Sol

Ventrikül Hipert~ofisi ve Sol Ventrikül Diyastolik

Fonksiyonları ile Ilişkisi

Uz. Dr. Sinan D AGDEL EN, Uz. Dr . Cevat Kl RMA, Uz. Dr. Ci hangir KA YMAZ, Uz. Dr. İlyas AKDEMİR, Uz. Dr. Nuri ÇAGLAR, Doç. Dr. Mehmet ÖZKAN

Koşuyolu

Kalp v e

Araşttrma Hastanesi, İstanbul

ÖZET

Koroner anjiyografik olarak

anlanılt

daralmaya neden olan izole mi yokardiyat kas bandt (KB) ve

konıplikasyon­

ları

hakkm daki bilg ilerimiz s tm rlt olup, KB

bulunuşu

ile sol veti/ri kül diyasto likfonksiyonu (SVDF) arastndaki

iliş­

kiler bugüne dek

araştmlnıanııştır. Çalışnıanıtz,

koroner anjiyografisinde sol ön inen arterde anlamlt daralmaya neden olan KB bulunan hastalarda , sol ventrikül hiperiro- fisi (SVH) ve SVDF'nu

araştırnıayt

amaçlamaktadtr. Ça-

ltşnıaya , dijital koroner

anjiyografide sol ön inen arterde

;:: %60 daralmaya neden olan izole KB tespit edilen ve sa-

bit aterosk/erotik /ezyonu olmayan 38 (36E, 2K,

yaş

ort.

53±9.2

yıl)

ve kontrol gumbu (KG) olarak koroner anji- yografisi normal olan 40 olgu (JO E, 10K,

yaş

ort.

52±10.1 ytl)

a/mnıışttr.

Olgula r M-Mod, iki-boyutlu ve Doppler ekokardiografi ile SVH (intervelllriküler septum, sol ventrikül a

rka duvar ve

sol ventrikül kitle indeksi) ve S VDF ( mitral E ve A

akını }m/arı,

AlE oram , izovolumet- rik retaksasyon zama m (

İVRZ)

ve E deselerasyon zama m (EDZ)

açısından değerlendirilmiştir. 0/gu/anmızda

KB'na

bağli

koroner arter

daralnıası

ortalama

%72±12

o larak belirlendi. Kontrol ve KB gruplan arasmda

yaş

ve cins

açısmdan anlanılt

f arklt/tk yoktu (p>0.05 ). Sol

velıtri­

kiil hiperirofisi KB

grııbwıda

16 (%4 2), KG'nda 6 (% 15) o lguda (p< 0.05), SVDF

bozukluğu

ise

KB

grubunda 34 (%89), KG'nda

13 (%32.5) olg

uda

saptandı

(p<O .OOJ).

Kas

bandı

grubunda ki interventrikiiler

septımı

( 1.1 ±0.32 ve 1.0±0.11 cm, p <0.01 ), arka du var

kalmltğt

(1.1 ±0.15 ve 1 .0 ±0.09 cm , p <0.05) ve sol ventrikiil kitle indeksi (138±39.0 ve 104±26.8

gr!nı2,

p <0.001 ) KG'na göre an- /amlt olarak

m·tnıtş

bulundu. Mitral E

akını hiZI

KB gm - b tmda, KG'na göre daha

düşiik

(0.62 ±0.18 ve 0

.85±0.13

m/sn , p<O.O OI }, A

hızı

(0.85±0.13 ve 0.7 3 ±0 .15 m/sn, p<O.OOJ) ve A

1

E ora m (1 .53±0.42 ve 0.95±0.32, p<O.OOI )

anlanılt

olarak yüksek bulundu. Gene KB gru- bunda /

VRZ (221±19.3 ve 93

±15.3

nısn,

p <O.OOI ) ve EDZ (221 ±19.3 ve 189±2 1 .2

nısn,

p <O.OOI ), KG'na göre a n/am lt olarak

uzanuş

b ulundu. Kas

bandı

grub unda S VH'si olanlarda, olmayanlara göre SVDF

bowkluğu

da- ha

sık

(%100 ve %81, p<0.001) olup , SVH olmayan KB olgulannda da SVDF

bozukluğu,

KG 'na göre daha yiiksek oranda gözlendi (%81 ve o/o 32 , p<O,OOI ).

Sonuç olarak; izole

nıiyokardiyal

KB

varltğuun

S VH ile

yakın ilişkili olduğu;

birlikte SVH bulunsun veya bulun-

Alındığı tarih: 31 Temmuz 19?.8, revizyon 25 Ocak 1999

Yazışma adresi: Dr. Mehmet Ozkan, Koşuyolu Kalp ve Araştımıa

Hastanesi Kardiyoloji Kliniği, Kadıköy-Istanbul Tlf: (0 21 6) 326 69 69 Fax: (0 2 1 6) 339 04 41

nıasm,

KB

varltğmda

SVDF

bozukluğwlltlt,

KG'na göre daha yüksek oranda

göriildii_~ii

kamstna

vanlniiŞitr.

Bul- gular KB

varfığmda

S\IDF

bozukluğunun

SVH' sinden ba-

ğmıstz

olarak

gelişebildiğini diişiindiirmektedir.

A

nah

tar kelime/er

:

Diyastolik fonksiyon,

nıiyokardiyal

kas

bandı,

sol veliirikül hiperfl·ofisi

M iyokardiyal kas

bandı

(KB ) en

sık

olarak sol ön inen koro ner arterde görülen, ve retrospektif analiz- lerde %0.5- 16

arasında değişen

oranl arda

bildirilmiş

ola n, bi r koro ner anjiog rafi ve o to ps i bulgus udur

(1,18,19).

Kas

bandının

ge ne l olarak, kardiyak prog- nozu

eıkilemeyen

,

rastlantısal

bir bul gu

olduğu

ka- bul edi lmesine

rağmen,

anjina pecto ris, miyokard in- farktüs ü , ma lign aritmiler ve ani

ölüınlerle ilişkili olduğu

da ö ne

sürülmüştür (2-4).

Miyokardi ya l kas

bandının tanısı,

koroner

anjiyografı

ile epikardiyal koro ner a rte rlerde ventrikül sistolü

sırasındaki

daral-

ınanın

göste rilmes i, veya

postınorteın

incele mede KB '

nın

a natomik olarak gösterilmes i yoluyla konu- lur

(2).

Kas

bandı

ile so l ventrikü l hipe rtro fis i (SYH)

arasındaki ilişki araştırılmış olmasına rağmen,

KB ile sol ventrikül diyas to lik dis fonks iyon u (SYDD) arasmdaki

ilişki

üzerinde

durulmamıştır. Çalışma­

mız;

a) a njiyog rafik olarak

anlamlı

da ralma yapan KB

varlığı

ile SYH

arasındaki ilişkinin araştırılması­

nı,

b)

KB'nın

SYH'dan

bağımsız

olarak SYDD ile

ilişkili

olup

olmadığının belirlenınesini

amaçlamak-

tadır.

HASTALA R VE YÖNTEM

Hasta

seçim i:

Çalışma grubunıuzu Koşuyolu Kalp ve

Araştırma Hastanesinde 1993-97 yılları arasında koroner anjiyografik olarak, sol ön inen arıerde anlamlı (~ %60) sistolik daralnıaya neden olduğu gösterilen izole miyokar- diyal kas bandı (KB) tespit edilen ve anjiyografik olarak sabit aıerosklerotik lezyonu olmayan , klinik ve elekıro­

kardiyografik olarak Yariant Angina ile uyumlu bulguları

olmayan, yaşları 33 ile 68 arasında değişen (yaş ort 53

±

(2)

S. Dağdelen ve ark.: Ciddi, izole Miyokardiyal Kas Bandu1111 Sol Ventrikiil Hipertro/isi ve Sol Ventrikül Di yasto/ik Fonksiyonlan ile ili§kisi

9.2

yıl)

38 hasta (36E, 2K)

oluşturmaktadır.

Kontrol grubu olarak ise koroner anj

iografisi

normal olan ,

yaş

ve cins

bakımından

benzer özellikler

taşıyan

ve klinik olarak KB gurubu

ile benzer özellikler taşıyan

hastalar

arasından

se- çilen 40 hasta (32E, SK,

yaş

ort 52 ± 10.

1 yıl,

en

düşük

27 ve en yüksek 70)

alınmıştır.

Çalışmamıza alınan

kas

bandı

olan

hastaların

%97'si

seınptomatik

olup,

6'sında

(% 15)

kararsız

anjina ve 31 'in- de (%82)

kararlı

anjina

bulunmaktaydı.

Gerek KB, gerekse kontrol grubundaki

olguların tamamı

sinus ritminde idi.

Sol ventrikül

hipertrofisi ve /veya SYDD'na neden olabile-

cek sekonder risk faktörü olan hastalar (sabit lezyonlu ko-

roııer

arter

lıastalığı, iperıansiyun,

aurt

darlığı, kartliyumi-

yopatiler, diabetes mellitus, aritmiler, kronik

akciğer

has-

talığı,

kollajen doku

hastalığı,

endokrinopatiler)

çalışmaya alınmamıştır.

Kor o

ner

anj

iyografi

: Femoral arterden Judkins yöntemi ile

gerçekleştirildi.

Sineanjiyografi için Siemens Coroscop Hicor sistemi

kullanılarak, sırasıyla

sol ön o blik,

sağ

ön oblik,

sağ

kaudal, horizontal ve sol lateral görüntüler

alın­

dı.

Koroner anjiyografik

değerlendirme,

en az 3 görüntü

planında,

ilgili koroner arter praksimali referans

alınarak yapılmış

olup, d

iyasto

lde normal görünümde ki arteryel segmentte sis tolik daralmaya neden olan

kasılma,

miyo- kardiyal KB o larak

tanımlandı. Darlık miktarı,

total koro- ner arter

çapına

oranlanarak yüzde(%) olarak ifade edildi.

Elde edilen üç

değer ortalaması alınarak

, KB derecesi be- lirlendi.

Ekokardiyografik

inceleme: M

-mod , iki boyutlu ve Doppler eko kardiyografi incelemes

inde 3.25 MHz

trans- duserli, ekokardiyografi (Wingmed CFM-800) sistemi kul-

lanıldı.

Ekokardiyografik

değerlendirme,

hastalar sol late- ral pozisyonda

yatırılarak, parasıernal

ve apikal görüntü- lerden

gerçekleştirildi.

M-mod ölçümleri, Amerikan Eko- kardiyografi

Derneğinin önerdiği

kriteriere göre

yapıldı (8>.

Sol ventrikü l

boyutları,

inte rventriküler septum ve sol vcntrikül arka d uvar ö lçümleri

yapıldı.

Sol ventrikül kitle- si, Troy ve

arkadaşları tarafından

tarif edilen formül kulla-

nılarak

sol ven tr ikül kitle indeksi

(SYKİ)

olarak hesaplan-

dı <ıoı.

"Pulsed- wave Doppler" ile "sample-volume", api- kal dört

boşluk

görüntüsünde, mitral kapak an ulusunun 0 .5 cm üzerinden

alınarak,

sol ventrikül

giriş akımları

ölçüldü.

Mitral

akımdan

E, A

dalgaları

peak

akım hızları,

A

hızının

E

hızına oranı

ve E deselerasyon

zamanı

(E-DZ) ö lçümleri

yapıldı.

Doppler ve EKG

kayıtları eşzamanlı alınarak, aorı

sistolik

akımının bitişinden

mitral

akımın başlamasına

ka- dar geçen süre izovolumetrik relaksasyon

zamanı

( IVRZ) olarak

hesaplandı.

Sol ventrikül hiperirofisi (L YH)

tanısı

için, duvar

kalın lıklarının

(> l.2cm ) ve 1 veya sol ventrikül kitle indeksinin (> 1 25 g/m2)

artışı

esas

alındı.

Sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu (SYDD)

tanısı

i çin

AlE(<! 1 ),

izovolumetrik re!

aksasyon

zamanı

(<! 100 m sn), E deselerasyon

zamanı

(<!2 1 O m sn ) kriterlerinden en az 2's i- nin

bulunması gereği

esas

alındı (27.28).

İstatistiksel

A naliz: Sonuçlar ortalama ± SD olarak ifade edildi. Her iki g uruptaki

değerlerin karşılaştırılmasında eş­

lenmemiş

Student-t testi

kullanıldı.

Gruplar

arasında

oran-

ların kıyaslanınasında

ki-kare testi ve Fisher testi

kullanıl­

dı.

istatiksel

anlamlılık

için p<0,05

olması

kabul edildi.

BULGULAR

M

iyok

ardiyal KB b

u

lunan olgular (n=216), invaziv kardiyoloji

laboratuarımızda

koroner angiyografi uy-

gulanmış

o

lan olgularımızın

o/o I' ini

oluşturmaktaydı.

Kas

bandı

grubunda sol ön inen arterde sis tolik da- ralma

ortalaması

%72±12 (%60- %90) olarak belir- le ndi.

Çalışmaya alınan

KB

olgularının

4'ünde (% 1 O) m

inimal mitral yetersizliği vardı.

Yaş bakımından

KB ve kontro

l grupları arasında

an-

lamlı farklılık olmayıp

(p>0.05), izole kas

bandı

olup SYH bulunan (n=16 ) ve SYH bulunmayanlar ( n=22)

arasında

da

yaş bakımından anlamlı farklılık

yoktu (53 .7 ± 9.1 ve 54.1 ±

10.1, p>0.05). Kas bandı

gru bundaki

kadınlarda

(n=2) SYH 'si yoktu ve birin- de ( 1/2; %50) SYDD

vardı. Aynı

g rupta erkekl erden ise

16'sında

SYH'si (16/36; %44) ve 33'ünde SYDD (33/36; %9 1)

vardı.

Kontro l grubunda ise

kadınlar­

dan (n=8) 2'sinde SYH (2/8; %25) , 2's inde SYDD (2/8; %25) var iken , e rkekle rin (n=32) 4'ünde SY H (4/32;

%

12) ve

6'sında

SYDD (6/32;

%

18)

vardı

(T ablo-I). H er iki gurupta c insiyet

bakımından

fark-

lılık

yoktu

(kadın/erkek oranı

KB gurubu için 2/36;

%

5 ve KG için 8/32; %25; p =0,052) Kas

bandı

gru- bu ile ko ntrol grubu

arasında işlem sırasındaki

kalp

hızı bakımından

da

anlamlı farklılık bulunmadı (sı­

rasıyla

66± 12.4

atım/dk,

68±13.5

atını/dk,

p>0.05).

Sol ventrikül kitlesi ve hipertrofisi, sol ventrikül hi - pertrofis

i sıklığı

KB(+) g

ru

pta, ko ntrol g urubun a gö- re d aha yüksek

(sırasıyla

%42 ve o/o 15, p<O.O

ı)

bu- lundu.

Ayrıca

KB(+) grupta, kontrol g ru buna göre;

inter ventrik üle r septum ( 1.1±0.32

cın

ve 1.0±0.1 cm, Tablo

1.

Kas

bandı

(KB) ve Kontrol grubunda (KG),

kadın

ve erkeklerde sol

veııtrikül hiperirofisi (SYH)

ve sol ventrikül diyasto

lik

d

i

sronksiyonu

(SVDD)

Kadın

Erkek

SYH SVDD SYH SVDD

+

-

+

-

+

-

+

-

KB o

2 ı ı 16 20 33 3

KG

2 6 2 6 4

28

6 26

(3)

Tiirk Kardiyol Dern Arş 1999; 27:404-409

Tablo 2. Kas

bandı

(KB) ve kontrol grubunda (KG), sol vent- rikül hiperirofisi (SYH) olan ve olmayanlada Sol ventrikül di- yastolik disf onksiyon unun (SVDD)

dağılımı

SYH(+) SVH (+)

SVDD (+) SVDD ( -) SYDD (+) SVDD(-)

KB 16 o 1 8 4

KG 4 2 9 25

p<O.Oı),

arka duvar

kalınlıkları

(1.1±0.15 cm ve

ı

.0±0.09 cm, p<0.05) ve sol ventrikül kitle indeksi (138 ± 39.0 grfm2 ve 104±26.8 gr /m2, p< 0.001) an-

lamlı

olarak

artmış

idi .

Sol ventrikül di yasto/ik disfonksiyonu (SVDD), kas

bandı

bulunan

olguların

34'ünde (%89), kontrol gru- bunun ise 13'ünde (%32.5) görüldü (p<0.00 1)

(Şekil

1). Kas

bandı

g rubunda SVH

olanların

(n=16) tama-

mında

SVDD olup (16/16; % 100), SVH olmayanla-

rın

(n=22) ise J8'inde SVDD

vardı (J

8/22; %8 1 ).

Kontrol gurubunda SVH

olanların

(n=6 ) 4'ünde SVDD olup (4/6; %66), SVH

olmayanların

(n=34) ise ancak 9'unda SVDD

vardı

(9/34; %26) Tablo 2.

Buna göre KB gurubunda SVH olanlardaki SVDD

sıklığı

( 16/16; %100), KG daki SVDD

sıklığı(l3

va- ka) ile

karşılaştırıldığında

hem SVH olanlardan( 4/6;

%66,

p=O,Oı4),

hem de SVH olmayanlardan (9/34;%26,

p>O,OOOı)

daha

sık

bulundu. Kas

bandı

grubunda SVH olmayanlardaki SVDD

sıklığı (ı8/22;

%8 1), KG daki SVDD

sıklığı

ile

karşılaştı­

rıldığında;

hem SVH olanlardan (4/6; %66,

p=O,Oı2)

hem de SVH olmayanlardan (9/34; %26, p>0 ,0001) Tablo 3.

Kas

Bandı

Grubu

Yaş (yıl)

53±9.2

TA

sisıolik

122±12

TA

diasıolik

73±12

Kalp

hızı

(/dk) 66±1 2.4

LYDÇ (cm) 4.8±0.48

İYS

(cm) 1.1±0.32

LYAD(cm) 1.1 ±0.15

L YMİ (gr/ın2)

138±39.0

E velos.

(m/sn)

0.6±0.1 8

A velos. (m/sn) 0.8±0.13

AlE

ı

.5±0.42

İYRZ(msn)

120±15.2

EDZ(msn) 221±19.3

daha

sık

bulundu. Kas

bandı

o lan grup iç inde, SVH olanlar ve olmayanlar, SVDD

açısından değerlendi­

rildiğinde,

SVH olanlarda, SVH olmayanlara göre SVDD daha yüksek oranda

(o/oıOO

ve %81, p<O.Oül)

bulunmasının yanısıra,

KB olup SVH ol- mayanlarda da SVDD

sıklığı

, kontrol grubundakine göre daha yüksek (%8

ı

ve %32, p<O.OO

ı)

bulundu.

Mitral E

akım hızı,

KB olanlarda, kontro l grubuna göre daha

düşük

(0.62±0.

ı

8 ve 0.85±0.

ı

3 m/sn;

p<O.OO

ı),

A

akım hızı

(0.85±0.

ı

3 ve O. 73±0.

ı

5 m/sn;

p<O.OOı)

ve A

akım hızının,

E

akım hızına oranı

( 1.53±0.42 ve 0.95±0.32; p<O.OO I ) ise daha yüksek b ulundu. Gene, KB grubunda , kontrol gru- buna göre izovolumetrik relaksasyon

zamanı (ı20±15.2

ve 93±15.3

ınsn,

p< 0.001) ve E desele- rasyon zamarn da

(22l±ı9.3

msn ve 189+2 1.2 msn, p<0.001)

anlamlı

olarak

uzamış

idi (Tablo 3).

TARTIŞMA

Miyokardiyal kas

bandı

, bir koroner arter segmenti- nin , normal

koşullar altında

geçmesi gereken epi- kard yüzey i yerine,

nıiyokard

içerisinde seyretmesi ve bu

segnıenti

çevreleyen kas

bandının

ventrikü l ile birlikte

kasılınası

nedeniyle sistol

sırasında basıya uğraması

halidir. Kas

bandının

sistolik

basısının

söz konusu koroner arter segmentlerinin distalinde iske-

nıiye

ve nekroza neden

olabildiği Thalliuın-201

mi- yokard

sintigrafısi

ile

yapılan bazı çalışmalarda

gös-

terilmiştir

{6,7,9,1 1-14). Bunun

yanı sıra

KB'na

bağlı

Kontrol Grubu p

52±10. 1 >0.05

125±13 >0.05

75±10 >0.05

68±1 3.5 >0.05

4.5±0.50 <0.01

1.0±0.1

ı

<0.01

1 .0±0. 09 <0.05

104±26. 8 <0.001

0. 8±0. 1 7 <0.001

0.7±0.15 <0.001

0.9±0.32 <0.001

93±15.3 <0.001

189±21.2 <0.001

~VDÇ: Sol vemrikiil diastol çap1, İVS:İnter ventrikiiler septum, LVAD: Sol vemrikiil arka duvar, LVMİ: Sol ventrikiil kitle indeksi. İVRZ' lzovolumetrik retaksasyon zama m, EDZ: E deselerasyon zama m

(4)

S. Da,qdelen ve ark.: Ciddi, izole Miyokardiyal Kas Band11un Sol Ventrikiil Hiperirofisi ve Sol Ventrikiil Di yasto/ik Fonksiyonları ile ilişkisi

100

80

60 ısi<

40

20

o

LVDFB LVH

ID

KG LVH

Şekil 1. Kas bandı ve kontrol grubunda, sol ventrikiil diyastolik fonksiyon bozukluğu (LVDFB) ve sol venırikül hiperirofisi (L VH) nin karşılaştırılması (sırasıyla p<O.OO I, p<O.O I);

KG=Kontrol gurubu, KB=Kas bandı gurubu

olarak her sistolde tekrarlanan

basının

faz ik iskemi 1

reperfüzyon dönemleri ile seyretmesi nedeniyle mi- yokardiyal sersemleme (stunning) nedeni

olabileceği

de

bildirilmiştir (12-14).

Kas

bandının

boyutunun ve kayda

değer

düzeyde koroner

bası

nedeni olabilme

eğiliminin,

muhteme- len anatomik ve fonksiyonel

bakımdan

bir

uzantısı olduğu

ventrikül

miyokardının

hipertrofisi ile

ilişkili olduğu değişik çalışmalarda bildirilmiştir (15-17).

Se- rimizde de SYH ve

SYKİ

ile KB

arasında

bir

ilişki­

nin

varlığı gösterilmiş

olup, KB bulunan olgulardaki SYH

sıklığı,

kontrol grubuna göre

anlamlı

derecede yü ksek (%42 ve % 15 , p<O.OI )

bulunmuştur.

Buna

karşılık

KB ile SYH

arasında anlamlı

bir

ilişkinin bulunmadığını

öne süren b ir

çalışma

da mevcut

(5),

ancak bu

çalışma

olgu bildiris i

şeklinde

olup, KB ile SYH

ilişkisini

reddettirebilme

bakımından

yeterli

görünıneınektedirler.

Otops i

çalışmalarında

koroner arteri saran kas

bandı

segmentinde miyokardiyal

fıb­

rozisin

arttığının

gösterilmesi, miyokard hipertrofis i- nin uzu n dönemde bu bölgede

fıbroblastik değişik­

lik lere ve miyokardiyal hücre disfonksiyonuna ne- den

olabildiği şeklinde yorumlanmıştır (18,19). Ayrı­

ca bu

değişikliklerin,

kas

bandı

içinde kalan koroner arter segmentinde e ndotelyal d isfonksiyona neden o larak, sistolik

kasılmayı

tetikleye bilmesi

olasılığı

da öne

sürülmüştür (20).

Çalışmamızda

SYH bulunan KB

olgularının

(% 1 00)

yanı sıra,

SYH nin

eşlik etmediği

KB alt grubunda

da (%8 1) SYDD'nun kontrol grubu na (%32) gö re daha yüksek oranda görülmesi, KB bulunan olgular- da görü len SYDD'nun ventrikü l

hipertrofısi dışında

nedenlerle

açıklaııması gereğine işaret

etmektedir.

Bu

bakımdan

KB

olgularında

görül ebi len SYDD'nun SYH'nin

yanı sıra, KB'nın

neden

olduğu

tekrarlanan fazik is kemi ve

fıbrosis

ile de

ilişkili

ol-

ması

mümkündür. Kas

handına bağlı akım kısıtlan­

masının

s istol ile

sınırlı kalmadığı,

özell ikle

taşikardi sırasında KB'nın kasılma

ve

gevşeme

sü relerinin

uzaması

nede niyle , KB

kasılmasının

koroner

dolaşı­

mın ağırlıklı

o larak

gerçekleştiği

fa z olan diyastolde de devam

edebildiği bildirilmiştir (7,22,23).

Noble ve

arkadaşları tarafından

KB olan hastalarda, atrial pace make r ile kalp

hızını artırarak ıniyokardiyal

laktat üretiminin

arttığı gösterilmiştir (24)

.Sol koroner arter s isteminde perfüzyon

basıncını

etkile yen uns urlar- dan birinin intramyokardiyal

basınç olduğu düşünü­

lürse, SYH

varlığının taşİkardi sırasında

diyastole

sarkmış

olan KB

hasısının

neden

olduğu

iskemi yi

arttırması

mümkündür. Sol ventrikü l

hipertrafısinin varlığı

gerek KB

nın

hipertrofis ini

kolaylaştırabilme­

si, gerekse koroner perfüzyon gradiyentini

düşürme­

s i

bakımından

iskemi üzerinde be lirleyici olabilir.

Kronik miyokard iskemis inin so l ventrikülün akti f relaksasyonunu bozarak so l ventrikül diyastolik do-

luş dinamiğini

olumsuz

etkilediği

bilinmektedir

(25, 26).

Kend i

bulgularımız

da önemli

akım kısıtlanması

yapan KB

varlığı

ile SYDD

arasında,

SYH'dan ba-

ğımsız

bir

ilişkinin varlığını

destekl er görünmekte- dir. Gerek SYH bul unan, gerekse SYH bulunmayan KB

olgularında,

kontrol grubuna göre

artmış

SYDD

sıklığının

nedeni o labilecek

yaşa

ve

diğer

nedenlere

bağlı

bir fark

bulunmamaktadır.

Ancak bu durum un nedeninin ,

KB'nın

neden

olduğu

kronik iskemi mi, yoksa perivas küler primer

fıbroblastik deşiklikler

mi

olduğunu

söylemek, eldeki bilgi le rle mümkün gö-

zükmemektedİr.

Limitasyonlar:

Çalışınaınıza %60'ın altında

daral-

ınaya

ne den olan KB

olgularının alınmayışı, düşük

derecede daralma yapan KB ile SYH ve SYDD ara-

sındaki ilişkilerin araştırılmasını önleınektedir.

Te- mel

amacımız

KB

varlığı

ile SYDD parametreleri

arasındaki ilişkilerin araştırılması olmasına rağmen,

bu

olguların

tümüne eksers iz testi ve miyokard iyal perfüzyon sintigrafisi

uygulanınayışı

nedeniyle mi - yokard iskemisinin

boyutları hakkında

ek bilgi vere-

meyişiıniz

de bir

diğer eksiğiınizdir.

Ancak, koroner

(5)

Türk Kardiyol Dem Arş 1999; 27:404-409

arte re KB

bası sınırı

ola rak %60 g ibi nispeten yük- sek bir

değerin alınışının

bu

eksiği giderebildiğini düşünüyoruz. Çalışmamız

KB

olgularında

sol ventri- kül diyastolik fonksiyonunu

araştırırken,

KB ile ya-

kından ilişkili olması

beklenebilecek sol ventrikül inotropik durumu (dp 1 dt)

bakımından

bir

değerlen­

dirme

sunınamaktadır.

Koroner anjiyografik

değer­

lendirmenin

işlemin bitirilişi ardından yapılması

ne- deniyle invazif yöntemler ile dp/dt

araştırılamamış,

dv/dt tayinine imkan verebilecek mitral

yetersizliği­

nin

olguların

büyük bölümünde

bulunmayışı

nede- niyle Doppler ekokardiyografik yöntemler

kullanıla­

mamıştır. Ayrıca

mitral

yetersizliğinin

az vakada ve minimal düzeyde

olası

nedeniyle SYDD'ununda an-

lamlı değişikliğe

neden

olmayacağı düşünüldü.

KB

bakımından yararlı olduğu

kabul edilen negatif inat- ropik

ajanların

(Ca antagonisti ve beta-blokerler) SYDD üzerine

kısa

dönem etkilerinin SYH bulunan ve bulunmayan olgularda

araştırılması

da KB

basısı­

nın

ve etkilerinin reversibilitesi

bakımından

önemli bilgiler

sağlayabil

irdi.

Kontrol gurubu içerisinden 6 vakada hafif sol ventri- kül kitle indeksi

artışı

tespit

edilmiş

olup, bu vakala-

rın

60

yaş

üzerinde

olmaları

ortak

noktalarıdır. Ayrı­

ca bu

vakaların

4 ünde SYDD tespit edildi. Daha ön- ce

yapılmış çalışmalarda

ile ri

yaş.Iarda

,

yaşianma

ile ilgili

ıniyokardiyal yapısal değişiklikler

sonunda sol ventrikül diyastolik

doluşunda

bozulmalar

olduğu gösterilmiştir (29-3ı).

Bunun

yanısıra yaşianma

ile birlikte

Gaı·din

ve

arkadaşları kadında

ve erkekte

yaş

ile ilgili olarak sol ventrikül kitlesinde her

yıl

yakla-

şık

1 gr

artış olduğunu göstermişlerdir

(32). Bunun haricinde sekonder s is temik veya kardiyak

hastalığı

olmayan olgularda SYH

taramasına ilişkin

bir popu- lasyon

çalışınasına rastlanmamıştır.

Sonuç olarak; anjiyografik

bakımdan

önemli daral-

ına

yapan, izole miyokardiyal kas

bandı

bulunan ol-

gulanmızda

ekokardiyografik olarak gösterilen sol ventrikül hipertrofisi ve so l ventrikül diyastolik dis- fonksiyonu

sıklığı

, koroner

anjiografısi

normal olan kontrol

olgularımıza

göre

anlamlı

derecede

artmış

olarak

bulunmuştur.

Sol ventrikül hipertrofisi bulun- mayan KB

olgularında

da SYDD

bulgularının varlı­

ğı,

bizzat KB

varlığının

SYDD ile

ilişkili olduğu şeklinde yorumlanmıştır.

Bu olgularda ventrikül sis- telunun inotropik durumu il e KB

kasılma

derecesi arasmdaki

ilişkilerin araştırılınası

ve uzun s üreli ta-

kipler ile kas

bandı segınentindeki

(anatomik ve pa- tolojik) ve sol ventrikül

fonksiyonlarındaki değişik­

liklerin

değerlendirilmesine

ihtiyaç

vardır.

KAYNAKLAR

1. Laifer LI, Weiner BH: Percutaneous transluminal co-

roııary

angioplasty of a coronary artery stenosis at the side of myocardial bridging. Cardiology

ı

99

ı;

79:245-8 2. Angelini P, Trivellato M, Donis J , Leachman RO:

Myocardial bridges: A review. Prog Cardiovasc Dis 1983;

26:75-88

3. Morales AR, Romanelli R, Boucek RJ: The

ınural

left anterior coronary artery strenuous exercise and sudden death.Circulation 1980; 62:230-7

4. Farugui AMA, Maloy WC, F elner JM, Schlant RC, Logan WD, Symbas P:

Symptonıatic

myocardial bridging of coronary artery.

Anı

J Cardiol 1978; 41:

ı

305-

10

S. Doi YL, Yamada M, Hamashige N, Yonezawa Y, Odawara H, Ozawa T: Myocardial bridging of the left anterior deseneling coronary artery without relation to the site of hypertrop hy in hypertrophic

cardionıyopathy.

Eur Heart J 1987: 793-5

6. Ciampricotti R, el Garnal M: Vasospastic coronary occlusion associated with myocardial bridge. Cathet Car- diovasc Diagn 1988; 14:118-20

7.

Chaınbers

JD Jr, Jhons JP, Berndt TB, Davee TS:

Myocardial stunning resu lring from systolic coronary ar- tery compressian by myocardial bridging.Am

Hearı

J

1994; 128: 1036-8

8. Sahn DJ, De Maria, Kisslo J, Weyman A: Recom-

nıenclations

regarding

quaıılitation

in M-Mode echocardi- ography: results of a survey of echocardiographic

ıneasur­

ınents.

Circulation 1978; 58:1072-82

9. Bestetti RB, Costa RS, Zucolotto S, Oliveira JS: Fa- tal outcome associated with outopsy proven

ınyocardial

briclging of the left anterior deseneling coronary

arıery.

Eur Heart J 1989; 10:573-6

10. Troy BL, Pombo J, Rackley C: Measurment of left ventricular wall thickness and mass by echocarcliography.

Circulation

ı

972; 45:602-1

1

ll. Bennett JM, Blomerus P:

Thalliuın-201

scintigraphy perfusion defect with

dipyridaınole

in a patient with a

ınyocardial

bridge. C lin Cardiol

ı

988; ll :268-70

12. Mouratidis B, Lomas FE, Mc Gill D:

Tlıalliunı-20

1

nıyocardial

SPECT in myocardial br iclg ing. J

Nucı

Med 1995; 36:103 1-3

13. Furniss SS, William DO, Mc Gregor CG : Systolic coronary occlusion due to myocardial briclging-a rare cau- se of

isclıeınia.

I nt J Cardiol 1990; 26:

ı ı

6-7

14. Kochman W, Dabr owski M, Ruzyllo W: Myocardial

briclge as an isolatecl angiographic change in the anterior

(6)

S.

Dağdelen ve ark.: Ciddi, izole Miyokardiyal Kas Bandımn Sol Ventrikı/1 Hiperirofisi ve Sol Ventrikiil Diyas/0/ik Fonksiyonlan ile ilişkisi

descending branch of the l e ft coronary

arıery.

Kardiol Pol

ı

990; 33:27-33

15. Ar chrafi H: Hypertrophic cardiomyopathy and myo- cardial bridg ing. Int J Cardiol I 992; 37:

111-2

16. Voe

lker

W , Schick KD, Karsch

KR:

Myocardial bridges at multiple sites over the left coronary artery in a patient with hypertrophic cardio myopathy. Int J Cardiol 1989; 23:258-60

17. Ribeiro Jorge PA, Abdalla LA, Rocha J, Coellio OR: Associated of myocardial bridging mitral valve pro-

lapse and ınyocardial

hypertrophy. Arg Bras Cardiol 1986;

47:259-62

18. Desseigne P, Tabib A, Loire R: Myocardial bridging o n the left coronary artery and sudden death. Arch Mal Coeur Vaiss 1991; 84:511-6

19. Chiappa E, Vineis C: Sudden death during a

gaıne

of soccer in a young adolescent with a myocardial

ınuscle

bridge. G ltal Cardiol 1993; 23:473-7

20. Mitsunori J, Kouzou N, Hideo I, et al: Age relate d change in left and right ventricu lar filling velocity profiles and their relationship in normal subjects. Am

Hearı

J

1993; 1 26:419-25

21. Schwarz ER, Klues HG, vom Dahi J, Klein I, Krebs W, Hanrath P: Functional angiographic and intracoro- nary Do ppler flow characteristics in symptomatic pati ents with

ınyocardial

bridging effect of short term intravenous beta-blocker medicatio n. J Am Coll Cardio l 1996;

27:

1

637-45

22. Dottori V, Torre F, Spagnolo S, Fusetti G, Par odi E: The intramyocardia1 coronary artery and the muscular bridge. The physiophatologica1 and surgical considerations in a elinical case. G Ital Cardiol 1 993; 23:787-92

23. Iversen S, Hake U, Mayer E, Erbel R, Diefenbach C, Oelert H: Surgica1

treaınent

of

nıyocardial

bridging ca- us ing coronary artery

obstnıction.Scand

J Thorac Cardio- vasc Surg 1992; 2682: 107-

I I

24. Noble J, Bourassa MG, Petitclerc R, Dyrda 1: Myo- cardial bridging and milking effect of the left anterior des- cending coronary artery : normal variant or obstruction?

Am J Cardio l 1 976; 79:287-91

25. Visner MS, et al:

Effecıs

of global

ischenıia

on the di- astolic properties of the left ventricle in the conscio us dog.

Circulation 7 I: 616, 1985

26. Heart Disease A: Textbook of Cardiovascular Medi- cine ;Chapter 8;258-59. W.B. Saunders Company 1996- Edited by; Eugene Braunwald

27. Labovitz AJ, Pearson AC: Evaluation of left ventri- cular diastolic

funcıion:

elinical relevancc and recent Doppler echocardiocraphic insig

hts.

A m Heart J 1987;

114:836-51

28. Appleton CP, Hatle L, Popp RL: Relaxation of transm itral flow velocity patterns to

lefı

ventricular

diasıo­

lic function: new insights from a

coınbined hcmodynaınic

and Doppler echocardiocraphic study. J Am Coll Cardiol

1988; ı

2:426-40

29. Bon ow RO, Vitale DF, Bacharach SL, Maron BJ, G

reen MY: Effects of aging on asynchronous left ventri-

cular regional function and global ventricular fill ing in normal human

subjecıs.

J Am Co ll Cardiol I 988; ll :50-8 30. Zuccala G, Sgadari A, Bernabei R, Carbonin P: Ef- fect of age and pathology on l eft ventricular diastolic func- tion: the diacnostic yield of Doppler echocardiocraphy. J Gerontol A Biol Sci,

1995 Marc, 50-2

31. Marantz PR, Tobin JN, Derby CA, Coh en MY:

Age asociared changes in diastolic filling: Doppler E/A ra- rio is not asoci ared with congestive heart failure in the el- derly. South Med J 1994; 87:728-35

32. Gardin JM, Siscovick, Anton Culver H, et al: Sex,

age and d isease effect echocardiocraphic l cft ventricular

mass and systo lic function in the free-Iiving elderly. Circu-

lation 1995; 9 1:1739-48

Referanslar

Benzer Belgeler

Hipertansif hastalarda bozulan sol ventrikül diyastolik fonksi- yonlar›n›n, kan bas›nc›n›n sublingual kaptopril ile akut olarak düflürülmesi sonucu ne flekilde

Bizim çalışmamızda da, sol ventrikül hipertrofisi olan has talarda doku Doppler görüntüleme ve mitral renkli M-Mod Doppler yöntemleri ile elde edil en diyas tolik

Sol Ventrikül Diyastolik Fonksiyonun Belirleyici- leri: Normal grupta diyastolik fonksiyon parametre- leri için yapılan s tepwise lineer çok deği şkenli a na- lizde aortun

Çalışmamızda pulse Doppler ile elde edilen mitral dolum örneklerinde nitrogliserin sonrası meydana gelen değişiklikler, Emax hızı ve E/A oranında azal- ma, Amax

tır. Sonuç olarak bu çalışmada saf restrikti f so lunum sorunu olan hastalarda sağ ventrikülde genişleme ve duvar kalınlığı artı şı olduğu , bunun

olan ve olmayanlar olarak kıyaslandığında, diyas- tolik fonksiyon bozukluğu olanlarda ANP seviyeleri, diyastolik fonksiyon bozukluğu olmayanlara ve kontrol grubuna göre

Bu çalışmada asit gelişmiş portal hipertansiyonlu 16 sirotik hastada M-mode ekokardiyografi ile sol ventrikülün sistolik fonksiyonları normal olduğu. halde pulsed

düzeltilmişlerdir. Bizim kliniğimizde de değişik patolojileri nedeniyle modifiye Fontan ameliyatı uyguladığımız 14 hasta- dan sadece birinde SPSVK ile birlikte TKS