şimdiye kadar diğer sergilerde görülmiyen, hareket ve faa-liyetti oluşunda aramalıdır. Sergide teşhir edilen bilûmum eşyanın ne şekilde çalışılarak msydana getirildiği canlı ve di-namik bir surette ziyaretçilere gösterilmiştir.
Meslekî Tedrisat Genel Direktörü Bay Rüştü Uzelin ne-zareti altında, meslek mektepleri muallimleri ve talebeleri tarafından titiz bir itina ile hazırlanan bu sergi her gün bin -lerce ziyaretçinin mazharı takdiri olmuş ve talebeler tarafın-dan yapılarak teşhir edilen eşyalar daha ilk günlerde tama-men satılmıştır.
Serginin dekorasyon işleri meslek mektepleri muallimle-. rinden dekoratör Mazhar Nazım tarafından yapılmıştırmuallimle-.
muvaffakiyetli başarıdan dolayı Kültür Bakanlığını n kıymetli elemanlarını tebrik ederiz.
S a n ' a t k o m i s y o n c u l a r ı
îmar faaliyetlerimizle beraber, memleketimizde yeni bir meslek erbabı meydana çıkmıştır. Bunlar (San'at komisyon-cuları) dır.
Ortada, bir ticaret müessesesi veya bir fabrika komisyon-cusu gibi, ecnebi bir mimar veya heykeltraşın nam ve hesabı-na bütün memleketi, vilâyet vilâyet dolaşarak, ticaret mataı satar gibi âbide ve heykel satmağa, şehir ve mimarî projeleri taahhüt etmeğe uğraşan bir komisyoncu sınıfı var.
Bu kimseler maalesef gerek vilâyetlerimizin ve gerekse belediyelerimizin daha yeni başlayan san'at işlerinde tecrü-besiz olmalarından istifade ederek ekseriya maksatlarında muvaffak olmaktadırlar.
Bir zamanlar, ecnebi bir heykeltraş komisyoncusunun Cünıhuriyet âbidelerini, bir sanayi mamulâtı gibi birkaç tip üzerine standardize ederek vilâyetlere ve belediyelere sattı-ğını hatırlarız.
Yine vilâyetlerde turneye çıkarak, ecnebi mimarların
reklâmını yaparak, şehir plânı, mimarî işleri toplayanların adedi çoktur.
Maalesef memleketimizde, mimarî ve heykel işleri, bir san'at işi çerçevesinden çıkıp tamamen ticarî bir mahiyet alı-yor. Ve bunda, herhangi bir ecnebi unvanının vekili olmak kâfi geliyor.
Ecnebi san'atkârını, biz yerli san'atkârlardan daha iyi kimse tanıyamaz. Kendi memleketlerinde yaptıkları meslekî varlık ve istidatlarını -eğer varsa- bizim kadar hiç kimse iyi ölçemez. Şimdiye kadar gördüğümüz </e edindiğimiz tec-rübeler ile diyebiliriz ki, onlar kendilerini gösteremiyen ve bir san'at otoritesi olmıyan kimselerdir. Ecnebi kıymetleri lâ-yıkile ancak memleket san'atkârları ölçebilir.