AYÇA’NIN OYUN GÜNCESİ Yazar: Uzman Psikolog Tuğçe Aytemiz
Düzenleyen: Uzm. Psk. Nihal Aslan Topçu Görsel Düzenleme: Vahit Topçu
Annesi ve babası Ayça’ya son zamanlarda neler olduğunu, bu durumda ailece ne yapmaları gerektiğini, gelecek günlerde evlerinde neler değişeceğini anlatmıştı.
Annesi ile ayrı geçirdiği gün ve gecelerin sayısı artmıştı.
Annesi eve geldiğinde artık çok daha yorgun görünüyordu.
Hastanede taktığı maskeyi artık evde de takıyordu.
Evde olduğu zamanlarda hepsinden uzakta hatta çoğu zaman başka odada vakit geçiriyordu.
Ayça, annesini ve oyunlarını çok özlüyordu.
Ayça, annesine sarılarak rahatlayamadığı için kendisini gergin, mutsuz hatta bazen öfkeli hissediyordu.
Annesinin endişeli sesinden O da endişeleniyordu.
Annesi de kızıyla oynayarak eğlenceli vakit geçirmeyi, sevgisini oyunla hissettirmeyi çok özlemişti Hem oynarlarken hem de ayrı kaldıkları zamanlarda sevgisini kızının kalbinde hissettirebileceği özel oyunlar oynamaya karar verdi.
Oyunları oynarken maske takmaya, oyunları uzak mesafeden oynamaya özen göstermesi gerekiyordu.
Ayrıca Ayça,
bazı şeyleri annesinin söylediği gibi annesinin yerine yapacaktı.
Annesi aklındaki oyunları kartlara yazdı. Her birini birer zarfa koydu.
Annesinin evde olduğu günlerde seçtikleri kartlardaki sürpriz sihirli oyunları oynayacaklardı.
Ayça hem çok sevinmiş hem de heyecanlanmış ve meraklanmıştı.
Ayça kapının sesini duyunca
“YAŞAASIIINNN”
diyerek yerinde zıpladı.
Annesi;
her eve geldiğinde yaptığı gibi uzaktan, yüzünde maskesiyle kızının gözlerinin içine bakarak
‘’Işıl ışıl parlayan o güzel gözlerini, pırıl pırıl saçlarını, yumuşacık yanaklarını,
mis kokunu, o güzel gülümsemeni çok özledim
canım kızım benim. Şimdi banyoya gitmeliyim, hemen geleceğim’’ dedi
Annesi artık eve gelir gelmez banyosunu yapıyor ve temiz maskesini takıyordu Ayça’da annesinin yanına geleceği zamanı sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyordu İşte annesi de gelmişti
Artık oyuna başlayabilirlerdi.
Annesi hazırladığı zarfları Ayça’ya uzattı.
Ayça seçtiği zarfı heyecanla açtı.
EL İZİ!!!
Ayça, koyu renk karton, krem ve pudrayı heyecanla getirdi.
Annesi;
‘’hangi elinin izini yapmak istiyorsun?’’ diye sordu.
Ayça hemen izini çıkarmak istediği elini havaya kaldırdı.
Güzel günlerde dışarıya çıktıklarında
annesinin elini tuttuğu elinin izini yapmak istediğinden emindi.
El izi
Annesi;
“Şimdi bu kremi avucunun içine sıkmanı istiyorum.
Bu sefer her zamankinden biraz daha fazla sıkman gerekecek’’ dedi.
Ayça çok şaşırmıştı çünkü annesi daha önce hiç bu kadar çok kremi ellerine sürmesine izin vermemişti.
‘’Şimdi yavaş yavaş avucunun içine yay.
Bunu çok nazikçe yapmanı istiyorum.
Tıpkı bebekken sana sürdüğüm “şefkat kremi” gibi.
Bu senin çok hoşuna giderdi.
Bedenin rahatlar, sakinleşirdin.
Yüzünde sıcak bir gülümseme olurdu” dedi.
Ayça tam da annesinin söylediği gibi annesini izleyerek kremi avucunun içine sürdü.
Gerçekten de annesinin şefkat kremi gibi onu çok iyi hissettirtmişti.
Annesi;
“şimdi kremli olan avucunu önündeki koyu renk kartona koymanı ve tüm gücünle bastırmanı istiyorum.
Ellerini kıpırdatmamaya çalış“ dedi.
Ayça tam da annesinin söylediği gibi yaptı.
‘‘Şimdi de elini yavaşça kartondan çek’’ dedi.
Ayça, dikkatle elini kartondan çekti.
Avucunun içindeki krem artık kartondaydı.
Annesi kartonun kremli kısmının üstüne bolca pudra döktü.
Ayça, gittikçe daha da meraklanıyordu.
Annesi,
‘‘ Şimdi bu kartonla açık pencereye doğru git ’’ dedi.
Ayça, pencereden gelen ılık havayı yüzünde hissetti.
Kuşların sesini dinledi.
Sokaktaki ağaçlara baktı.
Çiçeklerin kokusunu içine çekti. Annesi;
“şimdi karnını şişirerek derin bir nefes al.
Nefesini yavaş yavaş pudralara doğru üfleyerek bırak.
Şimdi tekrar nefes al,
Bu sefer biraz daha güçlü bir şekilde ama yavaş yavaş üfle.
İşte böyle!
Şimdi tekrar derin bir nefes al, biraz daha güçlü bir nefesle yavaş yavaş üfle”
dedi.
Ayça pudralar uçunca kartondaki elinin izine şaşkınlık içinde heyecanla baktı.
Annesi de kızının elini tuttuğu elinin izini çıkardı.
El ele tutuşan ‘’el izlerini’’ yan yana koydular.
Annesi kızının el izinde fark ettiği eşsiz ayrıntıları söylerken Ayça da her ikisinin ‘’el izi’’nde fark ettiği benzer yanlarını heyecanla anlattı.
Annesi;
“eğer istersen bunları
odanda istediğin bir yere asabilirsin” dedi.
Bu sefer annesi kartlardan birini çekti.
MESAJLARI BUL!!!
Annesi Ayça’ya,
‘’Şimdi, senin hatırladığın zaman kalbini mutlulukla dolduran bir anının resmini yapmanı istiyorum.
Ben de fotoğrafların arasından seçeceğim’’ dedi.
Ayrıca her ikisi de kalplerinden geçen en özel mesajı yazdılar.
Annesi;
‘’Şimdi bu özel anılarımızı bir yere saklayacağız sonra sırayla bulmaya çalışacağız’’ dedi.
Ayça da annesi de birbirleri için hazırladıklarını sakladılar.
Önce annesi kızının O’nun için hazırladığı sevgi mesajını aramaya başladı.
Mesajları bul
Ayça, annesi resimden uzak olduğu zamanlarda yumuşak bir sesle ‘’canım annem’’, resme yakınlaştığı zamanlarda ise daha yüksek sesle ve heyecanla
“canım annem” diyordu.
Bir süre sonra sesi biraz daha, biraz daha ve daha da yükselmeye başladı.
‘’Canımmm Annemmm’’
İşte annesi bulmayı başarmıştı.
Ayça, annesine resmini anlatmaya başladı.
Annesi o günü hemen hatırladı.
Kızıyla olan bütün özel anılarının her detayını her zaman hatırlardı.
Annesi Ayça’nın özel mesajını kızının sesinden duyunca kalbi tıpkı kızının kalbi gibi mutlulukla dolduğunu hissetti.
“canım annem”
Annesi Ayça’ya ‘’bu resmi düşündüğünde ne hissediyorsun, bunu bedeninde nerede
hissediyorsun? diye sordu.
Annesi de bu güzel mesajı duyduğunda ne hissettiğini ve bedeninde nerede hissettiğini söyledi.
İkisi de bu özel anıyı düşünüp, Onları mutlu eden duygularına Ve bedenlerinde nerede hissettiklerine dikkat ederek kendilerine “kelebek kucaklaması” ile sarıldılar.
Nazikçe ve yavaşça kelebeğin kanatlarını Beraber hareket ettirdiler.
Annesi de seçtiği fotoğrafı sakladı.
Kızı yaklaştıkça daha yüksek sesle, uzaklaştığında ise daha yumuşak bir ses tonuyla
“canım kızım” dedi.
Ayça fotoğrafı bulmak için sabırsızlanıyordu çünkü annesinin anlatacağı özel anıyı ve kalbinden geçen o mesajı çok merak ediyordu.
Annesi ile sarılamasa da
‘’kelebek sarılması’’ ile o sevgiyi hissetmek için heyecanlanıyordu.
“canım kızım”
Ayça annesinin hazırladığı kartlardan birini daha çekti.
‘’BİRBİRİNİ SÜSLEME’’oyunu
Her ikisinin de önünde birbirinin aynısı olan birçok süsleme malzemesi vardı.
Ayça, gökkuşağın renklerinden oluşan çok güzel bir kalp seçerek annesine gösterdi.
Annesi de önündekilerinin arasından kızının onun için seçtiği kalbin bir eşini buldu.
Kızının tam da gösterdiği yere yapıştırdı Annesi kuş tüylerini aldı.
Kızına yakışacağından emindi.
Kızının güzel saçlarında tüyü nereye takacağını gösterdi.
Ayça da sanki annesi takıyormuş gibi düşünüp tüyü annesinin gösterdiği yere taktı.
Ayça ve annesi boncuklarla
birbirlerine kolye, bilezik yaparak birbirlerini süslediler.
Birbirini süsleme
Bedenleri birbirlerine yakın olamasa da birbirlerine dokunamasalar ve
sarılamasalar da sevgilerini birbirlerine aktarmanın bir yolunu daha bulmuşlardı.
Her ikisi de bundan dolayı oldukça keyifliydi.
Birbirlerine aynadan hayranlıkla baktılar.
Ayça annesinin, annesi de tatlı kızının fotoğrafını çekti.
Hatta aynanın karşısında ortak resimlerini bile çekebilmişlerdi.
Ayça,annesi uzun saatler hastanede kaldığında eğlenceli fotoğraflarına bakıp rahatlayabileceği için çok mutluydu.
Ayça, annesini uzun süre göremediğinde uyumakta zorlanabiliyordu.
Annesiyle her zaman tutuşan ellerinin izlerini, annesinin anlattığı fotoğrafı, kendisini mutlu eden anısının resmini
Eğlenceli fotoğraflarını odasında her zaman görebileceği bir yere astı.
O gece, annesiyle tekrar el ele tutuşarak gezecekleri ve yeni şeyler keşfedecekleri güzel günlerin hayalini kurarak rahat ve huzurlu bir şekilde uykuya daldı.
Sabah annesine bir sürpriz yapmaya karar vermişti. Çok heyecanlıydı.
Ayça, uyandığında çok heyecanlıydı.
Annesinin hazırlandığını duyabiliyordu.
Annesini güzel bir sürpriz ile işe uğurlamak istiyordu.
Bir gün önce annesiyle birlikte yaptığı
“El ve ayak izleri”ni odasından aldı.
Saklandığı yere kadar izleri annesine ipucu olarak bıraktı.
Annesi güzel kızının el ve ayaklarının izini görünce bir an çok şaşırdı.
Tabi ki hemen tanımıştı o izleri.
Onları nerde, ne zaman, hangi koşulda görse tanırdı.
Gülümsedi.
Güzel kızının oyun davetini hemen maskesini takarak kabul etti.
Annesi, merakla izleri takip etmeye başladı.
Aralarındaki o güçlü bağı aklından geçirirken kalbinden geçenleri de sesli bir şekilde söylemeye başladı.
Dikkatini adımlarına verdi.
Yavaş yavaş zemini hissederek izleri takip etmeye başladı.
Ayça da annesinin sevgisini kalbinde daha derinde hissederek rahatlayabilmek için annesinin ona daha önce öğrettiği kelebek kucaklaması ile kendisini kucakladı.
Annesinin kalbindeki sesleri dinlerken, yavaş yavaş, nazikçe ve sırayla omuzlarına dokundu.
Benim güzel kızım nerede acaba?
Sevgisi kalbimde, peki dünya tatlısı nerede?
Sesi kulaklarımda, kahkahası nerede?
Mis kokusu burnumda, güzel saçları nerede?
Yumuşacık teni aklımda, yanakları nerede?
Onu hemencecik bulmak istiyorum.
Ve İşte, izler bitmişti.
Annesi, güzel kızını bulmuştu.
Heyecanla bulduğu yeri söyledi
Ayça ortaya çıkarak ışıl ışıl gözleriyle annesine baktı ve heyecanla kahkahasını attı.
Sarılamıyorlardı ama
sadece birbirlerine özel olan selamlama ile tıpkı sarıldıkları zamandaki gibi kalplerinin mutlulukla dolmasını sağlayabiliyorlardı.
Sevgileri kollarında olmasa da kalplerinde, gözlerinde ve kahkahalarındaydı.
Birbirlerine sımsıkı sarılacakları o güzel günlerin geleceğini biliyorlardı.
Sadece biraz daha zamana ihtiyaçları vardı.
OYUNLAR NASIL OYNANIR?
• EL İZİ
Malzemeler: Koyu renk karton, krem, pudra
Çocuğun ellerine veya ayaklarına bolca krem sürün. Kremi sürerken çocuğunuzun elinde ya da ayağında fark ettiğiniz ayrıntıları söyleyebilirsiniz. Çocuğun elini koyu renk bir kartona bastırmasına yardımcı olun. Karton üzerine geçmiş olan kremin üzerine bolca pudra dökün. Daha sonra pudrayı üfleyin. Karton üzerinde kalan el-ayak izleri hakkında güzel yorumlarda bulunun.
• MESAJLARI BUL
Çocuğunuza iletmek istediğiniz özel mesajları bir kağıda yazarak odanın içerisinde bir yerlere saklayın. Çocuğunuz mesaja yaklaştıkça ya da mesajdan uzaklaştıkça beraber karar vereceğiniz özel bir söz ile sesinizi yükselterek ya da alçaltarak mesajı bulmasına yardımcı olun.
• BİRBİRİNİ SÜSLEME
Malzemeler: Kuş tüyleri, kolyeler, tokalar, bilezikler, yüz boyama boyaları, stickerlar ve çocuğunuzu süsleyecek tüm malzemeler.
İki grup halinde kuş tüylerini eşleyin. Aktivitede ebeveyn çocuğun saçlarına, parmak aralarına, giysilerinin içine kuş tüylerini koyarak çocuğunu süsler. Ayrıca toka, bilezik ve yüzükler ile de çocuğunuzu süsleyebilirsiniz. Çocuk da yetişkinin yaptığı şekilde ebeveynini süsler. Sonrasında birbirlerine iltifat ederler (pandemi sürecinde sağlık çalışanı ebeveynler mesafeyi koruyabilmek için hikayede anlatıldığı yöntemi kullanabilirler) .
• SAKLAMBAÇ
Çocuk ya da ebeveyn bir yerlere saklanır. Ebeveynler çocuğu ararken bir yandan da onu öven sevgi dolu yorumlarını söylerler. Ebeveyn çocuğunu bulduğunda O’na sevgiyle sarılır (Pandemi dolayısıyla sağlık çalışanı ebeveynler hikayede anlatıldığı yöntemi kullanabilirler)
Bu çalışma, pandemi sürecinde olağanüstü çaba göstererek görev yapan sağlık çalışanı ebeveynlere ve çocuklarına yönelik hazırlanmıştır.
Tüm sağlık çalışanlarına şükran ve minnet duygularıyla teşekkür ederiz. İyi ki varsınız!
Çalışma içerisindeki bazı aktiviteler Theraplay tekniğine dayalı oyunlar arasından seçilmiştir.
Oyunlar EMDR teknikleriyle birleştirilmiştir. Theraplay, bağlanma temelli oyun aracılığı ile ebeveynlere ve çocuklara daha iyi ilişkiler kurmakta yardımcı olan bir terapi tekniğidir. Theraplay
tekniğine yönelik ayrıntılı bilgi için www.theraplayturkiye.org sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Kaynakça
Booth,P ve Jernberg, M. (2010). Theraplay 1.Kitap, Bağlanma Temelli Oyun Aracılığıyla Ebeveynlere ve Çocuklara Daha İyi İlişkiler Kurmakta Yardım Etmek. (Kodalak, A. C. ve Çavuşoğlu, Ş. (Ed.) ve
Gültekin, M. (Çev.). İstanbul: Gün Yayıncılık. (Orijinal çalışma basım tarihi 2010).