156 Numaralı Ayntab Şeriyye Sicilinin Transkripsiyon ve eğerlendirilmesi (H 1310-1312, sayfa 3-96, 70-174 )

288  Download (0)

Tam metin

(1)

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

TARİH ANA BİLİM DALI

156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİ’NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRİLMESİ

(H.1310-1312/M.1893-1894, S. 3-96,70-174)

YÜKSEK LİSANS TEZİ

HAVVA YILDIZ

Tez Danışmanı: Yrd. Doç Dr. CELÂL PEKDOĞAN

GAZIANTEP TEMMUZ 2006

(2)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANA BİLİM DALI

156 Numaralı Ayntab Şerٔiyye Sicili’nin Transkripsiyon Ve Değerlendirilmesi (H 1310–1312/M 1894–1896, S. 3–96, 70–174)

HAVVA YILDIZ Tez Savunma Tarihi: 12.07.2006

Sosyal Bilimler Enstitüsü Onayı

Prof. Dr. Osman ERKMEN SBE Müdürü

Bu tezin Yüksek Lisans tezi olarak gerekli şartları sağladığını onaylarım.

Y.Doç.Dr.Celâl PEKDOĞAN

Enstitü ABD Başkanı Bu tez tarafımca okunmuş, kapsamı ve niteliği açısından bir Yüksek Lisans tezi olarak

kabul edilmiştir.

Y.Doç.Dr.Celâl PEKDOĞAN Tez Danışmanı

Bu tez tarafımızca okunmuş, kapsam ve niteliği açısından bir Yüksek Lisans tezi olarak kabul edilmiştir.

Jüri Üyeleri:

İmzası

Y.Doç.Dr.Celâl PEKDOĞAN

Y.Doç.Dr.Yunus Emre TANSÜ(Jüri Başkanı)

Y.Doç.Dr.Özkan YILDIZ

(3)

ÖZET

156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİ’NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRİLMESİ (H. 1310–1312, SAYFA 3–96, 70–174)

YILDIZ, Havva

Yüksek Lisans Tezi, Tarih ABD

Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Celâl PEKDOĞAN Temmuz 2006, 561 sayfa

Hicri 1310–1314 (M. 1893–1896) tarihli, 156 Numaralı Ayntab Şerٔiyye Sicili toplam 394 sayfadan oluşmaktadır. Bu çalışmada, şerٔiyye sicilinin ilk yarısını oluşturan 200 sayfanın transkripsiyonu yapılmıştır. Bu bölüm Nâib Mustafa ٔAsım Dönemine aittir ve toplam 312 dava tespit edilmiştir. 156 numaralı Ayntab Şerٔiyye Sicili, 1893–

1896 yıllarında Osmanlı Devleti’nde meydana gelen siyasi, idari, askeri, iktisadi ve sosyal olaylardan önemli olanların kaydedildiği bir sicildir. Bu olaylar; bürokrasi, dini hayat, müslim-gayr-i müslim ilişkileri, kültürel konular, idareciler ve görevleridir.

Ayrıca alacak-verecek, veraset, cinayet gibi hukuki problemler de bu sicile kaydedilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ayntab, Şerٔiyye Sicili, İlٔâm, Kassâm, Hüccet, Vakfiye

(4)

ABSTRACT

THE TRANSCRIPTION AND ANALYSE OF AINTAB JUDICIAL RECORD NUMBER 156 (H. 1310–1312; PAGES 3–96, 70–174 )

YILDIZ, Havva

M.A. Thesis, Departmant of History Supervisor: Asist. Prof Dr. Celâl PEKDOĞAN

July 2006, 561 pages

Aintab Judicial Record Number 156, dated Hicri 1310–1314 (after Christy 1893–1896) has been composed of totally 394 pages. In this research, the transcription of 200 pages from first half of judicial record has been done. This part is belong to Nâib Mustafa ٔAsım Period and totally 312 cases have been detected in it. Aintab Judicial Record Number 156 is a record in which the important political, administrative, military, economical and social events of Ottoman Empire in years 1893–1896. These events are; bureaucratic, religious life, relations of muslims and non-muslims, cultural subjects, administrators and their duties. Besides, some judicial problems of receivables and loans, inheritance, and murder are recorded in this record too.

Key words: Aintab, Judicial record, İlٔâm, Kassâm. Hüccet, Charter of a waqf

(5)

ÖN SÖZ

Sosyal bilimler içerisinde önemli bir yere sahip olan tarih, basit ancak geniş tanımı ile insan topluluklarının geçmişte meydana getirdikleri olayları yer zaman göstererek sebep-sonuç ilişkisi içersinde anlatan bir bilimdir. Tarih, bu hali ile bütün olarak insanlığın geçmişini ifade etmektedir.

Tarih, sadece savaşlar ve siyasi olayların yekûnu değildir. İnsanı ilgilendiren insanın yaptığı her şey, tarihin konusu olmaktadır. Devlet, iktisadi hayata dair her türlü değişim ve gelişme, kültür, sanat, hukuk, eğitim, dil, din... Her şey tarihin konusu arasına girmektedir. Başka bir ifade ile tarih, medeniyetlerin gelişme macerasıdır.

Altı yüz yıldan fazla süre yaşamış, üç kıtaya hükmetmiş olan Osmanlı devleti dünyanın en büyük ve en derli toplu yazılı arşiv kaynaklarına sahiptir. Böylesine muazzam bir devletin sosyal, idari, mali, ticari, beledi, askeri ve siyasi tarihinin bilinmeyen taraflarını ve geçmiş devirlerdeki yaşam koşullarını doğru olarak görebilmek ve günümüze aktararak geçmişten ders alabilmek için Şerٔiyye sicillerinin transkripsiyon çalışmalarının yapılması gerekiyor.

Bu amaçla Hicri 22 Receb 1310–19 Cemaziye’l-evvel 1314 (M. 9 Şubat 1892–

26 Ekim 1896) yıllarına ait 156 numaralı Ayntab şerٔiyye sicilinin ilk yarısının H. 22 Receb 1310–8 Cemaziye’l-evvel 1312 (M. 9 Şubat 1893–7 Kasım 1894) (S. 3–96, 70–

174) transkripsiyon ve değerlendirilmesi yapılmıştır.

Bu çalışmanın hazırlanmasında başından sonuna kadar yürütme ve inceleme zahmetinde bulunan teşvik ve gayret aşılayarak, araştırmaya yönlendiren saygıdeğer hocam Yrd. Doç. Dr. CELÂL PEKDOĞAN’a teşekkür ederim.

Gaziantep

Temmuz 2006 Havva YILDIZ

(6)

İÇİNDEKİLER

Sayfa No

ÖZET………...i

ABSTRACT………...ii

ÖN SÖZ...iii

İÇİNDEKİLER...iv

TABLOLAR LİSTESİ...vii

KISALTMALAR LİSTESİ...viii

1. GİRİŞ…...1

1.1. GİRİŞ...1

2.1. ŞERٔİYYE SİCİLLERİ...1

2.1.1. Şerٔiyye Mahkemelerinde Görevliler………...2

2.1.1.1. Kadı...3

2.1.1.2. Nâib...3

2.1.1.3. Kassâm...3

2.1.1.4. Muhzır...3

2.1.1.5. Çavuş...3

2.1.1.6. Mukayyid...3

2.1.1.7. Müşavir...3

2.1.1.8. Şühûdü’l-hâl...3

2.1.2. Şerٔiyye Sicillerinin İhtiva Ettiği Belge Türleri...4

2.1.2.1. İlٔâm...4

2.1.2.2. Hüccet...4

2.1.2.3. Maٔrûz...4

2.1.2.4. Mürasele...4

(7)

2.1.2.5. Vakfiye...4

2.1.2.6. Berat...4

2.1.2.7. Buyruldu...4

2.2. AYNTAB ...5

2.2.1. Ayntab Şerٔiyye Sicilleri İle İlgili Çalışmalar...6

2. 156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİ’NİN TRANSKRİPSİYONU...8

3.MATERYAL VE METOT...523

4. BULGULAR VE TARTIŞMA...526

4.1. 156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİNE GÖRE 1893–1894 TARİHLERİNDE GAZİANTEP...526

4.1.1 İdâri Yapılar...526

4.1.1.1. Kazalar...526

4.1.1.2. Nahiyeler...527

4.1.1.3. Karyeler...527

4.1.1.4. Mahalleler...530

4.1.2. Sosyal Yapılar...531

4.1.2.1. Medreseler...534

4.1.2.2. Camiler...534

4.1.2.3. Kilise...535

4.1.2.4. Mescidler...535

4.1.2.5. Vakıflar...535

4.1.2.6. Aşiretler...536

4.1.3. Adli Yapı ………...536

4.1.4. İktisâdi Yapı...537

4.1.3.1. Bedestânlar...539

4.1.3.2. Hanlar...539

4.1.3.3. Bazarlar...539

4.1.3.4. Çarşılar...540

4.1.3.5. Meslekler ...540

(8)

4.2. 156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİ’NİN

BELGE ÖZETLERİ...541

SONUÇ……….………....…551

KAYNAKLAR………...552

EKLER……….………...554

EK A. ŞERٔİYYE SİCİLİNDEN BELGE ÖRNEKLERİ...555

ÖZGEÇMİŞ ……….………...561

(9)

TABLOLAR LİSTESİ

Sayfa No

4.1.2.1. Medreseler...534

4.1.2.2. Camiler...534

4.1.2.3. Kilise...535

4.1.2.4. Mescidler...535

4.1.2.5. Vakıflar...535

4.1.2.6. Aşiretler...536

4.1.3.1. Bedestânlar...539

4.1.3.2. Hanlar...539

4.1.3.3. Bazarlar...539

4.1.3.4. Çarşılar...540

4.1.3.5. Meslekler ...540

4.2. 156 Numaralı Ayntab Şerٔiyye Sicili’nin Belge Özetleri………...541

(10)

KISALTMALAR LİSTESİ

Adı geçen eser a.g.e.

Adı geçen makale a.g.m.

Cilt c.

Hicri H.

Muharremü’l-haram M.haram Cemâziye’l-âhir C.âhir Cemâziye’l-evvel C.evvel Rebiü’l-ahir R.ahir Rebiü’l-evvel R.evvel Recebi’l-ferd R.ferd Saferü’l-hayr S.hayr

Miladi M.

Sayfa S., s.

Sayfalar ss.

Vesaire v.s.

Gaziantep Ticaret Odası GTO

(11)

BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 1.1. GİRİŞ

Osmanlı Devleti, üç kıtaya hükmetmiş, altı yüzyıldan uzun müddet yaşamış, içinde birçok kültürü barındırmış büyük bir devlettir. Bu muazzam Devlet, zamanla çağdaşı devletlerin gerisinde kalmış, bütün sistemlerinde bozulmalar yaşamış, son olarak arkasında Genç Türkiye’yi bırakarak yıkılmıştır.

Böyle büyük bir Devletin iyi anlaşılması ve bıraktığı mirasın korunabilmesi için yakından tanınması gerekmektedir. Bunun için Osmanlı Devleti’nin en son bozulan adli sisteminde tutulan kayıtlardan faydalanmak doğru olacaktır.

1.2. ŞERٔİYYE SİCİLLERİ

Tarih ilmi araştırmalarında yazılı ve sözlü birçok unsurdan faydalanmaktadır.

Yazılı kaynaklar içinde arşiv malzemeleri önemli bir yere sahiptir. Arşiv malzemeleri içinde ise Osmanlı Tarihi’nin her yönünün aydınlatılmasına ışık tutan şerٔiyye sicilleri gelmektedir1.

Şerٔiyye sicilleri, Şerٔiyye mahkemelerinde kadılar tarafından tutulmuştur.

Şerٔiyye sicillerini konu edindiği kayıtlar bakımından genel olarak iki kısımda özetlenebilir..

I. Her çeşit dava zabıtlarıyla mukavele, senet, satış, vakfiye, vekâlet, kefalet, vesayet, ıtk, borçlanma, tereke ve taksim vs. gibi fıkıh ilminin başlıca kanunlarını oluşturan şerٔi işlemlere ait resmi kayıtlar, narhlarla esnaf kontrolüne ait notlar.

II. Başta hükümdar olmak üzere her derecede ki büyük ve küçük makamlardan beylerbeylerine, sancakbeylerine, kadılara, müftülere, mütesellimlere, dizdarlara, defterdarlara, müderrislere, voyvodalara vs. hitaben yazılan ferman, berat ve

1 Mehmet Zeki Pakalın. (1993).”Mahkeme-i Şerٔiyye Sicilleri”, Osmanlı Tarihi Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, c.II, İstanbul, s. 38; İbrahim Yılmazçelik. (1995). XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Diyarbakır (1790- 1840), TTK, Ankara, ss. 18–19.

(12)

divan tezkeresi, mektup, ruûs, tezkere vs. mahiyetteki emir ve yazı kopyaları... 2 Şerٔiyye sicillerinin önemleri şöyle sıralanabilir.

a) Şerٔiyye sicilleri, içtimaî, idarî, malî, iktisâdi, ticarî, ziraî, beledî, askerî ve siyasal bakımlardan tarihin bilinmeyen yönlerini aydınlatmak ve belgelendirmek imkânlarını verirler.

b) İçinde bulunan ferman, berat, mektup, divan tezkereleri ve diğer resmi kayıtlar ile devlet nizamını ortaya koyarlar.

c) Şerٔiyye sicillerinde birçok devlet adamı, müderris, âlim, şair, sanatkâr, mimar adları geçer. Kişilerin isimleri, biyografileri hakkında sağlam ipucu verirler.

d) Mimari tarih açısından önemlidirler. İnşası veya tamiri yapılan mimari hakkında bilgi verirler.

e) Eskiden oturulan veya oturulmayan yerleri aydınlatmaları nedeniyle kasaba, köy, mahalle, semt, çiftlik, otlak özellikle aşiret ve cemaat işlemlerini içeren resmi kayıtlar iskân tarihi bakımından önemlidir.

f) Sicillerde rastlanılan sağlam kayıtlar, Osmanlı Devleti’nin malî, ziraî, askerî vb. durumlarını rakamlara dayanarak ortaya koymaktadır.

g) Dava konularıyla şerٔiyye mahkemelerinin çalışmalarını ve İslâm hukukunun uygulamalarda ki usul ve kaideleri ortaya konulur ve hukuk tarihi bakımından incelenmelidir.

h) Sicillerdeki anlatım ve üslûp şekilleri, eşya ve yiyecek isimleri dil ve folklor yönlerinden ayrı ayrı inceleme ve karşılaştırma konularıdır.

Siyasi tarihin yanı sıra askerî, kültürel, sosyal ve iktisadi yapı hakkında çok kıymetli bilgiler ihtiva eden şerٔiyye Sicilleri, şehri tarihi araştırmalarında çok büyük bir öneme haizdir. Çünkü bunlardan ait oldukları yerde yaşayan halkın; günlük hayatını, giyecek ve yiyecek fiyatlarını, çarşılarını, evlerini, camilerini, çeşitli müesseselerini, mahalle ve köylerini, örf ve adetlerini, o zamanki hukuk ve tatbikatını, vakıflarını, hayat şartlarını, ödedikleri vergileri, devlet görevlileri ile olan münasebetlerini ve benzeri konularda durumlarını gösteren çok değerli bilgiler elde edilmesi mümkün olmaktadır3. 1.2.1. Şerٔiyye Mahkemelerinde Görevliler

Şerٔî mahkemelerde görev yapan kadı, nâib, muhzır, kassâm, çavuş, mübâşir, mukayyid ve şühûdü’l-hâl görevlileri aşağıda kısaca tanıtılmıştır.

2 Rifât Özdemir. (1998). XIX: Yüzyılın İlk Yarısında Ankara Sancağı, Kültür Bakanlığı Yay. Ankara, s.18.

3 İbrahim Yılmazçelik, a.g.e., s.19.

(13)

1.2.1.1. Kadı: Şerٔî mahkemelerde yargı görevini ifa eden kişidir. Kadılara hakim veya hakimü’ş-şer de denilirdi. Kadıların görevleri arasında, şerٔî hükümleri icra, şerٔiyye sicillerini yazma, veli veya vasisi olmayan küçükleri evlendirme, yetimlerin ve gaiblerin mallarını muhafaza, vasi ve vekillerin tayin veya azletme, vakıfların muhasebelerini denetleme, evlenme akdini icrâ, vasiyetleri tenfiz gibi hukuki işlerin takibi v.s. yer alıyordu. Kadılık görevine medresede tahsil yapmış, icâzet denilen diplomasını almış kişiler, padişah tarafından atanırdı4.

1.2.1.2. Nâib: Kadıların kendi yerlerine davaya bakmak üzere görevlendirdikleri kişilere denilir. Kadıların kaleme aldığı niyabet mürâselesi ile tayin edilirler5.

1.2.1.3. Kassâm: Terekeleri taksim eden şerٔî memura denilmektedir. Kassâmlar taksim ettikleri terekelerden resmî kısmet adı ile haraç alırlardı6.

1.2.1.4. Muhzır: Adli memur olarak mahkemelerde celp ve tebliğ işlerinigören devlet memurlarına denirdi.

1.2.1.5. Çavuş: Şerٔî mahkemelerde alınan ilٔâm karalarının icrâsı, borçlunun malı satılarak borçlarının ödenmesi, mahkemede alınan nakdi ve bedeni cezaların infâzı gibi görevleri yerine getiren memurlardır7.

1.2.1.6. Mukayyid: Mahkemelerde mahkeme sonuçlarını sicile yazma görevini yerine getiren görevlilere deniliyordu8.

1.2.1.7. Müşavir: Kadıların gereken zamanlarda fetva istedikleri ve danıştıkları ulemaya denirdi.

1.2.1.8. Şühûdü’l-hâl: Mahkemede yargılamayı bir tür gözlemci sıfatıyla izleyen görevlilere denilirdi. Şühûdü’l-hâl, yargının denetimini sağladığı gibi yargı bağımsızlığının gözetimini de sağlamış olurdu. Ayrıca, kadıya karşı gelebilecek müdahaleleri de önlerdi9.

4 Halil Cin ve Ahmet Akgündüz. (1995). Türk Hukuk Tarihi: Kamu Hukuku, Osmanlı Araştımaları Vakfı Yayınları, c.I, İstanbul, ss.278–281.

5 Cin ve Akgündüz, a.g.e., ss. 270-273

6 Cin ve Akgündüz, a.g.e., s. 275

7 Cin ve Akgündüz, a.g.e., s. 276

8 İbrahim Yılmazçelik. (1998). Şerٔiyye Sicillerinin Bir Merkezde Toplanması Üzerine Bazı Mülahazalar, T.C. Başbakanlık I. Milli Arşiv Şurası (Tebliğler-Tartışmalar), T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Yayın No: 12, Ankara, s. 160.

9 Hasan T. Fendoğlu. (1999). Osmanlı’da Kadılık kurumu ve Yargının Bağımsızlığı, Osmanlı Teşkilatı, Eren, G.(Ed.), Yeni Türkiye Yayınları. c.VI. Ankara s. 465.

(14)

1.2.2. Şerٔiyye Sicillerinin İhtiva Ettiği Belge Türleri

Şerٔiyye sicillerinde yer alan davaların içeriklerine göre belge türleri de çeşitlilik göstermektedir. Belgelerin mahiyetlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için bunlardan bazılar aşağıda kısaca açıklanmıştır.

1.2.2.1. İٔlâm: İٔlâm, bir davaya ilişkin mahkemece verilen ve üstünde hâkimin imza ve mührü bulunan kara metni ile davacını iddiası, davalının cevabı, eğer savunmada bulunmuşsa dayandığı deliller vb. bilgileri taşıyan vesikalardır10.

1.2.2.2. Hüccet: Hüccet, hâkimin kararını ihtiva etmeyen, taraflardan birinin itirafıyla diğerinin kabulünü içeren ve üzerinde onu düzenleyen hâkimin mühür ve imzasını taşıyan belgedir11. Esasen hüccetler, mahkemelerin noterlik çalışmalarının bir ürünüdür12.

1.2.2.3. Maٔrûz: Maٔrûz, mahkemelere yapılan şikâyetler, hâkimin emriyle görevliler tarafından hazırlanan keşif ve tahkikat raporları ve nâiblerin, daha çok ceza konularında yürüttükleri soruşturmalar ve hâkimin onayına sundukları kararlar ile hükümlerin üst makamlara arz ettikleri konulardır13.

1.2.2.4. Mürasele: Şerٔiyye sicilinde yer alan ve kadının kendisine denk veya kendisinden daha üst ya da alt rütbedeki şahıs veya makamlara hitâben kaleme aldığı yazılara denilmektedir14.

1.2.2.5. Vakfiye: Bir malın belli bir amaca tahsis edilmesine vakfetme denilir.

İki türlü vakıf vardı. Birincisi hayra tahsis edilmiş vakıflar ikincisi zürri yani evlat ve ahfada tahsis edilmiş olan ve asıl amacı yoksullara yardım olan vakıflardı. Vakfetme işinin kayıt edildiği belgelere vakfiye denilmektedir.

1.2.2.6. Berat: Herhangi bir görev veya memuriyete tayin edilenlere, görevlerini yapma yetkisini veren ve üzerinde padişahın tuğrasını taşıyan atama emirlerine berat denilmektedir15.

1.2.2.7. Buyruldu: Osmanlı Devleti’nde padişahtan sonra şerٔî ve kanunî hükümleri icra ve takip ile görevli olan makam, padişahın bir nevi mutlak vekili bulunan sadrazamdı. Sadrazam padişahın emrine dayanarak, bazı hususları kadılara

10 Abdulaziz Bayındır. (1986). İslam Mahkeme Hukuku (Osmanlı Devri Uygulaması), İslami İlimler Araştırma Vakfı, İstanbul, s.3

11 Abdulaziz Bayındır. (2000). Osmanlı Adli Teşkilatı, Osmanlı’da Yargının İşleyişi, Yeni Türkiye (Osmanlı-I), 31: 667–684

12 Bayındır, a.g.e., s.12

13 Bayındır, a.g.m., s.672

14 Ahmet Akgündüz. (1988). Şer’iyye Sicilleri, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, s.38.

15 Yılmaz Kurt. (1997). Osmanlıca Dersler, Akçağ Basım Yayın Pazarlama A.Ş. 2.Baskı, Ankara, s.171.

(15)

yazılı olarak bildirirlerdi. İşte Şerٔiyye sicillerinde bulunan kayıtlardan biri de sadrazamın yazılı emri demek olan buyrultulardır16.

Osmanlı Tarihi araştırmalarında şerٔiyye sicillerinin, araştırmacılara sağlayacağı faydalarından dolayı, tez çalışması olarak 156 Numaralı Ayntab Şerٔiyye sicili tercih edilmiştir.

1.3. AYNTAB

1516'da Osmanlı egemenliğine giren Ayntab, ham ipek ve sahtiyan üretiminin yapıldığı Diyarbakır ile yine kumaş üretimi açısından kervanların uğrak yeri Halep’in yolları üzerinde bulunduğundan, yüzyıllarca önemini korumuş, XVII. yüzyıldan sonra ipek ve baharatın deniz yoluyla batıya taşınmasıyla, kumaş üretim bölgeleri ve ticaret yolları üzerinde bulunan Şam, Halep, Bağdat, Diyarbakır ile birlikte önemini kaybetmeye başlamıştır. XIX. yüzyıldan sonra ticarette buharlı gemilerin kullanıma girmesi, bu bölgeleri daha da zora sokmuştur17.

Başlangıçta Arap Vilayeti içinde yer alan Ayntab, XVII. yüzyılda Halep Vilâyeti’ne bağlanmış, XIX. yy. başlarında kısa bir süre Maraş Eyaleti’ne bağlı bir sancak olmuş, Tanzimat döneminde tekrar Halep Eyaleti’ne bağlanmıştır18. 1864 Vilâyet Nizamnamesi sonrası, köy sayısı bakımından Ayntab, Halep Sancağı’nın ikinci büyük kazasıdır. XX. yy. başlarına kadar kaymakamlarca yönetilen Ayntab, 1913’te sancak olduktan sonra 1925 yılına kadar mutasarrıflarca yönetilmiştir19. Kazada kadı ile birlikte, ortaya çıkan problemlerin halli için çalışan görevliler arasında haham, papaz ve tercüman bulundurulmuştur20.

Ayntab Bölgesi Türk aşiretlerince beslenmiştir. Bölgenin hâkim dili Türkçe olmuştur.

Halep Eyaleti genelinde nüfus bakımından Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler üç ana dinî gruptur. 1868’de Ayntab’da 10,802 Müslüman, 4933 Hıristiyan,

16 Akgündüz, a.g.e., s.44.

17 Lütfü Güçer. (1964). XVI. Ve XVII. Asırlarda Osmanlı İmparatorluğu’nda Hububat Meselesi ve Hububattan Alınan Vergiler, Sermet Matbaa, İstanbul, s.197; Mehmet Solmaz ve Hulusi Yetkin. (1969).

Gaziantep Çevre İncelenmesi, Gaziantep Kültür Derneği Yayınları, Yeni Matbaa, Gaziantep, ss.1–4; İ.

Hakkı Uzunçarşılı. (1977). Osmanlı Tarihi, c.III/2, TTK, Ankara, ss.578-579; Hüseyin Özdeğer. (1988).

XVI. Asırda Ayıntab Livası, İ.Ü. İktisât Fak. Yayınları, İstanbul, s.119

18 Celâl Pekdoğan. (1999). Gaziantep Ticaret Odasının 100. yılı 1898-1998, G.T.O. Kültür Yayınları, 99/3, Gaziantep, ss.11-14

19 İ. Hakkı Uzunçarşılı. a.g.e., c.III/2, s.289; Tuncer Baykara. (1988). Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş I: Anadolu’nun İdâri Taksimatı, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü Yayınları, no:86, Sevinç Matbaası; Ankara, s.88

20 Mehmet İşpirli. (1994). Klasik Dönem Osmanlı Teşkilatı, Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi, İstanbul, s.233

(16)

274 Musevi yaşamaktadır. 1883’te şehir nüfusu 31,486’dır bunun 3/2’si Müslüman’dır.

1903-1904’de şehir nüfusunun %77,7’si Müslüman iken, II: Meşrutiyet yıllarına gelindiğinde Ayntab’da 69,841 Müslüman, 13,397 Gregorien Ermeni, 4577 Protestan, 849 yabancı 675 Musevi, 470 Katolik Ermeni, 336 Latin, 54 Ortodoks, 9 Süryani yaşamaktadır21.

1.3.1. Ayntab Şerٔiyye Sicilleri İle İlgili Çalışmalar

Cemil Cahit Güzelbey, (1966), Gaziantep Şer’i Mahkeme Sicilleri, M. 1886 ilâ 1909, , c. 153–160, Fasikül 1. Gaziantep.

Cemil Cahit Güzelbey, (1966), Gaziantep Şer’i Mahkeme Sicilleri, M. 1841 ilâ 1886 c.144–152, Fasikül 2. Gaziantep.

Cemil Cahit Güzelbey, (1966), Gaziantep Şer’i Mahkeme Sicilleri, M. 1828 ilâ 1838, c.142–143, Fasikül 3. Gaziantep.

Cemil Cahit Güzelbey ve Hulusi Yetkin, (1970), Gaziantep Şer’i Mahkeme Sicillerinden Örnekler, M. 1729 – 1825, c.81–1410, Gaziantep.

Galip Eken, (1988), Gaziantep’in 113 Numaralı Şer’iyye Sicili Transkripsiyon ve Değerlendirme (H.1168–1169,M.1755–1756), Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Fuat Yıldırım, (1995), 108 Numaralı Gaziantep Şer’iyye Sicili, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ.

H. Adnan Arslantaş, (1997), Antep’in 141 Numaralı H.1261–1270 Tarihli Şer’iyye Sicilinin Transkripsiyon ve Katalogu, Yüksek Lisans Tezi, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Malatya.

Ahmet Yılmaz, (1997), 19. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Şer’iyye Sicilleri ve Tereke Defterlerine Göre Medine-i Ayntab’ın İktisadî ve İctimâî Durumu, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Zeynel Özlü, (1999), Gaziantep’in 120 Numaralı Şer’iyye Sicili (Transkripsiyon ve Değerlendirme), Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Hüseyin Çınar, (2000), 18. Yüzyılın İlk Yarısında Ayntab Şehrinin sosyal ve Ekonomik Durumu, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

21 Halep Salnâmesi. Halep Vilâyeti Litografya Matbaası, Halep 1285; 1300; 1322; 1326.

(17)

Zeynel Özlü, (2002), Kassâm Defterlerine Göre XVIII. Yüzyılın İkinci Yarısında Gaziantep, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Handan Bozkurt, (2002), Gaziantep’in 17 Numaralı Şer’iyye Sicili, Yüksek Lisans Tezi, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Malatya.

Rabia Sultan Timbil, (2003), 19 Numaralı Gaziantep Şer’iyye ne Göre Mülk Şartları (1647–1648), Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.

Yüksel Babanınoğlu, (2004), 155 Nolu (H.1308–1310) Gaziantep Şer’iyye Sicilinin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gaziantep.

Ayşe Erkmen, (2005), 156 Numaralı Ayntab Şer’iyye Sicilinin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi (H.1312–1314, Sayfa: 167–250, 1–93, 1–8), Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gaziantep.

Ticari hacmi ve kervan yolları üzerinde bulunmasında dolayı birçok kültürü içinde barındıran Ayntab’da yaşayan halkın; günlük hayatı, giyecek ve yiyecek fiyatları, çarşıları, evleri, camileri, çeşitli müesseseleri, mahalle ve köyleri, örf ve adetleri, o zamanki hukuk ve tatbikatı, vakıfları, hayat şartları gibi yönlerinin aydınlatılması ve araştırmacılara kaynak oluşturulması amacıyla Hicri 1310–1312 (M. 1893–1894) tarihlerini içeren 156 numaralı Ayntab Şerٔiyye sicilinin 3–96 70–174 orijinal sayfalarının transkripsiyon ve değerlendirilmesi yapılmıştır.

Birinci bölümde şerٔiyye sicilleri ve mahkemede görev yapan kişiler hakkında kısaca bilgi ve ayrıca Ayntab’ın sosyo-ekonomik durumundan bahsedilerek bugüne kadar Ayntab ile ilgili yapılmış araştırmaların bibliyografyası verilmiştir. Bu konunun niçin seçildiğine değinilerek, bölümler hakkında kısaca bilgi verilmiştir.

İkinci bölümde 156 numaralı Ayntab Şerٔiyye sicilinin 3–96 70–174 orijinal sayfalarının transkripsiyonu yapılmıştır.

Üçüncü bölümde transkripsiyon esnasında kullanılan kaynaklar ile tespit edilen bilgilerin yorumlanmasında faydalanılan kaynaklar verilmiştir. Bununla birlikte transkripsiyon esnasında dikkat edilen hususlar belirtilmiştir.

Dördüncü bölümde belgelerden elde edilen bilgilerin idari, sosyal, iktisadi ve adli yönden değerlendirilmesi yapılmış. Sicilde bulunan davaların konusu, türü, sıra no ile hicri tarihi tablo halinde verilmiştir. Belgelerden bazı dava örnekleri, belge türü belirtilerek ekler kısmında orijinal halinde verilmiştir.

(18)

İKİNCİ BÖLÜM

2.1. 156 NUMARALI AYNTAB ŞERٔİYYE SİCİLİ’NİN TRANSKRİPSİYONU

Bu bölümde, 156 Numaralı Ayntab Şerٔiyye Sicili’nin, Sicil’in 3–96 70–174.

sayfalardan oluşan ilk yarısının transkripsiyonu yapılmıştır. Transkripsiyonu yapılan birincisi bölüm Nâib Mustafa ٔAsım döneminde kaleme alınmıştır.

Yazım sırasında “Ayın (ع)" harfi ( ٔ ) ile harf-i tarif olan ( ل ا ) takısını ( ‘l- ) şeklinde “Elif ( ا )”, “Vav ( و )” ve “Ye ( ى )” harfleriyle yapılan uzatmalar ( ^ ) şeklinde gösterilmiştir.

Varak: 1

Sahife n[umerosu]: 3 Sıra

018 Bazzâde zevcesi Nufûs defter-i kassâm 156 Bazzâde Ahmed Efendi defter-i kassâm 045 (çizik)

Nihâyet sicilde Emin Efendi zamanında 51 sahife 83 Sıra n[umerosu]sunda mukayyid olduğu İmâmzâde Bekir Efendi’nin ٔAbdu’s-selâm mescid-i şerifine imâmetine dâir arz-ı iٔlâm mukayyidi fi gurre-i zi’l-hicce li-sene 313

Sıra

389 Bazzâde kerimesi Asiye Hatuna ilâmı 21 zilhicce li-sene 312

344 Yine Nufûs ile zevci Sadık Efendi hücceti fi 17 Cemâziye’l-evvel sene 312

Varak: 2

Sahife n[umerosu]: 5

Eûzûbillahîmineşşeytanirrâcim Bismillâhirrahmânirâhim Elhâmdülillahillezî şerٔî ketebü’s-sükûn ve’s-sicillât taharrûzen ٔan-ziyâٔ hukûkü’l-müslimin ve’l-müslimât ve ve’s-salavatu ve’s-selâm ٔalâ nebîyyi Muhammedin efdali’l-enbiya-i fi’l-hidâyat ve

(19)

ٔala alihi ve ashabihi ve es-sahhul huccâcü’l-beyyinât ve bâٔde kahhâre ceridetü’l-cedide ve haritâ-i cedide el-hazet-i bi-ketebü’s-sükun ve’s-sicillât ve’z-zabtü’d-daٔvai’ş- şerٔiyye ve’l-mürâsalât el-vâkıٔa lede’l-fakir ale Rahman Rabbü’l-kâdir ٔizzetâne Mustafa ٔAsım el-mevla hilâfihi Medine-i Ayntab ve ibtidâen fi-zalike’l-yevmü’l-ٔışrin min şehr-i Recebü’l-ferd li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf min bâ- hicret min-lede’l-

ٔizzü’ş-şerif

ٔİzzetmeâb şer’iat nisâb medresesinden resmü nâib-i esbâk Mustafa ٔAsım Efendi kâm-yâb bâٔde’t-tahiyyü’l-vâfiye inhâ olunur ki Haleb vilâyet-i dâhilinde kâin Ayntab kazâsının umûr-ı ahkâm-ı şerٔiyyesi meclis-i intihâb hükkâmü’ş-şerٔiden vâkîٔ

olan ifâde üzerine zât-ı sâmi-i hazret-i fetvâ-i penâhinin reyٔi ve tensiblerine ve nezâret-i

ٔimamemize binâen bin üç yüz on senesi Recebü’l-ferdinin yiğirminci gününden

ٔitibaren ٔuhde-i behiyyenize ihâle ve takriz olunmuşdur. Gerekdir ki kazâ-i mezkûru yevm-i mezbûreden bi’n-niyâbe zabt idüb beyne’l-bâli ahâli ahkâm-ı şerٔi ‘ali saٔy ve gayret vukûٔ ٔiânet olan muhalefât-ı mevtâ-yı ٔaskeriyenin mûcib-i tahrir olanlarını tahrir ve takrir ve beyne’l-verâse bi’l-farizâtü’ş-şerٔiyye tevzi ve taksim hususuna ihtimâm ve dikkat eyleyesiniz

Ve’s-selâm

El-fakir Kavakcızâde es-Seyyid Mehmed ٔAbdu’l-lâh El-Kazâsker-i Anadolu

Sahife n[umerosu]: 6 Sıra n[umerosu]: 1

Haleb vilâyet-i Celilesi dâhilinde Medine-i Ayntab’a tâbi ٔ Tebnet Karyesi sâkinlerinden iken bundan akdem vefât iden Hacı Hüseyin bin Hüseyin’in sülbi oğlu Hüseyin nâm sağirin vakt-i rüşd ve sedâdına değin birbirini müteٔâkib ebeveyninden müntekal emvâl-i mevrûsunu ahz ve kabz ve hıfz ve tesviye-i umûrunu ve hukûk-ı sâٔiresini rüٔiyete kıbel-i şerٔiden bir vâsî nasb ve taٔyin olunmak lâzım ve mühim olmağın emânet ile maٔrûf ve istikâmet ile mevsûf ve her vechle vesâyet-i sağir-i mezbûr hakkında enfiٔ ve evlâ iddüğü zeyl-i rakimde muharrerü’l-esâmi kimesneler ihbârlarıyla lede’ş-şer’ü’l-enver zâhir ve mütehakkık olan sağir-i merkumun li-ebeveyn

ٔammisi işbû bâٔisü’l-vesika ٔAli Ağa ibnü’l-mezbûr Hüseyin hâkim-i mevkiٔ sadr-ı küttâb töbeli ve hüsn-ü meâb Efendi hazretleri dahî sağir-i mezbûr Hüseyin vakt-i rüşd ve sedâdına değin müteveffâ-yı merkum ebeveyninden müntekal emvâl-i mevrûslarını

(20)

ahz ve kabz ve hıfz ve tesviye-i umûrunu ruٔiyete kıbel-i şerٔiden vasî nasb ve taٔyin buyurdukda ol-dahî ber-vech-i muharrer vesâyet-i mezkûreyi kabûl idüb hıdmet-i lâzımesini kemâ-yenbaği edâya taٔahhüd ve iltizâm itmeğin mâ-vaka’ bi’t-taleb ketb ve imlâ olundu

Tahriren fi’l-yevmü’s-sâmin ve’l-ٔışrin min-şehr-i Recebi’l-ferd li-sene ‘aşere ve selâse mieteyn ve elf

Şühudu’l-hâl

Karye-i mezkûreli Şıho Kahya ibn-i ٔAli Bâki Ve yine ٔAbdu’l-lah bin Cemo Kırâtlıoğlu Ve Ahmed ibn-i Arab Mehmed

Ve gayrühüm

Sandık n[umerosu]: 1 Sıra n[umerosu]:2 4 Ramazan sene 308 Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb vilâyet-i Celilesi dâhilinde Medine-i Ayntab mahallâtından Tarla-yı Cedid Mahallesi sâkinlerinden olub hissesinin tamamı olmağla bulûğunu mukırr olan Hocazâde Molla Mustafa ibn-i Hacı Nuh Efendi ibn-i Küçük Hâfız Efendi meclis-i şerٔi

ٔali ٔukûdda zikr-i âti bağa vazٔ-ı yedi câyiü’l-ism şâhidân şehâdetleriyle sâbit ve müstehakk olan işbû bâٔisü’l-iٔlâm Bostancızâde Hacı ٔÖmer Ağa ibn-i Hacı ٔAbdu’l- Halik muvâcehesinde üzerine daٔva ve takrir-i kelâm idüb Medine-i mezbûreye tâbi Kefer-i Cebel Karyesi türabında vâki Yazı nâm mahalde kâin tarafları karye-i mezbûre ahâlisinden Mori ve işbu mezbûr Hacı ٔÖmer Ağa ve validem Zeliha Hatun bağlarıyla mahdûd bir kıtٔa ağlak bağı tamâmı babam müteveffâ-yı el-hacc Nuh Efendi’den müntekal mülk-i mevrusum olduğu hâlde mezkûr bağı işbu merkum Hacı ٔÖmer Ağa fuzûlen zabt ile mutasarrıf ola geldiğine suâl olunub muceb-i şerٔisi bi’l-icrâ bağ-ı mezkûrdan keff-i yediyle tarafıma teslim merkum Hacı ٔÖmer Ağa’ya tenbih-i şerٔi buyurulmak matlûbumdur didikde ol-dahi cevâbında bağ-ı mahdûd-u mezkûr ve hududunda bulunan diğer iki kıt’a bağına cem’an birbirine muttasıl üç kıt’a bağ müddeٔî merkum Molla Mustafa’nın vâlidesi mezbûre Zeliha Hatun’un mülkü olduğu halde mezbûre Zeliha hatun mezkûr üç kıt’a bağı safka-i vâhide üzere tarih-i iٔlâmdan takriben bir buçuk sene akdem iki bin guruş semen-i medfûٔ ve makbûzu mukâbilinde bey’-i bât sahih-i şerٔi ile bana beyٔ ve temlik ve teslim ve ben dahî ber vech-i muharrer iştirâ ve

(21)

temlik ve teslim ve kabz ve kabûl idüb ol-vecihle mezkûr üç kıtٔa bağ şerٔân mülküm olmak üzere bi-hakk-ı vazٔ-ı yed olurum hatta merkum Molla Mustafa vakt-ı mübâyaٔadan kırk elli gün sonra baliğ bulunduğu hâlde müddeٔâya olan bağ-ı mezkûr anası mezbûr Zeliha’nın mülkü olub ve bana ber-minvâl-i muharrer beyٔ ittiğini bi’t-tavٔ

ve’r-rızâ mukırr ve mutasarrıf olmuşdur deyu müddeٔî merkum Mustafa’nın inkârına mukarren tesaddi ettiğini vazٔı meşruhunu usûl-ı mevzûasına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden zir-i mestûreyi imzâ ve temhir iden Mehmed bin Osman ve Mustafa bin Davud ve Mehmed bin Mamo ve Gülümoğlu Mehmed nâm kimesnelerden evvelâ sırrân ve bâٔdehû müterâfiٔan hazır oldukları hâlde Mehmed bin Veli ve Deynü Mehmed ve Mustafa ibn-i Mehmed Kâhya ve Neccâr Kel ٔAli nâm kimesnelerden dâhi ‘alenen lede’t-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş-şehâde iddükleri ihbâr olunan Cedr Karyesi ahâlisinden Cuma bin ٔAbdu’r-Rahmân ve yine Ahmed bin Halil nâm kimesneler bi’l-muvâcehe ve bi’t-taleb tahlif olunarak edâ-yı şehâdet idüb ol- vecihle husûs-ı mezkûr hükm-i icrâsında iken bi’t-tavassut maslahiye mezbûr Molla Mustafa daٔva-yı mezbûresinden medfûٔ ve makbûz olan on ٔaded sim mecidi mukabelesinde bi’t-terâzi huzûr-ı şerٔide mesâliha olub bu vechle katٔı münazaa eyledikleri tescil ve ‘ilâm olundu

Tahriren fi’l-yevmü’s-sâmiٔ ve’l-ٔışrin min şehr-i Recebi’l-ferd li-sene ‘aşere ve selâse mieteyn ve elf

Sandık n[umerosu]: 2 Sıra n[umerosu]: 3 Fî 4 Receb 308 Ma’rûz-ı dâ’ileridir ki

Haleb vilâyet-i Celilesi dâhilinde Medine-i Ayntab’ın Ehl-i Cefâ Mahallesi sâkinlerinden ve efrâd-ı Ermenilerden iken bundan akdem vefât iden ٔAbdu’l-Kadir bin

ٔAli’nin ber-vech-i âti vârisi olduklarını iddiٔa eden diğer mezbûre ahâlisinden işbû bâٔisü’l-‘ilâm Arif ve zât-ı maٔrûfe olan ٔAişe ve Zeyneb Banu merkûm ٔAli ve yine maٔrifetü’z-zât Meryem bint-i Hüseyin nâm meclis-i şerٔde müteveffâ-yı mezbûrun medyûnu olub Medine-i mezbûrenin Çukur Mahallesinde mukim Hüseyin Ağa ibn-i Mehmed Ağa muvâcehesinde mürisimiz müteveffâ-yı merkumun hayatında cihet-i karzdan işbu mezbûr zimmetinde alacağı olan yüz kırk guruş hakkını kable’l-ahz ve’l- istifâ merkum ٔAbdu’l-Kadir vefât itmekle meblâğ-ı mezkûr vâlidesi işbu mezbûre Meryem ile medyûnu kız karındaşları işbu mezbûretân ‘Aişe ve Zeyneb ve kezâlik er-

(22)

karındaşı olmamla bana hasıran mevrûs olub bizlerden gayr-ı vârisi ve terekesine müstehakk aheri olmamağla binâenaleyh meblağ-ı mezkûr yüz kırk guruşun bi’l-verâse taraflarımıza edâsına işbu merkum Hüseyin Ağa’ya tenbih olunmak matlubumuzdur deyu her biri daٔva itdikde ol-dâhi cevabında müddeٔâ bih olan meblâğ-ı mezkûr cihet-i mezbûreden hâlâ zimmetinde müteveffâ-yı merkuma deyni olduğunu ikrâr lâkin müddeٔî merkûmdan ber-vech-i muharrer veraset-i müdde’âlarını inkâr itdikde usul-ı mevzuٔasına tevfikân bi-varaka-i mesture Ahmed bin Mustafa ve Ali bin Ahmed nâm kimesnelerden evvelâ sırran

Varak 3

Sahife n[umerosu]: 7

Ve bâٔdehû Mehmed bin Halil ve Mehmed bin Mehmed nâm kimesnelerden dahî

ٔalenen lede’t-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş-şehâde iddükleri ihbâr Hacı Ahmed ibn-i Hacı Ahmed ve müezzin Görmezinoğlu ٔÖkkâş nâm kimesneler şehâdetleriyle bi’l-muvâcehe meşrûhân ve mufassalan isbât itmeğin mûcebiyle verâsetlerine bâٔde’l-hükm müddeٔâ bih olan meblâğ-ı mezkûr yüz kırk guruş müddeٔi mezbûrdan ٔArif ve Meryem ve ٔAişe ve Zeyneb’e hâlâ edâ ve teslime müddeٔî ٔaleyh merkûm Hasan Ağa’ya tenbih olunduğu tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fî’l-yevmüٔs-sâmin ve’l-ٔışrin min Recebi’l-ferd li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sandık n[umerosu]: 3 Sıra n[umerosu]: 4 6 Şubat 308

Hâleb vilâyet-i Celilesi dâhilinde Medine-i Ayntab’ın İbn-i Şeker Mahallesi ahâlisinden olub Maraş’da vefât iden Berber Mustafa oğlu Hamdi nâm kimesnenin hasırân varisleri olduğu muhzır-ı hasm-ı hâsıddan sâbit ve sübût verâsetlerine hükm-i şerٔi lâ-hakk olub ve şahısları zeyl-i hüccetde muharrerü’l-esâmi kimesneler tasarruflarıyla mutasarrıf olan Mustafa ve Mehmed Said ve Haya ve ٔAdil ve merkûm Berber Mustafa ibn-i Mehmed nâm kimesneler Medine-i mezbûre mahkeme-i şerٔiyyesi mahsûs odada maٔkûd meclis-i şerٔi şerif-i enverde işbû işbu baٔisüٔl-vesika Söylemezzâde ٔAli Ağa ibn-i Seyyid Ağa mahzarında her biri b’ٔl-verâse takrir-i kelâm ve taٔbir-i ٔani’l-merâm idüb mûrisimiz ve li-ebeveyn er-karındaşımız müteveffâ-yı merkumun vefâtında nezdinde mevcûd olan iki yüz altmış dört guruş nakd ile yiğirmi arşûn ve bir ٔaded kundura ve bir ٔaded şâl ve bir çûha ٔaba ve iki yelekden ٔibâret olan

(23)

eşyâ-i mezkûresine bi’l-emâne vazıyٔüٔl-yed olûb hâlâ mârrüٔl-beyân Maraş’ın Zeytunlu mahalleside mukim tebaٔ-i devlet-i ٔaliyyenin millet-i islâmiyenin ٔulemâ tâifesinden Karaköçekzâde mükerremetlü Mehmed Emin Efendi yedinde emvâl-i mûrisimiz olan eşyâ-i muharrire-i mezkûreyi ahz ve kabz ve makbûzâtını bizlere verâseten defٔ ve teslime taraflarımızdan hâzır-ı mezbûr ٔAli Ağa vekil-i şerٔimiz olduğu cihetle hâzır-ı merkûm ٔAli Ağa bundan çend gün akdem sâlefü’z-zikr Maraş’a ٔazimetle vekâlet-i muhkemimize binâen emvâl-i muharrire-i mezbûreyi mûmâileyh Mehmed Emin Efendi yedinden kâmilen kabz idüb ve makbûzu dahî verâseten bizlere defٔ ve teslim ve bizlerden tamamen hâzır-ı mezbûr ٔAli Ağa yedinden ahz ve teslim ile her birimiz istifâ- i hall idüb ol-vechle gerek mûmâileyh Mehmed Emin Efendi kıbelinde ve gerek vekilimiz hâzır-ı mezbûr ٔAli Ağa tarafından emvâl-i mûrisimiz olan eşyâ-i muharrire-i mezkûreye dâir aslâ ve katٔâ mutâlebe ve hakkımız kalmamıştır deyû her biri verâseten bi’t-tâvٔ ve’r-rızâ ikrâr ve tâkrir itdüklerinde gıbbe’t-tasdikü’ş-şerٔi mâ-vakaٔ bi’t-taleb ketb ve imlâ olundu

Tahriren fî’l-yevmü’s-sâbiٔ ve’l- ٔışrin min-şehr-i Recebi’l-ferd li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Şühuduٔl-hâl

Söylemezzâde mükerremetlü es-Seyyid Mehmed Efendi Çakalınoğlu Mehmed bin Hamid

Ve Tahmiscioğlu Memo bin ٔAli

Ve gayrühüm

Sandık n[umerosu]: 4 Sıra n[umerosu]: 5 7 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb vilâyet-i Celilesi dâhilînde Medine-i Ayntab’a tâbiٔ Sam mezraٔsı ahâlisinden ve beşinci Ordu-yı Hümâyunun yüz kırk üçüncü alayının Hazat’a tâbiٔ redif ikinci taburunun dördüncü bölüğü neferâtından iken fevt olan Mustafa bin Hüseyin ber- vech-i âti verâsetini iddiٔâ iden maٔrifetü’z-zât ٔAişe binti Veli kendi nefsinden aslâleten evlâd-ı sigârları Hasan ve Mehmed’e vesâyeten Medine-i mezbûrenin mahkeme-i şerٔiyyesine mahsûs odada maٔkûd meclis-i şerٔi münirde Medine-i mezbûrenin Hazine vekili Mazlûm Efendi ibn-i Emin Efendi muvâcehesinde asâleten ve vesâyeten bi’l- verâse daٔva ve takrir-i kelâm idüb mûrisimiz merkûm Mustafa’nın Ayntab mâl

(24)

sandığından güzeşt-i maٔaş olarak yedimizde bulunan bir kıtٔa koçan mûcebince yüz doksân guruş alacak hakkını kable’l-ahz ve’l-istifâ merkûm Mustafa vefât itmekle meblağ-ı mezbûre zevce-i menkûha-i medhûl bahâsı olmamla bana ve vasileri olduğum merkumân-ı sülbi sağir oğulları Hasan ve Mehmed’e münhasırân mevrûs olub ol- vecihle bizler müteveffâ-yı merkûmun vârisi ve terekesine müstehakk aheri olmamağla meblağ-ı mezbûrun sandık-ı mezkûrdan olmak üzere asâleten ve vesâyeten bana edâ ve teslimine işbû mûmâileyh Hazine vekili Mazlûm Efendi’ye tenbih-i şerٔi buyrulmak matlûbumdur didikde ol-dahî cevabında fî’l-hakika meblağ-ı mezbûr yüz doksan guruş güzeşt-i maٔaş olarak sandık-ı mezkûrda hâlâ alacak istihkâkı olduğunu tâyıٔân ikrâr lâkin müddeٔiye-i mezbûrenin ber-minvâl-i muharrer asâleten ve vesâyeten müddeٔâlarını inkâr idicek müddeٔiye-i mezbûreden müddeٔâsına muvâfık beniyye taleb olundukda müddeٔiye-i mezbûre ber-minvâl-i muharrer verâset-i müddeٔiâsını usûl-i mevzuٔasına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden zir-i mestûreyi imzâ ve temhir iden Mustafa bin Mahmud ve Memo bin ٔAbdu’l-lâh nâm kimesnelerden evvelâ sırrân ve bâٔdehû müterâfiٔan hâzır oldukları hâlde Mustafa bin

ٔAbdu’r-Rahman ve Murtaza bin ٔÖmer ve Ahmed bin ٔOsman nâm kimesnelerden dahî

ٔalenen ledeٔt-tezkiye ٔadl ve makbûlüٔş-şehâde iddükleri ihbâr olunan karye-i mezbûreli

ٔAli bin ٔAli ve ٔOsman bin Kadir nâm kimesnelerin şehâdetleriyle bi’l-muvâcehe ber- vech-i şerٔi meşrûhân ve mufassalân isbât itmeğin verâsetlerine bâٔde’l-hükmü’ş-şerٔi müddeٔâ bih olan meblağ-ı mezkûr yüz doksan guruşu müddeٔiye-i mezbûre ٔAişe Hâtûn’a asâleten ve vesâyeten bi’l-verâse edâ ve teslime vekil-i mûmâileyh Mazlûm Efendi’ye tenbih olunduğu tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fi’l-yevmü’r-râbiٔ min-şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sahife n[umerosu]: 7 Sandık n[umerosu]: 5 Sıra n[umerosu]: 6 12 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb vilâyet-i Celilesi dâhîlinde Medine-i Ayntab’ın Hamamcı Hânesi Mahallesi sâkinlerinden Mustafa ibn-i Mehmed Ali Medine-i mezbûre mahkeme-i şerٔiyyesine mahsûs odada maٔkûd meclis-i şerٔide Medine-i mezbûrenin Seng-i Hoşkâdem Mahallesi sâkinlerinden olub zât-ı taٔrif-i şerٔ ile muٔarref olan işbû

(25)

baٔisetü’l-ٔilâm Nüfus Hâtûn bint-i Hüseyin bin Hüseyin muvâcehesinde işbû mezbûre medfuٔ ve makbûz maٔlûmü’l-mikdâr mehr-i müeccel ve sekiz yüz guruş mehr-i muٔaccel-i müsemmâ ile zevce-i menkûha-i medhûl behâm olub ol-vechle iki seneden berü mezbûre ile meyânemde (tahrip olduğu için okunamadı)

Sahife n[umerosu]: 8

bana inkıyâd itmediğinden suâl olunub mûceb-i şerٔiyyesi bi’l-icrâ bana itâٔat itmek üzere mezbûreye tenbiye olunmak matlûbumdur deyû daٔva itdikde ol-dahî cevâbında fi’l-hâkika müddeٔi merkum Mustafa ber-vech-i muharrer makbûzu olan maٔlümü’l- mikdâr mehr-i mueccel-i mezbûr ve mehr-i muٔaccel-i müsemmâ-yı mezkûr ile zevc-i dahîli olduğunu ikrâr lâkin merkûm Mustafa işbû tarihden iki mâh akdem meblağ-ı mezkûr sekiz yüz guruş zimmetinde alacağım olan mehr-i müeccelim ve iddetim inkızâsına değin nafaka ve müesses-i seknâm ile kendi malım olan bir çift küpe ve bir

ٔaded ve bir hırka ve bir gömlek eşyâ üzerine merkûm Mustafa mahzar-ı şuhûdda tarafından biٔt-terâzi bâٔdeٔl-muhâlife veٔl-kabûl tarih-i mezkûreden berü vâlidem hânesinde sâkine olub ol-vecihle müddeٔi-i merkûme itâat itmem deyü bâٔde’d-def ve’l- inkâr mezbûre Nüfus Hâtûn’dan defٔ-i meşrûhuna mütâbık beniyye taleb olundukda zabtnâme-i ceridesine esâmileri sebt ve tahrir itdirmiş olduğu bir nefer rical ve sekiz nefer nisadan ancak rical-i merkumu li-ecli’ş-şehâde ikâme idüb mâٔdaâ şehâdetine isyândan izhâr-ı ٔacz ile mezbûrenin talebiyle merkûm Mustafa’ya bi’l-muvâcehe ber vech-i şerٔi üç defٔa yemin teklif olundukda maٔlüm-ı yeminden sarâhata nukûl menkul itmekle mezbûre Nüfus Hâtûn merkûm Mustafaٔ’an mübâne olduğuna hükm olunmağın mücebiyle merkûm Mustafa dâٔvâ-yı mezkûresiyle mezbûre Nüfus Hâtûn’a beyûca-i şerٔi muٔarazadan menٔ olunduğu tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fi’l-yevmü’s-sâbiٔ min-Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sahife n[umerosu]: 8 Sandık n[umerosu]: 7 Sıra n[umerosu]: 7 13 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhilînde Ayntab kazâsı mahallâtından Çukur Mahallesi sâkinelerinden ٔAli Efdâzâde kerimesi maٔrifetü’z-zât Fatma Hanım ibint-i İbrahim Beğ ibn-i Yakub Efendi’nin bi’l-cümle tasarrüfâtı câize ve nâfize olduğu hâlde tarafından

(26)

zikr-i âti vekâlet iddiٔâ iden işbû bâisü’l-ٔilâm zevc-i dahîli Izdırabzâde ٔAbdu’l-Kadir Efendi ibn-i Mehmed ٔAli Cevdet Efendi kazâ-i mezkûr mahkeme-i şerٔiyyesinde maٔkûd meclis-i şerٔi münirde kazâ-i mezbûr handânından ve tebٔâ-i ٔOsmaniye’den Süleymân Beğ ibn-i Battal Beğ mahzarında takrir-i kelâm ve taٔbir-i ٔani’l-merâm idüb müvekkilem ve zevcem mûmâileyhânın bi’t-tapu mutasarrıf olduğu kaza-i mezbûreye tâbiٔ Budağın karyesi türâbında vâkiٔ Dağı başında kâin tarafları Kabcakaz ve tarik ve Karataş ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd tahminen kırk dönüm bir kıtٔa tarla ve yine mahalle-i mezbûrede kâin tarafları mezkûr Kabcakaz ve Beşgöz takımı ve tarik ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd tahminen yigirmi dönüm bir kıtٔa tarla ve yine Karataş nâm mahalde kâin tarfları mezbûr Beşgöz hudûdu ve Harkmân ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd tahminen sekiz dönüm bir kıtٔa tarla ve yine Gülek nâm mahalde vâkiٔ

tarafları Çapalı Karyesi tariki ve Macâri ve Harkman ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd tahminen altı dönüm bir kıtٔa tarla ve Hûdekde nâm mahalde kâin tarafları Çınar ve Ayntab câresi Macâri ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd tahminen bir dönüm ve bir kıtٔa tarla ve Ayntab tarikinde vâkiٔ tarafları Macâri ve Münevvere ve Asiye Hanım tarlalarıyla ve Harkman ile mahdûd takriben dört dönüm bir kıtٔa tarla ve yine mahalle-i mezbûrda kâin tarafları Harkman ve Beşgöz hududu ve Karataş ve Asiye Hanım tarlasıyla mahdûd takriben yigirmi dönüm bir kıtٔa tarla ki cemٔân sekiz kıtٔa tarlalarda olan nısf hisse-i şâyiasını nizâm-ı vechle mahzen-i mezbûre müteşekkil komisyon-ı mahsûsa huzurunda iki bin guruş bedel mukabelesinde hâzır-ı mûmâileyh Süleymân Beğ’e meٔmuru izniyle ferâğ-ı muٔteber-i katٔi ile ferâğ ve teslime ve bedel-i mezkûru kabz ile müvekkilem mûmâileyhüma isâle kabûle mukarren vekil olmamağla cânib-i şerٔ-i şerifden vekâletimi mütehamı yedime bir kıtٔa ٔilâm-ı şerٔi ٔitâ olunmak matlûbumdur deyû mafrûğ-leh mûmâileyh Süleyman Beğ’in inkârına mukarren vekâlet- i daٔvasını usûl-ı mevzuٔâsına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden evvelâ sırrân ve bâٔdehû ceride-i şerٔiyyede mestûrû’l-esâmi kimesnelerden dahî alenen ledeٔt-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş-şehâde iddükleri ihbâr olunan ve zât-ı mûmâileyhâyı ber-vech-i şerٔi muٔarefe bulunan faziletlü mûmâileyh Mehmed Ali Cevdet Efendi ve mahdumu reٔfetlü Hamdi şehâdetleriyle bi’l-muvâcehe ber-vech-i şerٔi sâbit olub mûcebince müddeٔi-i mûmâileyh ٔAbdu’l-Kadir Efendi’nin vekâletine bâٔde’l-hükm ferâğ-ı mezkûr-u meٔmuru izniyle heyet-i muٔayyene huzurunda icrâsı lâzım geldiği tescil ve bi’l-iltimas Ayntab Mahkeme-i şerٔiyyesinden

ٔilâm olundu

(27)

Tahriren fî’l-yevmüٔt-tâsi min-Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sahife n[umerosu]:8 Sandık n[umerosu]:8 Sıra n[umerosu]:8 19 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhilînde Ayntab’ın Şarkıyân Mahallesi sâkinlerinden ve beşinci Ordu-yı Hümâyunun sınıf-ı tâli redif yüz kırk üçüncü alayının ikinci taburunun ikinci bölüğü neferâtından iken fevt olan Mehmed bin Muhi’d-din nâm kimesnenin ber-vech-i âti verâsetini iddiٔa iden maٔrifetü’z-zât Hamide bint-i Veli kendi nefsinden asâleten ve evlâd-ı siğârları Mehmed Rıfat ve Hanife ve Feride ve Zeyneb ve Fazilet’in kıbel-i şerٔden vasi-i mensûbeleri olmağla mezbûrâta vesâyeten Medine-i mezbûre mahkeme-i şerٔiyyesine mahsus odada maٔkûd meclis-i şerٔi münirde Medine-i mezbûrenin Hazine vekili Mehmed Mazlûm Efendi ibn-i Emin Efendi muvâcehesinde asâleten ve vesâyeten bi’l-verâse daٔva ve takrir-i kelâm idüb mürisimiz müteveffa-yı merkûm Mehmed’in yedinde bulunan bir kıtٔa koçan mucebince Ayntab mal sandığından güzeşt-i maٔâşı olan yüz on dört guruş alacak hakkını kable’l-ahz ve’l-istifâ verâseti bana ve mezbûrun Mehmed Rıfat ve Hanife ve Feride ve Zeyneb ve Fazilet’e mevrûs olub bizlerden gayrı vârisi ve terekesine müstehakk aheri olmamağla (tahrip olduğu için okunamadı)

Varak 4

Sahife n[umerosu]: 9

Mûmâileyh’e tenbih-i şerٔi olunmak matlûbumdur didikde vekil-i mûmâileyh dahî cevâbında fî’l-hakika meblağ-ı mezbûr müteveffâ-yı merkûm Mehmed’in güzeşt-i maٔâşı olarak sandık-ı mezkûrda hâlâ alacak istihkâkı olduğunu tâyıٔân ikrâr ve ٔitiraf lakin müddeٔiye-i mezbûre Hamide Hâtûnun ber-minvâl-i muharrer verâset ve vesâyet-i müddeٔâlarını inkâr idicek müddeٔiye-i mezbûre Hamide Hâtûn’un ber-minvâl-i muharrer verâset-i müddeٔâsını usûl-i mevzuٔâsına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden zir-i mestûreyi imzâ ve temhir iden Mehmed ٔAli bin Ahmed ve

ٔAli ٔOsman bin Hacı Hamid nâm kimesnelerden evvelâ ve sırrân ve bâٔdehû müterafiٔân hâzır oldukları hâlde Helvacı Ahmed bin ٔAli ve Mahmud bin Hacı Ahmed nâm kimesnelerden dahî alenen ledeٔt-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş-şehâde iddükleri ihbâr

(28)

olunan Medine-i mezbûrenin Tarla-yı Cedid Mahallesi sâkinlerinden Helvâcı Mehmed

ٔAli Ağa ibn-i ٔAbdu’l-lâh ve Memili bin ٔÖmer nâm kimesneler şehâdetleriyle bi’l- muvacehe ber-vech-i şerٔi isbât itmeğin mûcebince verâsetlerine bâٔdeٔl-hükmü’ş-şerٔi müddeٔa bih olan meblağ-ı mezbûr yüz on dört guruş sandık-ı mezkûrdan olmak üzere müddeٔiye-i mezbûre Hamide Hâtûn’a asâleten ve vesâyeten bi’l-verâse edâ ve teslimine vekil-i mûmâileyh Mazlûm Efendiye tenbih olunduğu tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fî’l-yevmü’t-tasi min şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sandık n[umerosu]: 9 Sıra n[umerosu]: 9 15 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhîlinde Maraş’a bağlı Safalıcı Karyesi sâkinlerinden Hamid bin Mustafa Medine-i Ayntab’ın mahkeme-i şerٔiyyesine mahsûs odada maٔkûd meclis-i şerٔi münirde Medine-i mezbûreye tâbi İbrahimli Karyesi ahâlisinden işbû bâٔisü’l-ٔilâm Hacı Mustafa bin Halil muvâcehesinde Düllük Karyeli İsmâٔil bin Ahmed ve gaٔib-i ani’l-meclis Akob bin Seker’in vekil-i şerٔisi Kınacı oğlu Agob bin Agob ve İbiş bin Mehmed hâzır oldukları hâlde üzerine daٔva ve takrir-i kelâm idüb kendi yedimde tamamen malım olub işbû mahkeme-i şerٔiye salonunda muٔâyyene olunan boz renkli erkek merkebimi bundan takriben altı mâh akdem hâzır-ı merkûm İbiş’e üç yüz guruşa beyٔ itdiğim gibi merkûm İbiş vekil-i hâzır-ı merkûm Agob’un müvekkili gaٔib-i mezbûr Akob’a yüz altmış guruşa beyٔ ve merkûm İsmâٔil dahî ol-vechle iştirâ ve teslim ile yedinde malı iken bundan çend gün akdem işbû mahkeme-i şerٔiyede merkûm Hacı Mustafa şerٔân malı olmak üzere bi-muhakeme zabt itmiş ise ancak merkeb-i mevsûf mezkûr netâca benim malım olmağla müşteri-i merkûm İbişٔin müşterisi Akob’un müşterisi merkûm İsmâٔil yedinde merkeb-i mevsûf mezkûrun terk ve ibkâ olunması matlûbumdur didikde müddeٔi ٔaleyh merkûm Hacı Mustafa dahî cevâbında işbû müddeٔi mezbûr Hamid bundan dört gün akdem merkeb-i mevsûf mezkûrun kendi karyesi ahâlisinden ismini bilmediğim gaٔib-i meclis bir kimesneden iştirâ itdiğini ve ol- vechle şerٔân malı olduğunu şühûd huzurunda ikrâr itdiğinden el-halet-i hazehü netâcı müddeٔâsı şerٔân mesmuٔ olmaz deyû defٔa tasaddi itdikde husûs-ı mezkûr müddeٔi merkûm Memik’den lede’s-suâl ol-dahî cevâbında inkâr itmeğin tarafıma ifâde ve takrirleri fetvâ-yı şerife ledeٔl-havâle müddeٔi ٔaleyh Hacı Mustafa müddeٔi merkûm

(29)

Hamid’in daٔvası münakız olmağla netâca daٔvası mesmuٔ olmaz deyü cevâben iftâ ve isٔar buyrulacağına binâen râfiٔ-i mezbûr Hacı Mustafa’dan defٔ-i meşrûhuna muvâfık beniyye taleb olundukda müddeٔasını usûl-ı mevzuٔâsına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden zîr-i mestûreyi imzâ ve temhir iden İsa bin Mehmed

ٔAli ve Hacı Memik bin Mehmed ٔAli nâm kimesnelerden evvelâ sırrân ve bâٔdehu müterâfiٔân hâzır oldukları halde Durmuş bin Mehmed ve Kömürcü’nün oğlu Emin ve Eşki’nin oğlu Memik nâm kimesnelerden dahî alenen lede’t-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş- şehâde itdükleri ihbâr olunan İbrahimli Karyeli Çoban Mustafa’nın oğlu Mehmed ve Maviş Ahmed’in oğlu Mehmed nâm kimesneler şehâdetleriyle bi’l-muvâcehe ber-vech-i şerٔi isbât itmeğin mûcebiyle bâٔde’l-hükmü’ş-şerٔi müddeٔâ bih olan merkeb-i mevsûf mezkûr müddeٔi ٔaleyh merkûm Hacı Mustafa’nın yedinde kemâ-fi’s-sâbık terk ve ibkâ olunması iktizâ eylediği tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fi’l-yevmü’s-sâbi min şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer selâse mieteyn ve elf

Sandık n[umerosu]: 9 Sıra n[umerosu]: 10 16 Şubat 308

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhilînde Ayntab’ın Tarla-yı Cedid Mahallesi sâkinelerinden işbû bâٔisetü’l-ٔilâm Esma Hâtûn bint-i Mehmed Ağa Medine-i mezbûre mahkeme-i şerٔiyye odasında maٔkûd meclis-i şerٔi münirde Medine-i mezbûrenin Düğmeci Bölüğü Mahallesi sâkinlerinden Zabıta Mahmud ibn-i Malatyalı Ahmed muvâcehesinde işbû müddeٔiye-i ٔaleyh mezbûre bundan akdem beyٔ itmiş olduğum bir resٔ esb bahâsından olmak üzere gayr-ı âz teslimât zimmetinde iki yüz elli guruş alacak hakkım olub hatta merkûm Mahmud meblağ-ı mütebâki mezkûr iki yüz elli guruş ber- vech-i muharrer cihet-i mezbûreden zimmetinde bana deyni olduğunu tasdik üç yüz senesi Ramazan-ı şerif gurresi tarihiyle yedimde bir kıtٔa deyni senedi dahî ٔitâ itmekle meblağ-ı mütebâki mezkûru hâlâ tarafıma edâ ve teslime müddeٔi ٔaleyh mezbûr Mahmud’a tenbih olunmak matlûbumdur deyû bâٔde’d-daٔva ol-dahî cevâbında fٔiٔl- hâkikâ iki yüz elli guruş müddeٔiye-i mezbûreden esb-i mübaٔliya eylediğini ikrâr lâkin (tahrip olduğu için okunamadı) mezkûr dört yüz elli guruş müddeٔiye-i mezbûre Esma Hâtûnٔa tamamen defٔ ve teslim itdim deyû müddeٔiye-i mezbûrenin inkârına mukarren defٔ-i tasaddi ve defٔ-i mezkûr müddeٔâsını isbâtdan izhâr-ı ٔacz idüb râfi-i mezbûr şerٔi

(30)

tahlifü’t--takrir mûcebince müddeٔa bih olan meblağ-ı mezkûr mütebâki iki yüz eli guruş müddeٔiye-i mezbûre Esma Hâtûn’a hâlâ edâ ve teslime merkûm Mehmed’e tenbih olunduğu tescil ve ٔilâm olundu ve biٔl-iltimâs ٔilâm olundu

Tahriren fî’l-yevmü’l-hâdi ٔaşer min-şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sahife n[umerosu]: 10 Sıra n[umerosu]: 11

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhîlinde Medine Ayntab’ın eşrâf hândânından ve Tarla-yı ٔAtik Mahallesi sâkinlerinden Battalzâde işbû bâٔisü’l-vesikâ refetlü Tahir Beğ ibn-i Mehmed Battal Beğ meclis-i şerٔi enverde Medine-i mezbûreye tâbiٔ Akpınar Karyesi ahâlisinden Cıncık Hasan ibn-i Ablak Ahmed nâm kimesne mahzarında takrir-i kelâm ve taٔbir-i ani’l-merâm idüb mezbûr Hasan’ın sulbiye kızı olub işbû meclis-i şerٔide hâzıreye kadr-i maٔrûf nafaka ve kisve bahâ vesâir levâzım-ı zaruriyesi içün kendi malımdan sarfla li-ecliٔt-tebenni mezbûreyi babası hâzır-ı merkûm Hasan benim hacr ve terbiyemde tasdik ve izâle idüb ol-vechle işbû merkûm Hasan veyahud min- lehü’l-hakku’l-ahz üzerine rücuٔa şartıyla kıbel-i şerٔiden sağire-i mezbûre içün kadr-i kifâye nafaka ve kisve bahâ vesâٔir bahâ farz ve takdir olunmak matlûbumdur didikde hakikat hâl minvâl-i muharrer olduğunu mezbûr Hasan gıbbe’t-tasdik zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmi müslimin ihbârlarıyla zikr-i âti meblağ dahî kadr-i maٔrûf itdüğü lede’ş-şer’ül-enver mukarrer ve müstehakk olmağla sağire-i mezbûrenin nafaka ve kisve bahâ vesâٔir hevâc-ı zaruriyesiçün işbû tarih-i hüccetden ٔitibaren külli yevm iki buçuk guruş râic akçe farz ve takdir olunub meblağ-ı mefrûz-u mezkûru beher yevm sağire-i hâzıre-i mezbûre Sultan’ın nafaka ve kisve bahâ vesâٔir levâzım-ı zaruriyesine harc ve sarfa ve lede’l-hâce istidâneye ve inde’z-zafer babası hâzır-ı merkûm Hasan veyahud men-lehü hakku’l-ahz üzerine rücuٔa mûmâileyh Tahir Beğ’e kıbel-i şerٔiden izn virilmeğin mâ-vakaٔ bi’t-taleb ketb ve imlâ olundu

Tahriren fî’l-yevmü’l-gurre min Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Şühudu’l-hâl Daٔizâde Hasan Efendi Ve birâderi Arif Efendi Battalzâde İbrahim Beğ Kenٔanzâde Said Baba

(31)

Hacı Efdâzâde Said Ağa Ve birâderi Hacı Mehmed Ağa Muhzır Hüseyin Ağa

Ve gayrühüm

Sandık n[umerosu]: 10 Sıra n[umerosu]: 12 20 Şubat 310

Maٔrûz-ı dâٔileridir ki

Haleb Vilâyet-i Celilesi dâhîlinde Medine-i Ayntab’a tâbiٔ Beylerbeyi Karyesi sâkinlerinden ve beşinci Ordu-yı Hümâyunun redif-i tâli yüz kırk üçüncü alayının ikinci taburunun dördüncü neferâtından iken fevt olan Faki Mehmed bin Mustafa’nın ber- vech-i âti verâsetini iddiٔa iden maٔrifetü’z-zât Zeyneb bint-i İdris ile Emine bint-i Hasan nâm Hâtûnlar taraflarından vekil-i müseccel-i şerٔileri bulunan karye-i mezbûreli Köse Mehmed bin Mehmed Medine-i mezbûrenin mahkeme-i şerٔiyyesine mahsûs odada maٔkûd meclis-i şerٔi münirde Medine-i mezbûrenin Hazine vekili Mazlûm Efendi ibn-i Emin Efendi muvâcehesinde bi’l-vekâle daٔva ve takrir-i kelâm idüb müvekkilelerim mezbûretân Zeyneb ve Emine Hâtûnların mûrisleri müteveffâ-yı merkûm Faki Mehmed’in nezdinde zuhûr iden bir kıtٔa koçan mûcebince Ayntab mal sandığından güzeşt-i maٔâşı olan yüz doksan guruş alacak hakkı kable’l-ahz ve’l-istifâ verâsetini müvekkilelerim mezbûretân zevce-i menkûha-i metrûkesi Zeyneb ve sülbi sağir oğlu İsmâٔil ve anası mezbûre Emine’ye mevrûs olub müvekkilelerim mezbûretân ile sağir-i merkûmdan gayr-ı vârisi ve terekesine müstehâkk aheri olmamağla meblağ-ı mezbûrun sandık-ı mezkûrdan olmak üzere bi’l-vekâle bana edâ ve teslime işbû vekil-i mûmâileyh Mazlûm Efendi’ye tenbih-i şer’i olunmak matlûbumdur didikde ol-dahî cevâbında fî’l-hakika meblağ-ı mezbûr müteveffâ-yı merkûm Faki Mehmed’in güzeşt-i maٔâşı olarak sandık-ı mezkûrda hâlâ alacak istihkâkı olduğunu tâyıٔân ikrâr ve ٔitiraf lakin vekil-i merkûm Köse Mehmed’in ber-minvâl-i muharrer vekâlet-i verâset ve vesâyet-i müddeٔâlarını inkâr idicek vekil-i merkûm ber-minvâl-i muharrer verâset-i müddeٔâsını usûl-i mevzuٔâsına tevfikân bi-varaka-i mestûre mensûb oldukları mahallerinden zîr-i mestûreyi imzâ ve temhir iden Bayram ٔAli bin Memik ve Mısto bin İbo ve İsmâٔil bin Mehmed nâm kimesnelerden evvelâ ve sırrân ve bâٔdehû müterafiٔân hâzır oldukları hâlde Hacı Mehmed bin Mehmed ve Mehmed bin Hasan ve Keş Ahmed bin İbrâhim nâm kimesnelerden dahî alenen ledeٔt-tezkiye ٔadl ve makbûlü’ş-şehâde

(32)

iddükleri ihbâr olunan karye-i mezbûre muhtarı Mehmed Kamil nâm kimesneler şehâdetleriyle bi’l-muvâcehe ber-vech-i şerٔi isbât itmeğin mûcebince verâsetlerine bâٔde’l-hükmü’ş-şerٔi müddeٔâ bih olan meblağ-ı mezbûr yüz doksan guruşu sandık-ı mezkûrdan olmak üzere vekil-i merkûm Köse Mehmed’e bi’l-verâse ve bi’l-müvekkâle edâ ve teslime vekil-i mûmâileyh Mazlûm Efendi’ye tenbih olunduğu tescil ve ٔilâm olundu

Tahriren fi’l-yevmü’r-râbi ٔaşer min şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Sandık n[umerosu]: 11 Sıra n[umerosu]: 13 27 Şubat 308

Bâdî-i terkim-i defter-i kassâm oldur ki

Haleb vilâyet-i Celilesi dahilinde Medine-i Ayntabٔa tâbi Bilan Karyesi sâkinlerinden iken bundan üç mâh akdem fevt olan İncik Hüseyin bin Mısdık Kahya’nın verâset-i zevce-i menkûhâ-i metrûkeleri Meryem bint-i Mehmed ve Sultan bint-i Dede Mehmed ile mezbûre Meryem’den mütevellide sülbi kebir oğlu Mısdık ve sülbiye-i kebire kızları Fato ve Zeyneb ve Döndü ve Besi’ye ve kendünden akdem müteveffiye olan diğer zevcesi Hünsâ bint-i Mahmud’dan mütevellid sülbi kebir oğlu Halil ve sülbiye-i kebire kızı Hüsnâ’ya inhisârı bâٔde’t-tahkukü’ş-şerٔi sağire-i mezbûrenin kıbel-i şerٔden vasiye- i mensûbesi mezbûre Meryem verese-i sâire taleb ve masrafları maٔrifet-i şerٔle müteveffâ-yı merkûmun terekesi tahrir ve takdim ve beyne’l-verese bi’l-farizatü’ş- şerٔiyye tevziٔ ve taksim defteridir ki ber-vech-i âti zikr ve beyân olunur

Tahriren fi’l-yevmü’s-sâlis ve’l-ٔışrin min şehr-i Şabani’l-muٔazzam li-sene ٔaşer ve selâse mieteyn ve elf

Karye-i mezbûrede kâin maٔlümu’l-hudûd menzil ve oda ma ٔahur Bâb guruş

1 1200

Karye-i mezbûrede kâin maٔlumü’l-hudûd diğer menzil Bâb guruş

1 500

Karye-i mezbûre türâbında kâin Çukurbağ dimekle maٔruf ığlak bağ Tiyek guruş

(33)

(tahrip olduğu için okunamadı)

Mahalle-i mezbûre civarında kâin ığlak bağ maٔ karalık bağ Tiyek kıtٔa guruş

700 1 (tahrip olduğu için okunamadı) Varak: 5

Sahife n[umerosu]: 11 Kapuda bulunan öküz

Res ٔ guruş 3 900

Kapuda bulunan inek ma ٔbuzağı Res ٔ guruş

2 450 Topaloğluna satılan sarı inek esmânı

Res ٔ guruş 1 200

Bargir Res ٔ guruş 1 300 Kancık merkeb maٔ sıpa

Res ٔ guruş resٔ

1 300 2

Satılan merkeb guruş

300 Hınta

Kıyye guruş 80 1200

Şaٔir

Kıyye guruş 160 1200 Küşne

Kıyye guruş 16 80

Mercimek Kıyye guruş 4 40 Kapuda mevcud koyun ve keçi ve kuzu

Res ٔ resٔ resٔ guruş 25 35 7 1500

Arı kovanları

ٔaded guruş 45 600

Yeni Yapan karyesinde Karagüllenin oğlu Mehmed ٔAli yedinde müşterek buzağı Res ٔ guruş

1 25

Narlıca Karyesinde Kara Mehmed yedinde müşterek keçi Res ٔ guruş

9 112

Yurt Karyesinde Musalı yedinde koyun ve keçi Res ٔ guruş

6 75

(34)

Sarıkaya karyesinde Hüseyin yedinde müşterek keçi Res ٔ guruş

20 200

Kilisٔe tâbi Yapcı karyesinde Karagül Mehmed yedinde müşterek inek Res ٔ guruş

1 100

Bekşi karyesinde Topluoğlu Ahmed yedinde dişi bargir maٔ tay Res ٔ guruş

1 150 Yatak Kat guruş 2 200

Kilim

ٔaded guruş 15 400 Cüdele

ٔaded guruş 35 300

Köhne harad Kıyye guruş

7 100 Bekmez

Kıyye guruş 1 40

ٔAtik cırcır

ٔaded guruş 1 45 Çift demiri maٔ takım

ٔaded guruş 2 40

Kazma balta

ٔaded ٔaded guruş 3 2 20

ٔAtik maٔşere kazganı

ٔaded guruş 1 200

Don kazganı

ٔaded guruş 2 100 Kebir teşt

ٔaded guruş 2 100

Sağir leğence

ٔaded guruş 3 60 Sahan

ٔaded guruş 6 24

Tas

ٔaded guruş 2 10 Lengeri

ٔaded guruş 2 12

İbrik

ٔaded guruş 2 20

(35)

Tava

ٔaded guruş 2 10

Aş kazganı

ٔaded guruş 2 30 Su satılı

ٔaded guruş 1 20

Bekmez

Batman guruş 150 450 Siyah üzüm

Kıyye guruş 15 20

Şaٔir

Kıyye guruş 16 120

Bilan karyesinde kâin yel değirmeninde kırk sehemde beş sehem hisse Bâb guruş

1 300 Küşne

Kıyye guruş 8 40

Sade yağ Batman guruş 10 200

ٔAtik oda keçesi

ٔaded guruş 40 15

Hatve

Batman guruş 10 30 Hırdavat-ı menzil

guruş 22 Yekûn guruş 13965

Minhâü’l-ihrâcat Resm-i kısmet

guruş para 376 35

Kaydiye bahâ guruş 21

Yol bahâ guruş 7 Yekûn

guruş para 376 35

Et-taksim-i beyneٔl-verese Sahhüٔl-bakiye

guruş

(36)

135885

Sandık n[umerosu]: 1 Sıra n[umerosu]. 14 1 Mart 308

Fî’l-ٔasl Haleb vilâyet-i Celilesi dâhilînde vâkiٔ Antâkya kazâsı mahallâtından olub el-yevm vilâyet-i müşârünileyhâya tâbiٔ Medine-i Ayntab’da kâin ibn-i Şeker Mahallesinde hitabdan mukim zât-ı maٔrûf-ı mezkûr Ayntab Kalٔası damga kâtibi Mehmed Ratıb Efendi ibn-i Hüseyin Ağa ibn-i Süleymân Ağa Medine-i mezbûrenin mahkeme-i şerٔiyye odasında maٔkûd meclis-i şerٔi kılınır vâcibü’t-tevkirde takrir-i kelâm ve taٔbir-i ٔani’l-merâm idüb mezkûr Antakya’nın mülga-ı menâfiٔ sandığından banka şuٔbesine müdür-i düyûn-ı ٔakikden benim ile li-ebeveyn er-karındaşım Mehmed Ferid Efendi’nin el-hâlet-i hazihi marrü’l-beyân Antakya’da vakiٔi Ziraٔât Sandığına bi’l-ٔilâm bi’l-münasafa müştereken mahkûm ve medyûn olduğumuz maٔlûmüٔl-mikdâr

Sahife n[umerosu]: 12

mebaliğden kendi nefsine ٔaid olan nısf hisse-i deynim içün sâlefü’z-zikr Antakya’da kâin biraderimle müşterek emvâl ve emlâklarımdan ifâdeyn oluncaya değin li-ecli’t- teٔmin mezbûr Ziraٔât Sandığına ٔale’l-usûl mâl ve akar terhin eylediğinden mühr ve imzâsıyla tecdid-i senedâtiye virilmesine ve lâzım gelen terhin muٔâmelesini usûl-i Hisse-i zevce-i mezbûre Meryem

para guruş 12 849

Hisse-i zevce-i mezbûre Sultan para guruş

12 849 Hisse-i bint-i sâğire mezbûre ٔAişe

para guruş 38 1188

Hisse-i ibn-i merkûm Mısdık para guruş

76 2377 Hisse-i bint-i mezbûre Fato

para guruş 38 1188

Hisse-i bint-i mezbûre Zeyneb para guruş

38 1188 Hisse-i bint-i mezbûre Döndü

para guruş 38 1188

Hisse-i bint-i mezbûre Besi para guruş 38 1188 Hisse-i ibn-i merkûm Halil

para guruş 76 2377

Hisse-i bint-i mezbûre Hüsna para guruş

38 1188

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :