ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞ VE UYUM PROBLEMLERİ

Tam metin

(1)

(2)

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DAVRANIŞ VE UYUM PROBLEMLERİ

Çocuklar, sürekli değişen ve gelişen bir çevre içinde yaşamaktadır. Bu değişiklikler, zaman zaman çocukta uyum güçlüklerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca çocuğun doğuştan getirdiği doğal güdü ve eğilimleri çevrenin eğitsel baskısı altındadır. Bu güdü ve eğilimler de çevreden gelen baskıyı her zaman kolaylıkla kabul etmeyerek

çatışmaların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Korkular kıskançlıklar, rüya ve kâbuslar, uykuda konuşma, yemek yeme güçlüğü gibi hemen her çocuğun yaşamında görülebilen sayısız zorluklar da bu uyum ve gelişme güçlüklerinin işaretlerindendir. Çocuğun sağlıklı ve dengeli bir kişilik geliştirmesi için bu ve benzeri güçlüklerin de zamanında ele alınarak nedenlerinin incelenmesi ve normal gelişim yolunu kapatan engellerin kaldırılması gereklidir.

Sosyal açıdan uyum; bireyin çevredeki değişiklikleri anlaması, içinde bulunduğu çevrenin beklentisine uygun davranışlarda bulunmasıdır. Biyolojik açıdan uyum; bireyin kendi bünyesinde olan değişiklikleri anlaması ve buna uygun davranışlarda bulunmasıdır.

Genel olarak uyum; bireyin çevreden gelen uyaranlara uygun tepkilerde bulunması, yeni durumlara uyması, çevresindekilerin isteklerine uygun tutum ve davranışlar

gösterebilmesidir. Bireylerin sahip oldukları özelliklerin, kendi benliği ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki içinde olması uyumlu bir yapıya işaret eder.

Genel olarak davranış ve uyum problemlerini aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür.

Davranış bozuklukları: Sürekli hırçınlık, sinirlilik, geçimsizlik, kavgacılık, okuldan kaçma, çalma, yangın çıkarma, sürekli baş kaldırma ve kuralları çiğneme gibi belirtiler bu kümede toplanır. Bu çocukların çevre ile ilişkileri sürekli olarak gergin ve sürtüşmelidir.

Duygusal bozukluklar: Korkular, kuruntular, saplantılı düşünceler, uyku bozuklukları, kekemelik, tikler gibi problemler bu gruba dâhildir. Bu çocuklar genellikle gergin, güvensiz ya da çekingen yapıdaki çocuklardır.

Alışkanlık bozuklukları: Parmak emme, dışkı kaçırma gibi alışkanlıkların

düzensizliği ile ilgili belirtiler bu kümede toplanır. Çocuklar normal yollarla alamadıkları ilgi ve şefkati normal olmayan davranışlarla toplamaya çalışırlar.

(3)

Ağır ruhsal bozukluklar: İçe kapanıklık veya psikoz gibi çocuğun uyumunun her alanda sürekli olarak bozan hastalıklar bu kümede toplanırlar.

Bu kategorik tablo bizlere bir rehber olarak işlevini gerçekleştirse de asıl önemle vurgulanması gereken nokta olağan gelişimsel güçlüklerle klinik problemleri ayırt etme gerekliliğidir. Örneğin 2–4 yaşın getirdiği gelişim süreci çocukların ilk “hayır” tepkisinin geliştiği dönemdir. Benlik gelişimi adına olumlu olan bu dönemde, çocuk çelişkili, tutarsız duygu ve tutumlar gösterebilmektedir. “Hayır, onu yapmayacağım”, “ben yapamam ki”, tek başıma yapacağım”…Çocuk bir yandan bağımsızlaşmaya ve ayrışmaya çalışmakta bir yandan da ebeveynine gereksinim duymaktadır. Anne-baba-çocuk arasında yaşanmaya başlayan bu çatışma ne kadar zorlayıcı sıkıntılı bir durum olsa da çocuğun gelişimi açısından oldukça olumlu bir süreçtir. Böyle bir durumda çocuk ilk kez benliğini koruma, sınır koyma ve birey olma yolunda adım atmaktadır.

Çocuklarda sıklıkla görülen davranış ve uyum sorunları;

-altını ıslatma ve dışkı kaçırma, -konuşma bozuklukları, kekemelik, -parmak emme

-tırnak yeme -fobi ve korkular -mastürbasyon -çalma

-yalan söyleme

-aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü -öğrenme güçlüğü

-saldırganlık, şiddet, kavga, dövüş, küfretme -aşırı inatçılık, karşı gelme, sosyal uyumsuzluk -içe kapanma, geri çekilme, yabancılaşma -kardeş kıskançlığı

Problemi tanımlamanın birinci basamağı iyi bir gözlem yapmaktır. Önemli olan, söz konusu çatışmanın ya da problemin kapsamını ve kökenini saptayabilmektir. Hangi davranışın ne kadar süredir, hangi zamanlarda, ne sıklıkla ne yoğunlukla ortaya çıktığını tespit etmek önemlidir. Bunu yaparken çocuğun yaşını, içinde bulunduğu gelişim

aşamasının özelliklerini ve durumsal faktörleri göz ardı etmemek gerekir.

Problem aileler tarafından yeterince gözlendiği ve aile içinde uygun önleyici ya da müdahale edici çalışmalar yapıldığı halde devam ediyorsa, bir uzman eşliğinde çocuğun içinde bulunduğu durum yeniden değerlendirilmeli ve gerekirse yeniden

yapılandırılmalıdır. Her çocuğun kendine has özel bir ritmi ve özel bir ihtiyacı vardır. Bu ritm ve ihtiyaç çocuğun gelişimsel sürecine paralel bir şekilde değerlendirildiği takdirde, sorunlar en hasarsız şekilde sonlanacak ve gelişim düzenli bir şekilde devam edecektir.

(4)

Vücudumuzun Bölümleri Dünya Sağlık günü (7Nisan) Sağlık haftası (8-14)

Turizm haftası(15-22Nisan) 23NisanÇocuk bayramı

Dünya kitap günü (23 Nisan gününü alan hafta )

(5)

PROBLEM ÇÖZME

 Engelleri aşma oyunu

 Misket oyunu

DİKKAT OYUNU

 Şapka takma oyunu

 Balık avı

YARATICILIK

 El baskısından resim yapma

 Sınırlı boyama

SCAMPER SORUSU

Dişlerimizi fırçalamak için diş fırçası yerine başka ne kullanabiliriz?

Bir sabah uyandığında büyük bir insanın vücuduna sahipsin. Ne yapardın?

PROJE

 Vücudumuzun bölümleri yapımı

 23 Nisan panosu yapımı

FEN VE DOĞA

Duyu organlarımız bizi yanıltır mı ?

 Herkesin parmak izi farklıdır.

KAVRAMLAR

Daire-Üçgen-Kare-Dikdörtgen

Büyük - Küçük

Doğru –yanlış

Ön –arka

Sarı –mavi –turuncu

(6)

PARMAK OYUNU

VÜCUDUM

Baş gövde bacaklar (Vücudun bölümleri sırasıyla gösterilir.) Hepsi benim vücudumda var. (Vücut bütün olarak gösterilir.) Ona iyi bakarım

Her gün spor yaparım.( Kollar omuz hizasında açılıp kapanır.) Yararlı besinlerle (Yeme hareketi yapılır.)

Vücuduma sağlık katarım. (Pazular gösterilerek güçlü olma hareketi yapılır.)

MİKROP

Mikrop çıkmış yürümüş, yürümüş…(Sağ elin baş parmağı sol kol üzerinde yürütülür.)

Bir evin açık kapısından içeri girmiş. (Avuç ortasına gelinir.) Bir de bakmış merdivenler var,

Başlamış çıkmaya. (Parmaklardan çıkılır.)

Üst kata çıkınca, kapıyı vurmuş. (Elin üst kısmına diğer elle vurulur.) Tak… tak… kim o ? (Çocuk sesi verilir, sağ baş parmak sallanır.) Ben. Bay mikrop. (Sağ elin baş parmağı mikroptur.)

Ne istiyorsun? (Çocuk sesi verilerek diğer baş parmak sallanır.) Seni hasta etmeye geldim. (Mikrobun sesi verilir.)

Yaa… Beni hasta edemezsin. (Hayır anlamında baş iki yana sallanır, işaret parmağı saklanır.)

Bol bol uyudum, (Uyuma hareketi yapılır.)

İyi gıdalarla beslendim, (Eller ağza götürülerek yeme hareketi yapılır.) Temiz bir çocuğum, (Vücut gösterilir.)

Aşı da oldum, (İşaret parmağı ile, iğne yapma hareketi yapılır.)

Beni hasta edemezsin. (Baş iki yana sallanır.)

(7)

Ben gidiyorum. (Mikrop merdivenlerden ıh, ıh diye parmaklardan indirilir.) Annesi sabunlu su ile temizlik yapıyormuş,

Mikrobun ayağı kaymış, yuvarlamış, (Yuvarlanma hareketi yapılır.)

Kendisini kapının dışında bulmuş. (Eller sallanarak dışarıyı gösterme işareti yapılır.)

BEŞ DUYUMUZ

Görmek, koklamak, tad almak (Organlar sırasıyla gösterilir.) İşitmek ve dokunmak,

Bunlar benim beş duyum. (Beş parmak kaldırılır.) Adlarını hiç unutur muyum? (Baş iki yana sallanır.) Gözlerimle görürüm etrafımı, (Etrafa bakılır.)

Kulaklarımla işitirim sesleri, (Kulak memeleri tutulur.)

Aman şşş… sakın! (İşaret parmağı dudağa götürülüp, sus işareti yapılır.) Kardeşim uyuyor bakın. (Uyuma hareketi yapılır.)

Burnumla güzel kokuları alırım, (Derin, derin nefes alınır.) Mutfağa gider bakınırım. (Etrafa bakılır.)

Dilimle yiyeceklerin tadına bakarım. (Dil öne uzatılır.)

Acı yiyice oo… yaparım. (Bir el ağza götürülür, yanma taklidi yapılır.) Derimle hissederim. (Bir elle, diğer elin üstündeki deri tutulur.) Yanaklarım en yumuşak yerim, (İki elle yanaklar tutulur.)

İşte beş duyumu saydım, (Beş parmak kaldırılır.) Siz de unutmayın sakın. (İşaret parmağı sallanır.)

(8)

ŞİİR

23 NİSAN

Sevinçliyiz hepimiz, Taştı bugün neşemiz.

Eğleniriz, güleriz, Geldi 23 Nisan.

Süsleriz biz her yanı, Geldi çocuk bayramı.

Atatürk'ün armağanı, Yaşa 23 Nisan.

ŞARKILAR

VÜCUDUMUZ

İki elim, iki kolum, bacaklarım var.

Her insanda bir burun bir de ağız var.

Sen hiç gördün mü üç kulaklı bir adam?

Olur mu hiç üç kulak, dön de aynaya bak hey!

İki kulak, iki yanak bir de başım var.

Gözlerimde kirpiğim, saçlarım da var.

Sen hiç gördün mü üç Kulaklı bir adam?

Olur mu hiç üç dudak dön de aynaya bak hey!

İki gözüm iki kaşım parmaklarım var.

İnci gibi dişlerim bir de çenem var.

Sen hiç gördün mü üç yanaklı bir adam?

Olur mu hiç üç yanak dön de aynaya bak hey

(9)

SANKİ HER TARAFTA VAR BİR DÜĞÜN

Sanki her tarafta var bir düğün.

Çünkü, en şerefli en mutlu gün.

Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün bir meclis kuruldu, Sonra hemen padişah kovuldu.

Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk'ten bir armağan, Yoksa, tutsak olurduk sen inan.

Bugün yirmi üç Nisan,

Hep neşeyle doluyor insan.

BİLMECELER

*

iki damım var

Bir direği var (burun)

*Kırmızı ağaç üstünde Ak güvercin asılı (dis)

*ĐİK direk

Bir evi tutar (bacaklar)

*Yarım kasık

Duvara yapısık (kulak)

*Küçücük bakkal Dünyayı yutar (ağız)

*Her seyi görür

Kendisini göremez(göz)

*Astı yolu kaçtı yola iki kardes düstü yola

Biri gider biri gelir(ayaklar)

(10)

*Yarım kasık Duvara yapısık (kulak)

*Küçücük bakkal Dünyayı yutar (ağız)

iki kardes uğrasır birbirini göremez ( GÖZ )

Ben giderim o gider göğsümde tık tık eder ( KALP )

Biz biz idik otuz iki kız idik ( DiS )

UYKUCU HOROZ

Tüm çocuklar yumurta olup, yere otururlar. Uyur gibidirler ve gözlerini açmazlar. Öğretmen tek tek başlarına dokunur. Başına dokunulan çocuk, sessizce kalkar ve öğretmenin peşinden gelir. Son çocuk kalana kadar, öğretmen çocukların başlarına dokunarak kaldırır. Sona kalan çocuğun

etrafında sessizce halka olunur. Ve birden, “uykucu horoz, uykucu horoz kalk artık!” diye bağırırlar. Uykucu horoz arkadaşlarını yakalamaya çalışır.

BAHCİVAN VE YARAMAZ ÇOCUK

çocuklar her zamanki büyük bir halka oluştururlar, yere otururlar. Çocuklar arasından bir bahçıvan ve bir de yaramaz çocuk seçilir. Bahçıvan çiçekleri sularken yaramaz çocuk bahçede dolaşmaktadır. Bahçıvan yaramaz çocuğun yanına giderek sakın çimlere basma, çiçekleri koparma der. Yaramaz çocuk beni yakalamayı başarırsan söylediklerini yaparım der ve koçmaya başlar.

Ama yaramaz çocuk hangi hareketi yapıyorsa bahçıvan da aynı hareketleri

yapmak zorundadır. Örneğin çocuk iki kez kendi kendi etrafında dönerse

bahçıvan da dönecek, tek ayakta koşarsa bahçıvan da tek ayakta koşacaktır.

(11)

COOKİNG

Bu ay Uçan Kelebekler“Meyve salatası “ yapacaklar

BU AY Kİ PARTİMİZ

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı Kutlaması (22Nisan Salı günü )

Çılgın saç partisi

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :