Ba ğlantılı ve Bağlantısız Servisler:
Katmanlar üst katmanlara iki tür servis sunabilirler; bağlantılı servis ve bağlantısız servis.
Bağlantılı servis telefon sistemine benzer. Bir bağlantılı ağ servisinin kullanıcısı ilk olarak karşıdaki kullanıcı ile bir bağlantı kurar, bu bağlantı üzerinden iletişimi gerçekleştirir ve son olarak bağlantıyı koparır.
Bu servis bir tüpe benzetilebilir. Gönderici tüpün bir ucundan bitleri tüpe iter ve bitler çoğu durumda tüpün öbür ucundan gönderil- dikleri sırada çıkarlar.
Bir bağlantılı ağ kurulması sırasında gönderici, alıcı ve altağ çeşitli parametreler (mesaj boyutları, servis kalitesi, vs.) için bir
el-şıkışma gerçekleştirir.
Bağlantılı servis posta sistemine benzer. Her mesaj üzerinde tam alıcı adres bilgisini içerir ve her mesaj sistem içinde farklı yollar- dan karşı tarafa yönlendirilebilir. Dolayısıyla, ilk gönderilen mesajın yolda gecikmesi nedeniyle ikinci gönderilen mesaj ilkinden önce karşı tarafa ulaşabilir.
Servis Kalitesi
Her servis bir servis kalitesi kriteriyle sınıflandırılabilir.
Bazı servisler hiç paket kaybına uğramadıkları için güvenilirdir.
Güvenilir bir servis sunulabilmesi için genellikle gönderici ve alıcı arasında bir alındı mekanizması kurulur. Alıcıya mesaj doğru ulaştığı zaman geriye pozitif alındı (ACK) mesajı, paket kayboldu-
ğunda veya hatalı alındığında ise negatif alındı (NACK) mesajı gön- derilir.
Alındı süreci kanalda ek paketlerin gönderilmesine ve gecikme- ye sebep olduğu için bazı durumlarda istenmeyebilir.
Güvenilir bağlantının örneklerinden birisi ağ üzerinden dosya transferidir. Bütün dosyanın doğru olarak karşıya iletimesi gerekir.
Öte yandan sayısal ses ve görüntü naklinde, gönderilen sesin zaman zaman hatalı paket nedeniyle bozulması, veya görüntüdeki
birkaç pikselin yanlış olması farkedilmezken, alındı sürecinin getirdiği gecikmeler istenmeyen etkilere neden olur.
Güvenilmez (alındı kullanılmayan), bağlantısız servisler çoğunlukla datagram servisi olarak anılırlar.
Başka durumlarda kısa bir mesajı göndermek için bağlantı
kurulması istenmezken, iletişimin güvenli olması istenir. Bu durumda bağlantısız ağ servisinin yanında alındı mesajı da kullanılır, buna
alındılı datagram servisi adı verilir.
Bir başka servis ise istek-cevap’tır. Burada gönderici bir isteği içeren bir datagram yayınlar, alıcı da isteği gerçekleştirerek sonucu bir cevap mesajı ile geri gönderir.
Veritabanı sorgulama Đstek-Cevap
Alındılı mektup Alındılı datagram
Junk e-mail Güvensiz datagram
Bağlantısız
Sayısallaştırılmış ses Güvensiz bağlantı
Uzaktan login Güvenilir byte dizisi
Sayfalar dizisi Güvenilir mesaj dizisi
Bağlantılı
Örnek Servis
Servis Temel Ö ğeleri (Primitives)
Bir servis, bir kullanıcı sürecin, o servise erişmek için kulla- nacağı servis temel öğeleri kümesi ile belirlenir. Bu öğeler servisin,
kullanıcı eşğörevli öğenin isteği karşısında nasıl davranacağını tanımlar.
Tanımlı temel öğeler kümesi, verilen servisin türüne göre farklılık gösterir. Örneğin bir bağlantılı servisin temel öğeleri bir bağlantısız servisin öğelerinden farklıdır.
Aşağıda bir güvenli byte dizisi iletimi için kurulacak bağlantıda kullanılması muhtemel temel öğeler verilmiştir:
Bağlantıyı sonlandır DISCONNECT
Eşgörevli birime mesajı gönder SEND
Gelen mesaj için tüm işlemleri engelle ve bekle RECEIVE
Bekleyen bir eşgörevli birimle bağlantı sağla CONNECT
Gelen bağlantılar için tüm işlemleri engelle ve bekle LISTEN
Anlamı
Temel Ö ğe
Bu temel öğelerin kullanımı şu şekilde olabilir:
LISTEN: Sunucu gelen bağlantıları kabul edebileceğini belirtmek üzere LISTEN’ı çalıştırır. LISTEN, sunucu sürecinin yaptığı tüm işlemleri bir bağlantı isteği gelene kadar engeller.
CONNECT: Daha sonra istemci, sunucuyla bağlantıyı kurmak için CONNECT’i çalıştırır. CONNECT çağrısı nereye bağlanılaca- ğını belirlemek için varış adres bilgisi içerebilir. CONNECT
gönderildikten sonra istemci bütün işlemlerini durdurur ve beklemeye geçer.
Sunucu bilgisayarda istemcinin CONNECT çağrısı işletim sistemi tarafından işlenir ve LISTEN’da bekleyen bir sunucu süreç aranır. Eğer bulunursa bu sunucu serbest bırakılır ve sunucunun bağlantıyı kabul ettiğini bildirir alındı (ACK) paketi gönderebilir.
Bu noktadan sonra sunucu ve istemci açık ve bağlanmış olurlar.
Eğer CONNECT gönderildiği sırada LISTEN’da olan bir sunucu yoksa bu çağrının sonucu belirlenmemiştir.
SEND-RECEIVE: Sonraki adımda sunucu RECEIVE’i işletir ve istemcinin isteklerini almaya hazır hale gelir. Bu işlem genellikle sunucu LISTEN’dan serbest hale geldiği an yapılır. RECEIVE’den sonra sunucu tekrar kilitlenir.
Đstemci isteğinin göndermek için SEND’i işletir ve hemen arkasından RECEIVE işleterek beklemeye başlar.
Đstek paketinin alımı sunucuyu serbest bırakır. Sunucu isteği yerine getirir ve sonucu SEND ile geri göndererek tekrar RECEIVE durumuna geri döner.
DISCONNECT: Bu işlem istemcinin bütün istekleri bitene kadar devam eder. Đletişimin sonunda istemci bağlantıyı koparmak için DISCONNECT’i kullanır. Đstemci bu komuttan sonra kilitlenerek sunucudan alındı paketi bekler. DISCONNECT sunucuya ulaştıktan sonra sunucu alındı paketini gönderir ve bağlantıyı koparır. Bu andan sonra sunucu başka işlemler için açıktır.
Alındı paketini alan istemci de bağlantıyı bitirir ve başka işlemler için açık duruma gelir.
Servisler ve Protokoller arasındaki ili şki
Servis ve protokol sıkça karıştırılan ama birbirinden farklı kavramlardır.
Bir servis, bir katmanın üzerindeki katmana sağladığı temel öğeler kümesidir.
Servis, kullanıcıları için hangi işlemleri yerine getireceğini tanımlar ama bunların nasıl gerçekleştirilece-ğini söylemez.
Servis iki katman arasındaki arayüzle bağlantılıdır. Alt katman servis sağlayıcı, üst katman da servis kullanıcısıdır.
Bir protokol, aynı katmandaki eşgörevli bireylerin arasında alışverişi yapılan paket ve mesajların format ve
anlamlarını belirleyen kurallar kümesidir. Eşgörevli bireyler protokolleri servis tanımlarını gerçekleştirmede kullanırlar.
Kullanıcılarına verdikleri servisleri değiştirmemek koşuluyla protokolleri değiştirmekte serbesttirler.
Kısaca, servis katmanlar arasındaki arayüzle bağlantılıdır.
Protokol ise farklı bilgisayarlarda yer alan eşgörevli bireyler arasında gönderilen paketlerle ilişkilidir.
Programlamayla ilişki kurulacak olursa;
Servis object-oriented dilde yazılmış bir programdaki object’e karşılık gelir. Object’in ne yapacağını belirler,
dolayısıyla diğer object’lerle iletişim kurallarını da belirler, ancak bunun nasıl gerçekleştirileceğini söylemez.
Protokol ise object içinde yapılacak işlemleri tanımlar.
Ancak bu işlemler dışarıdaki kullanıcının erişimine kapalıdır.
REFERANS MODELLER Đ
Şimdiye kadar jenerik katmanlı ağ yapısı incelendi. Bu bölümde ise bu yapının örnekleri incelenecektir. Đki önemli ağ
mimarisi olarak OSI referans modeli ve TCP/IP referans modeline giriş yapılacaktır.
OSI modeliyle ilişkilendirilen protokoller artık kullanılma- makla birlikte, modelin kendisi halen geçerli ve oldukça genel bir
yapıya sahiptir. Her katmanda tartışılacak konular ağ yapısı açısından oldukça önemlidir.
TCP/IP’de ise durum tam tersidir. Model çok fazla kullanım bulmazken, protokoller geniş bir kullanıcı kitlesine sahiptir.
Bu nedenle her iki modele de bakılacaktır.
OSI Referans Modeli
Fiziksel katman dışındaki OSI (Open System Interconnection) modeli sonraki yansıda göste-rilmektedir.
Bu model International Standards Organization (ISO) tara- fından farklı katmanlarda kullanılan protokoller için uluslararası bir standart oluşturmak amacıyla 1983’te geliştirilmiş 1995’te de gözden geçirilmişti.
OSI modeli yedi katmandan oluşmaktadır. Bu katmanların tanımlanması sırasında kullanılan ilkeler şöyle sıralanabilir:
1. Her farklı ayrılma (soyutlama, abstraction) ihtiyaçı duyulan durumda bir katman tanımlanır,
2. Her katman çok-iyi tanımlanmış bir görevi yerine getirmeli, 3. Her katmanın işlevi bir uluslararası protokol standartı
oluşturacak şekilde tanımlanmalı,
4. Katman sınırları katmanlar arası aktarılacak bilgiyi en aza indirecek şekilde seçilmeli,
5. Katman sayısı, farklı fonsiyonların aynı katmana girmesini engelleyecek kadar fazla, mimari yapısını zorlaştırmayacak kadar az olmalıdır.
OSI modeli her katmanda kullanılacak servis ve protokolleri tam olarak tanımlamadığı için bir ağ mimarisini tanımlamamaktadır.
Sadece hangi katmanda hangi işlemin yapılması gerektiğini anlatmaktadır.
Aşağıda bu katmanları aşağıdan yukarıya doğru inceleyece- ğiz.
Fiziksel Katman
Fiziksel katman iletişim kanalı üzerinden (işlenmemiş) bitlerin gönderimiyle ilgilenir. Bu katmanın tasarım sorunları bir tarafın
gönderdiği 1 bitinin öbür tarafta yine 1 biti olarak algılanmasını garantilemekle ilgilidir.
Tipik sorunlar, 1 biti için kaç volt, 0 biti için kaç volt
kullanılması gerektiği, bir bitin kaç nanosaniye süreceği, iletişimin
aynı anda tek yönlü mü yoksa çift yönlü mü yapılacağı, ilk bağlantının nasıl sağlanacağı, kullanılan konnektörlerin pin sayısının kaç olacağı ve bu pinlerin görevlerinin ne olacağı gibi konulardır.
Dolayısıyla buradaki tasarım sorunları çoğunlukla mekanik, elektriksel ve zamanlama problemleri ile fiziksel iletişim ortamı ve fiziksel katmanın altında ne olduğu ile ilgilidir.
Veri Ba ğı Katmanı
Bu katmanın temel görevi bir (işlenmemiş) iletişim ortamını üstündeki ağ katmanının kullanımı için iletişim hatalarından arındırıl- mış bir ortama dönüştürmektir.
Bu görevi göndericinin iletmek istediği veriyi genellikle birkaç yüz/bin byte’tan oluşan veri çerçevesine (data frame) bölerek ve her çerçeveyi sırasıyla ileterek gerçekleştirir. Eğer güvenilir bir bağlantı mevcutsa alıcı her paketin doğru olarak alınmasını geriye bir alındı çerçevesi göndererek bildirir.
Bu katmanın ilgilendiği bir başka konu ise hızlı bir gönderici- nin, işleme hızı yavaş olan bir alıcıyı boğmasını engellemektir. Alıcı- nın ne kadar tampon belleği kaldığının gönderici tarafından bilinmesi için bir trafik düzenleme mekanizmasının kurulması gerekir. Bu
trafik düzenleme ve hata kontrolü mekanizmaları genellikle entegredir.
Genele yayın yapan ağlarda veri bağı katmanı ile ilgili bir sorun ise ortak kanala erişimin nasıl gerçekleştirileceğidir. Bu katmanın bir altkatmanı olan ortam erişim katmanı bu görevle ilgilenir.
A ğ Katmanı
Ağ katmanı altağın çalışmasını kontrol eder. Temel bir tasarım problemi paketlerin göndericiden alıcıya nasıl yönlendirilecekleridir.
Yönlendirme rotaları statik tablolarda verilebileceği gibi, her kurulacak iletişimin başında da dinamik olarak belirlenebilir. Hatta en uç noktada ağın anlık yükü gözönüne alınarak her paket gönderimi
sırasında rota tayini yapılabilir.
Eğer altağda aynı çok fazla sayıda paket mevcutsa, bunlar
birbirlerinin yoluna çıkarak bir darboğaz (bottleneck) yaratabilirler. Bu gibi sıkışmaların önüne geçmek ağ katmanının görevidir. Daha genel olarak, servis kalitesi (gecikme, iletim zamanı, zamanda kaymalar, vs) de ağ katmanının görevleri arasındadır.
Bir paket bir ağdan başka bir ağa gitmek istediğinde sorun
oluşabilir. Ağların farklılıkları yüzünden adres yapıları değişik olabilir, veya kabul edilebilir paket uzunlukları farklı olabilir. Ağ katmanının diğer bir görevi de çoktürel (heterogeneous) ağların birbirlerine
bağlanabilmelerini sağlamaktır.
Genele yayın (broadcast) ağlarda yönlendirme işlemi çok basit
olabilir, bu durumlarda ağ katmanı ya çok incedir, ya da hiç yoktur.
Ta şıma Katmanı
Taşıma katmanının temel görevi üst katmandan gelen veriyi ihtiyaç halinde daha kısa veri birimlerine bölerek ağ katmanına
iletmek ve tüm parçaların öbür bilgisayarda aynı sırada bir araya getirilmesini garantilemektir. Bu işlem verimli bir şekilde ve üst katmanların alt katmanlarda meydana gelebilecek bir teknoloji değişikliğinden yalıtarak gerçekleştirilmelidir.
Taşıma katmanı aynı zamanda oturum katmanına oradan da ağın gerçek kullanıcılarına hangi servislerin sunulacağını belirler. En popüler taşıma katmanı bağlantısı, mesajları veya byteları
gönderildikleri sırada ulaştıran hatadan arındırılmış noktadan-nok- taya (PPP) bir kanaldır.
Başka taşıma servis türleri, ulaştırma garantisi olmadan
mesajların iletilmesi, mesajların birden fazla noktaya genele yayını vs.dir. Taşıma servis türüne bağlantı kurulduğu zaman karar verilir.
Taşıma katmanı, verinin kaynağından hedefine doğru
gerçekleştirilen gerçek bir bir-uçtan-öbür-uca katmandır. Kaynak
bilgisayarındaki bir program hedef bilgisayardaki benzer bir program- la bu katmanın mesaj başlıklarını ve kontrol mesajlarını kullanarak iletişim kurabilir. Daha alttaki katmanlarda protokoller sadece diğer bilgisaylar arasındaki iletişimde kullanılır, son kullanıcı bu protokol- lerden yalıtılmıştır.
OSI referans modelinde uçtan-uca protokole sahip katmanlar (taşıma, oturum, sunuş ve uygulama katmanları) gösterilmiştir.
Oturum Katmanı
Bu katman farklı bilgisayarlardaki kullanıcıların aralarında oturum kurmasını sağlar. Oturumlar değişik servisler sağlayabilir;
Diyalog kontrolü (iletişim sırasının kime ait olduğunun izlenmesi), Andaç (token) yönetimi (iki tarafın aynı anda kritik bir işlem
yapmasının engellenmesi),
Senkronizasyon (bir iletişimin kopmasından sonra iki tarafın kaldıkları yerden iletişime devam edebilmeleri için bir sağlama noktası (checkpoint) kullanma), vs.
Sunu ş Katmanı
Alttaki katmanların bitlerle ve veri paketleriyle ilgilenen yapısının tersine sunuş katmanı gönderilen bilginin sözdizimi ve anlambilimsel yapısıyla (semantics) ilgilenir.
Değişik veri yapılarına sahip bilgisayarlar arasındaki bağlan- tıyı sağlamak için soyut veri yapıları tanımlamak gerekebilir. Sunuş katmanı bu soyut veri yapılarını idare eder ve üst-seviye veri yapıları- nın (örn. banka kayıtları) tanımlanmasını ve bilgisayarlar arasında alışverişine izin verir.
Uygulama Katmanı
Uygulama katmanı kullanıcılar tarafından sıkça kullanılan protokolleri içerir. Örneğin WWW’e erişimi sağlayan HTTP
(HyperText Transfer Protocol) bunlardan birisidir. Bir tarayıcı (browser) bir web sayfasını görüntülemek istediğinde sunucuya
istediği sayfanın ismini gönderir. Sunucu da cevap olarak o sayfayı geri döndürür.
Diğer uygulama katmanı protokolleri dosya transferi, e-mail ve news protokolleridir.
TCP/IP Referans Modeli
TCP/IP’nin atası DoD tarafından desteklenerek tasarlanmış ARPANET’tir. DoD, kaynak ve hedef bilgisayarlarının sağlam kaldı- ğı sürece, aradaki bazı bilgisayarların ve iletim hatlarının bir (nük-
leer) saldırıyla imha edilmesi durumunda bile iletişimin kopmayacağı bir ağ yapısı istiyordu. Buna ek olarak, dosya transferinden gerçek zamanlı konuşmaya kadar geniş bir hizmet yelpazesi öngörüldüğün- den bu ağın esnek bir yapıya sahip olması gerekiyordu.
ARPANET ilk başlangıçta birkaç üniversiteyi ve devlet kuru- munu kiralık telefon hatları üzerinden bağlıyordu. Daha sonra uydu ve telsiz ağlarında gelişimiyle mevcut protokollerin yetersizliği, ve yeni bir referans modelinin ihtiyacı ortaya çıktı.
ARPANET, katılımcıların büyük bir hızla artması ve bir ta- kım geliştirmelerle bugün kullandığımız TCP/IP referans modeline geçildi. Bu yeni yapının en büyük hedeflerinden birisi farklı yapılar- daki ağları birbirine kesintisiz bir şekilde bağlamaktır.
TCP/IP referans modeli aşağıdaki şekilde gösterilmektedir:
Internet Katmanı
Yukarıdaki gereksinimlerin hepsi paket-anahtarlamalı ağlara dayanan bağlantısız ağlar-arası katmanın yani internet katmanının seçimine neden oldu. Bu katmanın görevi host bilgisayarların
herhangi bir ağdan paketler göndermesini ve muhtemelen başka bir ağdaki alıcıya bu paketlerin birbirinden bağımsız ulaşmasını
sağlamaktır. Paketler alıcıya başka rotalar izleyerek farklı bir sırada ulaşabilir.
Bunun bir örneği posta sistemidir. Bir ülkedeki bir kişi posta kutusuna başka ülkedeki bir adrese gitmek üzere bir dizi mektup
(farklı günlerde) bırakmaktadır. Her mektup bir veya birden fazla uluslararası mektup gateway’lerinden geçerek karşı tarafa ulaşabilir.
Farklı sırayla ulaşabilmeleriyle dışında bütün mektupların iletim şekli kullanıcılar tarafından farkedilmez. Her ara ülkenin farklı bir iletim şekli, değişik damgası vs. olabilir fakat bunlar son kullanıcılara
bildirilmez.
Đnternet katmanı bir resmi paket formatını ve IP (Internet Protocol) olarak adlandırılmış bir protokolü tanımlar. Internet katmanının
görevi IP paketlerini gitmeleri gereken yere ulaştırmaktır. Burada paket yönlendirme (routing) ciddi bir meseledir. Dolayısıyla TCP/IP internet katmanının görevi OSI ağ katmanının görevine denktir
denilebilir.
Ta şıma Katmanı
TCP/IP modelinde taşıma katmanı OSI modelindeki taşıma katmanı gibi, kaynak ve hedef host bilgisayarlarındaki eşgörevli birimler
arasında iletişim kurulmasına izin verir. Burada iki adet uçtan-uca protokol tanımlanmıştır:
TCP (Transmission Control Protocol) bir bilgisayardan
kaynaklanan byte dizisinin hatasız bir şekilde öbür uçtaki bilgisayara erişmesini sağlayan güvenilir bağlantılı bir protokoldür.
Gelen byte dizisini ayrık mesajlara böler ve herbirini internet katmanına gönderir. Hedef bilgisayarda TCP, internet katmanından gelen mesajları bir araya getirerek orijinal byte dizisini oluşturur.
TCP aynı zamanda trafik kontrolü yaparak hızlı göndericinin yavaş göndericiyi boğmasını engeller.
Đkinci protokol UDP (User Datagram Protocol)’dir.
TCP’nin sıralama ve trafik kontrolünü istemeyen veya bunları kendi- leri gerçekleştirecek olan uygulamalar için güvensiz (alındı isteme- yen), bağlantısız bir iletişim sağlar.
Kısa süreli bağlantılar, sunucu-istemci türü istek-cevap
sorgulamalarında ve zamanında iletimin doğru iletimden daha önemli olduğu uygulamalarda (ses ve görüntü iletimi) kullanılır. IP, TCP ve UDP arasında ilişki aşağıdaki şekilde verilmiştir.
Uygulama Katmanı
TCP/IP modeli oturum ve sunuş katmanlarını içermez. Bu katmanlara ihtiyaç olmayacağı öngörülmüştür. Ayrıca OSI katman- larının gerçekleştirilme örnekleri de bu öngörüyü desteklemiştir.
Uygulama katmanı bütün üst-seviye protokolleri içerir. Đlk protokoller virtual terminal (TELNET), dosya transferi (FTP) ve elektronik posta (SMTP) idi.
TELNET bir kullanıcının uzaktaki bir bilgisayara login
olmasını ve orada çalışmasını sağlar. FTP, veriyi bir bilgisayardan başka bir bilgisayara aktarmaya yarar. Elektronik posta ilk başta sadece bir dosya transferi türüydü fakat daha sonra SMTP’ye dönüştü.
Zamanla yeni protokoller eklendi. Domain Name Server
(DNS) host bilgisayar isminin network adresiyle eşlenmesini sağlar.
NNTP, ağ üzerinden USENET news makalelerinin aktarımını, HTTP ise WWW’den web sayfası alınmasını, vs. sağlar.
Host Bilgisayardan-A ğ’a Katmanı
Internet katmanının altında büyük bir boşluk bulunmaktadır.
TCP/IP modeli burada ne olacağını, host bilgisayarın, ağa bazı
protokolleri kullanarak IP paketleri göndereceği dışında tanımlamaz.
Bu protokoller tanımlanmamıştır ve hosttan hosta ve ağdan ağa farklılık gösterebilir.
OSI ve TCP/IP Referans Modellerinin Kar şılaştırılması
Her iki modelin ortak tarafları,
- Bağımsız protokoller yığıtı kavramına dayanırlar, - Katmanların işlevleri çok genel olarak benzer,
- Bağlantı ve üzerindeki katmanlar uçtan-uca bağlantı sağlayabilir,
- Bağlantı katmanı üzerindeki katmanlar bu katmanın uygulama-tabanlı kullanıcılarıdır.
Bu benzerliklere rağmen bu bölümde incelenecek olan çok sayıda fark da vardır. Burada protokol yığıtları değil referans
modelleri karşılaştırılmaktadır.
Servis, Arayüz ve Protokol ayrımı
OSI’nin dayandığı üç kavram bulunmaktadır:
1. Servisler, 2. Arayüzler, 3. Protokoller.
OSI modelinin en büyük katkısı bu kavramları kesin şekilde ayırma-sıdır.
Her katman üstündeki katman için bazı servisler sunar.
Servisin tanımı katmanın ne yaptığını söyler, katmanın nasıl çalıştığını değil.
Bir katmanın arayüzü üst katmandaki süreçlere o katmana nasıl erişileceğini söyler. Hangi parametrelerin gerekli olduğunu ve nasıl bir sonuç beklenebileceğini belirler.
Bir katmanda kullanılan eşgörevli protokoller o katmanın nasıl çalışacağını belirler.
TCP/IP ise servis, arayüz ve protokol arasında kesin bir ayrımda bulunmaz. Örneğin internet katmanının sunduğa yegane servisler SEND IP PACKET ve RECEIVE IP PACKET’tir.
Esneklik
Dolayısıyla, OSI modelinde protokoller TCP/IP’ye göre daha gizlidir ve teknoloji değiştiğinde kolayca değiştirilebilirler. Katmanlı yapının temel amaçlarından birisi de budur.
OSI referans modeli ilgili protokollerin geliştirilmesinden önce tanımlanmıştı. Bu, modelin belirli bir protokolün çizgisinde tanımlanmak yerine çok daha genel bir yapıya sahip olmasını sağlar.
Bunun kötü tarafı, mevcut protokoller olmadığı için model tasarımcılarının hangi katmana hangi görevi vermeleri gerektiği konusunda fazla deneyime sahip olmamalarıydı. Örneğin veri bağı katmanı noktadan-noktaya ağlar için tanımlanmıştı. Genele yayın (broadcast) ağlar için yeni bir altkatman tanımlanması gerekli oldu.
TCP/IP için durum tam tersi oldu. Protokoller ilk önce yazıl- dı, daha sonra oluşturulan model ise sadece bu protokollerin tanım- lanması oldu. Buradaki en büyük sorun, modelin başka protokol yığıtlarına uygun olmamasıdır. Dolayısıyla bu model TCP/IP olma- yan ağların tanımlanmasında yetersiz kalmaktadır.
Bağlantılı-Bağlantısız iletişim
Modeller arasındaki başka bir fark ise, bağlantılı ve bağlantı- sız iletişim konusundadır. OSI modeli ağ katmanında her iki bağlan- tıyı da desteklemekle birlikte kullanıcıların doğrudan kullanabileceği taşıma katmanında sadece bağlantılı iletişim desteklemektedir.
TCP/IP ise ağ katmanında sadece bağlantısız iletişim sağla- makta, fakat taşıma katmanında her iki bağlantı türünü de kullanıcı- lara seçenek olarak sunmaktadır.