TB – DR – 2002 – 0001
FARKLI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİTLERİNDE GÜN-DERECE DEĞERLERİ İLE MEYVE DALLARININ VERİM, VERİM UNSURLARI
VE LİF KALİTE ÖZELLİKLERİNE ETKİSİNİN SAPTANMASI
HAZIRLAYAN: Zir. Yük. Müh. İSA ÖZKAN
DANIŞMAN: Prof. Dr. MUSTAFA ALİ KAYNAK
AYDIN – 2002
Not: Bu bölüm merkezimiz tarafından doldurulacaktır.
Tezin Yazarının
Soyadı: ÖZKAN Adı: İSA
Tezin Türkçe Adı: Farklı Pamuk (gossypium hirsutum l.) Çeşitlerinde Gün- Derece Değerleri ile Meyve Dallarının Verim, Verim Unsurları ve Lif Kalite Özelliklerine Etkisinin Saptanması
Tezin Yabancı Adı: Determining the Effects of Day Degree Units and Fruiting Branches on Yield, Yield Component and Fiber Quality Characteristics on Varius Cotton Varieties
Tezin Yapıldığı
Üniversite: Adnan Menderes Enstitü: Fen Bilimleri Yıl: 2002 Diğer kuruluşlar:
Tezin Türü: 1-Yüksek Lisans ( ) Dili : Türkçe 2-Doktora (X) Sayfa Sayısı : 120 3-Tıpta Uzmanlık ( ) Referans Sayısı: 44 4-Sanatta Yeterlilik ( )
Tez Danışmanının
Ünvanı: Prof. Dr. Adı: MUSTAFA ALİ Soyadı: KAYNAK
Türkçe Anahtar Kelimeler: İngilizce Anahtar Kelimeler:
1- Pamuk 1- Cotton
2- Büyüme Gün-Derece Birikimi 2-Growing Degree-Days
3- Meyve Dalları 3- Fruiting Branch
4- Verim ve Kalite Özellikleri 4- Yield and Quality Characteristics Tarih:
İmza :
T.C.
ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE
AYDIN
Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Doktora Programı öğrencisi İsa ÖZKAN’ın hazırlamış olduğuDoktora tezi, aşağıda isimleri bulunan jüri üyeleri tarafından kabul edilmiştir. 03. 01. 2002
ADI VE SOYADI : ÜNİVERSİTESİ : İMZASI : Prof Dr. M.Ali KAYNAK Adnan Menderes Üniversitesi ...
Doç. Dr. Aydın ÜNAY Adnan Menderes Üniversitesi ...
Doç. Dr. Hasan BAYDAR Süleymen Demirel Üniversitesi ...
Jüri Üyeleri tarafından kabul edilen bu Doktora tezi, Enstitü Yönetim Kurulu’nun ... sayılı kararıyla onaylanmıştır. ...
Prof. Dr. Hüseyin BAŞPINAR Enstitü Müdürü
---
Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü 09100 – AYDIN
Santral: (256) 213 08 35 Direkt Telefon: 214 08 63 *Fax: (256) 213 27 42 * Web: http://www.adu.edu.tr
İÇİNDEKİLER
Sayfa No ÖZ...I ABSTRACT...II ÇİZELGELER LİSTESİ...III
1. GİRİŞ...1
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR...5
2.1. Pamukta Büyüme Gün-Derece Değerleri ile İlgili Olanlar:...5
2.2. Pamukta Meyve Dalları ile İlgili Olanlar:...11
3. MATERYAL VE METOD:...15
3.1. Materyal...15
3.1.1. Deneme Yerinin Toprak Özellikleri...16
3.1.2. Deneme Yerinin İklim Özellikleri...16
3.2. Deneme Metodu...24
3.2.1. Araştırma Esnasında Uygulanan Tarımsal İşlemler...24
3.2.1.1. Tarla Hazırlığı:...24
3.2.1.2. Ekim:...24
3.2.1.3. Gübreleme:...24
3.2.1.4. Bakım:...25
3.2.1.5. Zararlılarla Mücadele:...25
3.2.1.6. Sulama:...25
3.2.1.7. Hasat:...25
3.2.2. İncelenen Özellikler ve Elde Ediliş Yöntemleri:...26
3.2.3. Değerlendirme:...29
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA...30
4.1. Gün-Derece Toplamlarının Etkisi ile İlgili Değerlendirmeler...30
4.1.1. Agronomik ve Teknolojik Özellikler...30
4.1.1.1. Kütlü Pamuk Verimi (kg/da)...31
4.1.1.2. Erkencilik Oranı (%)...31
4.1.1.3. Bitki Boyu (cm)...34
4.1.1.4. Odun Dalı Sayısı (Adet/Bitki)...34
4.1.1.5. Meyve Dalı Sayısı (Adet/Bitki)...35
4.1.1.6. Koza Sayısı (Adet/Bitki)...35
4.1.1.7. Koza Ağırlığı (g)...36
4.1.1.8. Koza Kütlü Ağırlığı (g)...36
4.1.1.9. Çenet Sayısı (Adet/Koza)...37
4.1.1.10. Çırçır Randımanı (%)...37
4.1.1.11. 100 Tohum Ağırlığı (g)...38
4.1.1.12. Lif İnceliği (micronaire)...38
4.1.1.13. Lif Uzunluğu (mm)...39
4.1.1.14. Lif Mukavemeti (g/text)...39
4.1.2. Gelişme Dönemlerine Ait Gün Sayıları ve Büyüme Gün-Derece Değerleri ...40
4.1.2.1. Çimlenme-İlk Gerçek Yaprak Çıkışı (Çimlenme-İGY)...45
4.1.2.2. Çimlenme-Taraklanma...47
4.1.2.3. Çimlenme-Çiçeklenme...49
4.1.2.4. Çimlenme-Koza Açma...51
4.1.2.5. İGY-Taraklanma...53
4.1.2.6. İGY-Çiçeklenme...55
4.1.2.7. İGY-Koza Açma...57
4.1.2.8. Taraklanma-Çiçeklenme...59
4.1.2.9. Taraklanma-Koza Açma...61
4.1.2.10. Çiçeklenme-Koza Açma...63
4.1.3. Pamukta 10 Farklı Büyüme ve Gelişme Safhalarındaki Büyüme Gün- Derece Değerleri ile İncelenen Özellikler Arasında Elde Edilen Korelasyonlar.65 4.2. Meyve Dallarının Etkisi ile İlgili Değerlendirmeler...71
4.2.1. Meyve Dalı Kütlü Pamuk Verimi (g)...73
4.2.2. Koza Ağırlığı (g)...77
4.2.3. Koza Kütlü Ağırlığı (g)...80
4.2.4. Çenet Sayısı (adet/koza)...84
4.2.5. Çırçır Randımanı (%)...87
4.2.6. 100 Tohum Ağırlığı (g)...90
4.2.7. Lif İnceliği (micronaire)...93
4.2.8. Lif Uzunluğu (mm)...96
4.2.9. Lif Mukavemeti (g/text)...99
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER...102
ÖZET...105
SUMMARY...106
TEŞEKKÜR...107
KAYNAKLAR...108
ÖZGEÇMİŞ...113
ÖZ
Bu çalışmanın amacı; pamukta (Gossypium hirsutum L.) Büyüme Gün- Derece değerleri ile meyve dallarının verim, verim unsurları ve lif kalite özelliklerine etkisinin saptanmasıdır. Araştırmada materyal olarak, Gossypium hirsutum L. türüne ait Nazilli 84 (bölge standart çeşidi), Deve Tüyü (kahverengi lifli), Siokra 107 B (okra yapraklı) çeşitleri ile G. hirsutum ile G. barbadense melezi olan Acalpi 1952 çeşidi kullanılmıştır. Deneme, 1997, 1998 ve 1999 yıllarında Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma alanında, tesadüf blokları deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak, sıra arası 70 cm, sıra üzeri 20 cm, sıra uzunluğu 12 m olan 4 sıralı parsellerde yürütülmüştür.
Pamuk bitkisinin; Çimlenme – İGY dönemini 6.5 ile 11.6 gün ve 35 ile 66 BGD birikiminde, İGY – Taraklanma dönemini 25 ile 30 gün ve 232 ile 270 BGD birikiminde, Taraklanma – Çiçeklenme dönemini 17 ile 21 gün ve 220 ile 272 BGD birikiminde, Çiçeklenme – Koza Açma dönemini ise 58 ile 64 gün ve 708 ile 847 BGD birikiminde aştığı saptanmıştır. Bu çalışmada, vejetasyon süresi boyunca 117.58 ile 120.5 gün ve 1310.26 ile 1386.18 BGD toplam sıcaklık değeri elde edilmiştir.
Çalışmada; meyve dallarındaki kütlü verimi, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu ve lif mukavemeti özelliklerinin 7. meyve dalına kadar üstün olduğu; çenet sayısının, çırçır randımanının ve lif inceliğinin 6. ile 10.
meyve dallarında üstün olduğu belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Pamuk, Büyüme Gün-Derece Birikimi, Meyve Dalları, Verim ve Kalite Özellikleri
ABSTRACT
The main objective of this study was to determine the effects of Day Degree units and fruiting branches on yield, yield component and fiber quality characteristics on varius cotton varieties such as Nazilli 84 (national standard variety), Deve Tüyü (brown fiber), Siokra 107B (okra leaf) varieties including Gossypium. hirsutum L.
and Acalpi 1952 (Gossypium. hirsutum L. x Gossypium barbadense L.). This study was carried out at Adnan Menderes University, College of Agriculture research field in three consequative years (1997, 1998 and 1999). Field trials were conducted in Randomised Complete Block Design with three replications. Each plot was comprised of 4 rowseach 12 m long and 70 cm apart from each other and plants were seperated 20 cm from each other on a row.
Our results show that cotton plants require 6.5 or 11.6 days and 35 or 66 Growing Degree Days from emergence to first true leaf growth period, 25 or 30 days and 232 or 270 Growing Degree Days from first true leaf to first square growth period, 17 or 21 days and 220 or 272 Growing Degree Days from first square to opening of the flower growth period, 58 or 64 days and 708 or 847 Growing Degree Days from opening of the flower to boll opening growth period. Above figures show respective minimum averages and maximum averages, respectively. In this study, 117.58 or 120.5 days and 1310.26 or 1386.18 Growing Degree Days were obtain at whole vegetation period.
The results presented here indicated that on each fruiting branch from first to seventh; seed cotton yield, boll weight, seed cotton weight Per boll, 100 seed weight, fiber length and fiber strength were generally higher than those on the other fruiting branchs. On the other hand, number of carpel, ginning turnout and fiber fineness on fruiting branch between 6. and 10. had significantly higher values than those other fruiting branches.
Key Words: Cotton, Growing Degree-Days, Fruiting Branch, Yield and Quality Characteristics
ÇİZELGELER LİSTESİ
Sayfa No Çizelge 1: Oosterhius (1992)’e Göre Pamukta Farklı Büyüme Safhalarının İstediği,
Büyüme Gün-Derece Birikimi Ve Ortalama Gün Sayısı...8
Çizelge 2: Ball (1998)’e Göre Pamuk Büyüme Safhaları Ve Bunların Büyüme Gün- Derece Toplamları İle Ekimden Sonraki Gün Sayıları...10
Çizelge 3: 1997 Yılı Aydın İli İklim Verileri...17
Çizelge 4: 1998 Yılı Aydın İli İklim Verileri...17
Çizelge 5: 1999 Yılı Aydın İli İklim Verileri...18
Çizelge 6: 1997 Yılı Aydın İli Pamuk Yetiştirme Sezonunda (Mayıs-Ekim) Görülen Günlük Maksimum ve Minimum Sıcaklıklar...21
Çizelge 7: 1998 Yılı Aydın İli Pamuk Yetiştirme Sezonunda (Mayıs-Ekim) Görülen Günlük Maximum ve Minimum Sıcaklıklar...22
Çizelge 8: 1999 Yılı Aydın İli Pamuk Yetiştirme Sezonunda (Mayıs-Ekim) Görülen Günlük Maximum ve Minimum Sıcaklıklar...23
Çizelge 9: 1997 Yılı Gün-Derece Toplamları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...32
Çizelge 10: 1998 Yılı Gün-Derece Toplamları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...32
Çizelge 11: 1999 Yılı Gün-Derece Toplamları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...32
Çizelge 12: 1997, 1998 ve 1999 Yıllarına Ait Büyüme Gün-Derece Toplamları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere Ait Ortalamalar ve Oluşturulan Gruplar...33
Çizelge 13: 1997, 1998 ve 1999 Yılına Ait Dört Çeşitte Bitki Büyüme ve Gelişme Dönemlerindeki Gün Sayıları ve Büyüme Gün-Derece Değerlerine Ait Kareler Ortalamaları...42
Çizelge 14: 1997 Yılına Ait Dört Çeşitte Bitki Büyüme ve Gelişme Aralıklarındaki Gün Sayıları ve Büyüme Gün-Derece Değerlerine İlişkin Ortalamalar ve Oluşturulan Gruplar...43
Çizelge 15: 1998 Yılına Ait Dört Çeşitte Bitki Büyüme ve Gelişme Aralıklarındaki Gün Sayıları ve Büyüme Gün-Derece Değerlerine İlişkin Ortalamalar ve Oluşturulan Gruplar...43
Çizelge 16: 1999 Yılına Ait Dört Çeşitte Bitki Büyüme ve Gelişme Aralıklarındaki Gün Sayıları ve Büyüme Gün-Derece Değerlerine İlişkin Ortalamalar ve Oluşturulan Gruplar...44
Çizelge 17: Farklı Gelişme Dönemlerine Büyüme Gün-Derece Toplamları ile İncelenen Bazı Özellikler Arasındaki Korelasyon Katsayısı Değerleri...66 Çizelge 18: 1997 Yılı Meyve Dalları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...71 Çizelge 19: 1998 Yılı Meyve Dalları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...71 Çizelge 20: 1999 Yılı Meyve Dalları Çalışmasında İncelenen Bazı Özelliklere İlişkin Kareler Ortalamaları...71 Çizelge 21: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Meyve Dalı Kütlü Pamuk Verimi (g) Ortalamaları ve Oluşan Gruplar...73 Çizelge 22: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Koza Ağırlığı (g) Ortalamaları ve Oluşan Gruplar...77 Çizelge 23: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Koza Kütlü Ağırlığı (g) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...80 Çizelge 24: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Çenet Sayısı (adet/koza) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...84 Çizelge 25: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Çırçır Randımanı (%) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...87 Çizelge 26: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının 100 Tohum Ağırlığı (g) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...90 Çizelge 27: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Lif İnceliği (micronaire) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...93 Çizelge 28: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Lif Uzunluğu (mm) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...96 Çizelge 29: İncelenen Çeşitlere İlişkin Farklı Meyve Dallarının Lif Mukavemeti (g/text) Ortalamaları ve Oluşturulan Gruplar...99
1. GİRİŞ
Pamuk bitkisi tropik kökenli olmakla birlikte, yoğun ıslah çalışmaları sonucunda, tarımı günümüzde tropik ve subtropik iklim kuşaklarına sahip tüm yörelerde yapılan önemli bir kültür bitkisidir. Başta tekstil olmak üzere yağ ve öteki bir çok endüstri kollarının da en önemli ham maddelerinden biri olması, bu bitkinin önemini daha da arttırmaktadır.
Yapay liflere oranla özelikle insan sağlığı yönünden çok olumlu özelliklere sahip olan doğal liflerin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun yanında çok karmaşık bir yapıya sahip olan pamuk lifinin sentetik olarak üretiminin henüz mümkün olmaması da pamuk lifinin dünya lif gereksiniminde daha çok uzun yıllar önemini koruyacağının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir.
Ülkemiz 719.000 hektarlık pamuk ekim alanı, 795.000 ton pamuk lif üretimi ve 111 kg/da lif verimi ile pamuk tarımı yapan yaklaşık 75 ülke içinde, pamuk ekim alanı yönünden yedinci, lif üretimi yönünden altıncı, dekara lif verimi yönünden ise dördüncü ülke durumundadır (Anonymous, 2000a).
Ege Bölgesi, 212.307 ha pamuk ekim alanı, 267.075 ton lif üretimi ile ülkemizin ikinci büyük pamuk üretim bölgesidir. Aydın ili ise 76.691 ha ekim alanı ile Ülkemizin Şanlıurfa'dan sonra en fazla pamuk ekiminin yapıldığı ildir (Anonymous, 2000b).
Pamuk üretiminde yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek için iyi bir tohumluk, zamanında sulama, gübreleme, çapalama ve hastalık ve zararlılarla savaşın yanında ekim zamanının da en iyi şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Pamuk tropik iklim bitkisi olması nedeniyle, özellikle yetişme döneminin süresini belirlemede, ana faktör olarak sıcaklık karşımıza çıkmaktadır. Düşük sıcaklık, bütün dönemlerde gelişmeyi azaltmakta, ancak, bunun derecesi dönemlere göre değişmektedir (Powell, 1969; Lomas et al., 1977; Brodie, 1989).
Pamuk bitkisinin gelişimi üzerine iklim koşullarının etkisi önemlidir. İklim koşullarının etkisinin daha iyi açıklanabilmesi için Halevy and Bazelet (1989), Ball
(1998), Young et al. (1980), pamuk bitkisinin yaşam döngüsünü dört grupta toplamışlardır;
a) Çimlenme - ilk gerçek yaprak çıkışı b) İlk gerçek yaprak çıkışı - ilk taraklanma c) İlk taraklanma - ilk çiçek açma
d) İlk çiçek açma - koza açma sonu
Her bir dönem sıcaklık, transprasyon (terleme), yağış (ya da sulama), ışıklanma süresi gibi birçok iklim faktörlerinden etkilenmektedir. Her bir yetişme dönemi sırasında, bitkilerin gelişim miktarı iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Bu faktörleri birbirlerinden ayırmak da oldukça zordur, çünkü bu faktörler birbirleriyle sıkı ilişkilidir (Halevy and Bazelet, 1989).
Bitkideki gelişim süresini normal takvim günü ile belirlemek mümkün olmadığını yapılan çalışmalar göstermiştir. Bu yüzden “fizyolojik gün” ya da “ gün- derece” gibi değerler ortaya koyma zorunluluğu doğmaktadır (Haley and Bazelet, 1989 ve Anonymous, 1998). Büyüme Gün-Derece hesaplaması için bir çok yol bulunmaktadır. Bunlardan Hake et al. (1996), Ball (1998) ve McKinion et al.
(2001)’a göre, günlük ortalama sıcaklıktan bitkinin fotosentez yapabilmesi için gerekli minimum sıcaklık (eşik sıcaklığı) olan 15.6 oC (60 oF) çıkarılarak elde edilmektedir.
Young et al. 1980 yılında yaptıkları bir denemeye göre, her dört gelişme dönemi (Çimlenme – ilk gerçek yaprak çıkışı, ilk gerçek yaprak çıkışı – ilk taraklanma, ilk taraklanma – ilk çiçek açma, ilk çiçek açma – koza açma sonu) için ekim zamanında gecikme (1 Nisan ile 27 Mayıs tarihleri) istenmektedir. Yani, ekim Nisan ayı yerine Mayısta yapılırsa bu dönemler için gerekli süre azalmaktadır.
Çünkü, gün-derece toplamlarına bağlı olarak (gün-derece toplamları bu dönemler için değişmemektedir) bu dönemlerin süresi kısalmaktadır. Bu çalışmada, gün-derece değerleri arasında önemli bir fark olmamasına karşın, ekim zamanının gelişme periyotlarını etkiliyor olması, gerekli gün-derece sağlanmadığı sürece bitkinin gelişme periyotlarını tamamlamasının mümkün olamayacağını göstermektedir.
Büyüme Gün-Derece değerlerinin her bölge ve çeşit için değişiyor olması, bunların belirlenip göz önünde tutulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Büyüme Gün-Derece, eğer düşük kaliteli tohumluk kullanılırsa daha da önemli hale gelmektedir (Hake et al., 1996). Büyüme Gün-Derece ekim zamanını belirlemede ön fikir edinmemizi sağlar. Pamuk tohumu çimlenmeyi sağlayabilmesi için yaklaşık 50 Büyüme Gün-Derece ister. Mayıs sonu yada Haziran başında yapılan ekimlerde 450 Gün-Derece toplamında ilk tarak görülebilmektedir (Hake et al., 1996; Ball, 1998;
Özbek et al., 2000). Bu değerin bilinmesi; özellikle zararlıların bitkide tahribat yapma dönemini bilerek ekim zamanını ayarlamak suretiyle bitkiyi bu zararlı populasyonlarından kurtarmak mümkün olacaktır. Silvertooth (1998b)'a göre erkenci Pima ve Upland pamuklarında ilk taraklanma genellikle 390 Büyüme Gün-Derece birikiminde olmakta ve bu taraklar 500 Büyüme Gün-Derecede efektif büyüklüğe ulaştıklarında pembe kurt zararına karşı hassas olmaktadırlar. Bu dönemleri bilmek ve ona göre yetiştirme planlarını oluşturmak en önemli amacımız olan verimde bir artış sağlanması için imkan sağlayacaktır.
Pamuk bitkisinde verim, meyve dalları ile de yakın ilişkilidir (Fry, 1985).
Pamuk bitkisinde meyve ve odun dalı olmak üzere iki tip dal bulunmaktadır. Odun dalları vegetatif organlar olup üzerinde direk çiçek bulundurmaz. Oysa meyve dalları generatif organ olup üzerinde direk çiçek bulundurur ve meyve dallarının varlığı ve verimi bitki verimine doğrudan etkide bulunur. Bunların yanında, ana dal üzerindeki boğum sayısı, koza pozisyonu yani aynı meyve dalı üzerindeki kozaların bulunduğu yerler ve meyve dallarının bulunduğu boğum sayısı da verim üzerinde önemli etkide bulunmaktadır (Jenkins et al., 1990a). Kerby et al. (1986), hasat edilebilir kozaların
%87'sinin meyve dallarında oluştuğunu bildirmektedir. Meyve dallarının durumundan ziyade, meyve dalları üzerindeki koza pozisyonları da verim ve kalite üzerine etkide bulunmaktadır (Namken et al., 1979; Kerby and Ruppenicker, 1989).
Koza pozisyonlarının ve koza tutumlarının bitki gelişmesi ve çeşide bağlı olması, bu durumun koza iriliği ve kaliteli lif üretiminde etkili olacağını göstermektedir (Kerby and Ruppenicker, 1989). Lif uzunluğu açısından, ilk meyve
dalları, daha iri kozaların bulunduğu ortadaki meyve dallarına göre daha uzun liflere sahiptir (Kerby and Ruppenicker, 1989).
Bu çalışmada; farklı pamuk (G. hirsutum L.) çeşitlerinde Gün-Derece değerleri ile meyve dallarının verim, verim unsurları ve lif kalite özelliklerine etkisinin saptanması amaçlanmıştır.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Konu ile ilgili çalışmalar iki ana grup altında verilmiştir. Pamukta, Büyüme Gün-Derece (BGD) ile ilgili olanlar birinci bölümde, meyve dalları ile ilgili olanlar ise ikinci bölümde verilmiştir.
2.1. Pamukta Büyüme Gün-Derece Değerleri ile İlgili Olanlar:
Moraghan et al., 1968. Pek çok çeşitle yaptıkları çalışmada, 27/22 0C (gündüz/gece) ve 30/25 0C arası sıcaklıklarda, bitkilerin 36/310C ve 21/16 0C gibi ekstrem sıcaklıklara göre, daha erken taraklandığını ve gelişmesini hızlandırdığını bildirmişlerdir.
Powell, 1969. Pamuğun minimum çimlenme sıcaklığının 15.6 0C olduğunu, bu sıcaklığın 5 cm'lik toprak katmanında da olması gerektiğini, daha düşük sıcaklıklarda tohumun çimlenemediğini, düşük sıcaklıklarda yapılan ekimler sonucu çimlenme ve fide gelişiminin sağlıklı olmadığını saptamıştır.
Bilbro and Quisenberry, 1975. Dört farklı dönemde yapılan ekimleri karşılaştırmış ve 10 Nisan tarihinde yapılan ekimde çiçeklenme süresinin 88 gün olduğunu, Haziran ayında yapılan ekimlerde ise çiçeklenme süresinin 53 güne düştüğünü, bunun da toprak ve hava sıcaklıklarından kaynaklandığını, günlük maksimum sıcaklık 32 0C’nin üzerine çıktığında, pamuk bitkisinde sıcaklık stresine yol açtığını bildirmişlerdir.
Lomas et al., 1977. Pamuk tropik iklim bitkisi olması nedeniyle, sıcaklığın yetişme dönemi süresinin belirlenmesinde ana faktör olduğunu, düşük sıcaklığın bütün dönemlerde gelişmeyi ve büyümeyi yavaşlattığını fakat bunun derecesinin dönemlere göre değiştiğini saptamışlardır.
Young et al., 1980. İki Upland pamuk ve bir Pima pamuk çeşidinde, beş ekim zamanında vegatatif gelişim periyodu, çiçeklenme ve meyve gelişimini ekim zamanlarına bağlı olarak belirlemeyi amaçladıkları çalışmada, pamuk bitkisinde Büyüme Gün-Derece toplamı ile koza periyodu uzunluğu arasında negatif korelasyon olduğunu, Büyüme Gün-Derece değerleri arasında önemli bir fark olmamasına
karşın, ekim zamanının gelişme periyotlarını etkiliyor olması, gerekli Büyüme Gün- Derece sağlanamadığı sürece, bitkinin gelişme periyotlarını (ilk gerçek yaprak, taraklanma, çiçeklenme, koza açma) tamamlamasının mümkün olamayacağını bildirmişlerdir.
Kerby et al.,1987. Acala SJ-2 çeşidi ile yaptıkları çalışmada, pamuk bitkisinin en fazla vegatatif büyüme (yükseklik, boğum, yaprak alanı indexi) oranına, 460 Büyüme Gün-Derece'de ulaştığını, bu dönemin de çiçeklenmeden hemen önceki dönem olduğunu, en yüksek kuru ağırlık üretimine ilk çiçeklenmeden kısa süre sonra yaklaşık 555 Büyüme Gün-Derece'de ulaştığını bildirmiştir. Ayrıca, Acala SJ-2 çeşidinin ilk meyve dalı boğum sayısının 5.3 olduğunu, meyve dalları arasında 3., 4., 5. ve 6. meyve dallarının diğerlerinden daha yüksek oranda hasat edilebilir koza ürettiğini saptamışlardır.
Brodie, 1989. Pamukta büyümeyi etkileyen en önemli faktörlerin, hava koşulları, besin maddeleri, toprak sıcaklığı ve nemi, hastalık ve zararlı kontrolü ve kültürel uygulamalar olduğunu bildirmiştir. Bu faktörlerden, sıcaklığın, pamuğun gelişmesini doğrudan etkileyen en önemli faktör olduğunu, pamuk gelişmesinde takvim gününden ziyade Büyüme Gün-Derece veya biriktirilmiş ısı ünitesinin sıcaklık kullanımı ile ilgili olduğunu, pamuğun minimum gelişme eşiğinin 15.6 0C olduğunu, 28 0C’de de bitki gelişmesinin en yüksek olduğunu bildirmiştir.
Halevy and Bazelet, 1989. Pamuk bitkisinin gelişiminde iklim koşullarının çok büyük önem taşıdığını, pamuk bitkisinin yaşam çemberinde dört önemli safhanın (Çimlenme - ilk gerçek yaprak çıkışı, İlk gerçek yaprak çıkışı - ilk taraklanma, İlk taraklanma - ilk çiçek açma, İlk çiçek açma - koza açma sonu) olduğunu belirlemişlerdir. Her bir safhanın sıcaklık, terleme ve yağış gibi iklim faktörlerinden etkilendiğini, her bir yetişme döneminde bitkilerin gelişim miktarlarının iklim faktörlerine doğrudan bağlı olduğunu ve bu iklim faktörlerinin de birbirleriyle ilişkili olduğunu, bu nedenle bitkideki gelişim süresinin normal takvim günü ile belirlenmesinin mümkün olmadığını, bunun yerine fizyolojik gün ya da Büyüme Gün-Derece gibi değerlerin kullanılmasının zorunlu olduğunu belirtmişlerdir.
Reddy et al., 1990. G. hirsutum L. türüne ait bir pamuk çeşidinde, 5 ayrı sıcaklık koşullarında, çiçeklenme başlangıcına kadar (50 gün) bitki büyüme ve gelişmesini ölçmüşlerdir. Sıcaklığın pek çok bitki fonksiyonunu kontrol eden temel bir çevre faktörü olduğunu, pamuk bitkisinde (G. hirsutum L.) kuru madde üretimi için optimum sıcaklığın 30/20 0C (gündüz/gece) olduğunu, 30/20 0C sıcaklıkla karşılaştırıldığında, kuru madde birikiminin 20/10 0C’de % 40, 40/30 0C’de % 50 daha düşük olduğunu ve taraklanma ve koza tutumu ile lif özellikleri açısından 30/20
0C’nin optimum sıcaklık olduğunu ortaya koymuşlardır.
Redy et al., 1991. Genellikle Arizona, New Mexico, California ve Texas gibi ekstrem sıcaklıkların bulunduğu bölgelerde yetişen Pima pamuğuyla yaptıkları çalışmada, farklı sıcaklıklarda Pima pamuk çeşidinin çimlenmeden çiçeklenme başlangıcına kadar (64 gün) verdiği tepkileri belirlemişlerdir. Sıcaklık 30 0C’ye kadar arttığında, bitkideki meyve dalı sayısının arttığını, ancak, bu sıcaklığın üzerine çıkıldığında % 15’ten fazla azalma olduğunu, 40 0C’de yetişen bitkinin meyve dalı oluşturmadığını bildirmişlerdir. Odun dalı sayısının 20 0C sıcaklıkta daha yüksek, ancak, 30 0C’de hemen hemen sıfır olduğunu, bunun üzerindeki sıcaklıklarda (35-40
0C) tekrar yükseldiğini saptamışlardır. Taraklanma ve çiçeklenme zamanının da sıcaklıktan doğrudan etkilendiğini, ilk taraklanma için gerekli gün sayısının 30 0C’de 26 gün iken 20 0C’de 43 gün, 25 ve 35 0C’de 30 gün olduğunu, bitkideki meyve sayısının sıcaklık 30 0C’ye çıkıncaya kadar linear olarak arttığını, fakat 35 0C ve üzeri sıcaklıklarda 30 0C’ye oranla %50’nin üzerinde bir azalma görüldüğünü bulmuşlardır. Ayrıca, tutan tarak ve koza sayısı 30 0C’ye kadar bir bitkide 65 adet iken, 35 0C’de 23 adet/bitki olduğunu, meyve dalı sayısı, meyve dalı uzunluğu ve meyve dalındaki boğum sayısı için Pima pamuğunda, optimum sıcaklığın gündüz 30
0C, gece 22 0C olduğunu ve bu sıcaklığın taraklanma ve koza üretimi ve tutumu için de geçerli olduğunu ortaya koymuşlardır.
Oğlakçı, 1992. Pamuk bitkisinde ilk tarakların, 35 ile 45 gün arasında görüldüğünü, bundan 20 –30 gün sonra ilk çiçeklenmenin olduğunu, sıcaklığa bağlı olarak çiçeklenmenin arttığını, hasat edilebilir kozaların % 70 ile % 80’inin, çiçeklenmenin 25.-35. günleri arasında oluşanlardan gerçekleştiğini bildirmiştir.
Oosterhius, 1992. Pamuk bitkisinin farklı büyüme ve gelişme safhalarının olduğunu ve bunların yaklaşık aynı gün ve aynı Büyüme Gün-Derece toplamlarında olduklarını ortaya koymuştur (Çizelge 1);
Çizelge 1: Oosterhius (1992)’e Göre Pamukta Farklı Büyüme Safhalarının İstediği, Büyüme Gün- Derece Birikimi Ve Ortalama Gün Sayısı
Büyüme Safhası Gün Sayısı Büyüme Gün-Derece (0C)
Ekimden çimlenmeye kadar 4-9 28-33
Çimlenmeden ilk taraklanmaya kadar 27-38 236-264
Taraklanmadan çiçeklenmeye kadar 20-25 167-194
Ekimden ilk çiçeklenmeye kadar 60-70 430-472
Beyaz çiçeklerden koza açımına kadar 45-66 472
Ekimden çiçeklenme doruğuna kadar 80-100 555-888
Ekimden hasada kadar 130-170 1443
Hodges et al., 1993. Taraklanma, çiçeklenme ve meyve olgunlaşması için gerekli olan gün sayısında, sıcaklık derecesindeki her bir derece artışta, sırasıyla, 0.9, 1.7 ve 3.8 günlük bir azalış olduğunu, yetişme sezonu boyunca ortalama 5 0C’lik sıcaklık artışı, çıkıştan olgunlaşmaya kadar geçen sürede bir hız kazandırarak, yaklaşık 24 günlük bir azalma sağladığını bildirmişlerdir. Ancak, bu durum koza büyüme sezonunun da kısalmasına ve dolayısıyla kozaların büyüme ve genetik potansiyellerine ulaşmak için daha kısa zamana sahip olmalarından dolayı, kozaların küçük oluşmasına neden olduğunu belirtmişlerdir. İlk taraklanma gün sayısının, sıcaklık 29.5 0C olduğunda 19 gün, 21.7 0C olduğunda 33 gün olarak gerçekleştiğini, pamuk bitkisinin ilk çiçeklenmeye sıcaklık 31 0C olduğunda 39 günde, 23.4 0C sıcaklık olduğunda ise 65 günde ulaştığını, koza açımının 21.7 0C sıcaklık olduğunda 142 günde, 25.6 0C’de 101 günde, 30.6 0C’de ise 77 günde gerçekleştiğini, ancak 30.6 0C’de önemli bir koza tutumunun olmadığını, 32.2 0C’de ise hiç koza tutumunun olmadığını saptamışlardır.
Hake et al., 1996. Büyüme Gün-Derece hesaplamasının günlük maksimum sıcaklık (Tmax) ile günlük minimum sıcaklık (Tmin) ortalamasından bitkinin gelişmesi için gerekli olan minimum sıcaklığın (eşik sıcaklığı; Teşik) çıkarılması ile elde edildiğini ve bu değerin aşağıdaki formülle bulunduğunu bildirmişlerdir.
Büyüme Gün-Derece değerlerinin bölgeler ve çeşitlerde değişiklik gösterdiğini, bu yüzden her bölge ve çeşit için Büyüme Gün-Derece değerlerinin bilinmesinin ekim zamanını belirlemede yardımcı olduğunu, pamuk bitkisinin çimlenme için 50 Büyüme Gün-Dereceye, ilk taraklanma için ise 450 Büyüme Gün- Dereceye ihtiyaç duyduğunu saptamışlardır.
Landivar and Benedict, 1996. Pamukta bitkinin her safhayı geçmesi için istediği gün toplamının hemen hemen aynı olduğunu, bu durumun az ya da çok bitkinin genotipi ve çevre ile belirlendiğini, sıcaklığın bitkinin büyümesine etkili olan ve kolaylıkla ölçülebilen bir çevre faktörü olduğunu ve bunun bir günlük sıcaklık birikimi anlamında Büyüme Gün-Derece olarak ölçüldüğünü bildirmişler ve pamuk için yaşam döngüsünün dört safhadan oluştuğunu bildirmişlerdir:
1- Çimlenmeden ilk taraklanmaya kadar geçen süre, 27-38 gün 2- İlk taraklanmadan ilk çiçeklenmeye kadar geçen süre, 25-35 gün 3- İlk çiçekten çiçeklenme doruğuna kadar geçen süre, 20-30 gün 4- Çiçeklenme doruğundan hasada kadar geçen süre, 30-40 gün
Anonymous, 1998. Bitkiler ve diğer birçok organizmanın gelişme seyrinin sıcaklıkla kontrol edildiğini, yaşam çemberlerinin birinden diğerine geçebilmeleri için kesin bir sıcaklık toplamı istediklerini, sıcaklık toplamının bu ölçüsünün fizyolofik zaman olarak bilindiğini ve teorik olarak fizyolojik zamanın organizmaların gelişmesi için yaygın bir referans sunduğunu ve bu gerekli olan sıcaklık toplamının değişmemekte ve sıcaklık kombinasyonu (eşikler arası) ile gelişme zamanının her zaman yaklaşık aynı olduğunu ve fizyolojik zamanın genellikle Büyüme Gün-Derece olarak nitelendirildiğini bildirmektedir.
Ball, 1998. Bitkilerde fizyolojik gelişme, büyüme safhaları ve olgunluk, Büyüme Gün-Derece (Degree-Day) olarak bilindiğini ve Hake et al. (1996) tarafından bildirilen formülle hesaplandığını ifade etmiştir. Büyüme Gün-Derece değerinin, çeşit ve olgunluk gruplarına göre, değişiklik gösterdiğini fakat pamuk çeşitleri bazında her büyüme safhasına ulaşmak için gerekli Büyüme Gün-Derece değerlerinin yıldan yıla, bölgeden bölgeye ve tarladan tarlaya nispeten sabit kaldığını
bildirmiştir. Pamukta bazı büyüme ve gelişme dönemlerinin Çizelge 2’de görüldüğü şekilde olduğunu bildirmiştir;
Çizelge 2: Ball (1998)’e Göre Pamuk Büyüme Safhaları Ve Bunların Büyüme Gün-Derece Toplamları İle Ekimden Sonraki Gün Sayıları
Büyüme Safhası Ekimden Sonraki Gün Sayısı BüyümeGün-Derece (0C)
Çimlenme 5-15 28
İlk Gerçek Yaprak Görülünceye kadar 20-30 139
İlk Taraklanmaya Kadar 30-45 194-250
İlk Çiçek Açıncaya Kadar 50-80 444-472
Koza Açma ve Hasada Kadar 130-180 1054-1443
Silvertooth, 1998c. Pamuk ürününün gelişimindeki temel safhalar takip edildiğinde, yaygın olarak, çiçeklenme veya meyvelenme döngüsüyle ilişkinin ortaya konmaya çalışıldığını ve bunlardan ilk çiçek, çiçeklenme doruğu ve cut-out (hasat öncesi) safhalarının pamuk ürününün gelişmesindeki en önemli safhalar olduğunu, genellikle ilk çiçeklenme ile cut-out arasındaki periyodun ürün potansiyelinin kazanıldığı veya kaybedildiği yer olduğunu bildirmiştir. Ürün gelişiminde önemli olan safhalardan ilk taraklanma için 500 Büyüme Gün-Derece, ilk çiçeklenme için 666 Büyüme Gün-Derece, çiçeklenme doruğu için 1110 Büyüme Gün-Derece, hasat öncesi dönem için 1400 Büyüme Gün-Derece yaklaşık sıcaklık toplamı gerektiğini saptamıştır.
Chapman, 2000. Pamuğun gelişim raporunu; ekimden çimlenmeye kadar 7- 10 gün, çimlenmeden gerçek yaprak çıkışına kadar 8-9 gün, çimlenmeden ilk taraklanmaya kadar 35-40 gün, taraklanmadan çiçek açımına kadar 20-25 gün, çiçek açımından kozanın en iri haline kadar 25 gün, kozanın en iri halinden koz açımına kadar 30 gün, çiçeklenmeden koza açımına kadar 45-60 gün olarak bildirmiştir.
Pamuğun optimum çimlenme toprak sıcaklığının 34 0C, minimum çimlenme sıcaklığının 15.6 0C ve maksimum çimlenme sıcaklığının 39 0C olduğunu saptamıştır.
Özbek et al., 2000. Ege bölgesi standart çeşitleri (Nazilli 143, Nazilli 84, Nazilli M-503) ile yaptıkları iki yıllık çalışmada, Nazilli 84 çeşidinin 1997 yılında ekimden çıkışa kadar 75 BGD, ekimden taraklanmaya kadar 380 BGD, ekimden çiçeklenmeye kadar 619 BGD, koza açımına kadar 1207 BGD birikimine ihtiyaç duyduğu, 1999 yılında ekimden çıkışa kadar 49 BGD, ekimden taraklanmaya kadar
313 BGD, ekimden çiçeklenmeye kadar 553 BGD, ekimden koza açmaya kadar 1202 BGD birikimine ihtiyaç duyduğunu belirtmişlerdir.
McKinion et al., 2001. İklim koşullarının ürünün büyümesinin en önemli koşullarından biri olduğunu, bitki üretiminin sıcaklık, fotoperiyot, toplam ışınım ve yağış ile doğrudan etkilendiğini, sıcaklığın bir bitkinin yetişme sezonunun süresini belirlediğini, sıcaklığın pamukta gelişmeyi ve dolaylı olarak su ihtiyacını kontrol ettiğini bildirmişlerdir. Modern pamuk çeşitlerinin fotoperiyoda çok hassas olmadıklarını bunun yanında ışınımın doğrudan bitkinin fotosentezini ve büyümesini etkilediğini saptamışlardır. Pamuk bitkisi 15.6 0C (eşik sıcaklığı) sıcaklığın altında büyüme ve gelişme gösteremediği için, Büyüme Gün-Derece, günlük maksimum sıcaklık (Tmax) ile günlük minimum sıcaklık (Tmin) ortalamasından eşik sıcaklığının (Teşik) çıkarılması ile elde edildiğini bildirmişlerdir.
2.2. Pamukta Meyve Dalları ile İlgili Olanlar:
Namken et al., 1979. Tamcot SP37 çeşidinde yatay çiçeklenme aralığı ile meyve dalı pozisyonları arasındaki ilişkinin incelendiği çalımada; meyve dalı boğum aralarının kısa olması, aynı meyve dallarında koza tutumunu arttırdığını, bunun da daha çok alt dallarda olduğunu, ayrıca, meyve dalları boğum aralarının kısa olmasının bitki sıklığı ile ilişkili olduğunu bildirmiştir.
Fry, 1985. Üç Pima pamuk çeşidinde erkencilik faktörleri ile yaptığı çalışmada, erkenci genotiplerde hirsutum pamuğunda olduğu gibi daha kısa boylanma ve meyve dalı boğum sayısının daha az olduğunu ve bu nedenle meyve tutumunun fazla, dökülmenin ise daha az olduğunu saptamıştır.
Kerby et al., 1986. Pamukta meyvelenmeyle ilgili olarak yaptıkları çalışmada, hasat edilebilir kozaların % 87’sinin meyve dallarından, % 13’ünün odun dallarında oluştuğunu, meyvelenmenin % 83’ünün meyve dallarında, % 17’sinin ise odun dallarında oluştuğunu bildirmişlerdir.
Subrahmanyam et al., 1987. İki pamuk çeşidi ile yaptıkları çalışmada, lif uzunluğu, lif inceliği ve lif dayanıklılığının ortalama olarak sırasıyla; 27.0 mm, 4.3 mic., 48 g/tex olduğunu, 2 ve 5. meyve dalları arasındaki boğumlarda daha uzun
ve dayanıklı lifler elde edildiğini, daha yukarıdaki meyve dallarından daha kısa liflerin elde edildiğini saptamışlardır.
Kerby and Ruppenicker, 1989. Erken tutan kozaların, geç tutan kozalardan daha üstün lif kalite özelliklerine sahip olduğuna inanıldığını, ancak, yaptıkları iki yıllık çalışma sonucu, lif ve tohum kalite kriterlerini, kozanın ne zaman oluştuğu kadar, nerede oluştuğu ve geliştiğinin de önemli olduğunu, lif uzunluğu ve dayanıklılığın erken tutmuş kozalarda en yüksek olduğunu, 6.-8. meyve dallarında, koza iriliğinin diğerlerinden daha fazla olduğunu ve yine bu sıradaki (6.-8.) meyve dallarının bitkinin toplam verimine katkısının daha yüksek olduğunu, lif uzunluğunun 1.-3. meyve dallarında, en yüksek olduğunu, kısa lif yüzdesinin 12.
meyve dalından sonrakilerde daha yüksek olduğunu, lif inceliğinin 6.-8. meyve dallarında, en az olduğunu, yani liflerin kalın olduğunu bildirmişlerdir.
Jenkins et al., 1990a. Sekiz pamuk çeşidinde (G. hirsutum L.), meyvelenme durumunu ve meyve pozisyonlarını inceledikleri çalışmada, meyve dallarının generatif organlar olup üzerinde doğrudan çiçek bulundurmaları nedeniyle, meyve dallarının verime doğrudan etkide bulunduğunu, bunların yanında ana dal üzerindeki boğum sayısının, koza pozisyonunun ve meyve dallarının bulunduğu boğum sayısının da verim üzerine önemli etkide bulunduğunu, en yüksek lif pamuk veriminin 9. ile 14. boğumlar (4-9. meyve dalları) arasında bulunan meyve dallarında gerçekleştiğini saptamışlardır.
Jenkins et al., 1990b. Pamukta meyvelenme ve koza iriliği üzerine iki yıllık yaptıkları çalışmada; meyve dallarındaki hasat edilebilir kozaların 6. meyve dalına kadar olan kısımda %9.6, 12. meyve dalına kadar olan kısımda %48 .7 olduğunu daha sonraki meyve dallarında ise azaldığını, yıllar arasında hasat edilebilir koza sayılarında değişmeler olduğunu bildirmişlerdir.
Constable, 1991. Erkencilik ve meyve dalları üzerine yaptıkları bir çalışmada, bitkinin ortasındaki meyve dallarının (3. ile 7. meyve dalları) koza tutumunda diğer meyve dallarına göre %17 oranında bir fazlalık olduğunu, dolayısıyla ortadaki meyve dallarının verime katkısının daha fazla olduğunu belirtmiştir.
Civaroğlu, 1993. Kozaların farklı meyve dalı ve boğumlarında gelişmesinin lif inceliği ve lif uzunluğunun yukarıdaki meyve dallarında daha üstün, koza kütlü ağırlığı, 100 tohum ağırlığı ve çırçır randımanı özellikleri yönünden ise ortadaki meyve dallarının daha üstün olduğunu bildirmiştir.
Staggenborg and Krieg, 1994. Bitki sıklığı ve su stresinin meyve pozisyonuna ve meyve üretimine etkisini inceledikleri üç yıllık çalışmada, 1.’den 10. meyve dalına doğru gidildikçe birinci, ikinci ve üçüncü pozisyondaki koza sayısının arttığını, 11. ve daha sonraki kozaların toplam lif verimine çok az etkide bulunduğunu belirtmişlerdir.
Edmisten, 1995. Kuzey Carolina pamuğu genellikle 12 ile 15 arasında meyve dalı ürettiği, Kuzey Carolina’daki araştırmalar sonucu % 50-70 oranında hasat edilebilir koza üreten birinci pozisyondaki kozaların, 6. boğumdan 10. boğuma (6.
meyve dalı) doğru gittikçe arttığını, benzer durumun % 20-30 oranında hasat edilebilir koza üreten ikinci pozisyondaki kozalarda da aynı olduğunu, birinci pozisyonda koza tutumunun olmasının, daha yukarıdaki meyve dallarının üretimini azaltıcı yönde etki yaptığını, 18. boğum (12. meyve dalı) ve daha yukarı boğumlardaki meyve dallarında oluşan kozaların % 10’dan daha düşük hasat edilebilme olasılığına sahip olduğunu bildirmiştir.
Güneş, 1996. Sekiz pamuk çeşidi ile yaptığı çalışmada, meyve dallarının verime yaklaşık % 75 oranında katkı yaptığını, 1. ve 5. meyve dallarının verime % 30, 6. ve 11. meyve dallarının % 36 ve daha yukarı meyve dallarının % 9.4 oranında katkı yaptığını belirlemiştir.
Kerby and Hake, 1996. Bitkinin ortasındaki meyve dallarının (3. ile 7. meyve dalları), üstteki meyve dallarına oranla daha çok hasat edilebilir koza verdiği, meyve dalları üzerindeki pozisyonlarda da ana dala yakın pozisyonlardaki kozaların diğerlerine göre daha fazla bir tutum yüzdesine sahip olduklarını, ayrıca 12. Meyve dalı ve sonrakilerin verim üzerinde çok fazla bir etkisinin olmadığını saptamışlardır.
Landivar and Hickey, 1998. 15 meyve dalındaki hasat edilebilir kozaların % 92’sini, potansiyel verimin ise % 67’sini 1. ile 10. meyve dalından elde ettiklerini bildirmişlerdir.
Ozuna et al., 1998. Arizona’da, üç pamuk çeşidi ile yaptıkları bir çalışmada, 1. ile 18. meyve dallarından verim alındığını, bunlardan da 1. ile 12. meyve dallarının verimin büyük çoğunluğunu oluşturduğunu bildirmişlerdir.
Ozuna and Silvertooth, 1998. İki Upland pamuk çeşidi ve bir Pima pamuk çeşidiyle yaptıkları çalışmada, pamuk bitkilerinde verimin 1. ile 18. meyve dalından alındığını, bunlardan da verimin büyük bir çoğunluğunun 1. ile 12. meyve dalına kadar olan bölümden alındığını saptamışlardır. 1. ile 12. meyve dalına kadar alınan verimin büyük çoğunluğunun da, 1. ve 2. meyve pozisyonundan alındığını, Upland pamuklarında ilk meyve dalının 7. boğumda, Pima pamuklarında ise 9. boğumda oluşmaya başladığını bildirmişlerdir.
Silvertooth, 1998a. İlk meyve dalı 5., 6. ve 7. boğumlarda oluştuğunda ve bu meyve dallarında taraklar tutulduğunda erkenciliğin en önemli adımlarından birisi olduğunu, altta bulunan meyve dallarındaki kozaların genellikle, tutma oranının yüksek (% 66) olduğunu, ilk meyve dallarının genellikle, 5. Boğumdan önce oluşmadığını, ancak, bazen 4. boğumda görülebildiğini saptamıştır.
Silvertooth, 1998b. Stand oluştuktan sonra, pamuk gelişimindeki kritik safhanın, bitkinin ilk kozalarının oluşabileceği ilk tarakların veya çiçek tomurcuklarının başlangıcı olduğunu, erkenci olan bir pamukta ilk meyve dalının kotiledonlardan sonra 5. boğumda olduğunu, pamuk bitkisinde meyvelerin gelişimlerini 5., 6. veya 7. boğumda oluşturmaya başlamasının erkencilik açısından iyi bir durum olduğunu belirtmiştir. Erkenci olan Pima ve Upland pamuk çeşitlerinde ilk taraklanmanın genellikle 390 Büyüme Gün-Derece’de gerçekleştiğini bildirmiştir.
Çopur, 1999. 1996 ve 1997 yıllarında beş farklı ekim döneminde pamuk bitkisi ile yaptığı çalışmada, en uygun ekim tarihinin 20 Nisan 25 Mayıs tarihlerinde olduğunu, çiçeklenme süresinin 20-25 gün arasında değiştiğini, ekim geciktikçe koza sayısı, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığı, meyve dalı sayısı, 100 tohum ağırlığı ve lif indeksinin azaldığını, buna karşın odun dalı sayısı, bitki boyu, çırçır randımanı, lülede tohum sayısı ve çenet sayısının arttığını bildirmiştir.
3. MATERYAL ve METOD:
3.1. Materyal
Çalışmada, materyal olarak, Gossypium hirsutum L. türüne ait Nazilli 84 (bölge standart çeşidi), Deve Tüyü (kahverengi lifli), Siokra 107 B (okra yapraklı) çeşitleri ile G. hirsutum ile G. barbadense melezi olan Acalpi 1952 çeşidi kullanılmıştır. Aşağıda bu çeşitlere ait bazı genel özellikler verilmiştir.
Nazilli 84
Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsünde melezleme yoluyla ıslah edilmiştir.
Ebeveynleri ABD orijinli Carolina Queen ile SSCB orijinli 153-F çeşitleridir. Nazilli 84 Ege bölgesinde %95 oranında ekilmektedir. Aynı zamanda Antalya bölgesinin de standart çeşididir. Verimli, yaygın ve piramit formlu, ana sap kuvvetli, orta boylu, çiçek rengi beyaz ya da krem, kozaları dipten tutkun ve orta büyüklükte, bol ve küçük yapraklı, orta tüylü, çenetleri tam açık, lüleleri çenetlere fazla tutkun olmayan, lifleri beyaz ve parlak, solgunluk hastalığına toleranslı, çırçır randımanı yüksek, orta erkenci bir çeşittir.
Deve Tüyü
Ege Bölgesi’nde ekim alanı bulunmamaktadır. Verimi düşük, yaygın ve piramit formlu, ana sapı orta kuvvetli, kısa boylu, çiçek rengi beyaz ya da krem, odun dalı sayısı az, kozaları kısmen dipten tutkun ve orta büyüklükte, küçük yapraklı, tüysüz ya da az tüylü, çenetler tam açık, lüleleri çenetlere fazla tutkun olmayan, lifleri kahverengi ve orta parlak, çırçır randımanı düşük, solgunluk hastalığına toleranslı, erkenci ya da orta erkenci bir çeşittir.
Siokra 107B
Ege Bölgesi’nde ekim alanı bulunmayan, verimi düşük, yarı kluster ve piramit formlu, ana sapı kuvvetli, orta boylu, çiçek rengi beyaz ya da krem, bol ve küçük yapraklı, yapraklar okra yaprak (bamya yaprak) biçiminde, orta tüylü, kozalar orta büyüklükte ve dipten tutkun, çenetler açık, lüleri çenetlere orta tutkun, lifleri
beyaz ve parlak, çırçır randımanı orta, solgunluk hastalığına toleranslı, orta erkenci bir çeşittir.
Acalpi 1952
G. hirsutum ile G. barbadense melezi olan çeşit Ege Bölgesi’nde ekim alanı bulamamış, düşük verimli, yaygın ve iri formlu, yapraklar bol ve büyük, ana sap çok kuvvetli, uzun boylu, odun dalı sayısı çok, çiçek rengi sarı ve G. barbadense türünün özelliklerini taşımakta, kozalar küçük, çenetler yarı açık, lüleri çenetlere tutkun, lifleri beyaz ve parlak, çırçır randımanı çok düşük, solgunluk hastalığına toleranslı, çok geççi bir çeşittir.
3.1.1. Deneme Yerinin Toprak Özellikleri
Deneme alanının bulunduğu Aşağı Büyük Menderes Havzasında sulanabilir alanların yaklaşık % 60-70’i alüviyal, % 20-30’u kolüviyal topraklardır. Geriye kalan kısım ise kahverengi orman, kalkersiz kahverengi, kırmızı kestane ve kestane rengi topraklardır. Alüviyal topraklar 4. Zaman sonlarında Büyük Menderes nehri ve kollarının taşıdığı alüviyum ana materyali üzerinde oluşmuşlardır. Alüviyal topraklar yan alüviyal ve alüviyal topraklardan oluşmaktadır. Yan alüviyal topraklar genellikle yamaç arazi karakterli olup, satıh ve profilde seyrek taş bulunmaktadır. Meyilleri % 1-2, bazen de % 4-6 oranında değişmektedir. Ova toprakları ağırdan çok hafife kadar değişen çok çeşitli bünyelere sahip olmakla beraber havza toprakları çoğunlukla orta bünyelidir (Özkara ve Yalçuk, 1981).
Deneme yeri toprağı; killi-tınlı bünyeye sahip, pH’sı 8.50, % 15 oranında kireçli, organik maddesi % 1.35, fosfor 16.1 ppm, potasyum 380 ppm, kalsiyum 4200 ppm ve sodyum 170 ppm olarak saptanmıştır.
3.1.2. Deneme Yerinin İklim Özellikleri
Denemenin yapıldığı Ege bölgesinde kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak olmak üzere tipik Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Denemenin yapıldığı 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait bazı iklim özellikleri Çizelge 3, 4 ve 5’te verilmiştir.
Çizelge 3: 1997 Yılı Aydın İli İklim Verileri
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
Maximum Sıcaklık (oC) 21,20 21,00 21,40 25,40 36,00 41,80 41,60 37,60 Minimum Sıcaklık (oC) -1,00 -4,20 -1,20 -0,80 9,40 10,80 17,10 16,50 Ortalama Sıcaklık (oC) 9,50 8,50 10,00 11,80 22,10 26,70 28,60 26,00
Nisbi Nem(%) 64,80 60,30 56,80 62,00 50,60 49,90 46,90 57,70
Yağış (mm) 68,00 28,70 107,80 112,00 17,30 0,70 2,90
Buharlaşma (mm) 2,80 6,20 8,40 9,00 7,50
Güneşlenme (Cal /cm2/da) 442,4 11990,7 12552,9 19613,4 19678,7 20334,7 17613,5
Toplam Sıcaklık (5 cm) 9,10 8,60 11,60 12,80 24,60 28,90 32,00 30,90
Toplam Sıcaklık (10 cm) 9,40 8,70 11,60 12,90 24,60 29,00 31,90 30,70
Toplam Sıcaklık (20 cm) 9,50 8,40 11,40 12,60 23,60 28,00 31,20 30,00
Kaynak:Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 1997 Çizelge 4: 1998 Yılı Aydın İli İklim Verileri
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
Maximum Sıcaklık (oC) 18,90 21,30 22,00 33,40 31,10 39,40 42,80 41,90
Minimum Sıcaklık (oC) -1,40 1,40 -0,90 7,30 9,80 15,80 16,30 17,70
Ortalama Sıcaklık (oC) 8,50 10,40 9,70 17,10 19,90 26,60 29,30 28,80
Nisbi Nem(%) 69,50 60,80 62,40 61,40 66,30 48,90 49,80 56,60
Yağış (mm) 56,70 59,90 111,60 61,40 154,80 0,80
Buharlaşma (mm) 3,80 4,50 7,70 9,60 8,70
Güneşlenme (Cal /cm2/da) 6409,7 8246,2 10507 14387 15766,3 19282,7 20588,2 17512,7
Toplam Sıcaklık 5 cm 8,20 10,10 10,10 17,70 20,80 30,60 34,70 34,70
Toplam Sıcaklık 10 cm 8,20 9,90 10,20 17,60 20,80 30,30 34,10 34,30
Toplam Sıcaklık 20 cm 8,20 9,60 10,20 16,90 20,10 28,80 32,80 33,20
Kaynak:Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 1998
Çizelge 5: 1999 Yılı Aydın İli İklim Verileri
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
Maximum Sıcaklık (oC) 18,0 19,5 23,0 30,3 34,6 37,0 40,3 41,0
Minimum Sıcaklık (oC) 0,9 -1,2 2,0 6,6 9,2 16,0 19,1 16,0
Ortalama Sıcaklık (oC) 9,6 9,1 12,3 16,7 22,6 27,0 28,9 28,6
Nisbi Nem(%) 72,8 70,2 63,6 58,3 49,5 47,1 54,6 50,1
Yağış (mm) 88,0 161,7 61,8 26,3 4,6 0,3
Buharlaşma (mm) 4,6 6,7 9,0 9,5 8,5
Güneşlenme (Cal /cm2/da) 5491,3 6299,3 11411,6 15105,8 18678,3 19570,7 19700,1 17829,8
Toplam Sıcaklık 5 cm 9,1 9,3 13,0 18,1 27,9 33,4 37,0 35,6
Toplam Sıcaklık 10 cm 9,3 9,5 13,2 18,0 27,2 32,7 35,9 35,2
Toplam Sıcaklık 20 cm 9,3 9,3 12,8 17,1 25,4 31,1 34,0 33,6
Kaynak:Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 1999
Çizelge 3, 4 ve 5’ten, pamuğun yetiştiği Nisan-Ekim ayları arasında;
max. sıcaklığın, 1997 yılında 25.4 0C (Nisan) ile 41.8 0C (Haziran), 1998 yılında 31.1 0C (Mayıs) ile 42.8 0C (Temmuz) ve 1999 yılında 30.3 0C (Nisan) ile 41.0
0C (Ağustos), arasında değiştiği, yıllık ortalama max sıcaklığın 1997 yılında 30
0C 1998 yılında 30.8 0C, 1999 yılında ise 30.0 0C, olduğu; minimum sıcaklığın, 1997 yılında –0.8 0C (Nisan) ile 17.1 0C (Temmuz), 1998 yılında 6.8 0C (Ekim) ile 17.7 0C (Ağustos), 1999 yılında 6.6 0C (Nisan) ile 19.1 0C (Temmuz), arasında değiştiği, yıllık ortalama minimum sıcaklığın, 1997 yılında 5.7 0C, 1998 yılında 7.6 0C, 1999 yılında 7.7 0C, olduğu; ortalama sıcaklığın, 1997 yılında 11.8 0C (Nisan) ile 28.6 0C (Temmuz), 1998 yılında 17.1 0C (Nisan) ile 29.3 0C (Temmuz), 1999 yılında 16.7 0C (Nisan) ile 28.9 0C (Temmuz), arasında değiştiği, yıllık ortalama sıcaklığın, 1997 yılında 17.3 0C, 1998 yılında 18.1 0C, 1999 yılında ise 18.7 0C olduğu görülmektedir.
Çizelge 3, 4 ve 5’ten, pamuğun yetiştiği Nisan-Ekim ayları arasında, nispi nemin, 1997 yılında %46.9 (Temmuz) ile %63.7 (Ekim), 1998 yılında
%48.9 (Haziran) ile %66.3 (Mayıs), 1999 yılında %47.1 (Haziran) ile %60.5 (Ekim) arasında değiştiği, yıllık nispi nem oranının, 1997 yılında %59.3, 1998 yılında %62.2, 1999 yılında %59.9 olduğu; yıllık yağış miktarının, 1997 yılında 706.4 mm, 1998 yılında 791.9 mm, 1999 yılında 482.3 mm, 1997 yılında Temmuz, 1998 yılında Temmuz ve Ağustos, 1999 yılında Haziran ve Ağustos, aylarında hiç yağış düşmediği izlenebilmektedir.
Çizelge 3, 4 ve 5’ten, pamuğun yetiştiği Nisan-Ekim ayları arasında, güneşlenme şiddetinin 1997 yılında 9216.2 cal/cm2/da (Ekim) ile 20334.7 cal/cm2/da (Temmuz), 1998 yılında 10422.0 cal/cm2/da (Ekim) ile 20588.2 cal/cm2/da (Temmuz), 1999 yılında 10462.8 cal/cm2/da (Ekim) ile 19700.1 cal/cm2/da (Temmuz) arasında değiştiği, yıllık güneşlenme şiddetinin 1997 yılında 137706.8 cal/cm2/da 1998 yılında 148722.8 cal/cm2/da, 1999 yılında 149450.3 cal/cm2/da olduğu; 1997 yılında 5, 10 ve 20 cm derinlikteki toprak sıcaklığının Nisan ayında en düşük (sırasıyla 12.8oC, 12.9 oC, 12.6 oC), Temmuz ayında en yüksek (sırasıyla, 32.0
oC , 31.9 oC, 31.2 oC), 1998 yılında Nisan ayında en düşük (sırasıyla, 17.7 oC, 17.6 oC,
16.9 oC), 10 cm derinlikte Ağustos ayında (34.3 oC), 5 cm ve 20 cm derinlikte Temmuz ayında en yüksek (sırasıyla, 34.7 oC ve 32.8 oC), 1999 yılında 5, 10 ve 20 cm derinlikteki toprak sıcaklığının Nisan ayında en düşük (sırasıyla 18.1oC, 18.0 oC, 17.1 oC), Temmuz ayında en yüksek (sırasıyla, 37.0 oC, 35.9 oC, 34.0 oC) olduğu;
buharlaşmanın 1997 yılında en az Nisan ayında (2.80 mm) en fazla Temmuz ayında (9.00mm), 1998 yılında en az Ekim ayında (3.20mm), en fazla ise Temmuz ayında (9.60mm), 1999 yılında en az Ekim ayında (4.10mm), en fazla ise Temmuz (9.5mm) ayında olduğu görülmektedir.
Çizelge 6, 7 ve 8 de 1997, 1998 ve 1999 yılları pamuk yetişme sezonuna ait günlük maksimum ve minimum sıcaklık verileri verilmiştir.
Çizelge 6: 1997 Yılı Aydın İli Pamuk Yetiştirme Sezonunda (Mayıs-Ekim) Görülen Günlük Maksimum ve Minimum Sıcaklıklar
Günler
Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim
Max. Min. Max. Min. Max. Min. Max. Min. Max. Min. Max. Min.
1 18,2 11,5 26,3 10,8 39,0 21,0 35,2 21,4 31,4 14,8 27,2 12,5 2 20,8 10,0 29,6 12,4 40,0 22,0 33,2 21,0 33,0 17,6 29,0 13,9 3 22,4 9,4 32,0 15,7 39,8 23,6 31,7 20,0 33,6 17,4 29,2 13,2 4 25,6 10,8 32,8 17,0 40,9 22,6 34,4 16,8 33,2 17,2 24,1 15,4 5 27,0 12,2 32,4 17,4 40,0 23,9 35,4 19,0 32,0 17,0 25,0 11,8 6 25,8 12,1 31,2 17,0 41,6 23,6 36,5 20,9 32,0 16,8 27,2 10,8 7 27,7 12,2 27,7 16,9 38,4 23,3 35,4 21,0 32,1 15,3 32,2 12,3 8 29,8 14,0 29,6 15,4 34,2 17,7 37,6 19,7 31,6 15,4 31,4 13,7 9 32,2 16,3 29,0 16,0 33,8 19,7 36,9 21,0 35,4 15,2 31,9 13,2 10 30,0 12,6 30,2 18,4 35,2 18,6 34,3 21,4 34,7 17,4 32,6 13,4 11 30,2 13,4 30,4 18,2 36,4 19,2 32,8 19,8 33,4 18,5 28,0 13,2 12 31,6 15,8 32,4 17,8 38,2 20,2 32,0 18,6 31,4 13,5 26,8 18,2 13 33,3 15,8 33,8 18,0 36,0 19,9 31,0 18,3 33,5 12,8 29,0 21,2 14 35,8 19,3 34,2 18,2 34,4 20,1 31,8 17,0 33,3 15,8 32,2 22,2 15 35,1 19,8 35,0 19,0 33,7 19,8 33,9 18,4 33,2 15,8 28,3 21,6 16 32,1 17,5 36,4 20,0 33,5 20,8 32,6 19,9 34,4 15,3 22,2 14,4 17 33,1 16,8 36,7 18,6 33,0 17,8 35,1 18,8 31,0 16,0 22,6 10,8 18 31,9 17,7 38,4 19,7 35,0 18,8 34,1 18,6 30,6 16,7 21,2 13,0 19 32,1 16,6 41,1 22,6 34,9 19,8 34,4 18,3 29,2 16,4 19,0 12,2 20 33,0 17,2 41,8 23,1 35,4 20,6 33,3 19,7 27,8 18,5 20,3 10,0 21 34,2 16,8 37,2 22,0 37,0 19,3 32,2 19,0 29,5 14,6 21,3 10,4 22 36,0 18,9 39,1 21,8 36,0 19,9 33,2 18,5 27,6 13,6 23,4 9,6 23 33,6 19,2 39,8 21,6 34,6 19,8 32,2 18,3 29,2 11,2 20,0 12,8 24 31,4 16,8 40,0 21,8 35,1 20,0 28,3 21,5 29,0 13,4 25,3 15,4 25 31,1 15,4 35,6 22,4 34,6 19,7 29,8 19,8 28,2 12,4 24,3 16,3 26 31,8 16,6 33,2 21,4 36,4 22,6 30,6 16,6 28,2 12,2 17,0 11,7 27 29,4 16,0 34,6 20,6 32,2 22,8 32,8 16,6 27,6 11,6 20,3 7,2 28 30,4 13,6 36,6 20,8 33,5 17,1 34,5 18,2 28,0 10,6 22,0 7,5 29 29,2 13,8 37,7 21,5 35,7 19,3 35,2 18,2 27,3 11,5 22,4 8,2 30 26,4 17,0 39,0 21,0 35,9 21,0 33,6 19,6 27,3 11,0 21,0 8,1
31 25,5 11,6 36,0 22,9 29,8 16,5 20,0 8,6
Kaynak: Aydın Meteoroloji Bölge Müdürlüğü