• Sonuç bulunamadı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Pulmoner Ventilasyon ve Perfüzyon Dağılımının Semikantitatif Analizi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Pulmoner Ventilasyon ve Perfüzyon Dağılımının Semikantitatif Analizi"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Pulmoner Ventilasyon ve Perfüzyon Dağılımının Semikantitatif Analizi

Aydan ÇAKAN*, Ayla TEKİN*, Ayşe ÖZSÖZ*, Hayal ÖZKILIÇ**, Günal ERENEL**, Şevket DERELİ*

* İzmir Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Hastanesi,

** Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı, İZMİR

ÖZET

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan bir grup hastada pulmoner perfüzyon ve ventilasyon fonksiyonları ince- lendi. Bu amaçla 8 normal ve 15 KOAH’lı hastada akciğer fonksiyon testleri (SFT) ve arteryel kan gazı (AKG) analizleri ya- pıldı. Teknisyum 99m-makroagregat albumin (Tc99m-MAA) ile pulmoner perfüzyon imajları, Tc-99m-dietilen triamin pen- ta asetik asit (DTPA) ile ventilasyon imajları elde edildi. Sintigrafiler horizontal olarak çizilen çizgilerle üst, orta ve alt olmak üzere 6 eşit bölgeye ayrıldı. Radyoaktivitenin bölgesel kantifikasyonu ile akciğer fonksiyonlarının bölgelere göre dağılımı belirlendi. Elde edilen değerler kontroller ile A ve B tipi KOAH’lılar arasında karşılaştırıldı. Her iki grup KOAH’lı hastalarda akciğerlere ait ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonlarının orta bölgelerde normallere oranla artmış, alt bölgelerde ise azal- mış olduğu ortaya kondu. Ayrıca üst bölgelerin ventilasyonu A tipi KOAH’ta bozulmuştu, B tipi KOAH’ta ise normalden daha iyi idi.

Anahtar Kelimeler:KOAH, ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi.

SUMMARY

Semiquantitative Analysis of the Distribution of Pulmonary Ventilation and Perfusion Function in Chronic Obstructive Pulmonary Disease

Pulmonary perfusion and ventilation were investigated in a group of patients with COPD. For this purpose, pulmonary function tests and blood gases analysis were performed. And pulmonary perfusion images with Tc-99m-MAA and ventila- tion images with with Tc 99-DTPA were obtained in 25 patient with COPD and eight normals. Scintigraphies were divided horizontally in to the six equal regions of interest on the computer to represent the upper, middle or lower lung fields. Regi- onal quantitations of radioactivity showed the regional distribution of pulmonary functions. Findings were compared with controls and patients with COPD, both type A and type B. It was found that pulmonary functions of perfusion and venti- lation were increased at the middle parts and were decreased at the lower parts of lung in both groups of patients. In ad- dition, the ventilation at the upper lung parts was worse in the patients with type A COPD and is better than normals in the patients with type B COPD.

Key Words:COPD, ventilation-perfusion syntigraphy.

(2)

Noninvaziv işlemler olan ventilasyon-perfüzyon sintigrafilerinin pulmoner emboli tanısındaki de- ğeri herkesce kabul görmüştür. Günümüzde pul- moner emboli dışında çeşitli akciğer hastalıkla- rında da ventilasyon-perfüzyon sintigrafilerinden yararlanılmaktadır. Genellikle kalitatif bilgiler veren bu çalışmalar, difüz ve bölgesel pulmoner hastalıklar arasında ayrım yapma konusunda birçok global kantitatif akciğer testinden üstün- dür. Yakın zamanlarda nükleer tıp alanında izle- nen gelişmelerle akciğer fonksiyonlarının bölge- sel olarak ve kantitatif bir biçimde değerlendiril- mesi mümkün olmuştur (1,2).

KOAH’ta ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonla- rındaki bozukluklar bölgeden bölgeye değişiklik gösterebilir. Akciğer fonksiyon testleri veya kan gazları analizleri ile saptanan sonuçlar tüm akci- ğerlerin global olarak bozukluğunu yansıtır. Se- mikantitatif ventilasyon perfüzyon sintigrafisi çalışmaları KOAH’taki pulmoner perfüzyon ve ventilasyona ait bozuklukların her bir akciğer içindeki değişik bölgelere göre dağılımını göster- mede başarıyla kullanılmaktadır (3-5). Diğer ta- raftan akciğerlerde fizyolojik olarak ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonları her bölgeye eşit ola- rak dağılmamıştır. Bu nedenle, KOAH’ın oluştur- duğu ventilasyon ve perfüzyon anomalilerini de- ğerlendirirken bölgeler arasındaki fizyolojik fark- lar gözönüne alınmalıdır. Bu nedenle bu çalış- mada, bir grup KOAH’lıda akciğer perfüzyon ve ventilasyonuna ait değişiklikler bölgesel olarak akciğerler üzerinden alınan radyoaktivite sayım- ları ile değerlendirilirken normal akciğerlere ait bölgesel farklar da dikkate alındı. Ayrıca KO- AH’ın iki tipi (A-B) arasındaki farklar da irdelen- di.

MATERYAL ve METOD

Çalışmaya İzmir Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Hastanesi’nde KOAH tanısı ile yatan 25 hasta ve normal akciğer fonksiyonlarına sahip 8 kontrol grubu olmak üzere toplam 33 olgu alın- dı. Olguların SFT ve AKG analizleri yapıldı. KO- AH’lı hastalar öyküleri, klinik özellikleri, akciğer radyografileri ile değerlendirildi. Ölçümler ve de- ğerlendirmeler gözönüne alınarak hastalar amfi- zem ağırlıklı olanlar (A tipi), kronik bronşit ağır- lıklılar (B tipi) ve miks tip olmak üzere üç gruba

ayrıldılar (6). Toplam 33 olgu dört grupta ince- lemeye alındı:

1. grup: Kontrol grubu

2. grup: A tipi KOAH (amfizem) 3. grup: B tipi KOAH (kronik bronşit)

4. grup: Miks tip KOAH (amfizem + kronik bron- şit)

Olgulara Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda önce akciğer perfüzyon sintigrafisi çekildi. Perfüzyon görüntüleri ile ka- rışmaması için ventilasyon sintigrafileri 24-48 sonra elde edildi. Perfüzyon sintigrafileri için 4 mCi Tc-99m ile işaretli makroagregat albumin IV olarak verildi. Ventilasyon sintigrafileri için 20 mCi Tc-99m ile işaretli DTPA pulvarizatörden püskürtülerek solutuldu. Posterior pozisyonda elde edilen ventilasyon ve perfüzyon sintigram- larına ait görüntüler bilgisayar kürsörü ile radyo- lojik zonlara uygun olarak 6 bölgeye (3 sağ, 3 sol akciğere ait) bölünerek her bölgeye ait rad- yoaktivite ölçüm değerleri kantitatif olarak sap- tandı. Total akciğer sayımı %100 kabul edilerek, bölgelere ait radyoaktivite sayımları, total akci- ğer radyoaktivite sayımına oranlandı. Her bölge- nin ventilasyon ve perfüzyona katkıları % cinsin- den hesaplandı (1).

Elde edilen sonuçlar Mann-Whitney korelasyon analiz testi kullanılarak normallerle ve birbirleri ile karşılaştırıldı.

BULGULAR

Çalışmaya alınan 25 KOAH’lı ve 8 normal top- lam 33 olgunun yaş ortalaması, parsiyel oksijen (PaO2) ve karbondioksit basınçları (PaCO2), bi- rinci saniye zorlu ekspiryum hacmi (FEV1), vital kapasite (VK) ve sigara içme özellikleri Tablo 1’de gösterildi.

Ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonlarının akci- ğer bölgelerine göre dağılım ortalamaları Tablo 2 ve 3’te verildi.

Kontrol grubundaki (grup 1) 8 hastanın sigara öyküsü ve yaş ile FEV1, VK, PaO2, PaCO2değer- leri arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamsız bulundu (p> 0.05). KOAH'lı hasta grubunda (grup 2, 3, 4) 25 hastanın yaş ve sigara öyküsü

(3)

ile PaO2ve PaCO2değerleri arasındaki ilişki ista- tistiksel olarak anlamsız iken (p> 0.05), FEV1’de- ki azalma ile içilen sigara miktarı (paket/yıl ola- rak) arasındaki ilişki anlamlıydı (p< 0.05). Grup- ların kendi içinde değerlendirmesinde, 2. grupta (A tipi KOAH) yaş ve içilen sigara miktarında art- ma ile PaO2’de azalma ve PaCO2’de artma ara- sında istatistiksel olarak anlamlı lineer korelasyon bulunmuştur (p< 0.01).

Global olarak değerlendirildiğinde, KOAH’lı has- ta gruplarının üçünde de hem ventilasyon hem perfüzyon sintigrafilerinde radyoaktivite normal- lerden farklı olarak homojen olmayan bir dağı- lım göstermekteydi. Ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonunun bölgelere göre dağılım yüzdeleri de sintigrafik görüntülerle uyumlu olarak çok değişkendi. Tablo 2 ve 3’te ilk göze çarpan deği- şiklik normallere oranla KOAH’lı hasta grubun- da ventilasyon fonksiyonunun her iki akciğerin orta bölgelerinde artmış, alt bölgelerinde azal- mış olduğunun saptanmasıydı (p< 0.05). İyi bir

uyum olmasa da aynı bölgelere ait perfüzyon fonksiyonları da bu değişikliklerle paralel yönde değişim göstermekteydi. Bir başka saptama ak- ciğerlerin üst bölgelerine ait akciğer fonksiyon- larında A ve B tipi KOAH’lı hastalar arasında ventilasyon ve perfüzyon açısından belirgin bir fark olduğuydu. Örneğin; A tipi KOAH’ta (grup 2) üst bölgelere ait ventilasyon azalmış ama B tipinde (grup 3) aksine artmıştı (p< 0.05). Üst bölgelere ait perfüzyon fonksiyonu ise hem A hem B tipi KOAH’ta artmış olmasına karşın bu artış B tipinde çok daha belirgindi.

TARTIŞMA

Yakın zamanlara kadar akciğer fonksiyonlarının incelenmesi denince akla solunum fonksiyon testleri ve kan gazları ölçümü gelmekteydi. Ak- ciğerlerin perfüzyonunu gösteren pulmoner anji- yografi invaziv olması nedeniyle çok elektif ol- gularda uygulanmaktaydı. Gerek SFT, gerekse AKG analizleri akciğer fonksiyonları hakkında global bir fikir oluşturmaktaydı. Radyoizotopla-

Tablo 1. Olguların gruplara göre dağılımı ve özellikleri.

Sigara Sigara Sigara FEV1 VC PaO2ort. PaCO2ort.

K/E Yaş ort. içen (%) içmeyen (%) paket/yıl ort ort L ort L MmHg MmHg Grup 1 5/3 34.00 ± 18.05 37.50 62.50 6.12 ± 10.9 2.60 ± 0.48 2.99 ± 0.94 101.50 ± 8.78 38.5 ± 4.65 n= 8

Grup 2 2/3 68.40 ± 4.67 60.00 40.00 25.0 ± 2.90 0.89 ± 0.33 1.77 ± 0.14 65.0 ± 13.3 43.0 ± 8.47 n= 5

Grup 3 7/1 58.62 ± 58.2 50.00 50.00 22.5 ± 31.5 1.00 ± 0.64 1.77 ± 0.61 67.2 ± 8.52 48.5 ± 14.24 n= 8

Grup 4 7/5 63.42 ± 10.1 50.00 50.00 24.17 ± 29.9 0.79 ± 0.45 1.57 ± 0.57 60.5 ± 12.4 48.3 ± 13.67 n= 12

Tablo 2. Sağ akciğer ventilasyon ve perfüzyonunun gruplara göre bölgesel dağılımı.

Sağ akciğer ventilasyonu (%) Sağ akciğer perfüzyonu (%)

Üst zon Orta zon Alt zon Üst zon Orta zon Alt zon

Grup 1 n= 8 11 ± 2.0 17 ± 2.7 21 ± 1.9 10 ± 1.9 19 ± 1.5 22 ± 2.0

Grup 2 n= 5 9 ± 6.3 26 ± 9.6 27 ± 9.6 11 ± 6.4 25 ± 8.2 22 ± 7.7

Grup 3 n= 8 16 ± 7.6 22 ± 6.5 15 ± 2.7 15 ± 4.2 20 ± 4.2 14 ± 5.4

Grup 4 n= 12 9 ± 3.3 25 ± 7.0 17 ± 6.6 9.8 ± 2.8 18 ± 5.5 18 ± 6.2

Grup 2, 3, 4 toplam n= 25 11 ± 6.3 24 ± 6.5 18 ± 8.0 11 ± 4.1 20 ± 6.1 17 ± 6.6

(4)

rın ve radyoizotoplarla işaretli radyofarmasötik- lerin tıpta kullanılmaya başlanması ile akciğerle- rin ventilasyon ve perfüzyon işlevleri birbirinden bağımsız olarak görüntülenebilir duruma getiril- di. Ventilasyon ve perfüzyon sintigramlarının in- celenmesi ile akciğer fonksiyonlarındaki deği- şiklikler global olmak yerine bölgesel olarak de- ğerlendirilebildi. Gama kameralara geniş kap- samlı bilgisayar programlarının eklenmesi ile de akciğer fonksiyonlarına ait bozukluklar görüntü- sel olarak değerlendirilmekten çıkıp, rakamlarla ifade edilebilir hale geldi. Semikantitatif ventilas- yon-perfüzyon sintigrafisi adı verilen bu tür ça- lışmalar, en yaygın kullanımını akciğer rezeksi- yonu düşünülen hastaların operasyon sonrası fonksiyonlarının preoperatif dönemde tahmin edilmesinde buldu (7-10). KOAH’ta ventilasyon fonksiyonunun bozulduğu bölgeler, ventilasyon sintigrafilerine; hastaya inhale ettirilen radyofar- masötiğin akciğerlerde yer yer görüntüsel de- fektler oluşturması şeklinde yansır. Ventilasyo- nun bozulduğu bölgelerde oluşan lokal hipoksi refleks mekanizma ile alveol çevresindeki da- marlarda vazokonstrüksiyon oluşturarak aynı bölgelerde perfüzyonun da bozulmasına yol aça- cağından, hipoksinin uzun süre devam ettiği böl- gelerde perfüzyon sintigrafisine ait görüntüler de bozulur (2,4). O zaman, perfüzyon bozuklukları, perfüzyon sintigrafilerinde radyoaktivite tutma- yan defektler halinde görülür. Böylece ventilas- yonda defekt oluşturan bölgeler ile perfüzyonda defekt oluşturan bölgeler sintigrafik olarak çakı- şır. Bunlara “birbirine uyan” veya “çakışan” de- fektler denir. Çoğu tam bir akciğer segmentini kapsamadığı için nonsegmental defektlerdir ve sayılamayacak hatta gözle ayrı ayrı izlenemeye- cek kadar çok sayıda olabilir. Her defekt radyo-

aktiviteyi tutmayan bir alan oluşturur ve bu alan üzerinden ölçülen radyoaktivite sayımları düşük olacaktır. Radyoaktivite sayımı akciğerleri kaba- ca altı bölgeye ayırarak, her bölge üzerinden ay- rı ayrı alındığında, defektlerin bölgelere göre da- ğılımı saptanmış olur.

KOAH’lı hastalarda ventilasyon sintigrafilerinde özellikle radyoaerosollerle çalışılıyorsa sintigrafi- de hiler ve parahiler bölgelerde hava yolları obst- rüksiyonuna sekonder fokal hiperreaktif alanlar oluşmaktadır. Bu hiperreaktif alanlar kantitatif çalışmalarda hata kaynağı olabilmektedir. Ancak çalışmamızda akciğerin üç büyük parçaya bö- lünmesi nedeniyle olası bu hata her alana eşit da- ğıldığından ve ölçüm büyük bir alanda yapıldı- ğından hata minimal kabul edilebilir.

Bulgularımıza göre normal grubu oluşturanlarda (grup 1) ventilasyon ve perfüzyon dağılımı her iki akciğerde apeksten bazale gidildikçe artmaktay- dı ve bu bulgu eski bilgilerimizle uyumlu idi. Bu saptama bir anlamda fizyolojik bilgilerin semi- kantitatif ventilasyon-perfüzyon sintigrafi sonuç- ları ile onaylanması demektir. Hem ventilasyon hem perfüzyon fonksiyonları KOAH’lı grupta kontrol grubuna göre orta bölgelerde artmış, alt bölgelerde azalmıştı. Değişikliklerin iki fonksiyo- nu birden kapsamış oluşu ventilasyon ve perfüz- yon defektlerinin muhtemelen birbirine uyan de- fektler oluşturduğunu düşündürmekteydi. Bu bulgular Wagner ve arkadaşlarının KOAH’lı has- talarda ventilasyon-perfüzyon eşitsizliğini göster- mek amacıyla yaptıkları çalışma ile uyumlu idi (11). Ventilasyonun üst ve alt bölgeler arasında (apeks/bazal oranı) dağılımı KOAH’lı grupta nor- mallere göre genel olarak daha yüksekti. Bu bul- gu Xu ve arkadaşlarının bulgularına benzemek- Tablo 3. Sol akciğerin ventilasyon ve perfüzyonunun gruplara göre bölgesel dağılımı.

Sağ akciğer ventilasyonu (%) Sağ akciğer perfüzyonu (%)

Üst zon Orta zon Alt zon Üst zon Orta zon Alt zon

Grup 1 n= 8 10 ± 2.7 17 ± 1.8 21 ± 1.8 9.9 ± 0.7 18 ± 1.2 18 ± 2.2

Grup 2 n= 5 7.6 ± 4.8 21 ± 12.5 7.4 ± 3.2 13 ± 6.0 15 ± 4.8 10 ± 9.2

Grup 3 n= 8 13 ± 5.1 21 ± 6.6 10 ± 7.1 15 ± 5.3 20 ± 4.5 13 ± 3.9

Grup 4 n= 12 9 ± 2.3 22 ± 6.6 14 ± 8.1 13 ± 3.7 20 ± 4.7 19 ± 7.4

Grup 2, 3, 4 toplam 10 ± 4.9 21 ± 7.7 11 ± 7.4 14 ± 4.6 19 ± 4.9 15 ± 7.6 n = 25

(5)

teydi (12). Xu ve arkadaşları kullandığımız yön- teme benzer bir yöntemle akciğerleri yukarıdan aşağıya daha çok sayıda bölgelere ayırarak ince- lemişlerdi. Aynı oranı (apeks/bazal) KOAH’lı hastalarda pulmoner hemodinamiğin bölgesel olarak nasıl değiştiğini incelerken saptayan Shte- ingardt ve arkadaşlarının bulguları da ilginç bir biçimde bulgularımız ile aynı doğrultudadır (13).

Benzer bir yaklaşım Toplin ve arkadaşları tarafın- dan KOAH’lı hastalarda 1977’de ileri sürülmüştü ve her iki araştırma grubu, pulmoner hipertansi- yon gelişmeden önceki dönemde bile akciğer kan akımının alt bölgelerde azaldığını ileri sür- mektedirler (14). Perfüzyonun üst bölgelerde da- ğılımı A ve B tipi KOAH’ta (B tipinde biraz daha fazla) normallerden daha iyidir. KOAH’lı hasta- larda perfüzyonda daha belirgin olmak üzere ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonlarının alt böl- gelerden orta ve üst bölgelere doğru kaydığı açıkça görülmektedir. Üst bölgelerin ventilasyo- nu A tipi KOAH’lı hastalarda azalmış, B tipinde ise artmıştır. Aradaki fark oldukça belirgin olup KOAH’ın iki tipi arasında sintigrafilere dayalı bir ayrım yapmaya elverişli gibi görünmektedir.

Burton ve arkadaşları, 11 pulmoner emboli, 18 astım ve 37 KOAH’lı hastada akciğer fonksiyon testleri ve arteryel kan gazlarını kantitatif akci- ğer ventilasyon-perfüzyon sintigrafileri ile karşı- laştırmışlardır. KOAH’lı 37 hastada düşük venti- lasyon skoru ile FEV1 arasında (p< 0.18) ve FEV2/FVC arasında zayıf korelasyon saptamış- lardır (p< 0.12). Astım ve pulmoner embolili hastalarda ise hastalığın ağırlığı (hipoksemi) ile düşük ventilasyon-perfüzyon skorları arasında anlamlı ilişki gözlemişlerdir. Sonuç olarak, venti- lasyon-perfüzyon skorlarına bakarak pulmoner emboli ve normal olgular ile hava yolu hastalığı olanların ayırıcı tanısını yapabileceklerine karar vermişlerdir (15).

Brudin ve arkadaşları ise bölgesel ventilasyon perfüzyon bozukluğunun hava yolu obstrüksiyo- nu ağırlığı ile her zaman uyumlu olmayabilece- ğini bunun da hastalar arasındaki yapısal fark- lardan kaynaklanabileceğini, bazı hastalarda bronşiyal inflamasyon ve ödem, bazı hastalarda alveoler destrüksiyonun daha ön planda olabili- ceğini belirtmektedirler (16).

Uçan ve arkadaşları, 14 KOAH'lı hastada venti- lasyon-perfüzyon sintigrafilerinin vizüel ve kanti- tatif değerlendirmesi ile spirometrik veriler ara- sındaki ilişkiyi araştırdıkları çalışmalarında spiro- metrik verilerle ileri derecede olan korelasyonla- rı nedeni ile ventilasyon-perfüzyon sintigrafi skorlamalarının KOAH’lı hastalarda bir izleme kriteri olabileceğini ileri sürmektedir (17). Benzer şekilde Satoh ve arkadaşlarının amfizemli hasta- ların sintigramları üzerinden elde ettikleri değer- ler FEV1 ölçümleri ile uyumlu çıkmıştır (r= 9.87) (18). Uchida ve arkadaşlarına göre de, KOAH’lı hastaların VK, FEV1PaO2değerleri ile semikan- titatif pulmoner perfüzyon değerleri arasında iyi bir uyum vardır (19).

Sonuç olarak diyebiliriz ki; KOAH’lı hastaların her iki akciğerine ait ventilasyon ve perfüzyon fonksiyonları orta bölgelerde normallere oranla daha iyi, alt bölgelerde ise daha kötüdür. Üst bölgelerin ventilasyonu A tipi KOAH’ta normal- lere oranla bozulmuştur. B tipi KOAH’ta ise nor- mallerden daha iyi ventile olmaktadır. Üst bölge- lerin ventilasyon fonksiyonlarının daha dikkatli incelenmesi A ve B tipi KOAH’lı hastaları birbi- rinden ayırıcı bir özellik oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Bu bulgunun güvenilirliğinin arttı- rılması için olgu sayısının çoğaltıldığı başka ça- lışmaların yapılmasına gereksinim vardır.

KAYNAKLAR

1. Freeman LM. Nuclear Medicine Annual. 1st ed. New York: Raven Press Ltd 1993: 123-93.

2. Murray IPC, Ell PJ. Nuclear Medicine in Clinical Diagno- sis and Treatment. 1sted. Hong Kong: Churchill Livings- tone Inc 1994: 31-46.

3. Miller RF, Doherty MJO. Pulmomary nuclear medicine.

Eur J Nucl Med 1992; 19: 355-68.

4. Ishawa T. Pulmonary nuclear medicine. Kaku Igaku 1995; 32: 1281-2.

5. William G, Stewart M, Richard A. Radionucleide ima- ging in disease of the chest. Chest 1983; 1: 122-6.

6. Barış İ (ed). Solunum Hastalıkları Temel Yaklaşım. Türki- ye Akciğer Hastalıkları Vakfı Yayınları 1995: 107-26.

7. Philip G, Boysan MD, Ajay B. Prospective evaluation for pneumonectomy using the 99m-technetium quantitative perfusion lung scan. Chest 1977; 72: 567-71.

8. Gerald N, Osen MP, Ajay B, Joel A. Prediction of postpne- umonectomy pulmonary function using quantitative makroagregate lung scanning. Chest 1974; 66: 872-8.

(6)

9. Jadamar DA, Kazeroni EA, Martinez FJ, Wahl RL. Semi- quantitative ventilation/perfusion scintigraphy and single-photon emission tomography for evaluation of lung volume reduction surgery candidates. Eur J Nucl Med 1999; 26: 734-42.

10. Wang SC, Fischer KC, Slone RM, et al. Perfusion scintig- raphy in the evaluation for lung volume reduction sur- gery. Radiology 1977; 205: 243-8.

11. Wagner PD, Dantzker DR, Duecky R, et al. Ventilation- perfusion inequality in chronic obstructive pulmonary disease. J Clin Invest 1977; 59: 203-16.

12. Xu JH, Moonen M, Johansson A, Bake B. Inhomogenity in planar ventilation scintigraphy of emphysematous pa- tients. Clin Phisiol 1998; 18: 435-40.

13. Shteingardt IN, Volkova LI, Chernov VI, Usov VI. Regi- onaş lung perfusion in patients with chronic nonspecific lung diseases based on scintigraphic study data. Med Radiol 1991; 36: 6-8.

14. Toplin GV, Tashkin DP, Chopra SK, et al. Early detection of COPD using radionuclide lung imaging procedures.

Chest 1977; 71: 567-75.

15. Burton GH, Speed WA, Vemon P. Computer analysis of- ventilation-perfüsion scans for detection and assesment of lung disease. Thorax 1985; 40: 519-25.

16. Brudin LH, Rhodes CG, Valind SO, et al. Regional struc- ture-function correlations in COPD maesured with PET.

Thorax 1992; 47: 914-21.

17. Uçan ES, Durak H, Karlıkaya C ve ark. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında kantitatif ventilasyon-perfüzyon sintigrafilerinin spirometrik veriler ve arteryel kan gazla- rı ile korelasyonu. Solunum Hastalıkları TÜSAD XXI.

Ulusal Kongresi 1993; 18: 228-34.

18. Satoh K, Nakanos S, Tanabe M, et al. A clinical compari- son between technegas SPECT, CT and pulmonary func- tion test in patients with emphysema. Radiat Med 1997;

15: 277-82.

19. Uchida K, Nakayama H, Yamagamı I, et al. Correlation of semiquantitative analaysis of the distribution of pulmo- nary perfusion with pulmonary function in COPD. Kaku Igaku 1997; 34: 145-9.

Yazışma Adresi:

Dr. Aydan ÇAKAN

İzmir Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Hastanesi İZMİR

Referanslar

Benzer Belgeler

 Palv basınç Patm basıncına kıyasla daha negatif olur ve alveollere hava akımı şekillenir (inspirasyon)..  Yani nefes almak için Palv basıncına kıyasla Pip basınç

Albuterol (salbutamol) inhalasyon aerosol,inhalasyon tozu Levalbuterol inhalasyon aerosol. Terbutalin

 Açığa çıkan karbondioksitin kullanılan oksijene oranı solunum katsayısı (RQ) değerini verir (R= VC0 2 /V0 2 ).  Karbonhidratların enerjiye dönüşümünde en

Yaşlılarda hasta olmadığı halde 1/5 oranında yanlış tanı ile KOAH olduğu kabul edilen bu grup hastalar ile ilgili uzun takip çalışmalarında, KOAH nedeniyle hastaneye

Mortalite ile ilişkisi olabilecek başlıca faktörler olarak yaş, FEV 1 , FVC, malignite varlığı, toplam sigara kulla- nım miktarı, komorbid hastalık varlığı, BODE indeksi,

Elde edi- len basınç değerleri yüksek (sistolik PAB &gt; 50 veya 60 mmHg) olan olgularda ise sağ kalp ka- teteri yapılarak, venöz PH’nin ekarte edilmesi ve ağır PH

Kaldı ki tek bir belirteç kavramı, pek çok hastalıkta olduğu gibi, karmaşık ve ak- ciğer dışı sistemik etkileri bulunan çok bileşenli bir hastalık olan KOAH’ta da

KOAH’lı grupta serum total kolesterol (ortalama 158.1 mg/dL) ve trigliserid (95.9 mg/dL) seviyesi kontrol grubuna (koles- terol ortalama değeri 213 mg/dL, trigliserid ortalama