Bir yandan giderek yayg

Download (0)

Full text

(1)

Bir yandan giderek yaygınlaşan ve derinleşen bir toplumsal sorun olan işsizlikle diğer yandan güvencesizleştirilmiş ve örgütsüzleştirilmiş çalışma biçimiyle baskı altına alınan işçi sınıfına yönelik saldırılar tüm hızıyla sürüyor. Sermayenin mutlak temsilcisi AKP, UİS'i 2012'nin sonunda yürürlüğe koymaya hazırlanıyor.Sendikal tazminatı kaldıran, kıdem tazminatına göz diken, yeni barajlar ve yasaklarla sendikal hak ve özgürlükleri tasfiye eden AKP iktidarı, emekçilere saldırmaya devam ediyor.

AKP hükümeti, bir süredir kamuoyunda tartışılan ve işçi sınıfının sahip olduğu yasal ve sosyal korumaları önemli ölçüde azaltarak fiilen uygulanmakta olan esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini kurumsallaştıracak olan Ulusal İstihdam Stratejisi’ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Ucuz, esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırarak neo-liberal emek piyasasını tüm kurum ve kurallarıyla işletmeye çalışan AKP, “2013 Yılı Programı” kapsamına dahil ettiği Ulusal İstihdam Stratejisi’ni (UİS) uygulamaya geçirmek için düğmeye bastı.

Ulusal İstihdam Stratejisi 2012 yılı sonuna kadar yürürlüğe konulacak

28445 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “2013 Yılı Programı”nın “Politika Öncelikleri ve Tedbirler” bölümünde, “İstihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasına yönelik, değişen piyasa koşullarını göz önüne alan Ulusal İstihdam Stratejisi 2012 yılı sonuna kadar yürürlüğe konulacaktır” ifadesi yer aldı. Buna göre, işgücü

piyasasındaki “katılıkların” giderileceği ve esnek çalışma uygulamalarının yaygınlaştırılarak hayata geçirileceği ve evde çalışma, uzaktan çalışma, iş paylaşımı ve esnek zaman modeli gibi esnek çalışma yöntemlerine de imkân sağlayacağı dile getirildi.

Beşinci yılını doldurmasına rağmen küresel krizin, diğer bölgelere yayılmakta olduğuna ve dünya ekonomisinde henüz istikrar sağlanamamış olmasına dikkat çekilen raporda, istihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılması için esneklik ile güvence arasındaki dengenin sağlanacağı iddia edildi.

Hükümet işçi düşmanı yüzünü bir kere daha göstererek mevcut düzenlemede çalışanların sahip olduğu kıdem tazminatı, sendika tazminatı, taşeron çalıştırmaya getirilen sınırlamalar gibi yasal kazanımları bir bir ortadan kaldırarak “katı” olan işgücünü sermaye lehine esnetmeyi amaçlanıyor.

Ayrıca güvenceli istihdam istisnalaştırarak geçici iş ilişkisini kurumsallaştırmaya çalışan AKP, böylelikle

kapitalizmin ve daha özelde sermayenin ihtiyaçlarına cevap veren ucuz ve güvencesiz işgücünü yaratmanın yollarını aramakta.

Taşeronlaşma kurumsallaşacak, modern kölelik yaygınlaşacak, kıdem tazminatı ortadan kaldırılacak

Mevcut iş yasasında da alt-işveren uygulaması söz konusu olmakla birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddesinde “işin ve işletmenin gereği ile teknolojik nedenler” şart koşuluyor ve bunların üçü bir arada olmaksızın asıl işin alt işverene verilmesi mümkün olmuyor. Patronların şikâyetçi olduğu bu düzenlemenin Ulusal İstihdam Stratejisi ile 2013 yılı sonunda ortadan kaldırılması ön görülüyor.

Buna göre 4857’deki mevcut kısıtlamanın kaldırılması ve yardımcı işlerin yanı sıra asıl işin de herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın taşeron firmaya verilmesinin yasal anlamda da önü açılmış olacak.

En geç 2012 yılının sonunda yürürlüğe girmesi istenen Ulusal İstiham Stratejisi’nin emekçiler aleyhine olan bir başka uygulaması ise belirli süreli iş sözleşmeleriyle ile ilgili. Şu anda yürürlükte olan 4857 sayılı yasada belirli süreli iş sözleşmesinin yani, ne zaman biteceği önceden taraflarca bilinen sözleşmelerin tekrar edilebilmesi için “esaslı nedenler” aranıyor.

Dolayısıyla esaslı neden gösterilmedikçe, işveren işçi arasındaki sözleşme “belirsiz süreli” iş sözleşmesi olarak kabul ediliyor. “Esaslı neden” şartını kaldıran UİS ise geçici iş ilişkisinin yaygınlaşmasına dayanıyor. Dayatılan bu geçici çalışma biçiminin ise kamuoyunda kiralık işçilik olarak bilinen “modern kölelik” yöntemiyle ve özel istihdam büroları aracılığıyla yapılması planlanıyor.

(2)

Şu anda Türkiye İş Kurumu’nun özel bir çeşidi gibi çalışıp, daha çok iş bulmaya aracılık eden ancak kendileri işçi kiralayamayan Özel istihdam bürolarının yasal nitelikleri bu yönde değiştirilecek. Böylelikle işçiler özel istihdam bürolarına başvuracak, o büroların işçileri olacak ve özel istihdam büroları da o işçileri kendisine başvuran firmalara kiralayabilecek. Özel istihdam büroları vasıtasıyla bütün işkollarında yaygınlaşacak olan bu düzenlemeyle yasal olarak işçi ile kiralandığı firma arasında bir iş ilişkisi söz konusu olmayacak.

Ayrıca 1936 yılından bu yana uygulanan kıdem tazminatını gasp edecek olan fon uygulaması ise söz konusu programın ilk sıralarında yer alıyor. Raporda ise konuyla ilgili olarak, “İş Kanunu’nda yer alan Kıdem Tazminatı Fonu oluşturulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir” ifadesine yer verildi.

Figure

Updating...

References

Related subjects :