ÖĞRETİMDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
PROBLEME DAYALI ÖĞRETİM
(PDÖ)
Sınırlılıkları nelerdir?
■ Öğrencilerin bilimsel çalışma yöntemi hakkında ön bilgilerinin olması gerekir.
■ Proje çalışmaları çok uzun zaman alabilir.
■ Öğretmenin iyi bir planlama ve yönlendirme yapması gerekir.
■ Bazı projeler pahalı araç-gereç ve materyal gerektirebilir.
YÖNTEMİ UYGULARKEN HANGİ AŞAMALAR İZLENMELİDİR?
■ Konuya uygun olarak proje konularının belirlenmesi,
■ Öğrencilere bireysel yada grup olarak konuların dağıtılması,
■ Proje hazırlarken izlenecek aşamaların belirtilmesi,
■ Öğrencilerin proje çalışmasına başlaması,
■ Yapılan çalışmalar ve karşılaşılan sorunlar konusunda öğretmenin yardımcı olması, gerekli olan araç-gereçleri sağlaması,
■ Yapılan çalışmaların öğrencilerle birlikte değerlendirilmesi.
Yöntemin uygulanmasında dikkat edilecek hususlar NELERDİR?
■ Öğretmen proje konusunu belirlerken kazanımlara uygun belirlemesi gerekir.
■ Seçilen konu uygulanabilecek, maliyeti ucuz ve araç-gereç gereksinimi kolayca sağlanabilecek alanlardan seçilmelidir.
■ Öğrencilerin yaptığı çalışmalar konusunda öğretmen sürekli olarak rehberlik görevini üstlenmelidir.
ÖĞRENME STİLLERİ
Öğrenme stilini bilmek, kişinin öğrenme ortamlarından daha etkili yararlanmasına yardımcı olur.
Kişiye uygun metotlarla tam öğrenmeyi sağlayarak, daha hızlı, pratik ve kendine uygun çalışma alışkanlıkları kazanmasını, öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmesini ve kendini tanımasını sağlar.
Öğrenme stillerinin hepsi ayrı derecede önemlidir, bunlardan biri de görsel öğrenme stilidir.
Görsel Öğrenme Stilini benimseyen öğrenciler diğer öğrencilere oranla daha düzenli, derli ve topludurlar. Çalışmaya başlamadan önce masada dağınıklık görmek istemez ve kendilerince her şeyin bir yeri vardır. Hafızalarında kendi belirledikleri yerlere göre eşyaları yerleştirir ve bu şekilde çalışmaya başlarlar. Çantaları ve dolapları bir düzen içerisindedir, aynı zamanda defterleri de düzenli ve sıralı bir şemaya sahiptir.
Görsel Öğrenme Stiline göre öğrencilere düz bir ders anlatımından daha çok görsel materyaller ile anlatım daha verimli olacaktır. Öğretmenin bir koltukta saatlerce sözlü bir ders anlatımındansa bunu şekillere, şemalara, çizimlere dökerek anlatması onların konuyu daha iyi kavramalarında oldukça faydalı olacaktır. Bu öğrenciler öğrendikleri bilgileri hafızalarında çektikleri resmi hatırlayarak işleve geçirmektedirler. Hafıza adeta bir fotoğraf makinesi gibi çalışmakta olup, görülen şeyleri fotoğraflamaktadır. Bu nedenle talimatlar ne kadar uzun olursa o kadar güçlük çekerler. O nedenle talimatların bir yere yazılmasını tercih ederler.
Talimatların sistemli ve basamaklı olması onları rahatlatır. Özellikle numaralandırılması önemlidir.
Bir diğer öğrenme stili ise işitsel öğrenme stilidir.
İşitsel öğrenme stilini benimseyen öğrenciler genellikle kendi kendilerine konuşurlar. Sohbet etmeyi ve konuşmayı severler. Müzik ve ses gibi işitsel aktivitelerde oldukça iyi olup aynı zamanda yabancı dil öğrenimi (konuşma ve dinleme ) gibi aktivitelerde de başarılıdırlar.
Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar.
İşitsel öğrenme stiline göre öğrenciler Göz ile okuma esnasında hiçbir şey anlamayabilirler bu nedenle en azından kendi kulağının duyabileceği bir ses ile okumalarına izin verilmelidir.
Hatırlamak istediklerini, birisi kendilerine anlatıyor ya da söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar. Bir konuyu daha çok üzerinde tartışarak (konuşarak) öğrenirler. İşittiklerini daha iyi anlarlar. Olay ve kavramları birinin anlatması ile daha iyi anlarlar dolayısıyla genellikle iyi bir dinleyicidirler. İşitmeyi (dinlemeyi) okumaya tercih ederler. İşitsel öğrenme stiline sahip kişilerin konsantre olabilmeleri için çevrelerinde başka konuşmalar duymamaları gerekir.
Bir diğer öğrenme stili ise kinestetik / dokunsal öğrenme stilidir.
Kinestetik ya da dokunsal öğrenme stilini benimseyen öğrenciler oldukça hareketlidir ve yerlerinde duramazlar. Dağınıklıktan rahatsız olmaz ve bununla alakalı olay çıkarılırsa niçin bu kadar olay çıkardığınıza bir anlam veremezler çünkü onların doğasında bu tarz hareketler çok normaldir. Uzun oturuşlar ve dinletimler, anlatımlar onlara sıkıcı ve bunaltıcı gelir buna bağlı olarak dikkat toplamada zorluk yaşarlar ve bu nedenle de eğitim ve öğretim hayatlarında çok başarılı olamadıkları öne sürülmektedir.
Kinestetik / dokunsal öğrenme stiline göre öğrenciler olağan ders işleme sisteminden daha az yararlanırlar bu yüzden hali hazırdaki bu enerjiyi bir işleve yönlendirmek gerekmektedir.
Öyle ki, sınıf içerisinde cam açma, tahtayı silme, getir götür gibi işleri yapmak onların görevi olsun isterler. Beden dilinden ve hareketlerinden daha iyi anlayabilir, konuyu kavrayabilirler.
Konuyu hareketlerle ve oyunlarla öğretmek onlar için daha akılda kalıcı olacaktır. Aynı zamanda somut ve hareket belirten kısa anlatımlar daha etkili olur.
BEYİN UYUMLU ÖĞRENME
Beyin temelli öğrenme; anlamlı öğrenme için beynin kurallarının kabul edilmesini ve öğretimin zihindeki bu kurallarla örgütlenmesini içerir.
Beyin temelli öğrenme, öğretime gelişimsel ve sosyo-kültürel açıdan bakan, insan beyninin yapısı ve fonksiyonları üzerine temellendirilmiş bütüncül bir yaklaşımdır. Beyin temelli öğrenmenin felsefesi, normal beyin süreçleri ile ilgili tutarlı öğrenme imkanları sunmasıdır.
Geleneksel öğretim yöntemleri beynin doğal öğrenme sürecini göz ardı ettiği için öğrenciyi bilgiyi ezberlemeye yöneltmektedir. Oysa ki beyin temelli öğrenme kuramında bireyler tam öğrenme düzeyinde, anlamlı öğrenir ve kendi bilgilerini yapılandırırlar.
Beyin Temelli Öğrenmenin Elemanları
Beyin temelli öğrenmede amaç; bilgiyi ezberlemek yerine bilgiyi anlamlı olarak öğrenmektir.
Bu durum üç etkileşimli elemanın varlığı ile gerçekleşir. Bu elemanlar şunlardır:
1) Rahatlatılmış uyanıklık: İnsan, bir şeye ilgi duyduğunda açılır, bir tehdit altında olunca da kapanır. Rahat ve açık olan beyin ise daha kolay öğrenmektedir.
2) Derinlemesine daldırma: Bireylerin karşı karşıya kaldığı içeriğe yoğunlaşmasıdır.
3) Aktif süreçleme: Beynin doğal kapasitesinde yoğunlaşma, onu arttırma ve ondan faydalanma sürecidir.
Beyin Temelli Öğrenmenin İlkeleri 1 ) Beyin paralel bir işlemcidir.
2 ) Öğrenme fizyolojik bir olaydır.
3 ) Anlam arayışı doğuştandır.
4 ) Anlam arayışı örüntüleme ile oluşur.
5 ) Örüntülemede duygular önemlidir.
6 ) Beyin, parçaları ve bütünleri aynı anda algılar.
7 ) Öğrenme hem çevresel hem de odaklaşmış dikkati gerektirir.
8) Öğrenme bilinçli ve bilinçsiz süreçleri içerir.
9) En az iki farklı türde belleğimiz vardır.
10 ) Öğrenme gelişimseldir.
11 ) Karmaşık Öğrenme zorlama ile zenginleşir, tehdit ile engellenir.
12 ) Her beyin kendine özgü düzenlenmiştir.
Beyin Temelli Öğretim Yöntemleri
1 ) Bütünleştirilmiş program: Eğitim programının bütünleştirilmesi, bilgi zenginliğini arttırmanın ve bilgiyi anlamlı hale getirmenin önemli bir yoludur. Eğitim programını bütünleştirmeye başlamanın olası en basit yolu iki dersin içeriğini bir araya getirmektir.
2 ) Tematik (bir tema etrafında oluşan) öğretim: Bu yönteme tematik harita yöntemi de denilebilir. Bu yöntem, merkezdeki bir tema ya da temalar dizisinin, öğrencilerin tüm bilgileri ile ilişkilendirilmesine dayanır.
3 ) İşbirliğine dayalı öğrenme: Bu yöntem öğrencilerin iletişim kurma ve beraber çalışma kapasitelerini arttırmaya dayalıdır. Burada önemli ve ideal olan her grup üyesinin diğerine yardımcı olması ve sorumluluğun paylaşılmasıdır.
Avantajlar:
Bilgiler ezberlenmeyip aralıklarla tekrar edildiği için ömür boyu hafızada tutulur.
Konu günlük yaşamla bağlandığı için beyne tam olarak yerleşir.
Günlük hayatta karşılaştığı problemleri çözmesi kolaylaşır.
Düşünmeye sevk edilir , fiziksel olarak yorulsa da başarı düzeyi artar.
Bir konu diğer konularla ilişkilendirildiği için aynı anda birkaç ders hatırlanır.
Beyin sağlıklı çalıştığı sürece beden de daha sağlıklı olur.
Tehdit ve stresten uzak bir eğitim ortamı olduğu için öğrenci dersten korkmayıp dersi sevecektir.
Sınırlıklar
Nörobilim alanında elde edilen verilerin eğitim alanına nasıl yansıtılması gerektiği eksiktir. Öğretmenlerin karşılaştığı sorunları çözümlemede yardımcı olmamaktadır.
Beyne dayalı öğretim yapılabilmesi için öğretmenlerin öncelikle beynin nasıl çalıştığını bilmeleri ve uygulamaların farkında olmaları gerekmektedir.
Kaynakça
■ Boydak, A. (2008). Öğrenme Stilleri. İstanbul: Beyaz Yayınları.
■ Doğanay, A. (2015). Öğretimde çağdaş yaklaşımlar. Öğretimde ilke ve yöntemleri.
(Edit. Ahmet Doğanay). Ankara: Pegem Yayınevi.
■ Fuller, C. (2005). Ben Farklıyım. İstanbul: Selis Kitaplar.