• Sonuç bulunamadı

T Demür Güci, Kıyan Güci Dede Korkut ’ta İki Hayalet Ad Üzerine:

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "T Demür Güci, Kıyan Güci Dede Korkut ’ta İki Hayalet Ad Üzerine:"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türk Dili 49

T

arihî metinlerin okunması sırasında ortaya çıkan sorunlardan biri de haya- let kelimelerdir. Bu tür kelimelerin ortaya çıkış sebebi genellikle metinde- ki yanlış yazımın olduğu gibi okunması ya da metinde doğru yazılmış olan kelimenin yanlış okunmasıdır. Türk Dili dergisinin 759. sayısında Dede Korkut’un Dresden nüshasında iŋleş- fiilinin eŋşeş- okunacak şekilde yanlış yazılmış olduğunu, eŋşeş- okunmuş olduğunu ve Dede Korkut’taki tek örnek cümle tanık verilerek Ta- rama Sözlüğü’nde madde başı yapılmış olduğunu yazmıştım. Aynı makalede ayrıca Dresden nüshasında Bamsı Beyrek Boyunun başlığında geçen, iki yanlış yazım ile bir okuma yanlışına dayanan ve şimdiye kadar Kam Pürenüñ Oğlı Bamsı Beyrek şeklinde okunmuş olan hayalet adın doğru şeklinin Bay Bora Beg oglı Bamsı Beyrek olması gerektiğini de yazmıştım (Özçelik 2015).

Bu makalede ise Dede Korkut’un eldeki iki nüshasında da yanlış yazılmış ve yazılışına uygun okunması nedeniyle ortaya çıkmış olan iki hayalet ad üzerinde durmak istiyorum. Öncelikle söz konusu iki hayalet adın metindeki eksik ve karışık yazım(lar) nedeniyle ortaya çıkmış olduğunu belirtmek gerekir. Söz konusu hayalet adlar, Kazan Beyin Evinin Yağmalandığı Boyda geçer. Bu özel adların geçtiği kısım- daki olaylarla ilgili bir özet verelim:

Kazan Bey, Oğuz beylerine ava çıkma teklifinde bulunur ve ava çıkılır. Kazan Bey’in beyleriyle ava çıktığını haber alan düşman güçler, Kazan Bey’in yurduna bas- kın düzenleyerek yurdunu yağmalar. Kazan Bey, o gece gördüğü korkulu rüya sonra- sında uyanır ve kardeşi Kara Göne’den rüyasını yorumlamasını ister. Kara Göne’nin yorumu yurduyla ilgili kötü işaretler, anlamlar sununca Kazan, arkadaşlarına avı bozmayıp avlanmaya devam etmelerini söyler ve yurduna gitmek için tek başına av yerinden ayrılır. Bu sırada düşman güçler Kazan Bey’in, Kapulu Kara Dervend’deki on bin koyununu almak için bir baskın hazırlığı yapmışlardır. Kazan Bey’in koyun- larının çobanlığını yapan Karacuk Çoban da o gece kötü rüya görür ve uykusundan uyanır. Karacuk Çoban iki kardeşini yanına alır, baskın düzenleyen düşmana sapanla atmak için taş toplar, hazırlık yapar. İşte söz konusu iki özel ad, tam olayın bu kıs- mında iki nüshada yer alan şu cümlede geçiyor:

Dede Korkut’ta İki Hayalet Ad Üzerine:

Demür Güci, Kıyan Güci

Sadettin ÖZÇELİK

(2)

Dede Korkut’ta İki Hayalet Ad Üzerine: Demür Güci, Kıyan Güci

50 Türk Dili

Dresden Vatikan

Gece yaturiken Karacuk Çoban kara kaygulu vakı‘a gördi; vakı‘asından sermürdi, örü turdı.

bu iki kardaşı yanına aldı. (21b.10- 12)

Gece yaturken Karacık Çoban kara kaygulu düş gördi, beliŋleyü örü durdı; iki kardaşını yanına aldı, agıluŋ kapusını berkitdi.

(85a.4-6)

Yukarıdaki cümlede geçen ve iki nüshadaki yazılışları gösterilmiş olan adlar, Dresden nüshası üzerine yapılmış çalışmalarda şimdiye kadar Kıyan Güci ve Demür Güci şeklinde okunmuştur.

Vatikan nüshasında ikinci adın ikinci kelimesinin Egici okunacak şekilde ya- zılmış olduğu dikkat çekiyor. Ancak Vatikan nüshasını yayımlayan S. Tezcan-H. Bo- eschoten ve M. S. Kaçalin’in de bu özel adları Kıyan Güci ve Demür Güci şeklinde okuduklarını görüyoruz:

S. Tezcan sözünü ettiğimiz ikinci kelimenin Vatikan’daki yazılışını “Başa faz- ladan bir elif getirilerek ekici okunabilecek biçimde yanlış harekelenmiştir.” (2001:

310) şeklinde yorumlamıştır.

M. S. Kaçalin ise ikinci kelimenin Vatikan’daki yazılış şekline “metinde Egi- ci” (2006: 229, 54: 05) kısa notuyla dikkat çekmiştir.

Acaba Dresden nüshasında Güci, Vatikan nüshasında Egici okunacak şekilde yazılmış olan bu özel adların okunuşu konusunda tercihimiz ne olmalı? Dresden nüs- hasında yanlış yazılmış birçok kelimenin Vatikan nüshasında doğru yazılmış olduğu- nu veya tam tersi durumun da söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Bu konu yakında TDK tarafından basılacak olan kitabımızda ayrıntılı olarak sunulmuştur. Elimizdeki iki nüshanın dayandığı ortak dip nüshada söz konusu iki adın kısmen yanlış yazılmış olduğunu ve bu yanlışlığın -yukarıda görüldüğü gibi- iki nüshaya, karışıklığa sebep olacak şekilde ve eksik aktarıldığını düşünüyorum. Her şeye rağmen Vatikan yazıcısı, ikinci ismin ikinci kısmını Egici okunacak şekilde yazmakla bu konuda bize fikir verecek önemli bir ipucu bırakmıştır.

Vatikan yazıcısının en çok yaptığı yanlışlar ekleri, kelimeleri, ibareleri eksik yazmak veya kelimeleri yanlış harekelemek olarak dikkat çekiyor. Vatikan yazıcı- sının harfleri eksik yazdığı örnekler, Dresden nüshasına göre azdır. Bu konu da ya- kında basılacak olan kitabımızda ayrıntılı olarak sunulmuştur. Vatikan nüshasında Egici okunacak şekilde yazılmış örnekten hareketle bu özel adlar konusunda şöyle düşünüyorum:

Dresden nüshasında şeklinde yazılmış her iki adın ikinci kelimesinin başında bir elif eksiktir ve bu özel adların şöyle tamir edilmesi gerekir: Demür [E]

güci, Kıyan [E]güci.

Nitekim Dresden yazıcısı şu örneklerde de kelime başındaki elifi atlamış, yaz- mamıştır:

(3)

Sadettin ÖZÇELİK

Türk Dili 51

aŋla! 49b.7 ėtdüm 142a.1 oha (<ok+a) 68b.8

er 152a.13 esen 90b.2

Söz konusu özel adların Vatikan nüshasında geçen (Vat.85a.5) şek- lindeki yazımına göre orada da Demür [E]güci, Kıyan Egüci okunması gerektiği an- laşılıyor. Çünkü bu yazımda da ilk adın ikinci kelimesi, Dresden nüshasındaki gibi, güci okunacak şekilde yazılmıştır ve başına elif yazıldığında Egüci okunur. Ayrıca söz konusu yazım şekli incelendiğinde her iki adın ikinci kelimesinde yazılmış olan cezm’in boşta kaldığı veya fazlalık olduğu görülüyor. Vatikan yazıcısı, muhtemelen önceki nüshadaki ötreleri kendi nüshasına cezm olarak aktarmış olabilir. İkinci adın sonunda Egici okunacak şekilde yazılmış olan kelimede ötre yerine esre yazılmış olduğu da düşünülebilir.

Böylesi özel adlarda Demür veya Kıyan ‘sel’ kelimelerinin yanında kullanılacak bir kelime olarak Güci ve Egüci arasında bir tercih yapmak gerektiğinde elbette yazı- lışı tartışmalı olan kelimenin anlamını dikkate almak gerekir. Buna göre kanaatimce tartışmalı olan Güci yerine Egüci’yi tercih etmek ve iki adı Demür [E]güci, Kıyan [E]güci şeklinde okumak daha uygun olacaktır. Çünkü kahramanlık, savaşçılık ve cesareti öne çıkaran Dede Korkut gibi bir metinde Egüci çok daha anlamlıdır.

Nitekim günümüzde de Demirbüken, Demirbükücü, Demirdöğen, Demireğen, Demirezen, Demirkıran, Havabüken, Kayabüken, Selbüken, Taşkıran, Yelbüken vb.

şeklindeki soyadları yaşamaktadır. Bu soyadlarının yapısına uygun olarak teklif et- tiğimiz Demür [E]güci, Kıyan [E]güci şekillerinde de ilk kelime isim, ikinci kelime fiildir (Demür/ Kıyan Eg-üci). Yani söz konusu özel adları ‘demir eğici, sel eğici’

veya ‘demir bükücü, sel bükücü’ olarak anlamak yanlış olmaz.

Kaynaklar ve Kısaltmalar Drs. Dede Korkut Dresden nüshası.

Ergin, Muharrem (1971), Dede Korkut Kitabı, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul.

_______ (1989), Dede Korkut Kitabı I (Giriş-Metin-Faksimile), Ankara, Türk Dil Kurumu Yayın- ları, 169.

_______ (1991), Dede Korkut Kitabı II (İndeks-Gramer), Ankara, Türk Dil Kurumu Yayınları, 219.

Gökyay, Orhan Şaik (1973), Dedem Korkudun Kitabı, İstanbul, Millî Eğitim Basımevi.

_______ (1995), Dede Korkut Hikâyeleri, Dergâh Yayınları, İstanbul.

Kaçalin, Mustafa S. (2006), Dedem Korkudun Kazan Bey Oğuz-nâmesi, Kitabevi Yayınları, İstanbul.

Özçelik, Sadettin (2005), Dede Korkut Araştırmalar, Notlar/ Dizin/ Metin. Ankara, Gazi Kitabevi.

_______ (2015), “Bamsı Beyrek, Kam Pürenin Oğlu muydu?, Türk Dili 759, Ankara, s.70-72.

Tezcan, Semih (2001), Dede Korkut Oğuznameleri Üzerine Notlar, Yapı Kredi Yayınları, 1457, İstanbul.

Tezcan, Semih; Boeschoten, Hendrik. (2001), Dede Korkut Oğuznameleri, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları, 1441.

Vat. Dede Korkut Vatikan nüshası.

Referanslar

Benzer Belgeler

Çok küçük yaşta ağız mızıkası ile bir şey­ ler çalmaya ve piyano öğrenmeye baş­ layan Cemal Reşid, müzikle birlikte büyür.. “ Notaları nasıl öğrendim

Araştırmamıza katılan çalışma gurubunun, coğrafya yüksek lisans programını kazanmadan önce meslekle ilişkili 9 farklı kategoride toplam 35 görüşü olduğu tespit

Tarihî kaynaklarda sadece Korkut, bazan da Korkut Ata Ģeklinde geçmesi bunu açıkça göstermektedir” (Ergin, 2008: 1). Korkut kelimesine gelince bu adla ilgili pek çok

paragrafta ise şöyle demektedir: [“Dresden nüshasında Demir Güci-Kıyan Güci şeklinde yazılmış her iki adın ikinci kelimesinin başında bir elif eksiktir ve bu özel

Burada problem Dede Korkut Kitabı’nda geçen kıyan kelimesinin Türkçe kıy- gan &gt; kıyan şeklindeki bir gelişme sonunda oluşan Türkçe bir kelime mi olduğu, veya

Sigara içme nedenleri sorulduğunda da en sık nedeni (%81.7) stres olarak gösterdikleri, sigara içenlerin yarısı arkadaşlarından etkilendiğini, %45.1’i de

Kaynak suları yer altında biriktiği ya da yeryüzüne çıkıncaya kadar geçtiği yerlerin özelliğine göre soğuk, ılık veya sıcak olabilir.. Yer altı suları,

Sigma models on Riemannian backgrounds, sigma models with a Wess Zumino Witten term, the Ward model, and the self-dual Yang-Mills equations are among these