• Sonuç bulunamadı

ELBİSELERİ. Bu konuyu <!< almadan önce kimca dolunucılık taıilıi üzerinde durmamız ç^rkiyor. Dokumacılık ^ok etki bir Kananır ve izleri milat»

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ELBİSELERİ. Bu konuyu <!< almadan önce kimca dolunucılık taıilıi üzerinde durmamız ç^rkiyor. Dokumacılık ^ok etki bir Kananır ve izleri milat»"

Copied!
28
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TOPKAPI SARAYI MÜZESİNDE BULUNAN PADİŞAH ELBİSELERİ

MacKİr CÖNÜL

Bu konuyu <!<■ almadan önce kiMca doLunucılık taıilıi üzerinde durmamız ç^rkiyor. Dokumacılık ^ok etki bir Kananır ve izleri milat»

(un önceki senelere kadar uzanır. Kökü de orta Asyaya dayanır. Ano hafin areiıacologni Ponıpellinin (>ria .Vyadu .*\^kıabud yakınla* nnda çıkardığı eneolitik medeniyet eserleriyle (esbitei(ig;ine çöre kn* yun chtilc|lirmeııİn. dolausiyle yünün esvela bu mıntakada elde edil* di^i \T dokumaalığında burada bajladıj^ı kabul edilir. Sonradan mühim iklim de^yiklİgİ yüzünden vukubulan göçlerde diğer birçoksa* nat kollariyle birlikte bu .tanatın da etrafn yayıldığı malumdur. Nite* kim bu göç kollarının yerleşikleri Sümer, EUm. Asnr. Muir se-Anadn* lu bölgelerinde bu »anala ait birçok bakiyelere hala tesadüfedilmek­

tedir. Bilhassa »oıı şamalılarda memkketımndr Kunyaıun ISO Kilu- metre Güney Doğmuşunda bulunan Çatal Höyükten çtkanUn ncoleıik çağaait dokuma parçalan' bu sanalınAnadoluda en eskiçağlarda ba|* ludiğını gösteren mühim vesikalardır. Bu kuma^lann atkıvr çüogûden mûteiekkil bulunduğu, bazılarının kabav'c bazılanrun ûc güzelolduk­ ları ifâde olunmaktadır.^ Ne ş'kiide olursa oluııı paıçalaıtn böyle do­

kunmuş bir v’aztyete gelmesi içindokumacılığın büyük bir lekamOl saf- hası geçirmiş olması icapeder. Bu itibarlaAnadoluda bundandaha ön* cebine ait bir tezgahın bulunman ebemdir. Halbuki şimdiye kadarAna- doluda Yümüklepe veya Soğuksutepe kazısında bulunan cn e>ki tez­ gah izi bakiyesi^kalkeolitik çağa, tahminen M.E. 2Ö000 senesine kadar gider. Keza 1957 de 'Fokat vilayetinin Erhaa kazan yakınındaki Hn*

I .U<lbMt.Jatrr«,}'.toK3iK«««ıÇ>ui 1l0»0k. I%7, 'Vul^RınÎScuJl»*, l9WArJu* f

*

.Vol. XIII.

7 lirtbrah, Ihnc. T<«tı^ from Ç.«ul ItO^'lk. AKİdlPİOcy. 5tw(h V<4ıım»

XV’I. Kumbtr: I, S: *1

1 Gtrvunj, joVi. Pn*fcMK*k Mdnin, Vılmütifpe İn :$>x>lh 'r«rUr. Oıfvrü ı; m (Şrkİİ I lOi

(2)

268 MCtİDK ml

I roıtrpc kazjiindan rldr rdilrn rtki tunç dcvTİnc ait Kirman* *, l>mizli- nin Kuj(c>’ doğulunda Beyce jullan mevkiinde çeşidi kükûr (Katkeo* litik brom çajt*) (alMkaUımdan* Bo^azkOyde* Eli labaLtUnnduıı, mnhtelirtarihlerde Alaeahöyük^ vt Alişar • kazılarındaki deı^ivk kilb tur tabakalarından ele getirilen ağırcık ve (caı^ah aJbrbklan gibidoku* macılı^a yarayan Jilellrr hep Çata) höyük buluntulanndan sonraki dr«

virlere aittir.

4 Omw<. Tııl»in*.UMh. Mthuıui. İbruticpc. ı\]ilar«, 1904, S; 14, Levlot Vill. 9.

RrM!23

9 S(l(*tv McSaatl.Jmks. Beytcntuıı, Loı/iod, 1942.V'«|. I, t:273 C Fâtahn. Ftaıaa. Dtr ItrlIilİMke KcnaceıSı v«o lk<ttb5y. B«lin. 1943 tl ?3

1 a Kof«T, Hamİt Zubcıir..A&ıt« l(9|tlk lufriTBO. IVJbdbU 0>l«m)İM>*ekninr«r lit âk rıp«r .AnLara l9tU> t: 2..SI, 142

" ”, AImm IKnûk.Lmk», 1997-1909dik» <alı,«at*ra ır k<«ıri<r« m ilk »*.

por.Ankara .HM. lxvı 0X111» (Retim: Ia-2b)> lzs*><a: l.XXX(X (Rmm I sv

<• Ank, KenulOteı Altta H<5\>>k llufrtyai», AnLaı», ItÛT, a; XI. XLV11 XLJX.

I.VII. LXXXIX,XC. XCIII. «;xxxv, (0CXXVII. CXXXIX, CUİKI.

II.K.Vonttr.T/V AI.İŞIİAR H67ÛL Clanıp». I9S7. Parti. Şridl: 91. <»

99. 199. 2)2 (M biOatu «>ti br rfnkunualn» eUletu•.

Pm II. Ş(bi; MM. Mb. XB.

PMt III» $dül; 99, 19S 9 Hu Mealdir 1(» bUum i

A- MUbU, P<w»« la TtpİsvTÛs Patis ı. 1) dcU hUI.

b- K<4<hjwd. LeoU. TapmcTİr dana raata|uilr. Par», I8W. a. 37.

10 Ostea. II.H, V«n örr, Thr Al.lSbar K4>*91ı •nanı «TI9»-32.Cliictc» 1937.

Paf(:)II..»:9M

II İM. Ark. Mir» fakl$afkSckûyonu. F*», X«^ 10307.

){ lMa(Ofte, Lcub. VVArabtılıtr* rrar^an-Hiltik. Raria, 19M. t: 8(01

MiMrda Benihaian nietatlantıda bulurun ilk (czgaJı örnekleri* dr Milattan rsvrl 2000. srnesinr)ipimektr itedr bunlarda tam bir tr2>

gah olduJbiHdaııbunun daha basitinin debulunma»gerekir. Yine 1930

*-1932yıllan arasında .*Mi}ar kazjlannda kalkeolilik çağa ait oldukça iyi dokunmıifknmaslann bulunmaM>*da Anadoluda böyle mllkenıınrl tez trrgahlann nıesx-ul olduğuna emarettir. Fakat ncoliuk kültür tabakala* nndan çıkarılan Çatalhoyuğun mütekâmil dokuma örnekleri memle­

ketimizde bunlardan çok ev\*rline mahsur, bir dokumacılık sanatının dolaynsiyle âletlerinin me\’cut olabİlrvrğitıi gdıtcriyor. Yine ttuıı- bul Arkeolc^i Müzesinde bulunan M.E. 9(H>«eneıunc ait tnr Hitit ka* bartma.M". Hititçe metinlerde geçen dokumatcı kelimesi” gibi diğer

(3)

YorikAn MVrr.«iMDrk.< r»t>l«Au lubImkikrI

1

269

veiikaJarda bu tanatın AnaddiKİa urihtcn ArKcki şaftlarda dnanı

«Ic^rldijhni canlı cıliırak tryit rimrktrdir.

Tarilıirtı wnntkidr\-irlmlc dr rfokıımarılıi^n munuzaro bir iterle* yi^lu>xİei(i£i ^lİkârdır. Dokumacılık tarihînde bu »analın teknikbakı* ınından geçirdii^i Mfba da mühim bir rul oynar. İlk dokumanlıkda k*j- m.-ıyın çd<{{ulrr arasından mekik vaşatuMyle alkılanıı gcçirilmcii ile dokunduğu ve bu »ürede ancak enine renkli çizgilerin meydana gcdril* dij^i gArdlmektediı. Daha »onraları ise bu ameliye de ilrrlrtilerek çn***

li renklerden ibaret çirgikryapılmi) buda temadi ettirilmek»uretiy le dokuma sathında desen vikudua getiıilmİ^tıı Küla'uı zanutıU ip«

ilkler itıcrlIıleTrk adaha küçük ve daha mükemmel şekiller meydana çıkar ve dokumacılık tekamül mertebcMne ulanır, rarihi devirlerdeki kumarlar tabiatîyledalı.ı giUel ııütnuııeleri te^ilederler. NitekimTürk MüzelrrirKİr mrs-etıtele alınabilecek en etkidokuma (iarçaları Mtllat* tan sonraki 4-6 aMrlara ait İstanbul Arkeoloji Müzeürrinde bulunan'* koptkuma^kırıdıı . Bunlar gerek dokuma bakımından oldukçakomplike bir tezgah çalıımaunı ve gerekse de»en ve renk itibariyle mütekâmil kuma} numunelerini göstermeleri itibariyle önemlidii. Keza Topkapt Sarayıırdame\x-ut bazr orta çaj^ İslâm devletlerine ait mııhielirkumap laç da o desrin ilk nûmunelerİnİ veren dokumaeıbk tarihinin kıymetli vesikalandır. Fakat bu devrin en baha biçilmez dokumacılık belgeleri

Selçük kuma}landır. Memleketimizde, bilhazta Müzelerimizde bun»

lardan hiç hir nünuıne bulunıııanıakla beraber bazı .\vrupa Mûze- İvrinde güzel örnekler vardır. lx>ndra'<la \*iktıwya*AII>ert Milzerin»

deki NUyılk Selçukİlere ait ipekli bir kuma^ parçasU* ile Lion .Müze* MtMİeki Anadolu Srlçukilerineaitn Kemha parçası bilhassazikre değer.

Bunlardan birincisi gıifon. almaca. a;^aç mutinennden mürekkep çok zenginbir desen arzedrr. Üzerindeki .Alaeddin Kcykubâd bin KeyhUs- rev yazitind^u (1810-111^7) yıllan arasında Konyadaki tezgahlarda Alaaddin Keyktıbad için dokuiuldu^u anlajiUndiğer parça da içlerini çift aslan mufirirri dolduran dairelerden mürekkeptir. Bu iki parçada teknik ve desen İMktmındanzamanlarııiin ^ahenerleridiı.

i$ lit« ArVrsMi btıhiMn la Ark M»-

Ih.,

14 Dîr<, FmıOkuy» AUihMfo, 1\izl la . s. : 474 i & Dı«. l.rrı>ıOkt«v. hı. {TA ; 47r»

(4)

UT<ı MtCİOE CÛM'L

XIV üiKü >'U4.yıl kunu|Unr>dan çok az Örnek kaldiıîmdan Ana.

dolu lıeyliklerİ zamanındaki j^rçil devri kumaflan hakkır>da tam bir fikir edinmek mümkün debidir. Böyle olmakla beraber bu devre ait

bazı kayıtlara Ala^ehirin kızıl efladi ^rya valedenilen kumalı. Denizli bezi, kırmızı kemha ve 5aİrr ^ibi kunıa^ ilimleri uyılaıak ileri bİr do«

ktımaeılıj^n nıe\'endiyeıi zikredilir'* Yine beyaz zemin üzerine koyu ran. ince uzun yapraklı ve nar motifli Osman beye (19299-1326) ait olaraklaklanan bir bohça içindeki 9 kaftan da İmdevrin ktıtnaylarıara* Hırda yer alır.

X\'.in<i yUzyılda Buruda kumaffilık çok İnkişaf etmi) bilha&sa kadife, çalma v*e kemha fçibi eirvtleri heryerde tulunmıiftur. Hatta ça* li|ma Kttemli birteşkilata bağlanmıştır. Her esnafınolduğu gİbikum;q ve kadıfretlığin de şeylı vr rei&i ulan yiğit İM^üart v*ardı.'* Yiğit İMVİa- nn vazifeleri malların işçiliğini vefİyatlannıkontrol etmekti. Bunlarda ustalardan seçilirdi.

Islanbutun merkezoluşundan sonra bütün sanat kolları gibi doku* mavıltkda buraya geçmiş, büyük bir inkişafa nuzlıar olarak XVI.net yüz.yıl da en yüksek »eviyesine uhşrmV*'* Avuca XVI.no yüz.yılda luanhulda Cskddann bir mahalaesande çaima v*ekadife tezgahlannıtı bulunduğu malumdur'*. 1502 den itibaren kanunnameler, narh def* tcıleıi ST İMitılar.-ı ait lıükümleıin her rnemlekei kumaşıtun cinslerini, dokunacağı tel adedini.boyaUnıu ve fİyatUrını gonerdiğini biliv’ornz.

'

*

Ru vaziyet X\*II. inci yüzyıl da da bir müddet devam ederse de son* lanna dnğrıı lx>zulmaya haşlar. Bilhassa XVIII.inri yüzyılda Avrupa tesirinin girmesiyle zayıflar ve XIX uncu yüzyılda büsbütün bozulur.

1K43 de Hrıekede bir faİMİka kutularak kumaş sunayii yükseltilmeye çalışılmış işe de yine .Avrupa tesirinin OnOnr geçilememiş ve XVI ş-tız* plin ihtişamlı sanat yıldızı pariatılamamışlır.

.Şimdi XV vr XVI.neı yüzyıldan kalma kafiaıılan ipçe aıılıyabil* mek için kuma$ncvileıi motif ve renklerini zikredelim Bilindiği üzere dokuma, çdzgUleıden atkının geçirilmesiyle elde edilir. Dokumacılık* l.s buna Orgtl ismi veriliri* .Atkı v*e çoagtllerin azaltılılıp çoğaltılması

lâ Dm. FaT»t-<X(i«r. .Waıap>. Türk Saıuiı, bt.I9>5. t: 2^9.

17 fbıruı 51âJUorrraı* »kiUen. no: J6I. 7J 18 YMfmn. Xumiin. Tu<k KurMjİMi. >: ^1

19 Ö<, TkUib. Türk kMn>9 tArilâ ueennür «raytmuliir. lİI ynıu Tuıl l<ih mi. Anktrj. S:

* *

jn I^İMrk, TrsTıL Tav KÜrerİ ve bo <1 on»lUrı, ht., 1917» 2)B

(5)

TorKAM ><Cxc»lxDtxl pADl^AM klbUulkiI 271 ve muhtelif şekillerde drillmesûyle yani dokuıunasiyk çcştili kumaşlar nıcş'dana getirilir. Bu itiharb kumaş <>rgû çeşidine tabiidir. Bir çok örgü çeşitleri bulunmakla beraber en önemlileri be2 örgOiÛ, dimi örgülü

*

' (kıuvaze dtmı diyagonal ilimleri ilede anılır) alla* vey'ase»

ten örgülü. Krep ve kadife örgüleridirBunlardan herbirinin nx<Ql ya«

pıldılh hakkında aynca ihlİUki bilguine lüzum vardır. Elde bulunan parçalardan ıv bazı tarihi mikalardan anlaşıldığına güre bir çok ku­

maş nevileri mes'euttur. Bunların ayn ayrı İrimleıi zikredilmekle bera­ ber^

* m önemlilerini daha doğrum padişah elbiseleri için kutlanılmış olanlarını kemha, çatma, diba, kadife, seraser. gezi . kutnu, zerbaû \'e saire teşkil eder.

AraUtf.'Kalınca dokunmuş ipekli bir kumaştır. 600 tel ile do- kunduğu zikredilir.** Kemhanın lurma ve simle dokunmuş olanlan da vardır. Bu sebeple bunlara Altınlı manalınagelen müzehhep seya gümüşlü manauna otan simli kemha:’ da denilir. Kemhalar motif sv renk çeşidi itibirariyle kadife ve çatmalardan daha zengindir. Bunlar desenlerine göre yeknesak, çiçekli, nakışlı, durenk yani iki renkli, *e- renk yani Uç renkli \*e saire gibİ ilimler aldıktan başka dokunduktan adını göre de Bursa kemhxu. İManbul kemlıau, Amasya kemlunı,Şam kemhası. Gülüsuni kemhagibi isimlerde ahrlar. Kemha padişah elbise terindeçok kultandnuş olan bir kumaştır. Topkapı Sarayı .Sfüzesinde desen itibıariyle şıek nadide ve kıymetli parçalar bulunmaktadır.

pr/oM .* İpekle dokunan ve ekseriyakabartmaçiçekli birnevi kadi­

fe kumaştır. Daha doğrusu zemin ipek olup çiçekler kabartma kadife­

dir. Bilhassa XVI ve XVII. inci yuzy*tl çatmalan fiek makbuldür.

Bunlann çoğu lAle desenlidir. Topkapt Sarayında hİurat HI (IS-lö- 1596)e ait bir elbise kayda değer. tl|. üneü Ahmet ''e Damat İbrahim Paşa zamanında dokunma çatmalara Ahmediye** adı verilmişiir.

Bundan başka dokunduktan yerleregöre de bu kumaş Üsküdar, Buı

21 Tc^ıl^ Er t<İ*mi kds* utuüan» l«t., llîUT. •: 2İR

22 NMCV'Andrr*! af>d»>ck<« EJrMcr B., PmUatrsülr* and thcir Mlaigue Amit&c lûtlbio C^hl«<tnCİı crnUıric* ine^cdın^ a tpaerofrv^narral tcciİlr «luufH atien, Xew«a^r»,

23 Ocbl Emc, Sami Anatkloptclai,

2< Yatrryn»NumUa,Turk Kunu|%>n. AnİMi» ı;İ7 drkı oçfınc^altmc 23 CcUl Eaat, SabmiAAİcüUppetAu. K<fhK> fc<lirrac«i,

n ArKvca. CctıJ Euı« jUnat Çaımt

(6)

4

070 MAdDC

Bikcik s< Aydoı ÇAtm^Un timini ahr. Alun (clIı kemha gibi alim

t

! 4

1 I

I J

telli çalma da en makbul kumaştır’\ Çatma mobilya malzemesi olarak da çok kıymetlidir. Eskiden bunlardan yaslık, sedir Örtüleri s'e saire

yapılırdı. Bilhassa Üskûdann dOjemelIk kabartma büyük çiçekli çat­ maları mrşhuıdu. Umumiyetle çaimalann lx»ylan 14 zira takriben 9 küsur metre (1 zira 70 cm. kabul edildiği takdirde) enleri de (yastık* lıkçatmalann) 1 l/4cndaze(takriben KO kûmrem) olarakhesaplanır.

XVI İT KVli.nci yûzyıklaıı k.ılma pek güzel çatmalar mevcuttur.

Bunlar kaftan svdüşemelik olarak çokkullanılmıştır.

£>i^. İpek, arma « nmle dokunmuş Wr nevi kumaştır. Bunla­

rın geniş dallı muhtelifdesende oUnlan vardır. Bir .Asya kumaşı oUn ve surnamede Acemi ve Isıanhull diba diye bahsedilen” diba sonra* dan Avrupa da imal edilmiştir. Nilekim V'enedik diba « meşhurdur.

A\rupa dİbalan Frenk ve Hindniaııtla dokunanlarda Hint dibası diye anılır.

Atkı vc çözgüsü ipekleıı olan, orta incelikte bir kumaştır.

Taraklı»»

*

, düz ve hareli çrşideıi vardır. Eskiden lûrmayidenilen bir nevi çok makbuldü. Bu kumaştan kaftan, entari, şalvar yapıldığı gibi kalınca ciminden yorgan vc yatak takımlan da yapılmt|tır. Topfca* p] Sarayında atlas kaftanlar ile unebu kumadan yapılmış 4lc(n<li bir

trpi örtükri v’s.dr bulunmak* yAUk takımbn. yastık. toFra 't

(Adır.

I î

I

I i I i ı I

» I

Kadtff: Ipckk dokunmuş, yO*û tüylü yumuşak bir kumaştır.

Fjtkidfn bunlara »uma vc «m kanşunlarak bir çok çevsiirri yapdmıp ur. Sadr» nıûAchhcp, münakka|, rengin, iplik kadİf-r, çatmal müzehhep

»• gibi... Do* w çiçekli hele yelpazeli \t karanfili kadife çatmalar çok meşhurdur. Bunların fiyatları da pahalıdır. En iyi kadife imal eden yerler arasında yine Bursa, Bilecik \x Aydos gelir. Bilhassa Buna ve Aydo» kadifeleri çok meşhurdur.’* Kadife, tirkeşden seccadeye kadar her nesi eşya için kullanılmış %•€ düz olanların çojh» da işlenmişıir. Bil-

27 öt,TthUiA, OuMnUkt dnrtnderoinS <utk kMuatluı. V bci TârfcTınh b>rtı* rai, AhImtj* t: 446

29 Surrume* tt

UAhmu^MMk,T»K^ Kukîk»1441 29 ö«. TdKüfk, TUrt kurmı urilıi ufmifd? jrwtnMbG MI TuA T«nlı boqpoi, Aalüfj» İH).«:

30 BM<ûh Numdn, Rû|ta. E»b oerte AnMkkç<4w. 1^• >919, s: III

(7)

l<>r

*

\n nCzcüKdkkİ elrUki.f*! 27$

JvAisa kaTtuıılar için ipek üzerine dokunmuş ktdifedcn çatmalar çok tercih edilmiş olup mühim bir yekûn tutar.

SaAnr: încc sırma İpekle dokunmuş bir kumaşur. Bunun sc- rateri müzehhep denilen ayn hir nevi olduğu gibi gümüş (cl yani lim ile dokunanları da vardır. Bu kumaşın imalinde kullanılan sırma, um, se ipek rinainegthe çok iyi ve adi olmak üzere muhtelif (imleri bulunur. Sonradan bunlara *'âltı mm ve gümü}um>• isimleri de verilmiş* riitnişlir. Bu kumaşdan kaAan vc kuşak yapıldığıgibikürkastan olarak da Btıİfade edilmiştir. Topkapı Sarayında bundan yapılmış kaftanlar mevruttur. Şerater umumiyetle düz desenli kumaş ite de sonralan la* me zemin üzerine renkli motifler halinde de dokunmuştur.

C/4j'.' tpek vc iplik karışımı hareli bir kumaştır. Umumiyetle ensizdir. Düz olanlan da bulunur. Hindistanda dokunan bir nevi ilini gezBİ

** adım abr. Bu kumaştan elhİM^er ve < Uppeler de yapılmıştır. Pa* dişalı elbiseleri içinde kullanılmıştır. Niteiim I. inei Sülcymana yani Kanuni (1494-t$66) ye kil sade bir kaftan siyah hareli gezidendir.

Shti/lft: Bu saydığımız eski kumaş nevilerinde en çok bulunan motifler nebati ve bilhassa çiçeklidir. İlk Selçuk kumaşılannda goril* len kartal»^ ve aslan gİbt hayv'an şekillerini XV ve XVI.ncı yUzyıl ku­

maşlarında her zaman bulmak mümkün değildir. Var ise de bunların TopkapıSarayı arşivindeki bir kaç UİIİIC kuŞ.geyik ve papağan şekli* ne münhossr olduğu görülmektedir. Nitekim XVI (.net yiızynla ait ta* vuslu ve geyikli ikİ kumaş bu hususla zikre değer.'* Buna mukabil bay* van pottlanndan taklit edilen üç benek vc dalgalı çizgi ınotiflert pek rağbettedir. Bunun Timur Örneği veya bir budizm sembolüu olduğu söylenirse dr esasının, av sahnelerini gösteren c:ski minyatürlerden de anlaşıUeaği üzere, kaplan çizgisâ ve Leopar beneğini taklitlen yapıl* dıklan gOrOlmcktedir** Netekim 'fahsin Öz de Türk kumaşları ve ka* dileleri »imli kitabında bu hulusu tarihi vesikalarla İzaha çalışmıştır.

31 T>Ww. TOckK«t|TafUU betinde kr>|braxJw. 111« TOrk Ufihkur^* rair İM)» •: &6(l

JZ Cebi Emi, âaraı AMıUoped^.G«»i kfimoc

U Bakınu; AıU(i«fQ» Ttık SmmU hl.» I9SÛ» >: Z2>-2M|rU:

♦H-470

Ttui I)nkum>rıh;t» loafcTaMbrA 1. Anbn»

I9M. R<um:X6

SJ Sofu» MckkC<iy.TCrlc Mcmdat>: IX ı»€c

Bduw; 0/tTtaİfl»Tûti Kmihh rekMİtCekrlII. h(.» 19)1. i: BS.K

I

(8)

274 MACİDK CÖ.xCL

Bu scbrpk buna bme^iismidc verilir. Bu motif bilhnua XV'(.Ch€i Y. Yıl kumaflorında dotapscyle . ijkmckrindf, çini ve halıUnnda çok kjlenınif makbul vezarifbirdeırndir.XVIII. ıı< i ylUyıldada bir müd* det devam eder. Bu itibarla bir kumavn zamanını tayin dr miyar ola­

rak da alınabilir. Yalnu bumotiflerden ibaret elbiıekr mühim bir ye>

kûtı tutar. Bundan ba^a padiyah rlbİscknndrki kumarlardan en çok ijlenen motifler nebatiolup çiçeklerden dij:er sanat fuhekrinde olduğu tpbi lâle, karanfil ba)Ugelir. Otnunlı tarihinde aynra lâk devri adiy­

le tanınan bİrde^'rin yapmanna amil olacak kadar önrmı bulunan bu çiçek çini, iflemc, V3. tanat eserlerinde olduğu gibi Türk kuma^lann.

da da birinci me\'kİi alır. Kumajlarda lâle oval \'e yuvarlakımtı olmak Uacre iki {ckilde görülür. Bunlardan bazıları iki bazıları da dört veya ulu dilindiolur. Pilim adediyuvarlaluma şekillerdedaha fuzlu görülür.

Bazan da yalnız uç çizgiden ibarettir. B<lha<na küçük dallarda bu şe* kil tercih edilir, (Şekil: 1) Nadiren de Ukkr kapalı bir şekil araeder ve içleri palamut kuzalağı şeklinde doldurulur, (^kil: 2) Bc^ dilimli lâ- kkr de görülür. (Şekil: 3 ve 4). Daha birçok şel^İller Inılmak müm­ kündür. Hülâsa Lâle bütün çeşitleriyle Türk kumaşlarında kendini göAterir. Bilhassa XVI ve XVII.inci yüzyıl kumaşlarının bir hususiyeti olarak devam eder. Ölçü ve ^killeri de çok defa kumaş cinsine güre değişir. Mesela: Kaftanlarda büyük ölçüde olanları görüldüğü gibi yastıktık, dO^mrlik kemha ve çalmalarda çok büyük şekillerine tesa­

düf edilir.

Auntn/tr; Çini, işleme, ludı sanat eserlerinde olduğu gibi ku­

maşlarda da karanfil en küçüğünden bUy'Uğüne kadar her ölçüde ve şekilde kullanılmıştır. (Şekil: 5) de görüldüğü üzere beş veya yedi taç yapraklı trk dal halinde olduktan başka birkaçı bir arada dalşekilİnde de yapılır. (Şekil: ö). Ayncadiğer çiçeklerle kanjıkdalşeklinde de te­ sadüf edilir. (Şekil:?) BilhatKa döşemelik çatmalarda yelpaze şeklinde stilize büyük karafrjîller tercih edilir, l'opkapt Saray’ında böyle yekne­ sak desenli pek çok kumaş vardır. Sümbül, gül gibi çiçekler de diğer çiçeklerle karışık olarak karşımıza çıkar. Güller stilize olarak işlen­ diği gibi yabani gül ohrak da işlenir. (Şekil: S ve ^)dan birer gül motifi görülmektedir. Bunlardan başka erik, nar çiğdem şakayık, ya.

semen zambak, şeftali çiçekleri s’esaireye de yer verilir. Yapraklardan uzun \x: b\-nmlı yapraklar, nafıalardan nar, elma, çam kozalağı a- ğaçlardan selvi hurma diğer molinerdeiı enginar, mühüru sülcyman,

yıldu. meandır vctttİre mühim hır yekûn tutar. Bilhassa XVI ve XVII.

(9)

TOPKA»( MOrMl>r)».Kİ faoİçam roImru-kI 273 nd yUz^ıl kuma^lannda motiflrıın dc kuma)4n kulUımlq \Ynnr vr hana cimine gttrr irsbit rdildikkri dikkati çekmekledir. MejeU serden, alla» vesaire gibi ipekli kuma|brÖzerinde daima küçük çiçek motifleri tercih ediimiıtir. Halbuki çatma kemhalarda her raman daha h(ı«

yOk ve hek örtGlük kumarlarda en büyük nitbetteki şekiller seçilir.

Neredeve hangi kunıaja yapıljrsa yapıkııı daima bunlarla kuma}ara* Mnda bir tenazur s-e ahenk teminine çabıhlmıı ve muvv.tftakda olun* muttur. Halta Türk kuma^lannın desen vxrenk bakımından Iran ku* mallarından da iiMün olduğu kabul edilir?* Kihr hrtUsU, unraklık, tabut Ortüsti vesaire de kullanılmak üzere yapılan kumarlar da kitabe* İrdir. Hülasa Tüık kuma}larıntn desen zenginliği her sanatkârın kolay kolay ba^aramıyacağı bir maharetle mahdut motiflerden çoğaltılmak suretiyle Türk sanatkân tarafından sade bir üslupiçindeyaratılmışve başan ile tatbik edilmiştir. Padişah elbiseleri için ekseriya çiçekli S'e nadiren de düz kumaşlar seçilmiştir.

/îml tmufrfİM Türk kumaşlarında hele XVI ve XVII.nci yüzyıl kumaşlarında görülen renkler çok mahdut olup esa.ı renk sap* sı dördü geçmez. Raşda Türk kurmızısP* olmak üzere en fazla mavi, yeşil, beyaz, bej ve siyah kullanılmıştır. Bundan »ıııra eselidenilen bal rengi ile ı»Urmai denilen fındıkiye yakın bir rengide bunlara ilkvT cet* mek lazımdır. Bu renklerin ilk zamanlardan hele XVI vc NVİi.tKİ yüzyıllarda çeşitleri hemen hemen y^ok gibidir veya pek azdır. l>aha ziyade sırma ve simin karıpmt ile renklerin belirtilmesi y-oluna gidil»

mtşlir. Renk dizimi de çok uy'gundur. Ikaim.! zjt renkler yanyaııa ge>

getirilmiş sTİmtizuelı bir ahenk temin edİImijıir. Topkapı Sarayı ndaki hudemirlerden kalına kumaşlar buhusuta en İyi vesikalardır. Binama»

Icyh bu kumaşlardan yapılan padişah elbilselrnnİn de birer şaheser o»

laeağı şüphesizdir.

Sekiiyoitda bulunan padişah elbiselerinin nevileri: Osmanlı İm»

paratorluğunda ilk zamanlardan itibaren kuilatulan lıilut ve ya kahan ile çakşır denilen genişçe şalvardan son zamanlarda ite buna İIA- vc edilen pantolon, ceket ve paltodan mürekkeptir. Bunlardan koftan»

Ur birer şaheserdir, (hmanlı Imparatorluğurıun ilk kuruluşundan, Osmanbey zamtinından itibarengiyilen elbiseler hakkında bazıresim»

97 LKhUiMİ» M&. A l{Ao<llx<ık Xlolumm>dM *rt, Yrvlc )M7« •' 271 3

* U<j hi0ifr<ki btlci içi* lulnu: Tutkurihi ftUnçmb s: I

I

I i

I

(10)

276 M.tCİDh

terden malumat edinmek mümkündür.’* *Bunlardın bilhana ecnebi mu mUdliHer tarafından çizilmcj olanbn dikkatle tetkik edilmelidir. Çün«

kü b.uıUnnin yalııi)ulduklaııa^ikfır bir surettegörülınekiedir. Meselâ bir yerde Fatih pelerinli ve ppkalı ıa$ıvir edilmi|rir<*.

3* Arif P«4ı»,U* siHum (oııurnnde rem/ur OllouAfı.Ftn*. IBM. iM'I

*0 DuTh», PUrr», R«<Mrtl*d’««Urr^ Kt<(MnlMa k» 1»!•<«» K*c*

R<r». 1773-30, CillI.cM

41 O*. Tahao, TuıLdk 'l<xııl(» Aokua l$00, s: IB 41 «Knctra. Euı. !l>n»ıAjKAkçrdıU, KafUAkritmeU.

45 Rıfiı X1r6d, TOrk Tanhi ht, ı T71, cmttı Uiîln amttvmılar. mrelrtmUrk I.

t< Ahm^ HXık, ıro Mird> ht» 1’29,

>ıram:<6

Kafim: ,Onü a^tk, uzun ve bol kollu bir elbitedir. Bkıenyeı Ic paditahlartarartıx]naKİplenbu elbûenin muhtelifİMnıleri vardır. Bun­

ların tib}'anı nafi*' denilen vt harpde zırhların ûtıüne giyilen içi pa­

mukla doldurulmuş kalınca nevilerioldu^ gibi giyenlerindereceleri­ ne göee haıUİhAi, kuşluk, ala, bala, elvangibi ilimler alanları da laı- dır

* ’. KaJtan padişahlartarafından giyildi||i gibi, verirler, Mdrazamlar v-e diğer bazı yu bek saray ricali tarafından da giplirdi. KaBanın ekse­

riya buzevata taltifmahiyetinde hedi)Yedilıdiktenbaşka bazı sanat erbabının yaptığı ve bayramda padişaha hediye ettiği sanat eseri kar­ şılığındadaverildiğigOıûlUr. Nitekim Kanuni zamanına ait olduğu tahmin edilen bir hediye defterinden anlaşıldığına göre getirdiği hediye karşılığı tıakkaşbaşı Hosan'a 5000 akçeve bir benek kaftan, kuyumcu başı Muhiltin'e5000 akçe vr bir benekkaftan hediyeedildiği kaydedil­ mektedir.•> Bunun gibi bir çok misaller daha bulmak mümkündür Koftanbr daimaen iyikumaşlardan yapılmıştır. Bunlarda desen olarak lAk, karanfil, üç benek, enginar, nar, yaban gülü vesaire kullanılmıl ve ekşeriyeile yeknesak motifler seçilmiştir. Kaftanların imalinde kul­

lanılanmalzeme vr dokunmatamna çok dikkat edilmişhatta buhuşu susun temini için zaman zaman fermanlar çık.'ırılnuşur. XVI.nci yüz­ yılda İstanbul kodluna gönderilen hir hUkûmde muhtelif dokuma iş­ lerinde kullanılan ibrişimin 4 D kat anuunda iken yalın kat yapdmıya haşlandığı ve imalathanelerdeki kumaşlann yalın kat işlendiği bun­

dan vazgeçilerek yine eskisi gibi çok katlı ve sağlam işlenmedi emre- dtlmekte aksi takdirde cezaya çarptırılacaklan açıkça ifade olunmak­

ladır.

*

(11)

TOPKAM mCzkaİ.vdrkI fadI^ah CLShctcnl 277

I

Hakikaten elde kaUıı kaftanların fevkalade kumaşlardan yapıl- mi) olmau buzikredilen fermanların ne kadar güzel tatbik edildiğinin en eanlı örnekleridir. Topkapı Sarayında XVI. üncü yüzyıldan itiba­

ren numunelerini gördüğümüz pek nadide müteaddit kaftanlar sar* dır. (Resim: 1 • '9. .Muhtelif padişahlara ait kaftanlan gösterir.

4} Yuutu.J., berin «<pannui d* (h< rmprvnne/Turk/vfrnm the tıunddıunn «T lie

</ ile ıiKomhv I» ihe yrv 1815.

44 Orj). M Z<U. &ck«jUI<rde|^mn>w, Tttrketncfntfp ıler|M^ IW3>

t; l>

h'ibk: Hayvanlardan elde edilen ç<4: siCAk tutan bir giyim ri­ yasıdır. Bunlar başlı başlarına giyildiklerigibi kaftanların yakalannda ve kollannda sth makamında veyaastarolarakda kullanılmıştır. Kürk­

lerin bir Çök nevileri olmakla lx*raber en önemlileri kakum. samur, til­

kive sairedir. 'I'npkapı Sarayındaki padişahelbiseleri scksiyKmund.'i bir kaç kıymetli giyilecek kürkten başka susolarak kaftanların içine kapbn- tnış veya yaka, kol ketuıılarına konulmuş kürklerde mevcuttur.Yaban* fi müelliflerin neşrettikleri elbiseler de çok defa mevruttur. Yabana müelliflerin neşrettikleri elbiseler de çok defa kürklü olarak ta&vİr edilmiştir.”

Çcess^' dbu/Irri: Bundan maksat Önü açık veya kapalı küçük el­

biselerdir. Çoçuk kaftanı demek daha doğrudur. Çünkü tamamİyle kaftanın küçüğüdür. Önleri açık urun veya ktva kollu olmak Üzere muhtelif nevileri vardır. Vmtımiy’etle yakacızdır. Yan rtekirri bolluk vermeküzereeklenmiştir. Daha Doğrusu peşlidir. .Muhtelifcins ipekli kumaşlardan yapılmışlardır. Topkapı Sarayı .Müzesinde Şehzade ve Sultanlara ait müteaddit çocuk elbiseleri bulunmaktadır.

.

* Belden itibaren giyilen paçalan ayn bir nevi üstten giyi­

len dondur. Erkek ve kadın şalvariarı ayrıdır. Bir çok ncvıleTİ vardır.

Pa^abn bol olanına çak^r denilir.’* Çaktır Oımanlı pdiphUn rafıntan pyilmi) it bunun için dr iyi kumalar kullanılmıştır.

ta>

Cdİrl .* İki rıkrklri' (iimfındaıı giyilen s-e takım elbise de denilen iki parçadan mOrekkep bir elbİfC nevidİ Onu kapalı dik ya.

kail olanına setre denilir. İkinci Mahmul zamanında .^vrupahlaşnu dolayuiyle kıyafrttr de büyük bir inkilapolmuş vc raket ve pantolon giplmiye ba^lanmtşur. Padişaldar (arafıridan giyilensetrelerin umumî* yetir önleri kapalıST yakalan diktir, önler, yakalar \e kol kapaklan sırma işlidir.

(12)

278 K&CİOC

Kı^n ûtU giyilen kalınc* ktımafun yapılmıı tnunra bir dt} elbiselidir. CHmanlıtarda ceket pantalon gibi paltoda kıyafet ınki- labtiyk birliktr gi^’ilmiye ba^nmiftsr. Gene) olarak padişahlar tara­ fından giyilen paltolar da dik yaltabdtr ve yaka konarlan. önleri, kol

kapakları sırma işlidir.

?dpar/ar.

* Ayağa giyilen bir giyim eşyasıdır. Başmaktan fümeye kadarmuindir nevileri vardır. Aşağıda başmak, terlik ve çirimelerg6«

görülmektedir. (Resim: VI"1X)

(13)

rOTKAFt r^oİ><<n rtaheuRi 279 Rom I K«Jun« XMmc< N <14$2-H9I) Kicm nml^OJcdoc M«lnMc4« UırrriH XI nrt 4 (rAimiiçindeUhnb^kçe muhnl Sük)inM moeertcdnden nümUepyebıe- Mikdfamtftdir. Mûhürlrdo ctrı/İMinı bc Mbüı »cyı Mktum; kırAiıfi14«lh<ıİk IVc >e

<bllan doldmr.OnU nk lenüıyt uk ddtmCUJlr. YaIm)*wAtlık okip 115aknlly dur. w lAİhr Corr My'bi^imcndc O>MniuİMdtfl. $«n ipek iMVİıdr. Kcınb>d«j«dtr

Retim II KaA^n» Omun İli» |I4M«)7JT1« Kvvnırı. .br^TU ip4 tr wmı ilr dekmmü} k/mladandır. Çokbu^uky^pTAk%r »uliır HırnuA/Urî ilr bunlı/ın mrrb«< nU doktan çok lıelctccti cvbuLUrdan ibam birdmni va/d*. VapraUarın içlen Aktaklı mavi (me ^Ucürrle bilumkıv a^nlmn. w hrrkirinin erlMuu ıldUr bryu baçik {içeUrr yapıbrattır. Nnrfnrvı dt içerini beyaa tt mm mrmkp n bm/rr kuçtık cıçeUrr doldunır»

Arada uaamnyaprak *c rurUnn birernptı bA^tandıUan «rm»tı îb çirciarmada kabnu«

run krorık h«dann lUntcn m >ımo uartineaun w br>^/ karBaTık brmrr ıhiiae çiçeUrr vMrr. Yaprak ^e mrbar bubü>Mk lulhırA baçı>k harr upUmrrtmhır. Km kâiiu «İup bol

aiuUih 4«ıdcıı ay biçiminde «vmc^adur. ÖaM ioe «mı yrnıU ba0k mk dk|tncl»«

dır. Yaba yu%*aîbk a>Mn(ulı>dur. w imaeınakendi kumtfndaa nmx brye peçvriIfTuyair.¥•♦

k>,4nlrr, b>lkenarlanteelUerin içincİtanrtnkac kendinde* üçer puq^ ipekkunuala cima Miaritdır.Bd(4n brde* bo>>a brmm mtnrb kapUır.K<rkucundıdokundu^ yerin alameli Tanka

* *yrdr.

Rmm 111 KaAan: Xlekm« II Srrmalı *e kırnm baddr çntmadand*» klntiflrroeiada p>rbk.kb^UurrraadM biryıMuıoetrafına traUnrop üçerperili aİQ*dc(

amdan mUrkkep dmtıUmaOrudı pnlrdAkri fcniydSrtke* KU>AdeU pryeİArdân mMe* aeUoIdir. Yaka* {ok k4{ük yvvartakoyuntulu<<upc*M bir biyetesirilcaratir Oniı «aadıya

«çıkar. C<c^ kaptıran wmaklentbm berbıri kü(ük burrrnrviAbdy|mr de iliUrnir.

Kntlar perH bandn. Önden ny* taçanundr nyuntulndur.Vaki AnveCtrl kenarlan etnkMrıseİçidebrnittiİpck aaıarUbıphdv.

RreMB 1k' KaTunt Selm I.{I4?9«İ 130) Lktrrerl ürerine lirmh eval buyuk{it<il<r»

dc

* mıirrrkbp ynkilbr arAMnda kalan küçük dç«r betKUi m{ ipmp İnlinde y«pAttt| bir de* teni vardhr, Knbn Mden ay lekflnde pyMrttnlu w kaadr. &>ym b*u yuvarlak öymtnba

«brp kenarınaim biye peçvılrrü|nrıOnOsırm veU<Ke<(ipdÜednkunnn*Kr'iüer lebutJb* n birkıiirrndopavterlr aüdudür. >Uek bekadır. I{ı İortnuı jpdk afturbkr.

Resiaa V Setim I in çocuUuk bdine^ K«fnuı AmİM bdyak Rçnr «an b^erk auılİf* Mir» San te brrouı İpekle dekmmurtur. Yabrı yuvarkık oyuntulıdMe. vr vh {eıriUdir.

Oad aok <<up, bek kadar iankjrmuı ırminr çiryçib kumaytan «udrvle Lıpbıkr. Ön»

de İrer çtud ilik trduk*e Bekapanır.

Rem

* VI Kim» kadfeden, yiıi* «rrru lyl>bir <ifı pabaç. (XVII XV]irin<i yur»

pli.

Kerim VJl O*d trkunç kenarlanraprak teklindeımuiidkbrmırıd/ndmçneykçu* meridir <XVJI1 XiX*urKy yuayıl).

Rnim VI11 San drri Orerrcıv «lyah çıagıhSıçer küçük Ay kırmut V^c MOÜıfU Ur çaA pabuç lWmıkr (KYCmn sOıyıl}.

Roim IX Yufu^rrrltlrnvf«uderi mreaoda* brrçdt •e<ük{XIX*mCM sdaydl.

(14)

280 MACİM. C^OL

Ş<t3; t

(15)

ropfcnrı Nexc»lNDCKi fadIçah txaiseunı 2A1

lV

$dul: 2

(16)

282 M&ctoe

Çekili $

(17)

I

lorKArt mCscsIkdkkI RtaUcLF*! 283

$«U; 4

(18)

/

I

i

/ l

!

$ekU: 5

Şekil: e

(19)

TOPCAM Mr2»>İM>KKİ FAUtÇAM EUİtKUBİ 2a>

ŞcU; t

(20)

2B6 Kidoc CÖKCt

Ş(bt; 9

(21)

fvr».«rı Ni'zcsİMOKKl PAnt^iM vi«İ«ki.ckI 287

4<iİh9

(22)

İ9^

t) I

<■

*

Rn^: 1 F4tA*in k>fh>n> CI\K.S.M. Vitıİn: l« Tav. Xc« *412}

(23)

mrK.trı Mrrr«İnurhi ı.«.ııU»-i.r*l

Y-

I’

€>

5c . . ’c . ’ '•* V ' • ’ *

lît 3t

9

'sV

I 1 *

f'

* î%l

II Otmın III uo kıAvı» {T.KAM.VîlMS 19 l’ııv» Ncfc99(J}

(24)

291

/•

1

» . İJ

rr

’ı/ -' i .

r

Rr»in: 111 FMihlh luhaiı) »rT-KAM. Viuitı: 99» Tnv ldi^<

(25)

392 TOfkATİ ZADİ’IM nai»»ı>Kİ

Roim: 1%'. Sflim I ûı luTunı t'tCT.S.M.. I

(26)

MACİvr «üî<tı. 2W

>

t

4

I

V »I- I mcKHlİHlk.t'-.mtT.K.S.M.Vİui.:»!. l-nv-N». «I

rr.K.S.M., Vb«»n; *. Kn* ’. N». >Î>M:

Roim: VJ KAiAI<^<n \wın» W» P*»^ ’.

(27)

’JJM «K '»M <1 «*pu^ mg jha :«’*>«

f.

<»ıoj hu*n iia juimm

ıt

I

>

|va^3<i<ta ur>|4*4 >M4aK|<JX.iK nvm4<u

«< k :

(28)

cösİ'l

il

1

Rrwn: IX G*»û> UfU Vitrin: <•» k. Env. X«1<UB1

Referanslar

Benzer Belgeler

Baskıya karşı direnme, hukukun dışına çıkarak veya hukuk dışı yollarla iktidara geçip hukuksuzluğunu devam ettiren ve bu suretle meşruiyetini kaybeden, gücünü baskı

Sitotoksik CD 8 yüzey reseptörü Direkt sitotoksik:perforin İndirekt sitotksik:lenfotoksinler Yardımcı CD 4 yüzey reseptörü Lenfokinler salgılarlar Interlökin 2,3,:sitotoksik

Bu farklılık, 04 Haziran 2011 ekimine ait ebeveynler Vs melezler varyasyon kaynağı ile 26 Nisan 2011 ekimindeki babalar arası varyasyon kaynağının yanı sıra

On sene her gün « Laboratoire » teharriya - tından sonra, asıl maddenin , hakikatda , bir gün serbest edilmeye musta‘id, hatır ve hayale * gelmez mu‘azzam

«Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk - Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu - Sen­ siz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu - Sen­ siz esenliğimizin

Buna göre, bu araştırmacının hipotezi hangi seçenekte doğru verilmiştir?.. A) Bitkilerin gelişmesinde ışık

Daha sonra gelişmekte olan ülkelerde kalkınmanın önkoşulları ve Ar&Ge ilişkisi üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Güney Kore kalkınma süreci değerlendirilerek,

8, 9. soruları aşağıdaki metne göre yanıtlayınız. Lider ve yönetici ile ilgili: I. Lider, doğru olan işleri yapar. II. Yönetici kendine yeni hedefler belirler. III. Lider