• Sonuç bulunamadı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN PSİKOLOJİSİ) ANABİLİM DALI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN PSİKOLOJİSİ) ANABİLİM DALI"

Copied!
449
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN PSİKOLOJİSİ)

ANABİLİM DALI

HUZUREVİ YAŞLILARININ MANEVİ GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİ VE DEĞER ODAKLI MANEVİ BAKIM PROGRAMININ UMUT, PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE TANRI

ALGISI DÜZEYLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

DOKTORA TEZİ

ABDULLAH DAĞCI

Ankara – 2020

(2)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN PSİKOLOJİSİ)

ANABİLİM DALI

HUZUREVİ YAŞLILARININ MANEVİ GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİ VE DEĞER ODAKLI MANEVİ BAKIM PROGRAMININ UMUT, PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE TANRI

ALGISI DÜZEYLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ*

DOKTORA TEZİ

ABDULLAH DAĞCI

Tez Danışmanı Prof. Dr. Öznur Özdoğan

Ankara – 2020

*Bu araştırma YÖK 100/2000 öncelikli alanlar doktora projesi kapsamında “yaşlılık çalışmaları” tematik alanında yapılmış ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından desteklenmiştir.

(3)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ (DİN PSİKOLOJİSİ)

ANABİLİM DALI

HUZUREVİ YAŞLILARININ MANEVİ GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİ VE DEĞER ODAKLI MANEVİ BAKIM PROGRAMININ

UMUT, PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE TANRI ALGISI DÜZEYLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

DOKTORA TEZİ

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Öznur Özdoğan

TEZ JÜRİSİ ÜYELERİ

Adı ve Soyadı İmzası

1- Prof. Dr. Öznur Özdoğan ………… …..………..………

2- Prof. Dr. Veli Duyan ……… …..………..………

3- Prof. Dr. Özcan Güngör………….. …..………..………

5- Doç. Dr. Salih Aydemir……… …..………..………

4- Dr. Öğr. Üyesi Mualla Yıldız … …..………..………

Tez Savunması Tarihi 18.12.2020

(4)

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜNE,

Prof. Dr. Öznur Özdoğan danışmanlığında hazırladığım “Huzurevi Yaşlılarının Manevi Gereksinimlerinin Belirlenmesi ve Değer Odaklı Manevi Bakım Programının Umut, Psikolojik İyi Oluş ve Tanrı Algısı Düzeyleri Üzerindeki Etkililiğinin Değerlendirilmesi (Ankara 2020)” adlı yüksek lisans - doktora tezimdeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplanıp sunulduğunu, başka kaynaklardan aldığım bilgileri metinde ve kaynakçada eksiksiz olarak gösterdiğimi, çalışma sürecinde bilimsel araştırma ve etik kurallarına uygun olarak davrandığımı ve aksinin ortaya çıkması durumunda her türlü yasal sonucu kabul edeceğimi beyan ederim.

18.12.2020 Abdullah DAĞCI

imza

(5)

Önsöz

Geleneksel psikoloji araştırmaları insanoğlunun olumlu vasıfları üzerinde durmak yerine olumsuz nitelikleri üzerinde yoğunlaşır. Yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkan pozitif psikoloji akımının etkisiyle bu durum tersine dönmüş ve insanların olumlu yönleri üzerinde yapılan araştırmaların sayısı günümüzde artmıştır. Bu olumlu yönelim, göreceli olarak daha hassas yapıya sahip engelliler, devlet koruması altındaki çocuklar, yatalak hastalar ve yaşlılar gibi grupların bütüncül sağlıklarını elde etmelerine katkı sunmaktadır.

Bireylerin manevî yönünün desteklenmesinin, bu hassas gruplara önemli katkıları olduğu araştırmalar tarafından da ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda araştırmada hassas gruplardan biri olduğu düşünülen huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimlerini incelemek; bu gereksinimleri karşılamaya yönelik manevî bakım içerikleri hazırlamak ve uygulamak; bu manevi bakımın umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı düzeyleri üzerindeki etkililiğini araştırmak amaçlanmıştır. Araştırmada temel olarak; ‘Huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimleri nelerdir?’, ‘Bu gereksinimler hangi manevî bakım içerikleriyle karşılanabilir?’, ‘Bu manevî bakım içeriklerinin uygulanması huzurevi yaşlılarının umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı düzeylerini nasıl etkiler?’ sorularına yanıtlar aranmıştır.

Huzurevi yaşlılarında manevî başa çıkma ile ilişkili olan bu araştırma giriş, kuramsal çerçeve, yöntem, bulgular ve tartışma, sonuç ve öneriler olmak üzere temelde altı bölümden oluşur. Giriş bölümünde araştırmanın problemi, konusu, amacı, önemi, hipotezleri, sınırlılıkları ve araştırmada kullanılan terimlerin tanımları açıklanmıştır.

Araştırmanın kuramsal çerçeve bölümünde yaşlılık dönemi ve manevî başa çıkma ilişkisi üzerinde durulmuştur. Bu çerçevede maneviyatın ne olduğuna dair açıklayıcı bilgiler sunulmuş, maneviyat ile din arasındaki ilişki ele alınmış, maneviyat ile ilişkili olarak literatürde bulunan ölçme araçlarına yer verilmiş, huzurevleri ve sağlık kuruluşlarında manevî bakım ile ilişkili olabilecek araştırmalara değinilmiştir. Ardından araştırma

(6)

konusuyla ilişkili yaş, yaşlanma, yaşlılık ve yaşlı kavramları açıklanmış; yaşlılık dönemi genel özellikleri belirtilmiş; yaşlılıkla ilgili temel psiko-sosyal kuramlar olan kopma kuramı, etkinlik kuramı ve süreklilik kuramına yer verilmiş; yaşlanmanın boyutları ele alınmış; yaşlılık dönemindeki başlıca sorunlar belirtilmiş; yaşlılık dönemi kişilik tiplerine değinilmiştir. Daha sonra manevî başa çıkma ve yaşlılık arasındaki ilişki bağlamında sağlık sorunları ve ölüm kaygısıyla manevî başa çıkma konusu ele alınmış, yaşlılık döneminde manevî başa çıkma ile ilgili araştırmaların bulgularına değinilmiş, yaşlılık dönemi manevî gereksinimlerine yer verilmiş ve yaşlılıkta dinî başa çıkmaya yönelik açıklamalar yapılmıştır. Son olarak araştırma kapsamındaki değişkenler olan umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı kavramları literatür eşliğinde detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Yöntem bölümünde ise öncelikle araştırmanın modeli ve çalışma grubuna dair bilgilere yer verilmiştir. Ardından verilerin toplanması ve çözümlenmesi kapsamında araştırmaya dâhil edilme ve araştırmadan dışlanma kriterleri, araştırmada kullanılan teknikler, verileri elde etmede faydalanılan ölçme araçları, araştırmanın geçerlik ve güvenirliği, uygulama yapılacak yerin ve zamanın belirlenmesi ile araştırmanın aşamaları ve verileri analiz etmede takip edilen sürece yer verilmiştir.

Araştırmanın bulgular ve tartışma bölümünde öncelikle huzurevi yaşlıları ile gerçekleştirilen ikili görüşmeler, huzurevinde yapılan gözlemler, alanyazın taramaları ve alan uzmanlarının katkılarıyla genel hatları çizilen yaşlılık döneminde manevî gereksinimlere dair bulgulara ve bunlara ilişkin tartışmalara yer verilmiştir. Bunun yanında, en uzun süre yaşadığı yerleşim yeri, eğitim düzeyi, mesleği, emeklilik durumu, medeni durumu, çocuk sahibi olup olmaması, bedensel engeli olup olmaması, sürekli kullanılan ilaç olup olmaması, huzurevine gelmeden önce kaldığı yer, huzurevine gelmesinde en çok kimin etkisinin olduğu, hangi yaş grubunda yer aldığı, dul olup olmaması, huzurevinde kalma süresi, yaşayan kardeşi olup olmaması gibi katılımcılara dair betimleyici bilgilere yer verilmiştir. Son olarak uygulanan manevî bakımın umut,

(7)

psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı düzeyleri üzerindeki etkililiğini ortaya koymak amacıyla, ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanan ölçme araçlarına dair istatistiksel bulgular ve bunlara ilişkin tartışmalar ortaya konulmuştur.

Araştırmanın sonuç bölümünde öncelikle çalışmanın manevî gereksinimleri tespit bölümünde elde edilen sonuçlara yer verilmiştir. Bu bağlamda alanyazın taraması, yapılan gözlemler, ikili görüşmeler ve alan uzmanlarının görüşleri üzerinden huzurevi katılımcılarının manevî gereksinimlerinin neler olduğuna dair genel sonuçlar bu bölümde ele alınmıştır. Ardından araştırma kapsamında uygulanan manevî bakımın umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı puanlarını artırmadaki etkililiğine dair sonuçlar sunulmuştur. Bu çerçevede huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimlerini karşılamaya yönelik uygulanan manevî bakım içeriklerinin katılımcıların umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı düzeyleri üzerindeki etkililiğinin sonuçları genel hatlarıyla verilmiştir.

Araştırmanın öneriler bölümünde ise araştırma konusuyla ilgili ilerde gerçekleştirilecek yeni çalışmalara ve huzurevleriyle ilişkili olan kurumlara yönelik olarak, çok sayıda öneride bulunulmuştur.

(8)

Teşekkür

Araştırmanın yürütülmesi sürecinde çok sayıda kişinin katkısı olmuştur. Öncelikle araştırmanın her adımında danışmanlığımı üstlenerek benden desteğini, bilgisini ve tecrübesini esirgemeyen hem ilmi hem de insani açıdan üzerimdeki emeğini her zaman dile getirdiğim danışmanım Sayın Prof. Dr. Öznur Özdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunarım. Yine bilgi ve yönlendirmeleri ile araştırmanın başından sonuna kadar bana yol gösteren Sayın Prof. Dr. Veli Duyan’a, araştırmamı inceleyerek eşsiz öneriler sunan Sayın Prof. Dr. İsmail Tufan’a, tez izleme komitemde yer alan Sayın Prof. Dr. Mehmet Cem Şahin ve Dr. Öğr. Üyesi Mualla Yıldız’a teşekkürlerimi sunarım.

Manevî bakım uygulamalarının sorunsuz olarak yürütülmesinde büyük yardımları olan Sinop, Konya ve Kastamonu huzurevlerinin hem sakinlerine hem de idareci ve personellerine desteklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Bunun yanında araştırmaya yaptıkları akademik katkılardan dolayı burada isimlerini yazamadığım alandaki bütün hocalarıma teşekkür ederim. Ayrıca araştırmanın her aşamasında bana destek olan kıymetli eşim Arş. Gör. Sema Dağcı’ya ve tezin son okumasını yaparak katkı sunan abim Dr. Öğr. Üyesi Tahir Dağcı başta olmak üzere bütün aileme teşekkür ederim.

Ankara 2020 Abdullah DAĞCI

(9)

İçindekiler

Önsöz ... I Teşekkür ... IV İçindekiler ... V Kısaltmalar ve Simgeler ... VIII Tablolar Listesi ... IX Şekiller Listesi ... IX

GİRİŞ ...1

1. Araştırmanın Problemi ... 1

2. Araştırmanın Konusu ... 1

3. Araştırmanın Amacı ... 2

4. Araştırmanın Önemi ... 4

5. Araştırmanın Hipotezleri ... 6

6. Araştırmanın Sınırlılıkları... 8

7. Tanımlar ... 9

BİRİNCİ BÖLÜM KURAMSAL ÇERÇEVE 1. Manevî Başa Çıkma ... 12

1.1. Maneviyat ... 16

1.2. Maneviyat ve Din İlişkisi ... 21

1.2.1. Dinî Başa Çıkma ... 26

1.3. Literatürdeki Maneviyat ile İlgili Ölçme Araçları ... 28

1.4. Farklı Kurumlarda Manevî Bakım Araştırmaları ... 30

1.4.1. Huzurevlerinde Manevî Bakım Araştırmaları ... 31

1.4.2. Sağlık Hizmetlerinde Manevî Bakım Araştırmaları ... 34

2. Yaşlılık ... 37

2.1. Yaşlılık ile İlgili Kavramlar ... 37

2.1.1. Yaş ... 39

2.1.2. Yaşlanma ... 39

2.1.3. Yaşlılık ... 40

2.1.4. Yaşlı ... 42

2.2. Yaşlılık Dönemi Genel Özellikleri ... 43

2.3. Yaşlılık ile İlgili Psiko-sosyal Kuramlar ... 45

2.3.1. Kopma Kuramı ... 46

2.3.2. Etkinlik Kuramı ... 46

2.3.3. Süreklilik Kuramı ... 47

2.4. Yaşlanmanın Boyutları ... 48

2.5. Yaşlılıkta Başlıca Sorunlar ... 51

2.5.1. Yalnızlık ... 52

2.5.2. Hastalıklar ... 52

2.5.3. Depresyon ... 53

2.6. Erikson’un Psiko-sosyal Gelişim Kuramı’nda Yaşlılık ... 54

2.7. Felsefede Yaşlılık ... 56

2.8. Yaşlılıkta Kişilik Tipleri ... 57

3. Manevî Başa Çıkma ve Yaşlılık ... 61

3.1. Yaşlılıkta manevî Başa Çıkma ... 63

3.1.1. Yaşlılıkta Sağlık Sorunları ile Manevî Başa Çıkma ... 66

3.1.1.1. Yaşlılıkta Salgın Hastalık Süreciyle Manevî Başa Çıkma ... 70

3.1.2. Yaşlılıkta Ölüm Kaygısı ile Manevî Başa Çıkma ... 73

(10)

3.1.3. Yaşlılıkta Manevî Başa Çıkma ile İlgili Araştırmalar ... 74

3.2. Yaşlılıkta Manevî Gereksinimler ... 75

3.3. Yaşlılıkta Dinî Başa Çıkma ... 78

3.3.1. Yaşlılıkta Dinî Hayat ve İslam’da Yaşlılık... 80

3.3.2. Yaşlılıkta Dinî Başa Çıkma ile İlgili Araştırmalar ... 86

4. Umut ... 87

5. Psikolojik İyi Oluş ... 92

6. Tanrı Algısı ... 97

İKİNCİ BÖLÜM YÖNTEM 1. Araştırmanın Modeli ... 106

2. Araştırmanın Çalışma Grubu ... 110

3. Verilerin Toplanması ve Çözümlenmesi ... 112

3.1. Araştırmaya Dâhil Edilme ve Araştırmadan Dışlanma Kriterleri ... 112

3.2. Araştırmada Kullanılan Teknikler ... 113

3.2. Araştırmada Kullanılan Ölçme Araçları ... 118

3.2.1. Sürekli Umut Ölçeği (SUÖ) ... 118

3.2.2. Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİÖ) ... 120

3.2.3. Tanrı Algısı Ölçeği (TAÖ) ... 122

3.3. Araştırmanın Geçerliği ve Güvenirliği ... 124

3.4. Uygulama Yerinin ve Zamanının Belirlenmesi ... 127

3.5. Araştırmanın Aşamaları ve Analiz Süreci ... 127

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BULGULAR VE TARTIŞMA 1. Manevî Gereksinimlerin Tespit Edilmesine Dair Bulgular ve Tartışma ... 130

1.1. Niyet ... 132

1.2.Tövbe ... 137

1.3. Aşkın Yanımız Maneviyat ... 144

1.4. Olumlu Düşünme ... 154

1.5. Sevgi ... 164

1.6. Şükür ... 173

1.7. Sabır ... 179

1.8. Tevekkül ... 185

1.9. Affetme ... 192

1.10. Tek başınalık ... 199

1.11. Barış ... 210

1.12. Bilgelik ... 217

1.13. Mutluluk ... 227

2. Manevî Bakımın Umut, Psikolojik İyi Oluş ve Tanrı Algısı Düzeyleri Üzerindeki Etkililiğinin Tespit Edilmesine Dair Bulgular ve Tartışma ... 239

2.1. Örneklem Grubuna İlişkin Betimsel Bulgular ... 239

2.2. Ön Test, Son Test ve İzleme Testlerine Dair Ön Bilgiler ... 243

2.3. Deney Grubunun Ön-test ve Son-test Puanlarının Karşılaştırılması ... 244

2.4. Kontrol Grubunun Ön-test ve Son-test Puanlarının Karşılaştırılması ... 245

2.5. Deney Grubunun Son-test ve İzleme Testi Puanlarının Karşılaştırılması ... 246

2.6. Kontrol Grubunun Son-test ve İzleme Testi Puanlarının Karşılaştırılması ... 247

2.7. Deney Grubunun Ön-test ve İzleme Testi Puanlarının Karşılaştırılması ... 248

2.8. Kontrol Grubunun Ön-test ve İzleme Testi Puanlarının Karşılaştırılması ... 249

2.9. Ölçme Araçlarından Elde Edilen Sonuçların Değerlendirilmesi ... 250

2.9.1. SUÖ’den Elde Edilen Verilerin Değerlendirilmesi ... 252

(11)

2.9.2. PİÖ’den Elde Edilen Verilerin Değerlendirilmesi ... 255

2.9.3. TAÖ’den Elde Edilen Verilerin Değerlendirilmesi ... 258

SONUÇ ...264

ÖNERİLER ...277

1. Genel Öneriler ... 277

2. Kurumlara Yönelik Öneriler ... 280

OTURUMLAR Oturumlar Öncesi Genel Bilgi ... 285

Araştırmanın Ön Uygulaması ... 287

Açılış ... 292

1. Oturum: Niyet ... 296

2. Oturum: Tövbe ... 301

3. Oturum: Aşkın Yanımız Maneviyat ... 308

4. Oturum: Olumlu Düşünme ... 313

5. Oturum: Sevgi ... 318

6. Oturum: Şükür ... 322

7. Oturum: Sabır ... 326

8. Oturum: Tevekkül ... 330

9. Oturum: Affetme ... 334

10. Oturum: Tek başınalık ... 339

11. Oturum: Barış ... 343

12. Oturum: Bilgelik ... 348

13. Oturum: Mutluluk ... 353

Kapanış ... 358

KAYNAKÇA...369

EKLER Ek-1. Maneviyat Tanımlarının Odak Noktaları...400

Ek-2. Gözlem Kayıtları ...401

Ek-3. Gözlemlerden Elde Edilen Temalar ...405

Ek-4. İkili Görüşme Soruları ...406

Ek-5. İkili Görüşmelerden Elde Edilen Temalar ...413

Ek-6. Araştırmada Kullanılan Ölçekler ve Kullanım İzinleri ...414

Ek-7. Etik Kurul İzni ...417

Ek-8. Temaların Maneviyatın Boyutlarına Dağılımı...418

Ek-9. İfadelerine Yer Verilen Katılımcıların Niteleyici Bilgileri ...419

Ek-10. Aydınlatılmış Onam Formu ...420

Ek-11. Resmi İzin ...421

Özet ...431

Abstract ...433

Özgeçmiş ...435

(12)

Kısaltmalar ve Simgeler

A Deney grubu katılımcısı

Akt. Aktaran

Ank. Ankara

B Kontrol grubu katılımcısı Bkz. Bakınız

BM Birleşmiş Milletler Çev. Çeviren/ler

df Serbestlik derecesi DİB Diyanet İşleri Başkanlığı

DOMAB Değer odaklı manevî bakım ve güçlenme programı DSÖ Dünya Sağlık Örgütü

E. A. Erişim adresi E. T. Erişim tarihi Ed. Editör/ler, Editor/s

f Frekans

İst. İstanbul

N Sayı

Ort. Ortalama

p. Anlamlılık

PİÖ Psikolojik iyi oluş ölçeği

sd Standart sapma

se Standart hata

SUÖ Sürekli umut ölçeği t. t-testi farklılaşması TAÖ Tanrı algısı ölçeği TDV Türkiye Diyanet Vakfı

vb. ve benzeri

vd. ve diğerleri

x̄ Ortalama

Yay. Yayınevi/Yayınları/Yayıncılık

(13)

Tablolar Listesi

Tablo 1: Manevî bakım uygulamasının evreleri ... 108

Tablo 2: Çalışma grubuna dair tanımlayıcı bilgiler ... 112

Tablo 3: SUÖ verilerinin KMO ve Bartlett Testleri ... 119

Tablo 4: SUÖ verilerinin normallik dağılımı ... 120

Tablo 5: PİÖ verilerinin KMO ve Bartlett Testleri ... 121

Tablo 6: PİÖ verilerinin normallik dağılımı ... 122

Tablo 7: TAÖ verilerinin KMO ve Bartlett Testleri ... 123

Tablo 8: TAÖ verilerinin normallik dağılımı ... 124

Tablo 9: Katılımcılara dair betimsel bulgular ... 240

Tablo 10: SUÖ, PİÖ ve TAÖ verilerinin normallik dağılımı ... 243

Tablo 11: Deney grubunun ön test ve son test puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t-testi sonuçları ... 244

Tablo 12: Kontrol grubunun ön test ve son test puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t-testi sonuçları ... 245

Tablo 13: Deney grubunun son test ve izleme testi puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t- testi sonuçları ... 246

Tablo 14: Kontrol grubunun son test ve izleme testi puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t- testi sonuçları ... 247

Tablo 15: Deney grubunun ön test ve izleme testi puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t- testi sonuçları ... 248

Tablo 16: Kontrol grubunun ön test ve izleme testi puanlarına ilişkin bağımlı gruplar t- testi sonuçları ... 249

Tablo 17: Uygulanan manevî bakım içerikleri ile ilgili genel bilgiler ... 291

Şekiller Listesi Şekil 1: Oturumların ele alınış aşamaları ... 286

Şekil 2: İçerik sunumunun düzeni ... 286

Şekil 3: Birlikte yorumlama aşamasının içeriklerinde yararlanılan unsurlar ... 287

Şekil 4: Maneviyat tanımlarının temel bakış açıları ... 400

Şekil 5: Gözlemlere dayalı temalar ve bunların hangi temalar ile karşılanabileceği ... 405

Şekil 6: İkili görüşmelerden elde edilen temaların ilk hali ... 413

Şekil 7: Uygulanacak temaların maneviyatın boyutlarına dağılımı ... 418

(14)

GİRİŞ

Araştırmanın bu bölümünde problem, konu, amaç, önem, hipotezler, sınırlılıklar ve araştırmada yararlanılan başlıca kavramların tanımlarına yer verilmiştir.

1. Araştırmanın Problemi

Gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında, yaşlı bakım hizmetlerine verilen önem gün geçtikçe artmaktadır. Bu amaçla yeni huzurevleri (araştırma boyunca ‘huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi’ yerine sadece ‘huzurevi’ terimi kullanılmıştır) yapılmakta ve bu kurumlara birçok alandan personel istihdam edilmektedir. Yaşlı bakımına olan ilginin artması, yaşlı bireylerin birçok yönünü derinlemesine keşfetme gereksinimini de beraberinde getirmekte ve konuyu ele alan bilimsel çalışmaların sayısında da artış görülmektedir. Bu bağlamda araştırmanın temel problemi “Huzurevi yaşlılarının duygu, düşünce ve davranışlarından yola çıkarak onların manevî gereksinimleri nasıl tespit edilebilir; bu gereksinimleri karşılamak için manevî bakımın içerikleri nasıl oluşturulabilir; bu içerikleri temel alan manevî bakım uygulamaları onların sürekli umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı ölçeği puanlarını nasıl farklılaştırabilir?”

şeklindedir.

2. Araştırmanın Konusu

Günümüzde yapılan akademik çalışmaların, bireyin bir ihtiyacı olan maneviyata ilişkin farkındalıklar gittikçe artmaktadır. Bir yandan psikoloji ve tıp gibi uygulamalı bilimlerde diğer yandan özel eğitim gibi hassas gruplara yönelik araştırma alanlarında maneviyattan yararlanılmasının bir ihtiyaç olduğunun kabul edilmesi, maneviyatla ilişkili araştırmalara olan ilgiyi artırdığı söylenebilir. Bu durum, disiplinler arası çalışmaların artmasına neden olmuş ve nihayetinde bu çalışmalar akademik camiada önemli bir yer işgal etmeye başlamıştır. Yapılan araştırmaların sonuçları da göstermiştir ki maneviyat, bireyin ihtiyaçlar hiyerarşisinde çok önemli bir yere sahiptir (Özdoğan, 2006;

(15)

Bahçekapılı, 2016; Boztilki & Ardıç, 2017). Son yıllarda konuyla ilgili yapılan araştırmalar ise otizmli ve Down Sendromlu bireyler gibi engellilere (Gören, 2015), yaşlı hastalara (Uçar, 2017) ve ceza infaz kurumlarındaki hükümlülere (Özdoğan, 2007a) ve diğer dezavantajlı gruplara yönelmiştir. İlgili araştırmalardan elde edilen sonuçlar hem bu gruplara fayda sağlamaya hem de bilim dünyasına pek çok bakış açısı sunmaya devam etmektedir.

Araştırma konusunun belirlenmesindeki temel çıkış noktası, her bireyin manevî bir yönü olduğu varsayımıyla, huzurevi yaşlılarının da manevî gereksinimleri olacağı düşüncesidir. Buradan hareketle yapılan alanyazın taramaları neticesinde, huzurevi yaşlıları ile ilgili az sayıda manevî bakım çalışmasına ulaşılabilmesi üzerine, bu grup ile çalışma yapmanın bir gereklilik olduğu düşünülmüş ve çalışmanın temel konusu huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimleri ve manevi bakım uygulamaları olarak belirlenmiştir.

Bu amaçla, ilk olarak huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimlerini tespit etmek, ikinci olarak bu gereksinimlerle ilgili içeriklere dayalı bir manevî bakım planı oluşturmak ve son olarak bu manevî bakım uygulamalarının SUÖ, PİÖ ve TAÖ puanları üzerindeki etkililiğini ön-test, son-test ve izleme testi tekniğiyle sınamak araştırma konusunun kapsamını oluşturur. Araştırmada ‘İstatistiklerle Yaşlılar’ bülteninin (TÜİK, 2017) verilerinden yola çıkarak, en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip Sinop ili seçilmiştir. Diğer yandan çeşitliliği artırmak amacıyla Konya Huzurevi ve Kastamonu Huzurevi de araştırmaya dâhil edilmiştir.

3. Araştırmanın Amacı

Çalışmanın ilk bölümünde Sinop, Kastamonu ve Konya huzurevlerinde kalan bireylerin manevî gereksinimlerinin neler olduğunu ikili görüşmeler ve gözlemler aracılığıyla tespit etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda öncelikle yaşlılar ile yüz yüze ikili görüşmeler yapılmış ve söz konusu üç huzurevinde gözlemler gerçekleştirilmiştir.

Ardından bu ikili görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler alanyazın taraması ve

(16)

alan uzmanlarının görüşleri ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak, huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimleri tespit edilmiş ve uygulanacak manevî bakım içerikleri hazırlanmıştır. Bu içeriklerle hem katılımcıların umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı puanlarını artırmak hem de onların manevi gereksinimlerini karşılamak amaçlanmıştır.

Bu amaçla gereksinim odaklı olarak hazırlanan manevî bakım içeriklerinin yaşlılara uygulanmasına başlamadan önce, konuyla ilişkili ölçme araçlarını içeren bir form hem deney grubu hem de kontrol grubuna ön-test olarak uygulanmıştır. Daha sonra manevî bakım uygulamaları sadece deney grubuna uygulanmıştır. Nihayetinde, uygulama yapılmadan önceki ölçekler, uygulama sonunda da uygulanmış ve -manevî gereksinimleri karşılama kapsamında- bireylerin umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı ölçeği puanlarında bu uygulamaların fark oluşturup oluşturmadığı sınanmıştır. Yaşlıların manevî gereksinimlerinin karşılanıp karşılanmadığı ise manevi bakım uygulamaları sonunda yapılan ikili görüşmeler ve gözlemler ile tespit edilmeye çalışılmıştır.

Araştırmanın temelde dört amacı bulunmaktadır: a) Öncelikle yaşlıların manevî gereksinimlerini tespit etmek, b) ardından bunları karşılamaya yönelik manevî bakım içerikleri hazırlamak c) bu manevi bakım içeriklerini katılımcılara tema odaklı grup toplantıları aracılığıyla sunmak ve d) son olarak kullanılan bu içeriklerin hem manevî gereksinimleri karşılamasını gözlemler ve ikili görüşmeler ile tespit etmek hem de bu içeriklerin bazı değişkenlerin umut, psikolojik iyi oluş, Tanrı algısı puanları üzerindeki etkililiğini değerlendirmek. Bu dört aşamalı temel amaca ek olarak belirlenen alt amaçlar ise şunlardır:

• Değer odaklı manevî bakım ve güçlenme içeriklerine dayalı uygulamalar aracılığıyla huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimlerini karşılamak,

• Değer odaklı manevî bakım ve güçlenme içerikleri ile huzurevi yaşlılarının umut, psikolojik iyi oluş ve sevgi yönelimli Tanrı algısı puanlarını artırmak,

(17)

• Huzurevi yaşlılarının yaşam olayları ile baş etme süreçlerine -yaşlılık döneminde manevî başa çıkma bağlamında- değerler aracılığıyla katkıda bulunmak ve onların psiko-sosyal yönlerini pozitif yönde desteklemek,

• Yaşlılık döneminde karşılaşılan hastalık sürecinde, huzurevi yaşlılarının aktif olmalarına katkı sağlayarak bu süreç ile baş etmelerine destek olmak,

• Huzurevi yaşlılarına yönelik yapılacak yeni çalışmalara akademik dünyanın ilgisini çekmek,

• Huzurevi yaşlılarına daha iyi bakım sağlanması için toplum ve kurumlar nezdinde bir farkındalık oluşturmak,

Araştırmanın amacına ulaşabilmek amacıyla şu sorulara cevap aranmıştır:

• Huzurevi yaşlılarının manevî gereksinimleri nelerdir?

• Onların manevî gereksinimlerini karşılamak amacıyla nasıl manevî bakım içerikleri oluşturulabilir?

• Bu içerikte hangi temalar yer alabilir?

• Bu içerikte hangi değerlere yer verilebilir?

• Dinî ve kültürel kaynaklardaki hangi ögeler bu süreçte kullanılabilir?

4. Araştırmanın Önemi

Yaşlıların manevî gereksinimlerini tespit etmek ve bunları karşılamaya yönelik çalışmalar yapmak, onların daha kaliteli bir hayat sürmelerine imkân sunabilir. Toplum bir organizma olarak düşünüldüğünde, bu organizmanın bir uzvu olarak ifade edilebilen yaşlıların yaşamsal ögelerinin iyileştirilmesi hem yaşlılara hem de bütün topluma fayda sağlar. Dolayısıyla bu araştırmanın önemi şu ifadelerle ortaya konulabilir:

• Din Psikolojisi alanının temalarını yaşlılık dönemi gelişim grubunda uygulanması ve manevî temelli duygu-düşünce-davranışların analiz edilmesi

(18)

amaçlandığı için bireylerin manevî yönleri üzerinde çalışmalar yapan Din Psikolojisi disiplinine katkı sunabilmesi bakımından önemlidir.

• Huzurevlerinde bakım veren sosyal hizmet uzmanlarına, bu kurumlardaki yaşlılara psikolojik destek veren psikologlara ve bu kurumlarla ilişkili olarak çalışan yöneticilere ve hizmet personeline, huzurevlerindeki yaşlıların manevî gereksinimleri hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir.

• Huzurevlerine yönelik kanun ve yönetmelikleri hazırlayanlara, bu yaşlıların desteklenmesi gereken manevî bir yönünün olduğunu açıklayabilmeyi ve bu yaşlılara daha iyi bir manevî yaşam sağlamaya yönelik öneriler sunması bakımından önemlidir.

• Türkiye’de, yaşlıların manevî bakımıyla ilgili olarak ölçeklere dayalı tarama çalışmaları yapılmış fakat yaşlılarda manevî bakım ile ilgili sistematik bir uygulamaya rastlanamamıştır. Diğer yandan yurtdışındaki çalışmaların sosyal ve kültürel farklılıklar sebebiyle, yurtdışı merkezli geliştirilen modellerin Türkiye’deki yaşlılık çalışmaları alanına ışık tutma olanağı sınırlı düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılan bu araştırma, bu alandaki ihtiyacı karşılamayı amaç edinmesi bakımından önemlidir.

• Huzurevi yaşlılarının manevî bakımı ile ilgili Türkiye’de -tespit edilebildiği kadarıyla- ilk defa sistematik bir manevî bakım uygulama çabası olup araştırma kapsamında yer alan yaşlıların manevî gereksinimlerinin ortaya çıkarılması, bu yaşlıların özellikle psiko-sosyo-spiritüel açıdan gereksinimlerinin belirlenmesini gaye edinmesi bakımından önemlidir.

• Yaşlı bakım hizmetlerinde görev yapan personelin hizmet standartlarının geliştirilmesine katkı sunmayı hedeflemesi bakımından önemlidir.

(19)

• Yaşlı hizmetlerinde çalışan personele manevî bakım konusunda bilgiler sunması ve onların manevî destek verme kapasitelerinin yükseltilmesinde rol oynamayı gaye edinmesi bakımından önemlidir.

• Yaşlılık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasında ve bu hizmetlerin niteliğinin zenginleştirilmesinde önemli bir etken olan insan kaynağı kalitesinin artırılması için veriler sunmayı amaçlaması bakımından önemlidir.

• Sosyal hizmet uygulamasının manevî bakım yönünü araştıran bu çalışma, konuyla ilgili oldukça az sayıdaki akademik çalışmalardan biri olmayı amaçlaması bakımından önemlidir.

• Elde edilecek araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak, huzurevlerinde görev yapan sağlık hizmet uzmanlarına farklı bir bakış açısı sunabilmeyi hedeflemesi bakımından önemlidir.

• Huzurevi yaşlılarına yönelik literatürde araştırmalar mevcut olsa da bu yaşlıların manevî gereksinimlerinin belirlenmesi ve onlara manevî bakım uygulamaları yapılmasına ilişkin olarak doğrudan bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu araştırma, sözü geçen konuda öncü araştırmalardan biri olmayı gaye edinmesi bakımından önemlidir.

• Çok sayıda yaşam olayları ile hayatı şekillenen huzurevi yaşlılarının bu süreci anlamlandırmalarına ve değer odaklı manevî bakım uygulamalar yardımıyla bu süreçteki sorunlar ile başa çıkmalarına katkı sunmayı amaçlaması bakımından önemlidir.

5. Araştırmanın Hipotezleri

Araştırmanın nicel bölümünde ölçekler kullanılmış ve bu kapsamda hipotezler geliştirilmiştir. Temel hipotez ve alt hipotezler, araştırmanın keşif aşamasında manevî gereksinimlerin tespit edildiği keşif aşamasından sonra belirlenmiştir. Yapılacak manevî

(20)

bakımın yaşlıların manevî gereksinimlerini karşılaması üzerine temellendirilen bu araştırmanın temel hipotezi şudur:

• Hipotez 1: Yapılan manevî bakım uygulamaları yaşlıların umut, psikolojik iyi oluş ve Tanrı algısı ölçeklerinin puanlarını farklılaştırır.

Araştırmanın alt hipotezler ise şunlardır:

• Hipotez 2: Yapılan manevî bakım uygulamaları yaşlıların sürekli umut ölçeği puanlarını farklılaştırır.

• Hipotez 2.1.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun sürekli umut ölçeği son test puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 2.2.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun sürekli umut ölçeği izleme testi puanlarını son test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 2.3.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun sürekli umut ölçeği izleme testi puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 3.: Yapılan manevî bakım uygulamaları yaşlıların psikolojik iyi-oluş ölçeği puanlarını farklılaştırır.

• Hipotez 3.1.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun psikolojik iyi-oluş ölçeği son test puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 3.2.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun psikolojik iyi-oluş ölçeği izleme testi puanlarını son test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 3.3.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun psikolojik iyi-oluş ölçeği izleme testi puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 4.: Yapılan manevî bakım uygulamaları yaşlıların Tanrı algısı ölçeği puanlarını farklılaştırır.

• Hipotez 4.1.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun Tanrı algısı ölçeği son test puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

(21)

• Hipotez 4.2: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun Tanrı algısı ölçeği izleme testi puanlarını son test puanlarına göre artırır.

• Hipotez 4.3.: Uygulanan manevî bakım, deney grubunun Tanrı algısı ölçeği izleme testi puanlarını ön test puanlarına göre artırır.

6. Araştırmanın Sınırlılıkları

• Araştırmanın yöntem bölümünde, araştırmaya dâhil edilme ve araştırmadan dışlanma kriterleri başlığında, araştırmanın amacına ve problemine dayalı olarak birtakım kriterler belirlenmiştir. Dolayısıyla, çalışma gurubu bu kriterlere göre seçileceği için araştırma bulguları sadece bu çalışma grubu için geçerlidir ve genellemeler yapılırken ihtiyatlı olunmalıdır.

• Araştırma, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Sinop, Konya ve Kastamonu il merkezlerindeki üç huzurevinde kalan yaşlılarla gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla araştırmadaki verilerin sadece bu üç huzurevindeki yaşlılar üzerinden elde edilmesi, bu çalışmanın sınırlılığıdır.

• Yaşlılık dönemindeki insanların birçok gereksinimi bulunmaktadır. Bu araştırmada ise yaşlılık dönemi psiko-sosyo-spiritüel gereksinimlerini kapsayan manevî gereksinimler üzerinde durulmuş ve bunun haricindekiler araştırmanın dışında tutulmuştur.

• Araştırma aşamasında yaşlılarla ilgili niteleyici ve sosyo-demografik bilgiler, adı geçen üç huzurevi yaşlıları tarafından beyan edildiği şekli ile sınırlıdır.

• Uygulama aşamasında çalışma grubunda yer alan şahıslarla hem gereksinimleri tespit aşamasında hem de tema odaklı grup toplantılarından sonra ikili görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde, soruları cevaplamayı reddeden katılımcılar araştırma dışında tutulmuştur. Dolayısıyla araştırmada elde edilen veriler, belirli sayıda yaşlının belirttiği ifadelerle sınırlıdır.

(22)

• Süre bakımından bu çalışma, araştırmanın başlaması (01.02.2019) ve araştırmanın bitirilmesi (30.04.2020) arasında geçen on beş aylık bir süre ile sınırlıdır.

• Araştırmanın çalışma grubu, söz konusu üç huzurevindeki 60 yaş ve üstünde bulunan katılımcılar ile sınırlıdır.

7. Tanımlar

Çalışmanın bu bölümünde, araştırmanın ana iskeletini oluşturan temel kavramların operasyonel tanımlarına yer verilmiştir.

Affetme: Hata yapan birini cezalandırmaktan vazgeçerek bağışlama, bağışladığını tutum ve davranışlarıyla yansıtma ve kalpten onaylama yönelimidir.

Barış: Hoşgörülü olma, dostça davranma, uyumlu olma, birlik içinde yaşama gibi huzurlu bir ortamın oluşmasına hizmet eden süreçler bütünüdür.

Başa çıkma: Dertler, sıkıntılar ve zorluklar gibi strese neden olan olumsuz yaşam olaylarının duygu, düşünce ve davranışlar aracılığıyla üstesinden gelme gayretidir.

Bilgelik: Kapsamlı bir bilgiye, engin bir tecrübeye ve derin bir anlayışa dayalı olarak düşünebilme ve bunu yaşamının her alanına uygulayabilme kabiliyetidir.

Dinî başa çıkma: Strese neden olan olumsuz yaşam olaylarının üstesinden gelme sürecinde dinî inancın kullanılmasıdır.

İhtiyaç analizi: Uygulama yapılacak çalışma grubunun nelere gereksinim duyduğunun aşamalar (yöntem, analiz ve yorumlama, strateji geliştirme, sonuç ve raporlama) halinde incelenmesi ve değerlendirilmesidir.

Maneviyat: İnsanın kendisi (self), çevresi (enviroment, others, nature) ve kutsal/aşkın varlık (sacred/transendental) ile maddî olmayan bütün ilişkileridir.

(23)

Manevî bakım: Yaşam kalitelerini artırmak, manevî açıdan güçlenmelerini sağlamak, olumlu yönelimlere cesaretlendirmek ve manevî baş etme stratejileri edindirmek amacıyla manevî gereksinimleri olan bireylere yapılan uygulamalardır.

Manevî başa çıkma: Olumsuz yaşam olaylarının üstesinden gelme sürecinde, manevi açıdan daha güçlü hale gelmek amacıyla, maneviyat ile ilişkili argümanların kullanılmasıdır.

Manevî gereksinimler: Bireylerin kendisi, çevresi ve Allah ile ilişkilerini hem anlamlandırma hem de yorumlama süreçlerini doğrudan etkileyen ve manevi bakım içerikleri sunularak karşılanabilen gereksinimlerdir.

Mutluluk: Maddî ve manevî her türlü gereksinimlerini, istenilen herhangi bir zamanda eksiksiz olarak karşılayabileceğini hissetmekten ve bunu düşünmekten doğan iyilik durumu.

Niyet: Bir durum hakkında sahip olunan bilgiye dayalı olarak, herhangi bir tutum sergileme ya da sergilememe konusunda bireyin zihninde oluşan istek ile meydana gelen bir yönelme, amaç belirleme ve karar verme gücüdür.

Olumlu düşünme: Strese neden olan durumlara pozitif açıdan yaklaşma, bu durumların olumlu yönlerine odaklanma, iyimser düşüncelere sahip olma, daha iyi şeylerin gerçekleşeceğini düşünme faktörlerini içeren bilişsel bir süreçtir.

Sabır: Yaşanılan olumsuzluklar karşısında sükûneti koruyarak dayanıklı olmak, direnç göstermek, güçlü olmak ve şikâyette bulunmamaktır.

Sevgi: İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

Şükür: Herhangi bir olay ya da durumdan dolayı, bu olaya ya da duruma sebep olana karşı duyulan hoşnutluğunu duygu, düşünce ve davranışlar ile ortaya koymak.

(24)

Tanrı algısı: Bireyin Tanrı’ya yaptığı atıflar ile O’na ilişkin sahip olduğu duygu ve düşüncelerdir.

Tek başınalık: İlişki içinde olunan insanlardan uzaklaşıldığı ve etrafında kimsenin kalmadığı zamanlarda, strese neden olan yalnızlık düşüncesine kapılmak yerine, Allah’ın insanları hiçbir zaman yalnız bırakmadığı düşüncesine sahip olmak ve Allah’ın yakınlığını hissederek kendi başına olmayı olumlu algılamaktır.

Tevekkül: Bireyin herhangi bir eylemi yapmaya başlamadan önce Allah ile yola çıkması, ardından bu eylem için yapabileceklerini yaptıktan sonra geri kalan hususlarda Allah’a güvenmesi ve O’na teslim olması.

Tövbe: Yapılan bir hatanın farkına varma, bu hatayı yapmasına rağmen kendini bağışlama, bu hatayı tekrarlamayı engelleyici için faydalı işler yapma, bu hatayı yapmama konusunda kararlılık göstererek bu kararlılığını kalıcı hale getirme süreçlerinden oluşan bir yönelimdir.

Yaşlı: 60 yaş ve üstü grupta yer alan bireydir.

Yaşlılık: Genel olarak ayrılıklar, hastalıklar ve yitimlerin derinden hissedildiği, fizyo-psiko-sosyal açıdan sorunların yaşandığı, birçok açıdan diğer insanlara bağımlı hale gelindiği, maneviyat ile ilişkili konularla daha fazla ilgilenildiği ve ölüm üzerine daha fazla düşünüldüğü son gelişim evresidir.

(25)

BİRİNCİ BÖLÜM KURAMSAL ÇERÇEVE

Türkiye’de son yıllarda maneviyatla ilgili araştırmalarda artış gözlenmektedir.

Sosyal hizmetlerde, sağlık hizmetlerinde ve din bilimlerinde maneviyata olan ilgi de her geçen gün artmaktadır. Önceleri manevî bakıma yaklaşım sadece ölüme yakın olan yaşlılar için söz konusu iken; günümüzde ise her türlü yaşlıyı, yaşlı yakınını, sosyal hizmet uzmanlarını ve sosyal hizmet eğitimi veren hocalar ile bu alandaki öğrencileri de kapsar hale gelmiştir. Ayrıca maneviyatın hem bakım veren sosyal hizmet uzmanlarına hem de bakım verilen yaşlılara pozitif yansımaları olması, insanların psiko-sosyal ve manevî arka planına verilen önemin daha da artmasına yol açmıştır. Dolayısıyla konuyla ilgili yeni çalışmalar yapmak sadece bu hizmet sektöründe çalışanlara değil aynı zamanda bilimsel araştırma yapanlara da katkı sunacaktır. Bu noktada hem maneviyat ile manevî bakım arasındaki ilişki hakkında bilgiler sunmak hem de yaşlılık döneminde manevî bakımın yeri hakkında bilgiler elde etmek önem arz etmektedir.

1. Manevî Başa Çıkma

Baş etme süreci, zorlayıcı yaşam olayları karşısında bireyin kendi düşüncelerini uygulamaya koyması sürecidir. Bunalım, üzüntü, kaygı gibi durumlar, genellikle insan yaşamını derinden etkiler. Bireyin psiko-sosyal dengesini yeniden elde etmesi ve yeniden normal yaşamına dönmesi için bu sorunların üstesinden gelmesi gerekir. Sahip olunan olumlu niteliklerin doğru bir şekilde kullanılması bu sürecin kolayca atlatılmasına yardımcı olur. Huzurevi yaşlıları ile gerçekleştirilen bu araştırma kapsamında başa çıkma teriminin operasyonel tanımı “Dertler, sıkıntılar ve zorluklar gibi strese neden

olan olumsuz yaşam olaylarının duygu, düşünce ve davranışlar aracılığıyla üstesinden gelme gayretidir.” şeklinde yapılmıştır. Manevî başa çıkma kavramını, iyi uyum sağlamış bir maneviyat olarak gören Pargament (2007: 136); manevî başa çıkmayı ‘geniş ve derin,

(26)

uysallık yeteneği olan, kutsal bir hedefe doğru yönelmiş’ olarak niteler. Huzurevi yaşlıları ile gerçekleştirilen bu araştırma kapsamında manevî başa çıkma teriminin operasyonel tanımı “Olumsuz yaşam olaylarının üstesinden gelme sürecinde, manevi açıdan daha güçlü hale gelmek amacıyla, maneviyat ile ilişkili argümanların kullanılmasıdır.”

şeklinde yapılmıştır.

Her insanın manevî bir yönü vardır (Swinton, 2001: 22) ve genelde çoğu insan maneviyatı, hayatla bir baş etme yolu olarak tecrübe eder (Hustolf et al., 2013). Hayatın çoğu alanında verilen kararlarda etkili olan manevî yön, özellikle zorluklara aniden maruz kalındığı zamanlarda, bir baş etme aracı olarak işlev görebilir. Çünkü olumsuz yaşam olayları ile başa çıkmanın yollarından biri, manevî başa çıkma stratejilerini kullanmaktır.

Bu stratejiler, bireyin psikolojik sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çünkü manevî başa çıkma argümanları, sorunların üstesinden gelme sürecinde bilişsel, duyuşsal ve davranışsal açıdan motive edici kaynaklar olarak işlev görür.

Dinî bir arka plana sahip olsun ya da olmasın, her insan manevî bir yöne sahiptir.

Bu nedenle çocukluk döneminden yaşlılık dönemine kadar bütün yaş gruplarında manevî bakım çalışmaları yapılabilir. Bu bağlamda konuyla ilgili yapılan araştırmalara bakıldığında önemli verilere ulaşıldığı görülür. Özdoğan (2007a) tarafından kadın mahkûmlar üzerinde yapılan araştırmada, hırsızlık suçu işlemiş bireylere yapılan manevî bakım uygulamaları sonucunda, bu mahkûmların manevî yönleri güçlenmiş ve onların suç işleme eğilimleri azalmıştır. Yine bu araştırmada, eşini katletme suçundan hükümlü olanların üzerinde de benzer manevî bakım çalışmaları yapılmış ve onların tövbe ettikten sonra hayata yeniden tutunmalarına destek olunmuştur. Gören (2015) tarafından yapılan Down Sendromlu bireylerle ve aileleriyle yapılan manevî bakım araştırmasında ise hem zihinsel engelli bireylerin hem de onların ailelerinin manevî bakıma ihtiyaç duyduğu tespit edilmiş ve buna yönelik bir manevî bakım modeli önerisi sunulmuştur. Bunun yanında Koç’un (2012) yaptığı literatür araştırmasında ise çok sayıda akademisyen

(27)

tarafından maneviyatla ilgili araştırmalar yapıldığına ulaşılmıştır. Karataş ve Duyan (2002) tarafından yapılan araştırmada ise serbest zamanlarını değerlendirirken yaşlıların ibadet etmek, gönüllü etkinliklere katılmak, kuş beslemek gibi manevî yönlerini desteklemeye yönelik faaliyetler içinde bulundukları tespit edilmiştir. Duyan, Kara ve diğerleri (2016) tarafından yapılan çalışmada da yaşlıların daha sosyal bir ortam olan grup çalışmalarında yer almalarının, onların depresyon düzeyini düşürmeye ve psiko-sosyal işlevini geliştirmeye yardımcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan önde gelen psikiyatristlerinden Yalom (2011) ise hayatı anlamlandırma ve yalnızlık başta olmak üzere, dört temel varoluşsal sorun belirlemiş ve son yıllarda yapılan araştırmaların yaşlı bireylerin özellikle varoluşsal sorulara manevî-dinî açıdan cevaplar aradığını belirtmiştir.

Maneviyat; evren, varoluşu anlamlandırma, hayat, hastalık, ölüm gibi durumlarla ilişkilidir (Strang, Strang & Ternestedt, 2002) ve bu kavram ölümcül hastalık ile mücadele eden bireylerin psikolojik sağlığını olumlu yönde etkiler (Corry, Mallett, Lewis

& AbdelKhalek, 2013). Rowe ve Allen’in (2004) araştırmasında maneviyat ile başa çıkma arasında pozitif yönlü bir ilişkiye ulaşılmıştır (Rowe & Allen, 2004). Hastalar üzerinde yapılan çok sayıda araştırmada maneviyatı baş etme sürecine dâhil edenlerin depresyon, umutsuzluk, kaygı düzeylerinin düştüğüne; intihar düşüncesinin ve ölüm korkusunun azaldığına; hastalık sürecine uyumun ve yaşam memnuniyetinin arttığına ulaşılmıştır (Bkz. Tuncay, 2007).

Manevî ve dinî inançlar, ölüm kaygısı ve kayıplar ile başa çıkmada etkilidir (Wals, 2008). Bu nedenle manevî başa çıkma hem hayatı anlamlandırmada hem de hastalık ve felaket gibi sıkıntılı zamanlarda işlevsel bir şekilde kullanılabilir. Tuncay’ın (2007) araştırmasında sürekli bir hastalığı olan bireylerde maneviyatın depresyon, umutsuzluk, kaygı ve intihar düşüncesini azaltırken bireylerin hastalık sürecine uyumunu ve yaşam doyumunu arttırdığına ulaşılmıştır.

(28)

Manevî boyut, özellikle yaşamın anlam ve amacına yönelik sorgulamalarda ortaya çıkar (Çetinkaya, Altundağ & Azak, 2007). Bu bağlamda maneviyat, bireyin sahip olduğu değerleri de hesaba katarak hayatı anlamlandırmaya katkı sağlar (Muldoon & King, 1995). Hayatı anlamlandırma sayesinde psikolojik sağlığa önemli katkıları olan maneviyat, insan hayatının geneline pozitif olarak yansır (Gürsu & Ay, 2018).

Manevî başa çıkmanın yakından ilişkili olduğu kavramlardan biri manevî iyi oluştur. Manevî iyi oluşu, hayatı anlamlandırma boyutu olarak varoluşsal boyut ve bireyin Tanrı ile ilişkisine dayalı boyut olmak üzere iki boyutta değerlendirenler olduğu gibi (Moberg, 1984) hayat memnuniyetini kapsayan bir öge olarak ele alanlar da olmuştur (Ai, 2000). Ayrıca manevî iyi oluşu, aşkın bir varlık ile ilişki içinde olma ve hayatı anlamlandırma olarak iki açıdan kategorize edenler de mevcuttur (Moberg & Brusek, 1978; Ellison, 1983). Dolayısıyla manevî iyi oluşun hem bireyin kendisi, diğer insanlar, fiziki ve sosyal çevre ile olan bağın hem de Yaratıcı ile insan arasındaki ilişkinin niteliklerinden oluştuğu ifade edilebilir (Moberg, 1984; Fisher, 2007; Gow et al., 2011).

Hablemitoğlu & Özmete’ye (2010: 171) göre manevî iyi oluş kavramı “sevgi, güven, umut, barış, tatmin, birlik, beraberlik içerisinde yaşama” duygularıyla beraber değerlendirilmektedir. Bu bilgilerle paralel olarak Alorani ve Alradaydeh’in, (2017: 6) araştırmasında manevî iyi oluşun algılanan sosyal destek ve yaşam memnuniyeti ile pozitif ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

Manevî başa çıkma ile ilişkili bir diğer kavram manevî sıkıntıdır. Manevî sıkıntı, olumsuz yaşam olayları karşısında sadece yaşama anlam verici değil aynı zamanda ümit ve güç sağlayıcı bir rolü olan değerler sisteminin dağılmasıyla ortaya çıkan bir durumdur (Midilli, Kalkım & Dağhan, 2017). Maneviyat bireylerin kendilerini iyi hissetmelerinin temelini oluşturur. Manevî sorunlar ise bireyin hayatı anlamlandıramadığında, ümitsizliğe kapıldığında veya manevî bir boşluk hissettiğinde ortaya çıkar (Arslan &

(29)

Şener, 2009). Dolayısıyla manevî iyi oluşun elde edilmesi için manevî sıkıntılardan arınmak gerekir.

1.1. Maneviyat

İyi bir kavramsal tanımın en temel karakteristikleri söz konusu kavramın sahip olduğu ortak nitelikleri içermesi ve bu kavramla yakından ilişkili olan diğer kavramlardan farklarını ortaya koymasıdır. Dolayısıyla yapılacak tanımın kapsayıcı olması ve diğer değişkenlerden farklılıklar içermesi gerekir. Bununla birlikte kavramlar ya örnekler üzerinden işlevsel olarak ya da diğer kavramlar aracılığıyla tanımlanabilir. Her birey tarafından farklı algılanan ve soyut bir kavram olan maneviyat da birçok açıdan ele alınmaktadır.

Hayatın anlam ve amacını sorgulama gibi hayat hakkında felsefi düşünceleri de kapsayan maneviyat (Golberg, 1998), bireylerin bu anlam, amaç ve aşkınlığı tecrübe etmesine, onaylamasına ve/veya araştırmasına imkân sunan insan yaşamının dinamik bir boyutudur (Nolan, 2011: 88). Hayata bir anlam veren ve hayat için bir amaç belirleyen maneviyat (Clark et al., 1991: 68; Sherwood, 2000: 160), bu anlam ve amacı keşfetmeye yönelik kişisel bir arayıştır (Clarke, 2009: 23; Luk et al., 2007: 23). Bu kavram değerleri, aşkınlığı, anlamlandırmayı, bağlanmayı ve var oluşu da içerir (McEwan, 2004: 322;

Pesut, 2006: 127). Hem hayatın anlamı ve amacını arama hem de bunları ifade etme yöntemini gösteren ve insanî bir yön olan bu kavram (Puchalski et al., 2009: 887);

bütünleştirici enerji, aşkınlık, bağlılık, inanç sistemi ve hayatın anlamı gibi çeşitli boyutlara sahiptir (Beuscher & Beck, 2008: 89). İnanç ve anlam inşası için kişisel bir arayışı ifade eden bu kavram (Breitbart, 2002: 275) hem bireyin hayatındaki çeşitli kutsal ve varoluşsal hedeflere ulaşmaya yönelik çabalar olarak (Doyle, 1992: 303; Pargament, 2007: 32) hem de varoluşun bütün yönlerine ayrılmaz bir biçimde tam uyumlu olmanın bir yönü olarak (McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211) ifade edilebilir.

Hayatın anlam ve amacı, yaratıcılık ve kutsal/aşkın olan ile ilişkiler gibi varoluşsal olarak

(30)

belirlenmiş sonsuz sayıda açıklayıcı kavramları kapsayan ve fenomenolojik yönü ağır basan maneviyat; dinin, kültürün, değerlerin, inançların ve varoluşsal soruların bakış açılarını içerebilir (McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211). Maneviyat, deneyimler ile hayatın anlam ve amacına ilişkin soruları içeren insan fonksiyonunun dinî ve/veya varoluşsal biçimi olarak tanımlandığında ise bu tanım hem dinî hem de dinî olmayan biçimleri kapsar (van Leeuwen et al., 2008: 18).

Umut, dayanıklılık, hayatın anlamı ile amacı ve affetme ile ilişkili olan maneviyat (Logie, 2015: 16), insanların hayatına hem yön hem de anlam veren ve varoluşsal değişimlerin üstesinden gelmede onlara yardım eden önemli yapılar ile ilişkilidir. Bu nedenle maneviyat kutsalı hissetme, onu sevme ve ona bağlılık, anlamlı ilişkiler kurma, benötesi bilgiyi keşfetme, hayatın amacı ve anlamı için arayış içinde olma gibi çok çeşitli faktörler içerir (Lovanio & Wallace, 2007: 43). Hem gizli bir güç ve enerji kaynağı olarak işlev gören hem de içsel ve maddî olmayan rehberlik edici bir güç olarak nitelenebilen maneviyat (Ellis & Narayanasamy, 2009: 887), önemli seçimlerine rehberlik ederek hem bireylere motivasyon sağlayan hem de yaşamın en değerli yönlerine uyum sağlamasında onlara yardım eden içsel bir boyuttur (Emblen, 1992: 42). Bunun yanında kutsal/aşkın bir varlığın gücünü tasdik etmenin sonucu olan ve içsel bir güç olarak nitelenen maneviyat (Sherman, 2011: 4), bireyin kendisiyle ve diğerleri ile olan bağıdır (Reed, 1992: 354;

Sherwood, 2000: 160). Ayrıca bireyin kendisi, diğerleri, çevresi ve kutsal/aşkın olan ile bağlantısı olan maneviyat; farkındalık, anlam, değer, amaç, güzellik, yücelik, ilişki kurma ve bütünlüğe özlem duyma gibi bireyin bütün yönleri ile bağlantılıdır (Hummel et al., 2009: 45; Amenta, 1986: 120).

Kutsalın öznel deneyimi olarak ifade edilebilen maneviyat (Vaughan, 1991: 105;

Pargament, 1999: 6), kişiseldir ve bireyin kutsal/aşkın olan ile ilişkisini geliştiren bir güç olarak tanımlandığı için özel olarak dua etmeyi, derin düşünmeyi ve pozitif doğrulamayı kullanmayı da içerir (Benson, 2009: 107; Koenig et al., 1998: 27). Toplumun ve dinî

(31)

ritüellerin değişmesiyle, bireyleri kutsal/aşkın olanla ilişki kurmaya yönelten kişisel bir arayış olan maneviyat, hayatın nihai sorularına yönelik verilen cevapları anlamaya yardımcı olur (Kliewer, 2004: 616; Koenig et al., 1998: 18). Bu noktada varlığın ve var olma amacının özü olan ve insanoğlunun yaşam biçimini derinden etkileyen bu kavram, insanoğlunun ‘kim’ ve ‘ne’ olduğuna dair sorularına cevap/cevaplar ararken, bireyin yaşam yolculuğunu şekillendiren içsel kaynaklar hakkında farkındalık oluşturur (Dossey et al., 2004: 137). Diğer yandan bu kavram, kutsal/aşkın olanla ilişkiler hakkındaki anlamı ve yaşam hakkındaki nihaî sorulara verilen cevapları anlamak için kişisel bir arayıştır (Koenig et al., 2012: 38).

İnsanlar maneviyatı tecrübe edebilir, ondan zevk alabilir ve onu büyütebilir fakat maneviyatta açıklanandan daha fazlası vardır. Çünkü maneviyat, bir ya da daha fazla dinin ahlaki normları tarafından, bireyin diğer insanlarla, evrenle ve kutsal/aşkın olan ile ilişkisi yoluyla bilginin elde edildiği bir yaşam biçimidir. Bu kavram hem evrensel düzenle hem de kendisi ve diğerleriyle bir bütünlük oluşturmaya teşvik edici biçimlerdeki aşkınlık ile bağlantılıdır (Catanzaro & McMullen, 2001: 222). Maneviyat bir yandan sadece din ile ilişkilendirilirken diğer yandan daha geniş ve kapsamlı olarak tanımlanır.

Çünkü dinî bir inanca sahip olup olmadığına bakılmaksızın her insanda manevî bir yön bulunduğu ifade edilebilir. Özdoğan’a (2012: 62) göre maneviyat; bütünlüğü şuurlu bir şekilde hissetmek ve Yaradan ile sevgi temelli bağlar kurmaktır.

Üzerinde anlaşılan bir tanımı olmamasına rağmen, disiplinler arası literatür taramalarından yola çıkarak maneviyatta birkaç temanın ön planda olduğu söylenebilir:

a) Bütün insanlar, maneviyat ve manevî büyüme için bir potansiyele sahiptir b) Maneviyat ilişkiseldir c) Din, ahlâkî normlar ve maneviyat arasında bir ilişki vardır e) Maneviyat, yaşanmış tecrübeler ile şekillenir f) Maneviyatın bazı yönleri gizlidir.

Maneviyatla ilgili yapılan ve yukarıda verilen araştırmalardaki maneviyat tanımları ise temelde şu başlıklara ayrılabilir (Bkz. Ek-1):

(32)

1- Hayatın anlam ve amacı için kişisel bir arayış olarak tanımlama eğilimi (Golberg, 1998: 837; Nolan et al., 2011: 88; Clark et al., 1991: 68; Sherwood, 2000: 160;

Clarke, 2009: 1666; Luk et al., 2007: 23; Puchalski et al., 2009: 887; McEwan, 2004: 322;

Pesut, 2006: 127; Beuscher & Beck, 2008: 89; Breitbart, 2002: 3; McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211; van Leeuwen et al., 2008: 18; Lovanio & Wallace, 2007:

43; Amenta, 1986: 120; Hummel et al., 2009: 45; Benson, 2009: 107; Koenig et al., 1998:

27).

2- Bireyin kendisi, diğerleri, çevresi, doğa ve aşkın/kutsal olan ile ilişkileri olarak tanımlama eğilimi (Lovanio & Wallace, 2007: 43; Emblen, 1992: 42; Reed, 1992: 354;

Sherwood, 2000: 160; Hummel et al., 2009: 45; Amenta, 1986: 120).

3- Nihai/varoluşsal sorulara cevap arama, var olmaya uyum sağlama ve hayat hakkında felsefi düşüncelere sahip olma olarak tanımlama eğilimi (Doyle, 1992: 303;

Golberg, 1998: 837; McEwan, 2004: 322; Pesut, 2006: 127; McSherry & Cash, 2004:

157; Harrison, 1993: 211; van Leeuwen et al., 2008: 18; Lovanio & Wallace, 2007: 43;

Koenig et al., 1998: 18; Kliewer, 2004: 616; Dossey et al., 2004: 137; Koenig et al., 2012:

38).

4- İçsel huzur, içsel güç, rehberlik edici güç, enerji kaynağı, motive edici güç, bütünleştirici enerji gibi daha çok bireyin gizli yönlerine vurgu yapıcı bir şekilde tanımlama eğilimi (Beuscher & Beck, 2008: 89; McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211; Lovanio & Wallace, 2007: 43; Ellis & Narayanasamy, 2009: 887; Emblen, 1992: 42; Sherman, 2011: 4; Benson, 2009: 107; Koenig et al., 1998: 27; Dossey et al., 2004: 137).

5- Kutsal/aşkın varlık arayışı, onun öznel deneyimi, onun varlığını kabul etme, onu hissetme, ona bağlanma, onunla anlamlı ilişkiler kurma olarak tanımlama eğilimi (Nolan et al., 2011: 88; McEwan, 2004: 322; Pesut, 2006: 127; Beuscher & Beck, 2008:

89; McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211; Lovanio & Wallace, 2007: 43;

(33)

Sherman, 2011: 4; Amenta, 1986: 120; Hummel et al., 2009: 45; Vaughan, 1991: 105;

Benson, 2009: 107; Koenig et al., 1998: 18; Kliewer, 2004: 616; Koenig et al., 2012: 38;

Pargament, 1999: 6).

Maneviyat bir yandan insan deneyimlerine dayalı olarak diğer yanadan evrensel ve bireysel olarak tanımlanan bir olgudur. Maneviyat birey merkezlidir ve vücut-zihin- ruh olarak bölümlere ayrılan bireyin yeniden kendine uyumunu teşvik edicidir. Bireyin kendisiyle, diğerleriyle ve kutsal/aşkın olan ile yeniden bağlantısını kurarak dengeyi, uyumu ve iyi oluş hissini önceki durumuna geri getirme potansiyeli olan maneviyat;

yaşamın anlamı ve amacı ile yaşam memnuniyeti arasında bağlantı kurmayı destekler.

Hayatta bir anlam ve amaca sahip olmayan bireyin manevî rahatsızlıklara, ilişkilerden kopmaya, bütünlüğünün ve sağlığının kaybolmasına yönelik bir eğilime sahip olduğu ifade edilebilir. Bu noktada hayat memnuniyetini elde etmeye yönelik bir amaç ve anlam keşfetmeyi destekleyici bir yapı sağlayan maneviyat bireyin hem sağlığı ve iyi-oluşu için bir arayıştır hem de diğerleriyle, çevreyle, doğayla ve/ya kutsal/aşkın varlık ile bağlantı kurmasını cesaretlendirici bir argümandır. Hem bütün bu literatürdeki verilere dayanarak hem de işlevsel bir bakış açısıyla, bu araştırmada maneviyat kavramının operasyonel tanımı “İnsanın kendisi (self), çevresi (enviroment, others, nature) ve kutsal/aşkın varlık (sacred/transendental) ile maddî olmayan bütün ilişkileridir.” şeklinde yapılmıştır.

Buradaki insanın kendisinden kasıt, bireyin kendisiyle ilgili kendi öz-algıları ve öz-yargılarıdır. Örneğin; öz-yeterlik, öz-dayanıklılık, umut, mutluluk vb. Çevresinden kasıt ise etrafında ve günlük ilişki içinde olduğu canlı ya da cansız her türlü varlıktır.

Örneğin; doğa, ev, okul, akraba. Kutsal/aşkın varlıktan kasıt ise var olma ile ilgili hususlarda atıfta bulunulan nihai mercidir. Örneğin İbrahimî dinlerde bu Tanrı iken, ateistlerde bu doğa olabilir.

(34)

1.2. Maneviyat ve Din İlişkisi

Maneviyatın tanımı üzerinde genel bir kabul olmadığı gibi, maneviyat ve din arasındaki ilişkinin genel çerçevesi de tartışmalıdır. Bu ilişki birçok araştırmacı tarafından ele alınmış ve çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Maneviyat ve din arasındaki ilişkinin sınırları konusunda da tartışmalar mevcuttur. “Maneviyatın kavram olarak tanımının zor olmasına karşılık maneviyat kavramına yaklaşımda belirli temalar kullanılabilir. Kişisel deneyimler, bireylerin hayattaki anlam ve amaç arayışında kullanılan inanç sistemi, başkalarıyla ve evrenle bağlılık duygusu, tecrübeye açıklık, aşkın bir boyuta yönelik farkındalık ve kişi ötesine eğilim gibi temalarla değerlendirilebilir” (Nasel, 2004: 17). Maneviyat, hayattaki maddi ögeleri aşan bir güç, evrenle derin bir ilişki içinde olma ve tamamlanmayı içeren varoluşsal bir niteliktir (Myers, Sweeney & Witmer, 2000). Bu kavram bir yandan benlik, diğer insanlar, evren, hayat ve sonsuzluk konularına dair varoluşsal durumlar ile ilişkili iken (Elkins, 1988), diğer yandan Tanrı ile ilişki kurma sürecinde, Tanrı’nın merhametli davetine insanın icabetini (Benner, 1989) içerir. Her bireyin varoluşunun merkezinde yer alan maneviyat, yaşama anlam kazandıran temel bir boyuttur (Mackinlay, 2001: 52) ve insanoğlunun hem kendisini hem de varoluşunu aşan bir güçtür (King, Speck & Thomas, 1994). Maneviyatın tanımında sadece aşkınlık, hayatın anlam ve amacı, yaşamın kudsiyeti, diğerkamlık gibi konular değil (Elkins et al., 1988) aynı zamanda içsel bir yolculuk, hayata anlam verme ve koşulsuz sevgi ile aşkın varlık/Tanrı’ya bağlanma gibi durumlar da (Narayanasamy, 2001) yer alır. Yine bunlarla paralel olarak maneviyatı kişisel bağlılık, kişilerarası bağlılık ve aşkın varlık/Tanrı’yla bağlılık olarak boyutlar üzerinde tanımlayanlar da mevcuttur (O’Neill & Kenny, 1998; Burns, 1991; Hungelmann et al., 1996). Yaşam boyu kazanılan bilgilerin bir toplamı olan bu kavram; bireyin kendisi ve insanlarla ilişkilerini, insanın evrendeki konumunu, hayatın anlam ve amacını kavrama çabasıdır (Midilli, Kalkım & Dağhan, 2017). Maneviyat ve din kavramları bazen aynı anlamda kullanılırken

(35)

bazen de maneviyat, dini kapsayıcı bir şekilde tasvir edilmektedir. Bununla birlikte maneviyatın her insan için farklı anlamlar taşıdığını ifade edenler de vardır (Siddall, Lovell & MacLeod, 2015). Dolayısıyla maneviyat ve din ilişkine farklı açılardan yaklaşımlar ortaya çıkmıştır (Bkz. Nasel, 2004: 17-24).

Din psikolojisi alanında yapılan araştırmalarda olduğu üzere, din ile maneviyat arasındaki ilişkilere dair yaklaşımların başlıcası maneviyatın dini kapsadığına dair görüştür. Buna göre din ve maneviyat fenomeni örtüşüyor gibi görülebilir ama maneviyat dinden daha geniş bir kavram olarak düşünülür. Bu bakış açısına göre maneviyat dinin, kültürün, değerlerin, inançların ve varoluşsal soruların bakış açılarını içerdiği için (McSherry & Cash, 2004: 157; Harrison, 1993: 211) dinden daha geniş kapsamlıdır ve dini kapsar (Golberg, 1998: 837). Bunun yanında çoğu insan manevî ihtiyaçlarını, bir dizi özel inançlar ve uygumalar yoluyla karşıladığı halde kurumsallaşmış dine katılım maneviyat için bir ön şart değildir (Lovanio & Wallace, 2007: 43). Bu noktada maneviyatın sadece dinî ve varoluşsal sorunlarla ilgilenmediğini onaylamak ve vurgulamak da önemlidir (McSherry & Cash, 2004: 49). Çünkü maneviyat hem dinî olan hem de dinî olmayan alanlar içerir (van Leeuwen et al., 2008: 18). Çoğu araştırmacı tarafından kültür ve dini aşan daha geniş bir kavram olarak algılanan maneviyat (D'Souza, 2007; Lubbe, 2008), bütün özel dinleri ve inançları içerebilen aşkın bir güç olarak düşünülür (Berggren-Thomas & Griggs, 1995; Patel & Giorgio, 2005). Bu bağlamda Flannelly ve diğerleri (2004) tarafından yapılan meta-analiz araştırmasında araştırmacıların maneviyatı geniş bir kavram olarak, dini ise manevî olmanın bir parçası olarak ayırt ettiklerine ulaşılmıştır.

Maneviyatla yakından ilişkili olan kavramların başında din gelir. Din belli öğretileri olan kurumsal bir yapı olarak tanımlanırken maneviyat ise hayatın anlamını sorgulama ve aşkın varlık ile ilişki kurma bağlamında ifade edilmektedir. Bununla birlikte bu iki kavramın bilişsel, duyuşsal ve davranışsal açıdan farklı niteliklere sahip olduğunu

(36)

belirtenler de mevcuttur (Nelson-Becker, 2013: 112). Maneviyat, dinî pratikleri içerdiği halde sadece dinî inanç ile sınırlandırılamaz. Çünkü herhangi bir dine inanmayanların da manevî yönleri vardır (Hiçdurmaz & Öz, 2013).

Maneviyat ve dini birbirinden farklı tanımlayan araştırmacılar da vardır. Bu bakış açısına göre maneviyat bir yandan aşkın varlık/Tanrı’ya bağlanma duygusunu somutlaştırırken diğer yandan inançtan daha geniş bir çerçeve olduğu ifade edilerek dinî ve kültürel sınırları aşar (Levine & Targh, 2002: 166; Thoresen, 1999: 293; Delgado, 2005: 157). Dinî inanç, daha çok kutsal varlık ile ilişkiye dayanırken maneviyat ise benlik algısı üzerinde temellendirilir (Rumbold, 2003). Din, maneviyatın daha büyük bir sosyal, kurumsal ve kültürel bağlamıdır (Hustoft et al., 2013). Bazı araştırmacılara göre ise maneviyat ve din kavramları, eş anlamlı olarak kullanılamaz (Golberg, 1998: 837). Çünkü toplu şekilde yapılan dua, toplu ibadetlere ya da dinî aktivitelere katılım din için değişkenler olarak kategorize edilirken maneviyat ise özel olarak dua etmeyi, derin düşünmeyi, pozitif doğrulamayı kullanmayı ya da dinî programları izlemeyi/dinlemeyi de içerir (Benson, 2009: 107; Koenig et al., 1998: 27). Dindarlığın dinî ilişkiyi yansıtıcı benzer inançları, değerleri ve ritüelleri paylaşan bir toplumla sınırlandırılması, maneviyatın dinden farklı olduğunu gösterir. Bazı bireyler maneviyatlarını din üzerinden ifade ederken bazıları da bu niteliklerini inanç ritüelleriyle ifade etmekten kaçınır (Vincensi, 2011: 16). Bu nedenle maneviyatın ‘ne’ olduğunun ifadeleri ve tanımları kültürlere, inanç sistemlerine ve dinlere göre farklılaşır (Kliewer, 2004: 620).

Maneviyatın tanımı üzerinde bir konsensüsün olmamasının yanında soyutluğu ve çok boyutluluğu da din ile maneviyatın sıklıkla karıştırılmasına neden olur (Beuscher & Back, 2008: 89). Oysa din; ritüellere dayalıdır, ideolojiktir ve kurumsallaşmıştır. Maneviyat ise bireyseldir, duygulara dayalıdır, tecrübîdir ve düşünce temellidir. Din, geniş yelpazedeki bir yapıdan dar yelpazedeki kurumsal bir yapıya doğru hareket eder ki bu durum insan potansiyelini sınırlar ve baskı altına alır. Maneviyat ise bireysel bir ifade olarak dinden

Referanslar

Benzer Belgeler

Platon ve Aristoteles açısından her insan mutlu olmak ister; ancak insanların mutluluk anlayışlarının da birbirinden farklı olduğu görülür. Örneğin bazı insanlar

41 Yukarıdaki sorgulamalar ışığında, Beypazarı ilçesindeki doğal, sosyal ve kültürel turizm kaynaklarına yönelik potansiyelin tespit edilmesi, turizm kaynaklarına

Örneğin, Pierce’e göre, “bir tümcenin anlamı, tamamen, onun doğruluğu için kanıt olarak sayabileceği şeye döner”, ve Duhem’e göre, “teorik

elindeki taş son derece değersiz bir taş diye yeniler kuyumcu ve sonunda çocuk tam çıkacakken kadın omuzuna tutar o taşı ben satın almak istiyorum der ve en değerli

İşaretler, bu işaretlerin yöneldiği kişi olan ikinci bireyde açık bir şekilde oluştuğunda (oluşmasıyla aynı zamanda) bu işareti oluşturan kişide de bir tepki

Örneklem olarak ergenler seçildiği için, bölümün ilk kısmında ergenlik dönemi genel özellikleri ve dini gelişim özellikleri; ikinci kısmında görsel

Çünkü ölçünün ötesinde başka bir kriter yoktur, yani ölçü ve ölçenin (algı) her ikisi de aynı türdendir. Sonuç olarak bütün algıların doğru

Nitekim Klasik ve Modern İlim-Felsefe cemaatlerinin ayrı ayrı ya da iç içe bilgi ürettiği, modern ile klasik bilgi cemaatleri arasında gözle görülür ve sınırları