Şubat 1999
7 Güneş sistemimize yakın bir
grup yıldızın, öteki yakın yıldızlara göre çok daha fazla metal içerdiği bildirildi. Washington Üniversitesi araştırmacılarından Guillermo Gon- zales, 9 Ocak’ta yapılan Amerikan Gökbilim Derneği Kongresi’ne sun- duğu raporda, Jüpiter boyutlarında dev gezegenlere sahip 12 yıldız üze- rinde üç yıl boyunca sürdürülen ay- rıntılı tayf gözlemlerinin, bu yıldızla- rın Güneş’inkinin bir kaç katı metal içerdiklerini ortaya koyduğunu açık- ladı.
Gonzales’e göre "örnek kümede- ki yıldızlardan ikisi ise, Evre n ’ d e şimdiye kadar saptanan en yüksek metal oranına sahip." Aman, yanılgı- ya düşmeyelim: Metal, gökbilim di- linde büyük patlama ürünü hidrojen ve helyum dışındaki tüm öteki elementler anlamına geli - yor. Bunlar da yıldız- ların çok sıcak mer- k e z l e r i n d e k i nükleer tepki- meler yoluyla, ya da patlayan yıldızların şok d a l g a l a r ı n d a sıkışarak olu- ş u y o r l a r. Yıl- dızların ölü- müyle uzaya sa- çılan bu element- ler büyük hidro j e n bulutlarına karışarak ye- ni kuşak yıldızların hammad- desini oluşturuyorlar.
Ağır elementlerle dev gezegenle- rin varlığı arasında saptanan ilişki, metalce zenginleşmiş bulutlarda do- ğan yıldızların dev gezegenler barın- dırma olasılığının yüksek olduğu yo- lundaki kuramı destekliyor. Başka açıdan bakıldığında da bu, bizimki gibi Güneş sistemlerinin bir istisna olduğu anlamına geliyor.
Ama Gonzales’e göre bu sistem- lerde bir "gezegen göçü" olayı da ya- şanmış olabilir. Çünkü günümüzde kabul gören modellerde Jüpiter gibi gazdan oluşmuş dev gezegenler, yıl- dızın oluşumu sırasında etrafında dö- nen gaz ve toz diskinin görece soğuk dış kesimlerinde hidrojen ve helyu- mun buz zerrecikleri üzerinde yo-
ğunlaşıp kütleçekim etkisiyle büyü- mesiyle ortaya çıkıyorlar. Diskin iç kesimlerinde ise demir ve silisyum gibi sıcağa dayanıklı ağır element zerreciklerinin birleşmesiyle Dünya benzeri kayalık gezegenler oluşuyor.
Göç sürecinde dev bir gezegen gide- rek ana yıldızına yaklaşıyor. Bunu yaparken de arada kalmış disk kalın- tılarını ya da küçük gezegenleri yıl- dıza süpürüyor. Gonzales, dev geze- genlere sahip yıldızların, gözlenen metal zenginliklerine bu yolla, son- radan kavuşmuş olabileceklerini de belirtiyor.
Gonzales, çalışma arkadaşları ile birlikte 1995’ten beri sürd ü rd ü ğ ü araştırmalarda, aralarında 10 metrelik Keck teleskopunun da bulunduğu büyük gözlem araçlarından yararlan- mış. Elde ettiği verilerin son derece güvenilir olduğu- nu vurguluyor. Gerçi sıfırlayıcı interf e- rometri denilen bir teknikle, gezegeni ol- duğuna ina- nılan bir yıl- dızın ışığı or- tadan kaldırı- lıp, teleskop- lar gezegen- den gelen zayıf ışığa yönlendiri- lebiliyor. Bu teknik- te yıldızın ışığı iki ayrı aynaya odaklanıp, daha son- ra görüntüler hafif kaymış bir biçim- de tekrar birleştirilince, ilk görüntü- deki ışığın dalga tepeleri ikinci gö- rüntüdeki ışığın dalga çukurlarına denk geliyor ve bunlar birbirlerini götürdüğünden görüntü ortadan kal- kıyor. Ama bu teknik henüz çok ye- ni ve yeterince yaygın olarak kulla- nılmıyor. Gonzales bu durumda ge- zegenin varlığının ancak yıldızın par- laklığı yüzey sıcaklığı, yüzeyindeki kütleçekim kuvveti, ve dönüş hızı gibi özellikler incelenerek saptana- bildiğini söylüyor. Bu özellikler ara- sında da yıldızdaki metal oranının, dev gaz gezegenlerinin varlığı için en güvenilir işaret olduğunu vurgu- luyor.
http://www.eurekalert.org/restricted/emb_releases/uw-epfso.html
Gezegenler Metalce Zengin Yıldızları Seçiyorlar
A s t ro n o m l a r, Dünya’yı süre k l i bombardıman eden kozmik ışınlara ait, çok yüksek enerjili 5 parçacığın izlediği yolu saptadılar. (G. Farrar ve P. B i e rman, Phys. Review Letters 81, 3579, 1998). Bu parçacıklar çok uzak gökadalardan geliyordu. Sonuç:
Bu parçacıklar elektrik yüklü ola- mazdı; çünkü bu kadar uzun bir yol- da, Evren’deki 3K derecelik fosil (Büyük Patlama’dan kalma) ışıma nedeniyle enerjilerini kaybederler- di. Kozmik ışınlar belki de nötrino- lardır...
La Recherche, Ocak 1999
NASA’nın "kızıl gezegen"e gön- derdiği robot elçilere yakında bir ar- kadaş gidiyor. Avrupa ülkelerinin iş- birliği ile hazırlanan Mars Ekspresi, 2003 yılında bir Rus Soyuz roketiyle fırlatılacak.
Altı ay sonra gezegene varacak olan uzay aracı bir renkli stereo ka- mera, bir morötesi harita spektro- metresi, radarlı bir yükseklik ölçer ve atmosferi inceleyecek aygıtlar ta- şıyacak. Mars Ekpresi, ayrıca İngiliz- lerin geliştirdiği Beagle 2 adlı (Be- agle, ünlü evrim kuramcısı Charles Darwin’in okyanus yolculuklarında kullandığı gemi) bir keşif aracını da gezegen yüzeyine indirecek. Araç, Mars’ta yaşam izleri arayacak. Yal- nızca 60 kilo ağırlığındaki Beagle, panoramik bir kamera, gaz ve toprak tahlilleri için minyatür bir laboratu- var ve kaya altlarından toprak örnek- leri almak için bir robot kol taşıya- cak. Robot kol, bu iş için bir dişçi ta- rafından geliştirilmiş küçük bir delgi taşıyor.
Sky & Telescope, Şubat 1999
Kozmik Işınlar Nötr mü?
Mars Ekspresi
Mars Ekspresi’yle gezegene gidecek Beagle II sondası