T.C.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
ARKEOLOJİ BİLİM DALI
KLASİK ARKEOLOJİ ANABİLİM DALI
İSAURİA BÖLGESİ KAYA MEZARLARI
VE ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ
DOKTORA TEZİ
Danışman:
Prof. Dr. Christine ÖZGAN
Yrd. Doç. Dr. Mustafa YILMAZ
Hazırlayan:
Osman DOĞANAY
ÖZET
İSAURİA BÖLGESİ KAYA MEZARLARI VE ÖLÜ GÖMME GELENEKLERİ İsauria Bölgesi’nin genelinde sekiz farklı grupta toplanan ölü gömme gelenekleri yaygın olarak kaya mezarlarından oluşmaktadır. Kaya mezarları bölgenin doğu tarafında, diğer gömü türleri ise başkent çevresindeki antik yerleşmelerde yaygındır. Bunu, topoğrafik etkiler dışında yöresel olarak farklı mezar tiplerinin sevildiğine ve batıda Pisidia, Lykaonia, Pamphylia doğuda ise Olba ve Diokaesarea gibi Dağlık Kilikya etkilerine bağlamak istiyoruz.
Kaya mezarları genel itibariyle cephesi düz olanlar, tonozlu ve anıtsal cepheli olanlar olmak üzere üç ana gruba ayrılabilir. Bu gruplar kendi içinde alt gruplara ayrılmaktadır. Kaya mezarlarında cephe düzenlemesinin mezar odası, mezar odası düzenlemesinin ise cephe tasarımı üzerinde bağlayıcı bir etkisi yoktur.
Kaya mezarları en yakın benzerlerini Dağlık Kilikya ve Frigya’da bulur. Dağlık Kilikya ile olan siyasi birliktelik bu benzerlikte rol oynamıştır. Frig Uygarlığı’nın kaya işçiliğinde ulaştığı yüksek düzey ve yetiştirdiği mezar ustalarının Lykaonia ve İsauria gibi bölgelere dağılmaları sonucu Frig etkileri bölgenin kaya mezarlarında da kendini göstermiştir. Yalnızca bir örnekte kaya mezarını yapan ustanın adını biliyoruz ancak söz konusu ustanın yetiştiği kültür çevresi hakkında bilgimiz yoktur.
Uzun süre belli bir plan tipinde kaya mezarlarının yapılmadığını, bazı mezar tiplerinde de bir plan tipinden diğerine geçişte eski ve yeni geleneğin harmanlanarak kullanıldığını görüyoruz.
Dağlık Kilikya ile Frigya’da oluşan sentezlerin İsauria’da bir kez daha değişikliğe uğrayıp bölgeye özgü bir kaya mezar geleneğinin ortaya çıktığını anlamaktayız.
Arkeolojik kalıntıların önemli bir grubunu oluşturan nekropollerin, nekropollerde de önemli sayıda temsil edilen kaya mezarlarının yapılmasında-toplumun kimliği, sosyal ve dini yapısı ile topoğrafyanın büyük bir etken olduğu gerçeği İsauria Bölgesi nekropolleriyle de bir kez daha görülmüştür.
ABSTRACT
ISAURIA REGION ROCK-CUT TOMBS AND BRUIAL CUSTOMS
Burial customs which can be divided into eight different groups all around Isauria Region mostly composed of rock-cut tombs. Rock-cut tombs are common in the east of the region and the other types of tombs are common in the antique settlements around the capital. We think that this can be attributed to the fact that different types of tombs are preferred in different parts of the region and to the existence of Pisidia, Lycaonia, Pamphylia in the West and of Cilicia Tracheia areas such as Olba and Diocaesarea in the East other than typographic effects.
Rock-cut tombs are generally divided into three main groups as flat fronts, vaulted ones and portal ones. These groups are further divided into sub-groups. In rock-cut tombs the frontal design and the inner design of the tomb are not interdependent.
The most similar forms of rock-cut tombs are found in Cilicia Tracheia and Phrygia. The political togetherness with Cilicia played a role in this similarity in form. Because of the high level of mastery in tomb instruction attained by rock-cut tombs and as tomb constructors scattered around all the regions like Lycaonia and Isaura, the Phrygian effects exerted themselves in the rock-cut tombs of the region, too. Only in one rock-cut tomb sample we know the name of the instructor, but we have no information about the cultural environment the instructor lived in.
We see that one design in rock-cut tombs did not prevail for long periods and in transitions from old to new styles old and new traditions were used in harmony in design of some rock tombs.
We understand that the syntheses created in Cilicia Tracheia and Phrygia were transformed once more and there emerged a new type of rock-cut tomb tradition unique to the region.
The fact that identity, religion and social structure of the society and typography are prominent factors in the construction of Necropolises -which make up an important part of archeological remnants- and of rock-cut tombs which represent necropolis to a significant extent is realized once more in the necropolises in Isaura.
i
ÖNSÖZ
“İsauria Bölgesi Kaya Mezarları ve Ölü Gömme Gelenekleri” başlıklı çalışmamız, İsauria Bölgesi’nin irili ufaklı 18 antik yerleşmesinden derlenen 69 kaya mezarının diğer gömüt türleriyle birlikte etraflıca incelenmesini ve komşu diğer bölge örnekleri arasındaki yerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 7 ana bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde konumuz tanımlanıp amaç ortaya konmuştur. Bu bölümde ayrıca çalışmada izlediğimiz yöntem dışında İsauria Bölgesi’nde konumuzla ilgili zamanımıza kadar yapılan bilimsel çalışmalara da yer verilmiştir. İsauria Bölgesi coğrafyası, fiziki yapılanması, bölgenin antik ve modern yolları ile kaya mezarlarının derlendiği antik yerleşim birimleri de ikinci bölümde kısaca işlenmiştir. Üçüncü bölümde ise İsauria Bölge tarihi ele alınmıştır.
Çalışmamız, daha çok bölgenin kaya mezar gelenekleri ile ilgili olmasına rağmen İsauria Bölgesi’nin genelinde yaygınlık gösteren diğer ölü gömme geleneklerine de dördüncü bölümde ana hatlarıyla ve en belirgin örnekleriyle kısaca yer verilmiştir. Çalışmanın ana konusunu oluşturan beşinci bölümde ise özenle seçilen 69 kaya mezar örneği belli bir düzen içinde ayrıntılı olarak incelenmiştir. İncelenen örnekler belli esaslara göre usta/atölye gruplarına ayrılmış ve son olarak Anadolu ve Anadolu dışındaki diğer kaya mezar örnekleri ışığında İsauria Bölgesi kaya mezarlarının yeri ve önemi ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın altıncı bölümünde kaya mezarları ağırlıklı olarak bölgenin diğer gömü gelenekleriyle birlikte bölge mezar geleneğine özgü belirleyici unsurlar ortaya konmuştur Yedinci bölümde ele alınan kaya mezar örneklerinin katalogundan sonra, çok sayıdaki fotoğraf, çizim, grafik, şekil ve haritalar yardımıyla çalışma görsel olarak da zenginleştirilmiştir.
Çalışmanın başından sonuna kadar yapıcı ve yönlendirici eleştirileriyle her zaman yardımlarını gördüğüm danışman hocalarım sayın Prof. Dr. Christine Özgan’a ve Yard. Doç. Dr. Mustafa Yılmaz’a, hocalarım Prof. Dr. Ramazan Özgan’a, Prof. Dr. Ahmet A. Tırpan’a, Prof. Dr. K. Levent Zoroğlu’na, Doç. Dr. İ. Hakan Mert’e, Doç. Dr. Bilal Söğüt’te ve Doç. Dr. Asuman Baldıran’a teşekkürü borç bilirim. Ayrıca Grekçe yazıtların çevirisinde ve tarihlendirilmesinde yardımları için Prof. Dr. Çetin Şahin’e, Prof. Dr. Mustafa H. Sayar’a ve Yrd. Doç. Dr. Hamdi Şahin’e, kütüphane çalışmalarımız sırasında her türlü kolaylığı gösteren İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü çalışanlarına,
ii
çalışmaya destek veren Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü yetkililerine de teşekkür ederim.
Anadolu’nun dışa kapalı bir iç bölgesi olmasının yanında Toros Dağları’nın İç Anadolu’ya bakan ve çoğunlukla geçit vermeyen sarp zirvelerinde konumlanan İsauria Bölgesi yerleşim birimlerinde tespit edilen kaya mezar örneklerinin Anadolu’nun diğer bölgelerindeki kaya mezarları arasındaki yerini belirlemek ve bu örneklerin olası bağlarını ya da bağlantısızlıklarını tespit etmek amacıyla yapılan çalışmamızın yorucu arazi taramalarında bize eşlik eden köylü dostlarımıza rehberlikleri dışında konukseverlikleri için de ayrıca minnettarım.
Bölgenin zor doğa koşullarına rağmen çalışma baştan sona kadar heyecanla yürütülmüş ve bölge kaya mezar örneklerinin genel hatları ile yerel katkılar ağırlıklı olmak üzere kültürlerarası alaşımdan doğan örnekler olduğu sonucuna varılmıştır.
C. Niebuhr’un söylediği gibi, yok olup gideni yeniden var olmaya çağıran kişilerden
biri olarak yaptıklarımla, bu eserleri ortaya koyan kişilerinkine benzeyen bir mutluluk yaşıyorum. Ancak onun söylediklerinin aksine kendi konumu dünyanın merkezine koyarak bir fanatizm havası içine girip gururlanmıyorum ve kendime tanrısal bir güç bahşedildiğini de düşünmüyorum. Anadolu kaya mezarlarının tanınmasında artık benim de bir payım olduğu için mutluyum.
Son olarak, çalışmanın zor arazi koşullarında bana eşlik eden köylü dostlarıma, mezarların ölçülmesinden fotoğraflanmasına ve planlarının çıkarılmasına kadar bütün çalışmalarıma heyecanla destek olan arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler.
Osman DOĞANAY Konya-2008
iii
İÇİNDEKİLER
I. GİRİŞ
I.1 Konunun Tanımı ve Amaç……….2
I.2 İzlenen Metod……….3
I.3 Araştırma Tarihi……….4
II. COĞRAFİ DURUM II.1 İsauria Bölgesi Sınırları ve Coğrafyası………....7
II.2 Fiziki Yapılanma……….….8
II.3 Yollar ve Ulaşım………....10
II.4 Yerleşmeler………....12
III. TARİHİ DURUM……….27
IV. İSAURİA BÖLGESİ’NİN DİĞER MEZAR TİPLERİ III.1 Oygu Tekne Mezarlar (Chamosorion) ……….36
III.3 Lahidler………...38
III.4 Ostotekler………...39
III.4.1 Oygu Tekne Ostotekler………...39
III.4.2 Lahid Tipli Ostotekler………....41
III.5 Urneler………...44
III.6 Mezar Stelleri/Taşları………....45
III.7 Yer altı Oda Mezarlar………...49
III.8 Anıt Mezarlar………50
V. KAYA MEZARLARI V.1 Kaya Mezarlarının Tespiti………...54
V.2 Kaya Mezarlarının İsauria Bölgesi’ndeki Dağılım Alanları………58
V.3 Kaya Mezarlarının Yönleri………..64
V.4 Cephe Düzenlemesi ve Tipoloji………...69
V.4.1 Tapınak Cepheli Olanlar………...70
V.4.2 Tonoz Cepheli Olanlar………..72
V.4.3 Yalın Cepheliler………...73
V.4.4 Kabartmalı/Süslemeli Cepheliler………..74
V.5 Cephe Platformları/Merdivenleri……….…75
V.6 Tören Alanları………..77
V.7 Giriş Açıklıklarının Konumları………....80
V.8 Cephe Elemanları V.8.1 Taşıyıcı Elemanlar………...83
V.8.2 Üst Yapı Elemanları………..…87
V.8.3 Cephe Nişleri………...93
V.9 Ön Oda V.9.1 Ana Giriş Açıklıkları……….97
iv
V.9.2 Kapı Mili Yuvaları………..…106
V.9.3 Sürgü Delikleri………..111
V.9.4 Kapı Bloku………115
V.10 Mezar Odası V.10.1 Döşemsiz Mezar Odaları……….119
V.10.2 Döşemli Mezar Odaları………...121
V.10.3 Mezar Odası Nişleri………156
V.10.4 Urne Yerleri/Kül Çanakları………160
V.11 Yan Oda……….162
V.12 Süsleme ve Kabartmalar………164
V.12.1 Bitkisel Süslemeler……….…164
V.12.2 Mimari Süslemeler……….…167
V.12.3 Hayvan Figürlü Süslemeler………172
V.12.4 Savaş Aletleri……….181
V.12.5 Diğer Kabartma ve Süslemeler………..183
V.13 Yazıtlar……….206
V.14 Kayaların Özellikleri ve İşçilik………219
V.15 Matematiksel Oranlar………...226
V.16 Mezar Ustaları/Atölyeleri……….…245
V.17 Antropolojik Bulgular………..263
V.18 Gömü Şekli ve Defin Sonrası İşlemler………264
V.19 Etkileşim Bölgeleri………..273
V.19.1 Doğu İlişkisi………..275
V.19.2 Batı İlişkisi………....292
V.19.3 Yerel Özellikler……….…326
V.20 Tarihlendirme………...328
VI. DEĞELENDİRME ve SONUÇ………..334
VII. KATALOG………..343 KISALTMALAR ve KAYNAKÇA LEVHALARIN LİSTESİ LEVHALAR TABLOLAR HARİTALAR
I.
M.Ö. 1. binden sonra yayg nla an ve Anadolu’nun her bölgesinde farkl alg lan biçimiyle geli imini sürdüren kaya mezarlar zaman za kadar bölgesel olarak yer yer incelenmi ancak Anadolu kaya mezarlar içerisinde önemli bir yere sahip oldu unu dü ündü ümüz sauria örnekleri henüz toplu bir çal mada ele al p de erlendirilmemi tir.
Son 20 y ldan bu yana arkeolojik çal malar n önemli ölçüde artt sauria Bölgesi’nde ölü kültü ve mezar yap tlar ile ilgili toplu bir çal ma ve de erlendirme henüz yap lmad için bölgenin çözüm bekleyen sorunlar aras nda söz konusu kaya mezar mimarisi ve ölü gömme gelene i de önemli bir yer i gal eder olmu tur.
Kaya mezarlar n yo un olarak görüldü ü bölgenin güney do u kesimi, Da k Kilikya’n n son ba ms z kral olan Kommagene’li IV. Antiokhos zaman nda büyük oranda d etkilere aç k hale gelmi ve Roma yönetimi alt na girdi i tarih olan M.S. 72 y nda Vespasian taraf ndan Kilikya Eyaleti’ne ba lanmas yla oldukça geli mi tir1. Katalogta yer verdi imiz kaya mezarlar n ço unlu u, krall Da k Kilikya’n n büyük bir bölümünü içine alan IV. Antiokhos’un Hellenizm politikas çerçevesinde kurulan ya da yeniden düzenlenen be kentten2 biri olan Germanikopolis (Ermenek) yak nlar ndaki nekropol alanlar nda yer alan kaya mezarlar ndan olu maktad r.
Kaya mezarlar derledi imiz sahada bugüne kadar tespit edilen mezarla ili kili ya da mezarlardan ba ms z yaz tlar içerisinde Eirenopolis’te G. E. Bean ve T. B. Mitford taraf ndan3 1960’l y llar n ortalar nda görülen bir s r yaz d nda Latince örnek bilinmemektedir. Bu da bölgede Romal idareci, kolonist veya lejyonerlerden ziyade Astra4 (Tama al k/ stanbul Tepesi) ve özellikle Da k Kilikya’n n önemli bir dini merkezi olan Olba’da görüldü ü ekilde yerel idarecilerin veya rahip krallar n hâkim oldu unu ve görkemli mezar an tlar n da ço unlukla bu yerel idarecilere ait oldu unu dü ündürmesi aç ndan önemlidir.
Anadolu’nun birçok bölgesinde oldu u gibi sauria bölgesi’nde de kayalara aç lan her çe it oygu belli isimlerle an lmaktad r. Ele ald z örnekleri adland rken yerel isimlendirmelere sahip “Samanl in”, “Ambarta ”, “Kap kaya”, “Be ikköristan” ve “Ayvaz nini” kaya mezarlar da mümkün ölçüde bu isimleriyle anmay tercih ettik. Yerel adland rmalara genel olarak bakt zda bu isimlerin kaya oygular n kullan m amac , ekli 1
Mitford-Andrews 1980: 1247.
2
Bu kentler k da Antiocheia ad Cragum (Endi egüney) ve Iotape (Aydap), iç tarafta ise çal ma alan z içerisinde yer alan Irenopolis ( rnebol=Çatalbaden- kizç nar), Philadelphia (Gökçeseki msiören) ve Germanikopolis (Ermenek)’tir. Bkz. Magie 1950: 1367vd.; Jones 1971: 109vd.
3
Bean-Mitford 1970: 205vd.
4
ve arazi sahibinin ad ile özde le tirilerek verilen isimler oldu u görülür. Örne in Adiller Di Alan 2 (Lev. 7-8) nolu kaya mezar yak n zamana kadar çevresindeki tar m arazisini kullanan köylülerin saman deposu olarak kullanmas sebebiyle halen “Samanl in” olarak an lmaktad r. Barc n Yaylas kaya mezar (Lev. 9-10) bugün konar-göçer halk taraf ndan ev olarak kullan lmas na ra men “Ambarta ” olarak isimlendirilmi tir. Tepeba Ayvaz nini kaya mezar n (Lev. 151-152) yer ald arazi ise bilinmeyen bir tarihte Ayvaz ismindeki bir ki ininmi . Çukurba Asar Kap kaya kaya mezar na (Lev. 30-31) ula m zor oldu undan yak na kadar ç kamayanlar onu uzaktan kap ya benzetmi olmal rlar. Bu adland rma Anadolu’da oldukça yayg nd r. Daran Be ikköristan kaya mezar (Lev. 46-47) ise kolay ula sebebiyle mezar odas ve biraz derin tutulmu zeminden yükseltmeli ölü yerini görenler taraf ndan “Be ik” gibi alg land ndan ve Anadolu’da kaya oygular n bulundu u saha yayg n olarak “Köristan” eklinde isimlendirildi inden olsa gerek kaya mezar “Be ikköristan” olarak adland lm r. Belli bir kaya mezar i aret etmese de “Gâvurini” ve Gâvur Kesmesi” adlar da kaya mezarl nekropoller için bölgede yayg n olarak kullan lan adland rmalard r. Böylelikle kaya mezarlar n adland lmas nda onlar n d ve iç görünümleri, kullan m amaçlar ve bulundu u yerin sahibi d nda bu kal nt lar kendinden saymama, onu yabanc görme e iliminin bunlar isimlendirmede ön plana ç kt anla lmaktad r.
I.1 Konunun Tan ve Amaç
sauria Bölgesi ölü gömme geleneklerinin tespiti ve bu geleneklerden kaya mezar örneklerinin ayr nt incelenmesi çal mam n temel konusudur. Kaya mezar d nda kalan lahid, ostotek, yeralt oda mezar, steller ve an t mezar eklindeki di er gömüt türleri genel hatlar ile ele al nacak, bunun yan s ra kaya mezarlar n cephesi ve iç mekan , tipolojisi, arazideki da , i çilik, oranlar, etkile im bölgeleri ve sanatkâr gruplar çok yönlü incelenecetir. Ayr ca çal mam z ile bugüne kadar toplu bir de erlendirmesi yap lmayan sauria kaya mezarlar n Anadolu kaya mezar gelene indeki yeri ve önemini ortaya koymay amaçlamaktay z.
Anadolu’da M.Ö 3. binden ba layarak Roma mparatorluk Dönemi’nin sonlar na kadar kesintisiz devam eden ölüyü eve benzer mezara gömme gelene i beraberinde de ik tiplerde mezar yap tlar n ortaya ç kmas sa lam r. Kaya mezarlar da bu dü ünceden do an mezar tiplerinden biri olarak ortaya ç kan ve özellikle Demir Ça ’ndan itibaren tüm Anadolu’da yayg nla an bir mezar çe ididir. Çal mam zda sauria Bölgesi’nin genelinde görülen mezar tipleri kaya mezar a rl kl olarak ele al nacak, di er gömüt türleri ise ana hatlar ile de erlendirilecektir. Kaya mezarlar n yo un olarak yer ald Ermenek Çay Havzas yak n
bir zamanda baraj sular alt nda kalaca için öncelikle havzadaki kaya mezarlar n bir an önce belgelenmesi ve her geçen gün do a ve insan tahribat sebebiyle yok olma tehlikesindeki kaya mezarlar n Anadolu kaya mezar gelene indeki yerini belirlemek çal mam n temel
amac r.
Da k Kilikya’n n bilhassa k kenti nekropolleri üzerine yap lan bilimsel çal malarda k yaslama yap rken, kaya mezarlar ba ta olmak üzere sauria Bölgesi’nin mezar mimarisine neredeyse hiç yer verilmedi i anla lm r. Bu anlamda kaynaklara ba kal nmadan yerinde yap lan tespitlerle ortaya ç kan çal mam z tüm Kilikya Bölgesi mezar sanat yorumlama konusunda büyük yararlar sa layacakt r.
I.2. zlenen Metod
Çal mam z 7 ana bölümden olu maktad r. Giri bölümünde konunun ana hatlar belirlenip amaç ortaya konmu tur. Bu bölümde yine çal mada izledi imiz yöntem k saca özetlenmi tir. Giri k sm n son bölümünde ise sauria ve Da k Kilikya’da kaya mezarlar konusunu do rudan veya dolayl olarak ilgilendiren inceleme ve ara rmalara yer verilmi tir.
kinci bölümde kaya mezarlar n derlendi i sauria Bölgesi’nin tarih içindeki s rlar , co rafyas ve fiziki yap lanmas ile bölge içindeki antik yollar konusu i lenmi tir. Bu bölümde ayr ca kaya mezarlar ndan olu an nekropollerin ba oldu u kentler antik ve modern adlar yla birlikte k saca tan lm r.
sauria Bölge tarihine yer verilen üçüncü bölümde sauria co rafyas n tarih içindeki siyasi yap lanmas kronolojik olarak ele al nm r.
Çal mada sauria Bölgesi’nin ölü gömme geleneklerine de k tutmak
amaçland ndan dördüncü bölümde kaya mezarlar d nda kalan di er gömü gelenekleri de saca ele al nm r. Bu bölümde s ras yla oygu tekne mezarlar, lahidler, ostotekler, urneler, mezar stelleri, yeralt oda mezarlar ve an t mezarlar gibi gömü türlerinin her birine çal ma kapsam nda k saca yer verilmi tir. Her biri ayr bir çal ma konusu olabilecek bu gömü türleri, as l konumuz kaya mezarlar oldu u için etrafl ca irdelenmeden konu ana hatlar yla de erlendirilmi tir.
sauria Bölgesi’nin genelinde di er gömü türlerine göre bask n olan kaya mezarlar ise be inci bölümde detayl olarak ele al nm r. Bu bölümde öncelikle kaya mezarlar n tespiti ve bölge içindeki yay m alanlar ile yönleri incelendi. Daha sonra ise örneklerimiz cephe düzenlerinde gösterdikleri özelliklere göre tipolojik olarak grupland ld . Bu ba lamda bölge
kaya mezarlar n 4 ayr cephe tipolojisi ile kar za ç kt gördük. Bu genel
mimari elemanlar, cephe elemanlar , ta elemanlar, üst yap elemanlar , mezar d ni leri, ön oda ve mezar odas , süsleme ve kabartmalar, yaz tlar, i çilik, oranlar, mezar ustalar , defin sonras i lemler, etkile im bölgeleri, yerel özellikler ve tarihlendirme eklinde olu turulan ana ba klar dahilinde 69 kaya mezar ayr nt olarak incelenmi tir.
sauria Bölgesi di er mezar tipleri ile kaya mezarlar ndan olu an ölü gömme gelenekleri De erlendirme ve Sonuç ba alt nda alt nc bölümde özetlenmi tir.
Çal man n metin k sm olu turan son bölümde ise ele al nan 18 antik yerle medeki 69 kaya mezar n ayr nt ölçüleri verilip tan mlar yap lm r. Bu bölümde ayr ca, bölgede çal malar yapacak ara rmac lara kolayl k sa lamas aç ndan kaya mezarlar n bulundu u yerle melerle ilgili geni bir literatüre ve sahadaki kaya mezar d nda kalan kal nt lara da yer verilmi tir.
Çal ma ayr ca çok say da foto raf ve çizim d nda haritalar ve 4 ayr tablo ile de zenginle tirilmi , metin ise daha geni bir bak aç sa lamak ve görselli i art rmak için grafiklerle desteklenmi tir.
Ele al nan kaya mezarlar n plan, kesit ve görünü leri ilk defa taraf zdan çizilmi ve çok say daki foto raflarla bütün detaylar gösterilmeye çal lm r. Her kaya mezar örne i alfabetik olarak bulundu u modern yerle imin ad yla ve birbirine izleyen rakamlarla adland ld için levha at flar nda da bu düzen içindeki alfabetik s ra takip edilmi tir. Topo rafik haritada (Harita 4) sanatkâr na/atölyesine ya da kaya mezar grubuna göre 9 ana gruba ay rd z kaya mezarlar n yerleri, kaya mezar adlar kullan larak i aretlenmi ve her kaya mezar n ait oldu u sanatkâr/atölye veya mezar grubu aç klay lejandlarla belirtilmi tir.
I.3 Ara rma Tarihi
Da k Kilikya mezar yap lar konu alan baz çal malarda sauria kaya mezar örneklerinden de söz edildi ini görmekteyiz. Kaynaklara geçen az say daki bu örnekler sauria kaya mezar sanat bütünüyle temsil eden örnekler de ildir. Bugüne kadar yaln zca sauria Bölgesi kaya mezalar her çe it örnekleriyle ele alan toplu bir çal ma yap lmad için bölge mezar sanat n önemi ve Anadolu kaya mezar gelene indeki yeri hep eksik kalm r. lerleyen bölümlerde görülece i gibi, halbu ki sauria kaya mezarlar belirgin olarak Da k Kilikya örneklerinden ay rt edilebilecek düzenlemelere ve yerel özelliklere sahiptir.
Da k Kilikya Bölgesi’nde Anemurium5, Adrassus6, Elaiussa Sebaste, Korykos7 ve Lamos Bölgesi nekropolleri kaz ve yüzey ara rmalar yoluyla incelenmi ve söz konusu
5
Alföldi-Rosenbaum 1971: 1vd.; Rife 1999:189.
6
nekropollerdeki mezarlar bütün yönleriyle ele al nm r. Fakat mezarlar n anolojileri yap rken çal ma bölgemiz içinde kalan ve burada ele ald z kaya mezar örneklerinin neredeyse hiçbirisinin an lmad ve hiçbirisinin de bilimsel çal ma esaslar na göre bir ara rmas n yap lmad dikkatimizi çekmi tir.
lki 1902 y nda, ikincisi ise 1935 y nda yay mlanan H. Swoboda ve ekibinin Bozk r çevresinde yapt arkeolojik çal malarda Bozk r Zengibar Kale’deki 3 kaya mezar n da ele al nd görüyoruz. Ara rmac lar bizim de kataloga dâhil etti imiz kaya mezarlar n cephe çizimlerini yapm lard r.
Tek örnekler eklinde ele al nan sauria kaya mezarlar ndan biri de Hadim Yelbeyi kaya mezar r. Y.E. Scarborough taraf ndan da irdelenen kaya mezar ilk olarak H. Kiepert’in haritas nda “Ak Iapy” (Akyap ) olarak görmekteyiz8. H. Kiepert’ten sonra J. R. S. Sterret sauria Bölgesi’ni de içine alan çal mas nda Yelbeyi kaya mezar H. Kiepert gibi “Akyap /Akkale” olarak anar9. Kaya mezar daha sonra G. Totaysalg r’ n 1939 y nda yapt bir çal mas nda görüyoruz10. 1940’l y llar n ba nda bölgeye gelen H.Th. Bossert, Yelbeyi kaya mezar üzerinde incelemelerde bulunmu ve kesin bir tarihlemeden kaç nd mezar an imdilik M.Ö. 1. yüzy la tarihlemektedir11. Ayn y llarda G. Totaysalg r’ n verdi i bilgilere göre eser üzerinde yorumlar yapan K.Bittel yorumlar nda kaya mezar n M.S. bir tarihe verilemeyece ini ima etmektedir. K. Bittel, A. M. Mansel, K. Erdmann, P. Verzone, H. Çambel, A. Erzen ve J. nan’dan olu an bir ara rma ekibi 1 Haziran 1952 y nda sauria Bölgesi’ni de kapsayan gezileri s ras nda Yelbeyi kaya mezar da ziyaret etmi ler12 ve mezar an hakk ndaki yorumlar 1953 y nda ekip üyelerinden K. Bittel taraf ndan yay mlanm r13. K. Bittel ve ekibi Yelbeyi kaya mezar n saurial lar’dan birine ait oldu unu ve mezar sahibinin, kaya mezar nda Sallust.’ta (Hist. II 85 Maur.) “genus hominum vagum et rapinis
suetum magis quam agrorum cultibus” eklinde geçen ve saurial lara ait oldu u dü ünülen
“ba ca merak olan iki ey, sava ve av ” betimledi ini bildirmektedirler14. K. Bittel, bizim de ziyaret etti imiz kaya mezar n bulundu u derin kanyonda yer alan ve “Kaleönü” olarak adland lan kayal k alandaki belki de bir kiliseye ait olan Bizans Dönemi kal nt lar ndan uzun 7
Machatschek 1967: 1vd.
8
Kiepert 1854: pafta D III: Ermenek.
9 Sterret 1884-1885: 44. 10 Totaysalg r 1937: 47. 11 Bossert 1942: no: 1116. 12
G. Totaysalg r’dan 70 y l kadar önce kaya mezar ke feden ve tan mlayan J.R.S.Sterret’in çal mas nda foto raf olmad için ara rmac lar mezar an görmeden önce bunun ilk defa G.Totaysalg r taraf ndan 1937 nda yay mlanan bir mezar oldu unu san yorlar. G.Totaysalg r’ n eksik foto raf ve tan mlar böyle bir hataya dü ülmesine sebep olmu tur.
13
Bittel 1953: 310vd.
14
uzun söz etmekte ve burada gördü ü seramik parçalar ndan ço unun Bizans Dönemi oldu unu fakat baz lar n da prehistorik dönemlere ait oldu unu bildirmektedir15.
1988 y ndan bu yana M. Y lmaz taraf ndan sauria Bölgesi’nin merkezine yak n yerle imlerde yüzey ara rmalar yap lmaktad r. Bu çal malardan ilki ara rmac taraf ndan 1990 y nda tamamlanan ve Bozk r çevresinin tarihi co rafyas ele alan Yüksek Lisans çal mas r. Çal mada ba ta Zengibar Kale ( saura Nova) olmak üzere Bozk r çevresinin antik tarihi konusu ele al nm r.
Yine M. Y lmaz taraf ndan Doktora çal mas olarak 1995 y nda tamamlanan ve 2005 nda kitapla lan çal mada ise Bozk r çevresindeki kaya kabartmalar , mezar stelleri, ostotekler, lahidler ve kabartmal mimari elemanlar detayl olarak incelenmi tir. Çal ma kapsam nda bizim de katalogumuzda yer verdi imiz Zengibar Kale’deki 3 kaya mezar da ele al narak incelenmi tir16. Söz konusu ara rman n yo unla sauria Bölgesi’nin bat yönü kaya mezarlar yönünden fakir, ostotek, mezar steli ve lahidler konusunda ise zengin oldu u için ara rmada daha çok ostotek, mezar steli, lahidler ve kabartmal mimari parçalar konusu rl kl olarak i lenmi tir. Bizim çal mam n yo unla saha ise sauria Bölgesi’nin daha çok siyasi s rlar içerisinde yer alan bölgenin güney do u kesimleridir. Buras , antik dönemde neredeyse yaln zca kaya mezarlar ndan olu an bir gömü gelene inin benimsendi i Germanikopolis (Ermenek) ve yak n çevresini içine almaktad r. Çal mam z kapsam nda bölgenin merkezi Zengibar Kale ve Bozk r çevresinde az say da bulunan kaya mezarlar da ele al nm r. Bir anlamda bölgenin idari ve siyasi s rlar içerisinde yer alan bütün kaya mezarlar n toplu bir de erlendirmesi yap lm r. Buna ek olarak bölgenin idare merkezi çevresinde yo unluk kazanan ve M.Y lmaz taraf ndan detayl olarak incelenen ostotekler, lahidler ve mezar stelleri de ana hatlar yla de erlendirilip sauria Bölgesi’nde yayg n olan ölü gömme gelenekleri toplu olarak göz önüne konulmu tur.
Çal ma bölgemizdeki kaya mezarlar n bir kaç n da irdelendi i bir di er ara rma ise Y. E. Scarborough taraf ndan haz rlanan doktora çal mas r17. Ancak söz konusu çal mada Da k Kilikya Bölgesi’nin ölü gömme gelene i ele al nd için daha çok bilinen ve genel örneklere de inilmi tir.
Bölgenin güneydo usunda yer alan Pharax (Fariske) kenti çevresindeki arkeolojik kültür varl klar ile ilgili olarak 2005 y nda taraf zdan kaleme al nan bir çal mada ise Göktepe ve Çukurba Köristan kaya mezarlar da ana hatlar ile ele al nm r. Ancak bugüne
15 Bittel 1953: 31216. 16 Y lmaz 2005: 141, 164, 264, 268. 17 Scarborough 1991.
kadar sauria Bölgesi kaya mezarlar konu alan ve geneli kapsayan detayl bir ara rma yap lmad için çal mam n bu konudaki bo lu u dolduraca na inan yoruz.
II. CO RAF DURUM
II.1 sauria Bölge S rlar ve Co rafyas
Antik kaynaklar ve bunlara ba kal narak yap lan yorumlara göre sauria Bölgesi’nin bölge ad olarak ortaya ç ve bölgenin ula idari ve siyasi s rlar konusuna burada yer verilecektir.
sauria bölge ad na kaynakl k eden antik saura yerle mesi ilk olarak Didoros’un eserinde kar za ç kmaktad r18. skender’in Anadolu seferi ile ba lant olarak Diodoros’un eserinde saurial larla ilgili bilgiler edinmekteyiz ancak bu bilgiler bölge ad ndan çok saura eklinde kent ad olarak kar za ç kmaktad r. Erken Hellenistik dönem saura kenti Laranda kenti ile birlikte Pisidia Bölgesi’nde an lmaktad r.
lk olarak M.Ö 1. yüzy n sonlar nda Strabon’un eserinde saural lara ait ülke anlam nda sauria Bölge ad kar za ç kmaktad r19. Strabon eserinde bölgeden ilk defa saurike olarak söz eder ve burada Eski saura ve Yeni saura ad ta yan iyi tahkim edilmi iki ayr yerle im oldu unu, bu kentlerin de Lykaonia’ya dahil oldu unu bildirir (XII, 569). Strabon’un eserinin bir di er pasaj nda ise (XIV, 669) “ sauria Bölgesi” ifadesi geçmekte ve bölgenin Kilikia Tracheia’n n bir alt bölgesi oldu undan söz edilmektedir. Strabon’da iki ayr pasajda geçen saurike ve sauria ayn bölge olmal yd . Söz konusu bölgenin de co rafi olarak Da k Kilikya’n n bir alt bölgesi oldu unu fakat siyasi olarak ise Lykaonia Bölgesi’ne dahil oldu unu anlamaktay z.
Plinius, “ sauria” olarak isimlendirdi i bölgeyi yine Da k Kilikya’da göstermekte ve saura, Clibanus ve Lalasis gibi kentleriyle birlikte bölgenin Homanadlar Ülkesi’nden Anemurium’a kadar uzand bildirmektedir20.
Ptolemaios’a göre ise .S. 2. yüzy lda sauria Bölgesi’nin kuzey s Lystra’ya (Hatunsaray) kadar uzan yordu21. A. Marcellinius’a göre ise Diokletianus döneminde ( .S. 284-305) Roma mparatorlu u 12 bölgeye ayr lm ve bu dönemde sauria Bölgesi’nin s rlar da Akdeniz’e kadar uzanm r22.
18
Diodoros, Bibliotheka Historika, XVIII, 22.
19
Strabon, Geographika, XIV, 669.
20
Plinius, Naturalist Historia, V. 94.
21
Ptolemaios, Geographia, V.4.3.
22
sauria Bölgesi’nde özellikle bugünkü Bozk r ve Su la Gölü çevresinde önemli çal malarda bulunan 19. yüzy l ara rmac lar ndan Hamilton bölgenin s rlar Konya Ovas ’n n güneyindeki Toros Da lar ’n n eteklerinden ba latmaktad r23.
Yine 19. yüzy l ara rmac lar ndan Cramer, Konya’n n güneyindeki da k bölge ile Da k Kilikya aras ndaki bölgeyi sauria Bölgesi olarak tan mlamaktad r24.
Kiepert’in haritas na göre ise sauria Bölgesi’nin s rlar öyledir: Bat da Bey ehir Gölü’nün do usu, kuzeyde Su la Gölü’nün kuzey kesimleri, do uda ise Göksu’nun yukar havzas na kadar olan kesim.
Calder ve Bean ise sauria Bölgesi’ni Bozk r çevresi ve Göksu’nun yukar havzas na yerle tirmektedir25.
Genel hatlar ile sauria Bölgesi’nin kuzey s n Konya Ovas ile sonland anla lmaktad r. Bölge ile ilgili olarak ileri sürülen bu s rlar sauria Bölgesi’nin do al s rlar olup bölgenin siyasi s rlar daha geni bir alan kapsamaktad r. sauria Bölgesi’nin Akdeniz
lar na kadar uzanan en geni s rlar Hititler dönemi Tarhunda a Krall s rlar ile çak maktad r.
sauria Bölgesi gibi da k bir sahan n insan topluluklar taraf ndan iskan edilmesinde ve geli mesinde bölgenin bitki örtüsü, ula m olanaklar , yeralt ve yerüstü kaynaklar gibi co rafi, jeopolitik ve fiziki özelliklerinin pay büyük olmal yd . Bu nedenle kaya mezarlar n derlendi i sahalar a rl kl olmak üzere sauria Bölgesi’nin co rafi yap lanmas na ve önemli yol güzergahlar na burada yer vermek istiyoruz.
II.2 Fiziki Yap lanma
sauria Bölgesi günümüzde Akdeniz Bölgesi’nin Adana Bölümünde26, Orta Toros ku n bat k sm nda, Bat Toroslar n do u kesiminde, 360251-360 541 kuzey enlemleri ile 320101-330201 do u boylamlar aras nda yer al r27. Bölge a yukar 10.000 km’lik bir alan kapsar ve idari olarak da Konya, Karaman, Antalya ve Mersin il s rlar içinde yer al r. Kuzeyinde Konya Ovas , do usunda zaman zaman sauria s rlar içinde de erlendirilen Silifke (Seleukeia), bat nda Bey ehir, güneyinde ise Da k Kilikya’n n önemli k kentlerinden Korakesium (Alanya), Anemurium (Anamur), Selinus (Gazipa a) gibi yerle meler bulunmaktad r (Harita 1). sauria Bölgesi, Göksu Nehri’nin (Kalykadnos) iki büyük kolu olan
23 Hamilton 1842: 326vd. 24 Cramer 1972: 73. 25 Calder-Bean 1958: 7. 26 Efe 1998: 9. 27 Efe1998: 3.
Ermenek Çay ile Hadim Göksuyu’nun yan s ra di er küçük su toplama havzalar da tamamen içine almaktad r.
Ana hatlar ile Antalya ve Mersin Körfezi aras nda kalan bu da k bölgenin tamam günümüzde Ta eli Platosu olarak adland lmaktad r28. Ta eli Platosu, Antalya Körfezi (Mare Pamphylium) ile Mersin Körfezi (Avlan Cilicius) aras nda eksik bir yar mada görünümündedir. Günümüzdeki Ta eli Yar madas ’n n ç Anadolu’ya, yani antik dönemde Lykaonia Ovas ’na bakan kuzey yamaçlar na ise sauria Bölgesi denilmekteydi29. Göksu (Kalykadnus) Havzas ’n n her iki taraf da içine alan bölgeye, 12. yüzy ldan sonra çel de denilmi tir30.
Co rafi konum itibariyle ç Anadolu-Akdeniz Bölgeleri, fitoco rafik olarak ran-Turan ve Akdeniz floristik bölgeleri aras nda geçit te kil eden sauria Bölgesi’nin denizden yüksekli i 700-1850m.’ler aras nda de mektedir31. “Da Akdeniz Kat ” olarak tan mlanan bölge Göksu Nehri’nin kollar olu turan vadilerle k smen Akdeniz ikliminin etkisinde kalmaktaysa da ç Anadolu iklimi a rl kl olarak hissedilmektedir32.
Toros orojenik da ku n Orta Toroslar Bölümü’nde yer alan sauria Bölgesi, bugünkü jeolojik yap geç Alpin döneminde kazanm r. Bölgenin arazi ekilleri genel olarak yüksek da kabar klar ile yaylalar, vadiler ve denize bakan k eridinden ibarettir. Bölge karstik ekiller yönünden çok zengindir 33 . Yayla tarifine uygun olarak yayla morfolojisini tam olarak yans tan bir bölgedir. Yüksek ve devaml s rada lar, bunlar aras nda serilen geni dalgal ve çok yüksek yaylalar, derin vadiler sauria Bölgesi’nin esas arazi
ekillerini olu turmu tur34.
sauria Bölgesi’nin jeomorfolojisi, iklim, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile akarsular ve karstik kaynaklar n da insan faaliyetlerini de do rudan etkilemi tir35. Bölgenin 3/5’ini kaplayan da lar ve yaylalar n tar ma az elveri li olmas vadilerin önemini artt rmaktad r. Engebeli yap ve buna ba olarak ula m zorluklar nedeniyle da k olan yerle imler Göksu Nehri’nin geçti i büyük vadiler ve çevresindeki dere yataklar nda kurulmu tur.
sauria Bölgesi kültürlerinin olu mas nda en önemli unsurlardan biri de Göksu Vadisidir. Göksu Vadisi Orta Anadolu ile Güney Anadolu’yu birbirine ba layan en önemli geçitlerden birini olu turmaktad r36. Mellart’a göre ç Anadolu’daki Çatalhöyük ve Canhasan
28
Saraço lu 1989: 322.
29
Strabon, Geographika, XIV, 669.1.
30 Alishan 1899: 325. 31 Serin 1990: 59. 32 Serin 1990: 59. 33 Efe 1998: 30. 34 Saraço lu: 1989, 304. 35 Efe 1998: 9. 36 French 1965: 177vd.
gibi höyüklerin Mersin Yümüktepe ve Gözlükule höyükleri ile Göksu vadisi yoluyla ba lant lar bulunmaktayd 37.
Bugün oldu u gibi sauria Bölgesi antik dönemde de zengin bir orman örtüsüne sahip olmal yd . Atalay’a göre bunun sebebi, Toroslar’daki karstik alanlar n özellikle ormanlar n yeti mesinde büyük potansiyel arz etmesidir. Yap lan polen analizlerine göre bölgede antik dönemde sedir, köknar, karaçam, kestane, Hu a ac ve E relti otlar yayg n olarak bulunmaktayd38.
II.3 Yollar ve Ula m
Günümüzde ç Anadolu’dan Akdeniz’e geçi i sa layan üç ana yoldan39 ikisi sauria Bölgesi’ni do u ve bat dan ku at rken bunlardan biri ise bölgenin genel olarak s rlar içinden geçerek Akdeniz k lar na kadar uzanmaktad r. Bu ana yollardan ilki Gülek Bo az veya Külek Kap (Pylai Kilikia) Geçidinden Tarsus’a ula an “Do u Yolu”’dur. kincisi, bölgenin merkezinin yer ald saura ve yak n çevresindeki antik yerle melerden bugünkü Akseki’ye do ru güneye, Pamphylia s ndaki Alanya’ya (Korakesion) inen “Bat Yolu”’dur”40. Karaman (Laranda) üzerinden Mut’a (Klaudiopolis) ve Ermenek’e (Germanikopolis) ula an
“Orta Da k Kilikia Yolu” ise sauria Bölgesi’nin s rlar içinden geçmektedir. Bu ana yollar nda sauria Bölgesi topraklar ndan geçerek Orta Anadolu’ya ve Akdeniz k lar na uzanan bir çok tali yollar da bulunmaktad r.
sauria Bölgesi’ni günümüzde Akdeniz’e ve ç Anadolu’ya ba layan yollardan özellikle ikisinin bugün oldu u gibi antik dönemde de jeopolitik bir öneme sahip oldu unu dü ünüyoruz. Bunlardan ilki ve en eskisi günümüzde de kullan lan Karaman (Laranda), Mut (Claudipolis), Balabolu (Adrasos), Ermenek (Germanikopolis) yoludur41. Di er yol ise Ba yayla’dan geçerek Ku u Han ’ndan Karaman’a aç lan ç Anadolu yoludur.
Karaman (Laranda), Mut (Klaudiopolis), Ermenek (Germanikopolis) yolu Karaman’dan sonra Sertavul Geçidi’ni a arak önce, önemli yayla kentlerinden olan Mut’a (Claudipolis) ula r. Bu yol burada ikiye ayr r. Yolun birisi K rba (Mona), Uzuncaburç (Olba) üzerinden daki Susano lu’na (Korasion), K zkalesine (Korykos) ve Silifke’ye (Seleukeia) ula r.
Di er yol da Göksu’nun bat ndan geçerek Balabolu’dan (Adrasos) Ermenek’e
(Germanikopolis) gelir. Ermenek’e ayr lan bu yola bir ana yol iki Göksu’nun birle ti i Suçat 37
Mellart 1963: 35.
38
Atalay 1988: 4vd.
39
Bu yollar n Orta Anadolu’daki uzant lar için bkz. Ballance 1958: 223vd.
40
Zoro lu 1994: 25.
41
Köyü yak nlar nda ba lanarak Kuskan, Demirözü, Bereket, eyhömer, Ard çp nar (Liba), Duruhan ve Karaseki üzerinde Kelenderis’e do ru ula r42. Ermenek’e ula an yol ise Kazanc taraf ndan Eirenopolis kentine (Y. rnebol/Çatalbadem), buradan da Anemurium’a (Anamur) iner. Bu yol Eirenopolis yak nlar nda Kelenderis’den (Ayd nc k) gelen bir ba ka yol ile de ba lant r. Bir anlamda Ermenek’ten sonra Görmel Köprüsü üzerinden geçen yol daha sonra çatallanarak biri Eirenopolis’ten Anemurium’a iner di eri ise bugünkü Bardat Yaylas ’ndan Kelenderis’e iner.
Karaman-Mut üzerinden Ermenek’e ula an yola, Karaman’ n güneybat nda bulunan Bucakk la üzerinden de ula may sa layan ve halk aras nda “K ravga Yolu” olarak bilinen bir yol daha ba lan r. Karaman’dan gelen yol Bucakk la’dan geçtikten sonra Balkusan Köyü yak nlar nda çatallanmaktad r. Yolun bir kolu Ermenek’e uzan rken di er kolu ise Özlü, Alaçam ve Çaml ca’dan Mut-Ermenek yoluna ba lan r. Bu yol Suçat ndan sonra, Göksu’nun bat k lar izleyerek Sütlüce (Zeyne), Çukurasma üzerinden Gülnar’a (Anaypazar ) ula r. Yol Gülnar’da, Silifke’den ve Kazanc ’dan gelen yolla birle ir ve Kelenderis’e iner. Bu yol Mut-Ermenek yolu ile birle meden önce K lda yak nlar nda yine çatallanarak Alaçam ve Karatahta’dan Mut’a ula r.
sauria Bölgesi’nde günümüzde de yayg n olarak kullan lan bir di er yol ise Bozk r-Üçp nar-Hadim-Ta kent-Sar veliler-Ermenek-Anamur-Ayd nc k yoludur. French taraf ndan yap lan yüzey ara rmas nda bu yolun kav ak noktas nda yer alan Belören’de (Dalisandes) bulunan 3. ve 2. bin y l seramikleri söz konusu yolun Hititler döneminde Tarhunda a ile k aras nda ba lant sa layan bir yol oldu una i aret etmektedir43. Hititler döneminde kullan lmaya ba lad tahmin etti imiz bu yol güzergah ndaki K rk Kuyu’da ele geçen ve Severus ( .S 193-211) dönemine tarihlenen bir mil ta 44 Anamurium-Germanikopolis- saura aras ndaki bir yolun varl na i aret etmektedir. Bu yol da konium-Lystra- saura-Germanikopolis-Anemurium aras nda, Augustus döneminde bölgede ba layan Romal la rma faaliyetleri45 çerçevesinde “Via Sebaste” olarak bilinen yol in as s ras nda tekrar faaliyete geçirilen ve bölgenin bat s nda yer alan Bat Yolu’nun uzant lar ndan biri olmal r.
Ana yollara ek olarak sauria Bölgesi’nin yerle im birimleri aras nda ve bu yerle imlerden Akdeniz k lar ile Orta Anadolu’ya uzanan yollardan baz lar n da antik dönemde kullan lm olmas muhtemeldir. Bu tali yollar ise ço unlukla istasyon gibi i lev gören bir merkezden da lmaktad r. Çal mam zda bir kaya mezar örne ine de yer verdi imiz 42 Zoro lu 1994: 25. 43 French 1984: 89 vd. 44 Bahar 1991:45. 45 Özsait 1980: 90.
Barc n Yaylas tali yollar için istasyon i levi gören bir merkezdir. Yine bat yönde Sarot ve Dibekta Yaylalar benzer tali yollar n istasyonu olmal yd . Bu tür merkezlerden da lan yollar n ayn ekilde antik dönemde de kullan ld söyleyebiliriz. Fakat bu yollar n hiçbir dönemde güvenli oldu unu sanm yoruz46.
Ba kent saura’y ise yak n çevresindeki yerle imlere ba layan ana yollar n ilki Pisidia Antiocheias ’ndan (Yalvaç) ba layan ve Karalis (Bey ehir Gölü) ile Trogitis (Su la) Göllerini takip ederek saura’ya ba lanan antik yoldur47. Söz konusu yol Akdenizle iç içe ya ayan ve Roma’n n Akdeniz egemenli ini sürekli sekteye u ratan saurial lara kar Lystra Kolonisi’nin kurulu undan hemen sonra Roma’n n bölgede yapmaya ba lad ilk antik yoldur. Bu yollardan ikincisi ise konium’dan (Konya) ba layan ve Lystra’dan (Hatunsaray) geçerek saura’ya ula an yoldur. Bu ana yollara ba lanan bir çok tali yolun ise özellikle Augustus döneminde (M.Ö. 30-M.S. 17) Roma’n n Anadolu’daki kolonilerini sava saurial lara kar korumaya yönelik faaliyetlerde kullan ld görüyoruz48.
II.4 Yerle meler
sauria Bölgesi’nde kaya mezar örneklerini derledi imiz yerle melerin baz lar n antik ad kesin olarak bilmemize ra men baz lar n lokalizasyonlar henüz tam olarak yap labilmi de ildir. Kaya mezarlar adland rmada modern isimleri kulland z için burada kaya mezar örneklerine yer verdi imiz yerle meleri modern adlar na göre s ralayarak tarihi ve co rafyas ile k saca ele alaca z.
Adiller Di Alan :
Karaman li Sar veliler lçesi Çevrekavak (Mençek) Köyü ile U urlu Köyü aras ndaki nispeten düzlüklerden olu an saha Di Alan olarak bilinir. Buras , günümüzde de kullan lan antik saura-Dalisandos-Germanikopolis-Anemurium antik yolu üzerindedir49.
Saha, düzlüklerden olu tu u için çevrede tar n yap ld en i lek topraklara sahiptir. Su bak ndan da zengin olan Di Alan , bölgede ender rastlanan düzlüklere sahiptir. Bu
46
1910 y nda Tanin Gazetesi muhabiri Ahmet erif ve ekibinin Gülnar-Ermenek yolunda bir e ya taraf ndan soyulmak istenmesi bu yollar n güvenli olmad göstermektedir (Ahmet erif 1999: 212vd.).
47
Bean-Mitfort 1970: 114;French 1984: 96;Hild-Hellenkemper 1990: 134vd.
48
Hopwood 1989: 191vd.
49
Sterret, U urlu Köyü’nden Fariske (Göktepe Kasabas ) yönüne giderken Di Alan ’ndaki yolu kullanm olmal r. Çünkü, ara rmac bu yol üzerindeki köylerin ad (Civler, Durcalar (Sar veliler Turcalar Mahallesi olmal ), Mençek (Çevrekavak Köyü), Yediler (Adiller Köyü olmal ), Sar veller (Sar veliler) gibi ) vermektedir. Ancak ara rmac Di Alan ’ndaki kal nt sahas ndan hiç söz etmez (Sterret 1888: 135).
avantajlar ndan olsa gerek, Di Alan sauria Bölgesi’nde antik dönemde iskan görmü ve kal nt lar günümüze kadar ula an yerle imlerden birisidir.
Yapt z çal malarda Di Alan ndaki kal nt lar n hangi antik kente ait oldu u konusunda bir ipucu elde edemedik. Fakat, yakla k 3km. kadar kuzey do udaki U urlu Köristan yak nlar na lokalize edilen Zenonopolis antik kenti nekropol sahas n Di Alan ’ndaki nekropol sahalar na kadar uzand ve buras n Zenonopolis kenti ile ba lant oldu unu tahmin ediyoruz. Kal nt lar sahas nda çok say da basit ve figürsüz kaya mezarlar bulunmaktad r. Bu örnekler basit cephe düzenlemesine ra men farkl mezar odas uygulamalar ile kar za ç kmaktad r. Katalogta ele ald z iki örnek ise genel anlamda buradaki kaya mezarlar n karakteristi ini ortaya koyan örneklerdir.
Barc n Yaylas :
Antik saura-Germanikopolis-Kelenderis yolu üzerinde yüksek düzlüklerden olu an Barc n Yaylas günümüzde konar-göçer toplumlar taraf ndan yayla olarak kullan lmaktad r. Göksu’ya ula an Ayna Deresi buradaki düzlüklerden geçmektedir. Ayna Deresi sular yayla çevresindeki da lardan toplayarak ço al r ve Çevrekavak (Mençek) Köyü yak nlar nda Göktepe Çay ile birle erek Ermenek Göksuyu’na kar r. Yol yap m çal malar s ras nda zaman zaman ortaya ç kan düzgün kesme ta lar ve yaz aylar nda konut olarak kullan lan bir kaya mezar d nda Barc n Yaylas ’nda antik kal nt izlerine pek rastlanmaz. Tek örnek eklinde katalogumuza dahil etti imiz kaya mezar olas antik yerle medeki bir çok gömü çe idinden birine örneklik ediyordu ya da kaya mezar burada halen süregelen mevsimlik yerle imle ba lant tek bir örnek olmal r.
Ba yayla Hisarönü (Lauzados):
Karaman li Ba yayla lçesi’nin 10km. kadar bat ndaki Hisarönü kal nt lar n bulundu u saha Lauzados olarak gösterilmektedir50. saura-Dalisandos-Germanikopolis antik yolundan içerde olan Lauzados antik kentinin bulundu u sahaya ula m bugünkü Ta ken-Sar veliler yolunun 20.km.’sinden sonra sola ayr lan bir yolla sa lan r. ken-Sar veliler-Ermenek yolunun yine 20. km.sinden sonra sola ayr lan bir di er yol da Lauzados kentine ula r.
Bugünkü Ba yayla lçesi, 1967 y nda Lafsa ( imdiki Kirazl yayla Mahallesi) Köyü ile birle erek kasaba olur ve 1990’l y llar n ba nda ise ilçeye dönü türülür. Lauzados ad n
50
Sterret 1888: 80;Schultze 1926: 261vd.;Honigmann 1970: 41;Bean-Mitford 1970: 210;Tomaschek 1975: 59;Darrouzès 1981: 29;Zgusta 1984: 335;Hild-Hellenkemper 1990: 332.
imdiki Kirazl yayla Mahallesi’nin bugün de kullan lan Lafsa veya Laf a ad na kaynakl k etti i anla lmaktad r.
sauria Dekapolisi’nin merkezi Germanikopolis’e 25km. uzakl kta yer alan kent Hierokles’in listesinde sauria Dekapolisi’nde gösterilmektedir51. Tomaschek’e göre 1218 nda kentin sahibi olan Thagavor, Lauzados’u, bu tarihlerde bütün Dekapolis’e sahip olan Türkler’e b rakmak zorunda kalm r52. Kentin ad n etimolojisi hakk nda yeterli bilgiye sahip de iliz ancak kelime bize, Hitit belgelerinde geçen Lawanzitiia ehrini hat rlatmaktad r53.
Lauzados antik kentinin kal nt lar bugünkü Ba yayla lçesi’nin bat ndaki Hisarönü
mevkiinde yo unla durumdad r. Korunan kal nt lar n büyük ço unlu u kaya
mezarlar ndan olu maktad r. Katalogumuzda 4 örne ine yer verdi imiz kaya mezarlar sauria Bölgesi kaya mezarlar içerisinde farkl cephe ve mezar odas düzenlemeleri ile kar za
kmaktad r.
Bozk r Küçük Sivri:
Konya li’ne 115 km. uzakl kta bir ilçedir. Çar amba Çay ’n n iki yan nda kurulmu tur. Güney do usunda Hadim lçesi, güneyinde Antalya Gündo mu lçesi, güney bat da Antalya-Akseki lçesi, bat nda Seydi ehir ve Bey ehir lçeleri, kuzeyinde Çumra lçesi, do usunda ise Karaman-Kaz mkarabekir lçesi yer al r. Bozk r, bugünkü ad 15. yüzy lda bölgede ya ayan bir bey’den alm r.
Bozk r’ n ad M.S. 451 kilise listelerinde Leontopolis olarak geçmektedir. .S. 479-491 llar aras nda Do u Roma mparatoru olarak gördü ümüz Zenon her ehrin ayr bir piskoposluk olmas d nda, Leontopolis ile sauropolis’in birlikte ayn piskoposa sahip olmas sa lam r54. 19. yüzy l bat ara rmac lar ndan Hamilton ise kentin ad Tris-maden eklinde verir55. Çumra yak nlar ndaki Dorla (Aydo mu ) yerle mesi ile birlikte 19. yüzy ldan itibaren saura Nova ve saura Vetus probleminin odak noktas nda yer alan Bozk r’ n son yap lan ara rmalara göre saura Vetus (Eski saura), 16 km. do udaki Zengibar Kale harabelerinin ise saura Nova (Yeni saura) oldu u konusu a rl k kazanm r56.
51
Ramsay 1960: 411;Ruge, Lauzados, RE, XII, 1, 1924, 1042;Hild-Hellenkemper 1990: 332.
52
Tomaschek 1975: 60.
53
Karau uz 2002: 89 (CTH 106 §8 Öy.48-49), CTH104 (Bo.86/299 §25 Ay.III 78-IV 15). Nitekim, III. Hattušili’nin kar Puduhepa kendisini bu ehrin tanr ças štar’ n hizmetkar olarak tan mlamaktad r (Keilschifttexte aus Bo azköi, VI 29 I 16-18).
54 Ramsay 1961: 97, 410. 55 Hamilton 1842: 338. 56 Bkz. Magie 1950: 289;Hall 1972:568vd.
lçe merkezini bat yönden çeviren iki tepeci in ilkine Büyük Sivri di erine ise Küçük Sivri denilmektedir. lçe merkezinde in aat faaliyetleri s ras nda yer yer antik kal nt lar ortaya kmaktad r. Küçük Sivri olarak bilinen kayal k alan n zirvesinde ise kültle ilgili olabilecek kaya düzlemlerinin yan s ra tepeci in Çar amba Suyu’na bakan kuzey yönünde ise üç kaya mezar görülmektedir. Zengibar Kale kaya mezarlar na göre basit cephe düzenlemesine sahip kaya mezarlar Zengibar Kale örneklerinin aksine oldukça geni bir iç mekan anlay na sahiptir. Buradaki üç kaya mezar ndan birini katalogumuza dahil edip inceledik.
Bozk r Zengibar Kale saura Nova):
Zengibar Kale, günümüzde Konya li Bozk r lçesi I klar, Yazdam ve Ac lar Köyü yak nlar ndaki Asarl k Tepesi olarak da bilinen sahad r. Bozk r lçe merkezine 16 km uzakl ktad r. 1850 m. yükseklikte hakim bir tepe üzerine kurulmu tur. Sarp uçurumlarla çevrilmi olan tepe, çevresini kontrol alt nda tutan bir yerdedir. Kal nt lar sahas n yer ald Asarl k Tepesi güneyde Göksu Vadisi, bat da Çar amba Vadisi, kuzeyde ise antik
konium-saura-Germanikopolis-Anemurium yolunun kav ak noktas nda yer alan Dalisandos (Sar lan) ile çevrilidir.
saura kenti ile ilgili en erken bilgiye ise Diodoros’un eserinde rastlamaktay z57. Balakros’un öldürülmesi ve Perdikkas’ n bölgeye ceza seferi düzenlemesi ile ilgili bu bilgiler bölge tarihi için önemlidir.
Bugünkü Zengibar Kale ve Asarl k Tepesi’nde güçlü bir konuma sahip oldu u anla lan saura kenti bölgeye de ad vermi tir. Ancak sauria Bölge ad n bu co rafyaya ilk olarak ne zaman verildi ini tam olarak bilemiyoruz. Bölge ad yaz kaynaklarda ilk olarak M.Ö 1. yüzy n sonlar nda Strabon’un eserinde kar za ç kmaktad r. Strabon’da saura Nova (Yeni saura) ve saura Vetus (Eski saura) olmak üzere iki ayr saura’dan söz edilmektedir58. Zengibar Kale kal nt lar n bu iki kentten hangisine ait oldu u konusunda farkl görü ler vard r. Bölgede ara rma Hamilton, Zengibar Kale ve Asarl k Tepesi’nin bulundu u sahaya “Palaea saura” demektedir59. Sterrett ise saura Nova olarak Dinorma’y göstermektedir60. Ramsay da saura Nova’n n bugünkü Bozk r oldu unu belirtmektedir61. Ruge ise saura Nova’n n Çumra yak nlar ndaki Dorla’da (Aydo mu ) oldu unu söyler62. French, saura Vetus’u Bozk r lçesi’nin Sorkun ve Karacahisar köylerine lokalize etmektedir. saura Nova’y 57
Diodoros, Bibliotheka Historika, XVIII, 21, 22.
58
Strabon, Geographika, XII, 569
59 Hamilton 1842: 322vd. 60 Sterrett 1888: 98vd. 61 Ramsay 1960: 17. 62
ise bugünkü Zengibar Kale’de göstermi tir63. Son tespitler ise Bozk r lçe merkezinin saura Vetus, Zengibar Kale kal nt lar n oldu u sahas n ise saura Nova oldu u yönündedir64.
Zengibar Kale’de, saura kentinin bir çok sosyal ve dini yap lar na ait önemli ölçüde mimari kal nt lar yer almaktad r. Surlar, kuleler ve kent kap lar yer yer korunmu tur. Zafer tak , exedra, agora ve bazilika kentin önemli mimari yap lar ndand r.
Kentte iki nekropol sahas bulunmaktad r. Akropol’un güneyinden ba layarak bat ucuna kadar olan k mlar ve kent kap ndan Ulup nar Köyü’ne inen yamac n tümü nekropol alan olarak kullan lm r. Bu nekropollerin en göze çarpan ehir kap ndan Ulup nar Köyü’ne giden antik yolun üzerindeki kayalara oyulmu an tsal mezarlard r. Buradaki 3 kaya mezar katalogumuza dahil edip inceledik.
Çukurba (Çukurba Asar - Çukurba Köristan - Çukurba Yel De irmeni):
Çukurba , Karaman li Sar veliler lçesi’ne 15 km. uzakl ktaki bir köydür. Sar veliler-Alanya yol güzergah üzerinde kurulmu tur. Modern Göktepe Kasabas ile kom udur. Çukurba Köyü ve yak n çevresinde Çukurba Asar , Çukurba Köristan ve Çukurba Yel De irmeni olarak adland lan sahalarda araziye terkedilmi çok say da antik malzemeye ek olarak onlarca kaya mezar da yer almaktad r.
Çukurba Köristan ve Çukurba Asar antik yerle meleri ilk defa 1880’li y llar n ba nda Sterret taraf ndan ziyaret edilmi tir. Ara rmac , Çukurba Köristan ’ndaki kaya mezarlar n yaz yay nlam r65. 19. yüzy ldaki bu ara rmadan sonra 1960’l y llar n ba nda Bean ve Mitford bölgeyi ziyaret etmi tir. Ara rmac lar, Köristan mevkiindeki kaya mezarlar n yaz tlar na ek olarak Kat rene i denilen mevkiden de bir yaz t yay nlam lard r66. Ara rmac lar, Çukurba Köyü’nün güneyinde, Göktepe (Fariske-Pharax) ad na kaynak olabilecek bir yaz ttan daha söz etmektedirler67. Bean-Mitford’un ard ndan Hild-Hellenkemper 1980’li y llar n sonunda bölgeyi ziyaret etmi lerdir68.
Daran:
Daran, Karaman li Sar veliler lçesi’nin güneyindeki son köylerden biridir. Gazipa a Yaylalar ile s rd r. Daran Köyü’ne ula m ba ca üç yolla sa lan r. Sar veliler–Göktepe (FariskePharax)GünderI kl (FetVet) yolu, Sar veliler–Göktepe(FariskePharax)Çukurba
-63 French 1984: 96. 64 Hall 1972:568vd. 65 Sterret 1888: 139. 66 Bean-Mitford 1970: 214, photo 189, 191. 67 Bean-Mitford 1970: 214. 68 Hild-Hellenkemper 1990: 230.
Koça (Mulumu) yolu ve Alanya-Gazipa a yönünden gelerek Dumlugöze Köyü’nden ve Koça (Mulumu) Köyü’nün Göksu Mahallesi’ndeki modern köprüden geçen yol. Sterret’in, Çukurba Köyü ile ilgili pasaj nda Daran ad na da rastlamaktay z69.
Daran Köyü çevresindeki ormanl sahada da k olarak bir çok küçük yerle imler görülmesine ra men bunlardan K lçukur ve Be ikköristan mevkilerinde ayr ca kaya mezar örneklerine de rastlanmaktad r. Bu kaya mezarlar ndan ikisi katalogumuzda yer alm r.
Demiroluk Yaylas :
Karaman li Ermenek lçesi ile Mersin li Anamur ve Bozyaz lçe s rlar n kesi ti i Toros da s ralar n yüksek kesimleri yaz aylar nda Anamur ve Bozyaz halk taraf ndan yayla olarak kullan lmaktad r. Yaz mevsiminde nüfusun önemli ölçüde artt bu yaylalarda k aylar nda da iskan gören ve Gülnar lçe s rlar nda yer alan birkaç köy yerle mesi de bulunmaktad r. Antik konium- saura-Germanikopolis-Anemurium yolu da buradan geçmektedir. Bu yol üzerinde ele geçen bir mil ta Anamur Müzesi’nde korunmaktad r.
Günümüzde de kullan lan bu yolun Ermenek yönünden gelirken ilk durak noktas Akp nar Yaylas ’d r. Yaylan n güney yönüne do ru modern yoldan 5 km. kadar gidildi inde soldaki kayal k alanda kaya mezarlar ndan olu an büyük bir nekropol sahas yer almaktad r. Henüz lokalizasyonu yap lmam sahada yer alan bir tepeci in Ermenek Vadisi’ne bakan bat yönünde yer alan mimari yap kal nt lar kent yerle mesinin burada oldu una i aret etmektedir. Yer yer basamakl kaya an tlar , i likler ve oygu teknelerden olu an sahada s k aral klarla çok say da kaya mezar yer almaktad r. Kaya mezarlar gerek cephe ve gerekse mezar odas düzenlemesi yönünden çe itlilik göstermektedir. Bu kaya mezarlar ndan 9 örnek kataloga dahil edilip incelenmi tir.
Ermenek (Germanikopolis):
sauria Bölgesi’ndeki Germanikopolis antik kenti, günümüzde Karaman li Ermenek lçesi’ne lokalize edilmi tir70. Ermenek lçesi bugün, do udan Mut (Mersin) ve Gülnar (Mersin) güneyden Anamur (Antalya) ve Gazipa a (Antalya), bat dan Sar veliler (Karaman) ve Ba yayla (Karaman), kuzeyden ise Karaman merkez köyleri ile ( hsaniye gibi) çevrilidir.
Silifke (Seleukeia), Ayd nc k (Kelenderis), Anamur (Anemurium) ve Mut’a (Ninica-Claudiopolis) ula an yollar n kav ak noktas nda yer alan ilçe, sahip oldu u bu stratejik önemini 69
Sterret 1888: 83.
70
Ramsay 1960: 406;Ruge, “Germanikopolis”, RE, VII, 1, 1910, 1258;Head 1911: 721;Honigmann 1925: 75-87;Schultze 1926: 260;Üçer-Koman 1945: 7;Hill 1964: lix;Tomaschek 1975: 60;Bean-Mitford 1970:199; Darrouzès 1981: 30;Hild-Hellenkemper 1990: 258.
antik dönemden devralarak bugüne gelmi tir. lçe, Germanikopolis ad yla antik ça da konion-saura-Dalisandos’tan Germanikopolis’e ula an ve günümüzde de kullan lmakta olan modern yolu bir koldan antik Claudiopolis kentine ba larken, antik Eierenepolis ( kizç nar-A. rnebol, Çatalbadem-Y. rnebol) kenti yak nlar nda çatallanan di er bir yolu ise bir koldan Kelenderis’e (Ayd nc k) bir koldan da Anemurium’a (Anamur) ba lamaktad r.
Ermenek, ilk defa 14.yüzy lda Arap seyyah ihab al-Din al-Omari taraf ndan ziyaret edilmi tir71. Bundan uzunca bir süre sonra Ermenek ad Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde görmekteyiz72.
19. yüzy l bat seyyahlar ndan Kinneir73 ve bir Jeolog olan Hamilton74 çal malar nda Ermenek’ten çok k sa olarak söz eder. Co rafyac Kiepert’in 1854 y nda yay nlanan Anadolu haritas nda Ermenek çevresi için ayr bir pafta düzenledi i görülmü tür75. 1861 y nda Langlois, “Ermenag” eklinde ad verdi i Germanikopolis antik ile yak n çevresindeki Philadelphia ( msiören) ve Neapolis (Güneyyurt-Gargara) kentlerini birlikte anar76. 1875 nda ngiliz seyyah Davis Ermenek’i ziyaret eder ve daha çok kentin görünümü hakk nda bilgi verir77. Sterret, Ermenek’ten bugünkü ad yla söz eder78. Ramsay, Anadolu’nun tarihi co rafyas konu alan ve 1890 y nda yay nlanan çal mas nda Ermenek ad n kayna na de inir79. Cuinet, 1891 y nda yay nlad çal mas nda Ermenek’e geni yer ay rm r80. Heberdey ve Wilhelm Kilikia Bölgesi’ni içine alan ve 1896 y nda yay nlanan daha çok yaz t içerikli çal malar nda Ermenek çevresinden geni olarak söz edilir81. Barcklay, nümizmatik içerikli çal mas nda Germanikopolis’in Ermenek oldu unu ve kentin antik ça da Da k Kilikia’n n bir alt bölgesi olan Lalasis’te oldu unu belirterek kente ait sikkelerden bir örnek verir82.
Schultze83, 1926 y nda yay nlad bir çal mas nda Ermenek ad n kökenine k saca de inir. 1960’l y llar n ortas nda Bean-Mitford taraf ndan bugünkü Ermenek lçe s rlar
71
ihab al-Din al-Omari 1912: 1vd.
72
Evliya Çelebi, Seyahatname, Cilt:9-10, 1984, 127vd.
73
Kinneir 1818: 315-316.
74
Hamilton 1842: 322.
75
Kiepert 1854. DIII nolu pafta tamamen Ermenek çevresini kapsamaktad r.
76 Langlois 1861: 178vd. 77 Davis 1879: 351vd. 78 Sterret 1888: 84. 79 Ramsay 1960: 406. 80 Cuinet 1891: 77vd. 81 Heberdey-Wilhelm 1896: 127vd. 82 Head 1911: 721. 83 Schultze 1926: 222vd.
içindeki yaz tlar ele al nm r84. Son olarak Hild-Hellenkemper’in birlikte haz rlad klar çal malar nda85 Germanikopolis ile ilgili önemli bilgilere sahip olmaktay z.
Germanikopolis ad , sauria Dekapolisi’nin listesini veren Konstantin Porphyrogenneteséte’de ilk s rada yer almaktad r86. Kent Hierokles’te yine sauria kentleri aras nda verilmi tir87. Tomaschek’e göre Ermenek, 1102 y nda “Germanicopla” olarak an lmaktayd88. Cuinet89 ve Heberdey-Wilhelm’e90 göre Ermenek’te bulunan bir yaz tta kentin ad Germanikopolis olarak geçmekte hatta bu yaz t kentin kurulu u ile ilgili bilgiler vermekteydi. Ancak söz konusu yaz t bugün kay pt r91.
Cuinet ve Heberdey-Wilhelm’in sözünü etti i bu yaz ttan önce Leake, sauria Dekapolisi’ni tespit etmeye çal rken Germanikopolis’i Philadelphia’da ( msiören-Gökçeseki) göstermi tir92. Cuinet ve Heberdey-Wilhelm’in notettikleri yaz ta göre Germanikopolis kenti M.S. 17 y nda kurulmu olmal r93. Ancak Ramsay’a göre kent M.S. 38 y nda Kommagene kral IV. Antiochos taraf ndan kurulmu tur94. Ramsay’ n verdi i bilgilere göre Caligula Germanicus, M.S. 38 y nda Cilicia Tracheia’n n ve Lycaonia’n n bir k sm Kommagene kral IV. Antiochos’a ve kar Iotape Philadelphos’a verir. IV. Antiochos ise Caligula Germanicus’a ithafen bugünkü kente Germanikopolis ad verir95.
Germanikopolis kentini isim benzerli inden dolay bugünkü Ermenek olarak kabul eden Ruge, Heberdey-Wilhelm’in kentte buldu u yaz ta dayanarak kentin M.S. 17 y nda kuruldu unu ima etmektedir96. Hild-Hellenkemper bu tarihe kar ç karak kentin, Ramsay’ n bildirdi i gibi M.S. 38 y nda Kommageneli IV. Antiochos taraf ndan mparatorlar Caligula, Claudius veya Nerondan birinin ad na kuruldu unu söyler97. Kentin Germanikopolis ad ndan önce ba ka bir ad n oldu unu, Germanikopolis ad n ise M.S. 38 y ndan önce kurulmu olan bu kentin daha önceki ad n yerine verildi ini dü ünüyoruz. Dolay yla Heberdey-Wilhelm’in bulduklar yaz tta i aret edilen M.S. 17 tarihini kentin kurulu tarihi de il de,
84
Bean-Mitford 1970: 199.
85
Hild-Hellenkemper 1990: 258.
86
Konst. Porph. De them, 77; Honigmann 1970: 41.
87 Hierokles, 710: 2. 88 Tomaschek 1891: 60vd. 89 Cuinet 1891: 77. 90 Heberdey-Wilhelm 1896: 129. 91
Çal mam z s ras nda tespit etti imiz bir yaz t fragman nda ]... eklinde bir ibare gördük. Yaz t çok eksik oldu u için di er harf karakterlerinden anlam ç kmamaktad r. Okuyabildi imiz bu k sm n ise bir s fat ya da isim olabilece ini dü ünüyoruz. Ara rmac lar n sözünü etti i yaz t belki de bu yaz t idi.
92 Leake 1824: 117. 93 Heberdey-Wilhelm 1896: 129. 94 Ramsay 1960: 414. 95 Schultze 1926: 260. 96
Ruge, “Germanikopolis”, RE, VII, 1, 1910, 1258.
97
ad n Germanikopolis olarak de tirili tarihi olarak görüyoruz. Germanikopolis kentinin daha önceki ad n ise Plinius’ta98 Homanadlarla ilgili bir pasajda geçen Clibanus99 kenti olabilece ini dü ünüyoruz. Bu kent ise belki de Tacitus’ta100 Da k Kilikial lar’ n bir kabilesi olarak geçen Clitae kabilesi taraf ndan i gal edilmi olmal yd .
Hadrian döneminde, 137 y nda Anemurium’dan Eirenopolis yoluyla Germanikopolis’e ula an bir yol yap lm r101. mparatorun, belki de bölgedeki da kavimleri kontrol alt nda tutmak amac ta yan bir yol a projesi çerçevesinde saura’dan gelerek Germanikopolis üzerinden geçip Claudiopolis, oradan da Laranda’ya ula an bir yol daha yapt görülmektedir102.
Antik Germanikopolis kentinin nekropol sahas olan bugünkü kent merkezinin yukar ndaki Akçamescid, Derzkaya ve Keben kayal klar nda çok say da ve farkl karakterde kaya mezar örnekleri yer almaktad r. Bu mevkilerdeki belirgin örneklere ek olarak kent merkezine birkaç km. uzakl ktaki K lkaya ve Çak bük Mevkileri’nde de yer yer tekli ya da ikili örnekler eklinde kar za ç kan kaya mezarlar da kataloga dahil edilmi tir.
Evsin (Bise):
Evsin, Karaman li Ermenek lçesi Çaml ca Köyü’nden sonra gelinen küçük bir köy yerle mesidir. Ermenek Göksuyu’na paralel olarak giden Mut yolu üzerinde yer alan bir orman köyüdür. Halk taraf ndan halen kullan lmakta olan ad Bise’dir. Köy yak nlar ndaki en büyük antik yerle im sahas Philadelphia kenti olarak lokalize edilen Çaml ca ve Gökçeseki civar ndaki msiören kal nt lar r. Yak nlarda ba ka bir antik kal nt izleri görülmez. Ancak, köyün birkaç km. d nda, Göksu’nun Ermenek kolunun da geçti i sedir a açlar ile kapl ormanl k sahada yer alan 3 kaya mezar dikkat çekicidir. Yak n çevresinde herhangi bir antik kal nt görülmeyen kaya mezarlar ndan iki örnek çal mam zda yer alm r.
Gökçeseki msiören (Philadelphia):
Ermenek ve Mut aras ndaki modern yolun 20. km.’sinden sonra gelinen Gökçeseki Köyü’nün kuzeyindeki kayal k ve yer yer düzlüklerden olu an sahada küçük bir antik kentin nekropol sahas görülmektedir. Kal nt lar sahas Philadelphia kenti olarak lokalize edilmi tir103.
98
Plinius, Naturalist Historia, V, 23.
99
Ruge, “Clibanus”, RE, IV, 1, 1900, 22.
100
Tacitus, Annales, VI., 41, XII, 55.
101 Mitford-Andrews 1980: 1246. 102 Mitford-Andrews 1980: 1248. 103 Bean-Mitford 1970: 216.
Hierokles’in sauria kentleri listesinde Philadelphia (karde seven) kentini de görmekteyiz104. Ptolemy Lalasis kentleri aras nda gösterdi i Philadelphia kentini Ketis Bölgesi’nin kuzeyinde gösterir105. Bu bilgilerden hareketle Beauford106, Philadelphia kentinin Mut yak nlar nda aranmas gerekti ini belirtir. Leake107, Philadelphia kentinin ad verir ancak yeri konusunda yorum yapmaz. Ramsay108, sikkelerden yola ç karak Philadelphia kentinin sauria ehirlerinden olan Koropissos ve Olba ile birlikte Ketis Bölgesi’nde olduklar ileri sürer. Ramsay’a göre Caligula Germanicus M.S. 38 y nda Cilicia Tracheia ile Lycaonia’n n bir bölümünü Kommagene kral IV. Antiochos ile e i Iotape Philadelphos’a verir. IV. Antiochos, Germanikopolis ve Philadelphia ehirlerini birlikte kurarak birine Caligula Germanicus’un ad , di erine de e i Iotape Philadelphos’un ismini vermi tir109. Kent, kurulu undan hemen sonra da
simleriyle sikke darbeder110, Traian Dönemi’nde de imparatorluk sikkeleri ç karmaya ba lar111. Philadelphia kentinin kurulu u ile ilgili bu bilgilerden, kent sikkelerinden112 ve Hierokles’in verdi i sauria kentleri listesine dayanarak Ramsay, Philadelphia kentinin Ermenek’ten (Germanikopolis) Karaman’a (Laranda) giden yol üzerinde olmas gerekti ini söyler fakat ayn yol üzerindeki msiören (Gökçeseki) kal nt lar ndan haberi yoktur.
Hill, Philadelphia kentini Kilicia Tracheia’n n iç bölgeleri olan Ketis, Kennatis ve Lalasis bölgelerinin birinde gösterir113. Head114, çal mas nda Philadelphia kentini Ramsay gibi Kalykadnos (Göksu) Vadisi’ndeki Ketis Bölgesi’nde gösterir ve Traian’dan (98-117)
Maximinus’a (235-238) kadar uzanan kent sikkeleri üzerinde WN KETI C
(KIHTI C veya THCKIHTI C veya KIHTWN) yaz n oldu unu ve tip olarak ise Athena büstü, dal ndan sarkan üzüm salk , Zeus, Apollon, Demeter, Tyche ve bir tap nakta lan eklinde betimlemelerin oldu unu bildirir115. Ancak ara rmac Philadelphia kentinin yeri konusunda tahminde bulunamam r. Schultze, sauria Bölgesi kentlerinden bilgi verirken
104 Hierokles, 710.4. 105 Ramsay 1960: 414. 106 Cramer 1972: 332; Beauford 1818: 131. 107 Leake 1824: 116. 108 Ramsay 1960: 403. 109 Magie 1950: 550. 110
Head 1911: 727;Hill 1964: lxiii.
111 Magie 1950: 1408. 112 Ziegler 1988: 12vd. 113 Hill 1900: XXX. 114 Head 1911: 727. 115 Head 1911: 727.
Philadelphia kentinin bu kentler içerisinde en önemli kent oldu unu vurgular ancak kentin tam yeri konusunda ayd nlat bilgi vermez116.
Ermenek (Germanikopolis)–Çaml ca (Muhallar) ve Gökçeseki ( msiören) köylerinin yukar ndaki kal nt sahas n antik Philadelphia kentinin kal nt lar oldu u ilk defa 1965
nda Bean ve Mitford taraf ndan ortaya ç kar lm r117.
Philadelphia kentinin nekropol sahas olan bugünkü Gökçeseki msiören’de çok say daki kaya mezarlar na ek olarak lahid tekne ve ta nabilir lahidli gömü ekillerine de rastlanmaktad r. Kaya mezarlar ndan 2 örne e katalogumuzda yer verdik.
Göktepe (Fariske/Pharax):
Sar veliler lçe s rlar içindeki Göktepe (Fariske) Kasabas ’na ula m, Ta kent-Ermenek yolunun 40. km.’sinden sonra Adiller ve Çevrekavak (Mençek) köylerinden geçen iki ayr yolla sa lan r. Kasaba bugün, iki ayr koldan güney k lar na inen yollara da geçit vermektedir. Bu yollardan biri Göktepe (Fariske)-Gödere Yaylas üzerinden, di eri ise Göktepe (Fariske)-Çukurba ve Dumlugöze (Muzvad -Mousbanda-Musbanda) üzerinden Alanya’ya ve Gazipa a’ya inmektedir. Kasaba günümüzdeki ad yak nlar ndaki 2200 m. rak ml bir da dan
alm r.
Kasaba’n n 1965 y na kadarki ad Fariske eklinde idi. Ad n kökeni hakk nda henüz kesin bir veriye sahip de iliz ancak, Bean-Mitford’un Çukurba Asar yak nlar nda tespit etti i bir yaz t bu konuda ipuçlar vermektedir. Ara rmac lar n not etti i yaz t “PHARAX” eklinde Türkçe olmayan bir isimdir118. Yaz n erken imparatorluk dönemine ait bir s r ta oldu u anla lm r119.
Pharax ad Verask, Verisgi ve Verask olarak veren Hild-Hellenkemper, bu ismin Küçük Ermenistan kral I. Leon’un listesinde geçti ini ve antik kentin bugünkü Göktepe yak nlar nda aranmas gerekti ini bildirmektedir120.
Pharax ad n Grekçe “da , geçit” veya “bo az” anlam na gelen Pharanx ya da Pharax ad yla bir ili kisi olmal r. Da ve geçit anlamlar Pharax kentinin yeri olarak dü ündü ümüz Çukurba Asar ’n n topo rafik yap na da uygundur. Bean-Mitford’un yerini tarif etti i Pharax yaz da bu çevreye denk dü mektedir. Pharax ad , Phranx ad n “n” harfi dü mü
116
Schultze 1926: 262.
117
Bean-Mitford 1970: 216.
118
Bean-Mitford 1970: 214, no:243, phot. no:190.
119
Bean-Mitford 1970: 214.
120
ekli olabilir. Ancak, -ax (Phar-ax) sonekinin –iske (Far-iske) eklini almas Türk dil yap na uygun de ildir. –ax sonekinin –iske eklini ald bir örne e de rastlanmaz.
Göktepe Kasabas ’n n 5 km. kadar güneyinde yer alan ve sedir a açlar ile kapl olan Köristan Mevkii’nde bulunan kaya mezarlar tap nak cepheli örnekler olmas sebebiyle sauria Bölgesi için karakteristiktir. Kaya mezarlar n bulundu u saha ilk defa 1885 y nda Sterret taraf ndan ziyaret edilmi tir121. Sterret, buradaki kaya mezarlar ndan birkaç n yaz yay nlam r.122. Sterret’ten uzun y llar sonra 1964 y nda Bean-Mitford nekropol sahas ziyaret eder ve daha önce Sterret’in yay nlad yaz tlar düzelterek tekrar yay nlar123.
Göktepe Köristan ’nda farkl mimari cepheli örnekler olarak kar za ç kan kaya mezarlar ndan 4 örne e katalogumuzda yer verdik.
Güneyyurt (Gargara/Neapolis):
Ermenek lçesi’nin 10km. kuzey bat ndaki Güneyyurt Kasabas ’n n antik Neapolis oldu u konusunda ara rmac lar ortak sonuca varm lard r124. Neapolis ise sauria Dekapolisi içinde an lmaktad r125 . Yerli halk taraf ndan Gargara olarak bilinen kasaba Sbide ve Domitiopolis kentleri ile de kom udur.
Kasaba çevresinde yer yer görülen oygu teknelere ek olarak Örenler mevkiinde katalogumuza dahil etti imiz iki kaya mezar kent ve bölge için unik örneklerdir.
Hadim:
Konya'ya 123 km. uzakl ktaki ilçeye Konya-Bozk r karayolunun 83. km.'sinde yer alan Belören (Sar lan) kav ndan Ermenek yönüne ayr lan yoldan gidilerek ula r. Denizden yüksekli i 2000 m.’yi bulan ve Hadim Göksuyu Havzas ’nda yer alan ilçe, Orta Toroslar üzerinde yüksek bir plato görünümündedir. Çevresinde pek çok antik yerle me yeri vard r. Bu antik yerle meler içerisinde en önemlisi üphesiz Astra antik kentidir. Ayr ca katalogumuza da dahil etti imiz Zengibar Kale yerle mesinin yakla k 9 km güney do usunda yer alan Yelbeyi Köyü yak nlar ndaki Yelbeyi kaya mezar bölge kaya mezarlar içerinde önemli bir yere sahiptir. 121 Sterret 1888: 81vd. 122 Sterret 1888: 81vd. 123 Bean-Mitford 1970: 214. 124
Sterret 1888: 80; Tomaschek 1975: 60;Bean-Mitford 1970: 209;Hild-Hellenkemper 1990: 365.
125
Hierokles, 710: 8; Constantine Porphyrogennes, de them 77; Honigmann 1970: 41; Hild-Hellenkemper 1990: 365;Ruge, “Neapolis”, RE, XVI, 2, 1935, 14, 2126.