• Sonuç bulunamadı

Rıfat Ilgaz, ulusal bağımsızlık bilincimizde

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Rıfat Ilgaz, ulusal bağımsızlık bilincimizde"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

5631

H - £ - n

.

__________________ ______________________ SAYFA

__________________

15

BU AŞAMADA

ŞÜKRAN KURDAKUL_________

Rıfat İlgaz, Ulusal

Bağımsızlık Bilincimizde

Rıfat İlgaz’ı geçen yılın 7 temmuzunda yitirdik.

Sivas’taki insan kıyımından beş gün sonra.

Yalama olduğunu söylediği toplumun, o denli barbar­ lığı içinde barındırabilmiş olmasına 5 gün dayanabildi Rıfat İlgaz.

öldüğünü öğrendiğim zaman, kafasında taşıdığı sa­ vaşım tarihinin biriktirdiği güce tutunma isteğinden kop­ tuğunu düşünerek bozguna uğramış gibiydim.

45 yıl boyunca sabır anıtı gibi gördüğüm adam, sanki Sivas’taki yangından çıkamayanlardan biri oldu direnç yitimiyle.

Rıfat İlgaz, ilk şiirlerini 1928-39 yılları arasında Güneş, Çığır, Yücel, Varlık, Oluş ve Hamle gibi dönemin tanın­ mış dergilerinde yayımlamıştı. Bireysel duyarlıkları kendisinden önceki ustaların iç yapı özellikleri içinde yansıtmaya çalıştığı şiirlerdi bunlar, özgün olanları Ah­

met Haşlm’de -sonra da Ahmet Hamdl’de- gördüğümüz

sözcüklerden oluşan tamlamaları kullanmayı seviyordu.

1939’da -demek ki 28 yaşlarındayken- kendi deyişiyle,

“belki de üç kitap tutacak ş iiri” yayımladığı dergilerde

bırakarak bu dönemine noktayı koymayı başardı Rıfat İl­ gaz.

O yıllarından söz ettiği bir konuşmasında, özellikle vurguladığı bir gerçek var:

"Bu şiirler, benim gözü bağlı yaşadığım yılların en canlı ifadesidir. Artık kimin için ve ne için şiir yazdığımın farkındayım." (Başdan, 14 Eylül 1948).

Mesnevi'de (IV. Sf. 69) “İnsan gözdür. Öte yanı deri­

den, etten başka bir şey değil. Gözle neyi görürse değe­ ri o kadardır insanın” diyordu Mevtana.

Görmeyi başarınca sabrını da kendinde yarattı Rıfat İl­ gaz.

Kaç yıl? Neler pahasına?

Benim bildiğim, 142. maddenin 6 aydan başladığı tek parti döneminde, parmaklıklar arkasında kaldığı günle- , rin toplamı 5 yılı aşkındır.

Akıl almaz baskılara karşın yaratılarını engelleyeme- diler ama.

Çağdaş Türk edebiyatında ikinci dönem şiirlerinin bende bıraktığı izlenimi şöyle belirtmiştim:

“Bireyi bulunduğu sınıfın özellikleri içinde vermek. Ve ince yergiyi, gizli hüzünlerin sınırına ulaştırmak...

Çoğunluğunu Yarenlik'te (1943) topladığı bu dönem şiirlerinin ortak niteliği böyle saptanabilir. Cenaze, Sa­ natoryum, Kitaplar özellikle Alişim ’de alışılmamış ger­ çekçi öğelerin ağır basmasına karşın, okuru birden bire saran içtenlik değildir yalnız. Bireyselle toplumsalın kaynaşma düzeyindeki erişkenlik içinde bireyin sınıfsal özelliklerinin yansıtılmasından doğan duyarlıktır. Bu ne­ denle Rıfat İlgaz 'm işlediği temaları güncel saymak doğ­ ru değildir. Genellikle insansal olan, sorunsal olanın önüne geçmiştir.”

1960’tan sonra ise bir direnç adamının yaşamından yansımalar getiren şiirlerle buluşturur bizi.

“Tam çağı işe başlamanın doğan günle Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden Her satırında buram buram alın teri Her sayfası günlük güneşlik

Utanma suçun tümü senin değil ,m., Yırt otuzunda aldığın diplomayı

Alfabetik çocuk ol.

Yollar kesilmiş, alanlar sarılmış Tel örgüler çevirmiş yöreni Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende Benden geçti mi demek istiyorsun Aç iki kolunu iki yanına

Korkuluk ol. (Aydın mısın...)”

Rıfat İlgaz, Markopaşa'da başladığı gülmece yazarlı­ ğını, 1960 öncesinde, özellikle Turhan ve İlhan Selçuk kardeşlerin yayımladığı haftalık Dolmuş dergisinde, de­ ğişik takma adlarla sürdürmüştü. Hababam Sınıfı da bu evrenin ürünüdür.

ölümüne değin sabırlı bir edebiyat emekçisi kimliğini koruyan Rıfat İlgaz’ı 1948’de tanıdım. Yeryüzü (1951-52), Beraber (1952-53) dergilerinde birlikte yazdık. Birlikte esir düştük Halil Lütfü Dördüncü’nün çıkardığı Tan ga­ zetesine. Geçen yıl Edebiyatçılar Derneği’nin Ankara'da düzenlediği ödül töreninde gördüm son kez. Doya doya konuştuk, hasret giderdik.

Sesi kulağımda:

“ Ayrılırken öpüşelim... Belli olmaz..."

Belleğimde mutsuzluktan mutluluk çıkarma uğraşıyla geçen 45 yılın dostluğu...

Toprağa verdiğimiz zaman, söyleyebildiğim tümceyi yinelemek istiyorum:

"Rıfat İlgaz'ımızı gençliğin bağımsızlık bilincine ema­ net ediyoruz.”

Referanslar

Benzer Belgeler

“BİT’nin matematik eğitiminde kullanımının avantaj ve dezavantajları hakkında ne ölçüde bilgi sahibisiniz?” sorusuna ise yarısından fazlası (%78,9) ya hiç

den Thron

OluĢan arkın Ģiddeti düĢük akım değerinden dolayı küçük bir ıĢıltıdan ibarettir (ġekil 4.9b).. Nanoparçacıkların sıvı içerisini tamamen kaplaması

D Yazar Bilginer, Üsküdar Musahipzade Celal Tiyatrosünda sergilenen oyunun baş kahramanı Şefik Bey’i, hayatı kıskançlık mücadelesi üzerine kurulmuş biri

Böylece tarikatlar, halkın manevi gücü ile birlikte siyasi iktidarlar karşısındaki maddi tepkisini de temsil eder oldular.. Bazı tarikatlar bu­ nu,

hat ve daha sıcak olması..." Sanatçının günlük yaşamı saat 8.30’da başlıyor; genellikle yıllık program çıkaran Baykam’ın gün­ lük fizyolojik

Üzerinde taş veya o yerin mezar olduğunu gösteren bir işaret bile yok ama, gömülü ol­ duğu yerin birkaç metre ilerisindeki açık hava kahve­ sinin m üşterileri ve

Sonuç: NOS inhibisyonunun kademeli olarak artırılmasıyla kan basıncı artmasına rağmen kalp hızının değişmemesi, bu modelin sabit doz NOS inhibisyonuna