• Sonuç bulunamadı

Nazım Hikmet, Yılmaz Güney ve can sıkıcı bir tartışma hakkında

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Nazım Hikmet, Yılmaz Güney ve can sıkıcı bir tartışma hakkında"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA

9

C U M A R T E S İ___

YAZILARI

ATAOLBEHRAMOĞLU

Nâzım H k m e t, Yılmaz Güney ve

Can S *ıc ı Bin Tartışm a Hakkında

Nâzım Hikmet, Stalin’i öven “şiirler” yazdı mı?

Bildiğim kadarıyla konusu Stalin olan tek bir şi­ iri var, o da şöyledir: “taştandı tunçtandı alçıdan­

dı kâattandı iki santimden yedi metreye kadar / taştan tunçtan alçıdan ve kâattan çizmeleri dibin- deydik şehrin bütün meydanlannda / parklarda ağaçlanmızın üstündeydi taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gölgesi / taştan tunçtan alçıdan ve kâ­ attan bıyıklan lokantalarda içindeydi çorbamızın / odalanmızda taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik / yok oldu bir sabah / yok ol­ du çizmesi meydanlardan / gölgesi ağaçlarımızın önünden / çorbamızdan bıyığı / odalarımızdan gözleri / ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın tuncun alçının ve kâadın. ” (13.12.1961,

Moskova)

Nâzım Hikmet 1938-50 yılları arasında kesinti­ siz olarak cezaevindeydi. 1951’de Moskova’ya gitti. Stalin 1953’te öldü. Stalin’in yaşamakta ol­ duğu bu son iki yıl içinde onun Nâzım Hikmet’e, Nâzım Hikmet’in ona tavrı acaba nasıldı? Vera

Tulyakova’nın anılarından, Nâzım Hikmet’in

1951 ’de Moskova'ya ayak bastığı günlerin anıla­ rını kendi ağzından dinleyelim: “Ben burada birjdr

şi tapınıcılığı olduğunu bilmezdim ki... Yıllar son­ ra uçaktan inip, Vnukov şosesinden Moskova'ya gelirken, aamiann üzeri samanla örtülü köy evle­ ri gördüm. Şaşırdım. Canım sıkıldı. Otelde harika bir servis. Gorki Caddesi insan kaynıyor. Aralann- da 1920'lerdeki gibi yoksullar, sahipsiz çocuklar yok. Sevindim. Akşam b ir tiyatroya götürdüler, içim sıkıldı. Ertesi gün bir başkasına götürdüler, hemen hemen aynı şey, aynı oynanış. İyice canım sıkıldı. Meyerhold Tiyatrosu'ha götürün beni de­ dim. Meyerhold hastadır, Güneyde dağlarda din­ leniyor dediler. Peki Tairov Tiyatrosu’na gidelim, tamirat var... Eski dostlardan kimi sorduysam, ya Güneyde yüksek dağlarda, ya bilmem nerede din­ leniyor... Çok üzüntü duydum... Bu nedenle o ko­ nuşmayı yaptım yazarlar birliğinde, onuruma ve­ rilen kokteylde. 1920'li yıllar burası bir sanat cen­ netiydi, dedim... Her tiyatronun kendi özgün kişi­ liği, özgün repertuvarı vardı... Şimdiyse bütün sahnelerde sanki hep ay m şey oynanıyor... Ne­ den? Ve her oyunun sonunda neden Stalin yol­ daş pohpohlanıyor? Evet, pohpohlanıyor... Üste­ lik de güneşe benzetiliyor... Ayıp b ir şey bu, üste­ lik de çirkin, kötü benzetme, zevksizlik... Konuş­ mamı tamamladığımda hemen hemen kimse kal­ mamıştı kokteyl salonunda, birer ikişer sıvışmıştı hemen herkes... Bir hafta sonra benimle görüş­ mek üzere randevu veren Stalin yoldaş, bu olay­ dan sonra randevusunu iptal etti, Malenkov’u gönderdi yerine. ”

Vera Tulyakova’nın dilimize yıllar önce çevrilip şu anda Doğan Kitapçılık’ın yayınları arasında bulu­ nan "Nâzım 'la Son Söyleşimiz” adlı kitabında (y$J istenirse daha başka kitaplarda, belgelerde) SS- CB’de yaşadığı yıllarda da onun nasıl bir özgürlük simgesi olarak yüceldiği ve bu nedenle de (kendi­ sine uzun süre yurttaşlık hakkı verilmeyişi, öldü­ rülme tehdidi gibi) nice maddi ve manevi sıkıntı­ larla karşılaştığı öğrenilebilir.

Böyleyken, şu satırlar bilmem ki nasıl yazılabili- yor: “Nâzım, Stalin döneminde Sovyetler Birli-

ğ i’ndeydi. Baskıyı sevmeyen, özgürlük düşkünü bir sanatçıydı. Yine de o dönemi, o dönemde eleştiremedi. Hatta Stalin 7 öven şiirler bile yazdı. ”

(Bkz. “Cumhuriyet", 31 Ocak 2000, “Sıfır Nokta­

sı” köşesi). Aynı yazıda Nâzım Hikmet’in özel ya­

şamıyla ilgili bazı sözlerin de (söyleniş amaçları ne olursa olsun), en azından söyleniş biçimleri ve tar­ zıyla, “özensizce" söylenmiş olduklarını düşünü­ yorum.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Tablo 8: "Türk iĢletmeleri yabancı sözcük içeren marka adını dıĢ pazara açılırken tercih etmemelidir." Fikrine Katılma Düzeyi Türk işletmeleri yabancı sözcük içeren

Kassing ve Avtgis [11], içsel kontrol odağına sahip çalışanların orta derece ya da dışsal kontrol odağına sahip çalışanlardan daha fazla açık muhalefet

İnsanlığın başlangıcından bugüne değişime uğrayan doğada görülen farklılıklar, değişen toplumsal değerler ve doğa insan ilişkisi ve sanat- sal

Zihinden belli düşünceler geçirildi- ğinde tetiklenen beyin fetkinliklerini kaydeden bilim insanları bunların bir bilgisayar sistemine girerek ne tür düşünceler sırasında ne

Nine apansızın ölüp varı yo ğu ka­ panım elinde kalınca baskısız kalan Sadi, K avuklu H am dinin orta oyun­ larında, Şevkinin tiyatrosunda aktör lüğe

A number of independent practice tasks can be suggested for the client following the first consultation, for example, collection of stuttering severity scores during everyday talking

Bu çalışmada, kronik tonsillit nedeniyle disseksiyon yöntemiyle tonsilektomi yapılan 30 hastadan tonsil yüzey ve tonsil doku alınarak arasındaki

BEN DE FOTOĞRAFINI ÇEKİYORUM — Sami Güner’e göre Yunus Emre’den Tlırgut Uyar’a şairler, insanın ve doğanın şiirini yazıyor, kendisi de fotoğrafını