• Sonuç bulunamadı

'Ben Anadolu'ya gizli engel:Yıldız Kenter'in ABD turnesi önce ilan edildi, sonra gerekçesiz olarak ertelendi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "'Ben Anadolu'ya gizli engel:Yıldız Kenter'in ABD turnesi önce ilan edildi, sonra gerekçesiz olarak ertelendi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Cumhuriyet

Sahibi: Cumhuriyet M atbaacılık ve Gazetecilik Türk A nonim Şirketi adına İstanbul Haberleri: Erhan Akyıldız, Dış Haberler: Ergun Balcı, Ekonomi: Osm an Ulagay, Kültür: Celal Üster, Basan ve Yayan: Cumhuriyet Maıbaacılıl Nadir Nadi 0 Genel Yayın M üdürü: H asan Cemal, Müessese M üdürü: Emine Spor Danışmanı: A bdülkadlr Yücelman, Düzeltme: Refik Durbaş, Bilim-Eğitim: Şahin Alpay, tş-Sendika: 39/41 Cağaloğlu, 34334 İst., PK: 246-Istanl Uşaldıgil, Yazı işleri M üdürü: Okay Gönensin,

0

H aber Merkezi M üdürü: Şükran Ketenci, Yurt Haberleri: Necdet Doğan, Dizi Yazılar: Kerem Çalışkan, Erzurum: Mehmet Gültekln, Bürolar: Ankara: Ziya G ökalp Bulvarı İn Yalçın Bayer, Sayfa Düzeni Yönetmeni: Ali Acar, • Tem silciler ANKARA: Bursa: Levent GençeUl, 9 Koordinatör: Ahmet K o ru lu n , 0 Mali İşler: Erol E rkut, • Reklam: Ayşe Torun- Telex 42344 • İz m ir H. Ziya Bulvan, 1: Yalçın Doğan, İZMİR: H ikm et Çetinkaya, ADANA: Celal Başlangıç. Ek Yayınlar: Hülya Akyol • İdare: Hüseyin G ürrr, İşletme: ö n d e r Çelik, Bilgi-lşlem: Nail İnal. 9 Adana: İnönü Cad. 119 Sok. No: 1 TAKVİM 3 TEM M U Z 1987 İmsak: 3.31 Güneş: 5.29 öğle: 13.13 İkindi: 17.12 Akşam: 20.46 Yatsı: 22.36

Çhimchn

Ö za l’a

ricası:

Mirage’ı

seçin

Başbakan Turgut ö z a l’ın,

ABD ile SEİA anlaşmazlığı

sırasında Chirac ’ın

gönderdiği rica mektubuna

olumsuz yanıt verdiği,

ancak Fransızlarla iplerin

koparılmadığı ve kapının

açık tutulmak istendiği

belirtiliyor.

ANKARA (Cumhuriyet Bü­ rosu) — Fransa Başbakanı Jaqu­ es Chirac’ın Başbakan Turgut Özal’a gönderdiği bir mektupla, Türkiye’nin F-16 savaş uçakları projesinden vazgeçmesini öner­

diği, ancak Özal’ın olumsuz ya­ nıt verdiği öğrenildi.

Amerikan yardımının Kıbrıs koşuluna bağlanması girişimle­ ri Ankara’da büyük tepkilere yol açmıştı. Amerika’nın Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) çerçevesindeki taahhüt­ lerini yerine getirmediği inancı­ nı taşıyan Başbakan Turgut özal, “ F-16 savaş uçakları pro­ jesinin gözden geçirilebileceğini”

açıklamıştı, ö z a l’ın bu tutumu, 4 milyar doları aşkın maliyet ta­ şıyan projenin geleceğine ilişkin endişesinden kaynaklanmıştı, ö z a l’a yakın kaynaklar, Başba­ kanın bu endişesini politik ne­ denlerden kaynaklanabilecek olası bir ambargonun projeyi aksatması kaygısına bağlamıştı.

Edinilen bilgiye göre, Anka­ ra’nın bu endişelerini yakından izleyen Fransız yönetimi uzun zamandan beri Türkiye’ye sat­ maya çalıştığı Mirage savaş uçaklarına ilişkin girişimini yine­ ledi. Başbakan Chirac, Özal’a gönderdiği bir mektupla, F-16 savaş uçakları projesinin askıya alınması düşünülüyorsa, Fran­ sa’nın Türkiye’ye doğabilecek zararı karşılamak için gerekli mali yardımı sağlamaya hazır ol­ duğunu bildirdi. Chirac, Türki­ ye’nin Amerikan F-16’lar yerine Mirage uçaklarım seçmesi yö­ nündeki önerisini dile getirdi, ö z a l’ın söz konusu öneriyi de­ ğerlendirdikten sonra olumsuz yanıt verdiği de öğrenildi.

Fransa Başbakanı’nın bu giri­ şiminin yanı sıra, benzer bir öne­ ri başkentte düzenlenen Savun­ ma Sanayi Fuarı’na katılan Mi­ rage uçakları yapımcısı Dassault 'firmasının yönetim kurulu baş­

kanı tarafından ö z a l’a iletildi. Fransız uçak yapımcısı Özal’a Mirage uçaklarının alimini öner­ di. Başbakana yakın bir kaynak, bu görüşmeye ilişkin şu bilgiyi verdi:

“ Fransızlara olumlu bir yanıt verilmemekle birlikte ipler kopa­ rılmadı. Bu kapıyı her zaman açık tutmak istiyoruz.”

Yıldız Kenter’in A B D turnesi önce ilan edildi, sonra gerekçesiz olarak ertelendi

Ben Ana

»1

"I ©

Güngör Dilmen’m yazdığı ve Yıldız

Kenter’in sahnelediği “Ben Anadolu” adlı

oyunun ABD gösteriminin ertelenmesinden

sonra bir gazetede oyunu “Hınstiyan

propagandası” ile suçlayan yazılar çıktı.

Yıldız Kenter, “Oyun, Türkün geniş

görüşünü sergiliyor, ama tabii Türk-lslam

sentezine uymaz” derken, Güngör Dilmen,

“ Türklük herhangi bir dinle sınırlı değildir”

diye konuştu.

Kültür Servi­ si — Her şey Kültür ve Tu­ rizm Bakanlığı M üsteşarı’nın New York’taki bir kokteyle ka­ tılmasıyla baş­ ladı. New York1 un saygn gaze­

telerinden birinde çalışan genç bir gazeteci kısa bir süre ön­ ce Lincoln Center’de İngilizce oynanan “Ben Anadolu” adlı oyunun övgüsünü çok duyduğu için görmek istemiş, ancak tek gösteriyi kaçırdığı için göre­ memişti.

Kokteylde karşılaştığı Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı1 na, “Siz Türkiye’yi böyle mi ta­ nıtıyorsunuz?” diye sormaktan kendini alamadı. Önce çok şaşı­ ran ve üzülen, ancak gerçek ne­ deni öğrendikten sonra bunu gu­ rur verici bir olay olarak nitele­ yen müsteşar, yurda döner dön­ mez, “Ben Anado!u”yu sahnele­ yen Yıldız Kenter’i aradı ve “Şim­ di sizden rica ediyoruz. ABD'nin değişik yerlerinde Ben Anadolu’­ yu sergiler misiniz?” diye sordu. Kenter’in yanıtı hiç kuşkusuz olumluydu.

İstanbul’da, Kenter Tiyatrosun­ da, A B D ’deki “ M uhteşem Süleyman” sergisinin düzenlen­ mesinde büyük emeği geçen Esin Atıl’ın da katıldığı bir toplantı­ dan sonra, “Ben Anadolu”un “Muhteşem Süleyman” sergisi kapsamındaki kültür etkinlikle­ ri arasınde yar alması kararlaş­ tırıldı.

Washington’da yayımlanan programlarda oyunun 7 Mayıs 1987 tarihinde Smithsonian Ins­ titu te d Yıldız Kenter tarafından sergileneceği duyuruldu. Ancak oyunun bu tarihte oynanacağını ABD’deki öğrencileri ve dostla­ rından öğrenen Yıldız Kenter ti­ yatrosunun bu döneme rastlayan Ankara turnesini iptal etti. Yıl­ dız Kenter, daha sonra kesin program ını düzenleyebilmek amacıyla Ankara’ya, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı’- na telefon etti ve kesin hareket tarihini öğrenmek istedi.

İşte “Ben Anadolu”nun yurt­ dışı serüveniyle ilgili asıl ilginç­ likler de bu noktada başladı. Kenter’in art arda ettiği telefon­ lara, çektiği telgrafa ve daha son­ ra yazdığı mektuba Ankara’dan

bir türlü yanıt gelmedi. Bu ara­ da Washington Büyükelçiliği’n- den gelen bir teleksle oyunun New York programından çıkarıl­ dığını öğrenen Yıldız Kenter, so­ nunda müsteşarlığa 27 nisanda üzüntüsünü bildiren bir mektup yazdı. Bunun üzerine, müsteşar­ lıktan gelen bir yazıda, oyunun, Washington Büyükelçiliği baş­ kanlığındaki ABD Koordinasyon Kurulu’nun önerisi üzerine ileriki bir tarihe ertelenmesinin karar­ laştırıldığı belirtiliyordu.

Konunun böylece kapandığı sanılıyordu ki, bir gazetede an­ sızın “Ben Anadolu” adlı oyunu yaylım ateşine tutan bir yazı ya­ yımlandı. Yazıya göre, “Ben Anadolu” Türklüğü yok sayıyor, Anadolu kadınını anlatırken Yu­ nan tanrıçalarından yola çıkıyor­ du; Orhan Gazi’nin eşi Nilüfer Hatun ‘Ben Bizanslıyım’ diye ba­ ğırtılıyor, Halide Edip, Yunanlı­ lara açındırılıyordu; Türk halkı lyonya halkının bir uzantısı gibi gösterilmeye çalışılıyordu. Oyu­ nun yazarı Güngör Dilmen’in “Ben, Hıristiyan Anadolu” de­ mek istediği öne sürülüyordu bu yazıda.

Yıldız Kenter ve oyunun yaza­ rı Güngör Dilmen, bu iddialar karşısında, oyunla ilgili görüşle­ rini dile getirdiler. Kenter’in ilk sözü “Ben Anadolu, tarihsel bir oyun da değil, belgesel de” oldu. Sanatçı, oyunun bazı tarihsel ve­

rilerden, mitoloji ve destanlardan yola çıkılarak kaleme alındığını, her sanat yapıtı gibi yaratıcısının düşünceleriyle hayat bulmuş bir söylence, bir oyun olduğunu be­ lirtti. Kenter şunları söyledi:

“Nakşıdil Sultan’ın oyunda, Ben Htristiyanım demesi, Hıris­ tiyanlık propagandası değildir. Nakşıdil Sultan şunları söyler: ‘Beni tepeden tırnağa bu topra­ ğın kadını yapan, III. Selim’in örnek insanlığı oldu. Yunus’u o öğretti. Bana, Hacı Bektaş Veli’yi o öğretti. Mevlana’yı o öğretti. Bu bilge ozanları niye andım? İş­ te şimdi oraya geliyorum. Yüre­ ğimin gizine, derin özlemime.

Dinler arasında ayrım gözet­ meyen bu ozanlar gibi ben de Tann’nın tek ulu varlığına inanı­ rım. Ben Hıristiyan olarak doğ­ muşum Ölürken beni ilk gençli­ ğime götürebilir misin? Hıristi­ yan olarak ölmek istiyorum.’ II. Mahmut'un ona bunu bahşetme­ sinden sonra da ‘Kuluyla Tanrı’sı

TANRIÇA 'KİBELE’D E N 'HALİDE EDİP’EGüngör Dilmen’in yazdığı, Yücel Ertenin sahnelediği “Ben Anadolu” adlı oyunu Yıldız

Kenter ilk kez 1985'te sundu. İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra öteki kentlerimizde de sergilenen oyundaki başardı yorumu dolayısıy­ la Yıldız Kenter, geçen yıl Ulvi Uraz ödülü ile Türk Lions Kulübü’nün Yılın En İyi Kadın Oyuncusu ödülü’ne değer görüldü. New York ve Londra kentlerinde de birer kez sergilenen oyunun İngilizce çevirisini Ihlat Sait Halman gerçekleştirdi “Ben Anadolu”, 1985’te Ulusla­ rarası İstanbul Festivali kapsamında da sahnelendi Tek kişilik bir oyun olan “Ben Anadolu”, tarih boyunca Anadolu'dan kaynaklanmış mitolojik kadın kişiliklerini ve Anadolu’da yaşamış gerçek kadınları kronolojik bir sırayla sahneye getiriyor. Ana Jlınrıça Kibele'den

Halide Edip’e kadar, Anadolu’da kadının serüvenini, kadının işlevini ve yaşadığı tarihsel gelişimi evrensel boyutlarda dile getiriyor, önü­ müzdeki 24 temmuz günü Uluslararası Tıp Kongresi kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde bir kez daha sergilenecek olan “Ben Anado­ lu’da Ana Thnrıça Kibele, Puduhepa, Kral Midas’m Berberi, Andromak, Niobe, Kandaules'in karısı, E fes’ti Artemis, Theodora, Anna Komnena, Nilüfer Hatun, Nasrettin Hoca’nın karısı, Ayşe Sultan, Nakşıdil Sultan, Şair Nigâr, Anadolu anası ve Halide Edip canlandırılıyor.

arasına hiç kimse giremez derken gözümde sonsuzca büyüdün oğ­ lum, hakanım benim’ der.

Bu, Türkün geniş görüşünü belirleyen bir tavırdır. Ve bizim bu tavrımızı bütün dünyaya ilan etmemiz gerekiyor. Bu oyun Türk-Batı sentezine uygundur, Türk-lslam sentezine değil ta­ bi...”

Oyunun yazarı Güngör Dil­

men’in konuyla ilgili görüşleri de şöyle:

“Kimse tiyatroya tarih öğren­ mek için gitmez. Tarihe karışmış söylenceler vardır ve oyun yaza­ rı bunlardan yararlanabilir. ‘Hı­ ristiyan Anadolu’ deniyor. Evet, Hıristiyan Anadolu da var, var olanı yok mu sayacağız? Ondan önce de Pagan Anadolu var! Oyul, Ana Tanrıça Kibele’yle

başlıyor ve bu bölüm çok daha fazla yer tutuyor. Bunlara hiç ses çıkartılmıyor, ama nedense Hı­ ristiyanlık konusuna çok eği­ lmiyor!

Türklüğü yok saymakla suçla­ nıyoruz. Oysa bilinmeli ki, Türk­ lük herhangi bir dinle sınırlı de­ ğildir, herhangi bir dirilt özdeş de değildir. Oyunda Halide Edip Yunanlılara açındırılıyor denili­

yor. Evet, Halide Edip acıyor: “Hemşire, tercüman, şimdi de yargıç mı oldun Halide?’ diyor kendi kendine. ‘Öç almak kısır yüreklerin harcı. Bağışlamak dört kitabın buyruğu. Bağışla­ mak gönlün hareketi, yağmuru... Hele bu yeni çağın eşiğinde... He­ le bu çocuğu... ‘Evet, acıma ve bağışlamayı yoksa Türklüğe ay-I / . nrılnmlnr m! cavlVOrlûf? ^

Referanslar

Benzer Belgeler

Anasından miras olan ince bir ruhla güzelliğe karşı büyük bir sevgi taşıyan Nigâr, henüz on sekiz yaşında iken (Efsûs) adlı bir şiir dergisi bastırdı

5.Alt Problem: Özel eğitim okullarında çalıĢan, alan değiĢikliği yoluyla özel eğitim öğretmenliğine geçen sınıf öğretmenlerinin tükenmiĢlik düzeyi ve yaĢam

Küçük yaşında babasını kaybedince ağabeyisiyle Tunayı dolaşmış ve daha sonra Tuna valiliği esnasında Mitat Paşanın maiyetine girerek onun çıkardığı

[r]

Herhalde bir idare memuru olan Maarif Vekili ile laalettayin bir ga­ zeteci arasındaki mübarezeye -daha o mübarezenin alacığı şekil ve kanunun vereceği hüküm malum

«Hayatımızda bütün faaliyetimiz, memleket işle­ rinde keyfî, müstebitçe hareket edenlere karşı mü­ cadele ile geçmiştir» diyen Atatürk, en kutsal

Vaktile, benim de kalem yar­ dımımla milliyetçi “Turan,, gazete­ sini çıkarmış olan Zekeriya Beyin Türk ordusunu, Türk milliyetper­ verlerini ve Türk

[r]