Yar olan değerlerin ti’ye almış]
“ Resim yaparken çok eğleniyorum. O an
resmin benimle olan alışverişi çok keyifli.
Var olan birtakım değerleri ti’ye almak,
kendi içinde yıkmak, resme bakanın
kafasında birtakım soru işaretlerinin
belirmesi... Sanatta ciddiyet çok gereksiz
bence. Zaten sokakta ciddi görünen
insanlar da göründükleri gibi ciddi
değiller.. . ”
LALE Fİ LOĞ LU
Mevlut Akyıldız, “iktidar” konu
sunu işlediği “Tanrılar ve Tanrıçalar” dizisini Teşvikiye Sanat Galerisi’nde sergiliyor. Akyıldız’ın resimlerinin çoğu kalabalık toplulukları içine alı yor. Hükmeden bir figürün etrafın da toplanmış eğlenen, içki içen, uyu yan, süslenen kadın ve erkek figür leri... Alkolik Şarap Tanrısının arka planında içkilerini yudumlayan in sanlar ya da Zafer Tanrıçasının etek lerine çevrelenmiş harp malûlleri..
Tercihini kalabalık figürlerden ya na yapan Mevlut Akyıldız, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde oku duğu yıllarda gözlemlediği mitingle rin, yürüyüşlerin ne denli etkili oldu ğundan söz ediyor ve kalabalıkların kendisine müthiş heyecan verdiğini belirtiyor. “İktidar ve kalabalık” de nildiği zaman da aklına ilk gelenler, m itinglerde haikı coşturan bir
“amigo” ya da amigo işlevini gören
bir siyaset adamı oluyor. Tek bir ki şinin bütün bir kalabalığı coşturması ve sonuçta da en iyi amigoluğu ya pan kişinin başa geçmesi...
Akyıldız, daha çok'birilerine veya
bir şeylere kızdığı, hırslandığı zaman fırçasını eline alıyor. Aynı zamanda fanatik bir Galatasaray taraftan olan sanatçı, tribünlere girdiği anda ken disi de coşan, bağıran kitlenin bir
parçası oluyor. 3-0 galip geldikleri bir Bursaspor maçından sonra evine gi dip “Cimbomcular’’ı yapıyor Akyıl- dız. Maçta bağırırken boşalan bir ta raftar, resmi yaparken ise bütün bu olup bitenlerle dalgasını geçen bir ressam oluyor. Mevlut Akyıldız’ın re simlerini kendi yaşantısından ayrı dü şünmek olanaksız aslında.
Akvıldız’a göre sinema da insanı çeken, etkisi altına alan bir sanat da lı. “Resmimde de az çok sinema var,
yani öykü var” diyen sanatçı, resmi
yapıp bitirdiği zaman sadece bir ka renin sona erdiğini, ancak hareket lerin devam ettiğini vurguluyor. Ak- yıldız, “Ay Tannçası”m işaret ederek.
ZAFER TANRIÇASI — Mevlut Akytldız'ın 'Tanrılar ve Tanrıçalar" dizisinde genellikle hükmeden bir figürün çevresinde toplanmış figürler göze çarpıyor, işte, "Zafer Tanrıçası" ve tanrıçanın eteklerinin dibinde harp malûileri.
“İşte burada ay var, çok fantastik bir olay; aşağıda bir sandal, âşıklar, se renat yapanlar... Ay, gece ve roman tizm sürüyor. Sandal da birazdan bu tarafa ya da şu tarafa gidecek, her an hareket edebilir. Aynı şekilde Şarap Tanrısı da yarım saat önce oturuyor du, ama şimdi sızıp masaya devril miş” diyor.
Mevlut Akyıldız’ın resimlerinin ço ğunda mizah içeren bir mesaj sezili yor. 1976 yılında Milliyet Sanat Der gisi Karikatür Yarışması’nda ikinci lik, tş Bankası Karikatür Yarışması’n- da üçüncülük, 1984 Abdi İpekçi Ka rikatür Yanşması’nda mansiyon ka zanan Mevlut Akyıldız’ı resimde de dalçp çok çelişkiler ve çelişkilerin ya rattığı ironi çekiyor. Resmi önce ka fasında kurguluyor ve sonra eğlenceli bir yanını yakalıyor. Peki ya resim ya parken de aynı eğlenceyi yaşayabili yor mu?
“Ben zaten resmi yaparken çok eğ leniyorum. O an resmin benimle olan alışverişi çok key ifli. Var olan birta kım değerleri ‘ti’ye almak, kendi için de yıkmak, ona bakanın kafasında birtakım soru işaretlerinin belirme si... Belki de anlatım resimlerinin ge tirdikleri bunlar.”
Sanatta “ciddiyet" kavramını ne reye oturtuyor Akyıldız? Söyledikleri şunlar: “Sanatta-ciddiyet çok gerek
siz bence. Sokakta ciddi görünen in sanlar da göründükleri gibi ciddi de ğiller. Örneğin, otobüsteki bütün yol cular asılmış yüzleriyle iteleye kaka lara hareket ediyorlar. Ama en ufak bir olayda o ciddiyet aniden bozula biliyor. Herkes makaraları koyuveri yor.”
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi