13 EYLÜL 1999 PAZARTESİ
dmnrajîst n
ı]
Ressam Nazan Bora, Büyükada’nın giderek yok olan tarihi evlerini hatırlatıyor
Büyükada evleri
rengârenk
Büyükadalılar'ın her gün önünden geçip gittiği
tarihi Büyükada evleri, ressam Nazan Bora
sayesinde ölümsüzleşiyor. Bora'nın “Büyükada
Evleri” adlı sergisi bugünden itibaren 19 Eylül'e
kadar Büyükada Anadolu Kulübü'nde görülebilir.
B
üyükada Evleri" sergisi NazanBora’nın ilk kişisel sergisi ama sanatçı daha önce İzmir’deki tarihi evlerin resimlerini de yapmış. Bu
çalışmalarını "Levanten Evleri", "Şirince Evleri" ve "Alaçatı Evleri" adı altında gerçekleştiren ancak sergilemeyen sanatçının başlıca ilgi alam kolayca tahmin edebileceğiniz gibi tarihi yapılar. Bu mekânları bir tasarımcı gözüyle inceleyen sanatçı, bu yapılara ilişkin notlar alıp eskizler yaptıktan sonra gözlemlerini suluboya kullanarak resme dönüştürüyor.
Aslında bir iç mimar ve tasarımcı olan Yard.Doç.Dr. Nazan Bora bu mesleği akademisyen olarak icra ediyor. Bora, MSÜ İç Mimarlık ve Endüstri Tasarımı Bölümü'nden 1974 yılında mezun olmuş. Fransa'daki mesleki araştırmalar sonrası Dokuz Eylül Üniversitesi'nde akademik kariyere başlamış. Aym okulda İç Mimarlık ve Sahne Tasanmı
Bölümleri'nde öğretim üyeliğinden sonra 1998'den beri Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Faküİtesi'nin Endüstri Ürünleri Tasanmı Bölüm Başkanlığı'nı yürütüyor. Tabu bütün bu çalışmalar sırasında Nazan Bora'nın desen ve resim çalışmaları hep sürmüş.
Öğretim üyesi olduğu okulun Büyükada'da olması Bora’yı her gün önünden geçtiği tarihi evlerle ilgilenmeye itmiş. "İstanbullu olmak büyük bir şans" diyen sanatçı her gün yeni şeyler keşfettiğini söylüyor. Kendini artık Adalı sayan sanatçı Ada’nın eski evlerinin resimlerini yaparak onları
belgelediğini söylüyor. "Ada'da kaldığım sürece buradaki bütün sokaldardaki eski ve kıymetli evleri kaydedeceğim," diyen sanatçı Ada'nın mimari dokusundan çok etkilenmiş. Bora'nın çalışma yöntemi,
Büyükada'daki evleri sokak sokak resimlemek. Sergisi için "kaydettiği" ilk sokak ise, iskeleye yakın Orbaylar Sokak. Nazan Bora "kayıt" konusunun önemini daha iyi kavramamız için bir örnek veriyor: Evlerin resimlerini yaptığı sırada gözünün önünde bir ev yanmış ve Bora o evin resmini yapamadığı için çok hayıflanmış. "Evlerin ortak özelliği neler?" diye soruyoruz. "Daha çok ahşap kökenli tek kath ya da iki katlı yapılar ama taştan olanlar da var. Bazılarında çok enteresan kuleler ve payandalar bulunuyor. Kimilerinin bahçelerindeki heykeller çok ilgi çekici. Evlerinin çoğunun cam, ahşap işçiliği çok başarılı. Ferforje, özellikle kapılarda sık kullanılan bir malzeme," diyor.
Ev sahibine sürpriz
Nazan Hanım resimleri yapmadan önce kızı İdil ile -bulabildikleri kadarıyla- evlerin tarihçelerini, serüvenlerini, eski ve yeni sahiplerini araştırmış ama resimler bitene kadar içinde yaşayanlarla hiç ilişkiye girmemiş. "Birebir yapılarla ilişkiye giriyorum, resimleri yaparken içlerinde bizim gibi insanların yaşadığı hiç aklıma gelmiyor," diyor. Buna rağmen resimler bittikten sonra onlara hoş bir sürpriz yapmış.
---■---
:---Ressam ve iç mimar Nazan Bora unutulan tarihi Büyükada evlerini resimliyor. Resimlerini yaptığı evlerini kapılarım tek
tek çalarak evin sahibine üzerinde evinin resmi bulunan davetiyeyi vermiş. Ev sahipleri hiç tanımadıkları birinden üzerinde evlerinin resmi bulunan bir davetiye alınca çok şaşırmış. Hele evlerinin orijinal resminin bir sergiye katılacağını öğrenince şaşkınlıkları daha
da artmış. Nazan Bora "İçinde yaşayanlar sürekli eski olmasının getirdiği birtakım teknik sorunlarla uğraşırken evlerin güzelliğini
unutuyorlar. Onlara bunu hatırlatmak istedim," diyor.
Yeşim COBANKENT
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi