Benim gözümle yazı
yazanlar: 21
j
sjı'L 0 £ OSalih Münir Çorlu
Yazan: REŞtD HALİ D GÖNÇ
Merhum Salih Münir Çorln
* On üç sene Paris büyük elçiliğin de bulunan Salih Münir paça sadra zam Çorlulu Ali paçanın torunların dan ve vilâyetlerde kapı kethüdahğı yapan Mehmet Aziz efendi zade ikin ci Abdülhamidin ticaret ve nafia na za* lığım yapmış olan Mahmut Celâ- lettin paşanın en büyük oğludur,
1859 da İstanbulda doğmuştur,
1939 senesinin ikinci kânununda It- tanbulda ölerek Beşiktaş İle Orta- köy arasındaki Yahya efendi tekkesi
mezarlığında babasının yanma gö
mülmüştür,
Galatasarayın yetiştirdiği güzide talebelerinden idi. Kendisinin mezun olduğu sene Fransadan bilhassa ge
tirilen mümeyyiz heyeti önünde ba- kaloriyasını çok parlak bir surette vererek hariciye nezaretine memur o- larak girmiştir.
1889 da Paris sergisine Türkiye- den giden heyet içinde de bulunmuş
tur.
Hariciye nezareti mektupçuluğuna kadar yükselerek 1895 tarihinde bu vazifeden Paris sefaretine .tayin edil miştir Bu tayinden birkaç sene son ra da vezir olmuştur. 1903 senesinde Paris sefaretinden azledilecek uzun seneler Avrüpada kalmıştır. Son se nelerini de İstanbulda geçirmiş ve
Sultanahmette Başvekâlet arşivinde ölünciye kadar hizmet etmiştir. Ve fatında da en son kalan vezirlerden - pek iyi bilmiyorum ama belki so nuncusu idi.
Boyu uzunca, sevimliliğini dahi fazla artn-aii tam bir alafranga sa kalı vardı. Çok zeki idi, O zamanın hakikiyle diplomatı denebilirdi,
Sırp başvekili Mösyö Pas iç ile Balkan İttihadını daha o sam ın yap mak için uğraşmış olanlardan biri i? di. Aceba bunû bilen kaç kişi vardır. Manastn-b büyük lâkabiyle anılan Rıza "beyin en büyük damadı idi.
Paris sefirliği esnasında pek çok ittihatçıları himaye etmiştir, Heie Ubeydullah efendiyi senelerce sefa rette barındırmıştır.
Histoire diplomatik*!« adındaki
Fransızca yazdığı eserini Pariste bas tırmıştır, “ Diplomasi,, isiıuü Türkçe eserinin bir kısmı da istanbulda ba sılmıştır Akşam gazetesinde ‘ ‘geç miş günler,, başlıklı pek çok makale leri vardır. Bu yazılarında geçmiş devirirden, bilh^şsa ikinci Abdülha- mit Saltanatının hususiyetlerini u- zun uzun anlatmağa, hikâye etmeğe hasretmiştir.
Hayatının mühim kısnı*n. Avrupa- da geçirdiği halde dindariiğ.nı hiçbir
zaman bırakmamıştır. Her zaman
kur’ an okur, namaz kılar oruç tu tardı. Velhasıl müslüma^ıio özerine düşen bütün farzları elinden geldiği kadar yapmağa çalışırdı.
Konuşurken çok tatlı konuşul, her keşi ağzına baktmrdı. Hele maiyeti ne çok- iyi muamele ederek hepsini kendine bağlardı. Şarl isminde bir u- şağı vardı ki çok iyi Türkçe öğren
miş, paşaya bütün mevcudiyetiyle
bağlı idi. Paşa onun için herşeydi. Çok natuk bilhassa Fransızca ko nuşması çok düzgün, tatlı ve ahenk li idi.
Senelerce Paris muhitine kendini çok sevdirmişti. Paris gazeteleri, bt şehirden uzaklaşalı sene'er olduğu halde bıraktığı iyi hâtıralardan dola
yı ona unutmamışlar, ölümünü bü
yük teessürlerle karşılamışlardı.
Reşid Halici Gönç