• Sonuç bulunamadı

Meral Ataç, babası Nurullah Ataç'ı ve kendini anlatıyor

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Meral Ataç, babası Nurullah Ataç'ı ve kendini anlatıyor"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

f\~

yz-i

Ó

CUMARTESİ, 27 Mart 2004

+

CUMARTESİ CfcnESJ.

Kitap

Meral Ataç, babası Nurullah

Ataç’fvekencliııi anlatıyor

d h i z l a ni

NURULLAH ATAÇ m kızı Meral Ataç, hayatını Küçükhanım Meralika kitabında anlatıyor.

Meralika'da babası Nurullah Ataç, edebi kişiliğinden kavgalarına, oyun tutkusuna, babalığına, dostlarıyla münasebetlerine kadar çeşitli yönleriyle yer alıyor.

Cumhuriyet sonrası Türk eleştirisinin kurucularından Nurullah Ataç bir kuşağın edebiyat değer yargılarının oluşmasında en önemli addır.

"Ben 24 saat edebiyat düşünürüm" diyen Ataç'm kızı Meral Ataç, kendi çocukluğunun ekseninde,

ünlü babasını, ailesini, zamanın Ankara'sını, Büyükada'yı gerçekten yalın, sürükleyici bir üslupla dile getiriyor.

Anıların çekici özelliği, inandırıcılığı, yazarım gerçekleri, doğrulan okura aktarmasıdır. Meral Ataç amlannda, ne kendini ne de babasını koruyor, aileyi de aklama çabasına girişmiyor.

Meralika'da, tek başına geçen bir çocukluğun bazen hüzünlü bazen sevinçli ama çoğu zaman içe dönük günlerini, benim gibi birçok tek çocuk bir özdeşleşme duygusu içinde okuyacaktır.

Meral Ataç'ın dedesi ünlü Hammer Tarihi mütercimi Ata Bey'dir, bir süre de Maliye Bakanlığı yapmıştır.

Meral Ataç, oyun tutkusunun babasına Ata B e /d e n geçtiğini, onun da eşinin adamlarla onu oyun masasından kaldırıp evine 0 etirdiğini yazmış.

Amcası Doktor Galip Ataç, zamanın önemli doktorlanndandı. Radyoda yayınlanan Evin Saati'ni milyonlarca kişi zevkle dinlerdi.

Nurullah Ataç gerek İstanbul'daki

HIZLAN

Küçükhanım Meralika

M eral Ataç

Yapı Kredi Yayınları

M eral A taç

T A

P

h u r r i y e t . c o m . t r

günlerinde gerek

Büyükada'da oturdukları zamanlarda Meral'i hiç ihmal etmedi.

Akrabaları da Büyükada'da

oturduğundan yalnızlık çekmedi, burada okudu, İstanbul'un ırkları, dilleri, dinleri aşan kozmopolit dostluğunu burada öğrendi.

Ailenin kadınlarının özelliğini, onların kişiliklerini, deliliklerini, saplantılarını, hanımefendiliklerini ince bir alayla ustaca çizmiş.

Meral Ataç, babasının dostlarıyla dargınlığının, annesini ve kendisini

etkilemediğim, babasının da bunu hoşgörüyle karşıladığım özellikle belirtiyor.

Dostlukların bozulmasında, kırgınlıkların abartılmasında Ataç'ın mizacım

görüyorsunuz.

Sözgelimi çok iyi arkadaşı Hikmet Birand ile bezik oynarken söylediği bir söz yüzünden ölünceye kadar konuşmadığını belirtiyor.

Maraş'm köklü ailelerinden olan Kısakürek ailesinde intiharlara sık rastlamyordu.

Nurullah Ataç bir gün Maraş'a konferans vermeye gidiyor, Vali, bu ailenin intiharları konusunda Ataç'ın bir sorusunu şöyle yanıtlıyor:

"A! Evet. Sık sık yapıyorlar."

Nurullah Ataç7m dostlarıyla kırgınlıklarım, dargınlıklarım daha çok edebiyat anlayışları biçimlendirdiğine, onun kızma karşı duyarlı davranışına, sevecenliğine dikkati çekmek gerekir.

KJYUKADA'DAKI ARAPLI EV

Babası Meralika'ya bir fiske bile vurmamış.

Babasımn oyuna düşkünlüğü anılan arasında epey yer tutuyor, Ankara'da bir gece, babasmı annesinin üzdüğünü

gördüğünde; saat gece yansım çoktan geçtiği halde, Nahit Hanım'm evine gidiyor, babasım orada buluyor, eve babasız dönüyor;

Nurullah Ataç'ın eve geldiği saat sabah 10'dur.

Ataç'ın öğretmenliğini, verdiği emekleri bu kitapta bulacaksınız.

Büyükada'da yaşayan amcası Doktor Galip Ataç'm evlat edindiği Araplar adanın en işlek caddesindeki evin penceresine dizilip sokağa baktıklanndan, ev Araplı Ev olarak tanınırmış.

Meralika, ünlü bir edebiyatçının kızının yaşammdan renkli kesitler.

Sürükleyici, rahat okunan anılar birikimi.

M E Ğ E R S E K A P I D A K İ Y A Ş A R K E M A L 'M İ Ş

Ankara'da İzmir Caddesi'nde oturduğumuz evde bir gün kapı çaldı. Kapıyı açmamla karşımda, uzun boylu, zayıf, esmer, simsiyah kıvırcık saçlı biri bana, "Nurullah Bey evde mi?" diye sordu. "Evde yok" dememle kapıyı kapamam bir oldu. Bana "Yaşar Kemal aradı dersiniz" dediğini bile duyamadım. Üzerinde pek de yeni olmayan bir trençkot vardı. Sanırım gözlüğü de yoktu. Gitmesinin ardma babam geldi. Babama "Sizi biri aradı ama adının ne olduğunu anlayamadım" dedim. Görebildiğim kadarıyla anlatmaya çalıştım. Babam birden "Vaayy, Yaşar

Kemal gelmiş olmalı. Neden içeri girmedi? İnşallah uzağa gitmemiştir. Gidip bakayım. Belki buralardadır" diye evden fırladı. Gitmesiyle gelmesi bir oldu. Yaşar Kem al'i bulmuş, birlikte gelmişlerdi. Babam ona oğlu yaşmda olmasına rağmen çok saygılı davranıp, onunla konuşurken "Siz, Yaşar Bey" diye konuşüyordu. Zamanla Yaşar Kemal bizim evin çocuğu gibi oldu. Yaşar Kemal babamın anlattıklarına "İlahi Nurullah Bey" diye dizlerine vurup gözlerinden yaş gelinceye kadar gülüp, kahkahalar atıyordu. O günlerde daha ünlü değildi.

Galiba Ahmet Haşim Bey de bizim evin civarında oturuyordu. Babam kimi geceler yemekten sonra "Ben biraz Haşim'e kadar gidip geleyim. İki laf ediyoruz, oyalanıyor" deyip Haşim Bey7e gidiyordu. Haşim Bey7in o sıralar sağlığı önemli şekilde bozuktu. Babam onun bu durumuna çok üzülüyor, Haşim Bey7i her görmeye gidip gelişinden sonra anneme "Haşim'in halini hiç

beğenmiyorum, rengi sapsan, galiba yolcu" diyordu. Haşim Bey ölünce babam günlerce ağladı, kendine gelemedi.

Fatih'te oturduğumuz iki yıl boyunca bizim evin konuğu Ahmet Hamdi

K I R T I P İ L H A M D I

Tanpmaridı. Hemen hemen haftanın üç dört günü akşam yemeklerine bize gelir,

annemin yaptığı yemekleri över, "Leman Hanım kardeşim, bunlar birer sanat eseri" derdi. Tanpınar çok sevimli çok sevecendi...

...Babam Tanpınar'm şiirlerini çok beğenirdi ve onları çok güzel okurdu. Babam Tanpınar'a "Kırtipil Hamdi" derdi. Ama Tanpınar bunun için ona gönül koymazdı. Daha sonra araları bilmediğim bir sebepten açıldı. Babam Hamdi amcamdan önce öldü. Hamdi amcam babamm ölümünden sonra bana gelmiş, boynuma sarılıp çocuklar gibi ağlamıştı.

D O Ğ AN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİ

Padişahım Çok Yaşa H akan T. K arateke Kitap Kuzey Kulesi 107. Kat Frederic Beigbeder Doğan 19 H akan K a ra h a n Alfa Harem Hatıraları Leyla A çb a L&M Öteki Rüzgar U rsula K . Leguin Metis

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

A concise synthesis of denbinobin is described via an intramolecular free radical. cyclization and Fremy s salt mediated oxidation as a

Mercanlar Paleozoyik dönemden (545 milyon-251 milyon yıl önce) Miyosen dönemin sonuna kadar (24-5 milyon yıl önce) kadar olan dönemde Anadolu’nun hemen hemen her yerinde,

Geride kalan tuz kristalize olarak (katı bir maddenin uygun bir çözücü içinde soğukta az, sıcakta çok çözünmesi) kaya yüzeyi üzerinde balpeteği şeklinin

Sanatçının Koşuyolu’ndaki evin­ de yer alan “ Aka Gündüz Köşesi” ilginç görüntülerle ekranlarımıza ge­ lirken, eşi Süheyla Kutbay, oğlu Hakan Kntbay, yakın

Şekil 4.3.c: Mesane düz kasın ACh ile indüklenmiş kasılmaları (kontrol grup b) ile bu kasılmalar üzerine uygulanan trazodondan sonraki

işte, tam bu sıralardadır kî, Reşat Nuri Giintekin «G ali Kuşu» romanındaki Feride’siyle Türk kızının ilk gerçek örneğini vordi.. F e­ ride mektepten

«Suriye ve Kilikya’da Fransa Yüksek Komiseri» General Gtıro’- nun emri ile Antep, Maraş ve Urfa sancaklarındaki Fransız kuvvetleri­ nin kumandanlığına

Balıkçı tekneleri, kayıklar, yatlar, lokantalar, kahveler, barlar, oteller, balıkçı hali yat limanın kenarına inci gibi dizilmiş.. Ya­ şam gece ve gündüz