• Sonuç bulunamadı

Replantasyon

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Replantasyon"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Cumhuriyet Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dergisi Cilt, Sayı 2, 1999

REPLANTASYON

Dr. Rüştü GEDİK*

ÖZET

Replantasyon travma ile total veya parsiyel olarak soke-tinden çıkmış diş veya dişlerin tekrar yerlerine yerleştirilmesidir. Uzun zamandan beri bilinmesine ve başarı oranının yüksek ol-masına karşın yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bu makalede avulasyona uğramış bir dişe uyguladığımız replantasyon tekni-ğini ve sonuçlarını sunmayı amaçladık.

Anahtar Kelimeler Replantasyon

SUMMARY

Replantation is replacing the teeth which have been parti-ally or completely avulsed by trauma. Despite of its well known for along time and the highiy success ratio. It is not used wi-despreadly. This article is about replantation technique which is used in the treatment of an avulsive tooth case.

Key Words: Replantation GİRİŞ

Replantasyon veya reimplantasyon herhangi bir travma sonucu total veya parsiyel olarak söke-tinden çıkmış diş veya dişlerin soketlerine tekrar yerleştirilmesidir. Çok uzun zamandan beri bilin-mesine rağmen yaygın olarak kullanılmamakta-dır.1,5

Replantasyonun başarı oranı, büyük oranda operasyonu yapan ekibe ve avulsiyon- replantas-yon arasında geçen süreye bağlıdır. Vaka ne dar erken gelirse (ilk 30 dakika) başarı oranı o ka-dar yüksek olur, hekime gitme süresi uzadıkça (maksimum 48 saat) başarı oranı düşer. 4,8

Avulsiyon daha çok 7-10 yaşlar arasındaki çocuklarda, kavga veya düşme nedeniyle oluş-maktadır. Bu yaş grubunda dişin gelişimi devam ettiğinden ve periodontal ligament oluşumu ta-mamlanmadığından dişin alvoelden çıkması daha kolaydır. Erişkinlerde özellikle otomobil kazaların-dan sonra görülür. En çok etkilenen maksillar santral dişlerdir. 5,6,7,11

VAKA TAKDİMİ:

03/09/1997 tarihinde kliniğimize müracaat eden hasta 9 yaşında erkek çocuk idi. Çocuk fut-bol oynarken düşmüş ve maksillar sol üst 1 nolu diş avulsuyona uğramıştı. Annesi refakatinde ge-len çocuğun yapılan klinik ve radyografik muaye-nesinde sol üst 1 nolu dişin soketi civarında fraktür gözlenmedi. Resim (1).

Resim 1: Vakanın travmadan sonra çekilen panoromik radyografisi görülmektedir

Alınan anamnezde hastanın herhangi bir sistemik hastalığı bulunmadığı anlaşıldı. Hasta di-şin avulsiyonundan bir gün sonra geldi. Avulse diş herhangi bir ortamda saklanmamıştı. Ayrıca steril olmayan yere düştüğü anlaşıldı. Avulsiyona uğra-mış diş hemen serum fizyolojik ortama aktarıldı. Hastaya profilaktik olarak tetanoz aşısı uygulandı. Avulse diş ıslak bir spançla tutularak ekstra oral olarak kanalı extirpe edildi ve daimi bir dolgu mad-desi ile dolduruldu.

Daha sonra apikal rezeksiyon yapılarak se-rum fizyolojik içine aktarıldı.Alveol boşluğuna hiçbir şekilde dokunulmadı. Diş, alveol boşluğuna 8 şek-linde telle splinte edildi ve okluzyondan çıkarıldı. Resim (2).

C.Ü. Dişhek. Fak. Oral Diognoz ve Radyoloji Bilim Dalı

(2)

C.Ü. DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DERGİSİ 1999 CİLT: 2, SAYI: 2

Resim 2: Aynı hastanın travmadan sonra avulse olan dişinin soketine splinte edilmiş hali gözlenmektedir.

Hastaya o tarafı kullanmaması tavsiye edildi. Daha sonra hastaya postoperatif antibiyotik, anal-jezik ve antiseptik gargara önerilerek kontrole çağ-rıldı.

1 hafta sonra hasta geldiğinde dişte mobilite mevcuttu ve splint çıkarılmadı. 15 gün sonra kont-role geldiğinde splint çıkarıldı, ağız bakımı ve fırça-lama tekniği gösterildi. (Resim3).

Resim 3:Splinte edilmiş dişin bir hafta sonraki panoromik görüntüsü

3 ve 6 aylık klinik ve radyografik kontroller-de dişin tamamen alveoline yerleştiği, mobilite, renk değişikliği ve rezorbsiyon bulgularının gözlen-mediği saptandı. Resim (4, 5, 6).

Resim 4-5: Aynı hastanın 3-6 aylık

kontrollerinde çekilen periapikal radyografileri

Resim 6: Splinte edilmiş dişin ağız içindeki görünümü

1 sene sonra yapılan kontrolde kökte rezorb-siyon gözlendi. Ancak dişte mobilite ve renk deği-şikliği gözlenmedi. Resim (7).

Resim 7: 1 sene sonra yapılan kontrolde dişin radyografik görünümü

Olgunun 2. Senesinde yapılan kontrolde, 1 sene önce kökte gözlediğimiz rezorbsiyon alanları kemikle dolarak, kök yüzeyi ile alveol kemiği arasında kaynaşma olduğu arasında görüldü.Resim(8)

Resim 8: Aynı vakanın 2. senesinde çekilen radyografisi

(3)

C.Ü. DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DERGİSİ 1999 CİLT: 2, SAYI: 2

TARTIŞMA:

Küçük yaştaki çocukların daimi dişlerinin kendi doğal ortamında fonksiyonunu sürdürebilme-si çok önemlidir.

Replantasyonun eski bir uygulama olması-na, tek seansta ve özel aletlere ihtiyaç duyulma-dan muayenehane koşullarında yapılabilmesine rağmen günümüzde rutin olarak kullanılmamakta- dır.1,2,5,13

Bu tedavi şekli tekniğine uygun olarak yapıl-dığında başarısızlık oranı oldukça düşüktür4.

Replantasyonda, karşılaşılan en önemli problemlerden, enfeksiyon ve kök rezerbsiyonu, operasyon sonrası başarısızlık nedenleri arasında sayılabilir.

Kingsburg ve VVinsenburg12 'un yaptıkları çalışmalarda 151 mandibular molar ve premolar diş replantasyonundan sadece 7'sinde 3 yıl içeri-sinde başarısızlık saptamışlardır. Vakamızda ba-şarısızlık nedenleri arasında sayılan enfeksiyon görülmemiştir.

Kök rezorbsiyonu replantasyonda rastlanan en önemli problemdir.13 Operasyondan sonra %85 oranında dişlerde rezorbsiyon meydan geldiği bildirilmiştir14. Bu durum daha çok 3. ve 4. aylarda görülmektedir. Ancak 1.5 yıl boyunca rezorbsiyon görülmediği vakalar vardır.13 Olgumuzda 3 ve 6 aylık radyografik kontrollerde kökte rezorbsiyon gözlenmedi. Vakamızın 1. senesinde kökte rezorb-siyon görüldü, ancak dişte mobilite ve renk deği-şikliği yoktu. Rezorbsiyonda en önemli faktör dişin ağız dışında kaldığı süredir. Bu süre ne kadar kısa olursa başarı şansı artar. 4,5,6,1 Bu konuda Andre-asen ve Hjorting Hansen15 replantasyonun 30 da-kika içinde yapılması halinde % 90 başarılı olduğu-nu rapor etmişlerdir.

Replantasyon öncesi apisektomi yapılması hakkında henüz bir görüş birliğine varılmamıştır.16 Andreasen ve arkadaşları,17 replante edilmiş dişle-rin kök yüzeyinin topografik analizinde, rezorbsi-yon ve ankiloz alanlarının genellikle apikal fora-men etrafında yer aldığını gözlemişlerdir. Bu bul-gulara dayanarak replantasyon öncesi apisektomi, rezorbsiyon ve ankiloz olasılığını azaltacaktır. Api-sektomi yaptığımız olgumuzun 1. senesinde gözle-diğimiz kök rezorbsiyonu alanları 2. senesinde ke-mikle dolarak, kök yüzeyi ile alveol kemiği arasın-da kaynaşma olduğu gözlendi.

SONUÇ:

Dişlerin doğal yapılarının korunmasına yöne-lik çalışmalar dişhekimliğinin temel amaçlarından-dır. Bu nedenle replantasyonun dişhekimliğinde bir alternatif olarak uygulanabileceği gözönünde bu-lundurulmalıdır.

KAYNAKLAR

1. Behnia, H.; Mutemedi, M. H.: Treatment of Central Arteriovenous Malformation of The Mandible Via Section and Immediate Replantation of The Segment. J. Oral Maxillofac. Surg. 55(1): 78-84, 1997

2. Flip, A.; Pohl, Y.; Krischner, H.: Replantation of Avul- sed Primary Anterior Teeth. ASD-J. Dent. Child., 64 (4): 272- 275, 1997

3. Hamilton, F. A.; HM, F. J.; Mackie, I, C: Invesî of Lay Knovvlodge of The Management of Avulsive Permanent Inci- sors- Endod.-Dent-Traumatol. 13(1): 19-23, 1997

4. Koseoğlu, O.: Us. H.; Ahi, R,: insan Dişlerinde Rep lantasyon ve Ototransplantasyon. H.Ü. Dişhek, Fak- Der., 14 (2): 112-119, 1990

5. Koseoğlu, O.; Us. H.; Ahi, R.: II. International Replan tasyon ve Ototransplantasyon, H.Ü. Dişhek. Fak. Der., 14 (4): 204-207, 1990

6. Köylüoğlu, S.; Boğa, H.: İnternational Replantasyon. Dicle Üni. Dişhek. Fak. Der., 6 (1-2-3): 31-35, 1990

7. Kumamoto, D. P.; VVİnters, J.; Novickas. D.; Mesa K.: Tooth Avulsion Resulting from Basketball Net Entangle- ment. J. Am. Dent. Assoc, 129 (9): 1273-1275, 1997

8. Mesaros, S. N.; Trope. M.: Revascuiarization of Trau- matized Teeth Assed by Laser-Doppler Flowmetry. Endod.- Dent-Traurnatol, 13 (1): 24-30, 1997

9. Özkal, Ş.: Günaydın, Y.; Karakurumen, K.. Kök Rep- lantasyonlarının Klinik Uygulamalarının Karşılaştırılması. İ Ü Dişhek. Fak. Der., 27 (4): 251-261, 1993

10. Pei, G. X.; Kande. I.; Chuvven, G.; Dengshong, Z.; Fayi, W.: Minsheng, W.: Lie. G.; Quin, L: Replantation of Four Severed Limbs in One Patient. Injury, 28 (1): 73-76, 1997

11. Steiner, D. R.; West, J. D.: Orthodontic-Endodontic Treatment Planning of Traumatized Theeth. Seminer-orthod. 3 (1): 39-44, 1997

12. Kingsburg BC, VVinsenbaug JM.: İnternational Rep lantation of mandibular premolar and molar JADA, 83: 1053- 1057, 1971

13. Güven D. Demiralp AS, Öztürk A, Gür G.: Reimp- lantasyon (Klinik araştırma). Otorinolarengoloji Derg., Cilt 1. Sa yı 1,42-46, Mart, 1987

14. Esener T.i: Endodonti. D.Ü. Dişhek Fak Yay. Not D.Ü. Basımevi, s.97-104. 1983

15. Andreasen JO, and Hjoting Hasen E.: Replantation of teeth: Radiographic and clinic study of 110 human teeth rep- lanted after accidental loss Acta odontol scand. 24:263, 1966

16. Ölmez S. Uzamış M.: Uzun süreli takip edilen iki replantasyon olgusu. D.Ü. Dişhek. Fak. Der. 4 (1-2-3): 73-77. 1993.

17. Andreasen, JO. Schwartz. Andreasen FM: The ef- fect of apicoectomy before replantation of periodontal and pul- pal healing in teeth of monkeys, J. Oral Surg. 14: 176-183, 1985

Referanslar

Benzer Belgeler

Ankara-Malıboğazı Üst Kretase sedimanter biriminde genelde tipik olarak Y şeklinde izlenen Thalassinoides isp., iz fosilinin, olası iz yapıcı hayvan olarak Glyphaea

Radyolojik İnce leme: Sağ el D4 DiP seviyesinde dis- tal falanks amputasyonu mevcuttu. 1996 tarihinde lokal anestezi altında midlateral insizyonla her iki taraf proksimal

\[ \textrm{Diferensiyel-_ Integral Hesabın Temel

Nitekim artık günümüzde, ezilerek (crush) ve soyularak (avulsion) kopmuş olan parmakların da replantasyonlarının yapılabileceği ve bu tip yaralanmaların -3 yıl

b) Tekrar ya da yaşantı sonucu meydana gelen bir değişikliktir; Büyüme, olgunlaşma ya da sakatlanma sonucu meydana gelen değişiklikler öğrenme

Fotoğrafik süperimpozisyon tekniği, hem araştırmalarda elde edilen kafatası veya tanımlanamayacak derecede zarar görmüş olan kafanın tanımlanması için, hem de

 Oklüzal travma tamir aktivitesinin artmasına neden olur; yeni dokular nekroze olanların yerini almaya başlar, buna buttressing bone formation (yeni kemik oluşumu) denir..

şu bekJenmeyen bulgu da çıkmıştır: İlaçla tedavi hem gref konan, hem de grefsiz doğal koroner arter- lerdeki yeni lezyon oluşumunu azaltınaktaydı. Daha önceki