TAEIHDEN
T
anzimat'ın biraz öncesinden bazı hikâyeler:Anadolu zorbalarının haklarından gelindiği sırada Karahisar voyvodası İbrahim ağanın idamı için de Hüda- vendigâr valisi Nurullah pa şaya ferman yazılmıştır. İb rahim ağa Hacıbektaş dergâ hında idi. Nurullah paşa me seleyi Kırşehir ve Yenişehir mutasarrıflarına yazar. On lar da Hacıbektaş ilçesinin cskidenberi serbes olduğu ve işlerine Konya vilâyeti tara fından bakıldığı cevabını ve rirler. Nurullah paşa duru mu İstanbul’a bildirir. Bu defa «bir fırsatı gözetilerek idam edilip kesik başının İs tanbul’a gönderilmesi için Karaman valiliğine» emir gider. Tarihçi diyor kİ: «Dev letin hâline bakın ki Babıâli bir adamın idamı hakkında ferman yazıyorsa da adamın ne hâlde ve nerede bulundu ğundan, bulunduğu yerin han
gi sancağa bağlı olduğundan haberi yok.»
• • •
P
adişahın Topkapı sara yından İçi sıkılmıştır. Kış mevsimi nl Beşiktaş saraymda geçirmek, güzel havâlarda o civarda avlan mak İster. «Yeni âdet çıkar maktan» korkan yakınları ise yeniçeri ağası vasıtası ile kendisine haber gönderirler. «— Sakın padişahım!» der ler. O da Beşiktaş’ta kalmak tan ister İstemez vazgeçerek Topkapı sarayına taşmmağa karar verir.H
âlet efendi daha önce Mekkizade’yl şeyhülis lâm yaptırmak istemiş se de pek genç idi, sakalına kır düşmemişti. Hâlet efendi kendisine:— Sakallarında hiç olmaz sa birkaç beyaz kıl peyda et seler... diye mahremce haber gönderir. Mekkizade ödağacı vesaire yakıp sakalmı tütsü- liyerek birkaç kıl ağartmış ve meşihat makamına gel miştir.
TAKVİM
Hicri «ene IS IS Şevval Kasım 148NİSAN 1960
3
P A Z A R
21 Mart Rumî 1376 VASAS) UZANİ İmsak 4,01 9,26 Güneş 5,41 11,06 öğle 12,18 5,43 İkindi 15,53 9,19 Akşam 18,36 12,00 Yatsı 20,09 1,34A
rnavutluktaki lâtin- ler hep katolik olduk ları halde eskidenbe- ri cizye ve daha başka ver gilerden muaf olarak devle tin askerî hizmetlerinde kul lanılmakta idiler. Fakat o za man lâtin nedir, katolikne-cümle emval ve eşyasının vâ rislerine verilmesi irâde bu yurulmuş tur.»
* * •
O
smanlIların maliye iş leri tamamiyle Erme- nilerin elinde olmak la onlar menfaatlerini bu yüzdir, buraları Babıâlice gereği gibi malûm değil idi.»
B
ir sıra devletin malî sı kıntısı arttığı sırada cs- bak defterdar ve sabık darphane emini Sarım İbra him efendi vefat etmekle bı raktığı mal ve para hazne nin imdadına yetişmiştir. Pek kıymetli eşyasından, sa yısız gelirinden başka yalnız taş odada sakladığı altmış okka altını hemen müsadere edilerek byetülmale alınmış tır.Halbuki yeniçeri ocağı bezir gânı olup Kıbrıs adasına sü rülen yahudi Yakovaci otur duğu evde iki yahudi hizmet cisi ile öldürülmüş olduğu İs tanbul’a bildirilmiş ise de «tüccardan olmak hasebiyle terekesine dokunulmak caiz olamıyacağına binaen Dil
den çıkarırlardı. Ama devle tin en ehemmiyetli ve nâzik işi, yani hâriciyesi münhası ran Fenerli Rumların elinde idi.
umlar arasında bir fe-f sat kaynamakta olduğu1* meydanda iken Hâlet efendi bir takım şahsî sebep lerle bundan bahsedilmesini istemez, ve Fenerli Rum lara1 kapılmış olduğundan Rumi rın fesadına dair bir şey söy lense tahkikini komitacı bir Ruma havale ettirirdi: «Mor ahalisinin isyan etmek üze , olduğu İngiltere sefareti ta ,
rafından BabIâli’ye haber! verildikte meselenin tahkiki! için Dîvanhâne tercümanı, Nikola Bey Mora’ya gönderil mişti. Nikola ise gizli Rum cemiyeti âzasından idi. Mo-f ra’ya gittiğinde hemcinsleri-!;
! ne nasihat vermek bir yana,] jele başıları teşvik ettiktenj sonra İstanbul’a dönerek dev] : letin Mora halkından her veçhile emin olması lâzım geldiğini ifade ve ahvalden habersiz olaıı devlet adamla rını iğfal etmesi üzerine Mo ra’ya asker yollanmasından vazgeçildi. Fazla olarak da ha önce rehin olmak üzere tutulmuş olan Mora Kocaba şılarından Mavro Mihal’m oğlu Yorgi serbes bırakıldı! Nikola gibi bir hainin sözüne aldanıp da Viyana kongresin de Osmanlı devletinin beka sını birinci derecede müda faa eden ve etmekte bulu nan İngiltere’nin ihtarlarına kulak asmamak o zamanın taaccüb edilecek hallerin- dendir.»
S
Y-BÜTÜN TASARRUFLARINIZI
TURK TİCARjT BANKASI’ nda
Toplayınız
H
er tarafta Rumların büyük ve muntazam mektepleri olup çocuk larını Avrupadan getirdikle ri muallimler vasıtasiyle ter biye ederlerdi. «Hâtıra - B i zim halk çocukları o zaman da şimdiki hafız okullarında terbiye görürlerdi!»H
âlet efendi Ali paşa nın âdet üzere verdi- ı ği para ve hediyeleri mle kanaat etmeyip yılda bin ■kese akçe istediğinden Ali paşa ise böyle vergi gibi bir şey vermek istemediğinden Hâlet efendi ona karşı Yan- ya vak’asını çıkartmış, bu vak’adan ise Yunan isyanı doğmuştur.» NOT — Nüfuz ticaretinin en büyüjj tarih faciası!
O
smanlı müslümanlann- dan hariciye memuru yetlşmemesinin bir se bebi de, sditalar tarafmdan ecnebi lisanı öğrenmek küfür addedilmesi idi.T
arihten aldığımız fıkraları ibretle okumuşsu nuzdur. On dokuzuncu asrın hikâyeleridir bunlar. Ama bizim bugünkü hikâye lerimizi de gelecek nesillerin aynı ibretle okuyacakların dan şüphe eder misiniz? A- tom ve insan hakları çağı batı dünyasına göre biz de başka türlü, başka çeşit te- zadlar içindeyiz.Sinemaya gitmenin, ispir toda pişen kahveyi içmenin haram olduğunu daha dün camilerde vaaz eden softayı, demokrasi okulu yetiştirerek halka yollamış değil midir? Siz yarın onun halkı zehirle mekten menedildiği değil, bir insan hakları dâvacısmın mahkemelere verildiği hava disini okursunuz.
O zamanlar on dokuzuncu asır batısına uymazdık. Şim di de nüfuz ve hâkimiyet ik balini bırakmamak için yir minci asır batısına karşı ay nı bahaneleri icat ederiz.
‘‘
T ah a Toros Arşivi
m
ı m um i
1 5 2 0 9 0 2 0 0 6 *