• Sonuç bulunamadı

Muammer Aksoy'la anılar

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Muammer Aksoy'la anılar"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Muammer Aksoy’la anılar ıo

7

°ı

ARSLAN BAŞER KAFAOĞLU

Muammer Aksoy’u 42 yıl önce ben 20 ya­ şındayken daha üniversite son sınıf öğrenci- siyken tanıdım. Yine aksaçlıydı. Hemşerimiz ve babamın arkadaşı, Yargıtay Daire Başkanı Merhum Tahir Sebük, İstanbul, Göztepe’de ta­ nıştırmıştı. Muammer Bey, Tahir Bey’in kızı Gülseren’e kur yapıyordu. Sonradan evlendi­ ler ve birkaç yıl sonra da ayrıldılar. O yaz bir­ likte bisiklete bindik henüz çok temiz olan Caddebostan, Suadiye plajlarında eğlendik. Gençleri çok severdi. Daha sonra ilişkimiz koptu. Zaten yaşlarımız farklıydı. 1961’de Ku­ rucu Meclis üyesiyken, ben de Maliye’de Büt­ çe Genel Müdürlüğünde çalışırken Meclis’te rastlaşır selamlaşırdık.

Ama asıl birbirimizi iyi tanımamız Yön Dergisi sayesinde oldu. İkimiz de burada ya­ zardık. Ben memur olduğumdan imzasız ya­ zardım. Zaman geçti, siyasal nedenlerle ben işsiz kaldım. Uzman olarak çalıştığım OYAKL tan çıkışımı verdiler. Bir süre iş aradım. Ho­ ca, dostu, o zamanki Türkiye Petrolleri Ge­ nel Müdürü İhsan Topaloğluhıa etki yaparak orada iş bulmamı sağladı. Onun başlattığı pet­ rolde “Ulusal Görüş” savaşımında, onun baş komutanlığı altında görev aldım. Allahım o ne görkemli yorulma ve yılmak bilmez bir ça­ lışmaydı. Onun önderliğinde, İhsan Topaloğ- lu, özer Derbil ile birlikte, Türkiye’de ulusal kurum olan TPAO’nun arama ruhsatlarının sınırlanması engellendi. Petkim birinci tesisi­ nin (Yarımca’daki YAR-PET) ulusal sermayey­ le kurulmasına başlandı. Aliağa Rafinerisi­

nin yine ulusal sermaye ile kuruluşunun temel­ leri atıldı.

1965’te iktidar A P’ye geçince o yılmaz sa­ vaşıyla, kadro dağıtılıncaya kadar, Muammer Aksoy beni ve arkadaşlarımızı Milli Emniyet jurnallerine, polis kovuşturmasına, bazı siya­ set baskılarına karşı siper alıp korudu. Espi- rileri çok ünlüydü o zamanlar.

Birkaçını anlatalım:

“Bu siyaset adamını milli petrolü baltaladı di­ ye olanca eleştirdik, baktık ki o yükselmiş grup başkanvekili olmuş. Azizim bir daha eleş­ tirmem! Bakarsın Başbakan olur, ben biraz daha eleştirirsem”

“Sayın İnönü, bir adamı gözden çıkarmışsa, Kızılay’da kendisiyle çarpışsa o adamı görmez­ likten gelir. Ama görmeye niyeti varsa 50 metre uzaktan görür ve yüksek sesle çağırır!’ TİP ve öteki partileri sımfta öğrencilerine şöyle karşılaştırırdı.

“ Bugün üyeleri programına inandığı için var olan tek parti T lP ’tir. Kimse oraya “Mehmet Ali Bey’in bıyığı böyledir” ya da “ Rıza Ku- as’ın saçları böyledir” diye girmedi. Öteki par­ tiler ise futbol takımı gibi. Yarışırlar birbir- leriyle!

“Bizde Lefter var ya sizde gibi”..

İnönü, yaşadıkça parti içi iktidar çekişmesi çok güç olur. Hakem oluyor İnönü, tuttuğu taraf bir şut attı top avuta gitti diyelim. İnö­ nü, düdüğü çalıyor ve ‘gol’ verebiliyor” « Bu son söylediği tam gerçekleşmedi. Bülent Ecevit’in genel sekreterliğini ilk ileri süren Mu­

ammer Aksoy, başkanı olduğu kurultayın Ece- vit ekibini seçtiğini gözleriyle gördü.

Muammer Hoca’ya ait bir anım da şu: 12 Eylül’den sonra yolda karşılaştık. O gün Sa­ yın Ecevit, CHP ve diğer siyasal partilerin ka­ patılmasını ve onlara yapılan suçlamaları ken­ dine özgü görkemli üslubuyla eleştirmiş ve ya­ zıyı TRT’ye göndermişti.

Milliyet gazetesi Ankara Temsilciliği’nde oku­ duğum protestoyu ona anlam olarak anlattım. Çok sevindi. Demek ki “Paşa gibi bizimkini de kızdırmak gerekiyor. İsmet Paşa da kızın­ ca şaheser çıkışlar yapardı!’ dedi. Ama bildi­ rinin TRT ve basında yayımlanması yasakla­ nınca ikimizin de sevinci yarıda kaldı.

Hoca’yı son yıllarda sık sık gördüm. 1987 seçimlerinde aynı seçim bölgesinden beraber aday adayı olduk. Ben dördüncü oldum. O lis­ teye giremedi. Seçim Kurulu Başkanı onun şansını kıracak birçok hata yapmıştı, örneğin seçim pusulasında, nereden çıkmışsa adının başına bir Abdurrahman koymuştu. Yani adı şöyle yayımlanmış idi. Abdurrahman Muam­ mer Aksoy. Hoca barut gibiydi. Halhatır so­ rana bile kızardı böyle zamanlarda.

Son olarak birkaç ay önce Derviş Temel’in düğününde karşı karşıya geldik. Son kitabı­ nın matbaa provalarının düzeltilmesinde ba­ na güvenmişti. O gün kitap piyasaya çıkmış­ tı, emeğimden dolayı çok teşekkür etti. Eşi­ me, bana iltifat yağdırdı. Sevdiğini çok sever­ di, kızdığına çok kızdığı gibi.

Sadece ilkeli, cesur, çekişmeci değil baldan tatlı da bir adamdı. Yattığı yer nur olsun.

Referanslar

Benzer Belgeler

Ör- neğin nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlarla (NSA- İİ) kontrol altına alınabilinen ağrı, bir kemik metas- tazı kuşkusu uyandırırken, trisiklik antidepresanlar ya

Sonuç olarak, çalışmamızda diyabetes mellituslu hasta- larda santral kornea kalınlığı sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur..

Köylüler tarafından bulunarak an­ tikacılara satılan ve onların da Burdur Müzesine sat­ tıkları heykellerin bulunduğu bina meydana

Ondan sonra «Benliyan» «Vefalı Emin Bey» isminde bir zatın maddî yardımıyla yine «Kirkor Çuhacıyan»m en meşhûr eseri olan «Leblebici Horhor Ağa»yı

To indicate that effectively, the author will try to ascertain the answers of the following critical questions: “Is marketing a distinct field in social sciences?” “Is marketing

Oysaki sunulan çalışmada, kan biyo- kimyasal parametreleri cinsiyete göre incelendiğin- de, genç erkeklerde genç dişilere göre plazma GGT aktivitesi ve albumin

Farklı ulusal izleme programlarında Örneğin, Danish Integrated Antimicrobial Resistance Monitoring and Research Programme DANMAP 2004 (23), National Antimicrobial Resistance

Sonuç olarak bu çalışma sonunda in vitro embriyo üretiminde farklı sürelerde swim-up yapılmasının sığırlarda yavru cinsiyet oranı üzerine etkisi