• Sonuç bulunamadı

Ziraat Fakültesi Ö

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ziraat Fakültesi Ö"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Çelik, yaptığı açıklamada, Einstein’ın teorisine göre, yeryüzündeki arı popülasyonunun yok olması veya sayıca çok düşük bir düzeye gelmesi halinde, yaşamın 3-4 yıldan fazla

sürmeyeceğini belirterek, “Eğer bitkilerde, tozlaşma ve polinasyon denen olgu olmazsa, verimlerinde öncelikle bir düşüş daha sonra da türlerin yok olması gündeme gelebilir. Arılar bitkilerde döllenmeyi sağladıkları için verimliliğin artmasına ve verimliliğine katkı sağlar” dedi.

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, cep telefonlarının yaydığı dalgaların arı popülasyonunu tüm dünyada ciddi oranda düşürdüğünü ortaya çıkardığını ileri süren çelik, “Bu konuda yapılmış pek çok araştırma var. Özellikle

Hindistan’da yapılmış araştırmalar var. Baz istasyonları yakınındaki kolonilerde arıların yönlerini bulmakta

zorlandıkları ve sabah uçuşa çıkanların bir daha geri dönmedikleri gözlenmiş. Bu ileriye dönük arılar için çok ciddi bir risk oluşturuyor” diye konuştu.

TÜRKİYE, AVRUPA’NIN BAL DEPOSU OLABİLİR

Kemal Çelik, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son yıllarda yürütülen arıcılık politikaları sayesinde arıcı ve koloni sayısını artırdığını, ancak bu artışın üretime dönüştürülemediğini söyledi.

Emeği ve yatırımıyla üretim sürecine katılan arıcıların yaşam standartlarının iyileştirilmesinin devletin ilgili birimlerinin temel politikası olması gerektiğini belirten çelik, “Bu işsizliğin çözümü için, özellikle tarım sektörü içerisinde atılabilecek önemli adımlardan da birisidir. Türkiye, arıcılıkta var olan yapının rehabilite edilmesiyle Avrupa’nın bal deposu olabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin harekete geçirilmesiyle, sektörde ciddi istihdam olanaklarının yaratılabileceğini düşünüyorum” dedi.

Kemal Çelik, ilgiden uzak ve zorlayıcı uygulamaların günümüzde arı sektöründeki gıda güvenliğini de tehlikeye attığına ve üretim sıkıntılarına neden olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin arıcılık politikalarına yön veren kurumların, çok bilgili ve aktif olmaları gerekir. Günümüzde özellikle kıyı bölgelerimizde ve Doğu Anadolu’daki arıcılık işletmelerinde verimliliğin arttırılması ve yapısal sorunların çözümü için, devletin ilgili kurumlarının içtenlikle çözümün bir parçası olması gerekiyor. çözümün önünde engel olmaları değil. Bu bağlamda teknik ve yapısal eğitime yönelik çalışmaların desteklenmesi, var olan arıcılık

birliklerinin tüm hayvancılık birliklerinde olduğu gibi desteklerle motive edilmesi gerekir. Hiçbir şekilde siz bir şey vermeden, bir şey alamazsınız. Tarım sektöründe çok belirgin bir yaklaşımdır bu. Siz toprağınıza gerekli önemi vermezseniz, toprağınız size hiçbir şey vermez. Hayvanlarınıza gerektiği kadar bilimsel yaklaşmazsanız,

hayvanlarınız size bir şey vermeyeceklerdir.”

TÜRKİYE’DE KOLONİ ARTIŞI VAR, ÜRETİM ARTIŞI YOK

Türkiye’de çok sayıda tarım mühendisi, veteriner hekim ve büyük çoğunluğu eğitimli olan arı yetiştiricileri bulunduğuna işaret eden Çelik, Türkiye’nin son yıllarda mevcut koloni sayısının üzerine 1 milyon ek koloni ilave ettiğini, ancak üretimi artıramadığını söyledi.

Prof. Dr. Kemal Çelik, kovan başına elde edilen bal veriminin 14-16 kilogram olduğunu belirterek, “Donanımlı kolonilerde bu rakam 20 kilogram civarında kalmış. Bu sayısal değerlendirmeden çıkarabileceğimiz en önemli varsayım, 20 yıllık süreçte koloni sayımızı artırmamıza karşın, koloni başına olan verimi artıramadığımızdır” dedi. Arıcılıkta devletin ciddi bir ıslah projesinin olması gerektiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:

“Kafkas ırkı arı, dünyanın en iyi ırklarından bir tanesidir. Bu ırkın gen merkezi ise Doğu Anadolu’da Ardahan’ın Posof ve çıldır ilçeleridir. Özellikle buradaki popülasyonların genetik olarak ıslahına yönelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ciddi politika geliştirmesi lazım. Bu işi bilenlerin eline teslim etmesi lazım.”

(2)

Referanslar

Benzer Belgeler

Akdeniz Bölgesi'nin örtü alt ı meyve ve sebze üretiminin en yoğun yapıldığı yer olduğunu ve ilk turfanda meyve ve sebze üretiminin ana merkezi konumunda bulundu ğunu ifade

Kurum, bir grip salgınının bir sonraki yıl mevsimsel grip olarak ortaya çıkmasının sıkça rastlanan bir durum olduğunu, geçen yıl salgın olan H1N1'in geri dönmesinin

Türkiye'nin mutlaka sera gazlar ının etkisinin azaltılmasını öngören Kyoto Sözleşmesi'ni imzalaması gerektiğini vurgulayan Madra, "Sigara içen ve kanser olan birine

İki yıl boyunca beni istifaya zorlamak için sürekli ve anlamsız nedenlerle istenen savunmalar, bu savunmalar sonrasında verilen uyarı ve kınama cezaları, Oda’dan

“….bas ın açıklamasının başladığı sırada, güvenlik şube amiri , yolun trafiğe açılmasını istemiş, gelen tepkiler üzerine : “ yol zaten dar, 10 dakika sonra bas

Sezen, Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 42’lik bölümünün tar ım kesiminde çalıştığını, bu kesimin

Ülkeleri gelir gruplarına göre üçe ayıran Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) raporuna göre, gelişmiş ülkelerde 14 yaşın altında çocuk ölümleri yüzde 1'in altında

Sağlanacak teknoloji ve uzmanlıktan, bir çok Türk biyoteknoloji firması doğabilecektir. Biyoteknoloji firmaları, sözleşmeli servis organizasyonlarına büyük ölçüde gereksinim