B İ R LOKANTA
' » «
t.: . V V '' '"' *'
Proje köşe başında bir lokantayı göstermektedir.
Bu lokanta iki geniş yolun telâki noktasındadır. Yol- lar birinci derecede işlek ve kalabalık değildir. Tak- sim - Harbiye caddesinde ve Avrupaııın bir çok yer, lerinde bulunan ortası ağaçlık bir tarzda bir bulvar- dır. Kapısı her i k i yoldan gelenlerin kolayca girme- leri için köşeye konulmuştur.
Bina bir katlıdır. Kalorifer mutbak bodrum ka- tmdadır. Y e m e k montşarj vasıtasile yukarı sevke- dilmcktedir.
Ocaklar buharla ısınır ve k ö m ü r kül gibi şeyler
P R O J E S İ
Mimar Arif Hikmet
Zcnıin katı pilânı
yoktur. Mutbak k a t m a yukarı çıkacak merdivenin altında diğer bir merdivenden inilir. Ofis ve büfe zemin katımladır. Birinci kat salon menşur müsellesi
| • • • •
T ürk mimarisine ecnebi mimarları da hürmet et- meğe, ve kendi memleket- lerinde değil Türkyede ça-
lıştıklarını hatırlamdğa mecburdurlar.
Türk mimarisi t ü r k l ü ğ ü n ü ne sivri kemere, ne Kütahya çinisine medyun değildir. En sade çizgi- ler, en saf renkler, en sarih ve samimî tertip ve inşa bu memleket mimarîsinin esasıdır. Bir mem- leketin sahibi başka, mimarîsi başka olamaz! Bü- y ü k millet meclisi kürsüsünde tuğyan etmiş bir in- k i l â p hatibinin göğsünden fışkıran açık, ahenkli se(Ja, aynı zamanda, Türk mimarîsinin tarifidir.
Eğer son senelerde m i m a r î m i z e (Bilhassa M i m a r olmayanlar tarafından ) su katılmış ise bu, hepimi- zin düşüneceğimiz ve halline çalışacağımız bir me- seledir.
K ö r taassup ve hileli te villere lüzum yoktur!
Bu memleket m i m a r î sahhada da, daha bir zaman garp mürşitlerine miihtaçtır. Fakat bir adam yeni bir memleket h u d u d u n u aşar aşmaz nasıl o memle- ket kanunlarına tabi olmak mecburiyetinde ise, ya-
bancı bir M i m a r da yeni dahil olduğu memleket
Mezar yatı cephe mimar şevki
mimarîsi dahilinde birtakım yeni kayıtlarla mukay- yettir. Hele yaptığı iş dahil olduğu memleketin m i l l î müesseselerini temsil ediyor ve o meslektaş bu memleketin imarı yolunda mahsusen davet edilmiş bulunuyorsa.
Görüyoruz ki vaziyet ekseriyetle hu hakikat te- mennisinin aksine tecelli ediyor: Memleket mima- rî noktai nazardan, ecnebi meslektaşlarının bir ne- vi malikânesi oluyor, bu hal her şeyden evvel bu toprağın huzurunu ihlâl eder.
Sizden Türk istemiyoruz, hayır!
Fakat, muhterem efendiler, bu memleketi ve bu memleketin sanatının ne o l d u ğ u n u ve ne olabilece- ğini biraz daha aramak ve anlamak zahmetinde bulunmazmısınız? Mimar Şevki
çıkmalar vasıtasile daha ziya- de genişletilmiştir, burada da keza büfe ve ofis vardır. Bina kamilen beton arme olarak ta- savvur edilmiştir.Alt kat pence-
relerinin önüne cadde tarafında çiçeklikler vazolutı- nıuştur. Lokantanın üstü terastır. Projenin tanzimi esnasında tasarrufa ehemmiyet verilmiştir. Dalıil ve hariçte orneman ve zyitıat yoktur, dalıilen dıvarlar
Bir lokanta projesi. Esas cephe. Mimar Arif Hikmet
yağlı boyadır. Lokanta vasat derecede olup mükel- lef bir lokanta değildir.
Arif Hikmet
Mimar
B/r milletin medeniyet sahasındaki ilerleme de- recesi milletin şehirleri, binaları ile ölçülür.
Mısır, Yunan, Roma me- deniyetini bize anlatan topraklar altından kazıp çıkardığımız binaları ve (abideleridir.
Bunları mimar yapar. Mi- marlarına ehemmiyet ver- miyen milletler medeniyet- lerini manevi öksüzlüğe
mahkûm etmişlerdir. MİMAR Şevki İki üç gün evvel İstanbul Amerikan erkek kol- leji ikinci m ü d ü r ü n ü n bir konferansını dinledim.
Amerikalı hatip, bize beynelmilel şöhreti haiz coğrafyacı kardeşile birlikte, geçen sene zarfında, şimalî Avrupaya otomobille yaptıkları, altmış gün- lük, seyahatlerinin çok renkli safahatını anİattı.
Bir gün, bulundukları yerde, Amerika hüküme- tinin siyasî m e m u r u iken istifa eden ve şimdi kilo- metrelerce arazi ve atelyeler dolusu adamı,, büyük muvaffakiyetlerle sevk ve idare eyleyen bir hemşe- rilerile karşılaşmışlar.
Her muvaffak adam karşısında hissettiğimiz ak- la geleni sormak ihtiyacından onlar da kendilerini kurtaramayarak yeni dostlarına bazı suallerde bulun- muşlar, bunların arasından: " b i r cemiyet halkının medeniyet seviyesini nasıl anlarsınız?,, tarzındakine eski diplomat:
Mezar, ü n cephe. Mimar Şevki
—"Evvelâ, şelıire bakar, halkın binalarını tetkik ederim, saniyen , halk pazarlarını nasıl geçiriyor, bunu araştırırım.,, Cevabını vermiş.
Amerikalı konferansçı, diplomat hemşerisini bi- ze taktim ederken mübalağa etmemiştir, okuduğu- muz cevap bunu ispat eder.
Filhakika, binlerce sene evvel ademe karışmış cemiyetlerin hayat ve medeniyetleri de toprak yı- ğınları tabaka tabaka kaldırılmak suretile meydana çıkarılan harâbelerde tesbit edilmektedir.
Mimarî mefhumunun iki esas r ü k n ü olan şehir ile ev teşkilât ve teferruatının tetkikından çıkacak neticeler, herhangi bir millet medeniyetinin seviye- si hakkında yanılmaz kararlar almak selâhiyetiııi veren, en emin ve sarih kaideler dahilinde kabul edilmiş bulunuyor.
0 halde şimdi, hep beraber temenni edelim:
Böyle şehir ve evlerimizi tetkik ederek medeni- yet seviyemizi araşdıracak misafirler, memleketi- mizi ziyaretlerinde daha bir müddet geciksinler!