2.Hafta
Çocuğun çevresi tarafından kabul edilen,
Öğrenmesine katkıda bulunan
Yaşam kalitesini artıran davranışlardır.
Tanım: Pekiştirme, izlediği davranışın gerçekleşme olasılığını artıracak veya davranışın sürmesine yol açacak şekilde ortama uyaranların eklenmesi sürecidir
(Zirpoli ve Melloy, 2001) . İki tür pekiştirme vardır:
-Olumlu pekiştirme -Olumsuz pekiştirme
Bir davranışın yapılma olasılığını artırmak
veya sürdürmek amacıyla, o davranışı izleyen şekilde ortama bir uyaranın eklenmesidir.
Ortama eklenen uyarana pekiştirici uyaran ya da pekiştireç denir. Pekiştireçler iki başlık
altında incelenebilir:
1.Öğrenilmemiş pekiştireçler (birincil pekiştireçler)
2.Öğrenilmiş pekiştireçler (ikincil pekiştireçler)
Öğrenilmemiş pekiştireçler (birincil pekiştireçler)
Doğal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan ve birey için biyolojik önem taşıyan
uyaranlardır.
Bu nedenle bu uyaranlara; doğal, koşulsuz, öğrenilmemiş, birincil pekiştireçler denir. En önemli tipleri,yiyecekler, içecekler, uyku,
barınma ve cinselliktir (Schloss ve Smith, 1994).
Yiyecek ve içecek türü pekiştireçler, özellikle küçük çocuklarda ve işlevde bulunma düzeyi düşük olan bireylerde yeni davranışların
kazandırılmasında etkili şekilde kullanılabilirler.
Fakat eğitim ve işlevde bulunma düzeyi
arttıkça etkililikleri azalır (Alberto ve Troutman, 2003).
Öğrenilmemiş Pekiştireçlerin Özellikleri
Öğrenilmemiş pekiştireçlerin etkilikleri
kullanıldıkları durumlarla ilintilidir. Örneğin:
Çikolata ve patates cipsinin etkili pekiştireç
olduğu belirlenen bir çocuğa karnı tokken cips vermenin pekiştirici etkisi olmayabilir.
Uygun şekilde sunulmadıklarında bireyde
“doygunluk” ya da “yoksunluk” yaratabilirler.
Pekiştireç olma özelliklerini kaybetmezler. Çünkü bunlar organizmanın biyolojik gereksinimidir.
Yiyecek, içecek pekiştireçleri özel diyeti olan çocuklarla kullanılacaksa titizlikle seçilmelidir.
Doygunluğu önleme ve öğretim sırasında hızlı tüketimi sağlamak gibi nedenlerle az miktarlarda sunulmalıdır.
Yarar ve sınırlılıklar
Yarar: Öğretimi gerektirmemeleri en önemli yararıdır. Fakat öğrenilmiş pekiştireçlerle
birlikte kullanılmaları önerilmektedir.
Sınırlılıklar:
1.Aşırı doygunluk sağlayabileceğinden uzun süre etkili olmayabilirler.
2.Toplumsal yaşamda ya da doğal ortamlarda her zaman bu pekiştireçleri elde etmek
mümkün olmayabilir.
Öğrenilmiş pekiştireçler (İkincil pekiştireçler)
Öğrenilmemiş pekiştireçler gibi yaşamın sürdürülmesinde biyolojik açıdan önemli
olmamakla birlikte davranışların artırılması ve sürdürülmesinde etkili biçimde kullanılabilirler.
Bunlara koşullu pekiştireçler de denir.
Öğrenilmiş pekiştireçler, birincil pekiştireçlerle birlikte kullanıldıklarında bir süre sonra tek başlarına pekiştireç olma özelliği kazanırlar.
Örneğin: “Çok iyi yaptın”, “aferin”, “bravo gibi sözcükler başlangıçta çocuk için bir şey ifade etmeyebilir. Fakat bunlar çikolata, bisküvi, süt gibi öğrenilmemiş pekiştireçlerle birlikte
sunulduklarında bir süre sonra yiyecek pekiştireçleri olmaksızın da davranışı pekiştirirler.
Öğrenilmiş pekiştireçlerin yararları ve sınırlılıkları
Yararları
Öğretmen ya da diğer uygulayıcılar için ulaşılması kolaydır. Bir parça yiyeceği her
zaman yanınızda taşıyamazsınız ama coşkulu bir ses tonu ile “çok iyi iş başardın”
diyebilirsiniz.
Kolayca çeşitlendirebilir. Doğal ve sosyal ortamlarda da sağlanabilir.
Sınırlılığı
Birincil pekiştireçlerle eşleyerek sunulması ve birincil pekiştireçlerin zamanla silikleştirilmesi gerekliliği bir sınırlılık gibi görünse de
öğrenilmiş pekiştireçlerin yararı çok daha fazladır.
1. Sosyal pekiştireçler
-Sözsüz ifadeler: gülümseme, alkışlama, baş ile onaylama, göz kırpma.
-Bedensel iletişim: kucaklama, başını okşama, sırtını sıvazlama, yüzüne dokunma, makas alma.
-Sosyal ortamlarda yakınlık: Öğretmen
masasının yakınına oturma, yemek saatinde yan yana oturma, birlikte sınıf panosunu
yerleştirme.
-Ayrıcalık tanıma:Bahçede oynamasına izin verme, sınıf defterini okul müdürüne
götürme.
-Övgü sözcükleri ya da sözcük
grupları: aferin, ne kadar güzel, bunu sen mi yaptın, çok iyi bir iş v.b.
2. Etkinlik pekiştireçleri:
Şarkı söylemek, yap-bozla oynamak, şiir okumak gibi sözel ya da bedensel bir uğraşı gerektirirler.
3. Nesne Pekiştireçleri:
Oyuncak ya da araç-gereç ve materyaller.
4. Sembol pekiştireçler:
Kendi başlarına anlamı olmayan ama başka pekiştireçlere dönüştürülebilen
sembollerdir. Para, gazete kuponları, yıldızlar, jeton gibi.
Bir davranışı izleyen durumda ortamdaki itici uyaranın çekilmesiyle, o davranışın yapılma olasılığının artırılmasıdır (Zirpoli ve Melloy, 2001).
Örneğin: Açık pencereden gelen gürültünün işe dikkat davranışını engellemesi durumunda pencerenin kapatılması ile bu davranışın
artması olumsuz pekiştirmedir.
Ortamda bir itici uyaranın varlığını gerektirdiği için eğitim ortamlarında sıkça yer verilmesi
uygun değildir. Çünkü olumsuz pekiştirme itici uyaran üzeride yoğunlaşır. Dolayısıyla kaçma ve kaçınma davranışlarını artırır.
Kaçma: İtici Uyaranın sona erdirilmesi
Kaçınma ise İtici uyaranın ortaya çıkmasının engellenmesidir.
Örneğin; öğrenci ödevini yapmadığı için okula gelmeyebilir.
Öğrenci/öğrencilerinizin yemekten,
oynamaktan, yapmaktan hoşlandıkları şeyleri bir listesini yapın.
Öğrencinizle sözel iletişim kurabiliyorsanız, bu listeyi onlara sunun ve neler sevdiğini, neleri sevmediğini, neleri daha çok sevdiğini sorun ve yanıtları listenizde işaretleyin.
Öğrencinizle ilgili diğer kişilerle görüşün.
(Anne- baba gibi)
Öğrenci/öğrencilerinizi gözleyin ve deneyin.
Değişik ortamlarda pekiştireç olabileceğini tahmin ettiğiniz uyaranları onlara sunun ve hangilerinin etkili olduğunu kayıt edin.
Pekiştirme uygun davranışa bağımlı olmalıdır.
Pekiştirme uygun davranışın hemen ardından verilmelidir.
Pekiştirme programının başlangıcında ve
edinim aşamasında davranış her oluştuğunda pekiştirilmelidir.
Etkili pekiştireçler kullanılmalı ve pekiştireçler çeşitlendirilmelidir.
Pekiştireçler etkili bir pekiştirme tarifesiyle sunulmalıdır.
Pekiştireç uygulayıcı için kolay ulaşılabilir ve kolay kullanılabilir olmalıdır.
Pekiştireç öğrencini özelliklerine uygun olmalıdır. (Yaş, gelişim düzeyi, cinsiyet)
Pekiştireç doygunluk sağlamamalıdır.
“Böyle davrandığın için seni seviyorum”, gibi sevgi ifadeleri pekiştireç olarak
kullanılmamalıdır (Schloss ve Smith, 1994;
Zirpoli ve Melloy, 2001).
Pekiştirme Tarifeleri
Pekiştirme kurallarından birisi de etkili pekiştirme tarifelerinin kullanılmasıdır.
Pekiştirme tarifeleri pekiştireçlerin
silikleştirilmesinin en iyi yoludur. Pekiştirme tarifeleri şöyle gruplanır:
1.Sürekli pekiştirme
2.Aralıklı pekiştirme
a.Oranlı pekiştirme
-Sabit oranlı pekiştirme (SOP)
-Değişken oranlı pekiştirme (DOP)
b. Zaman aralıklı pekiştirme
-Sabit zaman aralıklı pekiştirme (SSP)
-Değişken zaman aralıklı pekiştirme (DSP)
1. Sürekli pekiştirme
Davranışın her oluşmasının
pekiştirilmesidir. Öğrenmenin, edinim aşamasına yani başlangıcında kullanılır.
2. Aralıklı pekiştirme
2.1 Oranlı pekiştirme
Davranışın pekiştirilmesi için amaç
doğrultusunda sabit ya da değişken sayıda bir oran belirlenerek pekiştirecin sunulmasıdır.
Oranlı pekiştirme davranışın sıklığını artırmak için kullanılır.
Sabit oranlı pekiştirme
Sabit bir oran belirlenir. Davranış belirlenen oranda gerçekleştiğinde pekiştireç sunulur.
Örneğin: SOP2 ile pekiştirilen bir davranışta;
2., 4., 6. davranışlar pekiştirilir.
Öğrencinin parmak kaldırarak söz alması SOP3 ile pekiştiriliyor olsun öğrencinin 3.,ve 6. Kez söz alması pekiştirilecektir.
Değişken oranlı pekiştirme
Davranışı pekiştirmek üzere bir oran belirlenir ve bu oran değişken olarak uygulanır.
Örneğin; Çocuğun “lütfen” deme davranışı DOP3 ile pekiştiriliyorsa, ilk üç davranıştan herhangi biri, ikinci üç davranıştan herhangi biri gelişigüzel pekiştirilir.
Uygulayıcı açısından bu tarifeni uygulanması zordur. Ancak pekiştireci ne zaman geleceği açıkça belli olmadığı için davranışın
kalıcılığını sağlamada etkilidir.
LLL/LLL/LLL/LLL (lütfen deme)
+ + + + (pekiştirme oranı)
Zaman aralıklı pekiştirme
Süreli davranışlarda, davranışın süresi
artırılmak istendiğinde belli bir zaman aralığı içinde davranışın gerçekleşmesi pekiştirilir.
Sabit süreli pekiştirme
Sabit bir zaman aralığı içinde davranışın gerçekleşmesi pekiştirilir. İki şekilde
uygulanabilir. Örneğin: Ali yerinde oturma
davranışı için SSP5 ile pekiştiriliyor olsun. Ali 9.00’da derse gelir ve yerine oturur. 9.05’te pekiştireç kazanır.
Davranış devam ederse 9.10 ve 9.15’de de pekiştireç kazanabilir. Bir başka uygulama biçiminde, Ali 9.00-9.05 arasında yerinde
oturduğu için 9.05 de pekiştireç kazanır, fakat 9.07 de yerinden kalkar. 9.09 da yeniden
oturur. 5 dakikalık pekiştirme süresi 9.09 dan başlar yani hiç yerinden kalkmazsa 9.14’de pekiştireç kazanabilir.
Değişken Süreli Pekiştirme
Davranışın pekiştirilme süreleri değişkendir.
Davranışın belirlenen zaman aralığı içinde gelişigüzel pekiştirilmesi
Örneğin DSP15 uygulanıyorsa. 15 dakikanın ortasında , başında, sonunda pekiştireç
sunulur. Örneğin 9. dakikada, 20. dakikada, 35. dakikada v.b.
SEMBOL PEKİŞTİRME
Sembol pekiştirme, pekiştireç olma özelliği taşımayan sembollerin (marka, yıldız vb.) istenilen davranışın hemen arkasından
kazanılarak, daha önceden belirlenen sayılara ulaşıldığında, istenilen pekiştireçlerle
değiştirilmesi sürecidir (Kerr ve Nelson, 1998).
Sembol pekiştirme sistemi uygun davranışı arttırmak ya da sürdürmek için geniş öğrenci gruplarıyla kullanılır.
Sembol pekiştirme sistemi akademik performansı arttırmak, uygun öğrenci
davranışlarını pekiştirmek ve uygun olmayan davranışları azaltmak için bir güdüleyici olarak kullanılır (Feldman ve Metcalf, 1982).
Tipik bir sembol pekiştirme sistemi, hedef davranışları, onların karşılıkları olan
sembolleri ve pekiştireç bedellerini gösteren bir menüyü içerir. Öğrenciler uygun davranış göstererek sembol kazanırlar ve menüden pekiştireç satın alırlar (Lyon ve Lagarde, 1997).
Sembol pekiştirme sisteminde, kendi başına anlamı olmayan, ancak başka bir
pekiştireçlerle değiş tokuş edilebilen jeton,
yıldız, marka gibi anında verilebilen semboller kullanılabilir (Kırcaali-İftar ve Tekin, 1997).
Öğretmenler öğrencilerin uygun davranışlarını daha sonra somut bazı ödüller veya
etkinliklerle değiştirilebilen sembollerle
ödüllendirilirler (Anderson ve Katsiyannis, 1997).
Sembol pekiştireçleri kullanmaya başlamadan önce öğretmen, her çocuk için çekici
olabilecek farklı pekiştireçler ve sembol olarak kullanılarak bir araç (örneğin, marka) ya da
şekil (örneğin, yıldız) belirlemelidir.
Öğrencilerin sembollerini nasıl kazanacağını, kaydedeceğini, dönüştürme oranını ve
zamanını kararlaştırmalıdır. Ayrıca öğretmen, sembollerin yanlışlıkla el değiştirmemesini de sağlamalıdır.
Öğrenciler, hangi davranışta kaç sembol kazanacaklarını, ne kadar sembolle hangi pekiştireçleri (nesne ya da etkinlik) elde edeceklerini ve sembolleri pekiştireçlerle değiş-tokuş etme işlemini ne zaman
yapacaklarını bilmelidirler.
Ayrıca, bir öğrenci için istediği nesneye ya da etkinliğe ulaşmak, ne çok kolay, ne de çok zor olmalıdır. Nesneye ya da etkinliğe ulaşmak, ne çok kolay, ne de çok zor olmalıdır.
Dönüştürme oranı, nesnenin ya da etkinliğin güncel değeri göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.
Örneğin; bir adet şeker için, 1 paket kraker için 5, bir plastik oyuncak için 10 sembol istenebilir.
Hedef davranışı gerçekleştirmenin bedeli
olarak verilecek olan pekiştireçlerin değerleri sembol cinsinden belirlenmelidir. Sembollerin ederleri belirlenirken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunları şu şekilde
sıralayabiliriz;
Yiyecek ve oyuncak gibi pekiştireçlerin
değerlerini belirlemek için, kantinde ilan edilen fiyatlar dikkate alınmalıdır.
Etkinliklerin değerleri okul içinde ve dışında yapılmalarına göre farklı olmalıdır.
Sembollerin ederi sınıf özelliklerine, etkinlik türlerine, derslere göre belirlenmelidir.
Çocuğun ders süresince ne kadar sembol kazanabileceği ayarlanmalıdır.
Semboller çocuğun/bireyin günlük hayatta kolay ulaşabileceği cinsten olmamalıdır.
Sembol pekiştirme uygulamasında semboller güçlendirilmek istenen hedef davranıştan
hemen sonra verilir. Biriktirilen semboller daha sonra somut pekiştireç ya da etkinlik
pekiştirecine dönüştürülür. Her çocuk, belli sayıda sembol biriktirdiğinde istediği
pekiştireci seçebilir (Acar, 2000).
Neler Sembol Pekiştireç Olabilir?
Sembol pekiştireçler, kendi başlarına anlamı olmayan, ancak başka pekiştireçlerle değiş tokuş edilebilen yıldız, marka, jeton, puan, para gibi dönüştürülebilir araçlardır. Bu
semboller diğer pekiştireçlerle eşlenerek ve dönüştürülerek pekiştireç işlevi kazanırlar.
Örneğin; para toplumumuzda önemli dönüştürülebilir pekiştireçlerdendir. Parayla doğrudan
gereksinimlerimiz karşılanmamaktadır. Ama, yiyecek, ısınma ve etkinlik gibi gereksinimlerimizi karşılamak için kullanıldığında işe yaramaktadır (Özyürek,
1997).
Bir başka örnek ise, değişik ürünlerle birlikte verilen kuponlardır. Kuponlar, başka gereksinimleri
karşılamada kullanılması nedeniyle, ev kadınları için kolayca değer kazanmaktadır ve ürünün daha fazla satılmasını sağladıkları için pekiştireçtirler (Özyürek, 1997).
Sembol Kullanımının Avantajları
Sembol pekiştireç kullanımının bazı
avantajları vardır. Bu avantajları şu şekilde sıralayabiliriz.
Semboller dayanıklıdır ve dönüştürme sırasında bu dayanıklılığını sürdürürler.
Semboller çok çeşitli nesnelerle
desteklendiklerinden dolayı doyum gibi sorun oluşmaz.
Birçok kişi üzerinde farklı farklı pekiştireçlerle kullanılabilir.
Semboller davranışlarda büyük değişiklikler yapılmasını sağlayan etkili pekiştireçlerdendir.
Sembol pekiştirme sistemi sayesinde bireyin gelişimini izlemek kolaylaşır.
Sembol Pekiştirme Sistemi Ne zaman Uygulanmalı?
Sembol pekiştirme sistemi, öğrencinin
gösterdiği ilerlemelerin güçlü pekiştireçlerle anında pekiştirildiği özel bir pekiştirme
sistemidir. Aşağıdaki durumlarda sembol
pekiştirme sistemini desenlenir ve uygulanır.
İlk olarak değiştirilecek olan hedef davranışın belirlenmesi gereklidir.
Öğrenci için pekiştireç niteliği taşıyan
pekiştireçler belirlenmeli ve sıralanmalıdır.
Sembol için gerekli olan destek pekiştireçleri belirlemek için sevdikleri ve sık sık
kullandıkları etkinlik, yiyecek vb. pekiştireçler belirlenmelidir.
Sembollerin ederleri belirlenmeli ve öğrencilere uygun davranışlar
sergilediklerinde sembol kazanacakları hakkında bilgi verilmelidir.
Sembollerin nasıl kazanılacağı ve nasıl
harcanabileceğine ilişkin kurallar anlatıldıktan sonra sembol pekiştirme sistemi uygulanmaya başlanmalıdır (Anderson ve Katsiyannis,
1997).
Sembol Pekiştirme Sistemine Son Verme
Sembolle pekiştirme sisteminin sürekli olarak
sürdürülmesi düşünülemez. Bu nedenle hedeflenen ölçütlerin gerçekleşmesi bir başka deyişle
davranışlar istenen sıklığa , yoğunluğa ya da süreye ulaştıklarında sembol pekiştirme sistemi
sonlandırılmalıdır.
Sembolle pekiştirme sistemini yapay bir
pekiştirme sistemidir. Doğal pekiştireçlerle, ilginç etkinliklerle ve notlarla sınıf yönetme ve öğrencilerde amaçları gerçekleştirme mümkün olduğunda, sembolle pekiştirme sistemine son verilebilir (Özyürek, 2004).
Sembolle pekiştirme sistemi gibi özel
pekiştirme sisteminden yararlanarak öğrenci için konulan çalışma, sosyal ve akademik davranışlarla ilgili özel amaçlar
kazandırıldığında, bu davranışların olağan sınıf ortamında var olan pekiştireçlerle
sürmesini sağlayacak şekilde planlama yapılmalıdır. Bu planlama:
Her gün kazanılan puanların sayısını yavaş yavaş azaltmayı gerektirir. Ayrıca, her bir çalışmanın sonucunda puanların verilmesi yerine, günün sonunda, daha sonra hafta sonunda ve daha da sürenin uzatılması
yoluna gidilerek, doğal pekiştireç sistemine benzetilir.
Sembol pekiştireçler yavaş yavaş azaltılırken, etkinlik ve sosyal pekiştireçlerle davranışlar sürdürülür.
Diğer yandan, sosyal pekiştireçlerle
davranışların sürdürülmesi sağlanırken,
aralıklı pekiştirilme tarifesine geçilir. Nihayet, öğrenci davranışları değişken aralıklı
pekiştirme ve öğretmen tarafından
düzenlenen etkinliklerle sürdürülür (Özyürek, 2004).
Öğretmen sistemi sonlandırma sürecinde, öğrencilerin gösterdiği ilerlemelere işaret
ederken “Kendinle gurur duymalısın. kendin için çalışmayı öğrendin.” Diyerek, öğrencinin sınıfında olağan pekiştirmelerle davranışlarını devam ettirmesini kolaylaştırır (Özyürek,
2004).
Acar, G. (2000) Eğitilebilir Zihin Özürlü Çocukların Sınıf İçi Uygun Davranışlarının Arttırılmasında Sembol Pekiştirmenin Etkililiği.” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi.
Anadolu Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Alberto, P.A. veTroutman, A.C.(1986) Applied Behavior Analysis for teachers. Merrill publishing co.
Anderson, C. ve Katsiyannis, A. (1997). By what token economy?: A classroom learning tool for inclusive settings. Teaching Exceptional Children. 29, (4). 65-67.
Feldman, D. ve Meltcaf, F. (1982). The effects of cooperative change plannig in a a reward and response cost token systems on the distruptive behavior of an elementary EMH class. Teaching Exceptional Children. 152-162
Kerr, M.N ve Nelson, M.C. (1989). Strategies for Managing Behavior Problems in the Classroom. 3. Basım. New Jersey, Merrill Pub. Co.
Kırcaali İftar, G. ve Tekin, E. (1998) Tek Denekli Araştırma Yöntemleri . Ankara. Türk Psikologlar Derneği.
Lyon, C. S. ve Lagarde, R. (1997). Tokens for success. Using the graduated reinforcement systems. Teaching Exceptional Children. 29, (6), 52-57.
Özyürek, Mehmet. (1997). Sınıfta Davranış Yönetimi: Uygulamalı Davranış Analizi 1.
Ankara. Karatepe Yayınları.
Özyürek, Mehmet. (2004) Sınıfta Davranış Yönetimi: Uygulamalı Davranış Analizi. Kök Yayıncılık. Ankara.