Araştırma Makalesi/Research Article http://dergipark.gov.tr/ssrj http://socialsciencesresearchjournal.com
Acarer, T. (2020). Yeni Nesil Mobil Erişim Sistemlerinin Kobilerin Finansal İşlerinde Sunduğu Değişimler ve Yeni Fırsatlar. Social Sciences Research Journal, 9 (3), 124-132.
Yeni Nesil Mobil Erişim Sistemlerinin Kobilerin Finansal İşlerinde Sunduğu Değişimler ve Yeni Fırsatlar Dr. Öğretim Görevlisi Tayfun Acarer
İstanbul Bilgi Üniversitesi 0000-0003-2407-5552
Öz
Yeni Nesil telsiz erişim sistemleri her geçen gün giderek gelişmekte, her Nesil sosyal yaşantımızda, işlerimizde büyük değişimler ve kolaylıklar sağlamaktadır. Her Nesil’in farklı teknolojik imkanları bulunsa da, bunların en önemli ortak özellikleri veri iletişiminde kullanılan genişband’ın, veri hızının ve datasının sürekli artmasıdır. Bu
nedenle önceleri uygulama olanağı bulunmayan pek çok “Application” (mobil uygulamalar) günümüzde 4 ncü Nesil ve sonrası sistemler ile birlikte bireysel ve kurumsal kullanıcıların alışkanlıklarında ciddi değişime yol
açmaktadır. Halen bu sistemlerin gelişiminin iş hayatımızdaki en önemli uygulamalardan biri Bankacılık ve Finansal işlemlerde yaşanmaktadır. Bu uygulamalar sadece bireylerin değil, başta Kobiler olmak üzere tüm işletmelerin faaliyetlerinde de çok önemli rol oynamaktadır.
Ülkelerin ekonomilerinde önemli bir güç olan Kobiler, genellikle kısıtlı imkanlar ile faaliyetlerini sürdürmektedirler. Sayıca büyük işletmelere oranla çok fazla olan bu kuruluşlar, yeni teknolojik gelişmeleri değerlendirdikleri takdirde rakiplerine göre ciddi avantajlar temin etmektedirler. Çünkü Yeni Nesil Mobil erişim sistemlerinin alt yapılarındaki gelişim, bu konuda Kobilere büyük kolaylıklar ve imkanlar sunmaktadır.
Bunun sonucu olarak son yıllarda özellikle Kobilere yönelik rekabet avantajları içeren bir çok yeni iş modelleri ve mobil uygulamalar geliştirilmiştir. Teknoloji ve mobil uygulamalar geliştikçe tüketiciye ve işletmelere düşük maliyetli, verimli ve hızlı uygulamalar temin edilmiştir. Bugün pek çok ticari işletme internet üzerinde kendi iş alanları ile ilgili pazarlamalarını, tedarik süreçlerini, müşteri ile iletişimini hızlı bir şekilde sağlamakta, ayrıca finansal işlemlerini yeni Nesil Mobil erişim sistemleri aracılığı ile Online olarak yapmaktadırlar. Bu sistemler geliştikçe Kobilerin kullandıkları uygulamalar daha da kolaylaşacak ve İşletmelerin verimliliklerine büyük katkı sağlanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Kobi, 4. Nesil erişim sistemi, Finansal işlevler, Uygulamalar, Mobil Bankacılık
Changes and New Opportunities Offered by the New Generation Mobile Access Systems in the Financial Affairs of SMEs
Abstract
New Generation wireless access systems are developing day by day, every generation provides great changes and facilities in our social life and business. Although every generation has different technological opportunities, the most important common features of them are the continuous increase of broadband, data rate and data used in data communication. Fort this reason, many “Application” (mobile applications), which were not able to apply before, cause serious changes in the ahbits of individual and corporate users together with 4th Generation and advanced systems. Currently, one of the most important applications of the development of these systems in our business life is experienced in Banking and Financial transactions. These practices play a very important role not only in individuals but also in the activities of all businesses, especially SMEs.
SMEs, which are an important power in the economies of countries, generally carry out their activities with limited opportunities. These organizations, which are very large compared to the large number of enterprises, provide
!
serious advantages over their competitors if they evaluate the new technological developments. Becouse the development in the infrastructure of the New Generation Mobile access systems provides SMEs with great facilities and opportunities.
As a result of this, many new business models and mobile applications have been developed that contain competitive advantages especially for SMEs. As technology and mobile applications developed, low cost, efficient and fast applications were provided to consumers and businesses. Today, many commercial enterprises provide their marketing, procurement processes and communication with the customer in the field of their own business rapidly, and also perform their financial transactions online through the new Generation Mobile systems. As these systems develop, the applications used by SMEs will become easier and great contribution will be made to the efficiency of the enterprises.
Keywords: SME, 4.th Generation Access Systems, Financial Functions, Applications, Mobile Banking
Giriş
Günümüzde Bankacılık ve Finansal işlemler sadece bireylerin değil, başta Kobiler olmak üzere tüm işletmelerin faaliyetlerinin ayrılmaz bir fonksiyonudur. Bir işletme finansal işlemlerinde yetersiz kalırsa, asli işlevlerinde ne kadar başarılı da olsa çok ciddi maddi müeyyideler ile karşılaşması ve ciddi zararlara uğraması, hatta faaliyetini sonlandırmak durumunda bile kalması mümkündür. İşte Yeni Nesil Mobil iletişim sistemleri sahip oldukları alt yapıların özellikleri nedeniyle, bu konuda Kobilere büyük kolaylıklar ve imkanlar sunmaya başlamıştır. Her ne kadar bu sistemlerin temin ettiği olanaklar büyük ölçekli işletmeler için de kolaylıklar temin etse de, bu kuruluşlar sahip oldukları insan kaynağının nicelik ve niteliği itibarı ile Kobilere göre çok daha avantajlı durumdadırlar.
Son yıllarda Mobil iletişim alt yapılarında temin edilen söz konusu gelişmeler, Ülkemizde Mobil Bankacılık ve finans işlemlerinde de hızla olumlu sonuçlarını göstermiştir. Yapılan araştırmalarda herhangi bir bankada hesabı olan her üç kişiden ikisi mobil bankacılık uygulamasını kullandığını, bu uygulamaları en çok kullananların başında Kobilerin geldiğini göstermektedir. Hatta bazı Bankalar sadece mobil uygulamaları iyi oldukları için tercih edilmekte ve bunu bir rekabet aracı olarak kullanmaktadırlar. Özellikle mobil bankacılık uygulamalarında en çok kullanılan uygulamalar olan Havale, EFT ve yatırım işlemlerindeki hızlar, müşterilerin Banka tercihlerinde önemli belirleyici etkenler olarak öne çıkmaktadır. Günümüzde tüm Bankaların farklı mobil uygulamaları bulunmakta ve Mobil bankacılık anlamında her banka öne çıkmak için bir çok yeniliğe imza atmaktadır.
Bu makalede öncelikle mobil erişim teknolojilerindeki gelişmeler ve bunların temin ettiği yeni olanaklar ortaya konmuş, daha sonra ortaya çıkan yeni Bankacılık imkanlarının özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere temin ettiği en iyi mobil bankacılık uygulamalarının güvenlik ve hız testleri yapılarak başlıklar halinde sunulmuştur.
Mobil Erişim Teknolojilerinin Gelişimi
Mobil hücresel ağlarda temel mantık kapsama alanının küçük hücrelere bölünerek frekansın farklı hücrelerde tekrar kullanılmak suretiyle sistemin kapasitesinin artırılmasıdır. Hücreler arasında dolaşım kapsama alanının artmasına neden olmaktadır. Çalışmalar neticesinde hücresel haberleşme sistemlerinin geliştirilmesi Kablosuz Mobil teknolojilerin yaygınlaşmasındaki en önemli etken olmuştur.
Yeni Nesil Telsiz Erişim Sistemlerinin Ortaya Çıkışı
Telsiz iletişimde ilk hücresel sistemlerin kullanımı 1980’lere dayanmaktadır. Mobil telsiz telefon sistemi ticari olarak ilk kez 1979 yılında 450 MHZ frekans bandı kullanılarak İskandinavya genelinde çalıştırılmış ve Nordic Mobil Telefon (NMT) adı ile anılmıştır. Bu sistem otoriteler tarafından Birinci Nesil Mobil telsiz sistemleri (1G) olarak isimlendirilmiştir. (Tayfun ACARER, 2017, 55)
Birinci Nesil haberleşme sistemin en önemli özelliği ilk hücresel telsiz erişim sistemi olmasıdır. Bu özellik sayesinde kullanıcılar hücreler arasında dolaştığında kesintisiz irtibat kurabilmişlerdir. Birinci nesil sistemlerde haberleşme tamamen analog şebekeler üzerinden ses trafiğinin aktarımı şeklinde olmuş ve şebekeler arasında kesintisiz dolaşım (roaming) yaparak son kullanıcıya ulaşılmıştır. Bu sistemin alt yapısında Frekans Bölmeli Çoklu Erişim (FDMA) tekniği kullanılmıştır. Bu teknik ile kullanıcılar aynı anda farklı kanallar üzerinden haberleşme yapabilmektedirler. FDMA erişimin’de iki farklı kanal kullanmaktadır. Bu kanallardan birincisi Upload (veri gönderimi), ikinci kanal ise Download (veri alma) işlemi yapmaktadır.
Analog sistemlerde Kanallar içerisinde dolaşan ses verisinin kalitesi çok düşüktür. Ses verisinin transfer hızı ortalama 9 Kbit/s’dir. Bu nedenle 1nci Nesil sistemlerde data imkânı sağlanamamıştır. Haberleşmenin analog sinyaller üzerinden kullanılması, elektromanyetik girişime karşı koruma zayıflığına neden olmaktadır. Böylelikle hem üçüncü kişiler tarafından haberleşmenin çözülmesi, hem de dinlenilmesi kolaylıkla mümkün olmaktadır.
(ERTUNÇ Engin, 2011,8)
!
1 nci Nesil hücresel sistemlerde farklı ülkelerde değişik standartlar kullanılmış, bu durum birbirlerinden değişik özellikte ve yüksek maliyetli mobil telefon makinalarının üretilmesine yol açmıştır. Araç telefonu olarak bilinen bu sistemler Türkiye’de 1986 yılında NMT telefon adıyla kullanılmaya başlanmıştır. Kullanıcıların yeni taleplerini karşılamak ve cihaz üretiminde oluşan yüksek maliyetleri ortadan kaldırmak için 80’li yılların sonunda Avrupa Posta Çalışma Grubu (CEPT) kurulmuştur.
İlerleyen süreçte Telekomünikasyon İdareleri Birliği toplantısında GSM-A (Groupe Special Mobil Association) adıyla bir grup kurulmuş ve bu grup ilk olarak Karasal Mobil Teknolojisinin standartlarını belirlemiştir. Daha sonra GSM ismiyle ortaya çıkan bu sistem 2 nci Nesil haberleşme sistemi içinde yerini almış ve kısa bir zaman içerisinde uluslararası bir standart haline gelmiştir.
2 nci Nesil sistemler özellikle 2000’li yılların başında oldukça yoğun olarak kullanılmıştır. Ancak 2006’dan itibaren 3 ncü Nesil sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte 2 nci Nesil sistemlerin de kullanımı azalmaya başlamıştır.
Bugün Ülkemizdeki toplam 83 milyon Mobil Abone dikkate alındığında 2G kullanıcı oranı % 10’ların altına düşmüştür. (2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri, 2020.)
2 nci Nesil sistemlerin en önemli özelliği Ses iletişiminin yanında Data haberleşmesi imkanına da sahip olmasıdır.
Her ne kadar veri hızı başlangıçta çok düşükse de, ilerleyen süreçte 2,5 G ve ileri nesillerde bu hız sürekli artmış ve 384 Kbit/sec’a kadar ulaşmıştır. Bu nedenle 2 nci Nesil sistemler data haberleşmesinde “Narrow Band” (Dar Band) Veri İletişim sistemleri olarak tanımlanmaktadır. (Tayfun ACARER, 2017, s.56)
3 ncü Nesil sistemlerin ilk ortaya çıkışı 2001 yılı olsa da, yoğun olarak kullanılmaya başladığı tarih 2006’dır.
Türkiye’de kullanılmaya başlandığı tarih 2007 olup, bu sistemin en önemli özelliğini Genişband (Broadband) olarak tanımlamak mümkündür. Kullanıcılara tahsis edilen kanal, dolayısıyla band genişledikçe Upload ve Download hızları da artmaya başlamış ve 3 ncü Nesil sistemlerin ilerleyen sürümlerinde ciddi band genişliklerine ve dolayısıyla hızlara ulaşılmıştır.
Dördüncü Nesil (4G) Mobil Erişim Sistemleri
4 ncü nesil sistemler Uluslararası Haberleşme Örgütü (ITU) tarafından IMT-Advanced olarak tanımlanan standart olup, bunun dünyada kabul görmüş teknolojisi LTE. (Long Time Evolution-Uzun Dönemli Dönüşüm)’dir.
Türkiye’de 4 ncü Nesil sistemlerin 2016 yılında kullanımına başlanması ile birlikte 4 ncü Nesil Mobil erişim alt yapısının kullanımı hızla yaygınlaşmış ve 2019 yılı dördüncü çeyreği sonunda 3G abone sayısı 4.754.612’ye düşerken 4G abone sayısı 74.226.796’ya çıkmıştır. (2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri, 2020)
4 ncü Nesil sistemlerin en önemli özellikleri; istenilen yer ve zamanda kesintisiz haberleşme temin edilebilmesi, yüksek kalitede bilgi, veri, resim ve video gibi hizmetleri verebilmesi ve “IP” tabanlı olmasıdır. 4 ncü Nesil Mobil sistemlerinde veri gönderim hızı (upload) 100 Mbit/s, alma hızı (download) 1 Gbit/s olarak hedeflenmiştir.
Günümüzde hedeflenen bu hızlara büyük ölçüde ulaşılmış ve bu şekilde pek çok Application’ın (Uygulama) kullanımı mümkün hale gelmiştir.
Dördüncü Nesil Sistemin Hedefleri
ITU tarafından 2008 yılının Mart ayında yapılan toplantıda 4 ncü Nesil sistemin gereksinimleri için konu başlıkları aşağıda maddelenmiştir.
• Diğer IMT ve Sabit şebeke ağları ile uyumlu çalışabilme,
• Yüksek kaliteli mobil servisler,
• Ülke sınırı olmadan dünyanın her yerinde dolaşım altyapısının temin edilmesi (romaing),
• Ülke sınırı olmadan dünyanın her yerinde kullanımını sağlayacak cep telefonu donanımları,
• Abonelere veya kullanıcıya özgü mobil uygulamalar,
• Yüksek veri hızı gerektirecek mobil uygulamalarda hareketliliğin az olduğu ortamlarda 1 Gbps, hareketliliğin fazla olduğu durumlarda 100 Mbps hız seviyelerine ulaşabilmesidir.
Gelişmiş 4 ncü Nesil Sistemlerde (LTE-A) Ipv6’nın Yeri
Teknolojilerin gelişmesiyle Nesnelerin İnterneti düşüncesi (Internet of Things - IoT) her bir cihaza doğrudan erişim ve bunların kontrol edilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. IPV4’ün kapasitesinin sınırlı olması (yaklaşık 4,4 milyar IP adresi mevcut) Nesnelerin İnternetinde tüm cihazlarda IP adreslemesini imkansız hale getirdiğinden, bu ihtiyacın karşılanması amacıyla IPV6 internet protokolü geliştirilmiştir.
!
4 ncü Nesil LTE-Advanced ağlarında nesnelerin her birine IP adresinin verilmesi hedeflenmiştir. “IPV6 adresleme formatı” gereği IP sayısının çok fazla olması nedeniyle, günümüzde IP adresi olmayan mikrodalga, buzdolabı, çamaşır makinesi, vb gibi günlük hayatımızı etkileyen cihazlara ve güncel yaşantımızda kullanabileceğimiz tüm nesnelere IP adresi verilebilecektir. Bu şekilde 4 ncü Nesil alt yapısı kullanılarak çevremizde bulunan tüm araçların ve makinelerin geliştirilen mobil uygulamalar ile istenilen her yerden yönetilebilmesi için gerekli alt yapı temin edilmiştir.
5 nci Nesil Sistemler
5 nci Nesil sistemler çok yeni bir süreci içermekte olup, bu sistemlerin standartları, kullanılacak frekans bandları ve mimari yapısı 2019 yılı sonunda ITU bünyesinde yapılan WRC-19 (World Radio Conference-Dünya Telsiz Konferansı)’ da belirlenmiştir. Halen bir çok ülkede 5 nci Nesil Mobil erişim alt yapısı kurulması için çalışmalar devam etmekte olup, bu sistemin 2023 yılından itibaren etkin olarak kullanıma başlayacağı öngörülmektedir.
Bu sistemin diğer Nesillerden en önemli farkı, tahsis edilen ve ilerleyen süreçte kullanılabilecek olan çok yüksek frekans bandları olacaktır. Bu bandların erişimde kullanımı ile birlikte hücre çapları çok küçülecek, kapalı mekanlarda da baz istasyonlarının tesisi yapılacak (küçük boyut ve güçte çalışan) ve sistemin mimari yapısı (Architecture) diğer Nesillere göre çok farklı bir yapı içerecektir.
5 nci Nesil Mobil erişim sistemleri 4 ncü Nesil sistemlere oranla çok daha fazla (10 Gbs) data gönderme/alma hızlarına sahip olacaktır. Bu sistemin de teknolojisi, 4 ncü Nesil gibi IP tabanlıdır. (Tayfun ACARER, 2017, s.57) 4 ncü Nesil ve Sonrası Sistemlerin Getireceği Hizmetler
1 nci Nesil sistemlerin başlangıcından itibaren gelişen Mobil teknolojiler pek çok imkanları temin etmiştir. 4 ncü Nesil ile artarak devam eden bu süreç 5 nci Nesil sistemler ile daha da gelişecektir.
Bu konudaki tarihi süreci aşağıda Şekil-1’de görmek mümkündür.
Şekil 1. Mobil Telefonun Gelişimi
Kaynak: Erikson 2019 Global Report,2020
Dördüncü Nesil ve sonrası sistemlerinin gelişmesiyle temin edilen bazı hizmetler aşağıda sıralanmıştır.
• M2M (Machine to Machine )
• Çok daha fazla kullanıcıya, daha hızlı veri hizmeti
• Mobil TV, IPTV, HDTV, 3D TV servisleri
• Yüksek çözünürlüklü (HD/High Definition) ses görüşmeleri
• Gerçek zamanlı ses hizmetleri, VOIP hizmetleri
• Nesnelerin İnterneti
• İnternet üzerinde çoklu kullanıcılı mobil oyunlar
• Ticari işletmeler için rekabet avantajlar ve yeni iş modellememeleri
!
Mobil Genişband Aboneliklerde Artış
Yukarıda da belirtildiği üzere Mobil genişband aboneliklerde artış 3 ncü Nesil sistemler ile başlamıştır. Dünya’da 3 ncü Nesil sistemlerin ortaya çıkış tarihi 2001 olarak gösterilse de, bu sistemlerin asıl gelişmeye başladığı tarih 2006 sonrası olmuştur. Ancak Mobil genişbant’daki büyük gelişme 4 ncü Nesil sistemlerin kullanıma başladığı 2011 yılından itibaren olmaya başlamıştır. Ülkemizde 3G ve 4G hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı 62.407.717 ve mobil genişband penetrasyon oranı %75 olmuştur. (2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri, 2020.)
4 ncü Nesil teknolojinin mobil ortamlarda yoğun şekilde kullanımı ile birlikte yüksek veri hızlarında da ciddi bir artış temin edilmiştir. Bunun sonucu mobil uygulamaların gelişmesinde, data hızının artmasında ve mobil data trafiğinde ciddi artışlar yaşanmaya başlanmıştır.
Mobil Aboneliklerdeki artış halen tüm hızıyla devam etmektedir. Aşağıda Şekil-2’de gösterildiği üzere bu artışın önümüzdeki süreçte daha da artacağı, özellikle 5 nci Nesil sistemler ile birlikte 2025 yılında tüm aboneliklerin yüzde 90'na ulaşacağı tahmin edilmektedir.
4 ncü Yeni Nesil ve sonrası erişim teknolojileri ile birlikte Mobil genişband’ın gelişme süreci giderek hızlanmıştır.
Mobil genişbandın yaygınlaşması sonucu İşletmelerin özellikle finansal işlemlerinde pek çok uygulama geliştirilmiş olup, bu süreç halen büyük bir hızla devam etmektedir.
Şekil 2. Aboneliklerin ve Aboneliğin Artış Trendi
Kaynak: Erikson 2019 Global Report,2020.
Dördüncü Nesil Ve Sonrası Erişim Sistemlerinin Kobilerin Finansal İşlemlerine Etkisi Sayısal Bankacılığın Gelişimi
Bu konuda Türkiye Bankalar Birliği üyesi ve internet bankacılığı hizmeti veren 27 banka ile mobil bankacılık hizmeti veren 22 banka verisi dikkate alınarak aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır.
Türkiye’de Bankacılık sektörü 2001 yılının başından itibaren oldukça hızlı ve sağlıklı şekilde gelişmiştir.
Ülkemizde “Ocak-Mart 2020 dönemi” içinde toplam aktif sayısal bankacılık müşteri sayısı (bireysel ve kurumsal olarak) aşağıdaki tablo 1’de da gösterildiği üzere 56 milyon 324 bin kişidir. (Sayısal Bankacılık Müşteri Sayısı olarak sadece internet bankacılığı kullanan müşteri sayısı + Sadece mobil bankacılık kullanan müşteri sayısı + hem internet hem mobil bankacılık kullanan müşteri sayısı dikkate alınmıştır.)
Bu sayının yaklaşık 4 milyon kişisi “sadece internet bankacılığı” işlemi yaparken, 44 milyonu “sadece mobil bankacılık” işlemi yapmıştır. Hem internet, hem mobil bankacılık işlemi yapan kullanıcı sayısı ise 8 milyon 412 bin kişidir ve bunun çok önemli bir kısmı Küçük ve Orta Ölçek işletme sahibidir. Toplam (bireysel ve kurumsal) aktif sayısal bankacılık müşteri sayısında da bir önceki döneme göre 3 milyon kişi artarak 66 milyon 324 bin kişiye ulaşmıştır.
!
Tablo 1. Aktif Sayısal Bankacılık Müşteri Sayıları
Ekim-Aralık 2019 Ocak-Mart 2020
Toplam Aktif Bireysel Dijital müşteri sayısı (bin kişi) 51.014 53.981
Toplam Aktif Kurumsal Dijital müşteri sayısı (bin kişi) 2.143 2.343
Toplam Aktif Dijital müşteri sayısı (bin kişi) 53.157 56.324
Kaynak: İnternet Bankacılığı ve Mobil Bankacılık İstatistikleri. İstanbul : Türkiye Bankalar Birliği, Nisan 2020. Rapor kodu:DT22.
Ocak-Mart 2020 dönemi içinde aktif bireysel sayısal bankacılık müşterilerin yaş grupları bazındaki dağılımı ise;
• 21 milyon 152 bin kişi ile 36-55 yaş grubu
• 15 milyon 976 bin kişi ile 26-35 yaş grubu,
• 1 milyon 274 bin kişi ile 18-25 yaş grubu izlemektedir.
• 56-65 yaş grubundaki aktif bireysel sayısal bankacılık müşteri sayısı ise 3 milyon 896 bin kişidir. Bu verilerden de görüldüğü üzere aktif bireysel sayısal bankacılık müşterilerinin % 88’den fazlası 26-55 yaş arası aktif çalışan kesimdir.
Mobil Bankacılık İşlemleri
Günümüzde Bankacılık hizmetleri giderek sayısal alana kaymaktadır. Bu konuda pek çok uygulama geliştirilmiş olup, halen yoğun şekilde kullanılmaktadır. Ancak Sayısal Bankacılık işlemlerinde en önemli gelişmeler mobil uygulamaların artması ile birlikte yaşanmaya başlamıştır. Çünkü insanların iletişimleri ve faaliyetleri giderek mobil ortama kaymakta ve buna bağlı olarak da ve bireysel ve kurumsal mobil uygulamalar daha yoğun kullanılmaktadırlar. Bu konudaki işlemlerin başında da Mobil Sayısal Bankacılık uygulamaları gelmektedir.
Mobil Bankacılığın Gelişimi
Günlük hayatımızdaki hareketin giderek artması iş ve işlemlerimizin de giderek Mobilize olmasına yol açmaktadır.
Bugün işverenlerimizin, serbest iş yapanlar ve küçük/orta işletme çalışanlarımızın çoğunluğu iş ve işlemlerini başta Cep telefonları, I-pad, Laptop, vb. mobil telsiz ekipmanları üzerinden yapmaktadırlar. Bu kişiler seyahatlerinde, hatta tatillerinde sahip oldukları bu ekipmanlar aracılığı ile ödemelerini, havalelerini, çek ve senet işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Bu konuda yine Türkiye Bankalar Birliğinin Mobil verileri önemli bir gösterge olmaktadır.
Buna göre; Türkiye’de bankacılık yapmak üzere sistemde kayıtlı olan ve en az bir kez giriş işlemi yapmış toplam müşteri sayısı Mart 2020 itibariyle 83 milyon kişiyi aşmıştır. Yine bu verilerden toplam (bireysel ve kurumsal) aktif müşteri sayısı bir önceki döneme göre 3 milyon 203 bin kişi artışmış olup, bu değer Mobil Bankacılık işlemlerindeki kullanımın reel bir göstergesidir. (İnternet Bankacılığı ve Mobil Bankacılık İstatistikleri, 2020.
Rapor kodu:DT22.) Finansal İşlemler
Türkiye’de Ocak-Mart 2020 döneminde internet bankacılığı hizmeti kullanılarak yapılan finansal işlemlerin toplam adedi 111 milyon, tutarı ise 1,5 trilyon TL’dir. EFT, havale ve döviz transferi işlemlerini kapsayan “para transferleri işlemleri” hacmi 1 trilyon TL ve işlem adedi 56 milyon ile finansal işlemler arasında ilk sırayı almıştır.
(finansal işlem hacminin % 67’si). İkinci sırada ise 364 milyar TL’lik işlem hacmi ve 17 milyon işlem adedi ile
“yatırım işlemleri” gelmektedir. Çeklerin güvenli kullanımını artırmak için 6102 sayılı kanun ile çek üzerinde kare kod olmasına ilişkin kanun resmi gazetede yayınlanmıştır. (13.01.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6102 Sayılı Kanun.)
Harcama Alışkanlıklarında Değişim ve Nakit Paranın Geleceği
Bireylerin mobil cihazlardaki finansal yönetim davranışlarının daha iyi anlaşılması amacıyla 8 yıldan beri yapılan Mobil Bankacılık Araştırması’nın 2019 yılındaki teması “finansal teknolojiler” olarak belirlenmiştir. 15 farklı ülkede yaşayan yaklaşık 14 bin kişinin katılımıyla yapılan araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de kişilerin bütçe planlaması yaparken bilgisayar programlarından yardım alma konusuna en olumlu bakan ülkelerin başında geldiği tespit edilmiştir. (İnternet Bankacılığı ve Mobil Bankacılık İstatistikleri.Nisan,2020.,Rapor kodu:DT22. ) Yine bu araştırma sonuçlarına göre, Türkiye kişilerin “harcama alışkanlıkları” konusunda bilgisayar programlarından öneri almaya açık olan ülkelerden biri olduğu ve Türkiye’de yaşayan her üç kişiden ikisinin, yani
!
%65’inin bu programlardan yararlanarak harcama alışkanlıklarının analizini yaptıkları ve bütçe planlanmasından memnun oldukları öğrenilmiştir.
Bu arada yine her yıl yapılan araştırmalarda “Gelecekte cep telefonları ile daha çok ödeme yapmayı düşünenlerin”
oranı Avrupa’da %52 olurken, bu konuda en istekli ülkenin Türkiye olduğu, Türkiye’deki tüketicilerin %73’ünün akıllı telefonları ile ödeme yapabildikleri görülmüştür.
Bu konuda Mobil ödeme uygulamasının tercih edilmesinde öne çıkan faktörler;
• %53 ile hız,
• %45 ile kolaylık ve
• %34 ile farklı alanlarda kullanma imkanı olarak belirlenmiştir.
Bu arada fiziksel nakit para kullanımının azalıp azalmayacağı ile ilgili yapılan başka bir araştırmada da daha az nakit para kullanmak isteyenlerin oranı Avrupa’da %53 iken, bu oran Türkiye’de %67 olarak belirlenmiştir.
(İnternet Bankacılığı ve Mobil Bankacılık İstatistikleri, Nisan 2020. Rapor kodu:DT22.) Günümüzde Kobilerin Bankacılık Uygulamaları
3 ncü Nesil ve 4 ncü Nesil sistemlerin kullanıma başlaması ile birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişband abone sayısı 62.407.717 olmuştur. (2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri, 2020.) Yeni Nesil teknolojiler ile birlikte akıllı telefonların da gelişmesi kullanıcıların her yerden ortalama 100 Mbps yüksek data hızı ile telsiz olarak internete bağlanabilmelerini ve mobil uygulamaların kullanılabilirliğini daha da artmıştır.
Türkiye’de Bankacılık sektöründe bilişim sistemlerine uzun süreli yatırımlar yapılmış ve bankacılık operasyonları büyük ölçüde elektronik ortama başarılı şekilde aktarılmıştır. İnternet bankacılığının ortaya çıkışı, e-ticaretin en başarılı uygulamalardan biri olan elektronik bankacılığa geçişte etkili olmuştur.
Bugün Mobil bankacılık, cep telefonu şebekelerinin ve cihazlarının gelişmesine paralel bir yükseliş trendi göstermektedir. Gelişen teknolojiler bireysel ve kurumsal müşterilere birçok yeni hizmetler sunmuştur.
Günümüzde mobil cihazlarla internete bağlanılması kolay hale geldiğinden müşteriler, kurumsal firmalarla daha fazla ilişkiler kurmaya başlamış ve mobil banka uygulamaları da giderek gelişmiştir. Sonuçta ; Mobil Bankacılığı, bankacılık işlemlerinin mobil ortamda yapılabilmesi ve bankacılık bilgi, ürün ve hizmetlerinin mobil ortamda sunulması ve kullanılması olarak tanımlayabiliriz.
4 ncü Nesil ve Sonrası Mobil Erişim Sistemlerinin Temin Ettiği Finansal İşlevler
Günümüzde mobil uygulamalar olarak Bankalar tarafından kullanıcılarına verilen başlıca Finansal işlevleri aşağıdaki başlıklar altında toplamak mümkündür.
• Barkod ile Fatura Ödemeleri,
• Temassız Ödeme yönetimleri ile işlem yapmak,
• İthalat /Yurtdışı Transfer İşlemleri,
• QR kod ile para çekme,
• Para Transferleri EFT ve Havale işlemleri
• Kredi Kartı işlemleri,
• Döviz Alım/Satım İşlemleri,
• Finansal Durum analizleri,
• Borsa İşlemleri, hisse senedi hareketleri,
• Fatura Ödeme,
• Repo Görüntüleme,
• Kur Bilgileri,
• Çek işlemleri,
• Yüz tanıma ve parmak izi ile sistemlere giriş.
Yukarıda sayılan Bankacılık işlevlerine ilave olarak Yeni Nesil Mobil erişim sistemlerinin temin ettiği alt yapı ile Türkiye’de faaliyet gösteren bazı Bankalarca temin edilen diğer finansal mobil bankacılık uygulamalarını aşağıdaki başlıklar altında özetleyebiliriz.
• Mobil bankacılık hizmetleri için akıllı telefonlarda yaygın olarak kullanılan IOS, ANDROID gibi dünya’da en yaygın kullanılan mobil işletim sistemlerinde hizmet verilebilecek alt yapının tesisi,
• Cep telefonundan kısa mesaj, Apple store, Google store’lardan, internet/cep şubesi veya
• Paramatiklerden istenilen kişinin cep telefonuna ve Paracard’ına para gönderebilmesi,
• Farklı bankacılık işlemleri yapılmasını sağlayan şubesiz Bankacılık servisleri aracılığı ile değişik Banka
!
Uygulamaları üzerinden Banka müşterilerine mevcut Mobil operatörlerin (Vodafone, Türkcell ve Türk Telekom) telefon hatlarına; Para yükleme, Telefon hatlarına kontür yükleme, Hesap bakiyelerini sorgulama, Cepten-karta Kare kod ile para gönderme, Havale/EFT işlemleri, Kredi kartı borcu ödeme, OGS ödemesi işlemleri ile ilgili hizmetlerin sunumunun yapılabilmesi,
Ayrıca Sosyal ağ özellikleri ile Facebook üzerinden;
• aynı banka müşterisi ile bağlantı kurulabilmesi,
• Pos Ciro, Pos nakit akış raporlarının alınması,
• para transferleri yapılabilmesi,
• irtibat bilgilerine ulaşabilmesi ve
• yapılan işlemleri görüntülenebilmesi,
• fırsatların takip edilmesi,
•!avantajlı mevduat veya kredi seçeneklerinin belirlenmesi,
• kredi ve kart başvurularının takip edilebilmesi,
• harcamalara ait detaylar görüntülenebilmesine olanak sağlayacak alt yapılar hazırlanması,
Mobil kurumsal şubeler aracılığı ile kurumsal, ticari ve küçük ve orta ölçekli işletmeler sekmeninde yer alan müşterilere ve işletmelere mobil uygulamalar ile;
• dövizli havale gönderimi,
• EFT, havale ile para transferleri,
• kredi takibi,
• döviz işlemleri,
• fatura ve vergi ödemeleri,
• sosyal sigorta pimleri,
• Barkod ile fatura ödeme,
• Otomatik ödeme talimatı,
• Hisse senetleri hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi,
• Müşterilerin Göz-ID özelliği ile benzersiz göz yapısını sisteme tanımlanabilmesi, şifre
• hatırlanmaması durumunda bu özellik kullanılarak sisteme güvenli giriş yapılabilmesi,
• Yine bu uygulama aracılığı ile ATM’lerden para çekilmesi istenildiğinde QR kod’unun da kullanılabilmesi,
“Apple Watch Sayısal Akıllı saat” uygulaması ile Wi Fi veya Bluetooth üzerinden İ-Phone makinaları ile bağlantı kurularak;
• Önemli bilgilere hızla erişilebilmesi,
• ATM ve şube yerlerinin görülebilmesi,
• Güncel döviz kurlarına hızla erişilebilme,
• Bankanın kullanıcıya gönderdiği bildirimlerin anında okunabilmesi,
• Mobil kare kod çek sorgulama uygulamasıyla, keşidecinin geçmiş çek ödeme performansına dair bilgilerin gösterilmesi, bu sayede küçük ve orta ölçekli işletmelerin karşılıksız çek alım ihtimalinin %80 azaltması mümkün hale gelmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Dünyada tüketicilerin ve işletmelerin kullanım alışkanlıkları ve taleplerindeki değişimler, büyük verilerin akıllı telefonlara indirilerek yaygın kullanımını büyük ölçüde artırmıştır. Bu durum özellikle 4 ncü Nesil ve sonrası Mobil erişim sistemlerinin gelişimiyle birlikte daha büyük bir ivme kazanmıştır. Her yeni neslin bir çok farklı teknolojik imkanları bulunsa da, bu nesillerin en önemli ortak özellikleri veri iletişimi için kullanılan genişband’ın giderek gelişmesi, dolayısı ile veri hızının ve datanın sürekli artmasıdır. Bu şekilde daha önceleri uygulama olanağı bulunmayan pek çok “Application” 4 ncü Nesil ve sonrası sistemlerin kullanıma başlamasıyla uygulama alanı bulmuş ve bu durum sosyal yaşantımızdan iş hayatımıza kadar pek çok alışkanlığımızın değişimine yol açmıştır.
Söz konusu Mobil sistemlerin en önemli özelliği, bu sistemlerin alt yapılarının “IP” teknolojisi olmasıdır. IP teknolojisi iletişim sistemlerinin yaygın ve kolay kullanımında yeni bir çığır açmıştır. Bu sistemlerde IP kullanımı Analog’dan sayısala geçmek kadar teknolojik açıdan önemlidir. Yeni Nesil sistemlerin IP olması ile pek çok uygulamanın kullanımı daha kolay hale gelmiş, bir çok Uygulama programı kullanım olanağı bulmuş ve çok
!
büyük verilerin alınması/gönderilmesi mümkün ohale gelmiştir. Ayrıca bu sistemin sahip olduğu 1 GBps’e kadar download ,400 Mbps upload ve 100 GByte kadar kapasite değeri ile 50 kişiye kadar aynı anda bağlanabilme olanağı mobil erişim için çok büyük fırsatları da beraberinde getirmiştir. (Tayfun ACARER, 2017, 55)
Türkiye de her yeni teknolojiye geçişte çok hızlı bir sürec yaşanmakta olup, Ülkemizde bu konuda genel bir eğilim ve istek vardır. Örneğin Ülkemizde 2016 yılı ortalarında hizmete sunulan 4 ncü Nesil Mobil erişim sisteminin faaliyete başlanılmasından 2,5 yıl sonra Aralık 2019’da 4 ncü Nesil sistemi kullanan Mobil abone penetrasyonu % 97,2 oranına ulaşmış ve (makineler arası iletişim aboneleri dâhil) toplam abone sayısı 80.790.000 olmuştur. (2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri, 2020.)
2020 yılından itibaren kullanımına başlanılan 5 nci Nesil sistemler ile birlikte 4 ncü Nesil Mobil erişim sistemlerinde temin edilen olanaklardan çok daha fazlasına ulaşılması ve pek çok yeni uygulamanın ortaya çıkması kaçınılmazdır. Çünkü 5 nci Nesil Mobil erişim sistemlerinin en önemli özelliği data hızının 1 Gbps seviyesi üstüne çıkabilmesi ve mobil internet üzerinden çok zengin içerikli bilgilere gerçek zamanlı ulaşılabilmesi olacaktır.
Söz konusu Yeni Nesil Mobil teknolojilerin gelişiminin iş hayatımızda görüldüğü en önemli uygulamalardan biri Bankacılık ve Finansal işlemlerde olmuştur. Yaşantımızda Mobil ekipmanların giderek daha fazla yer alması, özellikle fotoğraf çekiminden not defterine, arşiv uygulamasından, internet kullanımına kadar pek çok işlevin bu makinalar aracılığı ile yapılabilir hale gelmesi, Cep telefonlarının yanımızda bulundurulan en önemli ekipmanlardan biri olmasına yol açmıştır.
Günümüzde Bankacılık ve Finansal işlemler , sadece bireylerin değil, başta Kobiler olmak üzere tüm işletmelerin de faaliyetlerinin ayrılmaz bir fonksiyonudur. Bir işletme Finansal işlemlerinde yetersiz kalırsa, asli işlevlerinde ne kadar başarılı da olsa varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi olanaksızdır. Son yıllarda Yeni Nesil Mobil erişim sistemleri sahip oldukları alt yapıların özellikleri nedeniyle, bu konuda Kobilere büyük kolaylıklar ve imkanlar sunmaya başlamıştır.
Bunun sonucu günümüzde özellikle Kobilere yönelik rekabet avantajları içeren bir çok yeni iş modelleri ve mobil uygulamalar geliştirilmiştir. Yeni Nesil erişim teknolojilerinin temin ettiği olanaklar da bu konudaki gelişime çok önemli katkılar sunmaktadır. Bu teknolojilerin kullanımı ile birlikte yukarıda ana başlıkları ile verilen hizmetlerin yanında, her geçen gün yeni uygulamalar da ortaya çıkmaktadır. 4 ncü Nesil sonrası LTE Advance’da (4,5 G) bu işlevler için birçok uygulama kullanılmaya başlanmış olup, 5 nci Nesil ve sonrası sistemlerde bu uygulamaların daha da gelişeceği şüphesizdir.
Teknoloji ve buna bağlı mobil uygulamalar geliştikçe tüketiciye ve işletmelere düşük maliyetli, verimli ve hızlı uygulamalar sunulması temin edilmiştir. Bugün pek çok Ticari işletme internet üzerinde kendi iş alanları ile ilgili pazarlamalarını, tedarik süreçlerini, müşteri ile iletişimini hızlı bir şekilde sağlamakta, ayrıca finansal işlemlerini Yeni Nesil Mobil sistemler aracılığı ile Online olarak yapmaktadırlar. Bu gelişmeler şüphesiz ülke ekonomisini de çok olumlu etkilemektedir.
Türkiye’de Küçük ve Orta ölçekli işletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı işletmelere çeşitli konularda teşvik ve destekleme kredileri vermektedir. Bu amaçla Finans sektöründe kullanılacak Milli mobil uygulamalar ve yazılımların geliştirmesi için bu yazılımları satın alan ve kullanan işletmelere teşvikler verilmesi halinde, hem yeni Nesil erişim sistemlerine uygun Milli mobil uygulamaların gelişimi, hem de bu şekilde Kobilere destek temin edilerek ülke yararına katma değer sağlanması mümkün olacaktır.
Kaynaklar
13.01.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6102 Sayılı Kanun.
2019 yılı 4. Çeyrek Pazar Verileri. Ankara: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu,
!!!!!www.btk.gov.tr.pazar-verileri/2020.
Ertunç Engin, 3N Mobil Haberleşme Sistemlerinde Kapsama Alanı ve Hizmet Kalitesi Denetimlerine İlişkin Ölçüm ve Analiz Yöntemleri: Dünya Uygulamaları ve Türkiye Önerileri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ankara, Kasım 2011.
Erikson 2019 Global Report, 2020.
İnternet Bankacılığı ve Mobil Bankacılık İstatistikleri. İstanbul : Türkiye Bankalar Birliği, Nisan 2020.
Rapor kodu: DT22.
Tayfun ACARER, Bilgi ve İletişim Sektöründe Eğilimler Kitabı, 2017, İstanbul.