İÇİ NDEKİLE R • İnsanın Bilgi İhtiyacı Ve Bilgi Kaynağı
• Bilim, Tanımı, İşlevleri
• Bilimin Nitelikleri
HEDE FL ER
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Bilgi ve bilginin kaynağına ilişkin bilgi sahibi olabilecek,
• Bilim, bilimin tanımı ve temel nitelikleri konusunda bilgi sahibi olabilecek,
• Bilgi ve bilimin önemini kavrayabileceksiniz.
ÜNİTE
1
BİLGİNİN KAYNAĞI VE BİLİM
ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ I
DR. UĞUR ÖZDEMİR
Bilginin Kaynağı ve Bilim
GİRİŞ
“Bilginin Kaynağı ve Bilim” kavramlarının açıklanma çabası, aslında insanın hem kendini hem de içinde olduğu evreni anlama çabasından başka bir şey değildir. Bir kavram olarak “Bilimsel Yöntem” ise bilgiye ulaşmanın disipline edilmiş yolunu, temellerini ve genel ilkelerini açıklamaktadır.
Kuşkusuz insanlık tarihi, ilk insanlardan günümüze kadar geçen süreçte;
insanın evreni ve evreni oluşturan her şeyi (kendisi de dâhil) ;
Anlama,
Tanımlama ve
Açıklama çabası ile ilgilidir.
Çünkü yaşamda kalma çoğunlukla “bilinmezlerin” bilinir kılınması ile mümkün olabilmiştir.
Gökyüzünden, yergüzüne, biyolojiden, fizik ve kimyaya kadar, astronomiden tıbba kadar hatta toplum ve bireysel davranışlarda odaklanan sosyoloji ve
psikolojiye kadar her bir disiplinin bilinmezlerini sorgulama çabası günümüze kadar devam eden büyük bir puzzle’ın parçalarını tamamlama ve yerini bulma ile
örneklendirilebilir.
Ancak evren bir puzzle’dan çok daha fazla etkileşimsel olduğu için yaşam ve onu oluşturan her bir parça gelişerek, değişerek yeni bilinmezleri yeniden yeniden oluşturmaktadır. Belki de tam bu nedenle her inasan için yaşamın her bir parçası yeniden yeniden tekrar keşfedilmeyi beklemektedir.
Bu keşif yani anlama, tanımlama, açıklama çabası her olgu ve olayı tek tek ele almakla başlamış gibi görünmekle birlikte süreç içinde bu olgu ve olayların
etkileşimsel süreçlerini çözümlemeye dâhil etme de, bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır.
Tüm bunlar insanın var olduğu günden itibaren içinde bulunduğu dünyayı analama ve kontrol etme isteğinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreç insanda düşünme ve bulma çabasının gerlilmesine neden olmuş ve insan aslında en temelde bu iki çaba sayesinde yaşamda kalabilmiş ve müthiş bir yaşam oluşturmuştur.
İnsanın düşünme ve bulma çabasının iki temel gereksinimini giderilmesine dayanmaktadır. Bunlar;
Yaşamı daha rahat ve güvenilir kılma
Dünyayı anlama
Bu sunulan seçeneklerden birincisi, insanlığın kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü bilgi, beceri ve deneyimlerine ilişkin bir teknik geleneği içermektedir.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
İkincisi, insanın duygu, inanç ve düşüncelerini içinde toplayan bir kültürel geleneği oluşturmaktadır. Belirtilen her iki gereksinim başlangıçtan itibaren uzun süre birbirleriyle yeterince etkileşim olanağı bulamadan varlıklarını
sürdürmüşlerdir.
Ne zaman ki bu iki gereksinim etkileşim içinde olmuş, insanlığın bugünkü anlamda bilimsel düşünce ve araştırma düşüncesinin ortaya çıkması
gerçekleşmiştir.
1. İNSANIN BİLGİ İHTİYACI VE BİLGİ KAYNAĞI
Bu bölüme şöyle bir soruyla başlamak ve hep birlikte bu sorunun yanıtını bulmaya çalışmak bu üniteyi anlamamız açısından yararlı olacaktır.
İnsan bilgisinin kaynağı nedir?
Evet bu soru bir sınav sorusundan çok daha önemli bir soru, çünkü İnsan bilgisinin kaynağının ne olduğu, çok uzun zamandır, pek çok bilim insanının yanıtını bulmaya çalıştığı bir sorudur. Çoğunluğu felsefeci olan birbirinden çok farklı görüşler ve düşünce grupları bu sorunun yanıtını bulma çabası içinde olmuşlardır. Bu çabalar pek çok felsefi ekolde kendine bir açıklama alanı bulmuş olsa da, bu çabalar iki grupta değerlendirilmiştir. Bunlar;
Rasyonalism (akılcılık)
Emprizim (deneycilik-görgül) dür.
Rasyonalizm
Aklı, duygusal algılardan bağımsız olarak, bilgi kaynağı sayan felsefi öğretileri ifade etmektedir.
Bu düşünceye göre ancak aklın doğru saydığı şeyler gerçek bilgidir. Akla öncelik veren ve onu gerçek bilgi kaynağı sayan düşünce sisteminin adıdır
rasyonalizm. Bu düşünce içeriğinde ruh ve beden ikilemi vardır ve ruhun bağımsız varlığı söz konusudur.
Bu görüşe göre bilgi, gözlemlerden farklı ve ondan daha fazla önemsenmesi gereken bir şeydir. Akıl, bilgilerin tek kaynağıdır. Duyu ve algılar geçici ve bulanık bilgiler olup, kesin bilgiler, akılla ve deneylerle keşfedilebilmektedir.
Empirizm
Bilginin kaynağının, duyu ve deneyimlerin oluşturduğunu temel alan düşünce sistemidir.
Empiristlere göre madde il verdir. Bu düşünce sistemine göre algılar ve algısal gözlemler, bilginin başta gelen unsurlarıdır. Gerçek bilim bu düşüncede bilimdir ve olgusaldır. Akılda olan her şey duyularla, deneyimlerle elde edilir.
Bu iki temel felsefik yaklaşımın tartışması süreci bilim dünyasında hâlâ sıcaklığını korumaktadır. Ancak şu gerçeğide kabul etmek gerekir ki her iki felsefik
Bilginin Kaynağı ve Bilim
yaklaşımın bilimin bugün ulaştığı noktada yadsınamayacak kadar belirgin, önemli etkileri olmuştur.
Bilme Arayışı ve Bilmenin Yolları
Muhtemelen ilk insanlardan bugüne kadar, insan yaşamda varlığını sürdürebilmek için, bilme arayışı ve bilmenin yollarını bulmaya hep devam edegelmiştir.
İnsanlar, yaşayabilmek, yaşamda karşılaştıkları sorunları yenebilmek için farklı bilme yolları aramışlar, bu arayışlar onların farklı bilgi dayanaklarını temel almalarını sağlamıştır. Bunlar;
Gelenekler – önceki uygulamalar,
Otorite görüşü (uzman görüşü),
Bireysel deneyimler,
Bilim – bilimsel yöntemdir.
Gelenekler
İnsanların karşılaştıkları sorunların çözümünde çoğunlukla kullandıkları temel bilgi kaynakları olduğunu görmekteyiz. Karar verirken “önceki uygulamaları” temel alma eğilimi, bu yaklaşımın öncelikle kabul görmesini sağlamıştır. Bu yaklaşımında, gelenekselleşen, geçmişte bir biçimde problem çözümünde etkili olduğu düşünüldüğünde “kendini kanıtladığı” kabul edilir.
Geçmiş uygulamlardan daha fazla bir beklentisi olmayan insanlar için bu yol daha kolay ve daha tehlikesiz olduğu için kabul bulabileceği gibi, geleneksel bağlarına çok kuvvetli ilişki yaşayan toplumlarda da belli ölçülerde beklenen insan davranışı olarak da karşımıza çıkmaktadır.
Son olarak, toplumsal değişimin bu kadar hızlı değiştiği günümüzde, geleneksel yollarla çözüm aramak her zaman en uygun sorun çözme aracı olmayabileceği yaygın bir görüştür.
Otorite, Uzman Görüşü
Sorun çözmenin dayanaklarından ikincisinin, otorite uzman görüşü olduğu ifade edilmektedir. Otorite – uzman, belli konularda karar verme yetkisi ya da yeterliği olduğu kabul edilen, inanılan, kişi ya da kurum olarak ifade edilmektedir.
Ülkelerin yönetim biçimleri ve yönetim kültürleri, yönetsel hiyerarşi, yaşlılık, uzmanlık, bilgelik, kuvvetlilik, çeşitli inaçlar ve din duygusu belli kişi ya da kurumların söylediklerini kabul etme eğilimi oluşturmaktadır.
Bu bilgiye ulaşmayı temel alma hâli, özellikle, uzman kişi ya da kurum dışında çok kişisel unsurlar taşımaktadır. Bir önceki geleneksel görüşe dayanmada olduğu gibi, daha çok geleneksel toplumlarda sıkça görülen bu anlayış, ya da kabullenme, kişiye bağımlı bir süreç olduğu için bir miktar raslantısal bir çözüm sürecini ortaya koyma şanssızlığına da sahip olabilir.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Bireysel Deneyimler
Bu yaklaşımda birey, bir çözümü bulma aşamasında, kendi düşünce, gözlem ve deneyimleri ile bir karara yönelmektedir. Bu durum, hem kişinin öz güvenini göstermesi, hem de diğer kişi ve kurumların görüşlerinden önce kendi çözüm süreçlerini ortaya koyması açısından anlamlıdır.
Ancak bu noktada da bazen kişilerin kendilerini, gelecek tüm önerileri dışarıda tutup, her zaman sadece kendi düşüncelerine göre hareket etmelerini oluşturması da değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Bilim – Bilimsel Yöntem
İnsanlar, yaşayabilmek, yaşamda karşılaştıkları sorunları yenebilmek için ele aldıkları sob dayanak bilim – bilimsel yöntem olarak ifade edilmektedir.
Karşılaşılan sorunları, bilime dayalı çözme sürecinin en önemli bölümü, çözümün genel, güvenilir, ve bilinen en geçerli yol olmasından kaynaklanmaktadır. Bir başka önemli nokta bu çözüm süreci, kişisel subjektiflerden uzak, olabildiğince objektif bir çözüm sunmasıdır. Bu yaklaşımda temel bilgi, tüm insanlığın ortak ürünü olan bilimdir. Bu çözüm yolunun kişilere bağımlı bir süreç olmasının önüne geçen bir durumdur.
Bu ünitede, bu konu aşağıda detaylı olarak değerlendirilecek ve bilim ile bilimsel yöntemin anlamı, dayanakları, içeriği ve önemi üzerinde ayrıntılı olarak durulacaktır.
2. BİLİM
Terim olarak bilim, Yunanca “episteme” ve Latince bir kelime olan “scienta”
(bilmek) den geldiği bilinmektedir.
Bilim her şeyden önce, matematiksel bir kavram değil, karmaşık bir kavramdır.
Durağan olmayıp, sürekli gelişen ve içeriğinde anlamında belirsizlikler olan bir süreçtir.
Tanımlanması açıklanması en zor kavramlardan biridir “bilim”. Ne olduğu ve neye yaradığı, nasıl olduğu vb. konularda ortak fikirlere ulaşılabilirken, iş tanımlamaya
Bireysel Etkinlik • Okuduklarınızın ışığında bilme arayışı ve bilmenin yolları açısından kendi seçimlerinizin nasıl olduğunu düşünün, uygun bir ortam bulduğunuzda bu yolları ve tercihlerinizi bir kâğıda yazınız.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
geldiğinde birbirinden çok ve birbirinden olabildiğince farklı tanımların yapılageldiği görülmektedir.
Bunlar arasında ;
Nesnel sağlamlığı olan bilgiler bütünü
Neden – sonuç ilişkilerinin ifade edildi sistematik bilgiler birikimi
İnsalığın biriktirdiği, kaydedilmiş sistematik bilgi
Kanıtlanmış ve sistemli hâle getirilmiş bilgi
Doğru düşünme biçimi
Doğru karar alma süreci
Bilimsel süreç
Deney ve gözlem aracılığyla doğal dünyanın yapı ve davranışlarını
sistematik olarak anlamayı teşvik eden, bilişsel ve ve uygulama bir etkinlik bütünü
İnsanların, araştırma yoluyla elde ettikleri, organize edilmiş bilgi birikimi
Sistematik bilgi edenme ve bilgiyi düzenleme süreci
Evreni anlama ve tanımlama gayretleri
Gerçekleri ortaya koymayı hedefleyen bilgi edenme süreci
Problem çözme süreci
gibi tanımların var olduğu görülmektedir.
Bu tanımlar incelendiği, tanımların üç ayrı görüş içinde geliştiği görülmektedir.
Bunlar ;
Statik görüş ( gerçekliği kabul edilmiş bilgiler bütününde olduğu gibi)
Gelişmeci görüş ( sistematik bilgi edenme ve bilgiyi düzenleme sürecinde olduğu gibi)
Keşifci görüş ( gerçeği ortaya koymayı hedefleyen bilgi edinme de olduğu gibi )
Tüm tanımlar incelendiğinde, bu tanımları toparlayıcı olan aşaığaki iki cümle bilimin ne olduğu ile ilgiligeniş bir çerçeve sunmaktadır. Bunlar ;
Bilim; bilimsel yöntem ve süreçlerden yararalanarak elde edilen, sistematik bilgiler bütünüdür.
Bilim; geçerliği kabul edilmiş, sistemli bilgiler bütünüdür
Sosyal bilimler diğer dolğa bilimlerinde olduğu gibi, kesin değişmez dogruları bulmak, ya da bu kadar kesin yargılara ulaşmak güçtür. Çoğunlukla araştırmacılar bir tek soru kelimesinin içinde odaklanmaktadırlar;
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Nedir ?
Bunun nedeni “nedir” bir tanım içeriğinde ele almak zordur ve sosyal bilimlerde bunun karşılığı bulunsa da bu bulunan, zamana, yere, koşullara göre, her daim değişme gösterecektir.
Bilim Temel İşlevleri Ve Nitelikleri
Bu ünitede, buraya kadar aktarılan bilginin özünde aslında bilgi ve bilimin insanlığın kendisi ve evreni tanıması, çözmesi ve gerektiğinde bunlar kendi kontrolü altına alma biçimindeki istek ve güdüsünden kaynaklandığı aktarılmıştır.
Tam bu noktada bilimin temel işlevlerinin fark edilmesi, buraya kadar aktarılan bilgileri pekiştirecek, temel niteliklerinin bilinmesi de açılan bu pencerenin eksiksiz tamamlanmasını sağlayacaktır.
Bilimin Temel İşlevleri
Konu ile ilgili literatürde, bilimin temel işlevleri konusunda dört ayrı kavramın ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlar;
Betimleme
Anlama
Açıklama
Kontrol
Betimleme
Betimleme, bir tür kelimelerle resim çizme sanatı olarak ifade edilmektedir. Betimlemede amaç, anlatılan varlık ya da nesneyi okuyucunun hayalinde canlandırabilmesini sağlamaktır. Betimleme yapılırken anlatılan varlık ya da nesnenin tüm özellikleri ayrıntılı bir biçimde aktarılır.
Bu özellikleri nedeniyle betimleme, sadece bilime özgü bir kavram olmadığını söyleyen de pek çok araştırmacı da mevcuttur.
Anlama
Var olanların anlaşılması, tanımlanması, kendi tüm ögelerinin ayrıntılı bir biçimde saptanması, hangi etkileşimler içinde olduğunun gözlenmesi bilimin başlangıç düzeyinde ancak çok temel işlevlerinden biridir.
“Anlama” bu içeriğiyle aslında bir fark etme sürecidir. Fark ettiğin şeyin
“ne” olduğunu düşünme sürecidir.
Açıklama
Elde edilen tüm bilgilerin “niçin” sorusuna karşılık olarak sunulması işlevidir. Bu işlev anlama ile birlikte var olan üzerine bilimin etkisini, keşfetme ve yorumlama isteğini ve gücünü göstermektedir.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Ancak anlama ve açıklamanın birbirine zemin hazırlamakla birlikte işlevsel boyut olarak olabildiğince birbirinden ayrı işlevler olduğunu unutmamak gerekir.
Açıklama için anlamadan farklı olarak açıklamaya ilişkin becerilerinin yüksekliğide çok önemlidir.
Kontrol
Bilimin kontrol işlevi, ilk üç işlevin uygulamaya aktarılması süreci olarak tanımlanabilir. Bu süreç doğa ve toplumsal kökenli olayların denetim altına alınabilmesi sürecidir.
Ancak bu ünitenin farklı sayfalarında aktarıldığı gibi, sosyal bilimler açısından bu oldukça iddalı bir temennidir.
Yukarıda aktarılan tüm işlevler, bilimde genel anlamda bilgi ve uygulamalara ulaşma amacı taşırlar.
Bilimin Temel Nitelikleri
Bilimin tanımları, bilimin işlevleri ile ilgili farklı görüş ve düşüncelerin dağınıklığına rağmen bilimin temel nitelikleri konusunda ilgili literatürde görece daha fazla benzer görüşün olduğu söylenebilir
Bilimin temel nitelikleri, aşağıda sunulmuştur. Bunlar ;
Olgusaldır
Sistemlidir
Mantıksaldır (akılcıdır)
Genelleyicidir
Evrenseldir
Birkimlidir
Kayıtlıdır
Sağlam fakat göreli bir bilgidir.
Herkese açık ve toplumsaldır
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Nesneldir
Dinamiktir
Yordayıcıdır
Şimdi bilimin temel nitelikleri olarak gösterilen bu kavramları tek tek kısaca tanımlayalım.
Bilim Olgusaldır;
Bilimin olgusal olması bilimin herkes tarafından gözlenen gerçeklere dayalı olması anlamındadır. Bilimin bu yönü ile subjektif, kişisel yorum ve yargılardan bağımsız bir süreç olduğu ifade edilir.
Bilim Sistemlidir;
Bilimin sistemli olması, bilimin bir disiplin gerektiren, ilişkisel bütünlüğünün bir biçimde anlatılmasıdır. Bilim ilk bakışta dağınık ve ilişkisizmiş gibi görünen bir dizi olguyu, belli bir sistem, belli bir bütünlük içinde açıklama gayretidir.
Bilim Mantıklıdır;
Bilimin açıklamaları, kişisel görüş ve değerlerden bağımsız olduğu için, bilim akılsaldır. Bu akılsallık onun tarafsız olmasını da sağlamaktadır. Aklın gerektirdiği bir süreçtir.
Bilim Genelleyicidir;
Bilimin açıklamaları tekil olay ve olgulardan bağımsızdır. Bilimin odaklandığı kişiler değildir örneğin. Tek tek olgu ve olayları açıklamaktan, onları da içeren
genellemeler yapmak amacındadır, bilimsel ifadeler.
Bilim Evrenseldir;
Bilimin evrensel olması ilk etapta varmak istediği hedefi gösterir. Her gelişmişlik aşamasında, yer ve zamana göre değişmeyen türdeki ifadeleri bilme, bulma amacıdır, bilimin evrenselliği.
Bilim Birikimlidir;
Bilim, süregiden bir zamanı temsil eder, belli bir birikimin sonucudur. Her yeni sonuç, bulgu öncekilerle bütünleşerek gelişmiştir. Bu nedenle de bilim tüm süreçlerin toplamıdır.
Bilim Kayıtlıdır;
Bilimin kendi amaçlarına ulaşabilmesi için de, genellenebilmesini sağlamak içinde, topluma ve her kesime ulaşabilmesi için de kayıt altına alınması gerekir. Bu gereklilikten öte bilimin varlığı için aynı zamanda bir ön koşuldur.
Bilim Sağlam Fakat Göreli Bir Bilgidir;
Kuşkusuz bilim, tüm olgusal sağlamlığına rağmen, bu aynı zamanda tartışılabilir, göreli bir bilgidir ve mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine, gerçeğe “geçici doğrular” ile yaklaşmaya da odaklanmıştır.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Bilim Herkese Açık ve Toplumsaldır;
Bilimsel bilgi, bir toplumda ve sınırlı sayıdaki bireylerin taahkümünde değildir. Bilim insanları yaptığı araştırmaların yöntem bölümlerinde o bilgiye nasıl ulaşılacağını yazarlar. Bunun anlamı, diğer bilim adamlarının da benzer bir yöntemle benzer bir sonuca varabileceğini ifade etmektedir.
Bilim Nesneldir;
Bilimin belki de en doğal yanı, üreticisi insan olmasına karşın, bilimsel süreç insandan bağımsız nesnellik taşımasıdır. Bu, bilim insanlarına, kendi yargılarından bağımsız, olguları olduğu gibi ortaya koyma fırsatı verir.
Bilim Dinamiktir;
Bilimsel bilginin, yukarıda belirtilen tüm nitelikleri onun dinamik bir kavram olduğunun gösterisidir. Bilimin sürekliliği, yeni bilgilerle değişiminin her zaman olabilirliliği, bilimin dinamik bir süreç olduğudur.
Bilim Yordayıcıdır;
Bilimin keşfedici ve önceden tahmin edilebilme noktası, bilimin yordalayıcı yanını oluşturmaktadır. Bilinmektedir ki yordamak; bilinen veya gözlenen durumlardan yola çıkarak bilinmeyen veya gözlenmeyen durumlar hakkında tahminde
bulunmaktır. Bu anlamıyla bilimin bulmadan, keşfetmeden yordaması, bilimin bulmasının ön adımlarını oluşturmaktadır.
Bilimin Değeri
Kuşkusuz, tüm bu aktarılanlardan sonra bilimin değerli bir anlamlandırma ile sarmalandırıldığı kabul edilecek bir gerçektir. Bu gerçeklik olsa olsa bazıları henüz bunu göremeyecek kadar bilgisiz ya da farkındalığı düşük olduğunda
algılanmayabilir.
Bilimin değerli olmasının nedenleri sorgulandığında üç kavramın öne çıktığı görülmektedir. Bunlar
Bilim praktiktir
Bilim entelektüeldir
Bilimin ahlaki bir değeri bulunmaktadır.
Bu üç kavramın da yan yana (pratiklik- entelektüellik ve ahlaki bir değer) bir sürece atfedilmesi ayrıca bilimi değerli kılmaktadır. Belki de o yüzden günümüzde tüm dünyada üniversite eğitimi denildiğinde, bu eğitimin odağına bilim ve bilimsel yöntem konmaktadır ve üniversite eğitimi içinde de üniversitenin her fakültesi ve her bölümünde ve biriminde eğitimin içinde mutlaka bilim ve bilimsel yöntem öğretilmektedir.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Öde v
•Bu üniteyi okuduktan sonra şimdi elinize 3 farklı renk te kalem alın.
• Bu çalışmanın kâğıda basılı bir nüshasını çıkartınız
• İlk olarak elinize aldığınız kırmızı renkli kalemle, bu üniteyi okumadan önce hiç bilmediğiniz ve okuduktan sonra size bunu bilmiş olmaktan dolayı iyi gelen kısımları çizin. Yanına kendi yorumlarınızı da yapabilirsiniz.
• İkinci olarak elinize aldığınız mavi bir kalemle, bu çalışmayı okuduğunuzda anlamadığınız kısımları işaretleyiniz.
• Üçüncü olarak, yeşil renkli bir kalem alın, bu kalemle de okuduğunuz bu ünitede, size doğru gelmeyen bilgileri işaretleyiniz ve yanına da yorumunuzu yazınız.
• Şimdi, her üç renkle boyadığınız üniteyi tekrar gözden geçirerek bir özet çıkartınız.
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Öz et
•“Bilginin Kaynağı ve Bilim” kavramlarının açıklanma çabası, aslında insanın hem kendini hem de içinde olduğu evreni anlama çabasından başka bir şey değildir. Bir kavram olarak “Bilimsel Yöntem” ise bilgiye ulaşmanın disipline edilmiş yolunu, temellerini ve genel ilkelerini açıklamaktadır. Bilim, gerçeği arama etkinliğidir.
•Kuşkusuz insanlık tarihi, ilk insanlardan günümüze kadar geçen süreçte;
insanın evreni ve evreni oluşturan her şeyi (kendisi de dâhil); anlama, tanımlama ve açıklama çabası ile ilgilidir. Çünkü yaşamda kalma çoğunlukla “bilinmezlerin” bilinir kılınması ile mümkün olabilimiştir.
•Muhtemelen ilk insanlardan bugüne kadar, insan yaşamda varlığını sürdürebilmek için, bilme arayışı ve bilmenin yollarını bulmaya hep devam edegelmiştir.
•Bilimin tanımları, bilimin işlevleri ile ilgili farklı görüş ve düşüncelerin dağınıklığına rağmen bilimin temel nitelikleri konusunda ilgili
literatürde görece daha fazla benzer görüşün olduğu söylenebilir
Bilginin Kaynağı ve Bilim
Değerlendirme sorularını sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan “bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli olarak
cevaplayabilirsiniz.
DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıdakilerden hangisi insanın düşünme ve bulma çabalarıyla ilgili iki temel gereksiniminden biridir?
a) Yaşamı ve daha rahat ve güvenilir kılma b) Ahlak
c) Doğruluk d) Dürüstlük e) Ethicos
2. İnsanlar, yaşayabilmek, yaşamda karşılaştıkları sorunları yenebilmek için farklı bilme yolları aramışlar, bu arayışlar onların farklı bilgi dayanaklarını temel almalarını sağlamışlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu dayanaklardan biri değildir?
a) Gelenekler – önceki uygulamalar b) Otorite görüşü
c) Popüler fikirler d) Bireysel deneyimler e) Bilim – bilimsel yöntem
3. Terim olarak bilim, Yunanca hangi kelimeden üretilmiştir?
a) Episteme b) Epistemiyoloji c) Akrodist d) Pragmatik e) Filoloji
Bilginin Kaynağı ve Bilim
4. Aşağıdakilerden hangisi bilimin temel nitelikleri arasında değildir?
a) Herkese açık ve toplumsaldır.
b) Nesneldir.
c) Dinamiktir.
d) Yordayıcıdır.
e) İlericidir.
5. Bilim tanımları incelendiğinde, bu tanımların üç görüş içinde ele alındığı görülmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu görüşlerden biridir?
a) Statik görüş b) İlerici görüş c) Akılcı görüş d) Devrimci görüş e) Yeni görüş
Cevap Anahtarı:
1.A, 2.C, 3.A, 4.E, 5.A
Bilginin Kaynağı ve Bilim
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK KAYNAKLAR
Berg, B.L (1995). Qualitative Research Methods for the SocialSciences. NeedhamHeights, Mass. Allyn and Bacon.
Ekiz, D. (2009). Bilimsel Araştırma Yöntemleri. 2. Baskı, Anı yayıncılık, Ankara Ecevit, M. (2006). Bilimsel Pratikte Etik Sorunların Toplumsal Birkaç Yönü. Sosyal
Bilimlerde Süreli Yayıncılık I. Ulusal Kurultay Bildirileri, 81-87.
Kansu, E. (1994). Dünya'da ve Türkiye'de Bilim, Etik ve Üniversite İçinde. TÜBA, BilimselToplantıSerileri1,Ankara:TÜBA.
Karasar, N. (1991). Araştırmalarda Rapor Hazırlama. 5. Basım, Ankara Karasar, N. (1995). Bilimsel Araştırma Yöntemi. 7. Basım, Ankara
Kıncal, R.Y.(2010). Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Nobel yayınları, Ankara Tanrıöğen, A. (2009). Bilimsel Araştırma Yöntemleri, Anı yayıncılık, Ankara Shamo, A.E.(2003).Responsible Conduct of Research. Oxford: Oxford
UniversityPress.