• Sonuç bulunamadı

Dünyada ve Türkiye’de bireysel bankacılığın gelişimi nedenleri ve bankacılık sektörü açısından oluşturduğu riskler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "Dünyada ve Türkiye’de bireysel bankacılığın gelişimi nedenleri ve bankacılık sektörü açısından oluşturduğu riskler"

Copied!
119
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

ĐSTANBUL TĐCARET ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ

ULUSLARARASI BANKACILIK VE FĐNANS YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI

DÜNYADA ve TÜRKĐYE’DE BĐREYSEL BANKACILIĞIN GELĐŞĐMĐ NEDENLERĐ ve

BANKACILIK SEKTÖRÜ AÇISINDAN OLUŞTURDUĞU RĐSKLER

Yüksek Lisans Tezi

Rabia Saliha TUTCUOĞLU 0750Y75104

Đstanbul, Ocak 2010

(2)

T.C.

ĐSTANBUL TĐCARET ÜNĐVERSĐTESĐ SOSYAL BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ

ULUSLARARASI BANKACILIK VE FĐNANS YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI

DÜNYADA ve TÜRKĐYE’DE BĐREYSEL BANKACILIĞIN GELĐŞĐMĐ NEDENLERĐ VE

BANKACILIK SEKTÖRÜ AÇISINDAN OLUŞTURDUĞU RĐSKLER

Yüksek Lisans Tezi

Rabia Saliha TUTCUOĞLU 0750Y75104

Danışman: Prof. Dr. Kerem ALKĐN

Đstanbul, Ocak 2010

(3)

iii ÖZET

Günümüz ekonomisinde özel sektör bileşenlerinden başta işletmeler olmak üzere müşteri memnuniyeti odaklı kaliteli hizmet ve araçların üretimi arayışı söz konusudur.

Đşletmelerin rekabet ortamında ve değişen dünya koşullarında başarılı olabilmeleri yenilik (inovasyon) kavramının doğru algılanması ve uygulanmasına bağlıdır.

Đşletmelerin bu sayede yenilikçi örgüt yapılarından ve yenilik stratejilerinden en uygun olanını seçebilmeleri gerekir.

Đşletmeler yeni bilgi teknolojilerini hızla kullanarak, küreselleşmenin bir gereği olan sürdürülebilir rekabet avantajını sağlamak amacıyla gerek ürün gerekse hizmet üretiminde sürekli yapılması gereken yeniliklere önem verilmiştir.

Hizmet işletmeleri kendi alanlarında daha iyi müşteri değeri yaratabilmek ve rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar. Hızla değişen bilginin ve teknolojinin rekabet üstünlüğü sağlamada avantaj olarak kullanılabilmesi için hizmet işletmelerin yenilik yönetimini de başarıyla yönetebilmeleri önemli hale gelmiştir.

Türkiye’de hizmet sektöründe yer alan ve çağın yeniliklerine en kısa sürede adapte olan sektör denilince bireysel bankacılık akla gelmektedir. Aşırı rekabet ortamı hizmetin bir bankadan diğer bankaya kıyasla daha iyi olmasını gerektirmektedir. Yenileme uygulamaları da mevcut sektör için bu sebeple kaçınılmazdır.

Bu çalışmada, dünyada ve Türkiye’deki bireysel bankacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin hangi yenilikçi adımları izlediği, hangi uygulamaların yaygınlaştırıldığı, bankaları bu uygulamaya iten nedenlerin neler olduğu, bu hizmetlerden yararlananların söz konusu uygulamaların hangi noktasında bulundukları konusu araştırılmıştır.

(4)

iv ABSTRACT

Particularly, enterprises among the components of private sector in today's economy of Turkey are in quest of service of high quality focused on customer satisfaction and products of this service. The achievement of the enterprises under the conditions of a competitive and changing world is dependend on the perception and practice of innovation. Hence, these enterprises should select the most appropriate one among the innovative organizational structures and strategies.

Using innovative information technologies, it has been focused on that there are dynamic innovations which are to be realized during the production of services in order to provide an advantage of continuous competition, a necessity of globalization.

Enterprises of service use various methods in order to be capable of creating a better customer valuation and achieving the competitive superiority. It has been important that these enterprises could manage the innovation policy so that rapidly changing information and technology could be used as an advantage in acquirement of competitive superiority. As the sector, a acomponet of the service sector, adapting to the innovations of the ageas soon as possible, initially does retail banking come to minds.

Extreme competitive environment requires that the service be better in a bank than that of another one. Therefore, innovative applications are inevitable for the existing sector.

In this study, which innovative steps the enterprise in the retail banking sector takes, which applications have been enhanced, which causes has leaded to that the banks have begun using retail banking services, which point of this application those making use of these services stand have been explained.

(5)

v

ĐÇĐNDEKĐLER

Sayfa No

ÖZET ... iii

ABSTRACT... iv

TABLO LĐSTESĐ... vii

ŞEKĐL LĐSTESĐ... viii

GRAFĐK LĐSTESĐ... ix

KISALTMALAR ... x

GĐRĐŞ ... 1

1. BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN GENEL YAPISI 1.1. Bankacılığın Tarihi Gelişimi ... 3

1.1.1. Dünyada Bankacılığın Gelişimi... 3

1.1.2. Türkiye’de Bankacılığın Genel Yapısı ve Tarihsel Gelişimi... 5

1.2. Bankacılık Türleri ... 15

1.2.1. Ticaret Bankaları... 16

1.2.2. Yatırım Bankaları ... 16

1.2.3. Kalkınma Bankaları ... 17

1.2.4. Özel Amaçlar ile Kurulmuş Bankalar... 17

1.2.5. Kıyı Bankaları... 18

1.2.6. Uluslararası Bankalar ... 18

1.2.7. Merkez Bankası ... 18

1.3. Türk ve Dünya Bankacılığının Bugünkü Konumuna Gelmesindeki Faktörler ... 19

2. BĐREYSEL BANKACILIĞIN GELĐŞĐMĐ VE SEKTÖRÜN GELĐŞĐMĐNE ETKĐSĐ 2.1. Bireysel Bankacılık... 23

2.2. Bireysel Bankacılığın Gelişimi ... 23

(6)

vi

2.2.1. Bireysel Bankacılığın Dünyadaki Gelişimi ... 24

2.2.2. Bireysel Bankacılığın Türkiye’deki Gelişimi ... 27

2.3. Bankaları Bireysel Bankacılık Uygulamalarına Yönlendiren Nedenler... 33

2.4. Bireysel Bankacılık Ürünleri ... 35

2.4.1. Tüketici Kredileri... 35

2.4.2. Banka Kartları ... 46

2.4.3. Mevduat ... 50

2.4.4. Alternatif Dağıtım Kanalları ... 53

2.5. Bireysel Bankacılığın Bankacılık Sektörü Açısından Oluşturduğu Riskler ... 59

2.5.1. Risk Yönetimi ve Bankacılık Faaliyetleri Arasındaki Đlişki ... 62

2.6. Bireysel Bankacılığın Makro Ekonomik Etkileri ... 70

2.7. Bankacılığın Dünyada ve Türkiye’deki Gelişiminde Bireysel Bankacılığın Rolü.. ... 74

3. KÜRESEL KRĐZ ORTAMINDA BĐREYSEL BANKACILIK 3.1. Küresel Krizin Bireysel Bankacılık Sektörüne Etkisi …... 79

3.1.1. Hedge Fonlar... 86

3.1.2. Leverage (Kaldıraç) Etkisi... 88

3.1.3. Mortgage Krizi... 89

3.2. Bireysel Bankacılığın Küresel Krizdeki Rolü ... 90

3.3. Gelecekte Bireysel Bankacılık... 95

SONUÇ ... 98

KAYNAKÇA ... 101

(7)

vii

TABLO LĐSTESĐ

Sayfa No.

Tablo 1. Cumhuriyet Dönemi Bankacılık Evreleri ... 7

Tablo 2. Milli Bankacılığın Gelişimi ... 7

Tablo 3. 1933-1944 Dönemi Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar ... 7

Tablo 4. Đkinci Dünya Savaşı Sonrası Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar ... 8

Tablo 5. 1961-1979 Yılları Arasında Kalkınma ve Yatırım Bankaları... 9

Tablo 6. 1995-2001 Bankacılık Sisteminin Yapısı ... 13

Tablo 7. Bankacılık Sisteminde Banka ve Şube Sayısı... 14

Tablo 8. Türk Bankacılığının Bugünkü Konumuna Gelişi ... 20

Tablo 9. Yıllara Göre EFT Sayıları... 29

Tablo 10. Tüketici Kredileri... 30

Tablo 11. 2000 Yılında Ülke ve Şube Sayıları ... 31

Tablo 12. Müşterilerin Đşlem Araçları ve Maliyetleri ... 32

Tablo13. Müşterilerin Yararlandığı Bireysel Bankacılık Ürün ve Hizmetleri... 32

Tablo 14. 2002-2008 Yılları Arasında Kredi Kartı Sayıları ... 48

Tablo 15. ATM/POS Sayıları ... 58

Tablo 16. Katılımcı Bankaların Đç Denetim ve Risk Yönetiminde Görevli Çalışan Sayıları ... 63

Tablo 17. Ani Durmaların, Para Krizlerinin ve Bankacılık Krizlerinin Tarihleri... 85

Tablo 18. Bankaların DĐBS/Toplam Aktif Oranları, (%) ... 93

Tablo 19. Bankaların Net Kâr/Zararları, (Trilyon TL) ... 93

(8)

viii

ŞEKĐL LĐSTESĐ

Sayfa No.

Şekil 1. Mevduatın Türler Đtibariyle Dağılımı... 51

Şekil 2. Bankalarca Uygulanan Piyasa Risk Limitleri ... 64

Şekil 3. Durasyon Analizi Kullanan Bankaların Dağılımı ... 65

Şekil 4. Likidite Riski Ölçümü Yapan Bankaların Dağılımı... 66

Şekil 5. Operasyonel Risk Noktalarını Belirlemiş Bankaların Dağılımı... 68

Şekil 6. Đş Sürekliliği Planlarıyla Đlgili Durum... 69

Şekil 7. Đş Sürekliliği Planına Sahip Bankaların Dağılımı ... 69

Şekil 8. Yazılı Bilgi Güvenliği Politikasına Sahip Bankaların Dağılımı ... 70

Şekil 9. Krizin Yayılması: Kaldıraçlı Đşlemlerin Rolü ... 89

(9)

ix

GRAFĐK LĐSTESĐ

Sayfa No.

Grafik 1. Yıllar Đtibariyle Şube ve Personel Sayısı... 15

Grafik 2. Yıllara Göre EFT Sayıları ... 28

Grafik 3. Yıllara Göre EFT Sayıları 2 ... 28

Grafik 4. Tüketim Endeksli Bireysel Krediler Kullandırımı ... 29

Grafik 5. Yatırım Fonları ... 30

Grafik 6. Kullandırılan Kredi Miktarı ve Kişi Sayısı (Dönemsel) ... 42

Grafik 7. Tüketici Kredileri Kullandırma Gelişimi ... 43

Grafik 8. Tüketici Kredilerinin Toplam Kredilere Oranı ... 43

Grafik 9 . Toplam Krediler Đçerisinde Tüketici Kredileri ... 44

Grafik 10. Mortgage Piyasası Endeksleri ... 90

(10)

x

KISALTMALAR

A.B.D. : Amerika Birleşik Devletleri A.Ş. : Anonim Şirketi

ATM : Automated Teller Machines AB : Avrupa Birliği

BDDK : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu

BIS : Bank for International Settlements (Uluslararası Ödemeler Bankası) DESĐYAB : Devlet Sanayi ve Đşçi Yatırım Bankası

DĐBS : Devlet Đç Borçlanma Senetleri EFT : Elektronik Fon Transferi FED : Federal Reserve System GSMH : Gayri Safi Milli Hasıla GSYĐH : Gayrisafi Yurt Đçi Hasıla

ICA : International Card Association (Uluslararası Kart Kuruluşu) IMF : International Monetary Fund (Uluslararası Para Fonu) IVR : Interactive Voice Response (Sesli Yanıt Sistemi) ĐMKB : Đstanbul Menkul Kıymetler Borsası

KDV : Katma Değer Vergisi

KKBG : Kamu Kesimi Borçlanma Gereği

MAHDÖ : Mali Aracılık Hizmetlerinin Dolaylı Ölçümü M.Ö. : Milattan Önce

ODĐBANK : Ortadoğu Đktisat Bankası

OECD : Organisation for Economic Co-operation and Development (Ekonomik Kalkınma ve Đşbirliği Örgütü)

PIN : Personal Identification Number

PC : Personal Computer

POS : Point of Sale RMD : Riske Maruz Değer

TBS : Turner Broadcasting System T. C. : Türkiye Cumhuriyeti

TCMB : Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası

(11)

xi TEFE : Toptan Eşya Fiyat Endeksi

TL : Türk Lirası

TMSF : Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu USD : United States Dollar

VDMK : Varlığa Dayalı Menkul Kıymet WAP : Wireless Access Point

YTL : Yeni Türk Lirası

YP : Yabancı Para

(12)

GĐRĐŞ

Bankacılık sektörü, Türkiye’nin 2000’li yıllarda kendine bir alan yaratmasında hem ülke bazında tasarruf birikimini arttırma, hem de reel sektörü finanse etme işlevleri ile kilit sektör konumundadır. Ne var ki, Türkiye’de bankacılık sektörü söz konusu işlevlerini tam anlamıyla yerine getirememektedir. Bu durumun temel nedeni ise, yıllardır süregelen makro ekonomik istikrarsızlık ve enflasyonist ortamdır. Üstelik devlet bütçesinde meydana gelen açığın yüksek faiz karşılığında iç borçlanma ile finanse edilme politikası buna bağlı olarak da en iyi alıcının bankalar olması, bankaların asıl işlevlerinden uzaklaşmasına yol açmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde bankaların geçmişten bugünkü konumuna gelmesindeki ekonomik, sosyal ve siyasi faktörlere yer verilmiş, dünyada ve Türkiye’deki bu sektörün gelişiminde bireysel bankacılık faaliyetlerinin ön plana çıkması belirtilmiştir.

Đç borçlanma ile yüksek enflasyon ve bütçe açıklarının kapatılması politikasının Türk bankacılık sektöründe yarattığı etkiler oldukça önemlidir. Ayrıca, bir yandan enflasyonun etkisiyle gizlenen yüksek faiz marjlarının diğer yandan enflasyonun düşmesiyle birlikte daha belirgin olması ve artan rekabetin de etkisiyle bankalar gittikçe küçülen marjlarla çalışmak durumunda kalmışlardır. Bankacılık sektörü, son on beş yılda teknolojiye ve insana büyük yatırımlar yaparak büyümüş ve 2000’li yıllarda yaptığı bu tercihle sektörde yapılanan kamu açıklarının doldurduğu iç borçlanma faizlerinden kar elde etme oluşumuna karşı bir alternatif yaratma yoluna gitmiştir.

Bankaların devlete iç borçlanma ile para satma imkanları kalmamıştır. Enflasyonun düşmesi sonucunda, bankaların yüksek kar marjıyla çalışma şanslarının kalmamasının nedeni, ödemeler dengesinin açık vermemesi ve devletin uyguladığı anti-enflasyonist politikalardır. Başka bir deyişle, bireysel bankacılık, anti - enflasyonist düzende bir güvence niteliği taşır. Ekonomik hayatta ve özellikle ticaret alanında meydana gelen gelişmelerin etkisi bu hizmetlerin boyutlarını genişletmiş ve bankalar için etkin bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Bu nedenle bankalar, geleneksel bankacılık uygulamalarının yanı sıra sürekli yeni hizmetler geliştirme çabası içerisindedirler. Bu çalışmanın ikinci bölümünde bankaların gösterdiği söz konusu gelişmelere yer verilmiş, yıllara göre kullanım oranları istatistiki verilerler belirtilmiştir.

(13)

Bireysel bankacılığın Türkiye’de gelişimini görmek için en önemli ürünlerinden olan kredi kartlarının gerek sayısında gerekse yapılan işlem tutarlarındaki büyük artışlara bakmak gerekir. Türkiye’de artık bireyler alışverişlerde nakit para yerine kredi kartı kullanmakta, yanlarında yeteri kadar para taşımakta, gerekirse debit kartını veya kredi kartını kullanarak ATM cihazlarından para çekmektedirler. Bu değişime, çalışmanın ikinci bölümünde yer alan alternatif dağıtım kanalları başlığı altında değinilmiş ve yıllara göre bu kanalların kullanım oranları gösterilmiştir. Bankalar, günümüzde finans sektörünün en vazgeçilmez güvencesi olan bireyi kendisine çekmek için cazip ürünler sunmaktadır. Sadece ürün sunmakla kalmayan bankalar söz konusu bireyi kazanmak için sosyal projelere de imza atmak zorunda kalırlar. Üstelik bankalar rekabet güçlerini artırmak için hizmetlerini belgelendirmek, kaliteli hizmet sunduklarını bireye belge ile göstermek istemektedirler. Bankalar bireysel bankacılığa büyük önem vermekte, rekabet güçlerini arttırmak için hizmet sektöründe baş hedef olan müşteri memnuniyeti sağlamada birbirleriyle yarışmaktadırlar. Söz konusu müşteri memnuniyeti, bankaları bireysel bankacılık faaliyetlerine yönelten esas faktörlerdendir.

Son zamanlarda küreselleşme ve bilgi teknolojisinde yaşanan gelişmelere paralel olarak, finansal sektördeki kontrolsüz büyüme, bütün dünyayı etkisi altına alan bir kriz yaratmıştır. Makroekonomik istikrarın sağlanmasında, finansal piyasa ile reel sektör arasında önemli bir köprü görevi gören bankacılık sektöründe yaşanan krizler doğal olarak kaynak aktarılan reel sektörü de derinden etkilemiştir. Son yıllarda reel sektörde yaşanan düşüşlerin şirketlerin yatırımlarını etkilemesi, finansal krizin hızla ekonomik krize dönüşerek büyümede yavaşlamaya yol açması, bankacılık sektörünü olumsuz etkilemektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, ekonomi piyasasının vazgeçilmez yatırım araçlarından olan hedge fonlar, vadeli işlem bileşenlerinden kaldıraç etkisi ve dünya piyasasında ayrı bir kriz ortamı oluşturan bankacılık hizmetlerinden mortgage sistemi bu olumsuzlukların nedeni olarak gösterilerek gelecekte, söz konusu olumsuzlukların bireysel bankacılığı nasıl konumlandıracağına yer verilmiştir.

Bu araştırmanın amacı, teknolojik ilerlemeler sürecinde bankacılık sektörünün dünyada ve Türkiye’de nasıl bir gelişme gösterdiğini, bu gelişmelerin günümüz ekonomik kriz ortamında bankaların nasıl bir risk teşkil ettiğini ve bütün bu gelişmelerin nedenlerine inip bireysel bankacılığı bu konuma getiren esas faktörün ne olduğunu ortaya koymaktır.

(14)

3

1. BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN GENEL YAPISI

1.1. Bankacılığın Tarihi Gelişimi

Bankacılık M.Ö. Sümer ve Babiller’den başlayarak günümüze kadar süregelen bir sistemdir. Geçmiş dönemlerde, şimdi olduğu gibi yüksek teknoloji olmadığı için bankacılık sistemi şu andaki kadar gelişmiş değildi. Geçmiş dönemlerde sadece borç para verilerek başlayan bankacılık sistemi, şu anda birçok ürünle hizmet vermektedir.

1.1.1. Dünyada Bankacılığın Gelişimi

Bankacılık 20. Yüzyılda büyük bir ivme kazanmış ve son 20 yıl içinde teknolojik ve finansal gelişmelerle birlikte çok hızlı gelişme kaydetmiştir. Öte yandan, bankacılığın kökeni ilk çağlara kadar uzanmaktadır. Đlk çağlarda bankacılık hizmetleri din ile iç içe sunulmuştur. Güvenilir kimseler olarak görülen rahiplerin Mezapotamya’daki Kızıl Tapınak’ta bankacılık işlemleri yaptıkları bilinmektedir. O dönemde tapınaklar bir tür bankacılık işlevi görmüşlerdir. M.Ö. 2000’li yıllarda çıkarılan meşhur Hammurabi Kanunları’nın tapınaklarda yapılacak borç verme işlemleri, borcun tahsil yöntemleri, alınacak faiz oranları ile rehin, ipotek ve kefalet şekillerini düzenlediği bildirilmektedir.1

Sümerler döneminde gelişme kaydeden bankacılık, Eski Yunan’da Trapezites adlı bankerler tarafından gerçekleştirilmiştir. Đlk bankacılık krizi de Atina Sitesi’nde yaşanmıştır. Bazı borçların affedilmesi ve paranın borçlular lehine yeniden değerlendirilmesiyle problem çözülmüştür. Đlk devlet bankalarının da Eski Yunan’da kurulması ise diğer bir ilginç noktadır. Bankerlerin çok yüksek faiz almaları her sitenin bir devlet bankası kurmasına neden olmuştur.

Roma imparatorluğu döneminde ticaretin büyümesiyle eş zamanlı olarak gelişen bankacılık, daha sonraları faizlerin aşırı boyutlara ulaşması sonucu Vatikan Kilisesi

1 Selim Tarlan, Tarihte Bankacılık, Ankara: Maliye Bakanlığı, Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Yayını, 1986, s.7.

(15)

4 tarafından faizin yasaklanmasıyla gerileme içine girmiştir. Bir süre tefecilik işleri Yahudilerin eline geçmiştir. 13. Yüzyıldan itibaren Lombardların kontrolüne giren borç verme işlemleri Londra’ya kaymıştır. Lombardların giderek güçlenmesine paralel olarak bankacılık da gelişme göstermiştir. Çalıştıkları işyerlerine ‘Banchum,’ kendilerine ise

‘Bancheri’ denilen bu kişiler, ‘Banco’ adı verilen tahta bir sıra ve masayla pazarlarda faaliyet göstermişlerdir.2

Bankacılık ilk çağlardan günümüze çok önemli gelişmeler göstermiştir. 13. Yüzyılda bir Banco’da gerçekleştirilen bankacılık faaliyeti, artık teknolojik ve modern olarak yapılandırılmış sistemlerle devam etmiştir.

Bankacılık, 13. Yüzyıldan itibaren Avrupa’da kurulan fuarlar aracılığıyla temel kurallarına kavuşmuş, asıl gelişimini 1453’te Đstanbul’un fethinden sonra gerçekleştirmiştir. Dini ortamlarda gerçekleştirilen bankacılık faaliyetlerinde yasaklanan faiz, Reform ve Rönesans hareketlerinin de etkisiyle bu engeli aşınca bankacılığın gelişimine oldukça önemli katkılarda bulunmuştur. Bu gelişmelerin yanı sıra, 17.

Yüzyılın başlarından itibaren bugünkü anlamda bankalar kurulmuştur. “Bu çerçevede, 1609’da Hollanda’da Amsterdam Bankası ( Amsterdamsche Bank) 1637’de Đtalya’da Venedik Bankası kurulmuştur. Đngiltere’de piyasadaki istikrarsızlığı önlemek amacıyla, bir merkez bankası işlevi gören Đngiltere Bankası 1654’te kurulmuştur.”3

Amerika’daki modern bankacılık ise, 1782’de Bank of North America’nın kurulmasıyla başlamıştır. Bu banka başarılı olunca başka bankalar da tesis edilmeye başladı. 1791’de hem özel banka hem de merkez bankası niteliğindeki Bank of The United States kurulmuştur. Bu banka para ve kredi miktarından sorumlu bir kamu kurumu olarak faaliyet göstermiştir. ABD’de 1863’te çıkarılan Bankalar Kanunu ile eyalet bankaları ve ulusal bankalardan oluşan ikili bankacılık sistemi kurulmuştur. Ancak, bugünkü Merkez Bankası olan FED, 1913 yılında çıkarılan kanunla kurulmuştur.4

Bankalar, kuruluşundan itibaren 19. Yüzyıla kadar kendi kaynaklarını kullanarak borç veren ve bankacılık faaliyeti gerçekleştiren kuruluşlardı. Ancak, 19. Yüzyıldan itibaren

2 Servet Eyüpgiller, Bankalarda Denetim, Ankara: Kısmet Matbaası, 1985, s. 6-8.

3 Tezer Öcal ve Ö. Faruk Çolak, Finansal Sistem ve Bankalar, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 1999, s.

14-18.

4 Frederic Mishkin, The Economics of Money, Banking and Financial Markets, New York: Little and Brown, 1986, s. 264-266.

(16)

5 mevduat toplayarak, senet iskonto ederek ve sermaye piyasası ihraçlarına aracılık ederek kaynak kullandırmaya başladılar. Bu gelişmeler bankaların ekonomilerdeki önemini giderek artırmış ve bankalar faaliyetlerine göre uzmanlaşmaya başlamıştır.

1930’lardaki ‘Büyük Bunalım’ın ardından yaşanan II. Dünya Savaşı’ndan sonra savaşta tahrip olan yerlerin yeniden imarının finansmanını sağlamak için kurulan kalkınma ve yatırım bankaları ön plana çıkmaya başlamıştır. 1970’lerin başlarındaki petrol krizinden sonra petrol ihraç eden ülkelerin kazançlarını bankalara yatırmalarıyla oluşan kaynaklar ve yine aynı dönemde Bretton Woods para sisteminin çökmesi sonucunda bankacılık sektöründe birçok değişim ve yenilik gerçekleşmiş ve yeni ürünler ile yeni, finansman teknikleri ortaya çıkmıştır. 1980’lerde bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaştığı bankacılık, 1990’lar internet bankacılığının ve elektronik bankacılık ürünlerinin hızla yayıldığı bir dönem olmuştur.5 Bu gelişmeler bankacılık sektöründe ölçek ekonomisini gündeme getirmiş ve dünyanın en büyük bankaları bile birleşmeye başlamıştır.2000’li yıllar, bankacılığın yoğun rekabet içine gireceği, bireysel bankacılık hizmetlerinin ve elektronik para ve elektronik bankacılık hizmetlerinin önem kazanacağı bir dönem olacaktır.

1.1.2. Türkiye’de Bankacılığın Genel Yapısı ve Tarihsel Gelişimi

Batıda ticaretin gelişmesi ve sanayi devrimi sonrası artan ekonomik refah sonucunda bankacılık sektörü gelişme göstermiştir. Ancak, Osmanlı Đmparatorluğu’nun aynı dönemde ekonomik ve siyasi bağlamda bir gerileme döneminde olması bankacılığın gelişimine ket vurmuştur.6 Osmanlı Devleti’nin yüklü miktarda dış borcu bulunduğundan, bu borçları finanse edecek devlet bonolarının değerini korumak amacıyla iki Galata bankerini görevlendirmesiyle bugünkü anlamda ilk bankanın temeli atılmıştır. J. Alleon ve T. Baltazzi adlı bu iki Galata bankeri tarafından 1847’de kurulan Bank-ı Dersaadet, diğer adıyla Đstanbul Bankası –Banque de Constantinople 1852 yılında kapanmak durumunda kalmıştır.

“1856-1875 döneminde, devlete borç vererek faiz geliri sağlamak amacıyla 11 yabancı sermayeli banka kurulmuş ve bu bankalardan bazıları daha sonra Osmanlı Bankası’na

5 John O’Hanlon and Maria Rocha, Electronic Banking for Retail Customers, London: Banking Technology Ltd., 1993, s. 58.

6 Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 8.

(17)

6 katılmış, diğer bazıları da 1876 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından faaliyetlerine son vermişlerdir.” Bu bankalardan sadece bir tanesi bugün de faaliyetini sürdürmektedir. Bu banka 1863 yılında kurulan ve o zamanki adı Bank-ı Osman-ı Şahane olan Osmanlı Bankası’dır.7 Söz konusu banka, ülkemizde kurulan ilk emisyon bankasıdır.8

Osmanlı Devleti’nde kurulmuş olan ilk ulusal sermayeli banka 1861 yılında kurulan

“Memleket Sandıkları”dır.9 Mithat Paşa’nın kurduğu ve bugünkü Tarım Kredi Kooperatiflerinin fonksiyonunu yerine getirmesi düşünülen “Memleket Sandıkları”nın 15-20 yıl sonra amacından uzaklaşması, bunun üzerine kurulan “Menafi Sandıkları”nın da istenen sonuçları vermemesi üzerine, bunların yerine 1888 yılında Ziraat Bankası kurulmuştur.10 1916 yılında yasayla kurulmuş bir kamu kurumu niteliği kazanan Ziraat Bankası, Osmanlı Devletinden Cumhuriyet dönemine geçen ve günümüze kadar gelen en köklü ulusal kuruluşlardan biridir.11

Đkinci Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908 yılından 1923’e kadar geçen süre içindeki Đstanbul’da, 13’ü Anadolu şehirlerinde olmak üzere toplam 24 milli banka kurulmuş, bunlardan 14’ü Cumhuriyet döneminde de faaliyetini sürdürmüş, diğerleri kapanmak zorunda kalmıştır. Bugün de faaliyetini sürdüren sadece iki banka kalmıştır: Türk Ticaret Bankası A.Ş. ve Milli Aydın Bankası- Tarişbank A.Ş.12

7 Đlker Parasız, Türkiye’de Bankacılığın Tarihsel Gelişimi: 75. Yılda Paranın Serüveni, Đstanbul:

Tarih Vakfı Yayınları, 1998, s. 109.

8 Sumru Bakan, “Osmanlı’dan Günümüze Türk Bankacılık Kesimi”. Đktisat Dergisi, S. 417 (Eylül 2001), s. 31.

9 Zeynep Yazıcı, “1900-1923 Dönemi: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e”, Uzman Gözüyle Bankacılık. Y.7, S.30 (Şubat 2000), s. 8.

10 Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s.11-14.

11 Yazıcı, a.g.e., s.8.

12 Akgüç, a.g.e., s.16-17.

(18)

7 Tablo 1. Cumhuriyet Dönemi Bankacılık Evreleri

1923-1932 Milli bankacılığın geliştiği dönem

1933-1944 Devletçilik ve devlet bankalarının kuruluş dönemi 1945-1960 Özel bankaların gelişme dönemi

1961-1979 Planlı dönem

1980-1990 Bankacılıkta serbestleşme ve dışa açılma dönemi 1990 Sonrası Holding bankacılığı ve Hazine finansörlüğü dönemi13 Kaynak: Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 19.

1923-1932 döneminde, 1923’te Đzmir’de toplanan Türkiye Đktisat Kongresi’nde ele alınan kararlara uygun olarak, ekonomik kalkınmanın milli bankalarla gerçekleşebileceği kanaati hakim olmuştur. Devlet bu dönemde milli bankacılığın gelişimini desteklemiştir.

Tablo 2. Milli Bankacılığın Gelişimi 1924 Türkiye Đş Bankası

1925 Türkiye Sınai ve Maadin Bankası (1932’de Türkiye Sanayi ve Kredi Bankası oldu) 1927 Emlak ve Eytam Bankası (1946’da Türkiye Emlak Kredi Bankası oldu)

Kaynak: Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 19.

Bu milli bankalardan başka, 1924-1932 döneminde 29 adet tek şubeli yerel banka kurulmuş ve çoğu 1929-1930 dünya ekonomik bunalımı ile birlikte kapanmıştır. 1933- 1944 döneminde, birçok devlet bankası özel yasalarla kurulmuştur.

Tablo 3. 1933-1944 Dönemi Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar

1933 Sümerbank

1933 Belediyeler Bankası (daha sonra adı Đller Bankası oldu)

1935 Etibank

1935 Denizbank

1938 Halk Bankası ve Halk Sandıkları

Kaynak: Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 19.

Đkinci Dünya Savaşı’ndan sonra özel bankalar yavaş yavaş gelişmeye başlamıştır. Savaş sonrası içte ve dıştaki ekonomik canlanmanın sonucu olarak hareketlenen bankacılık

13 a.g.e., s.20-27.

(19)

8 sektöründe, bu dönemde başta Yapı ve Kredi Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Akbank, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası gibi bankalar olmak üzere, üçü özel kanunlarla, bankalararası birleşmeler dahil 30 yeni banka kurulmuştur. Özel bankaların geliştiği bu dönemin diğer bir özelliği banka sayısıyla birlikte şube sayısında da artış olması ve şube bankacılığının yaygınlaşmaya başlamasıdır. Bu dönemde, özel yasalarla üç banka kurulmuştur.

Tablo 4. Đkinci Dünya Savaşı Sonrası Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar 1952 Denizcilik Bankası

1954 Türkiye Vakıflar Bankası 1959 Türkiye Öğretmenler Bankası

Kaynak: Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 20.

Bankacılıktaki gelişmelere paralel olarak, bankacılık mesleğinin gelişmesi, işbirliğinin sağlanması ve haksız rekabeti önleyici kararların alınması ve uygulanması amacıyla, tüzel kişiliği haiz Türkiye Bankalar Birliği kurulmuş ve 1958 yılında faaliyete geçmiştir. 1945-1960 döneminde 30 banka kurulmasına karşılık, 14 banka tasfiye edilmiş veya faaliyetini durdurmuştur.14 Bu 14 bankanın dördü 1959 yılında faaliyetlerini sona erdirmiştir. Türkiye ekonomisinde 1950’lerin sonunda yaşanan ekonomik bunalım ve bunun sonucunda uygulanan 1958 istikrar programının bankalar üzerindeki olumsuz etkisi, 1960’ların başında da devam etmiştir.

1950’lerde ekonomide yaşanan serbestleşme ve özel sektörün gelişmesine paralel olarak, 1958 yılında 7129 sayılı yeni Bankalar Kanunu çıkarılmıştır. Bu çerçevede, serbest rekabet şartlarının yerleşmesi ve yaşanan ekonomik bunalımın etkisiyle birçok yerel ve küçük banka tasfiye olmuştur.15 1960-1964 arasında birçok banka kapanmıştır.

Bu çerçevede, tasarruf sahiplerinin haklarını güvence altına almak üzere, T.C. Merkez Bankası nezdinde Bankalar Tasfiye Fonu, daha sonra 1982 yılında patlak veren banker krizinin ardından kurulan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiştir.

Planlı dönem denilen 1961-1979 döneminin önemli özelliği, plan hedeflerine uygun olarak çok şubeli büyük bankacılığın gelişmesi ve 1970’lerde holdinglerin bankaları ele geçirmesiyle birlikte, holding bankacılığının ve ihtisas bankacılığının gelişmesidir.

14 a.g.e., s. 39-48.

15 Parasız, a.g.e., s. 111.

(20)

9 Tablo 5. 1961-1979 Yılları Arasında Kalkınma ve Yatırım Bankaları

1960 T.C Turizm Bankası

1963 Sınai Yatırım ve Kredi Bankası 1964 Devlet Yatırım Bankası

1975 Devlet Sanayi ve Đşçi Yatırım Bankası (DESĐYAB)

Kaynak: Öztin Akgüç, 100 Soruda Türkiye’de Bankacılık, Đstanbul: Gerçek Yayınevi, 1987, s. 20.

Bu dönemde, kalkınma ve yatırım bankalarına öncelik verilmiş ve milli ticaret bankalarının kurulması kısıtlanmış olmakla birlikte, Türk Ekspres Bankası Buğday Bankası’nın birleştirilmesiyle oluşan Anadolu Bankası 1962’de, Amerikan Türk Dış Ticaret Bankası 1964’te, Arap-Türk Bankası ise 1970’de kurulmuştur. Daha sonra unvanı Türk Dış Ticaret Bankası (DIŞBANK)olarak değiştirilen ve %24’ü yabancılara ait olan Amerikan-Türk Dış Ticaret Bankası ile %60’ına yabancıların sahip olduğu Arap-Türk Bankası, bu dönemde Türk Bankacılık sektörünün dışa açılmaya başladığını göstermektedir.

Kısacası, planlı dönemde, ticari bankaların kuruluşu sınırlanmış ve ihtisas bankacılığı ön plana çıkmış, küçük ve yerel bankalar azalmış, çok şubeli büyük ölçekli bankacılık ve holding bankacılığı yaygınlaşmıştır. Holding bankacığının gelişmesinde 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nun “bankaların en az %25 sermayesine sahip bulundukları iştiraklerine açacakları kredi oranında üst sınırı” kaldıran 38. Maddesi ile özel kesime sağlanan teşvikler, holdinglere tanınan vergi avantajları ve kamuoyunda prestij kazanma gibi nedenlerin etkili olduğu ifade edilmektedir.

1980-1990 dönemine gelindiğinde, Türkiye Ekonomisinde 24 Ocak 1980 kararlarının ardından göstermiştir. Bu çerçevede, 1 Temmuz 1980 tarihinde kredi ve mevduat faizlerinin serbest bırakılmasının ardından hızla gelişen bankerlik sistemi, 1982 yılında banker krizinin yaşanmasına neden olmuştur. Bunun üzerine 1 Ocak 1983’ten itibaren faizler yeniden kontrol altına alınmıştır. 1987’de yeniden serbest bırakılan faizlere, aşırı rekabetten dolayı artan mevduat faizleri nedeniyle 1989’da üst sınır konulmuştur.16

Ekonomideki dışa açılma ve mevzuattaki liberalizasyon sonucu bu dönemde yabancı bankaların sayısı hızla artmış ve birçok yeni ticaret bankası kurulmuştur. 1980-1990

16 a.g.e., s. 131.

(21)

10 döneminde kurulan ticaret bankası sayısı 19 olup, bunlardan 8’i yabancıdır. Bu dönemde, ayrıca dördü yabancı sermayeli olmak üzere 8 kalkınma ve yatırım bankası kurulmuştur. 1980-1990 döneminde, Türkiye’de yabancı bankaların sayısı artarken, Türk bankaları da yurt dışına açılarak şube veya temsilcilik açmış, banka kurmuş veya kurulu bankalara iştirak etmiştir. 1982 sonunda başlayan banker krizi, 1983 ve 1984’te altı milli bankanın faaliyetine son vermesine neden olmuştur. Bu çerçevede, 1983’te Hisarbank, Đstanbul Bankası ve Ortadoğu Đktisat Bankası (ODĐBANK) zorunlu olarak T.C. Ziraat Bankası’na devredilmiş, Đşçi Kredi Bankası’nın ise faaliyetine son verilmiştir. 1984’te ise, Đstanbul Emniyet Sandığı T.C. Ziraat Bankası ile birleşmiş, Türkiye Bağcılar Bankası’nın da bankacılık faaliyeti sona erdirilmiştir.17

1980 sonrasında ekonomideki ve finansal piyasalardaki gelişmeler bankaların yapısını değiştirmiştir. Dış ticaretin artması, ĐMKB’nin kurulması, Merkez Bankası nezdinde bankalararası TL ve döviz piyasalarının kurulması ve açık piyasa işlemlerinin başlaması, bankaların menkul kıymet işlemlerine ve fon yönetimi ve döviz işlemlerine ağırlık vermelerine neden olmuştur. Bankalar bu konularda gelişme kaydetmek ve piyasada pay sahibi olmak için otomasyon yatırımları yapmıştır. Bu bağlamda bankaları bilgisayarlaşma ve ATM ağı kurma, fon yönetimi birimleri ve “Dealing room”lar oluşturma, yeni ürünler ve hizmetler sunma yolunda önemli adımlar atmışlardır.18 1993 yılının sonlarına doğru hükümetin uyguladığı yanlış ekonomik politikalar ve hazine ihalelerini iptal etmesi ve bunlara bağlı olarak uluslar arası rating kuruluşlarının ülkemizin kredi notunu düşürmesi kriz ortamını hazırlamıştır. Bu gelişmeler aşırı değerlenen TL’de devalüasyon beklentisiyle birleşince 1994 başlarında kriz patlak vermiştir. Hazine ihalelerinin iptali sonucu piyasada kalan TL, Hazine ve TCMB arasındaki uyuşmazlık nedeniyle piyasada kalmış ve dövize yönelmiştir. Bu durum kurlarda hızlı bir artışa yol açmış ve büyük oranda açık pozisyonu olan bankalar zor durumda kalmıştır.19 1990’lı yıllarda, Türkiye ekonomisinde önemli bir dolarizasyon yaşanmıştır. 1990’da Döviz Tevdiat Hesaplarının geniş tanımlı para arzı M2Y içindeki

17 a.g.e., s. 69-70.

18 Mehmet Günal, “Bankacılık Sektörünün Açık Pozisyonları Üzerine Bir Đnceleme: 1989-1995”, Uzman Gözüyle Bankacılık, N. 10 (Haziran 1995), s. 8-15.

19 Mehmet Günal, “Electronic Money, Its Implications for Central Banks and Monetary Policy, and the Case in Turkey”, ODTÜ uluslararası IV. Ekonomi Kongresi, Ankara: ODTÜ (13-16 Eylül 2000), s.12.

(22)

11 oranı %23.3 iken 1994’te bu oran %47.3’e çıkmıştır. Bu durum kriz öncesi dönemde bankaların döviz kaynaklarına bağımlılığının da bir göstergesidir.

1996-1998 döneminde kısa süreli hükümetlerin iktidarda olması ve ekonomideki belirsizlik bankacılı sektörünü de etkilemiştir. Ekonomide yapısal önlemlerin alınamaması ve buna bağlı olarak büyüyen kamu açıklarının finansmanı, bankacılık sektörlerinin açık pozisyonlarını tekrar artırarak, kamu kağıtlarını almalarını ve kolay kazanç sağlamalarını teşvik etmiştir.20

Türkiye’de Haziran 1999 yılında Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ve Avrupa Birliği kriterlerine uygun olarak Bankalar Yasası çıkarılmıştır. Bu yasa çerçevesinde, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu’nun oluşumu tamamlanmış, görev ve yetkileri düzenlenmiş, sektöre yeni banka katılması, şube açılması, bankacılık yapma yetkisinin iptali veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesi gibi temel konular, yeniden ele alınmıştır. Yasanın böyle bir yapılanmaya gidisindeki temel amaç, çağdaş bankacılığın bir gereği olarak, sisteme yönelik politik müdahalelerin en aza indirilmesidir. Yapılan bu değişiklikler, sisteme ve sektöre olan güveni tazelemesi ve mali sistem dışında değerlendirilen tasarrufları sisteme çekmesi, sektördeki birleşme ve yeniden yapılanmaları hızlandırması açısından önemlidir. Türk bankacılığı 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan iki kriz sonrasında alınan tedbirler ile birlikte yeni bir yapıya kavuşmuştur. 2000’li yıllarda Türkiye ekonomisine ve bankacılık sektörüne damgasını vuran kriz harici bir diğer olgu ise; internet bankacılığının gelişmesi ve yaygınlaşmasıdır.21 Đnternet bankacılığı, ticari bankaların yüzünü de değiştirerek önceki tüm iletişim devrimlerinden çok daha hızlı bir gelişme göstermiştir. Elektronik ticaretin gelişmesiyle birlikte, internet bankacılığının yanı sıra telefon bankacılığı da bu dönemde büyük gelişme göstermiştir. Artık günümüzde hemen hemen sektördeki tüm bankalar, birçok bankacılık hizmetini telefon bankacılığı ve internet bankacılığı üzerinden verir duruma gelmişlerdir. Bunlar göz önüne alındığında ulusal bankacılığımızın teknoloji

20 Barlas Yurtsever, Cumhuriyetin 75. Yılına girerken Türk Bankacılığı: 75 Yılda Paranın Serüveni, Đstanbul: Tarih Vakfı Yayınları, 1998, s. 139.

21 Đlker Parasız, Para Banka ve Finansal Piyasalar, 7.b, Bursa: Ezgi Kitabevi Yayınları, 2000, s. 113- 114.

(23)

12 kullanımı açısından uluslararası standartları yakaladığını söylemek doğru bir yaklaşım olacaktır.22

Bankacılık sektörünün yapısı denilince, kurumsal ve ekonomik olmak üzere iki yapıdan söz etmek mümkündür. Kurumsal yapı, bankaların türüne göre ayrımını ve sahipli yapısını içine almaktadır. Ekonomik yapı ise, bankacılık sektöründe rekabet eksikliğini gösteren oligopolistik yapı ve sektörün içinde faaliyet gösterdiği finans sisteminin yapısını ifade etmektedir.

Sektörün kurumsal yapısını incelemek için, Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar Türkiye Bankalar Birliği’nin sınıflandırmasına uygun olarak ele alınacaktır. 1980’li yıllarda ekonomide yaşanan dışa açılma ve liberalizasyonun ardından bankacılık sisteminde banka sayısı artmış, yabancı bankalar kurulmuş veya şube açmış, bankalar dışa açılarak ve gelişen teknolojileri kullanarak daha rekabetçi bir konuma gelmiştir.

Ancak, 1980 ve 1990’larda yaşanan hızlı gelişmelere rağmen, Türk bankacılık sektörü hala oliopolistik yapıdadır ve kamu kesiminin sektördeki ağırlığı devam etmektedir.

22 B. Tunay ve M. Uzuner, Türk Bankacılık Sektörünün Geleceği, Đstanbul: Beta Basım Yayım A.Ş., 2001, s. 301.

(24)

13 Tablo 6. 1995-2001 Bankacılık Sisteminin Yapısı

Bankalar 1995 1999 2000 2001

Ticaret Bankaları 55 62 61 56

5 4 4 4

32 31 28 27

- 8 11 8

 Kamusal Sermayeli Bankalar

 Özel Sermayeli Bankalar

 TMSF’na Devredilen Bankalar

 Yabancı Bankalar 18 19 18 17

Kalkınma ve Yatırım Bankaları 13 19 18 18

3 3 3 3

7 13 12 12

 Kamusal Sermayeli Bankalar

 Özel Sermayeli Bankalar

 Yabancı Bankalar 3 3 3 3

TOPLAM 68 81 79 74

Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, Mayıs 2001.

Türkiye’de 2001 Mayıs ayı sonu itibariyle 74 banka faaliyet göstermektedir. Tablo:

6’da yer alan ve Türkiye Bankalar Birliği’nin yaptığı sınıflandırmaya göre, bankaların 4’ü kamu sermayeli ticaret bankası, 27’si özel sermayeli ticaret bankası, 8’i Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen özel sermayeli ticaret bankası, 17’si yabancı sermayeli banka, 3’ü kamu sermayeli kalkınma ve yatırım bankası, 12’si özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası, 3’ü yabancı sermayeli kalkınma ve yatırım bankasıdır.23

23 Đbrahim Aydınlı, “Türk Bankacılık Sistemi Piyasa Yapısı”, Sermaye Piyasası Kurulu, N. 40 (Mayıs 1996), s. 55-59.

(25)

14 Tablo 7. Bankacılık Sisteminde Banka ve Şube Sayısı

Mart 2008 Aralık 2008 Mart 2009

Banka Şube Banka Şube Banka Şube

Mevduat Bankaları 33 7.801 32 8.741 32 8.775

Kamu Bankaları 3 2.246 3 2.416 3 2.443

Özel Bankalar 11 3.759 11 4.290 11 4.299

Fondaki Bankalar 1 1 1 1 1

Yabancı Bankalar 18 1.795 17 2.034 17 2.032

Kalkınma ve Yatırım Bankaları

13 51 13 49 13 50

TOPLAM 46 7.852 45 8.790 45 8.825

Kaynak: TBB / Đstatistiki Raporlar / Banka, Şube ve Personel Bilgileri / Eylül 2009

Banka şube sayısındaki artış yavaşlamakla birlikte Ocak-Mart 2009 döneminde de devam etmektedir. Personel sayısı ise azalmıştır. Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarındaki toplam şube sayısı son bir yılda 973 adet, Ekim-Aralık 2008 dönemine göre ise 35 adet artarak 8.825’e yükselmiştir. 2008 yılı sonuna göre şube sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 27, özel sermayeli mevduat bankalarında 9, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 1 adet artarken, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 2 adet azalmıştır. 08 Ocak 2010 tarihi itibari ile Mart 2009 tarihinde sadece kalkınma yatırım banka sayısı 17’den 13’e inmiştir.24

24 10.01.2010 Tarihi Đtibariyle Üye Bankaların Bilgileri, (Çevrimiçi),

http://www.tbb.org.tr/tr/Banka_ve_Sektor_Bilgileri/banka_listesi.asp?tarih=10.01.2010, (Erişim Tarihi 08 Ocak 2010)

(26)

15 Grafik 1. Yıllar Đtibariyle Şube ve Personel Sayısı

120 125 130 135 140 145 150 155 160 165 170 175

02 03 04 05 06 07 08 09/1 09/2 09/3

Pe r s one l (Bin)

5,500 6,000 6,500 7,000 7,500 8,000 8,500 9,000 9,500 Şube

Personel Şube

Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği, Eylül 2009.

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı son bir yılda 7.753 kişi (yüzde 5 oranında) artarken, Ekim-Aralık 2008 dönemine göre ise 550 (yüzde 0.3 oranında) kişi azalarak 171.048 olmuştur. 2008 yılı sonu rakamlarına göre çalışan sayısı özel sermayeli mevduat bankalarında 183 kişi, yabancı sermayeli mevduat bankalarında ise 604 kişi azalırken, kamusal sermayeli mevduat bankalarında 228 kişi, Fon bankasında 2 kişi, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 7 kişi artmıştır.25

1.2. Bankacılık Türleri

Günümüzde hızla değişen ekonomik ve teknolojik koşullar, bankacılıkta farklı faaliyet alanlarının doğmasına neden olmuştur. Böylece bankalar örgütlenmenin yasal niteliğine, mülkiyet yapılarına, şube sayılarına, uzmanlık alanlarına ve ekonomik fonksiyonlarının özelliklerine göre çeşitli sınıflara ayrılmıştır.26 Küçük-orta-büyük banka, uzmanlaşmış-uzmanlaşmamış banka, holding bankacılığı, parekendeci ve toptancı bankacılık, hizmet (yatırım) bankacılığı, ziraat-halk bankacılığı, bireysel-ticari- kurumsal bankacılık gibi.

25 Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye’de Bankacılık Sistemi Banka, Şube ve Personel Bilgileri, (Mart 2009).

26 Mehmet Başar ve Metin Coşkun, Bankacılık Uygulamaları, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi, 2006, s.

55-60.

(27)

16 Aslında söz konusu sınıflandırmalar bankaların fonksiyonları, kuruluş amaçları, hizmet çeşitlilikleri, faaliyet alanları, hitap ettikleri kitle gibi farklı etkenler göz önüne alınarak yapılır. Aşağıda bankalar faaliyet alanları temel alınarak sınıflandırılmıştır;

• Ticari Bankalar

• Yatırım Bankaları

• Kalkınma Bankaları

• Özel amaçlar için kurulmuş bankalar

• Kıyı Bankaları

• Uluslararası Bankalar

• Merkez Bankası

1.2.1. Ticaret Bankaları

Genellikle bir yıla kadar olan kısa vadeli işlemlerle mevduat toplayarak ticaret ve üretimi finanse eden ticaret bankaları, sektörde önemli bir yer tutar.

Başlıca fon kaynakları;

• Mevduat,

• Kullanılan krediler,

• Özkaynaklardır.

Bu fonlarıda aşağıdaki yöntemlerle değerlendirirler;

• Kredi vererek,

• Sabir kıymetler satın alarak,

• Menkul kıymetler satın alarak,

• Đştirakte bulunarak

Ticaret bankaları, fon akımının yanısıra, birçok bankacılık ürünü ile hizmet sunan kurumlardır. Ülkemizdeki ticaret bankalarına örnek olarak Đş Bankası, Akbank, Yapı Kredi Bankası gibi özel bankalar ile Ziraat Bankası, Halk bankası gibi kamu sermayeli bankalar verilebilir.

1.2.2. Yatırım Bankaları

Yatırım Bankaları, mevduat toplama yetkisi olmayan, geniş bir şube ağının olmaması nedeniyle bankacılık hizmet ürünlerinin tamamını sunamayan ve ticaret bankalarına kıyasla ticari faaliyetleri sınırlı olarak yerine getirebilen bankalardır. Yatırım Bankaları;

• Borçlanma tahvili ihraç ederek,

(28)

17

• Yurtiçi/dışı bankalardan kredi alarak, sağladıkları kaynaklarını,

• Menkul değer portföylerinin finansmanı,

• Finansal kiralama işlemlerinin fonlanması

• Firmalara orta ve uzun vadeli yatırım ve proje kredisi kullandırımı yollarıyla değerlendirebilir.

Ayrıca yatırım bankaları, firmaların menkul değer ihracına aracılık etme, teminat mektubu verme, dış ticaret işlemleri, şirket birleşme ve devir işlemleri, yatırım danışmanlığı, halka arz gibi hizmetler sunan bankalardır. Ülkemizde Nurol Yatırım Bankası A.Ş ve GSD Yatırım Bankası A.Ş gibi bankalar, yatırım bankalarına örnek olarak gösterilebilir.

1.2.3. Kalkınma Bankaları

Hükümet tarafından yapılan kalkınma planları çerçevesinde, kalkınmada öncelikli yöre ve sektörlere yönelik finansman sağlamak amacıyla kurulan bankalardır. Yatırım

sermayesi açığını gidermek ve teknik yardım sağlamak yoluyla girişimcilerin yatırım ile ilgili kuşkularını gidermek ve sanayileşme sürecini hızlandırmak gibi amaçlarla hareket ederler.

Kalkınma bankalarının mevduat toplama yetkisi yoktur. Kaynaklarını, uluslar arası kurumlardan aldıkları kredilerle, hükümetten yapılan yardımlarla ve tahvil çıkararak borçlanma suretiyle oluştururlar. Türk Sınai Kalkınma Bankası A.Ş ve Türkiye kalkınma Bankası A.Ş., ülkemizdeki kalkınma bankalarına örnek olarak verilebilir.

1.2.4. Özel Amaçlar ile Kurulmuş Bankalar

Özel bir yasayla kurulan ve kuruluşuna esas olan amaca yönelik faaliyetlerde bulunan bankalardır.

T.C. Ziraat Bankası, başlangıçta tarım sektörünü ve çiftçiyi desteklemek; Halk Bankası ise, orta ve küçük boy üreticileri (KOBĐ) desteklemek amacıyla; Emlek Bankası, konut yaptırmak ve satmak için; Turkeximbank ise, ihracatı finanse etmek amacıyla kurulmuş özel amaçlı bankalardır. Bu bankaların bir kısmı, özel amaçlarının yanı sıra, hertürlü bankacılık hizmetini toplumun tüm kesimlerine sunan ticaret bankaları olarak faaliyet göstermeye başlamıştır.

(29)

18 1.2.5. Kıyı Bankaları

Aslında kıyı ötesi anlamına gelen off shore bankacılığı Türk bankacılık literatüründe

‘kıyı bankacılığı’ olarak geçer.

Bu bankalar, denetimin ve vergilendirmenin asgari düzeyde olduğu yerlerde konvertibl paralar üzerinden işlem yaparak, çok uluslu şirketlere ve uluslararası girişimlere hizmet verirler. Bazıları, mevduat sertifikası ihracıyla para piyasasına ağırlık vermekte, bazıları da interbank piyasasından fon sağlamakta ya da gizli hesaplara sığınak

oluşturmaktadırlar. Euro-kredi sendikasyonları ve yabancı tahvil ihraçları yanında, faiz ve para swap’i, fon yönetimi, leasing, factoring, forfaiting, altın ve döviz işlemleri başlıca faaliyet alanlarıdır.

Kıyı bankaları, genellikle serbest bölgelerde faaliyette bulunurlar. Kıyı bankalarının faaliyet gösterdiği en bilinen yerler Panama, Lüksemburg, Bermuda, Liechenstein, Cayman Adaları, Malta ve Bahreyn’dir.

1.2.6. Uluslararası Bankalar

Ticari bankacılığın banka müşterilerinin (mudiler ve/veya kredi alanlar) yurtdışında olması durumunda ‘uluslar arası’ özellik kazanacağı kabul edilir. Uluslar arası finans merkelerinde faaliyet gösteren, dünya üzerinde yaygın bir şube ağı olan, işlem hacmi itibariyle yerli veya, yabancı müşterilere toptancı veya parekendeci bankacılık hizmetleri sunabilen bankalar, uluslar arası banka olarak tanımlanır.

Uluslar arası bankacılık ağı, ülke dışında şube veya temsilcilik açılması, ticar, banka kurulması, konsorsiyum banka oluşturulması veya muhabir bankacılık ilişkileri ile oluşturulabilir.

Ülkemizde faaliyet gösteren uluslar arası bankalara, Citibank ve HSBC’yi örnek olarak verebiliriz.

1.2.7. Merkez Bankası

Dünyadaki Merkez Bankalarının temel işlevleri, fiyat istikrarını sağlamak, ülke içindeki para arzı, dolayısıyla para piyasasını düzenlemek, bankacılık sistemini yönendiren kurum olarak ülkedeki kredi hacmini ve dağılımını ayarlamak, ülkenin altın ve döviz rezervlerini yönetmek, dış ödemeleri düzenlemek ve devletin veznedarlığını yada mali ajanlığı işlevini yerine getirmektir. TCMB, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını, doğrudan kendisi belirler.

(30)

19 Temel amacı ile çelişmemek kaydıyla, hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler. TCMB’nın bu görevleri yerine getirirken başvurduğu yöntemler şunlardır:

• Açık piyasa işlemleri yapmak,

• Hükümetle birlikte Türk lirasının içte ve dışta değerini korumak için gerekli tedbirleri almak,

• Kur rejimini belirlemek,

• Zorunlu karşılık ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek,

• Reeskont ve avans işlemleri yapmak,

• Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek,

• Ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak ve bunların işlemesini sağlamak,

• Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak ve mali piyasaları izlemek.27

1.3. Türk ve Dünya Bankacılığının Bugünkü Konumuna Gelmesindeki Faktörler

Türk Bankacılık Sistemi yeni kurulmuş bir sistem değildir. Türkiye, geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanan köklü bir bankacılık geleneğine sahip bulunmaktadır. Son 20 veya 30 yılık süre içerisinde bankacılık sektörü Türk finans kesiminde öncü bir role sahip olmuş ve Türkiye ekonomisinin finansal liberalizasyonuna yönelik yapısal değişikliklere katkıda bulunarak önemli bir gelişme göstermiştir. Yeniden yapılanma ve uluslararası piyasalarla bütünleşme çabalarına paralel olarak, Türk bankaları da gerek kurumsal yapılarında, gerekse sundukları hizmet ve ürün kalitesinde önemli değişiklikler gerçekleştirmişlerdir. Piyasaya yönelik politikalar ve daha liberal hale gelmiş olan finansal sistemle ile ortaya çıkan özgürlüğün bir sonucu olarak, yerli girişimcilerin yanısıra pek çok yabancı yatırımcı ve girişimci de potansiyel olarak karlı bulunan Türk bankacılık sektörüne çekilmiştir.

Türk Bankacılığı sistemde 130 yıldır vardır. Ayrıca, sistem risklerle nasıl başa çıkabileceğini bilmekte ve uluslararası alanda güvenirliliği bulunmaktadır. Türk Bankacılık sistemi dünyadaki bir ok ulusal bankacılık sektörlerinden daha sağlıklı ve dinamik bir yapıdadır. Đnsan kaynakları iyi eğitimlidir. Gözetim ve denetim

27 ‘Temel Bankacılık Eğitimi’, (Çevrimiçi)

http://www.tbb-bes.org.tr/tbb/DesktopModules/LessonReqCatalog.aspx?sTab=e- Eğitim%20%20Kataloğu&back=1 (Erişim Tarihi: 12 Ocak 2010).

(31)

20 işlevleri uzun yılların tecrübesini gerektiren işlevlerdir ve bu birikim Türkiye’de mevcuttur.28

Ekonominin dışa açılması ve küreselleşme çalışmalarına paralel olarak faaliyet gösteren Türk bankaları, yabancı mali kuruluşlara da yatırım yapmaya başlayarak bir adım ileriye gitmişlerdir. Türk bankaları yurtdışında mali iştirakler edinmekte ve şubeler açmaktadırlar.29

Tablo 8. Türk Bankacılığının Bugünkü Konumuna Gelişi

Yıl Toplam Krediler

Toplam Aktifler

Toplam Mevduat

Ödenmiş Sermaye

Net Dönem Kar Zararı

Toplam Özkaynaklar

Şube Sayısı

Personel Sayısı

2005 147.343 382.170 237.479 18.786 5.890 52.357 6.471 137.219 2006 214.343 482.248 303.132 24.473 10.660 58.626 7.140 149.185 2007 275.318 559.630 342.289 31.325 14.344 74.875 7.938 165.870 2008 370.197 720.724 439.143 38.933 13.044 84.468 9.107 182.028 2009 384.879 803.798 502.182 42.487 18.784 108.918 9.443 181.466 Kaynak:http://ebulten.bddk.org.tr/AylikBulten/Ozel.aspx (Erişim Tarihi: 10 Ocak 2010).

Sabah gazetesi yazarlarına göre, 2001 yılında Türk bankaları yurt dışından döviz kredisi alabilmek için adeta yabancı bankaların kapılarını aşındırıyordu. Ancak aradan geçen 6 yıl içinde Türk bankaları artık yabancı bankalara borç verecek konuma geldi. 2001 krizi sonrası faizlerin düşmesiyle Türkiye'de bankacılık sistemi de derinlik kazanmaya başladı. 2001 yılında sektörün toplam aktif büyüklüğü 170 milyar YTL iken bu oran 2007 yılında 516 milyar YTL'ye yükselerek yüzde 204 büyüme gösterdi. Aynı dönemde bankacılık sektöründe toplam krediler ise 48 milyar YTL'den 244 milyar YTL'ye çıktı.

2001-2007 yılları arasında borsada işlem gören şirketlerin değerleri de arttı. Đstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın piyasa değeri de bu süre içinde 47 milyar dolardan 220 milyar dolara yükseldi. Borsanın değeri 6 yıl içinde yüzde 368 oranında arttı.30

1980’li yıllarda başlayan mali liberalizasyon süreciyle, bankacılık dahil bütün mali sistemde yapısal değişiklikler uygulamaya konmuş; faiz oranları ve döviz kurlarındaki

28 Gazi Erçel, “Türk Bankacılık Sistemi”, Türk Amerikan Konseyi Toplantısı, Ankara: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (18 Mart 1999).

29 a.g.e.

30 “Bankacılıkta Nereden Nereye”, (Çevrimiçi)

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/09/18/haber,29DE09945B924E92A677120E1D3535EF.html (Erişim Tarihi: 28 Nisan 2009).

(32)

21 sınırlamaların kalkması da, bu yapısal değişikliklerin hızla yerleşmesinde önemli rol oynamıştır. Reform niteliğindeki bu yapısal değişiklikler, bankacılık sektörünün ve mali sistemin gelişmesini ve büyümesini sağlamıştır. Fakat 1990’lı yıllardaki olumsuz gelişmeler bankacılık sektörünün mali bünyesinin önemli ölçüde bozulmasına neden olmuş, bankalar, uzun süre çok yüksek riskli bir ortamda çalışmışlardır. Bu dönemde hızla artan kamu kesimi borçlanma gereği ve bütçenin finansmanında kamu bankaları kaynaklarının kullanılması bu süreci hızlandırmıştır. 2000’li yıllara gelindiğinde bankacılık sektörü çok ciddi bir riske maruz kalmış, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, bankaların mali bünye sorunlarının çözülmesi, kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu amaçla Bankalar Kanunu’nda radikal değişiklikler yapılmış, bankaların faaliyetlerinin düzenlenmesine ve denetimine yeni bir yaklaşım getirilmiştir. Yeniden yapılanma ve uluslararası piyasalarla bütünleşme çabalarına paralel olarak, Türk bankaları da gerek kurumsal yapılarında, gerekse sundukları hizmet ve ürün kalitesinde önemli değişiklikler gerçekleştirmişlerdir Böylece “Bankacılık Sektörü”, Türkiye ekonomisinde uluslararası rekabete açık ve düzenlemeler itibariyle AB’ye uyuma hazır sektörlerin başında yer almaktadır.31

Çok büyük bir şey oldu bu altı ay içinde, varlıklı olanların varlıkları yok oldu. Varlığı olanların varlıkları çöktü, azaldı. Bankaların isimlerinin önemi yok, kimisi 250 milyar dolar'dan, 19 milyar dolar'a düştüğünü gösteriyor. Kimisi 120 milyar dolar'dan, 4 milyar dolar'a düştüğünü gösteriyor. Burada önemli olan tespit şu; bankalar nereden nereye geldiler[...]32

Şenver ise, dünya bankacılığının bugünkü konumundan denetim ve yönetim eksikliğinin sorumlu tutulduğuna yer vermektedir.

Büyük zararlar yapılmış, değerli şeyler diye gösterilen şeylerin aslında o değerde olmadığı farkına varılmış ve bu oyundan bazıları para kazanmış, bu oyundan bazıları daha zengin olmuş. Şimdi soru şu; bunun faturasını kime çıkartalım? Zengin olan kısıtlı grubamı çıkartalım? Zengin olan ve sorunlarını çözmeye çalışan bir, iki ülkemi olsun bu faturayı ödeyecek? Yoksa bütün dünya mı ödesin? Bu faturayı herhalde dünya’ya ödetecekler. Türkiye dahil olmak üzere. Dünya bankacılık sistemi maalesef bu hale geldi. Türk bankacılığını ayrı tutuyorum, Türk bankacılığı sağlam bir şekilde

31 Oğuz Yıldırım, “Türk Bankacılık Sisteminin Temel Sorunları ve Sektörde Yaşanan Mali Riskler”, (Çevrimiçi) http://www.econturk.org/Turkiyeekonomisi/oguzbanka.doc (Erişim Tarihi: 3 Mayıs 2009), s.

12.

32 Bülent Şenver, “Dünya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu” (15.04.2009), (Çevrimiçi) http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?TabId=166&mid=999&ItemId=12587 (Erişim Tarihi: 10 Mayıs 2009).

(33)

22 duruyor şuanda, ileriye yönelik inşallah o sağlamlığı da devam edecektir. Dünya bankacılığı niye bu hale geldi? Ben soruyorum ;"Seni bu hale kim getirdi? Sana elimi uzatmadan önce sormak istiyorum, seni bu hale kim getirdi? Đtiraf et, söyle ki herkes duysun, yoksa elimi uzatmıyorum. Söylemeye başlıyor birer birer. "Beni bu hale yönetim zafiyeti getirdi” diyor[…]33

Şenver ayrıca, yazısında dünya bankacılığının bugünkü konumuyla ilgili kapitalist düzen, ahlaksızlık, moralite eksikliği, etiksizlik, iş etiği noksanlığının sorumluluğuna da yer vermektedir.

33 a.g.e.

(34)

23

2. BĐREYSEL BANKACILIĞIN GELĐŞĐMĐ VE SEKTÖRÜN GELĐŞĐMĐNE ETKĐSĐ

2.1. Bireysel Bankacılık

Bankacılık hizmetlerini ya kendi bünyelerinde kurdukları birimler ya da yan kuruluşları aracılığıyla müşterilere sunan ve kurumsal bankalardan daha küçük bir finansal hacme sahip olan perakendeci bankalar finansal piyasalardaki gelişmeler sonucunda tüketicilerin gereksinimlerine yönelik geniş bir hizmet yelpazesi ve ürün çeşitliği yaratmışlardır. Tüketicilerin temel finansal gereksinimleri doğrultusunda perakendeci bankacılık piyasasında sunulan hizmetler; mevduat toplamak, kredi vermek, finansal danışmanlık ve ödeme sistemlerine ilişkin hizmetler olarak sınıflandırılabilir.34

Perakendeci bankacılık bu yönüyle ele alındığında bireysel bankacılık çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bireysel bankacılık özellikle son dönemde sektörün yeniden yapılanmasını beraberinde getirmiştir. Telefon bankacılığı, ATM, POS, internet gibi

erişim kanalları sunan teknolojileri bünyesine katan bankalar teknolojinin gelişimiyle paralel hareket etmişler ve veri ambarı, çağrı merkezi gibi sistemlere 2000 yılı itibariyle yatırım yapmaya başlamışlardır. Bunun yanında en önemli gelişmelerden birisi de mobil bankacılık kavramı olmuştur.35

2.2. Bireysel Bankacılığın Gelişimi

Değişimin yaşandığı finans dünyasında bankalar fonksiyonlarını yerine getirirken, sürekli bir yenilik arayışı içerisine girmişlerdir. Bankaların bu anlamda başlattıkları yeniliklerden birisi bireysel bankacılık uygulamalarıdır. Bireysel bankacılık; bankaların pazarlama ve teknolojiyi birbirinin tamamlayıcısı olarak görmeleri sonucunda ortaya çıkan, çağdaş pazarlama anlayışı çerçevesinde teknolojik olanaklardan da yararlanarak, bireylerin sürekli değişen ve artan gereksinmelerini karşılamaya yönelik bankacılık hizmetleri olarak tanımlanabilir.36

34 Alparslan, a.g.e., s. 55.

35 N. Şuman, “Müşteri Bankanın Merkezinde”, BT Haber Dergisi, S. 2 (2001), s. 14.

36 Cem Muratoğlu, Bireysel Bankacılıkta Pazarlama ve Satış, Đstanbul: Türkiye Bankalar Birliği Yayınları, 1998, s. 21.

Referanslar

Benzer Belgeler

(ASOMEDYA, 2001) 1958’de bankacılık düzenleme ilke ve kuralları çerçevesinde, bankaların çıkar ve haklarını korumak, bankacılık sektörünün büyümesini ve

Çeyreksel basit otalamalara baktı ımızda ikinci çeyrekte TL cinsi tüketici ve ticari kredilerde kredi mevduat spredleri ilk çeyre e göre 15 baz puan ve 33 baz puan arttı...

Sektör Kamu Mevduat Bankaları Yabancı Mevduat Bankaları Kalkınma ve Yatırım Bankaları. TL Menkul Kıymetler

Piyasa Araştırmaları

Aâltmış beş yaşında çıkabil - diği Osnıanlı tahtında dokuz yıl bir kukla gibi oturan bu hakan, o kadar mütevazı ve mütevekkil göründüğü halde

*ø5øù 7HPHO LúOHYL PXGLOHUGHQ PHYGXDW WRSOD\DUDN WRSODGÕ÷Õ PHYGXDWODUÕ HNRQRPLN VLVWHP LoHULVLQGHNLR\XQFXODUDNUHGLRODUDNNXOODQGÕUDQ EDQNDJQP]GH

• Kalkınma ve yatırım bankası: Mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine

• Kalkınma ve yatırım bankası: Mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine