Toplumsal Süreçler ve Din
RADİKALLEŞME VE DİN
ANA BAŞLIKLAR
• Köktencilik (Fundamentalizm) Kavramının Kökeni ve Tanımı
• Köktenciliğin Yayılma Süreci
• Köktenci Grupların Ortak Özellikleri
• Küresel Köktencilik
• Köktencilik ve Bilim
• Köktencilik ve Şiddet
‘KÖKTENCİLİK’ KAVRAMININ KÖKENİ
• Kökeni: Amerikalı Protestan yazarların 1910’da kaleme aldıkları
‘Kökler’ (Fundamentals) adlı doksan makalelik bir kitapçık dizisi.
• Bu makalelerin amacı:
i. İncil metinlerinin hatasızlığını savunmak,
ii. Dini metinleri filolojik (tarihsel-linguistik), arkeolojik ve antropolojik açıdan incelemeye başlayan Avrupa’nın ‘tarihsel tenkit’ (higher criticism) yaklaşımına saldırmak,
iii. İlgili muhtelif eleştirileri çürütmek ve bunlara karşı çıkmak.
• Ortaya çıkış nedeni: ‘Modernizm’ olarak isimlendirilen konular;
i. Darvinci evrim görüşü,
ii. Göçmen kökenli kültürel çeşitlilik, iii. Şehirleşme.
‘KÖKTENCİLİK’ KAVRAMININ TANIMI
• «... Köktencilik, kültürel bağlarından sapmış kabul edilen bir toplum için panzehir olarak yeniden ifade edilmesi gereken kutsal bir geleneğe karşı otorite talebinin ilan edilmesidir.»
• «Köktenci olarak kabul edilen davalar ve hareketlerden bahsederken, geleneksel bakış açısı, doğaları gereği bunların modern, bilimsel ve seküler değerlere muhalif olduklarını varsayar. Köktenciler (sanki tek tip bir kategorilermiş gibi), hızla evrilip gelişen ve güçlenen bir dünyada atalarının yolundan giden protestocular olarak görülürler.»
(Shupe,1991)
KÖKTENCİLİK KAVRAMININ YAYILMASI
• Amerikan Protestan Köktenciliği
• Soka Gakkai/Nichiren Shoshu Budizmi
• Minzokuha (Japonya’nın Milli Ruh Okulu)
• İslami köktencilik
1. Emevi çöküşü
2. Abbasi dejenerasyonu 3. İspanya’da Emevi çöküşü 4. Fatımi çöküşü ve Haçlılar
5. Abbasi çöküşü/Türk ve Moğol fetihleri 6. Moğol/Türk işgalleri ve kaoslar (Şii diriliş) 7. Osmanlı çöküşü
8. Çağdaş İslami kriz ortamı
İSLAMİ KÖKTENCİLİK
a. Müslüman Kardeşler b. Benna
c. Sıbai d. Kutub e. Mevdudi
f. İslam Devrimi ve Şii diriliş g. Humeyni
h. Bakır es-Sadır
KÖKTENCİ GRUPLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
I. Kutsal bir metnin tamamen hatasız ve sosyal hayatın tüm ünitelerini kapsayıcı olduğu iddiası,
II. Geçmişi saf-bozulmamış bir bütün olarak görmek ve gündemlerine uyan geçmiş hadise ve örnekleri kendi gelecekleri doğrultusunda seçici bir anlayış içinde kullanmaktan kaçınmama,
III. Geçmişin radikal bir biçimde yeniden üretimi ve bugünü değiştirme çabaları,
IV. Toplumdaki sosyo-ekonomik statüsü iyi olmayan ya da bu konuda karmaşık duygulara sahip uç gruplara hitap etme eğilimi,
V. Çoğu köktenci hareketin modern teknolojiyi kullanma ve kendilerini modern dünyaya adapte eğiliminde olması.
Steve Bruce (2000: 13-15)
KÜRESEL KÖKTENCİLİK
• «Küreselleşme süreci, artarda iki gelişmenin meydana geldiği sekülerleşme olarak nitelenir:
1. Din, gittikçe diğer kurumsal katmanlardan ayrılır;
2. Uluslar üstü şirketler kanalıyla uluslararasındaki karşılıklı iktisadi bağımlılık gittikçe dünyanın ayırt edici özelliği olur.
• Bu nedenle, tüm köktenci hareketlerin altyapısındaki ortak nokta, dini kurumları ve inanışları sürekli ve artan bir biçimde modern toplumun periferisinesürgün eden kurumsal ayrıştırma sürecine gösterilen dirençtir.
Bazen basit bir milliyetçilik diriliş olarak yorumlanan şeye, çoğunlukla, marjinalleşmiş dine yönelik dargınlık da eşlik eder.»
KÜRESEL KÖKTENCİLİK
• Köktencilerin otorite talebi iki boyut içermektedir;
1. Modernleşme adına kutsalın radikal bir şekilde seküler toplumsal alanlardan ayrı tutulmasının reddi;
2. Ne kadar ütopik ya da muğlak şekilde algılanırsa algılansın, bu kurumsal ayrıştırmayı ortadan kaldırmaya dönük bir plan – böylece, kamu politikası tartışmalarında, sırf ciddi anlamda rekabet eden bir çıkar grubu olarak değil, önemli faktör olarak dini, sahnenin merkezine tekrar yerleştirmek.
KÖKTENCİLİK VE BİLİM
• «Köktenciliği bilim karşıtı ya da sadece gerici bilimleri onaylıyormuş gibi nitelemekten çok, kötenci hareketlerin, teolojik olarak toplumu yeniden tanzim etme yüce misyonu için uygun bir araç olarak gördükleri bilim konusunda pragmatik anlamda seçici olduklarını söylemek daha doğrudur.»
• «...köktenci hareketlerin mensupları bilimden otomatik olarak sakınmazlar, fakat onu sadece (yeniden kutsallaştırılmış) terimleriyle ifade etmek isterler.»
(Shupe,1991)
KÖKTENCİLİK VE BİLİM
• «Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’daki köktenci hareketlerin en çarpıcı yönlerinden biri, çok sayıda örnekte olduğu gibi, mensuplarının, modernitenin araç ve teknolojilerinin laikler tarafından kullanılma biçimlerinden dolayı yanlış şekillendiğine inandıkları bir toplumu
‘ıslah etmek’ için söz konusu araçları benimsemeye son derece istekli olmalarıdır. (...) Onlar (...) geleneğin önemli unsurlarını yeniden yorumlama girişimlerinde bile, moderniteye uygun davranmaya dikkat ederler.»
(Mendelsohn,1993)
KÖKTENCİLİK VE ŞİDDET
• «Köktenciler kendilerini, sürekli olarak tehditkar laik bir dünyada (ki bu dünya onları en kötü ihtimalle yok etmek, en iyi ihtimalle de önemsiz kılmak ister), kültürel hegemonyadan mahrum ya da ona zor tutunan mazlumlar olarak görürler. ...Bir çoğunluk konumu aramaya veya sürdürmeye zorlanırlar. Bu şartlar altında şiddet, kutsal bir rejimi yeniden tesis etme adına takviye aracıdır. O artık, sadece isteğe bağlı olmayan, son derece olası bir seçim stratejisi olmuştur.»
• «Küreselleşme, ayrı kimlik arzusunu yeniden ateşler ve kendine has farklılıkları yeniden dillendirir. Özellikle din, bu rahatsızlıkların etrafında toplandığı temel değerler kümesinin merkezi haline gelir.»
KAYNAKLAR
• Alastair Crooke, Direniş, İslamcı Devrimin Özü, İstanbul: İyidüşün, 2014.
• Anson Shupe, ‘Dini Köktencilik’, Peter B. Clarke, Din Sosyolojisi, Yaşadığımız Dünya, Ankara: İmge Kit., 2012, 275-293.
• Furseth & Repstad, Din Sosyolojisine Giriş, 276-281.
• R. Hrair Dökmeciyan, ‘Arap Dünyasında Köktencilik (Devrimci İslam)’, İstanbul: İlke Yayıncılık, 1992.