• Sonuç bulunamadı

Deprem hakkında düşünceler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Deprem hakkında düşünceler"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Deprem

hakkında

düşünceler

A H M E T K İ S M E T Y. Mimar

Geçen yazımda deprem bakımından tehlikeli bulunan, jeolojik yapı bakımından zayıf, çürük, oynak zeminlerde; kaymaya m a r u z arazide, ve hususiyle fay hatlarına rastlayan bölgelerde bulunan meskûn mahal-lerin, bir plana bağlı olarak tehlikesiz bölgelere nakledilmeleri lüzumuna değinmiş, m a -mur ve m ü r e f f e h Türkiye'nin meydana ge-tirilmesi için bunu gerçekleştirmek mecbu-riyetinde bulunduğumuzu belirtmiştim.

Bu yazıda konuyu biraz daha işleyerek memleketimiz için çok hayatî olan deprem hakkında düşüncelerimi ifadeye çalışacağım. Evvelâ, böyle önemli bir zarureti orta-ya koorta-yarken hareket noktasını tesbit etmek mucip sebepleri açıklamak, cndan sonra hal çaresi aramak doğru olacaktır.

Memleketimiz genellikle deprem bölgesi içinde olup birçok kısımları deprem tesirle-rine maruzdur.

Depremin tesirleri nasıl olmaktadır? Depremler en hafifinden başlayarak en şid-detlisine doğru çeşitli şekillerde tezahür eder. Hafif depremlerde tavan lambaları, avizeler, sallanır. D a h a şiddetlilerde duvar resimleri oynar, hafif eşyalar devrilir. D a h a sonra sıva ve duvarlarda hafif çatlaklar gö-rülür. Depremin şiddeti arttıkça çatlaklar b ü y ü r ve derinleşir. D a h a sonra çöküntüler ve ayrılmalar başlar. Ç o k şiddetli deprem-lerde çökme ve yıkılma halleri görülür.

Depremin m e y d a n a getirdiği hasarın oluşunda yalnız, zelzelenin şiddeti mi mües-sir olmaktadır? Yapıların sağlamlık derece-lerinin tesiri yok mudur? Şüphesiz her iki tesir de varittir.

Şimdi şu sualleri soralım ve cevaplarını arayalım. 1 — Depremin şiddetini azaltmak m ü m k ü n müdür? 2 — Depremin hasar de-recesini azaltmak imkân dahilinde midir?

Evvelâ birinci soruyu cevaplandıralım. Depremin şiddetini azaltmak m ü m k ü n -dür. Bu imkân tabiat kuvvetinin tesirine mü-dahale etmek suretiyle değil, fakat tabiat kuvvetinin muhtelif cins topraktaki tesirleri-nin incelenmesi ve bunun değerlendirilmesi ile temin edilebilir. Aynı şiddette depremin

zayıf ve gevşek zeminlerdeki tesiri ile sağ-lam ve sıkı zeminlerdeki tesirleri çok fark-lıdır. Bu sebepledir ki gevşek zeminli ara-zide, çürük topraklarda yapılan inşaat, yer sarsıntısının tahripkâr tesirleri karşısında mukavemet edememekte, çabuk yıkılmak-tadır.

Buna mukabil sağlam zeminde inşa edi-l : n yapıedi-lar şiddetedi-li sarsıntıedi-lara mukavemet etmektedir.

D e m e k ki arazinin rijit ve sağlam ol-ması depremin şiddeti üzerinde müspet bir rol oynuyor. Umumiyetle kayalık arazi, ya-pılar için sağlam bir zemin teşkil eder. Çü-rük ve gevşek topraklar ise depreme karşı tehlike teşkil ederler. Killi arazi, yağışlar tesiriyle kaygan bir d u r u m alacağı için tehli-kelidir. Keza mütecanis olmayan ve meyilli tabakalardan meydana gelen arazi de dep-rem bölgeleri için çok mahzurludur. Bu iza-hat neticesinde görülüyor ki, deprem tesir-leri dikkate alınarak inşaat zemininin seçil-mesi çok büyük bir cnem taşımakta ve zel-zelenin meydana getireceği hasar üzerinde büyük bir rol oynamaktadır.

Şu halde yapacağımız binaları sağlam zemin üzerinde inşa edersek depremin şid-detini ve meydana getireceği hasar derece-sini büyük ölçüde azaltmak m ü m k ü n ola-c:.':t:r.

Şimdi ikinci sualin cevabını arayalım. Zelzelenin hasar derecesini azaltmak imkân dahilinde midir? Birinci şartı yerine getirmekle, yani yapıyı sağlam zemine oturt-makla hasar derecesini azaltmanın m ü m k ü n olacağını gördük. Depremin tahribatını azaltmak için elimizde bir imkân daha var. Bu imkân nedir? Bu imkân sağlam yapı yap-makla m ü m k ü n d ü r . Mutlak surette deprem kuvvetlerini, yatay kuvvetleri dikkate almak lazımdır. Depreme m a r u z yapılar, müteca-nis h e m o g e n bir kitle teşkil etmelidir. Pro-jelerin tanziminde deprem yönetmeliği dik-kate alınmalıdır. Şu halde depreme daya-nıklı yapılar sağlam ve mütecanis olmalıdır. Bunu nasıl sağlarız? Yalnız malzemenin sağlamlığı kâfi midir? Şüphesiz hayır. Yapı, b ü t ü n ü i'e bir kitle teşkil etmelidir. Ayrıca zemine iyice bağlanmalıdır. Bu bakımdan yığma inşaat, yani taş ve tuğla duvarlar eğer depreme göre teçhiz edilmemişse uygun de-ğildir. Buna mukabil ahşap iskelet veya be-tonarme karkas inşaat depreme karşı da-yanıklıdır. Ayrıca çelik iskelet, emniyet ba-kımından şayanı tavsiye olmakla beraber, pahalı olduğu ve memleketimizde halen mü-teamil bulunmadığı cihetle üzerinde durma-yacağım. Bağlantıları iyi yapıldığı takdirde ahşap konstrüksiyon zelzeleye karşı çok iyi bir sistemdir. Bu faydasına mukabil ahşap inşaat yangın bakımından tehlikelidir. Bunu da kısmen önlemek m ü m k ü n d ü r . Duvarları sıvamak, tavan ve döşemeleri ateşe daya-nıklı boya ile boyamak suretiyle nisbî bir

emniyet sağlanabilir. Betonarme karkas in-şaat yapılmadığı hallerde, döşeme ve tavan seviyelerinde pencere altı ve kapı, pencere üstlerinde çepeçevre hatıl yapmak suretiyle emniyetli yığma binalar yapılabilir.

Diğer taraftan deprem bölgelerinde ya-pılacak inşaatın yüksekliği az, yayvan kitle-ler teşkil etmesine dikkat etmelidir. En iyisi az katlı blok tipte inşaattır.

Taşkentte, Ruslar depreme karşı büyük kitleler teşkil eden 4 - 5 katlı binalar yap-mışlardır. Çok katlı m ü n f e r i t binaların teh-like teşkil etmesine mukabil, büyük ve yay-van kitleler emniyetle inşa imkânını ver-mektedir. Japonya'da ise daha çok ahşap ve hafif inşaat uygulanmaktadır. Ahşap yangın bakımından tehlikelidir.

Ancak yukarıda açıklandığı üzere ya-pıyı sağlam zemine oturtmak esastır. Bu ba-kımdan depreme dayanıklı inşaat sistemleri üzerinde çalışmalar yaparken diğer taraftan arazi etüdü yaparak depreme karşı emniyetli sahalar seçmek zorunlusu vardır.

İşte bu bakımdan geçen yazıda ifade et-tiğimiz üzere birinci derece deprem bölgele-rinden başlayarak, çürük ve gevşek zemin-lerde, kaygan arazide ve fay hattı üzerine ve -civarına rastlayan bölgelerde mevcut ya-pıları, bilhassa kötü vasıflı binaları tesbit ederek, memleket çapında bir plan yapmak ve yeni iskân esaslarını tesbit etmek önem taşımaktadır.

Ancak bunu yapmak m ü m k ü n müdür? Veya ne dereceye k a d a r bunu sağlamak im-kânı vardır? Şüphesiz bu bir inceleme konu-sudur. Gerçekten Türkiye Deprem Harita-sını tetkik edersek 20 ilimizin, merkezleri de dahil olmak üzere birinci derece deprem bölgesi içinde olduğunu görürüz. Bursa, İz-mir, Aydın, Denizli, Erzincan, E r z u r u m gibi büyük şehirlerimiz bunlar arasındadır. Buna yakın sayıda ilimiz de ikinci derece deprem bölgesine rastlamaktadır. Şu halde bu şehirleri nakil mi edeceğiz? Elbette ki bu m ü m -kün değildir. Fakat; büyük şehirlerde proje ve hesaba dayanarak inşa edilmiş olan fennî evsaftaki yapılar zelzeleye mukavim yapı-lardır. Bu bakımdan endişe d u y m a m a k la-zımdır. Bununla beraber genellikle gecekon-dular ve ruhsatsız yapılar ile, fennî kontrol ve mesuliyet duyguları dışında yapılmakta olan inşaatın deprem bakımından tehlikeli olduğuna ibaret etmek isterim.

Depremin tahribatınr önlemek, hiç de-ğilse azaltmak için, Belediye hudutları içinde yapılan bilumum resmî ve hususî yapıların proje ve hesaplarının deprem tesirleri dik-kate alınarak yapılmasını sağlamak lazım-dır. Bu hususta belediyelerin bilhassa titiz-lik göstermeleri icap eder.

Bunun dışında, proje ve kontrol olma-dığı için belediye sınırları dışında köylerde

(2)

.gelişigüzel yapılmakta olan inşaat asıl tehli-keyi teşkil etmektedir. Bu tehlikenin önlen-mesini ise kısmen olsun eğitim yolu ile ba-şarabileceğimize inanıyorum.

Bu maksatla ilkokul kitaplarında basit inşaat usullerinin gösterilmesi, sağlam ve ucuz bir evin basit olarak nasıl yapılabile-ceğinin öğretilmesi mümkündür, kanısında-yım. Diğer taraftan kurslar açarak, muhtar-ların bu konuda yetiştirilmesi ve görevlendi-rilmeleri düşünülebilir.

Tehlikeli iskân bölgelerinin tahliyeleri-nin ancak fay hattında ve çok çürük, oynak ve kaygan zeminlere inhisar ettirilebileceği-ne de burada işaret etmek isterim.

Doğu Anadolu'da vukua gelen son dep-r e m olayı dolayısıyle alınmakta olan âcil tedbirlerin ötesinde beliren bir ihtiyaç daha vardır ki o da; deprem, su baskını ve yan-gın gibi tabiî âfetler gözönünde tutularak, güvenli iskân şartlarının hazırlanması ve bu-nun uzun vadeli de olsa bir plana bağlana-rak tatbikatının sağlanmasıdır. Hükümeti-mizin memleket için büyük önem taşıyan bu konuya gereken önemi vereceğini ümit et-mekteyim.

(Baş tarafı 136. sayfada)

ğer taraftan bu örnekle, çok eskiden beri söylenegelen (5) hatta bugün dahi kullan-dığımız (Büyük balık küçük balığı yutar) sözünün, XVIII. yüzyıl sanatkârlarının elin-de nasıl bir orijinalite kazandığını güzel ve manalı bir şekilde görmek mümkün oluyor. Yılmaz Ö N G E Y. Müh. Mimar

oyulmuş balıklı kanalları ile konumuz olan havuz eteğine benzerlik gösterir. Bu çağ-layanın döşemesi, ortalarında fil gözü şek-linde düz kabartma göbekler ihtiva eden, yine eliptik formlu büyük ve küçük madal-yonların, münavebeli olarak yan yana tertip-lenmesiyle süslenmiştir. Oyma olan bu ma-dalyonların iki ucunda stilize edilmiş, iki-şer küçük balık kabartması vardır. Çağ-layanın teşkil ettiği şeddenin arkasında biri-ken su motifli kanallar ve balıklı madalyon-lar içinden geçerek önde, kenarmadalyon-ları dilimli kademelere dökülür. Mukayese için 1960 yılında, yerinde yaptığımız bir krokiyi ya-zımıza ekliyoruz..

(5) Prof. Dr. Semavi Eyice. Büyük ba-lık, küçük balığı yutar. T ü r k Etnografya Dergisi 1964- 65. ist. S. VII - VIII.

A R K İ T E K T ' i n

K o l l e k s i y o n l a r ı

Tediyeli posta ü e adresinize gönderilir.

H a b e r l e r :

• Arslan TERZİOĞLU Doktora imtihanını başarı ile verdi

Dergimizin Batı Almanya muhabiri Y. Müh. - Mimar Arslan Terzioğlu Berlin Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde, uzıın zamandan beri hazırlamakta olduğu tezi ikmal ederek, gerekli imtihanları başarı ile geçmiş, bu suretle Dr. ünvanını kazan-mıştır.

Arslan Terzioğlu'nun" tezini inceleyen heyet:

Başkan: Prof. Dipl. İng. Peter PO-E L Z İ G

Mimarlık Fakültesi Hastane inşaatı Ens-titüsü Direktörü ve Bina Bilgisi Profesörü. I. Rapor veren üye: Prof. Dr. İng. Dr. phil. Hans R E U T H E R

Mimarlık Fakültesi Mimarlık tarihi Enstitüsü Direktörü.

II. Rapor veren üye: Prof. Dr. med.

h . c . H. G O E R K E

Berlin Tıp Fakültesi, Tıp Tarihi Ensti-tüsü Direktörü, aynı zamanda Berlin Steg-litz Üniversite Kliniği Direktöründen teşek-kül etmiştir.

Tezin konusu : En eski psikiyatri has-tahanelerinin nerede teşekkül ettiği sorusu ve Avrupadaki hastahanelere tesirleri göz önünde tutularak. Ortaçağ İslâm hastahane-leri idi.

İmtihan sonucunda pek iyi derece ile doktor ünvanını kazanan Arslan Terzioğlu-nu tebrik eder, meslekte devamlı başarılar dileriz.

Turgutlu'da 1700 yıl öncesine ait bir çarşı bulundu

(Cumhuriyet'ten) [ J Turgutlu — Sart harabelerinde yapılan kazılar sırasında 1700 yıl öncesine ait olan 25 dükkanlı bir çarşı meydana çıkarıl-ı r çıkarıl-ı d çıkarıl-ı r .

Arkeologların, Ankara asfaltı üzerin-deki - Romalılara r:t Jimnazium Sitesinde

yaptıkları temizleme ve restorel işleri sıra-sında Jimnazium'un bitişiğinde 25 dükkân meydana çıkmıştır. Milâttan sonra 3. yüz-yıl Roma uygarlığı sırasında inşa ettirildiği bildirilen çarşının dükkânları doğudan ba-tıya doğru sıralanmakta ve cepheleri güne-ye bakmaktadır. 25 dükkânı ihtiva eden es-ki ticaret merkezinde, ilkel Hıristiyanlığın karakteristik bir örneğini teşkil eden küçük bir kilise de bulunmaktadır.

Ç E L İ K İSKELETLİ KATLI O T O P A R K SİSTEMİ Sanders & Forster Ltd. firması, bele-diye .fabrika otoparkları olarak veya apart-man binaları için kitlenebilir cinsten daha küçük üniteler halinde kullanılabilen çelik iskelet ve prefabrike veya yerinde dökülen beton döşemelerle standart hale getirilmiş katlı bir otopark sistemi geliştirilmiştir.

Katlı otoparkı dik açılı park edilen ya-rım kat seviyeli bir yapıdır. Her bir döşe-me 15.60 m. genişlikte olup 6.00 m. likbir geçiş sahası bulunmakta ve 16 ft. (4.80 m.) lik iki sıra halinde park edilebilen ve uzun-luğuna 25 ft. (7.50 m.) ve enine 8.10 m. açıklıklı kolonlar tarafından taşınmaktadır. Esas kirişler (8.10 m.) lik kolonlar arasında ve kenarlara doğru (3.73 m.) konsol olarak uzanmaktadır. İkinci derecedeki kirişler esas kirişlere bağlanmakta ve döşemeyi taşı-maktadırlar. Her bir döşemenin uçları (3.73 m.) konsol olup bu şekilde bütün kolonlar hava tesirlerinden korunacak şekilde bina çevresinden 3.73 m. geri çekilmiş olmak-tadır. Dış kenarlara yakın bütün kolonlar daha önceden yarım olarak beton ile kap-lanmış ve böylece dış tesirlere açık yüzleri korunmuş olmaktadır.

Bütün çelik iskelet, inşaattan önce kuvvetli bir astar boya ile kaplanmakta ve kurulma tamamlandıktan sonra son bir kat boya tatbik edilerek bakım ihtiyacı asgariye indirilmiş olmaktadır.

Sanders & Forster sisteminin önemli bir tarafı iskeletin kuruluşundaki sürat ol-maktadır' İnşaat süresince iskeleye ihtiyaç bulunmamakta ve korkuluklar inşaat sırasın-da çelik iskelete tesbit edildiğinden emniyet problemi de zamanında halledilmiş olmak-tadır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Selçuklu devrindeki ahşap eserlerde palmet, rumi ve kıvrım dalların meydana getirdiği bitkisel desenler ile yıldız kompozisyonlar başta olmak üzere çok değişik geometrik

yüzyılın ikinci yarısından itibaren çift kanatlı tek bir örnekte bordür her kanadı ayrı ayrı dolaşarak üstte basık bir kemer meydana getirir. Bu yeni kemer

çıkan sağ pulmoner arter tanılarını ekokard iyografi ile koymuşlar ve bebek kalp kateterizasyonu uygu- lanmadan cerrahi olarak tedavi edilmiştir (1 3). Cerrahi tedavinin

4- Yılboyu ısıtma ve soğutma yükü eşit ve düşük olan binalarda, iklim koşullarının yumuşamasına bağlı olarak, pencerenin gerek ısı korunumu, gerekse güneş

Se dovessimo solo, come tanti ¡giornali, lavo- rare di forbici, per la consueta critica settima- nale nelle questioni di política interna, stavolta non riusciremmo ad

Fibroepitelyal polip, normal respiratuar veya birkaç inflamatuar hücre ve adipositik komponentleri olan veya olmayan skuamöz epitel ile kaplı fibrovasküler stroma- dan

Demet Taner, eşi Haldun Taner’i ömründe ilk gördüğü anı yeni kitabında (Canlar Ölesi Değil-Fotoğraflarla Haldun Taner’in Yaşam Öyküsü, Sel Yayıncılık,

Değerlendirilen 3 katılım bankasının genel durumuna bakıldığında 2014 yılında Albaraka Türk ve Türkiye Finans Katılım Bankacılığının finansal