• Sonuç bulunamadı

Armut Dersem Ye,Elma Dersem Yeme... T›p Leptinin Dönüflü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Armut Dersem Ye,Elma Dersem Yeme... T›p Leptinin Dönüflü"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

18 Ocak 2002 B‹L‹MveTEKN‹K

B ‹ L ‹ M V E T E K N L O J ‹ H A B E R L E R ‹

Saklambaç oyunundaki "tüyo"nun tersi olsa da bu iki meyvenin biçimi, sa¤l›¤›m›z için tutmam›z gereken yollar› iflaret ediyor. Nedeni, elmayla armutun t›p literatürüne girmifl ve afl›r› fliflmanl›¤›n (obezite) farkl› biçimlerini tan›mlamak için

kullan›l›yor olmas›. T›p uzmanlar›na göre "elma biçimli" yani bellerinin çevresinde fazla ya¤ bulunan insanlar, ya¤lar›n› kalça çevresinde depolam›fl "armut biçimli" hemcinslerine göre fliflmanl›kla ilgili hastal›klara yakalanmaya daha e¤ilimli oluyorlar. ABD’nin Boston kentindeki Beth Israel Deaconess T›p Merkezi’nden araflt›rmac›lar, hastal›kla beden biçiminin iliflkisinin nedenini ortaya koymufl bulunuyorlar. Bedenlerimizi elmaya benzeten suçlu, kortizol adl› bir steroid stres hormonunun geri kazan›m› sürecini yöneten bir enzim. Endokrinolog Jeffrey Flier ve ekip arkadafllar›, gen mühendisli¤iyle bu enzimin denek farelerin ya¤ hücrelerinde normalin üstünde salg›lanmas›n› sa¤lam›fllar. Sonuçta bu fareler de elma biçimli insanlara benzemeye ve onlar gibi davranmaya bafllam›fllar. Öteki farelere göre daha fazla yedikleri ve bel çevrelerinde orant›s›z ölçüde ya¤ biriktirdikleri görülmüfl. Erginlefltikçe de bu fareler kalp hastal›¤› ve diyabetin (fleker hastal›¤›) biyokimyasal ön iflaretlerini vermeye bafllam›fllar. Bu enzimin bask›lanmas›n›n, fliflmanl›kla ilgili hastal›klar›n ortaya ç›kmas›n› engelleyebilece¤i düflünülüyor. Araflt›rmac›lara esin dolayl› yoldan, Cushing sendromu denen bir hastal›ktan gelmifl. Bu hastal›¤› tafl›yanlar›n kanlar›nda afl›r› miktarda kortizol bulunuyor, sonunda da fleker

hastas› ve çok fliflman oluyorlar. Asl›nda endokrinologlar uzun süre bu ilintiye bakarak afl›r› fliflman

olmayanlar›n da Cushing sendromunun hafif bir türüne yakalanm›fl olabileceklerini

düflünmüfller ve kanlar›nda normalin üzerinde kortizol aram›fllar.

Deneklerde fazla kortizol

gözlemlenmeyince de, varsay›m bir kenara at›lm›fl. Ancak, 1997 y›l›nda ‹ngiltere’deki Birmingham

Üniversitesi’nden Paul Stewart, insanlarda kortizol etkinli¤inin tüm bedende de¤il, belli yerlerde de görülebilece¤ini bulmufl. Ço¤u normal a¤›rl›kta olan 16 ameliyat hastas›n›n deri altlar›ndan ve kar›ndaki adipoz dokusundan al›nan ya¤lar›

karfl›laflt›ran Stewart, kar›n ya¤›nda "11b hidroksisteroid dehidrogenaz tip 1" (11b HSD-1) adl› bir enzimin normalin üstünde etkin oldu¤unu saptam›fl. Bu enzim, kortizolün pasif biçimi olan kortizonu etkinlefltirerek kortizole dönüfltürüyor. Stewart’›n çal›flmalar›n› inceleyen Flier ve ekibi, gen mühendisli¤iyle farelere, s›çanlardan al›nan ve yaln›zca ya¤ içinde etkinleflen bir tetikleyiciye ba¤lad›klar› 11b HSD-1 enzimini afl›lam›fllar. Denek farelerin göbek ya¤›nda, normal farelere göre 2,5 kat fazla enzim etkinli¤i görülmüfl. Deneklerde stres hormon düzeyleri de %15-30 aras›nda yükselmifl, ancak afl›r› fliflman insanlarda da oldu¤u gibi kan dolafl›m sistemlerindeki hormon düzeyi normal ç›km›fl. Erginlefltikçe fareler daha çok yemeye, normal farelere göre fliflmanlamaya ve ya¤lar›n› kar›nlar›nda depolamaya bafllam›fllar. Denek fareler ayr›ca, insülin direnci, de¤iflken kan fleker düzeyleri ve benzeri biyokimyasal anormallikler gibi erken diyabet ve hipertansiyon iflaretlerini sergilemeye bafllam›fllar. Ancak, araflt›rmac›lara göre milyonlarca diyabet ve kalp hastal›¤› olgusunun tek suçlusu olarak 11b HSD-1 enzimini belirlemek olanaks›z. Gene de ilaç firmalar›n›n har›l har›l bu enzimi bask›layacak ilaçlar gelifltirmeye bafllad›klar› bildiriliyor.

Science, 7 Aral›k 2001

Leptinin Dönüflü

Yorucu egzersizlere ya da midenin se-sini duymazl›ktan gelecek bir irade gücüne gerek b›rakmayacak mucize bir ilaç, fliflmanlar için hiçbir zaman çekicili¤ini kaybetmeyen bir düfl. Ya¤ hücrelerinin salg›lad›¤› bir hormon olan leptinin zay›flat›c› etkileri t›p araflt›rmac›lar›nca belirlendi¤inde, “za-y›flama hap›” düflleri yeniden atefllen-di. Ancak, klinik deneyler iki y›l önce hayal k›r›kl›¤›yla sonuçland› ve çok yüksek dozlar verilen birkaç kifli ha-riç, leptin afl›lanan afl›r› fliflman (obez) kiflilerde ilac›n dikkate de¤er bir etkisi görülmedi. Yeni bir araflt›rmaysa, flifl-manl›k tedavisinde kullan›labilecek po-tansiyel bir ilaç olarak leptine ba¤la-nan umutlar› yeniden canland›rd›. Cambridge’deki Addenbrooke’s Hasta-nesi endokrinologlar›ndan Stephen O’Rahilly ve yard›mc›lar›, leptin

genle-rinin bir kopyas› kusurlu olan 13 kifli belirlemifller. Bu kiflilerin bedenleri, normal leptin düzeylerinin yar›s›n› üretebiliyor ve dolay›s›yla ailelerinde iki normal leptin kopyas›na sahip öte-ki bireylere oranla daha öte-kilolu oluyor-lar. Bedenlerindeki ya¤ yüzdesi daha yüksek oluyor. Araflt›rma, en az›ndan baz› kimselerde düflük leptin düzeyle-rinin fliflmanl›¤a yol açt›¤›n› göstermifl bulunuyor. Bu da leptinin ilaç olarak kullan›labilmesini yeniden gündeme tafl›yor. Çünkü leptin eksikli¤i tedaviy-le gideritedaviy-lebitedaviy-len bir olgu. O’Rahilly ve ekip arkadafllar›na göre leptin tedavi-sinin eskiden umulan sonucu verme-mesinin nedeni, tedavi gören obezle-rin normal düzeylerde, hatta baz› hal-lerde normalin üzerinde leptin ürete-bilmeleri. Eflik düzeyin üzerinde "lepti-ne leptin eklemekle" sonuç al›nam›yor. Oysa yar› düzeyde ya da daha az lep-tin üretebilen kimselerin tedaviye ver-di¤i cevap dikkat çekici.

Science, 2 Kas›m 2001

Armut Dersem Ye,

Elma Dersem Yeme...

Referanslar

Benzer Belgeler

Sonuç olarak, sol ventrikül anevrizma onar›mlar›n›n izole koroner bypass operasyonlar› kadar düflük mortalite ve morbidite oranlar› ile uygulan›p

Çal›flman›n sonunda araflt›rmac›lar, mutlu- luk ifadeleri veren beden durufllar›n›n yaln›zca görsel kortekste etkinlik yaratt›¤›n› gözlemlerken

Özellikle aç›k renk tenli kiflilerin, vücutlar›nda çok say›da beni olan kiflilerin, aile- sinde melanom ad›n› verdi¤imiz deri kanseri tü- rü görülenlerin, düzenli

Er- kek hastalar aras›nda kad›n hastalarda görüldü¤ü gibi serum PRL düzeylerinde istatistiksel olarak anlaml› farkl›l›¤›n olma- mas›, PRL'in pemfigus

“public” kelimeleriyle karfl›lanan kavram› Türkçeye “kamusal ve/veya aleni” olarak çevirmenin daha uygun oldu¤unu düflünüyorum4. Dola- y›s›yla metinde, “kamusal”,

‹statistiksel Analiz: Afl› etkinli¤i hesaplamas›nda daha önce suçiçe¤i geçiren veya yuva d›fl›nda suçiçe¤ine ma- ruz kalanlar çal›flma d›fl› tutuldu..

Ayr›ca ilginç bulu- nana bir nokta ise, hafif persistan ast›m grubu ile orta persistan ast›m grubu aras›nda total IgE de¤erleri ara- s›nda istatistiksel olarak anlaml› bir

Çal›flmam›zda adenozis, bazal hücre hiperplazisi, atrofi ve yüksek P‹N vakalar›nda da yer yer boyanmama veya kesintili veya yama tarz› boyanma izledik. Boyanman›n