• Sonuç bulunamadı

Resme dair dağınık sözler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Resme dair dağınık sözler"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

■ ^ ~î> . / * .

c

■V'Ksftj

(

?■

-r*v&o&xA

RESME DÂİR D A Ğ IN IK SÖZLER Her yıl Haziran’ın başında Ankara'da sergisini açan Güzel San’atlar Birliği an’a- nesine bu defa do sâdık kaldı ve kendisine tahsis edilen Sergievi’nin geniş salonunda yüzü mütecaviz resmini rahat rahat, ferah ferah teşhir etdi. Buna mukabil Ankara res­ samları da, geçen sene başladıkları usûl mû- cibince, Sergievi'nin karşısında ve Halkevi’- ne âid küçük galeride yüzelliyi mütecaviz resmi teshir edebilmek için alçak tavandan zemine kadar salonda hemen hemen hiç boş nokta bırakmadılar. Eserlerin kıymeti bakımından tercih edilmesi iycab eden ser­ gi hangisiydi? Burada hükümler vermek dâ­ va ve iddiâsıyle kalemi ele almadığım için böyle bir mukayeseye girişmeyeceğim. G ü­ zel San’atlar Birliği'ndeki resimler arasında C a l i ı'nın her zamandan daha genç ve ye­ ni olduğunu, öteki san'atkârların da kendi resim telâkkıyleri içinde en çok sevdikleri mevzûları bir kere daha fırçalarına tasvir etdirdiklerini söyleyib geçeceğim. An<ara Ressamlarının galerisinde ise, halka mu­

nis gelmeyen birtakım aramalar ve çalışma­ lar yanında hakıykate ve hattâ esefle de­ mek ıztırârındayız ki kartpostala sadâkatde devâm eden resimler görülmekde ve geniş tarih kompozisyonları gibi büyük ve uzun çalışmalara muhtaç eserlere ise hiçbir ta- rafda hiçbir sanatkârımız cesâret edeme- mekdedir. Uzun zaman istemeyen, büyük emeği istilzam etmeyen eserlerde de rağbe­ ti, alâka ve himâyeyi kazananlar, dâimâ ha- kıykate ve maalesef çok kere klişeye ve kartpostala sâdık kalan tablolar oluyor. Bir­ takım eserleri himaye kasdıyle ve belki de­ polarda saklamak üzere alan resmî dâire ve müesseseler yanında halk da yavaş yavaş resme para vermeğe alışrnakda, fakat rağ­ betini şâirin târifiyle "hayâl iklimlerine yel­ ken açmakdan çekinen,, ve hattâ "hayâl ik­ limlerine varmak üzere gemisinde açılacak yelken bulunmayan,, ressamlara hasretmek- dedir. Bu iytibrla, birkaç ay evvel Yenişe­ hir’de kapanmış bir gazinoda sergi açarak

(2)

eserleri büyük bir rağbet kazanan tekniği kuvvetli lâkin hemen bütün eserleri husûsî bir görüşden ve herhangi bir araşdırmadan uzak bir ressamın satış muvaffakiyeti dikka­ te gayetle lâyık bir keyfiyetdi. Halkın bu ha- kıykate tamamen sâdık, âdetâ büyük eb’ad- da bir renkli kartpostal şeklinde tablolar is­ temesi tamâmen doğru, yoksa tamâmen yan­ lış bir hareket mi? Yıllardan ve asırlardan- beri devâm edib gelen ve yeni resmin ifrat­ ları yüzünden âdetâ isterik bir asabiyetle leh ve aleyhinde konuşulan bu dâvayı ben şuracıkda, tâbir caizse ayak üzeri nasıl hal­ ledeyim? Sâde kalemim bu suâli ileri sü­ rerken hâfızamda canlanan bir eski hikâye­ yi kaydedeceğim. Bu, pek genç iken okudu­ ğum ve muharririni hatırlayamadığım bir kü­ çük hikâyedir ki, kahramanlarını iki rakiyb ressam teşkil ediyordu. Bu iki ressam, mem­ leketin san'atkârları tarafından yapılmış eser­ leri yüksek bedelle satın alıb san’atı hima­ ye eden bir hükümdarın sarayında ve inti­ zâr odasında karşılaşıyorlar. İkisi de Prens’e takdim edilmek üzere birer eser getirmişler. Birininki bîr at resmîdir ve bunu yapan ar­ tist bu eseriyle şiddetle müftehir bulunmak-dadır. Rakıybini ezmek için salona bir at ge­ tirilmesini isteyor. Atı getiriyorlar ve hayvan içeri girer girmez sevinç emâreleri izhâr ede­ rek tabloya koşuyor, san’atkârın renkler ve çizgilerle halkeidiği şekli canlı bîr mahlûk sanarak koklayıb yalamağa teşebbüs ediyor, öteki ressam, mancub ve mahzûn, büsbü­ tün kurumlanarak çatlayacak gibi kabaran rakiybine yaklaşıyor ve:

Zaferinizin önünde eğilirim, siz bir dâ­ hisiniz. Müsâade buyurun da esâsen dışarı­ da bırakdığım eserimi alıb gideyim, isabet ki onu buraya getirmemiş, hârikulâde eseri­ nizin karşısına çıkarmamıştım, diyor.

öteki ressam bu tevâzuu içinden tamâ- mıyle haklı bulmakla beraber zaferi içinde nâzik ve lûtufkâr olmak isteyor. — Hayır, berâber görelim. Eserinizin güzel olduğun­ dan, tevâzuuııuzda da ifrat gösterdiğinizden eminim, diyerek tablonun nerede bulundu­ ğunu soruyor.

(3)

Mağlûbiyeti peşinen kabulde ısrar eden ressam parmağiyle perdesi yarı inik biı ka­ pıyı göstererek ”— Bu kapının ardındaki odada,, diyor, ve o tarafa teveccüh ederek açmak üzere elini perdeye götüren muzaf­

fer rakiyb bunun bir tablo olduğunu anlaya­ rak dona kalınca, beriki müstehziyâne eğili­ yor, gülerek:

— Siz bir atı aldatdınız, ben de sizi al- datdım, diyor...

Fakat hakıykatin sâdık ve mutlak bîr tek- rârıyle ne atları, ne de insanları kandırma­ ğa tenezzül etmeyerek şekilleri tabiatın şe­ killerinden ve renkleri tabiatın renklerinden daha girift levhalar çizmek ressamın asıl hüneri ve imtiyazı değil midir? Ressamı ha- kıykate mutlak bîr sadâkat gösterdiğinden dolayı ancak büyük tarih mevzuları için teb­ rik etmek mümkindir. Meselâ D a v i d Louvre Müzesi'ndeki N a p o I e o n'un taç giyme merasiminden, bizi orada bulun­ muş gibi haberdâr edebilmiş olmasından do­ layı hâlâ senâ edilmekdedir. Fakat bu kom­ pozisyonları zâten görmeyor, hemen dâimâ peyizailar, ve mevzuu ancak birkaç yere İs­ tanbul’da birkaç yere inhİsâr eden peyizai­ lar görüyoruz. Bunları o kadar sık gördük, görüyoruz ve emr-i ahire değin göreceğiz ki, bir ikisini şimdi hem de gözlerimi kapa­ yarak şu kâada çizmeğe iktidârım var zan- nına kapılıyorum...

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta h a T o ro s Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Gerçekleştirilen zaman kullanımı araştırması, evde bakım uygulamasından yararlanan hanelerde, ağır engeli bulunan aile üyelerine bakım veren kadınla- rın, 24

4.) ”Minik bebek emeklemeye ………” Cümlesinde boş bırakılan yere hangi kelimeyi kullanabiliriz? A)oturdu B)başladı C)özledi 5.) Aşağıdaki

Atina Bankası’na yatırılan büyük bir Yunan sermayesinin yardımı İle bu alanda yabancı ellerin çe­ virmekte oldukları dolapların son zamanlarda

30 yıl önce Enerji Bakanımız, uluslararası dev petrol şirketlerine çağrı yapar: &#34;Gelin ülkemizde petrol arayın.&#34; Onlar ın yanıtı açık: &#34;Topraklarınızın 5

Türkiye Kömür İşletmelerinin 1 Kasım’da Keles’e termik santral yapmak için ihale yapılacağını açıklaması üzerine bir araya gelen köylüler, daha önce de

Kasaba civarı (Eşek adası, nehir kenarı, dalyan mıntıkası), Beylik ko- ru, Gala gölü ve dağ gibi belli başlı av sahaları vardır. a) Kasaba civarında daha ziya- de her

Yıllar sonra ben Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesinde çalışırken, bir gün Sabih Hoca dedi ki: &#34;Fransa'dan bir çocuk geldi, Dahiliye İhtisası yapmış, Fransa’da

yeminlerin bozulma vakti nasıl bitecek bu hikâye dökülen kan kırmızı tutunan mürekkep mavi maalesef bir maalesefin pençesine taktın