• Sonuç bulunamadı

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUK VE ERGENLERİN DOĞUMUNDA MEVSİMSEL DEĞİŞİKLİKLERİN ARAŞTIRILMASI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUK VE ERGENLERİN DOĞUMUNDA MEVSİMSEL DEĞİŞİKLİKLERİN ARAŞTIRILMASI"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ERGENLERİN DOĞUMUNDA MEVSİMSEL DEĞİŞİKLİKLERİN ARAŞTIRILMASI

Özgür Yorbık*, Pınar Kırmızıgül**, Serhat Yüksel***, Teoman Söhmen****

ÖZET

Amaç: D o ğ u m ö n cesi çeşitli en fe k siy o n la rın o tizm in etiolojisiyle bağlantılı o ld u ğ u ileri s ü r ü lm ü ş tü r . Yaygın g e lişim se l b o z u k lu k la r (YGB)’da ve o tizm d e m e v sim le r e göre değişen d o ğ u m sıklığı viral p a n - d em ilerin b ir k a n ıtı olabilir. B u ç a lışm a n ın am acı o tizm i y a da diğer Y G B'si olan ç o cu kla rın d o ğ u m ­ la rın d a m e v s im s e l d eğ işikliklerin a raştırılm asıdır. Yöntem: YG B (o tistik b o z u k lu k , A sp e rg e r b o z u k ­ lu ğ u , d e z in te g r a tif b o z u k lu k v e b a şk a tü r lü a d la n d ırıla m a ya n YGB) ta n ısı k o n u lm u ş 1 1 7 e r k e k olg u ­ n u n d o ğ u m m e v sim le r i ile y a y g ın g e lişim se l b o z u k lu ğ u n d ışın d a diğer b o zu k lu k la rın ta n ısı k o n a n 1 3 4 e r k e k o lg u n u n d o ğ u m m e v sim le r i ka rşılaştırıldı. D o ğ u m ve tanılarla ilgili bilgiler olgu d o sya la ­ rın d a n sağlandı. Bulgular: O tizm i y a da diğer Y G B ’s i olan ç o c u k la r v e ergenler ile b a ş k a p s ik iy a tr ik so ru n la rı ola n la r a ra sın d a m e v sim le r e göre d o ğ u m z a m a n ı a ç ısın d a n is ta tis tik s e l ola ra k ö n em li b ir fa r k lılık te s p it e d ilm ed i (p>.05). Tartışma: B u ç a lışm a n ın b u lg u la n o tizm in v e diğer Y G B ’n in ve o tiz­

m in viral p a n d e m ile r le ilişkili olm adığını d ü ş ü n d ü r m e k te d ir . D a h a b ü y ü k ö rn eklem g ruplarıyla z e k a geriliği, d o ğ u m sa l a n o m a liler v e d o ğ u m k o m p lik a s y o n la rı g ö z ö n ü n d e tu tu la r a k y a p ıla c a k ileri çalış­

m a la r o tizm i ve diğer YG B olan olgularda m e v s im s e l değ işikliklerin e tk is in in a yd ın la tılm a sı için g e ­ reklidir.

Anahtar sözcükler: O tizm , y a y g ın g e lişim se l b o zu k lu k la r, m evsim ler, d oğum .

SUMMARY: INVESTIGATION O F SEASONAL VARIATIONS IN BIRTHS O F CHILDREN A N D A D O ­ LESCENTS WITH PERVASIVE DEVELOPMENTAL DISORDERS

Object: Various p r e n a ta l in fe c tio n s w ere im p lic a te d in th e etiology o f a u tism . T h e va ria tio n s o f b irth fr e q u e n c y a cco rd in g to se a s o n s in a u tis m a n d o th e r p e rv a siv e d e v e lo p m e n ta l d iso rd ers (PDD) m a y be a n evid e n ce o f viral p a n d e m ic s. T h e a im o f th is s t u d y is to in v e s tig a te sea so n a l va ria tio n s in b irth s o f ch ild ren a n d a d o le sc e n ts w ith a u tis m a n d o th e r PDD. Methods: S e a so n s o f b irth in a s a m p le o f

1 1 7 m a le s u b je c ts w ith PDD (a u tistic disorder, A s p e rg e r’s disorder, ch ild h o o d d isin teg ra tive disorder, P D D -not o th erw ise specified) w ere co m p a re d w ith in a s a m p le o f 13 4 m a le s u b je c ts w ith o th e r p s y c h i­

a tric disorders. T h e da ta a b o u t th e se a so n o f b irth a n d th e dia g n o sis w as o b ta in e d fro m c a se files.

Results: No sig n ific a n t d ifferen ce w as fo u n d in se a s o n s o f b irth o f ch ild ren a n d a d o le s c e n ts w ith PDD a n d in th a t o f ch ild ren a n d a d o le sc e n ts w ith o th e r p sy c h ia tr ic disorders, a s w ell a s in th a t o f a u tis ­ tic s u b je c ts (p>.05). Conclusion: T h e r e s u lts o f th is s t u d y su g g e s te d th a t a u tis m a n d o th e r PDD w e­

re n o t a ss o c ia te d w ith viral p a n d e m ic s. F u r th e r s tu d ie s w ith large s a m p le a n d ta k in g a c c o u n t o b s­

tetric co m p lica tio n s, m e n ta l reta rd a tio n , a n d co n g en ita l a b n o rm a lities are n e e d e d to e lu cid a te th e ef­

fe c ts o f sea so n a l va ria tio n s in b ir th s o f su b je c ts w ith a u tis m a n d o th e r PDD.

K ey words: A u tis m , p e rv a siv e d e v e lo p m en ta l disorders, se a so n s, birth.

GIRIŞ

Otizm, yaşam ın erken dönem lerinde başlayan ve yaşam boyu süren, sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sap­

mayla belirlenen bir nöropsikiyatrik bozukluk­

tur. Otizme sıklıkla zeka geriliğinin eşlik etmesi, epileptik b ozukların ve elektroensefalografi (EEG) anorm alliklerinin sıklığının yüksek olma­

sı, sık olarak diğer tıbbi durum lar ile birlikte gö-

* Uzm. Dr., GATA Ç ocuk ve E rgen P sikiya trisi A n a b ilim Dalı, A n ka ra .

** U zm .Y ük. H em ., GATA H em şire Y ü k s e k O kulu, A n ka ra .

*** İnt. Dr. GATA, A n ka ra .

**** Prof. Dr., GATA Ç ocuk ve E rgen P sikiya trisi AD, A n ka ra .

rülmesi, genetiğin önem inin bilinmeye başlan­

ması, ayrıca beyin görüntülem e, elektoensefa- lografik, otopsi ve nörokimyasal çalışmalarda anorm alliklerin bulunm ası ile daha çok biyolojik bir bozukluk olduğu düşünülm ektedir (Bailey ve ark. 1996). Otistik çocuklarda kardeşlerine ve normal çocuklara göre daha çok silik doğum sal fiziksel anorm alliklerin görülmesi gebeliğin ilk üç ayındaki komplikasyonların önemli olduğu­

nu düşündürm ektedir (Kaplan ve Sadock 1998).

Çoğu viral olmak üzere çeşitli doğum öncesi en­

feksiyonların otizmin etiolojisiyle bağlantılı ol­

duğu ileri sürülm üştür. Bunların başlıcaları ru ­ bella, sitomegalovirus, varisella zoster, sifiliz, toksoplazmosis ve herpes sim plekstir (Kaplan

Ç ocuk ve G ençlik R u h Sağlığı D ergisi : 10(2) 2 0 0 3

(2)

ve Sadock 1998, van Gent ve ark. 1997). Prénatal rubella enfeksiyonu otizmle ilişkili olan ve m er­

kezi sinir sistemi (MSS)'inde hasara neden oldu­

ğu en iyi bilinen viral enfeksiyondur. Doğumsal rubella enfeksiyonu olan çocukların yaklaşık

% 4'ünde tam otistik sendrom görülm ekte iken,

% 9'unda otizme benzer bozukluklar görülm ek­

tedir (Chess 1997). Bu bulgular en azından otiz­

m in bir grubunda MSS'ni etkileyen prenatal vi­

ral enfeksiyonların sendrom u m eydana getirebi­

leceği izlenimini uyandırm aktadır.

Nöropsikiyatrik bir bozuklukta, m evsimlere gö­

re değişen doğum sıklığının viral pandem ilerin bir kanıtı olacağı ileri sürülm üştür. Bu varsayım ­ d an yola çıkarak şizofreni, dikkat eksikliği hipe- raktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenm e güçlüğü gibi bozukluklarda mevsimlere göre doğum zam anı araştırılmıştır (Bradbury ve Mil­

ler 1985, Faustm an ve ark. 1992, Livingston ve ark. 1993, Mick ve ark. 1996). Şizofrenik bozuk­

luğu olan kişilerin kış ve erken bahar aylarında d o ğ u m u n u n daha sık o ld u ğu bildirilm iştir (Bradbury ve Miller 1985, Faustm an ve ark.

1992). Şizofrenide mevsimlerle ilgili yapılan ça­

lışmalar viral etiolojiye işaret edebileceği gibi, şi­

zofreni geninin kış aylarında doğan bebeklerde koruyucu işlevini de gösterebilir (Videbech ve Nielson 1984). Özgül öğrenm e güçlüğü olan kişi­

lerde mayıs, haziran ve tem m uz aylarında (Li­

vingston ve ark. 1993), DEHB olanlarda ise eylül ayında doğum un daha sık olduğu bildirilmiştir (Mick ve ark. 1996). Çeşitli psikiyatrik bozukluk­

larda farklı doğum m evsimlerinin öne çıkması gebelik sırasında farklı enfeksiyöz ajanlarla kar­

şılaşmanın değişik klinik tabloları m eydana geti­

rebileceğini düşündürm ektedir.

Diğer taraftan m evsimlere göre doğum sal farklı­

lıklar biyolojik ritim lerdeki değişiklerden m ey­

dana gelebilir. insanlarda en çok, günlük (sirka- dien), haftalık, aylık ve yıllık ritimler araştırıl­

mıştır. Biyolojik ritimleri, kalıtımsal genetik peri- yodisitenin ve eş zamanlı çevresel etkenlerin (ze­

itgebers) birbiriyle etkileşerek m eydana getirdiği düşünülm ektedir (Ticher ve ark. 1996).

Otizm de mevsimlere göre doğum sıklığını araş­

tıran çalışmalar çelişik bulgular verm iştir (Barak

ve ark. 1995, Bolton ve ark. 1992, Gillberg 1990, Landau ve ark. 1999, M ouridsen ve ark. 1994, Stevens ve ark. 2000, Tanoue ve ark. 1988. Ye- ates-Frederikx ve ark. 2000). Bu çalışmada yay­

gın gelişimsel bozukluğu olan çocuklarda m ev­

sim lere göre doğum zam anının araştırılm ası amaçlanmıştır.

YÖNTEM

D enekler: A raştırm anın çalışma grubunu, Gül- hane Askeri Tıp Akademisi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim D alı'nda DSM-IV (APA 1994) tanı öl­

çütlerine göre YGB (otistik bozukluk, Asperger bozukluğu, dezintegratif bozukluk ve başka tür­

lü adlandırılam ayan yaygın gelişimsel bozuklu­

ğu) tanısı konulm uş 117 erkek olgu oluşturdu.

Kontrol grubunu, DSM-IV (APA 1994) tanı öl­

çütlerine göre yaygın gelişimsel bozukluğun dı­

şındaki diğer bozuklukların tanısını alan, yaş ve cinsiyet özellikleri araştırm a grubundan farklı olm ayan seçkisiz olarak belirlenen 134 olgu oluş­

turdu. Bu tanılar dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, fonolojik bozukluk, öğrenm e bozuk­

luğu, karşı gelme karşı olma bozukluğu, keke­

melik, sözel anlatım bozukluğu, obsesif kompul- sif bozukluk, tik bozukluğu, trikotilomani, gece terörü, kronik m otor tik bozukluğu, ayrılık kay­

gısı, uyum bozukluğu, enüresis, enkopresis, depresif bozukluk ve yaygın anksiyete bozuklu­

ğudur. Olası cinsiyet etkisini ortadan kaldırm ak için çalışmaya sadece erkek olgular alındı. Her iki grupta, 1994 ile 2003 tarihleri arasında Gülha- ne Askeri Tıp Akadem isi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalma başvuran olguların dosyaların­

dan geriye dönük olarak mevsimlere göre do­

ğum zamanı tespit edildi.

İstatistiksel işlem: Olguların yaş özelliklerinin karşılaştırılmasında t testi, mevsimsel farklılıkla­

rın araştırılm asında ise X2 testi kullanıldı. Test­

lerde istatistiksel anlamlılık düzeyi .05 olarak alındı.

BULGULAR

YGB'si olan 117 olgunun, 66'sına (%56.4) otistik bozukluk, 46'sına (%39.3) başka türlü adlandırı- lam ayan yaygın gelişim sel bo zukluk (YGB-

(3)

BTA), 2'si (%1.7) Asperger bozukluğu, 3'ü (%2.6) dezintegratif bozukluk tanıları konulm uştur.

Çalışma grubunun yaş ortalam ası 7.96±4.1 (yaş aralığı: 2-19) yıl, kontrol grubunun yaş ortalam a­

sı 7.3±2.7 (yaş aralığı: 2-15) yıldır. Otistik çocuk­

ların yaş ortalamaları ile kontrol grubunun yaş ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur (p>.05; t=1.53).

YGB'si olan çocukların ve ergenlerin %19.7'sinin kış, %28.2'sinin ilkbahar, %29.1'inin yaz ve

%23.1'inin ise sonbahar m evsimlerinde doğduk­

ları saptanm ıştır (Tablo 1). Kontrol grubunu oluşturan çocukların ve ergenlerin ise %20.1'inin kış, %19.4'ünün ilk bahar, %29.1'inin yaz ve

%31.3'ünün sonbahar m evsiminde doğdukları görüldü (Tablo 1). Çalışma ve kontrol grubu ara­

sında mevsimlere göre doğum zamanı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunm am ış­

tır (p>.05; X2=3.62).

gebelik ve doğum komplikasyonları, enfeksi­

yonlar ya da MSS'ne karşı otoim m un reaksiyo­

nu n gelişmesi sayılabilir (Barak ve ark. 1995, Chotai ve Asberg 1999). İlginç bir şekilde bazı bi­

yolojik m oleküllerin m iktarlarının da mevsimsel değişiklikler gösterdiği bulunm uştur. Örneğin, Şubat-Nisan aylarında doğm uş, herhangi bir ilaç kullanmam ış depresyonu, anksiyete bozukluğu, uyum bozukluğu ya da psikotik bozukluğu olan kişilerin beyin om urilik sıvısında (BOS) seroto­

nin metaboliti olan 5-HIAA'in arttığı belirlen­

miştir. Dopam in metaboliti olan homovanillik asitin (HVA), H V A/5-H IAA ve HVA/3-m etok- si-4hidroksifenilglikol (MHPG) oranlarının ise ekim ayından ocak ayına kadar doğm uş olanlar­

da arttığı bildirilm iştir (Chotai ve Asberg 1999).

Erkeklerde çinko düzeyleri mevsimsel olarak değişmektedir; yaz ortasında ve sonunda en üst düzeydeyken, kışın en düşük düzeylere ulaşır.

Çinko düzeylerindeki değişiklikler melatoninin Tablo 1: Yaygın Gelişimsel Bozukluk ve Kontrol G rubunun Mevsimlere Göre Doğumları

M evsim ler Yaygın G elişim sel B ozukluk G rubu Kontrol G rubu X 2 p

N(%) N (%)

KIŞ 23 (%19.7) 27 (%20.1)

İLKBAHAR 33 (%28.2) 26 (%19.4) 3.619 .306

YAZ 34 (%29.1) 39 (%29.1)

SONBAHAR 27 (%23.1) 42 (%31.3)

TOPLAM 117 (%100) 134 (%100)

Çalışma grubunda, otistik bozukluğu olan 66 ol­

g u n u n %22.7'sinin kış, %28.8'inin ilkbahar,

%24.2'sinin yaz, %24.2'sinin sonbahar mevsimle­

rinde doğduğu tespit edildi. Otistik çocuklar ve ergenler ile diğer bir psikiyatrik sorunu olanlar arasında mevsimlere göre doğum zam anı açısın­

d an istatistiksel olarak önemli bir fark saptanm a­

mıştır. (p>.05; X2=2.95).

TARTIŞMA

Çeşitli nöropsikiyatrik bozukluklarda mevsimle­

re göre doğum sıklığının değişmesi, bu sorunla­

rın oluşm asında çevresel etkenlerin olası önemi­

ni göstermektedir. Bu etkenler arasında aşırı sı­

caklık, beslenm enin etkisi, vitam in eksiklikleri,

mevsimsel değişiklikleri ile paralellik gösterir (Sandyk 1990). Mevsimsel değişiklikler, çeşitli biyolojik moleküllerin m iktarına olan etkisiyle ve çevresel etkenleri belirlemesi ile genetik yat- kinliği olan kişilerde çeşitli nöropsikiyatrik bo­

zuklukların oluşum unda rol oynayabilir.

Çeşitli nöropsikiyatrik sorunlarda mevsimlere göre doğum sıklığının değişmesi ile ilgili en çok kabul gören varsayım viral pandem ilerin fetu- sun MSS gelişimini etkileyerek nöropsikiyatrik bozukluklara yol açabileceğidir. Otizm in oluşu­

m unda viral enfeksiyonların önemli olabileceği bildirilmişse de, bazı araştırmacılar, çocukluk çağı otizmi ve gebelikte oluşan m aternal viral enfeksiyonlar arasında önemli birliktelik bula­

m am ışlardır (Deykin ve M acMahon 1979). An­

(4)

cak otistik çocukların serum ve BOS' larında vi­

ral ajanların kanıtlanm ası için yapılan sistemik araştırm alar nadirdir. Virusa bağlı patolojinin oluşması için bir virusun saptanm ası ya da sü­

rekli bir virusun olması koşul değildir. Çünkü bazı viruslar hücre içinde replikasyonunu ta­

m am lam aktadır. Bu virusların replikasyonları ya da hücre içindeki varlıkları hücre işlevlerine engel olabilir. Yine viruslar birtakım patolojik değişiklere neden olabilir ve yok edilmelerine karşın vücutta u zun süreli derin klinik etkileri görülebilir (van Gent ve ark. 1997).

Otizm de mevsimlere göre doğum sıklığındaki değişm e ile ilgili yapılan çalışmalar çelişkili bul­

gular vermiştir. Otizm in özellikle m art ve ağus­

tos ayları olmak üzere bahar ve yaz mevsimle­

rinde doğanlarda daha sık görüldüğü bildiril­

m iştir (Barak ve ark. 1995, Gillberg 1990, Mo- uridsen ve ark. 1994, Stevens ve ark. 2000, Tano- ue ve ark. 1988). Bazı çalışmalarda ise doğum ya­

pılan mevsimler ile otizm görülmesi arasında bir ilişki bulunam am ıştır (Bolton ve ark. 1992, Lan­

d au ve ark. 1999, Yeates-Frederikx ve ark. 2000).

Bu çalışmada da otizmin ve yaygın gelişimsel bozuklukların mevsimlere göre doğum sıklığı açısından diğer psikiyatrik sorunlardan farklılık göstermediği bulunm uştur. Bu sonuç otizmin vi­

ral pandem ilerle ilişkili olmadığını d ü şü n d ü r­

mektedir. Çalışmalardaki çelişkili bulgular bo­

zukluğun heterojenitesinden, kom orbid d u rum ­ lardan ve coğrafi farklılıklardan kaynaklanabilir.

Otizm in en azından bir alt grubunda virusa bağ­

lı bozukluğun oluşması söz konusu ise viral pandem ilerin sık görüldüğü bölgelerde doğum ­ da m evsimlere bağlı değişikliklerin daha sık ol­

ması beklenir.

Mevsimsel değişiklikler özgül bir etiolojiden çok bozuklukla birlikteliği gösterebilir. Üstelik do­

ğum komplikasyonlarının, zeka geriliğinin ve doğum sal anomalilerin bağımsız olarak doğum mevsimi ile ilgili olduğu gösterilmiştir (Bolton ve ark. 1992). Zeka geriliğinin, doğum sal anom a­

lilerin, doğum komplikasyonlarının araştırılma- ması ve grubun homojen olmaması bu çalışma­

nın başlıca sınırlılığını oluşturm aktadır. Otizm ­ de daha büyük örneklem gruplarıyla yukarıdaki

sınırlılıklar göz önünde tutularak yapılacak ça­

lışmalar bozuklukta mevsimsel değişikliklerin etkisini aydınlatm aya katkısı olacaktır.

KAYNAKLAR

A m erica n P sychiatric A sso cia tio n (1994) D iagnostic a n d S ta tistica l M anual o f M ental D isorders (DSM-IV). W a s­

hington, DC.

B a iley A , Phillips W, R u tte r M (1996) A u tis m to w a rd s a n integration o f clinical, genetic, neuropsychological a n d neurobiological p e rsp ectiv es. J C hild P sychol P sychiatry 37:89-126.

B a r a k Y, Ring A, S u lk e s J ve ark. (1995) S e a s o n o f birth a n d a u tis tic d is o r d e r in Isra el. A m J P sy c h ia tr y 152:798-800.

B olton P, P ickles A , H arrington R ve ark. (1992) S e a so n o f birth: is su e s, a p p ro a ch es a n d fin d in g s fo r a u tism . J C hild P sychol P sych ia try 33:509-530.

B ra d b u ry T, Miller GA (1985) S e a s o n o f birth in sc h i­

zophrenia: a review o f evidence, m ethodology, a n d eti­

ology. P sychol B ull 98:569-594.

C h e ss S (1997) Follow-up report on a u tis m in congenital rubella. J A u tis m C hild S c h izo p h ren ia 7:68-81.

C hotai C, A sb e rg M (1999) V ariations in C SF m onoam i­

n e m etabolites according to th e s e a s o n o f birth. N e­

uropsychobiology 39:57-62.

D e y k in EY, M acM ahon B (1979) Viral exp o su re a n d a u ­ tism . A m J E pidem iology 109:628-638.

F a u stm a n WO, B ono MA, M o ses J A ve ark. (1992) S e ­ a s o n o f birth a n d neuropsychological im p a irm en t in schizophrenia. J Nerv M en t D is 180:644-648.

Gillberg C (1990) Do children w ith a u tis m h a v e M arch b irth d a y s? A c ta P sych ia tr S c a n d 82:152-156.

K a p la n HI, S a d o c k B J (1998) P ervasive d evelo p m en ta l disorders. S y n o p s is o f P sych ia try içinde, W illiam s &

W ilkins, Baltim ore, s:1 1 7 9 -1 1 9 2 .

L a n d a u EC, C icchetti DV, Klin A ve ark. (1999) S e a so n o f birth in a utism : a fic tio n revisited. J A u tis m D ev Di­

so rd 29:385-393.

Livingston R, A d a m B, B ra ch a H (1993) S e a s o n o f birth a n d n eu ro d evelo p m en ta l disorders: su m m e r birth is a s ­ so c ia te d w ith d y sle x ia . J A m A c a d Child A d o lesc P sych i­

a try 32:612-616.

M ick E, B ied erm a n J, F araone V (1996) Is s e a s o n o f birth a risk fa c to r fo r attention-deficit h yp era ctivity d i­

sorder? J A m A c a d Child A d o le sc P sych ia try 3 5 :1 4 7 0 ­ 1476.

M ouridsen SE, N ielsen S, R ich B ve ark.(1994) S e a s o n o f birth in infantile a u tism a n d o ther ty p e s o f childhood p s y c h o s e s . Child P sych ia try H u m D ev 25:31-43.

S a n d y k R (1990) Zinc deficiency in attention-deficit h yp era ctivity disorder. In t J N eurosci 52:239-241.

(5)

S te v e n s MC, F ein DH, W a terh o u se L H (2000) S e a s o n o f birth e ffe c ts in a u tism . J Clin E xp N europsychol 2 2 :3 9 9 ­ 407.

T anoue Y, O da S, A s a n o F ve ark. (1988) Epidem iology o f infantile a u tis m in so u th e rn Ibaraki, Ja p a n : d ifferen ­ c es in p reva len ce in birth cohorts. J A u tis m D ev D isord 18:155-66.

Ticher A, R ing A , B a ra k Y ve ark. (1996) C ircannual p a t­

tern o f a u tistic births: re a n a ly sis in three ethnic groups.

H u m Biol 68:585-592.

v a n G ent T, H eijnen CJ, Treffers PDA (1997) A u tis m a n d th e im m u n e s y s te m . J Child P sychol P sych ia try 3 8 :3 3 7 ­ 349.

V id eb ech P, N ielson J (1984) C hrom osom e abnorm alities a n d s e a s o n o f birth. H u m G enet 65:221-231.

Y ea tes-F red erikx MH, N ijm an H, Logher E ve ark. (2000) B irth p a tte r n s in m en ta lly reta rd ed au tistic p a tie n ts . J A u tism D ev D isord 30:257-262.

Referanslar

Benzer Belgeler

Fuat Sezgin Ġstanbul Ġslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi(2008), 2012 yılında açılan Gaziantep Bilim Tarihi Müzesi’ne uzman müzecileri ile danıĢmanlık

Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Adına In the name Kafkas University Institute of Social Sciences Doç..

An inter- national survey of reported prescribing practice in the treatment of patients with generalised anxiety disorder.. Bufferd SJ, Dougherty LR, Carlson GA

Çalışmamızda Ocak 2011-Aralık 2012 tarihleri arasında akut viral gastroenterit ön tanısı ile Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Mikrobiyoloji

İnfertil kadınların kontrollere göre daha sık cinsel ilişki oranları vardı ve evlilik oranları daha fazlaydı. Depresyon bazal oranlarında,

Bizim hastamtzdaki sol retroperitoneal oolgede yerle~mi~ olan "fetus in fetu"da total olarak eksize edilmi~ olup, kitlenin histopatolojik incelenmesinde maliyn

Çalışmamızda, hemşirelerin "Viral hepatit etkenlerinin bulaşma yollarının neler olduğu"na yönelik sorulan bilgi sorularına verdikleri yanıtlarının

Bu çalışmada MİB, fontanel bulguları gibi klasik menenjit bulguları olmasa bile, 2 yaşından küçük çocuklarda tek başına nörolojik bulgu veya konvülsiyon