• Sonuç bulunamadı

Akci¤er kanseri nedeniyle sitostatik tedavi gören bir olguda geliflen S aureus’a ba¤l› yumuflak doku infeksiyonu ve sepsis

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Akci¤er kanseri nedeniyle sitostatik tedavi gören bir olguda geliflen S aureus’a ba¤l› yumuflak doku infeksiyonu ve sepsis"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SUMMARY

Subcutaneous abscess and sepsis due to S aureus after cytostatic therapy due to small cell lung carcinoma We report a case with subcutaneous abscess and sepsis due to Staphylococcus aureus. A 65-year-old man with a history of cytostatic therapy due to small cell lung carcinoma presented to us with sign and symptoms referable to the arms, including pain, tenderness, induration and increased warmth in the arm.

Methicillin susceptible S. aureus was isolated from the cultu- res. Debridement and surgical drainage of the abscess were done. Patient received adequate antibiotic treatment. Her systemic symptoms resolved in 3 days. At the 10thday of the treatment, patient had fever again. Although vancomisin the- rapy started, patient has died at the 11th day of the treatment.

Key words:Cellulitis, Staphylococcus aureus Anahtar kelimeler:Selülit, Staphylococcus aureus

Kanser nedeniyle sitostatik tedavi alan hastalar infeksi- yon etkenlerine karfl› normal insanlardan daha duyarl›- d›rlar. Bu hastalarda intravenöz kateter nedeniyle deri bütünlü¤ünün bozulmas›, baflta S aureus olmak üzere infeksiyon etkenlerine karfl› vücudu duyarl› k›lar. Ayr›- ca, yumuflak doku infeksiyonunun sepsis ve apse gibi komplikasyonlara yolaçma ihtimali de bu hastalarda da- ha fazlad›r. Selülit, derinin subkutan dokuya yay›lan akut bir infeksiyonudur. Bu yaz›da, her iki kolda intra- venöz kanüllerin girifl yerlerde sellülit geliflen ve uygun antibiyoterapiye ra¤men septik flok tablosuyla kaybedi- len bir akci¤er kanseri olgusunu sunduk.

OLGU

Altm›flbefl yafl›ndaki erkek hasta titreme, atefl, kollarda a¤r›l›,

k›zar›kl›klar ve sa¤ dirsek ekleminde hareket k›s›tl›l›¤› ve a¤r›

yak›nmalar›yla klini¤imize yat›r›ld›. Hastaya 6 ay önce beyin metastaz› bulunan evre IV küçük hücreli akci¤er karsinomu tan›s› konularak kemoterapi (en sonuncusu 3 hafta önce olmak üzere toplam 4 kür) ve radyoterapi tedavisine bafllanm›flt›. On- befl gün önce sa¤ dirsek d›fl yüzeyinde k›rm›z› renkte a¤r›l› bir flifllik ortaya ç›km›fl. Bir haftad›r da titremeyle günde 2 kez 39°C’ye yükselen atefl, sol ön kol d›fl yüzeyinde iki adet a¤r›l›

k›zar›k flifllikle birlikte sa¤ dirsekte hareketle fliddetli a¤r› ya- k›nmas› bafllam›fl. Hasta a¤r›l› fliflliklerin oldu¤u bölgelerin daha önce kemoterapi için kullan›lan bölgeler oldu¤unu ifade ediyordu. Fizik muayenede; sa¤ dirsek ön, arka ve d›fl yüzeyi- ni kaplayan 12x10 cm ve sol ön kol d›fl yüzeyinde 5x3 ve 7x6 cm boyutlar›nda toplam 3 adet s›cak, deriden kabar›k ve a¤r›l›

cilt lezyonu vard›. Sa¤ dirsekteki lezyon flüktüasyon veriyor- du. Hasta sa¤ dirse¤ini 90° fleksiyonda tutuyordu ve artralji nedeniyle bu eklemin hareketleri tamamen k›s›tlanm›flt›. Has- tan›n takibinde, günde 2 kez titremeyle 39°C’ye yükselen atefl tesbit edildi. Her iki aksiller bölgede 2-3 santimetre çaplar›nda ikifler adet lenfadenopati vard›. Fizik muayene bu bulgular›n d›fl›nda normaldi. Hemogramda lökosit say›s› 12.000/mm3, hematokrit 28, MCV 93 µm3, trombosit 250.000/ mm3bulun- du. Periferik kan formülünde % 90 nötrofil, % 8 lenfosit ve % 2 monosit vard›. C-reaktif protein 455 mg/dl (0-5) ve sedi- mentasyon 140 mm/saat bulundu. Biyokimyasal incelemede;

albumin 2.8 g/dl, gama-globulin 3.3 gr/dl bulundu. Serum üre, kreatinin, AST, ALT, ALP, gama-GT, total bilirubin, direkt bilirubin, glukoz de¤eri ve tam idrar tahlili normaldi. Akci¤er grafisi normaldi. Atefl yükselirken titreme s›ras›nda toplam 4 adet hemokültür al›nd›. Hastaya ampirik olarak sefazolin 6 g/

gün baflland›. Sa¤ dirsekteki flüktüasyon veren lezyon cerrahi olarak drene edildi. Abseden ve sa¤ dirsek ekleminden al›nan s›v›n›n Gram boyamas›nda bol lökosit ve küme yapm›fl Gram pozitif koklar görüldü ve metisiline duyarl› Staphylococcus aureus izole edildi. Sinovyal s›v› incelemesinde lökosit say›s›

80.000/ml (% 85 nötrofil) bulundu. Olgunun atefli sefazolin tedavisinin 3. gününden sonra normal s›n›rlarda seyretti ve sol koldaki cilt lezyonlar› düzeldi. Ancak, sa¤ koldaki cilt lezyo- nu gerilemedi ve drenden pü gelmeye devam etti. Tedavinin onuncu gününden itibaren atefli tekrar 39°C’ye kadar yüksel- meye bafllayan hastan›n bu s›rada sedimentasyonu 140 mm/sa- at, C-reaktif protein düzeyi 470 mg/dl, ALT 53 Ü/lt, lökositi 22.000/mm3, hematokriti 26 ve trombosit say›s› 60.000/mm3

Akci¤er kanseri nedeniyle sitostatik tedavi gören bir olguda geliflen S aureus’a ba¤l› yumuflak doku infeksiyonu ve sepsis

Bahad›r CEYLAN (*), Ayd›n MAZLUM (**), fiule CEYLAN (***)

SSK ‹stanbul E¤itim Hastanesi ‹nfeksiyon Hastal›klar› Klini¤i, Uz. Dr.*; Safa Hastanesi ‹ç Hastal›klar› Klini¤i, Uz. Dr.**; Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Nükleer T›p Anabilim Dal›, Dr.***

OLGU SUNUMU ‹nfeksiyon

Göztepe T›p Dergisi 20: 239-241, 2005

239 ISSN 1300-526X

(2)

bulundu. Bunun üzerine tekrar 3 adet kan kültürü al›nd› ve se- fazolin tedavisi kesilerek bunun yerine vankomisin 2 g/gün te- davisine baflland›. Tedavinin onbirinci gününde fluuru kapanan hastan›n anürisi bafllad› ve arter kan bas›nc› 70/40 mmHg tes- bit edildi. Genel durumu düzelmeyen hasta tedavinin onbirinci gününde kaybedildi.

TARTIfiMA

Deri ve deri alt› dokular›n bakteriyel infeksiyonlar›nda konak-bakteri iliflkisi aç›s›ndan üç önemli nokta vard›r:

1. Girifl yolu, 2. kona¤›n yan›t› ve 3. bakterinin patoje- nik özelli¤i. Bakteri do¤rudan deriden girebilece¤i gibi, sistemik infeksiyonlarda oldu¤u gibi hematojen yolla da deriye yerleflme olabilir. Bakterinin deriye girifli; sa¤- lam deriden küçük bir travma ile olabilir veya deride mevcut olan bir lezyonun infekte olmas› ile de müm- kündür (1). Lökopenik, immünosupresif veya diyabeti olanlarda deri infeksiyonlar› süratle yay›labilir (2,3). Ol- gumuz akci¤er karsinomu nedeniyle sitostatik tedavi al›yordu ve son ilaç kürünü 3 hafta önce alm›flt›. Kollar-

da yer alan infeksiyon bölgeleri sitostatik ilaç infüzyo- nunun yap›ld›¤› bölgelerdi. Etken mikroorganizmalar olas›l›kla intravenöz kanülün yerlefltirildi¤i bölgelerden dermise ulaflm›fl ve hastan›n immünosupresif olmas› da infeksiyonu hem kolaylaflt›rm›fl hem de ciddi seyretme- sine neden olmufltu.

Selülit olgular›nda ateflle birlikte infeksiyonun oldu¤u anatomik bölgede k›zar›kl›k, lokal ›s› art›fl› ve ödemli infiltrasyon vard›r. Genelde a¤r›l› bölgesel lenfadenopa- tilerde olaya efllik eder. Selülitte erizipelden farkl› ola- rak lezyonun kenarlar› keskin s›n›rl› ve yüksek de¤ildir.

Sunulan olguda da cilt lezyonlar› selülitle uyumluydu ve a¤r›l› aksiller lenfadenopatiler vard›. Selülit olgula- r›nda lokal apseler geliflebilir, lezyonun hemen alt›nda bulunan kemik ve eklem komfluluk yoluyla infekte ola- bilir ve özellikle altta yatan hastal›¤› olanlarda selülit, sepsisin birincil kayna¤›n› oluflturabilir (1). Olgumuzda sa¤ dirsekteki lezyon flüktüasyon veriyordu ve dirsek eklemi k›zar›k, ödemli ve a¤r›l›yd›. Olgumuzda ay›r›c›

tan›da deride lokal ödem ve eritem yapabilece¤inden dolay› akci¤er karsinomunun deri metastazlar› akla gel- di. Ancak, 39°C’ye varan ateflle birlikte sedimentasyon, CRP ve kan lökositlerinde yüksekli¤in olmas› ve lez- yonlardan birinden flüktüasyon al›nmas› tümör metasta- z›ndan daha çok abse komplikasyonu geliflen selüliti dü- flündürdü. Selülitte etiyolojik tan› infekte dokudan yap›- lan ince i¤ne aspirasyon materyalinin direkt incelemesi ve kültürü ile konur. E¤er selülit apseleflmiflse, cerrahi olarak drene edilir, materyalden direkt preparat ve kül- tür yap›l›r (3,4).

Uygun antibiyotik tedavisi alt›ndayken atefli bir süre için düflüp sonra tekrar yükselen hastalarda flu ihtimaller akla gelmelidir: 1. Etken patojenin antibiyoti¤e direnç kazanmas›. 2. Abse gibi lokalize bir komplikasyonun geliflmesi. 3. Birden fazla etkenin beraber infeksiyona yolaçmas›. 4. Antibiyotik atefli (1). Olgumuzda ateflle birlikte sedimentasyon, CRP ve kan lökosit say›s›nda yükselme görülmesi ilk 3 seçenekten birinin söz konusu olabilece¤ini göstermektedir. Sa¤l›kl› bireylerde geliflen selülitte en s›k etkenler Streptococcus pyogenes ve Staphylococcus aureus’tur. Di¤er bakterilerin de (H.

influenzae, barsak bakterileri, klostridiyalar, Pasteurel- la multocida vs.) daha az s›kl›kta selülitten sorumlu ol- duklar› gösterilmifltir (1). ‹ntravenöz ilaç kullanma al›fl- kanl›¤› olan hastalarda meydana gelen deri ve yumuflak doku infeksiyonlar›nda S aureus, Streptococcus milleri grubu bakteriler ve anaeroblar (Fuzobacterium spp, Ve- SA⁄ D‹RSEK

Resim 1.

Göztepe T›p Dergisi 20: 239-241, 2005

240

SOL KOL

(3)

illonella spp, Prevotella spp) izole edilmifl ve % 52-61 oran›nda da aerop ve anaerop bakterilerin birlikte etken olduklar› gösterilmifltir (5). Kanserli hastalarda geliflen selülitte en s›k etkenler Streptococcus pyogenes ve Staphylococcus aureus olmakla birlikte, ola¤an d›fl› baz›

mikroorganizmalar›n da (enterokoklar, ba¤›rsak bakte- rileri, difteroidler, korinebakteriyum JK, kandida ve as- pergillus) etken olabilece¤i gösterilmifltir (6). Olgumu- zun hem kanser hastas› olmas› ve hem de hastane orta- m›nda intravenöz yolla sitostatik ilaç uygulamas› sonu- cu infeksiyonun geliflmesi nedeniyle polimikrobiyal et- yoloji olma olas›l›¤› yüksektir. Bu da sadece S aureus’a yönelik antibiyoterapiye cevap al›namamas›n› aç›klaya- bilir.

Kanser nedeniyle kemoterapi gören hastalarda kollarda k›zar›kl›k, a¤r› ve ›s› art›fl› gibi belirtiler geliflti¤inde ön- celikle intravenöz kateterin girifl yerlerinde geliflen sel- lülit akla gelmelidir. Bu tür immünosupresif hastalarda yap›lan kültürlerde S aureus gibi tek bir etken üretilse

bile, normal konakta nadir gözlenen baz› etkenler de da- hil olmak üzere, polimikrobiyal etiyolojinin de rol oy- nayabilece¤i unutulmamal› ve genifl spektrumlu antibi- yotikler tercih edilmelidir.

KAYNAKLAR

1. Do¤anay M: Deri ve deri alt› dokusunun bakteriyel infeksiyonlar›.

Topçu AW, Söyletir G, Do¤anay M. ‹nfeksiyon Hastal›klar› ve Mik- robiyolojisi. ‹stanbul: Nobel Matbaac›l›k; 2002, 897-909.

2. Feingold DS, Hirschmann JV: Approach to the patient with skin or soft tissue infection. In Gorback SL, Bartlett JG, Blacklow NR (eds). Infectious diseases. Philadelphia: W.B. Saunders Company, 1998, 1261.

3. Hay RJ, Adriaans BM: Bacterial infections. In: Champion RH, Burton JL, Burns DA, Breathnach SM (eds). Textbook of dermato- logy. Oxford: Blackwell Science; 1995, 1097.

4. Swartz MN: Cellulitis and subcutaneous tissue infections. In:

Mandell GL, Bennet JE, Dolin R (eds). Principles and Practice of In- fectious Diseases. New York: Churchill Livingstone; 1995, 909.

5. Ebright JR, Pieper B: Skin and soft tissue infections in injection drug users. Infect Dis Clin North Am 16:697-712, 2002.

6. Stevens DL: Infections of the skin, muscle, and soft tissues. Fauci AS, Braunwald E, Isselbacher KJ, Wilson JD, Martin JB, Kasper DL, Hauser SL, Longo DL (eds). Harrison’s Principles of Internal Medici- ne. Mc Graw-Hill Companies: 1998, 827-839.

Göztepe T›p Dergisi 20: 239-241, 2005

241

Referanslar

Benzer Belgeler

Bul- gular, sinir sistemine kan s›zmas› duru- munda fibrinojenin oynad›¤› olumsuz rolün yan›s›ra, merkezi sinir sistemi yaralanmalar›nda damar ve sinir siste- mi

[r]

Benzer ola- rak “European Committee of Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST)”, 2009 yılın- da VISA tanımını tamamen kaldırarak, vankomisin MİK değeri ≥ 4 µg/ml

ermTR geni özellikle streptokoklarda makrolidlere direnç sağlayan en yaygın genlerden biridir. ermTR klonlanarak hassas suşlardaki etkisi gözlenmemiştir. Bu

Hava ile beraber giden su damlalarını çeviren bir süzgeçten de geçtikten sonra hava muhtelif istikamet- lere ayrılır ve bu hava ayni zamanda ısıtmak için kullanılacaksa

Dirençli pnömokoklar›n serotip da¤›l›m›- n›n, klonal yay›l›m›n›n ve genetik yak›nl›klar›- n›n sürekli monitorizasyonu, hem kullan›mda olan pnömokok

Salık bakımı ile ilikili risk faktörleri taıyan hastalardan izole edilen TK-MRSA kökenleri daha yüksek oranlarda antibiyotiklere direnç gösterirler.. Bu nedenle birçok klinik

de¤erlendirmek, oran›n› belirlemek, çomak parmak varl›¤› ile akci¤er kanseri tipleri, ek hastal›k varl›¤›, yaflam stili (sigara, alkol) cinsiyet, yafl gruplar›