• Sonuç bulunamadı

Yeni Symposium Dergisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yeni Symposium Dergisi"

Copied!
14
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 164 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Marmara Depreminden Alt› Y›l Sonra Sapanca’da

Travma Sonras› Stres ve Anksiyete Bozukluklar›n›n

De¤erlendirilmesi

M. Fatih Önsüz*, Ahmet Topuzo¤lu**, Hatice ‹ki›fl›k***, Melda Karavufl****

Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Halk Sa¤l›¤› Anabilim Dal›, T›bbiye cad, Haydarpafla/‹stanbul * Dr. Halk Sa¤l›¤› Uzman›, Sakarya ‹l Sa¤l›k Müdürlü¤ü

** Doç. Dr. Halk Sa¤l›¤› Uzman›, Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Halk Sa¤l›¤› Anabilim Dal› *** Dr. Halk Sa¤l›¤› Araflt›rma Görevlisi, Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Halk Sa¤l›¤› Anabilim Dal› **** Prof. Dr. Halk Sa¤l›¤› Uzman›, Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Halk Sa¤l›¤› Anabilim Dal› Sorumlu Yazar;

Doç. Dr. Ahmet Topuzo¤lu

Adres: Marmara Universitesi T›p Fakultesi Halk Sa¤l›¤› AD T›bbiye Cad. No. 49 Haydarpafla ‹stanbul Tel: +902164149457

Faks: +902164144731

E-Posta: [email protected]

ÖZET

Amaç: Bu çal›flmada, Marmara Depremi'nden alt› y›l sonra Sapanca'da TSSB ve anksiyete

belirtile-rinin belirlenmesi ve birlikte görülen etmenlerin de¤erlendirilmesi amaçlanm›flt›r.

Yöntem: Tan›mlay›c› tipteki bu araflt›rma Temmuz-A¤ustos 2005 tarihleri aras›nda Sapanca'da

yü-rütüldü. Araflt›rmaya kat›lan 62 kiflinin verileri, sosyodemografik özellikler ve deprem ile ilgili baz› bilgilere yönelik sorular ile Klinisyenler Taraf›ndan Uygulanan TSSB Ölçe¤i [TSSB-Ö] ve Beck Anksi-yete Ölçe¤i'nin [BAÖ] yer ald›¤› bir anket yoluyla topland›.

Bulgular: Araflt›rmaya kat›lan 62 kiflinin %24.2'sinde TSSB, %64.5'inde minimal-hafif, %25.8'inde

orta-fliddetli derecede anksiyete görüldü. E¤itim durumu düzeyine göre anksiyete ve TSSB aç›s›n-dan istatistiksel olarak anlaml› fark bulundu [p<0.05]. Düflük e¤itim durumunda hem TSSB hem de Beck anksiyete envanteri skorlar› yüksekti. Depremi rûyas›nda görenlerde ve deprem sonras›n gün-lük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirenlerde posttravmatik stres ve orta ve fliddetli anksiyete görülmesi an-laml› bir farkla daha fazlayd› [p<0.05]. Çok de¤iflkenli analiz sonucunda depremin rûyada görülme-si TSSB'nu, deprem sonras› günlük al›flkanl›klar› de¤ifltirme ise hem TSSB'nu hem de ankgörülme-siyeteyi et-kileyen faktörler olarak ortaya ç›kt›.

Tart›flma ve Sonuç: Çal›flmam›zda depremden 6 y›l sonra da çal›flt›¤›m›z grupta ruh sa¤l›¤›

üzeri-ne etkilerinin sürmekte oldu¤unu tesbit ettik. Bu da büyük depremler sonras›nda psikiyatrik sorun-lar›n uzun dönem sürdü¤ünü göstermektedir. Bu nedenle deprem bölgesinde yaflayan kiflilere yö-nelik toplum tabanl› giriflimsel ruh sa¤l›¤› çal›flmalar› yürütmek toplum ruh sa¤l›¤›n›n gelifltirilme-si aç›s›ndan önem tafl›maktad›r.

Anahtar Kelimeler: Marmara Depremi, travma sonras› stres bozuklu¤u, anksiyete ABSTRACT

Assesment of Post Traumatic Stress and Anxiety Disorders after Marmara Earthquake in Sapanca

Objective: The aim of the study is to determine symptoms of PTSD and anxiety disorders and

eva-luate related factors after six years from Marmara Earthquake in Sapanca.

Method: This descriptive study was conducted in Sapanca at July-August 2005. The data of 62

par-ticipants were collected by a questionnaire which included questions about their sociodemografic characteristics and experiences in Marmara eathquake. Also Clinician Administered Post Traumatic

(2)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 165 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

G‹R‹fi

Do¤al felâketler her y›l milyonlarca insan› etkile-mektedir. ‹nsanlar›n birço¤u yaralanmakta veya sev-diklerinin ac›s›n› çekmekte ve mal kayb›na u¤ramak-tad›rlar (Chou ve ark. 2003). Depremler tüm dünyada yayg›n olarak meydana gelen, büyük çapta y›k›ma ve çok say›da insan›n ölümüne neden olan do¤al felâket-lerdir. Tüm dünya genelinde her y›l fliddeti 5 ile 8 Richter olarak ölçülen ortalama 939 deprem meydana gelmekte ve bu depremler nedeniyle binlerce insan hayat›n› kaybetmektedir. 20. Yüzy›l'da meydana ge-len 108 adet depremde 1.8 milyon insan hayat›n› kay-betmifltir (Basoglu ve ark. 2002). Depremler, hayat› tehdit eden, önceden bilinmeyen ve kontrol edileme-yen do¤al felâketlerdir. Binlerce insan›n yaralanmas›-na, âniden sevdiklerini ve mallar›n› kaybetmesine, ev-siz kalmas›na ve yerlerinden olmas›na neden olarak binlerce insan›n hayat›nda büyük çapl› harabiyete ne-den olmaktad›rlar (Livanou ve ark. 2005). 17 A¤ustos 1999 tarihinde saat 03:02 de, Richter ölçe¤ine göre 7.4 fliddetinde olan Marmara Depremi genifl bir yerleflim alan›n› etkilemifltir. Ortalama 25 milyon insanda fizik-sel ve ruhsal etkilenmelere yol açm›flt›r. Resmî rakam-lara göre 17.840 kifli yaflam›n› yitirmifl, 43.953 kifli ya-ralanm›fl, 505 kifli sakat kalm›flt›r (Karakaya ve ark. 2004). Depremler, do¤al felâketler aras›nda en yayg›n ve y›k›c›s› olmas›na ra¤men, hem dünyada, hem de Türkiye'de ruh sa¤l›¤› problemleri ve risk faktörleri ile ilgili konulara çok az ilgi gösterilmektedir (Baflo¤-lu ve ark. 2004, Altindag ve ark. 2005). Ülkemizde ko-nu ile ilgili çal›flmalar›n birço¤u 1999 Marmara Depre-mi'nden sonra yap›lm›flt›r (Altindag ve ark. 2005).

Travma sonras› stres bozuklu¤u [TSSB] deprem, f›r-t›na, kas›rga, hortum ve sel gibi do¤al felâketler ve di-¤er üzücü travmatik olaylara mâruziyet sonras› dö-nemde geliflen karakteristik semptomlar›n bir durum-dur (Önder ve ark. 2006). TSSB ola¤an insan

deneyim-lerinin d›fl›nda yaflanan ve bu deneyimden geçen her-kes için s›k›nt› kayna¤› olabilecek bir olay›n ard›ndan geliflen emosyonel, biliflsel, davran›flsal ve sosyal bo-zukluklar› içeren psikiyatrik belirtileri tan›mlamakta-d›r. TSSB olgular›n›n yaklafl›k yar›s›nda 3 ay içinde tam bir düzelme olur, bir ço¤unda ise semptomlar travma sonras› 12 aydan daha uzun sürer (Ku¤u ve Akyüz 2002). TSSB ile ilgili toplumda yap›lan çal›flmalar, TSSB semptomlar›n›n uzun y›llar devam etti¤ini göstermek-tedir. Kessler ve arkadafllar› (1995) TSSB geliflen kiflile-rin üçte bikiflile-rinde 10 y›l sonras›nda rahats›zl›¤›n devam etti¤ini belirtmifllerdir. Davidson ve arkadafllar› (1991) ise, rahats›zl›¤›n geliflti¤i kiflilerin %46's›nda TSSB'nun kronikleflti¤ini bildirmifllerdir. Ayn› zamanda, felâket bölgesinde yaflan›lan zorluklar travman›n etkilerinin uzamas›na neden oldu¤u gibi travmatik yaflant› sonra-s›nda kiflinin yard›ms›z kald›¤› durumlar TSSB oran›n› yükseltmektedir (Tural ve ark. 2001).

TSSB büyük depremlerin yayg›n bir sonucudur (Baflo¤lu ve ark. 2004). Do¤al felâketler sonras› görü-len psikiyatrik hastal›klar içerisinde en s›k görügörü-leni olarak belirtilen TSSB'nu incelemek için yap›lan ilk ça-l›flmalardan birinde, kas›rga ma¤durlar›nda TSSB in-sidans› %59 olarak bulunmufltur (Wang ve ark. 2000). DSM-IV'e göre ciddi bir travma veya olay sonras›nda geliflen bir anksiyete rahats›zl›¤› olarak tan›mlanan TSSB'nun ABD'de toplumda tüm yaflam boyu preve-lans› %8-9 civar›ndad›r. Yap›lan çal›flmalar TSSB'nun en yayg›n 4. psikiyatrik hastal›k oldu¤unu göstermek-tedir (Tagay ve ark. 2005). Risk alt›ndaki kiflilerde (sa-vafl, çat›flma, cinayet yâhut do¤al âfet yaflama gibi) oran %58'e kadar ç›kabilmektedir (Özgen ve Ayd›n 1999). Deprem sonras› TSSB geliflme s›kl›¤› de¤iflik oranlarda bildirilmektedir. Ermenistan Depremi son-ras›nda travmaya u¤rayan popülasyonda %67, Çin Depremi'nden sonra %24 TSSB oran› bildirilmifltir (Tural ve ark. 2001). Marmara Depremi'nden 3 ay

son-Stress Disorder Scale [CAPS] and Beck Anxiety Inventory were questioned.

Findings: Only 24.2% of participants had PTSD, 64.5% had minimal-light anxiety and 25.8% had

medium-severe anxiety. There was a statistically significant difference between education status and PTSD and anxiety status [p<0.05]. Both PTSD and anxiety scores were high at low educational status. PTSD and medium to severe anxiety were significantly high at the participants who saw earthquake at their dreams and changed their daily habits [p<0.05]. Seeing earthquake at dream was found related factor with PTSD and changing daily habits was found related factor with PTSD and anxiety in the multivariable analysis.

Discussion and Conclusion: In this study we found that, the effects of the earthquake on

men-tal health were still continuing after 6 years. This results show that menmen-tal problems related with eathquake continues long period after great disasters. For this reason, community community-ba-sed interventional mental health studies are important for promoting community mental health.

(3)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 166 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4 New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 166

ra Cansever ve arkadafllar›n›n (2000) gerçeklefltirdi¤i bir çal›flmada, en s›k konulan psikiyatrik tan› %55.9'luk oran ile TSSB olarak belirlenmifltir. Canat ve arkadafllar› (2000) ise çal›flmalar›nda, TSSB yayg›nl›¤› %76.6 olarak bulmufllard›r.

TSSB'nun bir özelli¤i de, s›kl›kla di¤er mental zukluklarla birlikte görülmesidir. TSSB'de yaflam bo-yu komorbid psikiyatrik bozukluk geliflme riski %70 civar›ndad›r (Özgen ve Ayd›n 1999). TSSB'na efllik eden durumlarla ilgili yap›lan çal›flmalar›n büyük ço-¤unda depresyon ve anksiyetenin ciddi oranlarda gö-rüldü¤ü bulunmufltur. Örne¤in Vietnem'da emekli as-kerlerde yap›lan bir çal›flmada, TSSB'na efllik eden anksiyete, depresyon ve madde kullan›m› gibi du-rumlar›n yaklafl›k %50 oran›nda oldu¤u belirtilmifltir (Goenjian ve ark. 2000). 17 A¤ustos'tan sonra De¤ir-mendere, Bolu, Düzce ve Ankara'da depremden sonra birinci, ikinci ve dördüncü y›llarda ard›fl›k çal›flmalar yap›lm›flt›r. Muhtemel TSSB yayg›nl›klar› Bolu'da %17, De¤irmendere'de %22, Ankara'da %26 ve Düz-ce'de %37 olarak tesbit edilmifltir. Muhtemel major depresyon yayg›nl›klar› ise bu dört bölge için s›ras›y-la %12, %15, %11 ve %28'dir (Aker 2006). Sonuç os›ras›y-la- ola-rak; depremler ve sonuçlar›, global olarak büyük bir halk sa¤l›¤› sorunudur. Türkiye özellikle Marmara Depremi'nden sonra bu halk sa¤l›¤› sorununun fark›-na varm›flt›r. Bu travma sonras› hayatta kalanlarda TSSB, anksiyete, depresyon gibi psikolojik sorunlar›n yaflanma riski artm›flt›r (Karakaya ve ark. 2004).

Bu çal›flman›n amac›, Marmara Depremi'nden alt› y›l sonra Sapanca ‹lçesi'nde bir sokakta yaflayan 18-65 yafl aras› eriflkinlerde TSSB ve anksiyete belirtilerinin belirlenmesi ve birlikte görülen etmenlerin de¤erlen-dirilmesidir.

YÖNTEM

Tan›mlay›c› tipteki bu araflt›rma Temmuz - A¤ustos 2005 tarihleri aras›nda yürütülmüfltür. Araflt›rma veri-leri sosyodemografik özellikler ve deprem ile ilgili bâ-z› bilgilere yönelik sorular ile Klinisyenler Taraf›ndan Uygulanan TSSB Ölçe¤i [TSSB-Ö] ve Beck Anksiyete Ölçe¤i'nin [BAÖ] yer ald›¤› bir anket yoluyla toplan-m›flt›r. Veriler, Sapanca ‹lçesi Rüstempafla Mahalle-si'nden rastgele seçilen bir sokaktan tesbit edildi. Bu sokaktaki 73 hâneye gidildi, 3 hane görüflmeyi reddet-ti, 20 hanede kimseye ulafl›lamad›, geriye kalan 50 hâ-neden toplam 72 kifli ile görüflme yap›ld›. Görüflme ya-p›lanlardan 10'unun deprem s›ras›nda uzak yerleflim-lerde olduklar› anlafl›ld› ve çal›flma d›fl›nda b›rak›ld›.

TSSB Klinisyen Taraf›ndan Uygulanan TSSB Ölçe-¤i'nin [CAPS] Türkçe'ye uyarlanmas›, geçerlilik ve

gü-venilirlik çal›flmas› Aker ve arkadafllar› (1999) taraf›n-dan yap›lm›flt›r.

Beck anksiyete ölçe¤i [BAÖ] ise Beck, Epstein, Brown ve Steer taraf›ndan gelifltirilerek 1988 y›l›nda yay›nlanm›flt›r. Bireylerin yaflad›¤› anksiyete belirtileri-nin s›kl›¤›n›n belirlenmesi amac›yla kullan›l›r. 21 mad-deden oluflan, 0-3 aras› puanlanan Likert tipi bir ölçek-tir. Puan aral›¤› 0-63'tür. Ölçekten al›nan puanlar›n yüksekli¤i, bireyin yaflad›¤› anksiyetenin fliddetini gös-terir (Beck 1988). Ulusoy ve arkadafllar› (1998) ölçe¤in Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çal›flmas›n› yapm›fl ve Türkçe uyarlamas›n›n klinik örneklemde geçerli ve gü-venilir ay›rt edici gücünün Durumluk-Sürekli Kayg› Envanteri'nden daha iyi oldu¤u, klinik popülasyonlar-daki anksiyete düzeyini ölçmeye uygun oldu¤unu ile-ri sürmüfllerdir. ‹statistiksel analizlerde ki-kare testi, Fischer kesin ki-kare testi kullan›ld›, p<0.05 anlaml›l›k düzeyi olarak kabûl edildi. Çok de¤iflkenli analizde yafl, cinsiyet, e¤itim durumu, depremde evinin hasar görmesi, depremde yaralanma, yak›n›n›n yaralanmas›, yak›n›n›n ölmesi, yak›nlar›nda kal›c› sakatl›k oluflmas›, ifl kayb›, mal kayb›, depremin rûyas›na girmesi, dep-rem sonras› günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme ve her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyman›n TSSB ve anksiyeteye etkisi lojistik regresyon analizi geriye do¤-ru eleme yöntemi ile incelendi, etkili faktörlerin tahmi-ni rölatif riskleri ve %95 güven aral›klar› hesap edildi.

BULGULAR

Araflt›rmaya kat›lan 62 kiflinin yafl ortalamas› 32.76±9.75'ti. Kat›l›mc›lar›n bâz› sosyodemografik ve depremle ilgili özellikleri Tablo 1'de gösterilmifltir.

Araflt›rmaya kat›lanlar›n %66.1'i kad›n, %33.9'u er-kekti. Kat›l›mc›lar›n %46.8'i lise ve üstü mezunu, %50.0'si ilk ve orta okul mezunu iken, %3.2'si okur ya-zar dahi de¤ildi. Kat›l›mc›lar›n %54.9'u ev han›m›yd›. Kat›l›mc›lar›n %17,7'sinin evi depremde hasar görmüfl; deprem sonras› %38.7'si evleri hâricinde bir yerde kal-m›fl ve sonra evlerine geri dönmüfl, %35.5'i deprem hâ-rici nedenlerle evlerinden tafl›nm›fl, %16.1'i deprem ne-deniyle evlerinden tafl›nm›fl, %9.7'si ise deprem sonra-s› tafl›nmam›fl ve evlerinde kalmaya devam etmifllerdi. Kat›l›mc›lar›n %4,8'i depremde yaralanm›fl, %43.5'inin depremde yak›n› yaralanm›fl, %9,7'sinin yaralanan ya-k›nlar›nda kal›c› sakatl›k oluflmufl ve %45.2'si deprem-de yak›n›n› kaybetmiflti. Araflt›rmaya kat›lanlar›n %17.7'si deprem sonras› ifl kayb›na, %22.6's› da mal kayb›na u¤ram›flt›. Kat›l›mc›lar›n %45.2'si rûyas›na depremin girdi¤ini, %83.9'u ise her an deprem olacak-m›fl gibi endifle duydu¤unu, %33,9'u depremden sonra al›flkanl›klar›n› de¤ifltirdiklerini belirttiler.

(4)

Kat›l›mc›la-New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 167 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Tablo 1: Araflt›rmaya kat›lanlar›n bâz› sosyodemografik ve depremle ilgili özelliklerinin da¤›l›m› [‹stanbul 2007] Özellikler n % Cinsiyet Kad›n 41 66.1 Erkek 21 33.9 E¤itim durumu Okuryazar de¤il 2 3.2 ‹lk-ortaokul 31 50.0 Lise ve üstü 29 46.8

Depremde evinin hasar görme durumu

Hasar görmüfl 11 17.7

Hasar görmemifl 51 82.3

Depremde yaralanma durumu

Yaralanm›fl 3 4.8

Yaralanmam›fl 59 95.2

Depremde yak›n›n›n yaralanma durumu

Yaralanm›fl 27 43.5

Yaralanmam›fl 35 56.5

Depremde yak›n›n› kaybetme durumu

Kaybetmifl 28 45.2

Kaybetmemifl 34 54.8

Deprem nedeniyle yak›nlar›nda kal›c› sakatl›k olma durumu

Evet 6 9.7

Hay›r 56 90.3

‹fl kayb› olma durumu

Evet 11 17.7

Hay›r 51 82.3

Mal kayb› olma durumu

Evet 14 22.6

Hay›r 48 77.4

Depremin s›kça rûyas›na girme durumu

Giriyor 28 45.2

Girmiyor 34 54.8

Her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyma durumu

Endifle duyuyor 52 83.9

Endifle duymuyor 10 16.1

Deprem nedeniyle günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme durumu

De¤ifltirmifl 21 33.9

De¤ifltirmemifl 41 66.1

Deprem sonras›nda ev, iflyeri ya da çocuklar›n›n okuduklar› okulun depreme dayan›kl› olup olmad›¤›na dikkat etme durumu

Dikkat ediyor 50 80.6

Dikkat etmiyor 12 19.4

(5)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 168 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Tablo 2: Araflt›rmaya kat›lanlar›n bâz› özelliklerine göre TSSB da¤›l›m› [‹stanbul 2007]

TSSB var TSSB yok Toplam p

n % n % n % Cinsiyet Kad›n 10 24.4 31 75.6 41 100.0 X_=0.003 Erkek 5 23.8 16 76.2 21 100.0 p=0.96 E¤itim durumu Okuryazar de¤il 2 100.0 0 0.0 2 100.0 ‹lk-ortaokul 11 35.5 20 64.5 31 100.0 X_=13.152 Lise ve üstü 2 6.9 27 93.1 29 100.0 p<0.05

Depremde yak›n›n› kaybetme

Kaybetmifl 9 32.1 19 67.9 28 100.0 X_=1.759 Kaybetmemifl 6 17.6 28 82.4 34 100.0 p=0.18

Depremde ifl kayb›

Kaybetmifl 5 45.5 6 54.5 11 100.0 X_=3.296 Kaybetmemifl 10 19.6 41 80.4 51 100.0 p=0.07*

Depremde mal kayb›

Kaybetmifl 4 28.6 10 71.4 14 100.0 X_=0.189 Kaybetmemifl 11 22.9 37 77.1 48 100.0 p=0.72*

Her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyma

Duyuyor 13 25.0 39 75.0 52 100.0 X_=0.114 Duymuyor 2 20.0 8 80.0 10 100.0 p=1.00*

Deprem sonras› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme

De¤ifltirmifl 11 52.4 10 47.6 21 100.0 X_=13.757 De¤ifltirmemifl 4 9.8 37 91.2 41 100.0 p<0.05

Depremin rûyas›na girme durumu

Giriyor 12 42.9 16 57.1 28 100.0 X_=9.697 Girmiyor 3 8.8 31 97.2 34 100.0 p<0.05

(6)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 169 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Tablo 3: Araflt›rmaya kat›lanlar›n bâz› özelliklerine göre anksiyete durumlar›n›n da¤›l›m› [‹stanbul 2007]

Minimal-hafif anksiyete Orta-fliddetli anksiyete Toplam p n % n % n % Cinsiyet Kad›n 24 58.5 17 41.5 41 100.0 X_=1.891 Erkek 16 76.2 5 23.8 21 100.0 p=0.16 E¤itim durumu Okuryazar de¤il 0 0.0 2 100.0 2 100.0 ‹lk-ortaokul 14 45.2 17 54.8 31 100.0 X_=16.715 Lise ve üstü 26 89.7 3 10.3 29 100.0 p<0.05

Depremde yak›n›n› kaybetme

Kaybetmifl 18 64.3 10 35.7 28 100.0 X_=0.001 Kaybetmemifl 22 64.7 12 35.3 34 100.0 p=0.97

Depremde ifl kayb›

Kaybetmifl 8 72.7 3 27.3 11 100.0 X_=0.394 Kaybetmemifl 32 62.7 19 37.3 51 100.0 p=0.73*

Depremde mal kayb›

Kaybetmifl 9 64.3 5 35.7 14 100.0 X_=0.000 Kaybetmemifl 31 64.6 17 35.4 48 100.0 p=1.00*

Her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyma

Duyuyor 32 61.5 20 38.5 52 100.0 X_=1.249 Duymuyor 8 80.0 2 20.0 10 100.0 p=0.47*

Deprem sonras› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme

De¤ifltirmifl 9 42.9 12 57.1 21 100.0 X_=6.507 De¤ifltirmemifl 31 75.6 10 24.4 41 100.0 p<0.05

Depremin rûyas›na girme durumu

Giriyor 13 46.4 15 53.6 28 100.0 X_=7.297 Girmiyor 27 79.4 7 20.6 34 100.0 p<0.05

(7)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 170 r›n %80.6's› deprem sonras›nda evlerinin, iflyerlerinin veya çocuklar›n›n okuduklar› okulun depreme daya-n›kl› olup olmad›¤›na dikkat ettiklerini belirttiler.

Araflt›rmaya kat›lanlar›n TSSB-Ö puan ortalamas› 15.71±11.17 idi. Kat›l›mc›lar›n %24.2'sinde TSSB tesbit edildi. Araflt›rmaya kat›lanlar›n baz› özelliklerine göre TSSB da¤›l›m› Tablo 2'de verilmifltir.

Araflt›rmaya kat›lan kad›nlardaki TSSB oran› [%24.4] erkeklerin oran›na [%23.8] benzerdi [p=0.96]. Kat›l›mc›lardan okuryazar olmayanlarda TSSB oran› %100.0 olarak bulundu. Bu grubu %35.5 ile ilk-orta okul mezunu olanlar ve %6.9 ile lise ve üstü mezun olanlar takip etmekteydi. E¤itim durumuna göre kat›-l›mc›larda TSSB bulunma oranlar› aras›nda istatistiksel olarak anlaml› bir fark bulundu [p<0.05]. Depremde bir yak›n›n› kaybetmifl kiflilerin TSSB oranlar› [%32.1] ile kaybetmemifl olanlar›n TSSB oranlar› [%17.6] ara-s›nda anlaml› bir fark bulunmad› [p=0.18]. Depremde ifl kayb›na u¤ram›fl kiflilerde TSSB [%45.5] u¤ramam›fl-lara göre [%19.6] daha yüksek tesbit edildi, ancak fark istatistiksel olarak anlaml› bulunmad› [p=0.07]. Ayn› flekilde depremde mal kayb› olanlarda da TSSB görül-me oran› [%28.6] mal kayb› olmayanlara göre [%22.9] daha yüksek iken, fark istatistiksel olarak anlaml› de-¤ildi [p=0.72]. Deprem sonras›nda her an deprem ola-cakm›fl gibi endifle duyma durumuna göre TSSB oran-lar› incelendi¤inde, endifle duyanlarda oran [%25.0] duymayanlara göre [%20.0] daha yüksekti, ancak fark istatistiksel olarak anlaml› de¤ildi [p=1.00]. Deprem sonras› bâz› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirenlerde TSSB oran› [%52.4] de¤ifltirmeyenlerden [%9.8] daha yüksek bu-lundu. Deprem sonras› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme du-rumuna göre TSSB oranlar› aras›nda istatistiksel olarak anlaml› bir fark bulundu [p<0.05]. Kat›l›mc›larda dep-rem rûyas›na girenlerde TSSB oran› [%42.9] girmeyen-lere göre daha yüksek [%8.8] tesbit edildi ve fark ista-tistiksel olarak anlaml› bulundu [p<0.05].

Araflt›rmaya kat›lanlar›n BAÖ puan ortalamas› ise 14.87±13.56'd›. Kat›l›mc›lar›n %64.5'inde hafif veya minimal anksiyete, %35.5'inde de orta veya fliddetli anksiyete tesbit edildi. Araflt›rmaya kat›lanlar›n bâz› özelliklerine göre anksiyete durumlar›n›n da¤›l›m› Tablo 3'de sunulmufltur.

Araflt›rmaya kat›lan kad›nlarda orta-fliddetli anksi-yete oran› [%41.5] erkeklerin oran›ndan [%23.8] daha yüksekti, ancak aralar›nda istatistiksel olarak anlaml› bir fark bulunmad› [p=0.16]. Kat›l›mc›lardan okur ya-zar olmayanlarda orta-fliddetli anksiyete oran› %100.0 olarak bulundu. Bu grubu %54.8 ile ilk-ortaokul me-zunu olanlar ve %10.3 ile lise ve üstü mezun olanlar takip etmekteydi. E¤itim durumuna göre gruplar ara-s›nda istatistiksel olarak anlaml› bir fark bulundu [p<0.05]. Depremde bir yak›n›n› kaybetmifl kiflilerin orta-fliddetli anksiyete oran› [%35.7] ile kaybetmemifl olanlar›n orta-fliddetli anksiyete oranlar› [%35.3] ara-s›nda anlaml› bir fark saptanmad› [p=0.97]. Depremde ifl kayb›na u¤ram›fl kiflilerde orta-fliddetli anksiyete görülme oran› [%27.3] ile u¤ramam›fllarda görülme oran› [%37.3] birbirine benzerdi [p=0.73]. Ayn› flekilde depremde mal kayb› olanlarda da orta-fliddetli anksi-yete görülme oran› [%35.7] ile mal kayb› olmayanlar-da görülme oran› [%35.4] birbirine benzerdi [p=1.00]. Deprem sonras›nda her an deprem olacakm›fl gibi en-difle duyma durumuna göre anksiyete gruplar› ince-lendi¤inde, endifle duyanlarda orta-fliddetli anksiyete daha s›k görülürken [%38.5] duymayanlarda mini-mal-hafif anksiyete daha s›k [%80.0] görülmekteydi, ancak gruplar aras›nda istatistiksel olarak anlaml› bir fark bulunmad› [p=0.47]. Deprem sonras› baz› al›fl-kanl›klar›n› de¤ifltirenlerde orta-fliddetli anksiyete [%57.1] de¤ifltirmeyenlerde ise minimal-hafif anksiye-te daha yüksek [%75.6] bulundu. Deprem sonras› al›fl-kanl›klar›n› de¤ifltirme durumuna göre anksiyete grup oranlar› aras›nda istatistiksel olarak anlaml› bir

Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Tablo-4: Çok de¤iflkenli analiz sonucunda TSSB ve anksiyeteyi etkileyen faktörlerin tahminî rölatif risk-leri [TRR] ve güven aral›klar›n›n [GA] da¤›l›mlar›.

Faktörler TRR 95.0% GA

En düflük En yüksek

TSSB Deprem rûyas›na girmiyor 1.0

Deprem rûyas›na giriyor 6.8 1.08 43.41 Günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirmemifl 1.0

Günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirmifl 16.3 2.61 102.16 Anksiyete Günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirmemifl 1.0

(8)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 171 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

fark bulundu [p<0.05]. Kat›l›mc›larda deprem rûyas›-na girenlerde orta-fliddetli anksiyete oran› [%53.6] gir-meyenlere göre daha yüksek [%20.6] tesbit edildi ve fark istatistiksel olarak anlaml› bulundu [p<0.05].

Çok de¤iflkenli analizde incelenen yafl, cinsiyet, e¤itim durumu, depremde evinin hasar görmesi, dep-remde yaralanma, yak›n›n›n yaralanmas›, yak›n›n›n ölmesi, yak›nlar›nda kal›c› sakatl›k oluflmas›, ifl kayb›, mal kayb›, depremin rûyas›na girmesi, deprem sonra-s› günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme ve her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyman›n TSSB ve anksiyeteye etkisi incelendi¤inde, depremin rûyas›na girmesi TSSB'nu, deprem sonras› günlük al›flkanl›klar›n› de-¤ifltirme ise hem TSSB'nu hem de anksiyeteyi etkile-yen faktörler olarak ortaya ç›kt›. Deprem rûyas›na gi-renlerde TSSB 6.8 kat daha fazla [%95 GA; 1.08-43.41, p=0.041] görülürken, deprem sonras› günlük al›flkan-l›klar›n› de¤ifltirenlerde TSSB 16.3 kat [%95 GA; 2.61-102.16, p=0.003], anksiyete ise 4.1 kat daha fazla [%95 GA; 1.03-16.73, p=0.045] görülmekteydi. Çok de¤ifl-kenli analiz sonucunda TSSB ve anksiyeteyi etkileyen faktörlerin tahmini rölatif riskleri [TRR] ve güven ara-l›klar›n›n [GA] da¤›l›mlar› Tablo-4'te sunulmufltur.

TARTIfiMA

Do¤al âfetlere ba¤l› olarak ortaya ç›kan psikiyatrik sorunlar önemli toplum ruh sa¤l›¤› önceliklerindendir. TSSB en s›k karfl›lafl›lan sorunlardand›r. Depremlere ba¤l› ruhsal sorunlar da âfetlerin olumsuz etkileri gibi geliflmekte olan ülkelerde daha fazla gözlenmektedir (Briere ve Elliott 2000). Ülkemizde 1999 y›l›nda meyda-na gelen Marmara Depremi'nden alt› y›l sonra Sapanca ‹lçesi'nde bir sokakta yaflayan 18-65 yafl aras› eriflkinler-de TSSB ve anksiyete belirtilerinin belirlenmesi ve bir-likte görülen etmenlerin de¤erlendirilmesi amac›yla yap›lan çal›flmam›zda kat›l›mc›lar›n %24.2'sinde TSSB saptanm›flt›r. Depremler sonras› TSSB yayg›nl›¤›n›n çe-flitli kültür ve sosyodemografik özellikleri olan gruplar-da %3-87 aras›ngruplar-da oldu¤u bildirilmektedir (Basoglu ve ark. 2002). Özellikle geliflmifl ve geliflmekte olan ülke-lerdeki farklar çarp›c›d›r. 1994 California (ABD) depre-mi sonras› TSSB yayg›nl›¤› %6-13 aras›ndayken, gelifl-mekte olan ülkeler için bu oranlar daha yüksektir (McMillan ve ark. 2000, Goenjian ve ark. 2000, Armeni-an ve ark. 2000, ArmeniArmeni-an ve ark. 2002, Lai ve ark. 2004). TSSB'nun ömür boyu prevelans›, 1985 fiili Depre-mi'nden 8 ay sonra %19, 1983 Coalinga DepreDepre-mi'nden 15 ay sonra %3 olarak bildirilmifltir (Baflo¤lu ve ark. 2004). 1988 Ermenistan Depremi sonras› ilk 6 ayda, te-davi için baflvuran kiflilerde TSSB yayg›nl›¤› %74 olarak bulunmufltur. Toplum tabanl› bir kuflak [kohort]

çal›fl-mas›nda ise depremden sonraki ikinci y›lda TSSB'nun birleflik hastal›k olas›l›¤› h›z› [kümülatif insidans›] %50'dir (Armenian ve ark. 2000, Armenian ve ark. 2002). Kuzey Çin'de yap›lan bir çal›flmada, DSM-IV kri-terlerine göre depremden 3 ay sonra TSSB yayg›nl›¤› %14.4, 9 ay sonra ise %17.8 olarak bulunmufl, DSM III-R kriterleri kullan›ld›¤›nda ise 3 ay sonras›nda oran 17.7, 9 ay sonra ise %33.8 olarak tesbit edilmifltir (Wang ve ark. 2000). Taiwan'da 1999 Depremi'nden 2 ay sonra yap›lan bir çal›flmada TSSB oran› %37 olarak tesbit edil-mifltir (Kuo ve ark. 2003). Taiwan'da 1999 Depre-mi'nden 10 ay sonra yap›lan bir çal›flmada TSSB oran› %10.3 olarak tesbit edilmifltir (Lai ve ark. 2004). 1999 Atina Depremi'nden 3 hafta sonra yap›lan ve ICD-10 kriterlerinin kullan›ld›¤› bir çal›flmada TSSB oran› %43 olarak bulunmufltur (Soldatos ve ark. 2006). Çal›flma-m›zda buldu¤umuz TSSB oran› yabanc› literatürdeki TSSB oranlar›n›n bir k›sm›na benzer bir k›sm›ndan ise düflük veya yüksektir. Bu farkl› sonuçlar›n sebebi arafl-t›rmalarda TSSB'nu de¤erlendirmek için kullan›lm›fl araçlar›n farkl›l›¤›n›n yan› s›ra olay›n üzerinden geçen zaman ve özellikle kültürel farkl›l›klar olabilir. Kültürel özelliklerin TSSB s›kl›¤›n› etkileyebildi¤i belirtilmekte-dir. Almanya'da yap›lan bir çal›flmada TSSB oran› %1-2.2 oranlar›nda bulunmufl ve kültürel özelliklerin önem tafl›yabilece¤ini belirtilmifltir (Perkonigg 2000). Travma-tik bir olay karfl›s›ndaki tepkinin evrensel özellikleri ol-mas›na karfl›n etnik-kültürel faktörler kiflinin TSSB'ye yakalanma olas›l›¤›, ifade edifli ve tedaviye yan›t›nda rol oynayabilmektedir (Özgen ve Ayd›n 1999).

Adana'da 1998 Ceyhan Depremi'nden sonra 163 kifli ile bafllayan ileriye dönük kuflak çal›flmas›n›n 5. y›l›nda 78 kifli ile görüflülmüfl ve TSSB yayg›nl›¤› %17.9 bulunmufltur. Bu oran çal›flman›n ikinci y›l›nda ise %15.6 olarak bulunmufltur. Beflinci y›ldaki yüksel-menin Marmara Depremi'nin etkisine ba¤l› olabilece-¤i düflünülmüfltür (U¤uz ve Seydio¤lu 2003). Ceyhan Depremi sonras›nda yap›lan bir baflka çal›flmada PTSB oran› 1 ay sonra %42, 1 y›l sonra ise %23 olarak tesbit edilmifltir (Altindag ve ark. 2005). De¤irmende-re, Avc›lar, Bolu, Düzce ve Ankara'da Marmara Depre-mi'nden sonra birinci, ikinci ve dördüncü y›llarda ar-d›fl›k çal›flmalar yap›lm›flt›r. Deprem s›ras›nda Mar-mara Bölgesi'nde bulunan ve çal›flman›n yap›ld›¤› dö-nemde Ankara'da yaflayan 526 kifli ve De¤irmendere, Avc›lar, Bolu ve Düzce'de rasgele hâne halk› örnekle-mi ile seçilen 2437 kifli çal›flmalara kat›lm›fl ve olas› TSSB yayg›nl›klar› Bolu'da %17, De¤irmendere'de %22, Ankara'da %26 ve Düzce'de %37 olarak saptan-m›flt›r (K›l›ç ve Ulusoy 2003). Depremden sonra ‹stan-bul Avc›lar'da genifl çapl› tarama ve tedavi çal›flmalar›

(9)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 172 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

yürütülmüfltür. Bölgede ilk üç ay, 6 ve 8. aylar, 18 ve 20. aylar ile 29 ve 30. aylar aras›nda s›ras›yla 9442, 15453, 15597 ve 1800 kifli TSSB aç›s›ndan de¤erlendi-rilmifltir. Bu dört taramadaki TSSB yayg›nl›klar› %38.8, %23.4, %8.1 ve %7.8'dir (Aker 2006). Deprem sonras› Kocaeli Bölgesinde ilçe merkezlerinde, çad›r kent ve prefabrike konutlarda yap›lan eflzamanl› epi-demiyolojik çal›flmalar sonucunda, ilk iki y›l›nda TSSB yayg›nl›¤› %23 ile %43 bulunmufltur (Basoglu ve ark. 2002, Baflo¤lu ve ark. 2004, fialc›o¤lu ve ark. 2003). ‹zmit il merkezini temsil eden ve 683 kiflilik bir örnek grubuyla depremden 3 y›l sonra yap›lan çal›flmada, TSSB yayg›nl›¤›, %19.2 ve görüflmenin yap›ld›¤› ayda-ki yayg›nl›¤› ise %11.7 olarak saptanm›flt›r (Tural ve ark. 2004). Alan çal›flmalar› d›fl›nda, De¤irmendere il-çe merkezi, çad›r kent ve prefabrik konutlarda bulu-nan merkez veya ofislere depremden ortalama olarak 14 ay sonra tedavi veya dan›flmanl›k gereksinimi ile baflvuran 1027 kiflide TSSB yayg›nl›¤› %63 olarak tes-bit edilmifltir (Livanou ve ark. 2002). Depremden 2 y›l sonra TÜPRAfi çal›flanlar›n› temsil eden 422 kiflilik bir örnek grubuyla yap›lan ve öz bildirim ölçeklerinin kullan›ld›¤› kesitsel bir çal›flmada depreme ba¤l› TSSB yayg›nl›¤› %7.6 olarak bulunmufltur. Deprem sonras› 3. y›lda Kocaeli Üniversitesi T›p Fakültesi Hastânesi çal›flanlar›nda 413 kiflinin kat›ld›¤› kesitsel çal›flmada, TSSB %2.7 olarak tesbit edilmifltir (Aker 2006). Koca-eli'nde depremden 3.5 y›l sonra lise ö¤rencilerinde ya-p›lan bir çal›flmada TSSB oran› %22.2 olarak tesbit edilmifltir (Karakaya ve ark. 2004).

Çal›flmam›zda buldu¤umuz TSSB oran› ülkemizde Marmara Depremi sonras› de¤iflik zamanlarda yap›l-m›fl çal›flmalarla benzerlik göstermektedir. Ayr›ca çal›fl-mam›z depremden 6 y›l sonra yap›lm›flt›r. Literatürde deprem sonras› TSSB ile ilgili olarak, en uzak deprem-den 4.5 y›l sonra yap›lm›fl çal›flmalara rastlanmaktad›r. Zaman faktörü de sonuçlar›m›zdaki farkl›l›¤›n sebebi olabilir. TSSB oran›n›n bu kadar de¤iflken olmas›n› sâ-dece çeflitli yöntemsel farkl›l›klarla aç›klamak güçtür. Depremin neden oldu¤u y›k›m, yol açt›¤› can kayb› ve çal›flman›n yap›ld›¤› zaman gibi pek çok etmen hastal›k yayg›nl›klar›n› de¤ifltirebilmektedir (Basoglu ve ark. 2002). Deprem sonras› yap›lan çal›flmalarda TSSB s›kl›-¤›n›n bu derece farkl› ç›kmas›n›n nedenleri çal›flmalar›n metodolojik farkl›l›klar›, depremin büyüklü¤ü, çal›fl-man›n yap›ld›¤› zaçal›fl-man›n olay›n bafllang›c›ndan sonra-ki süresi, veri toplama yöntemi ve örneklem seçme me-todunun farkl›l›klar›d›r. Ayr›ca geliflmekte olan ülkeler-de ac›lar› alg›lama ve dile getirmenin daha çok oldu¤u gibi bir görüfl bulunmaktad›r (Wang ve ark. 2000).

Yap›lan çal›flmalarda TSSB'nun y›llar sonra da

de-vam etti¤i belirtilmifltir (Goenjian ve ark. 2000, Breslau ve ark. 1998). Shore ve arkadafllar›n›n bir çal›flmas›nda (1986), 1980 St. Helen volkanik patlamas›ndan 3 y›l son-ra depresyon ve anksiyete belirtileri azal›rken, TSSB semptomlar› daha uzun y›llar devam etmifltir. Kessler ve arkadafllar› da (1995), TSSB geliflen kiflilerin 1/3'ün-de olaydan 10 y›l sonras›nda bile TSSB semptomlar›n›n azalma göstermedi¤i bildirilmifltir. Goenjian ve arka-dafllar›n›n (2000) çal›flmas›nda da, büyük deprem veya fliddet gibi travmalar yaflayan kiflilerin bu travmalar-dan 1.5 ve 4.5 y›l aras› bir zaman sonras›nda bile TSSB semptomlar›nda hafifleme olmad›¤› belirlenmifltir. Er-menistan depremi sonras›nda yap›lan bir çal›flmada da, depremin kifliler üzerindeki etkisinin deprem sonras› ikiye katland›¤›, bu nedenle kiflilerde TSSB belirtileri-nin uzun y›llar devam etti¤i belirtilmifltir (Goenjian ve ark. 1994). Marmara Depremi gibi binlerce can kayb›n›n yafland›¤› büyük depremlerin çok uzun y›llar süren psi-kolojik etkileri olmaktad›r (fialc›o¤lu ve ark. 2003, Liva-nou ve ark. 2005). Yunanistan'da Parnitha Depre-mi'nden 4 y›l sonra yap›lan bir çal›flmada da, deprem-den 4 y›l sonras›nda kiflilerin depreme ba¤l› psikolojik problemlerinin devam etti¤i tesbit edilmifltir. Araflt›r-maya kat›lanlar›n %22'si depreme ba¤l› problemlerinin orta fliddette veya fliddetli olarak devam etti¤ini belirt-mifl, %16's› ise kiflisel, sosyal ve mesleki yaflant›lar›n›n etkilenmeye devam etti¤ini belirtmifltir. Bu sonuçlar bi-ze depremin psikolojik etkilerinin uzun süreli olabilece-¤ini göstermektedir (Livanou ve ark. 2005). Araflt›rma-lar›n yap›ld›¤› depremlerin fliddetlerinin farkl› olmas›, deprem sonras› geçen süre, maruziyetin tipi, örneklem seçme yöntemleri ve metodolojik farkl›l›klar, deprem sonras› psikolojik etkilerin s›kl›¤›n› ve fliddetini de¤er-lendirmeyi zorlaflt›rmaktad›r (Lai ve ark. 2004, Altin-dag ve ark. 2005, Soldatos ve ark. 2006).

Çal›flmam›zda TSSB'nun depremden 6 y›l sonra-s›nda bile yüksek say›labilecek bir oranda ç›kmasonra-s›nda, Marmara Depreminin fliddetli olmas›, can ve mal kay-b›n›n çok fazla olmas›, deprem sonras› yaflam koflulla-r›n›n çok zorlaflmas›, artç› floklar›n s›kl›¤› ve özellikle medya organlar› arac›l›¤›yla Marmara Bölgesi'nde tekrar böyle fliddetli bir deprem olaca¤›n›n s›kl›kla be-lirtilmesi etkili olmufl olabilir. fiiddetli depremlerin sonras›nda yap›lan di¤er çal›flmalarda da ayn› yüksek oranlar bulunmufltur (de la Fuente 1990, Armenian 2000, Goenjian 2000). Travman›n fliddetiyle TSSB ara-s›ndaki iliflki baz› çal›flmalarda da belirtilmifltir (Ba-flo¤lu ve Paker 1995, Ehlers ve ark. 1998). Çal›flmalar-daki bu bulgular TSSB ile stresörün fliddetinin, mâru-ziyetinden daha çok iliflkili oldu¤unu düflündürmek-tedir (Basoglu ve ark. 2002).

(10)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 173 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

TSSB, travmayla karfl›lafl›nca ya da sonraki birkaç y›l içinde bafllamakta, bundan sonraki birkaç y›lda semptomlar artmakta ve plato çizerek sürmektedir. Belirtiler zamanla dalgalanmalar gösterebilmekte, stresli dönemlerde yo¤unlaflabilmektedir. Hastalar›n yaklafl›k %30'u tam olarak düzelme gösterirken, %60'›n›n belirtileri hafif - orta derecede sürmekte,

%10'unun belirtileri ise de¤iflmeden kalmakta ya da daha da kötüleflmektedir. Tedaviden yararlananlar-da, y›llar sonra yine ciddi bir stresörle karfl›laflma du-rumunda belirtilerin yeniden ortaya ç›kmas› s›k karfl›-lafl›lan bir durumdur. Travma süresi uzad›kça TSSB'nin ortaya ç›kma ve kronikleflme potansiyeli de artmaktad›r. Katastrofik stresörler daha fazla kronik TSSB geliflmesine yol açmaktad›r (Özgen ve Ayd›n 1999). Ayr›ca çal›flmam›zda depremden alt› y›l sonra bile TSSB'nun bu denli yüksek oranda ç›km›fl olmas› depremzedelerin özellikle ruh sa¤l›¤› hizmetlerini ye-terince alamad›klar›n› akla getirmektedir. Çal›flma-m›zda irdelenmemifl olsa da, bu denli büyük bir dep-rem sonras›nda temel sa¤l›k hizmetlerinin dahi uzun süre tam olarak gerçeklefltirilememifl oldu¤u düflünül-dü¤ünde kiflilerin ruh sa¤l›¤› ile ilgili tedavi ve deste-¤i tam olarak almam›fl olabilecekleri akla gelmektedir. Depremin alt› y›l sonras›nda bile TSSB oran›n›n yük-sek ç›km›fl olmas› bu durumun bir sonucu da olabilir. Çünkü deprem sonras› TSSB prognozunun iyi olaca¤›-n›n göstergeleri aras›nda toplumsal ve t›bbî destekle-rin iyi olmas› bulunmaktad›r (Özgen ve Ayd›n 1999).

Kad›nlardaki TSSB oran› erkeklerden daha yüksek bulunmufl ancak cinsiyetler aras›ndaki fark anlaml› bu-lunmam›flt›r. ‹ran Bam Depremi sonras› yap›lan araflt›r-mada kad›nlarda TSSB oran› istatistiksel olarak anlaml› flekilde yüksek bulunmufltur (Montezari ve ark. 2005). Kocaeli'de Marmara Depremi'nden 3.5 y›l sonra yap›lan bir çal›flmada da kad›nlarda TSSB daha yüksek tesbit edilmifltir (Karakaya ve ark. 2004). Kocaeli'nde yap›lan bir baflka çal›flmada da, kad›nlarda erkeklere göre TSSB puanlar› istatistiksel olarak anlaml› düzeyde yüksek bu-lunmufltur (Tural ve ark. 2001). Marmara Depremi son-ras› De¤irmendere ve ‹stanbul'da yürütülen bir çal›flma-da ve Kocaeli'nde yürütülen bir baflka çal›flmaçal›flma-da çal›flma-da ka-d›nlarda TSSB geliflme riskinin erkeklerden daha yük-sek oldu¤u tesbit edilmifltir (Baflo¤lu ve ark. 2004, Yarg›ç ve ark. 2004). Adana Depremi sonras›nda yap›lan yap›-lan bir çal›flmada da, kad›nlarda TSSB oran› daha yük-sek ç›km›flt›r (Altindag ve ark. 2005). Taiwan Depremi sonras› yap›lan bir çal›flmada da ayn› sonuç bulunmufl-tur (Chen ve ark. 2001). Çal›flmam›zda buldu¤umuz so-nuç di¤er çal›flmalardaki soso-nuçlarla benzerdir. Kad›n cinsiyetin TSSB için bir risk faktörü oldu¤u birçok

çal›fl-mada belirtilmifltir (Lai ve ark. 2004, Sharan ve ark. 1996, Yang ve ark. 2003, Basoglu ve ark. 2002, K›l›ç ve Ulusoy 2003, fialc›o¤lu ve ark. 2003). Çal›flmalarda erkek cinsiyetin psikolojik morbidite üzerinde koruyucu bir faktör oldu¤u da bildirilmifltir (Ku¤u ve Akyüz 2002). Cinsiyetin TSSB'da savunma ve bafla ç›kma tarz›n›, sos-yal deste¤i etkiledi¤i bildirilmektedir (Pfefferbaum 1997). Yine ülkemizde geleneksel aile yap›s›n›n halen sürdürülmesi de kad›nlarda oran›n daha yüksek ç›kma-s›n› etkilemifl olabilir. Çünkü kad›n›n hem sosyoekono-mik olarak ba¤›ml› olmas› hem de ev içerisinde aile bi-reyleri ile daha s›k› iliflkiler içerisinde olmas› nedeniyle yak›n kayb›, mal kayb›, ifl kayb› gibi etkenlerden kad›n daha çok etkilenmifl olabilir.

Çal›flmam›za kat›lanlardan okuryazar olmayanlar-da TSSB oran› di¤er gruplara göre anlaml› derecede yüksek bulunmufltur. Ermenistan Depremi sonras› ya-p›lan çal›flmada yüksek e¤itim düzeyine sahip olma-n›n TSSB'dan koruyucu bir faktör oldu¤u belirtilmifltir (Armenian ve ark. 2000). Çal›flmam›zda buldu¤umuz sonuç, daha önce yap›lm›fl çal›flmalarda bulunan dü-flük e¤itim düzeylerinde TSSB'nun daha çok görüldü-¤ü yönündeki bilgiyi desteklemektedir (Montezari ve ark. 2005, Kilic ve Ulusoy 2003, Livanou ve ark. 2002, Basoglu ve ark. 2002, fialc›o¤lu ve ark. 2003).

Depremde bir yak›n›n› kaybetmifl, ifl ve mal kayb›-na u¤ram›fl ve deprem sonras›nda her an deprem ola-cakm›fl gibi endifle duyan kiflilerde TSSB oranlar› daha yüksek bulunmufltur. ‹ran Bam Depremi sonras› yap›-lan çal›flmada, aile yak›nlar›ndan bir veya daha çok ki-fliyi kaybedenlerde TSSB oranlar›n›n anlaml› olarak yüksek oldu¤u bulunmufltur (Montazeri ve ark. 2005). Kocaeli'nde yap›lan bir baflka çal›flmada da, depremde yak›nlar›n› kaybedenlerde TSSB puanlar› yüksek bu-lunmufltur (Tural ve ark. 2001). Taiwan Depremi sonra-s› yap›lan bir çal›flmada, kiflilerin evlerindeki hasar ne kadar büyükse o derecede TSSB geliflme riskinin artt›-¤› belirlenmifltir (Chen ve ark. 2001). Tayvan'da yap›-lan bir baflka çal›flmada, herhangi bir yak›n›n› kaybet-mifl olman›n TSSB riskini artt›rd›¤› tesbit edilkaybet-mifltir (Lai ve ark. 2004). Ceyhan Depremi sonras› yap›lan bir çal›flmada depremde yaralananlarda TSSB oran› an-laml› düzeyde yüksek bulunmuflken, bir yak›n›n› kay-bedenlerde anlaml› düzeyde olmamakla birlikte daha yüksek bulunmufltur. Ayn› çal›flmada ev ve mal kayb› olanlarda TSSB oranlar› yüksek ç›kmam›flt›r ve bu so-nucun devletin bir y›l içerisinde depremzedelere bu konuda yapt›¤› deste¤e ba¤l› oldu¤u bildirilmifltir (Al-tindag ve ark. 2005). Hanshin-Awaji depremi sonras›n-da yap›lan çal›flmasonras›n-da yaflam koflullar›n›n kötüleflmesi-nin yüksek TSSB skorlar› ile iliflkisi vurgulanm›flt›r.

(11)

Ev-New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 174 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

leri zarar görenlerde depremden 18 ay sonra bile yük-sek TSSB skorlar› tesbit etmifllerdir (Fukuda ve ark. 1999). Ülkemizde 17 A¤ustos Marmara Depremi'nden sonra yap›lan çal›flmalarda yak›n kayb› ve fiziksel trav-maya u¤ram›fl olmak psikiyatrik morbitideyi artt›ran faktörler olarak öne ç›km›flt›r (Yaz›c› ve ark. 2000). Bir-çok çal›flmada maddî y›k›m›n fliddetli olmas› ve ölü sa-y›s›n›n çok yüksek say›larda olmas›n›n TSSB geliflimin-de etkili oldu¤u bildirilmifltir (Perry ve ark. 1992, McFarlane 1988). Âile üyelerinin, yak›nlar›n, arkadafl-lar›n kayb›, hasarl› binaarkadafl-lar›n uzun süre ortada kalmas›, iflsizlik, ekonomik güçlükler, toplumsal ba¤lar›n da¤›l-mas› gibi yoksulluk ve yönetsel aksakl›klar ile aç›kla-nabilecek pek çok nedenin, psikopatoloji geliflimini ve sürmesini kolaylaflt›rd›¤› belirtilmektedir (Armenian ve ark. 2000, Armenian ve ark. 2002, Watanabe ve ark. 2004, Sattler ve ark. 2002). Lima ve arkadafllar›n›n çal›fl-mas›nda ifl ve mal kayb› morbidite ile ba¤lant›l› oldu-¤u saptanm›flt›r (Lima ve ark. 1989). Hugo kas›rgas›yla ilgili yap›lan bir çal›flmada, kas›rgaya mâruz kalanlar aras›nda SCL-90 ve TSSB skorlar›ndaki art›fl ile mal kayb› aras›nda güçlü bir birliktelik oldu¤u bildirilmifl-tir (Freedy ve ark. 1992). McFarlane ve Papay (1992) TSSB'nun daha çok mal kayb›yla iliflkili oldu¤unu, duygudurum bozukluklar›n›n ise daha çok felâketin sonuçlar›yla ilgili oldu¤unu bildirmifllerdir. Çal›flma-m›zda buldu¤umuz sonuçlar di¤er çal›flmalarda bulu-nan sonuçlar› desteklemektedir. Marmara Depreminin çok fliddetli ve y›k›c› bir deprem oldu¤u düflünüldü-¤ünde, depremde bir yak›n›n› kaybetmifl, ifl ve mal kayb›na u¤ram›fl ve bu denli büyük deprem sonras›n-da her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyan kifliler-de TSSB oranlar› daha yüksek bulunmas›, aradan alt› y›l geçmifl olmas›na ra¤men beklenen bir sonuçtur.

Kat›l›mc›lardan deprem sonras› baz› al›flkanl›klar›-n› de¤ifltirenlerinde ve deprem rûyas›na girenlerde TSSB oran› istatistiksel olarak anlaml› düzeyde yüksek bulunmufltur. Ayr›ca çal›flmam›zda, çok de¤iflkenli analizde incelenen yafl, cinsiyet, e¤itim durumu, dep-remde evinin hasar görmesi, depdep-remde yaralanma, ya-k›n›n›n yaralanmas›, yaya-k›n›n›n ölmesi, yak›nlar›nda kal›c› sakatl›k oluflmas›, ifl kayb›, mal kayb›, depremin rûyas›na girmesi, deprem sonras› günlük al›flkanl›kla-r›n› de¤ifltirme ve her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyman›n TSSB'na etkisi incelendi¤inde, depremin rû-yas›na girmesi ve deprem sonras› al›flkanl›klar›n› de-¤ifltirme TSSB'nu etkileyen faktörler olarak ortaya ç›k-m›flt›r. Hanshin Awaji Depremi sonras› yap›lan bir ça-l›flmada da, deprem sonras› yaflam tarz›n› de¤ifltiren ki-flilerde TSSB oran› anlaml› flekilde yüksek ç›km›flt›r (Fukuda ve ark. 1999). Yunanistan'da Parnithia

Depre-mi'nden 4 y›l sonra yap›lan bir çal›flmada TSSB için yafl, cinsiyet, e¤itim durumu, medenî durum, kiflisel ve âi-levî psikiyatrik hastal›k öyküsü, maddî kay›p, deprem s›ras›nda bir binan›n içerisinde olma, evlerindeki hasa-r›n boyutu, arkadafl veya komflu kayb› ve deprem s›ra-s›nda yaflanan korkunun boyutu etkileyen faktörler olarak bulunmufltur (Livanou ve ark. 2005). Marmara Depremi sonras› yap›lan TSSB ile ilgili çal›flmalarda, çeflitli risk etmenleri de saptanm›flt›r: Kad›n olmak, psi-kiyatrik ve fiziksel hastal›k öyküsü ve âilede psikiyat-rik hastal›k öyküsünün bulunmas›, önceki travmatik yaflant›lar, bekâr -yaln›z- yaflamak, kaynak kayb›, dep-remin nesnel ve öznel fliddeti, yak›n kayb›, düflük e¤i-tim düzeyi, yafll›l›k ve arama kurtarma çal›flmalar›na kat›lmak öne ç›kan risk etmenleridir (Basoglu ve ark. 2002, Baflo¤lu ve ark. 2004, fialc›o¤lu ve ark. 2003, Tural ve ark. 2004, Kilic ve Ulusoy 2003). Marmara Depre-mi'nden sonra De¤irmendere ve ‹stanbul'da yap›lan bir çal›flmada deprem s›ras›nda yaflanan korkunun TSSB gelifliminde önemli bir faktör oldu¤u belirlenmifl-tir (Baflo¤lu ve ark. 2004). Deprem sonras› yap›lan bir-çok çal›flmada da bu bilgi desteklenmifltir (Basoglu ve ark. 2002, Livanou ve ark. 2002, fialc›o¤lu ve ark. 2003). Ermenistan Depremi'nden 1.5 y›l sonra yap›lan bir ça-l›flmada TSSB'nun uzun süre devam etmesini, deprem-den sonra korkunun tekrarlanmas›n› tetikleyen artç› depremler, ailelerin parçalanmas›, kiflilerin evlerini kaybetmeleri ve kalabal›k ortamlarda bir arada yafla-mak zorunda kalmalar›n›n etkiledi¤i belirlenmifltir (Goenjian ve ark. 1994). Çal›flmam›zda deprem s›ras›n-da yaflanan korku irdelenmemifl olsa s›ras›n-da, depremin flid-detine ba¤l› olarak kiflilerin büyük bir korku yaflam›fl oldu¤u bilinmektedir. Bu yaflanan korkunun bir sonu-cu olarak bâz› al›flkanl›klar›n de¤ifltirilmesi ve depre-min hâlen kiflilerin rûyalar›na girmesi de do¤ald›r. Bu nedenle bu kiflilerde TSSB'nun yüksek ç›kmas› da bek-lenen bir sonuç olarak yorumlanabilir. Ço¤u birey için düflünce, davran›fl, duygu ile ilgili de¤ifliklikler geçici olmakla birlikte, felâketten sonra uzun da sürebilir ve hâf›zada kalabilir. Bir felâketin do¤rudan ve dolayl› bi-yolojik etkileriyle beraber psikolojik ve davran›flsal de-¤iflikliklerde, felâkete mâruz kalanlarda hem morbidite hem de mortaliteyi büyük ölçüde artt›rmaktad›r (Ku¤u ve Akyüz 2002, Aker 2006).

Araflt›rmam›za kat›lanlar›n %64.5'inde hafif veya minimal anksiyete, %35.5'inde de orta veya fliddetli anksiyete görülmüfltür. Hindistan'›n do¤u sâhillerin-de meydana gelen kas›rga sonras›nda adolesanlarda yap›lan bir çal›flmada, TSSB olanlar›n %12.0'sinde anksiyete saptanm›flt›r (Kar ve Bastia 2006). Adapaza-r› ve Avc›lar'da, Marmara Depremi'nden 2 ay sonra

(12)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 175 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

ö¤rencilerde yap›lan bir çal›flmada, durumluluk ve sü-reklilik anksiyete de¤erleri %75'inden ço¤unda pozitif olarak de¤erlendirilmifltir. Ö¤rencilerin %52.8'inde durumluluk, %84.0'ünde ise süreklilik anksiyetesi po-zitif olarak bulunmufltur (Vehid ve ark. 2003). Marma-ra Depremi'nden 1 y›l sonMarma-ra Kocaeli'nde yap›lan bir çal›flmada, kat›l›mc›lar›n %17.24'ünde anksiyete belir-lenmifltir (Tural ve ark. 2001). Çal›flmam›zda buldu¤u-muz anksiyete oranlar› Marmara Depremi'nden 1 y›l sonra yap›lan çal›flmadaki ve Hindistan'da yap›lan ça-l›flmadaki sonuçlardan yüksek ç›km›fl, depremden 2 ay sonra yap›lan çal›flmadan ise düflük olarak bulun-mufltur. Ancak çal›flmam›zda buldu¤umuz hafif-mini-mal anksiyete oran› depremden 2 ay sonra yap›lan ça-l›flmadaki sonuçlara benzerlik göstermektedir. Sonuç-lar›n bu kadar farkl› ç›kmas›n›n nedeni anksiyetenin de¤erlendirilmesinde kullan›lan materyallerin ve araflt›rmalar›n yürütüldü¤ü yafl gruplar›n›n farkl› ol-mas› olabilir. Yine de, depremden 6 y›l sonra yap›lan bir çal›flmada anksiyete oranlar›n›n bu denli yüksek ç›kmas› TSSB gibi depremzedelerde anksiyetenin de uzun süreli devam edebilece¤ini göstermektedir.

Araflt›rmaya kat›lan kad›nlarda, okuryazar olma-yanlarda, depremde bir yak›n›n› kaybetmifl olanlarda, mal kayb› olanlarda, deprem sonras› her an deprem ola-cakm›fl gibi endifle duyanlarda, deprem sonras› bâz› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirenlerde ve deprem rûyas›na gi-renlerde orta ilâ fliddetli anksiyete daha yüksek bulu-nurken, sâdece iflini kaybeden grupta daha düflük oran-da tesbit edilmifltir. Düflük e¤itim düzeyi olanlaroran-da, deprem sonras› al›flkanl›klar›n› de¤ifltirenlerde ve dep-rem rûyas›na girenlerde anksiyete oran› istatistiksel ola-rak anlaml› düzeyde yüksek bulunmufltur. Ayn› zaman-da yap›lan çok de¤iflkenli analizde incelenen yafl, cinsi-yet, e¤itim durumu, depremde evinin hasar görmesi, depremde yaralanma, yak›n›n›n yaralanmas›, yak›n›n›n ölmesi, yak›nlar›nda kal›c› sakatl›k oluflmas›, ifl kayb›, mal kayb›, depremin rûyas›na girmesi, deprem sonras› günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirme ve her an deprem olacakm›fl gibi endifle duyman›n anksiyeteye etkisi ince-lendi¤inde, deprem sonras› günlük al›flkanl›klar›n› de-¤ifltirme anksiyete ile birlikte gözlenen faktör olarak or-taya ç›km›flt›r. Ermenistan'da yap›lan bir çal›flmada dep-rem s›ras›nda hissedilen korkunun anksiyete geliflimin-de etkili oldu¤u belirtilmifltir. Ayr›ca kronik TSSB semp-tomlar›n›n ve travmay› hat›rlat›c› fleylerin anksiyetenin etkisini sürdürmesinde etkili oldu¤u bildirilmifltir (Go-enjian ve ark. 2000). Adapazar› ve Avc›lar'da, Marmara Depremi'nden 2 ay sonra ö¤rencilerde yap›lan bir çal›fl-mada, durumluluk anksiyetesinin pozitif olmas›nda k›nlar›n›n ve kendisinin tedavi gerektirecek flekilde

ya-ralanmas› ve evinde hasar meydana gelmesi etken olan de¤iflkenler olarak bulunurken, ö¤rencilerin erkek ol-mas›n›n durumluluk anksiyetesinin ortaya ç›kmas›na engel oldu¤u belirlenmifltir. Süreklilik anksiyetesinin pozitifli¤inde ise yak›nlar›n›n tedavi görmesi ve evinde hasar meydana gelmesi etken olarak gözlenmifl ve er-kek olman›n süreklilik anksiyetesinin ortaya ç›kmas›na engel oldu¤u belirlenmifltir (Vehid ve ark. 2003). Hindis-tan'da yap›lan çal›flmada, endiflelenme ve endiflelenme-yi bir türlü engelleyememenin anksiyete oluflumunda etkili oldu¤u bildirilmifltir (Kar ve Bastia 2006).

Çal›flmam›zda buldu¤umuz sonuçlar literatürdeki anksiyeteyi etkileyen faktörlerle ilgili bulunmufl olan bilgileri desteklemektedir. Yap›lan çal›flmalarda dep-rem s›ras›nda hissedilen korku ve duyulan endiflenin anksiyetenin geliflmesinde ve devam etmesinde etkili oldu¤u bildirilmifltir. Çal›flmam›zda ise günlük al›fl-kanl›klar›n› de¤ifltirme etken olarak belirlenmifltir. Deprem s›ras›nda hissedilen korku ve duyulan endi-flenin bir nedeni olarak kat›l›mc›lar›n günlük al›flkan-l›klar›n› de¤ifltirdikleri düflünülebilir. Çal›flmam›zda deprem s›ras›nda hissedilen korku sorulmam›fl olsa da, kiflilerin hissettikleri korkunun bir sonucu olarak günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirdikleri düflünülebilinir. Çal›flmam›z›n çeflitli k›s›tl›l›klar› bulunmaktad›r. K›s›tl›l›klar›m›z›n bafl›nda ulafl›lan kifli say›s›n›n azl›-¤›n›n yan› s›ra çal›flmam›z›n sâdece Sapanca'da rasge-le olarak seçirasge-len bir sokakta yürütülmüfl olmas› gel-mektedir. Ayr›ca seçilen hânelerin bir k›sm›nda kimse-ye ulafl›lamamas› ve çal›flmaya kat›lman›n reddedil-mesi de k›s›tl›l›klar›m›zdand›r. Ancak çal›flmam›z ta-n›mlay›c› bir çal›flmad›r ve tüm depremzedeleri temsil etme kayg›s› tafl›mamaktad›r. Yine çal›flmam›zda kifli-lerin deprem s›ras›nda hissettikleri korku, kiflikifli-lerin en-kaz alt›nda kal›p kalmad›klar› ve kalanlar›n ne kadar süreyle kald›klar›, kiflilerin birinci derecede yak›nla-r›nda psikiyatrik hastal›k öyküsü bulunup bulunma-mas›, daha önceki travmatik yaflant›lar gibi TSSB'ye duyarl›l›¤› artt›rd›¤› bilinen etkenlerin sorgulanmam›fl olmas› da k›s›tl›l›klar›m›z aras›nda say›labilir. Travma sonras› etkenlerin [sosyal destek, maddî kay›p, göç gi-bi] de¤erlendirmeye al›nmam›fl olmas› da çal›flman›n zay›f yönlerini oluflturmaktad›r.

SONUÇ

Sonuç olarak, Marmara Depremi'nden alt› y›l son-ra Sapanca'da yapt›¤›m›z çal›flmam›zda, TSSB ve ank-siyete oranlar› yüksek say›labilecek düzeylerde tesbit edilmifltir. Düflük e¤itim düzeyinde olanlarda, dep-rem sonras› günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltirenlerde ve deprem rûyas›na girenlerde TSSB ve anksiyete

(13)

oranla-New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 176 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

r› anlaml› düzeyde yüksek bulunmufltur. Yap›lan çok de¤iflkenli analiz sonras›nda deprem rûyas›na girme ve TSSB oluflumunda, günlük al›flkanl›klar›n› de¤ifltir-me ise hem TSSB hem de anksiyete oluflumunda etken olarak belirlenmifltir. Çal›flmam›zdaki en önemli so-nuç büyük depremler sonras› psikiyatrik sorunlar›n uzun dönem devam etti¤ini göstermifl olmas›d›r. Bu konuda daha genifl örneklemlerde çal›flmalar›n yap›l-mas›na gereksinim vard›r. Ayr›ca, sonuçlar›m›z Mar-mara Depremi'nin yafland›¤› bölgede yaflayan kiflilere uygun ve genifl kapsaml› bir psikiyatrik destek veril-mesi ve kiflilerin verilen tedaviler sonras› takip edil-mesi gereklili¤ini de ortaya koymaktad›r.

KAYNAKLAR

Aker AT, Özeren M, Baflo¤lu M, Kaptano¤lu C, Erol A, Buran B (1999) Klinisyen taraf›ndan uygulanan travma sonras› stres bozuklu¤u ölçe¤i (TSSB-Ö)-geçerlik ve güvenilirlik çal›flma-s›. Türk Psikiyatri Dergisi; 10: 286-293.

Aker AT (2006) 1999 Marmara depremleri: Epidemiyolojik bul-gular ve toplum ruh sa¤l›¤› uygulamalar› üzerine bir göz-den geçirme. Türk Psikiyatri Dergisi; 17: 204-212.

Altindag A, Ozen S, Sir A (2005) One-year follow-up study of posttraumatic stress disorder among earthquake survivors in Turkey. Comprehensive Psychiatry; 46: 328- 333. Armenian HK, Morikawa M, Melkonian AK, Hovanesian AP,

Haroutunian N, Saigh PA, et al (2000) Loss as a determinant of PTSD in a cohort of adult survivors of the 1988 earthqu-ake in Armenia: implications for policy. Acta Psychiatrica Scandinavica; 192: 58-64.

Armenian HK, Morikawa M, Melkonian AK, Hovanesian AP, Akiskal K, Akiskal HS (2002) Risk factors for depression in survivors of the 1988 Earthquake in Armenia. J Urban He-alth; 79: 373-382.

Baflo¤lu M, Paker M (1995) Severity of trauma as predictor of long-term psychological status in survivors of torture. J An-xiety Disord; 9: 339-350.

Baflo¤lu M, fialcio¤lu E, Livanou M (2002) Traumatic stress res-ponses in earthquake survivors in Turkey. J Traumatic Stress; 15: 269-276.

Baflo¤lu M, Kiliç C, fialcio¤lu E, Livanou M (2004) Prevalence of posttraumatic stres disorder and comorbid depression in earthquake survivors in Turkey: An epidemiological study. J Traumatic Stress; 17: 133-141.

Beck AT, Epstein N, Brown G, Steer RA (1988) An inventory for measuring clinical anxiety: Psychometric properties. J Con-sult Clin Psychol; 56: 893-897.

Breslau N, Kessler RC, Chilcoat HD, Schultz LR, Davis GC, And-reski P (1998) Trauma and posttraumatic stress disorder in the community. Arch Gen Psychiatry 1998; 55: 626-632. Briere J, Elliott D (2000) Prevalence, characteristics, and

long-term sequelae of natural disaster exposure in the general po-pulation. J Trauma Stress; 13: 661-679.

Canat S, Öncü B (2000) Ergenlerde deprem felâketine ba¤l› trav-ma sonras› stres bozuklu¤u. 36.Ulusal Psikiyatri Kongresi

Özet Kitab›, 78.

Cansever A, Uzun Ö, Dikkatli S, Özkan HM, Özgen F (2000) Deprem sonras› psikiyatrik morbidite. 36.Ulusal Psikiyatri Kongresi Özet Kitab›, 78.

Chen CC, Yeh TL, Yang YK, Chen SJ, Lee IH, Fu LS, et al (2001) Psychiatric morbidity and post-traumatic symptoms among survivors in the early stage following the 1999 earthquake in Taiwan. Psychiatry Res; 105: 13-22.

Chou YJ, Huang N, Lee CH, Tsai SL, Tsay JH, Chen LS, et al (2003) Suicides after the 1999 Taiwan earthquake. Internati-onal Journal of Epidemiology; 32: 1007-1014.

Davidson JRT, Hughes D, Blazer D, George LK (1991) Posttra-umatic stress disorder in the community: an epidemiological study. Psychol Med; 21: 713-721.

de la Fuente R (1990) The mental health consequences of the 1985 earthquakes in Mexico. Int J Mental Health; 19: 21-29. Ehlers A, Mayou RA, Bryant B (1998) Psychological predictors of

chronic posttraumatic stress disorder after motor vehicle ac-cidents. J Abnormal Psychol; 107: 508-519.

Freedy JR, Shaw DL, Jarrell MP, Masters JR (1992) Towards an understanding of the psychological impact of natural disas-ters: an application of the conservation resources stress mo-del. J Trauma Stres; 5: 441-454.

Fukuda S, Morimoto K, Mure K, Maruyama S (1999) Posttra-umatic stress and change in lifestyle among the Hanshin-Awaji earthquake victims. Prev Med; 29: 147-151.

Goenjian AK, Najarian LM, Pynoos RS, Steinberg AM, Manouki-an G, TavosiManouki-an A, et al (1994) Posttraumatic stress disorder in elderly and younger adults after the 1988 earthquake in Armenia. Am J Psychiatry; 151: 895-901.

Goenjian AK, Steinberg AM, Najarian LM, Fairbanks LA, Tashji-an M, Pynoos RS (2000) Prospective study of posttraumatic stress, anxiety, and depressive reactions after earthquake and political violence. Am J Psychiatry; 157: 911-916. Kar N, Bastia BK (2006) Post-traumatic stress disorder,

depressi-on and generalised anxiety disorder in adolescents after a natural disaster: a study of comorbidity. Clini Practice Epi-demiol Mental Health; 2: 17.

Karakaya I, A¤ao¤lu B, Coflkun A, fiiflmanlar fiG, Öc ÖY (2004) Marmara Depremi'nden Üç Buçuk Y›l Sonra Ergenlerde TSSB, Depresyon ve Anksiyete Belirtileri. Türk Psikiyatri Dergisi; 15: 257-263.

Kessler RC, Sonnega A, Bromet E, Hughes M (1995) Posttrauma-tic stress disorder in the National Comorbidity Survey. Arch Gen Psychiatry; 52: 1048-1060.

K›l›ç C, Ulusoy M (2003) Psychological effects of the November 1999 earthquake in Turkey; an epidemiological study. Acta Psychiatr Scand; 108: 232-238.

Ku¤u N, Akyüz G (2002) Do¤al felâket deneyimleri ve travma sonras› stres bozuklu¤u: Risk faktörleri ve yayg›nl›k. Yeni Symposium; 40: 25-29.

Kuo CJ, Tang HS, Tsay CJ, Lin SK, Hu WH, Chen CC (2003) Pre-valence of psychiatric disorders among bereaved survivors of a disastrous earthquake in Taiwan. Psychiatric Services; 54: 249-251.

Lai TJ, Chang CM, Connor KM, Lee LC, Davidson JR (2004) Full and partial PTSD among earthquake survivors in rural Ta-iwan. J Psychiatr Res; 38: 313-322.

(14)

New/Yeni Symposium Journal • www.yenisymposium.net 177 Ekim 2009 | Cilt 47 | Say› 4

Lima BR, Chavez H, Samaniego N, Pompei MS, Pai S, Santacruz H, et al (1989) Disaster severity and emotional disturbance: implications for primary mental health care in developing countries. Acta Psychiatr Scand; 79: 74-82.

Livanou M, Bafloglu M, fialcioglu E, Kalendar D (2002) Trauma-tic stress responses in treatment-seeking earthquake survi-vors in Turkey. J Nerv Ment Dis; 190: 816-823.

Livanou M, Kasvikis Y, Baflo¤lu M, Mytskidou P, Sotiropoulou V, Spanea E, et al (2005) Earthquake-related psychological dist-ress and associated factors 4 years after the Parnitha earth-quake in Greece. European Psychiatry; 20: 137-144. McFarlane AC (1988) The aetiology of post-traumatic stress

di-sorders following a natural disaster. Br J Psychiatry; 152: 116-121.

Mc Farlane AC, Papay M (1992) Multiple diagnosis in posttra-umatic stress disorder in the victims of a natural disaster. J Nerv Ment Dis; 180: 498-504.

McMillan JC, North CS, Smith EM (2000) What parts of PTSD are normal: intrusion, avoidance or arousal? [Data from the Northridge, California, Earthquake]. J Trauma Stres; 13: 57-75.

Montazeri A, Baradaran H, Omidvari S, Azin SA, Ebadi M, Gar-maroudi G, et al (2005) Psychological distress among Bam earthquake survivors in Iran: a population-based study. BMC Public Health; 5: 4.

Önder E, Tural Ü, Aker T (2006) A comparative study of fluoxe-tine, moclobemide, and tianeptine in the treatment of postt-raumatic stress disorder following an earthquake. European Psychiatry; 21: 174-179.

Özgen F, Ayd›n H (1999) Travma sonras› stres bozuklu¤u. Klinik Psikiyatri; 1: 34-41.

Perkonigg A, Kessler RC, Storz S, Wittchen HU (2000) Traumatic events and post-traumatic stress disorder in the community: prevalence, risk factors and comorbidity. Acta Psychiatr Scand; 101: 46-59.

Perry S, Difede J, Musngi G, Frances AJ, Jacobsberg L (1992) Pre-dictors of posttraumatic stress disorder after burn injury. Am J Psychiatry; 149: 931-935.

Pfefferbaum B (1997) Posttraumatic stress disorder in children: a review of the past 10 years. J Am Acad Child Adolesc Pscyhiatry; 36: 1503-1511.

Sattler DN, Preston AJ, Kaiser CF, Olivera VE, Valdez J, Schlueter S (2002) Hurricane Georges: A cross-national study exami-ning preparedness, resource loss, and psychological distress in the U.S. Virgin Islands, Puerto Rico, Dominican Republic, and the United States. J Trauma Stres; 15: 339-350.

Sharan P, Chaudhary G, Kavethekar SA, Saxena S (1996) Prelimi-nary report of psychiatric disorders in survivors of a severe earthquake. Am J Psychiatry; 153: 556-558.

Shore JH, Tatum EL, Vollmer WM (1986) Psychiatric reactions to

disaster: the Mount St Helens experience. Am J Psychiatry; 143: 590-595.

Soldatos CR, Paparrigopoulos TJ, Papa DA, Christodoulou GN (2006) Early post-traumatic stress disorder in relation to acu-te stres reaction: An ICD-10 study among help seekers follo-wing an earthquake. Psychiatry Research; 143: 245- 253. fialc›o¤lu E, Baflo¤lu M, Livanou M (2003) Long-term

psycholo-gical outcome for non-treatment-seeking earthquake survi-vors in Turkey. J Nerv Ment Dis; 191: 154-160.

Tagay S, Herpertz S, Langkafel M, Senf W (2005) Posttraumatic stress disorder in a psychosomatic outpatient clinic Gender effects, psychosocial functioning, sense of coherence, and service utilization. Journal of Psychosomatic Research; 58: 439-446.

Tural Ü, Aybar Tolun HG, Karakaya I, Erol A, Y›ld›z M, Erdo¤an S, et al (2001) Marmara depremzedelerinde travma sonras› stres bozuklu¤una efllik eden baflka bir ruhsal hastal›k geli-fliminin yorday›c›lar›. Türk Psikiyatri Dergisi; 12: 175-183. Tural Ü, Coflkun B, Önder E, Çorapçio¤lu A, Yildiz M, Kesepara

C, et al. (2004) Psychological consequences of the 1999 earth-quake in Turkey. J Trauma Stres; 13: 57-75.

U¤uz S, Seydio¤lu G. Psychosocial sequelae of the 1998 Ceyhan-Adana Earthquake: A Prospective Study. European Ne-uropsychopharmacology 2003; 13(Suppl.4): 368-369. Ulusoy M, Sahin NH, Erkmen H (1998) Turkish version of the

Beck Anxiety Inventory: psychometric properties. J Cogniti-ve Psychother Int Quarterly; 12: 163-172.

Vehid HE, Peykerli G, Toparlak D, Alyanak B (2003) Marmara depreminde ö¤rencilerde oluflan anksiyete ile iliflkili etken-ler. Cerrahpafla T›p Dergisi; 34: 86-89.

Wang X, Gao L, Shinfuku N, Zhang H, Zhao C, Shen Y (2000) Longitudinal study of earthquake-related PTSD in a ran-domly selected community sample in North China. Am J Psychiatry; 157: 1260-1266.

Watanabe C, Okumura J, Chiu TY, Wakai S (2004) Social support and depressive symptoms among displaced older adults fol-lowing the 1999 Taiwan earthquake. J Trauma Stress; 17: 63-67.

Yang YK, Yeh TL, Chen CC, Lee CK, Lee IH, Lee LC, et al. (2003) Psychiatric morbidity and posttraumatic symptoms among earthquake victims in primary care clinics. Gen Hosp Psychiatry; 25: 253-261.

Yarg›ç ‹, Geyran P, Kocabaflo¤lu N, Çorapç›o¤lu A (2004) Bin do-kuz yüz doksan dodo-kuz Marmara depremi sonras› posttrav-matik stres belirtilerinin fliddetini belirleyen risk faktörleri: Kesitsel saha çal›flmas›. Yeni Symposium; 42: 3-8.

Yaz›c› K, Tot fi, Bal N (2000) Depreme maruz kalan kiflilerde psi-kiyatrik ölçek puanlar›n›n sosyodemografik özelliklerle ilifl-kisi. 36. Ulusal Psikiyatri Kongresi Özet Kitab›, 77.

Referanslar

Benzer Belgeler

Geçmifl zamanlara ait yunus fosillerin- de görülen arka üyelerin, günümüz yunuslar›nda bu flekilde aniden ortaya ç›k›fl› da bir atavizm örne¤i kabul edi- liyor..

Örne¤in, yaz aylar›n- da gökyüzünde bulunan Ku¤u’nun parlak y›ld›z- lar›ndan biri olan Al- bireo’ya küçük bir te- leskopla bakarsan›z biri gök mavisi, öte- kiyse

Günümüze ka- dar yap›lan ve yak›n gelecekte yap›lmas› planlanan uzay çal›flmalar›, bu gezegenleraras› yolculuklara haz›r- l›k niteli¤inde.. Üstelik, bu

Orta ekran örneğin medya, navigasyon*, klima kontrolü, sürücü destek sistemleri ve araç içi uygulamalar gibi aracın pek çok ana fonksiyonunu kontrol etmek için

Örnek: A = {1,2,3,4} kümesinin üç elemanlı alt kümeleri ile A kümesinin elemanları ile yazılabilecek rakamları farklı üç basamaklı sayıları bulunuz ve

14 Mart Tıp Haftası neden yle Adana Tab p Odasını z yaret eden Adana Büyükşeh r Beled ye Başkanı Zeydan Karalar ve CHP İl Başkanı Mehmet Çeleb Cov d-19 pandem s

Menopoz poliklini¤ine baflvuran do¤al menopoz olgular›nda menopoz bafllang›ç yafl ortalamas›n›, parite, sigara içimi ve sosyoekonomik durumun menopoz yafl ortalamas›

[r]