çeşitli
/ /yönleriyle
özdemir
asaf'ın
■ ■ ■sim
Me
ARSLAN KAYNARDAĞ
Ö zdem ir A saf (1) 1923 y ılın d a A n k a r a ’da doğdu. B a b ası ta n ın m ış b ir h u k u k ç u idi. B a b asın ı yed i y a ş ın d a y k e n y itird i. İlk ve o rta o k u lu G a la ta sa ra y L ise si’nde o k u d u k ta n so n ra K a b a ta ş L ise si’n e gird i, Ü n i v e rsite ö ğ ren im in d e önce h u k u k ç u , so n ra ik tisa tç ı olm ak istedi. B ir a ra G az ete cilik E n s titü s ü ’ne de d ev am e tti fa k a t y ü k sek ö ğ ren im in i ta m a m la y a m a d ı. B ir sü re gazete y az arlığ ı, çe v irm en lik , sig o rta cılık y ap tı. B asım evi, y ay ın c ılık v e k ita p ç ılık gi rişim le rin d e b u lu n d u . S on o la ra k B e b e k ’de iç k ili lo k a n ta açm ıştı. İk i kez evlen d i. Bu e v lilik le rd e n d ö rt çocuğu oldu.Y aşam ö y k ü sü n ü böyle özetlediğim Öz d e m ir A saf’ın bohem b ir y aşam a biçim i v a rd ı. İçk iy i v e iç k ili y e rle ri sev erd i. İçki g id e re k o n u n y aşa m ın ın vazgeçilm ez b ir p a rç a sı oldu. 57 y a şın d a to p ra ğ a v e rd iğ i m iz Ö zdem ir A saf’m am ansız h a s ta lığ ın ın n e d e n le ri a ra sın d a b u a ş ırı içki d ü ş k ü n lü ğ ü n ü n p ay ı h e rh a ld e b ü y ü k tü r.
Ö zdem ir A saf’ın şiir yazm ay a b a şla m ası C u m h u riy e t d önem i y a z ın ın ın a tılım cı y ılla rın a ra stla r. B u y ılla rd a O rh a n Ve li ve a rk a d a ş la rı k e n d ile rin d e n önceki şa
irle rle h esap la şm ışlar ve y azın a la n ın ı y e ni şiir d en e m e le ri y a p a c a k la ra açık b ir d u ru m a g e tirm işle rd ir.
1950 so n rasın d a, dilde özleşm e geniş çap d a u y g u la n m a y a b aşlam ıştır. B u ö n em lisi g e n ç le rin b ü y ü k ço ğ u n lu ğ u d il devri- m in e sah ip çık m ıştır. Çok sa y ıd a şiir k ita b ı y a y ın la n m a k ta , şiir m a tin e le ri d ü z e n le n m e k te d ir. Ö zdem ir A saf işte böyle b ir o r ta m d a şiir y az m a y a b a ş la r v e sev ilen şa ir le r a ra sın d a y e r alır. B ü tü n am acı şiiri y a şam ak, şiiri se v d irm e k tir.
O, bu am aca y ö n e lirk e n değişik b ir yol d a n gitm iş, şiirin d e zekâ o y u n la rın a ve sp ritü e l olana a ğ ırlık v e rm iştir. Dize say ı sını çoğu kez e n aza in d irir, çok y e rd e ik i dizçlik şiirle rle y e tin e re k b u n la rd a n şi irle b irlik te b ir özdeyiş ta d ı alm am ızı is te rd i.
Ö zdem ir Asaf D ünya Kaçtı Gözüme
ad ın ı ta şıy a n b irin c i şiir k ita b ın ı 1955’de y ay ın lad ı. Bu k ita p d a k i ilk şiir şöyle sona
e re r : B ir ışık d ü şe rse ü s tü n e b asm a / Göz le rin e b asa rsın . «Jü ri» ş iiri de şö y le d ir . B ü tü n r e n k le r a y n ı h ız la k ir le n iy o rd u / B i rin c iliğ i b ey a za v e rd ile r. Y ine o k ita p d a k i şu ç a rp ıc ı «saygı» şiiri de ik i d iz e lid ir :
Sana güzel diyorlar, Sakın olma.
Dünya Kaçtı Gözüme, k im i y e rle rin d e
açıkça O rh a n V eli e tk isi ta şım a sın a k a rşın , y en i v e ö zgün b ir şa irin o rta y a çık tığ ın ı k a n ıtla m a y a y etm işti.
B ir y ıl so n ra y a y ın la d ığ ı Sen, Sen, Sen d a h a çok sevi şiirlerin i- iç e rir. 1957’de y a y ın la n a n Bir K apı Ö nünde’de ik in c i yen i a k ım ın ın yüzeysel e tk isi g ö rü lü r.
Ö zd em ir A saf Y uvarlağın K öşeleri’ni
1961’de Y um uşaklıklar D eğ il’i 1962’de y a y ın la r ve b u k ita p la rın d a b ir şa ir o lduğu k a d a r b ir özdeyişci b ir etik a c ı o ld u ğ u n u v u rg u la m a k ister. Ç eşitli k o n u la rd a k i gö rü ş le r in i se rg ile r o n la rd a . E tik a y aptığı ölçüde p o e tik a da y a p a r. O na göre « şairle r in güzeli a r a rk e n e riş tik le ri g erç ek le r, fi lo z o fların gerçeği a r a rk e n b u ld u k la rı g ü ze llik le rd e n d a h a çoktur.» Ve, n asıl «K ap ta n la r lim a n la ra , a s k e rle r sip e rle re s ığ ın ır sa a y d ın la r da şiire sığınırlar.»
Ö zd e y işle rin d en b irin d e şiir iyice y ü c e ltile re k «her in sa n ın b ir öyk ü sü v a rd ır am a h e r in sa n ın b ir şiiri y o k tu r» d e n ilm e k te d ir.
N asılsın 1970’de y a y ın la n ır. B u k ita p -
da özdeyişten şiire geçm enin, şiire b ağ ım sızlık v e rm e n in çab ası g ö rü lü r.
Çiçekleri Y em eyin (1975) ö z d e m ir A saf’ın ş iirin i ve k işiliğ in i ta m o la ra k o r ta y a k o y ar. Ş a ir şiirin in b ü tü n o la n a k la r ın ı d e n e r b u ra d a , k en d i şiirin in v e tü m şiirin . Y azd ık ları, şiir ve d ü şü n ce ta rih i ile çeşitli n o k ta la rd a k e sişm e ler g ö ste rir. K onfüçyus, N ietzsche, D ante, İb n i H aldun, Tagor, S u lly P ru d h o m m e, P re v e rt, Şeylı G alip, F u zu li, A saf H alet Ç elebi v.b. gibi a d la r o n u n k im i şiirle rin d e y a n k ıla n ır d u ru rla r.
Ş iirin in biçim i, gazel, kaside, r u b a i den, koşm aya, hece ö lç ü sü n d en O rh a n V e li v a r i d iz ele re d eğ in ç e şitlilik içindedir. E ski ş iirin y aln ız b içim ini ö y k ü n m ü ştü r, yoksa a ru z u k u lla n m a m ıştır.
1978’de y a y ın la n a n Yalnızlık Paylaşıl-
m az’d ak i ş iirle rin b irk a ç ın d a b ird e n y a ln ız lık tem ası işle n ir ve b u te m a özellikle «yal nızlık d u ru m la rı» b a şlık lı u zu n şiirin k o n u su o lu r : Y alnız / H em k a p ta n ı / H em de te k y o lc u su d u r / B a tm a k ta olan g em i sinin. / O nun için / Ne so n u n c u a y rıla b i lir g em isin d e n / Ne ilkin.
B u ö rn e k d e olduğu gibi şiirle özdeyişin y in e içiçe o ld u ğ u g ö rü lü r. Ne v a r ki, artık özdeyiş şiird e k i öz du y g u ile b ü tü n le şm iş tir.
Ö zdem ir A saf’ın ilk şiirle rin d e G arip ş iirin in e tk isi g ö rü lü r dem iştim . B una ö r n e k o la ra k şu şiirle ri g ö ste re b iliriz :
A ltro
Şarkı söylüyorm uşum Sokaklarda
Görm üşler
Yere yere bakıyorm uşum Yürürken
D uym uşlar
Sonrasını k endileri
uydurm uşlar.
Ş a rk ıla r
«K im se sevgim i bilm ez» şarkısı
E sk id e n ağlatırdı beni
Şim di güldürüyor. Bildiri
Bizleı- savaş ölü leriyiz Bundan b öyle karşı karşıya
değiliz. Bildiririz.
T elâş
Yaşam ak değil,
B eni bu telâş öldürecek
G e rç e k te n de bu te lâş d u y g u su on u n şiirle rin d e sık ça y in e le n ir. N e o lacak sa bu g ü n şu a n d a o lu p b itm e lid ir :
B u g ü n ve b u g ü n
Daha doym am ışız yaşam asına, G ünlerim iz dün bir, bugün iki, Sakın bir şey bırakm a yarm a, Yarın yok ki.
Y aşam ayı sever, se v er g ü n ü n b ü tü n sa a tle rin i. F a k a t en çok sevdiği z a m a n d i lim i sa b a h s a a t l e r i d i r :
S a b a h a k a d a r
Ö ylesine süslü, öylesin e sâdesin ki, Sen öyle güzelsin ki sabah, O kadar güzelsin ki.
K im i zam an b ü tü n d ü n y a y ı k a p la m a k ve h e r şeye sa h ip olm ak iste rc e sin e b ir şa irlik c o şk u n lu ğ u içine g ire r :
V ar
Nerde bir deniz pırıl pırıl, Nerde yolculuklar, yollar Orda adım larım ız var.
S o lu k
B en atım a bindiğim de, Ben pazara indiğim de, A lıyorum dediğim de, B ütün pazar alınm ıştır.
B u y aşam a sevgisi b u te lâş ona ay n ı za m a n d a ö lüm ü de d ü ş ü n d ü rü r :
M esaj
Ö lebilirim genç yaşım da En güzel şiirlerim i söylem eden
gidebilirim
B ir a ra şöyle a v u n u r :
Bizi buralarda unutam azlar K alacak bir türkü söyler
gideriz.
K ald ı k i onu b u d en li d ü ş ü n d ü re n ölü m b ü tü n in sa n la rın o rta k y az g ısıd ır :
O gece
Am a bir gece olacak, Ortalarda bir gece,
İçinde siz de olm ayacaksınız Ayrıca.
F a k a t ne o lu rsa olsun, y a ş a m a k ciddi b ir iştir. «P oetika» b a şlık lı ş iirin d e k e n d i y aşam ın ı, b ir b a k ım a yaşam felsefesini şöy le özetler :
Yaşadım da yoruldum , bir ağır - iş ç i gibi, Uyudum da uyandım , binlerce kişi gibi. Bana düşünm ek vardı, payım a
onu aldım, İşledim de işledim , bir hüner
işi gibi. Zor dönem ler olm adı değil,
olsundu, oldu. Ne koştum ne de durdum,
kaçak gidişi gibi.
Y aşa m a k tan d a h a önem li olan şeyler, sevgi ve se v ec en lik tir. Bizi m u tlu lu ğ a o n la r g ö tü rü r. B u n ed e n le b irb irim iz e gülüş dolu b ir sevecen lik le b ak m am ızı iste r :
Gülüş bir yanaşım dır bir öbür kişiye, Birden iki k işiyi döndürür bir k işiye
S evgilisine se sle n irk e n çocuklardaki, k a d a r tem iz se v g ile r iç in d e d ir :
Küçük çocuklar yapıp geceleri kendim den Seni öpsünler diye sana
gönderiyorum .
Ö zd em ir A saf h e r şey d en önce b ir se vi şa irid ir. S en - b e n b ağ lan tısı h ir sevi ilişk isid ir o n u n için. O n u n şiirin e b a ş ta n sona, b u sen - b e n b a ğ la n tısın ın en so y u t şiiri de d en ileb ilir. O, sen ile b en a ra sın d a geçebilecek b ü tü n güzel şe y lerin şiirin i sö y le m iştir :
Bir noktaydık onunla ikim iz Bir çizgi olduk, evreni dolaştık.
TAHMİS
1
Dalların arasında ak pak bir sabah Susuyor çıplak, dalların arasında.
Bundan çoğunu, daha da çoğunu... görmeye çalışma : «İçersinde sıkıştığın bu adamı tep
Yalnız yüce bir dil var, deniz meniz yok.» Bunlar ını : kurgu bunlar, yarım işler, kof koful.. Bense söze vurmuş lalelerle (onlara doğmuş al
Kalbiyle şiirin) donatmak istedim ufku : Boşluğa düşen Işıltıyla. Kumdan taşmışlarla : Kumla, ki göğeren
Opai rüzgârları arasında yer yer parladı.
2
Belirmiştir her Zilhicce'nin tek sözcüğü : Her olgun Hurmanın tek edası : Her kovuk kendini tınlar.
Harlar bu kurşuni suda, dağ harfleri döken ocak. Felfelek yılanı gibi derilir yol ucunda dil
O burgacın (kezzabın / bilincin) ağusuyla.
Öfke! Daha dokuzunu doldurmamış, ham, gök öfke Ebedi bir canbaz gibi kimyanın ahretinde
Çeker bırakılmaz bir soluğu ve döner gözbebekleri Sızlar yüzünde, tutulmuş bir şiirin feneri. Sinmiş İki pars ipi sarsar.
3
Mezarlar. Aşkın tanıkları, susamış boynuz dipleri Kanayan. Bizden çıkıp giden bu coşku çocukları İşleyerek ışıldaklar arasına bir taş levha : «Denizin içindeki canavarı görüp de şaşma Canavarın içindeki denizi gör de şaş.» Vay canına! Vay canına!
Hangi urağanla kopmuşsa karalardan O fırtınalarla varıyor ten kıyılara. Ve tam Yitip gittiiğ yerde parlıyor ibresi
Doğa kutbunun.
MEHMET TANER
Sana seni anlatsam anlatırını kendim i Sende seni ararken kendim i
arıyorum. Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa G itti der m isin? G ittiğim i söyler m isin? G idiyorum ben sana, B enim le gider misin?
S en v e b e n diye a y rı şe y le r y o k tu r as lın d a. İk i gibi g ö rü n en , b ird e n b aşk a b ir şey değildir. Bu aç ıd a n sen - b en b a ğ la n tı sını k o n u a lan şiirle rin d e b e lire n gizem ci y ö n o n u ta sa v v u fa y a k la ş tırır. N ite k im M ev lân a’n ın M esnevi’sin d e k i ü n lü ,öykii o nda b ir şiir o la ra k k arşım ıza ç ık a r :
Kim o, dem e boşuna... Benim , ben,
Öyle bir ben ki gelen kapına Baştan başa sen.
ö z d e m ir A saf şiirle rin d e to p lu m cu lu ğ a özen m em iştir. F a k a t to p lu m d a olan b ite n h e r şey in fa rk ın d a d ır. T oplum sal gerçekçi niteliğ i olan çok az sa y ıd a k i ş iirle rin e b ir ö rn ek o la ra k «İki, iki > başlıklı şiirin i gös te re b iliriz :
İki köy vardı, ik i de hastalık
adı
Biri bir köyün kapısına dayandı, Öbürü öbürünün.
O ülkenin iki köyünün — İki gözüm kör olsun —
Birinde çocuk kalm adı, B irinde adam kalm adı. K öylerin adı dursun, Sorduğum ,
H astalıkların adı.
İn s a n sevgisi gibi in sa n lık sevgisi de o n u n b ir çok ş iirle rin d e y e r a lır :
G iderek bulaşan eller evreni sarsın Öyküm üz de büyür
büyüklüğüm üzden H erkes sevisin d e evreni
kucaklasın.
O n u n özlediği to p lu m u n h e r y e ri a y d ın lık o lm a lıd ır :
B ir ülke karanlıktır, bir sokağı sönükse.
E sk iy e özlem Ö zd em ir A saf’m şiirin in b e lirg in özelliği d eğ ild ir am a k im i zam an esk i g ü n le re v e esk i in s a n la ra özlem du y d u ğ u o lm u ş tu r :
D em ek bunun için gittiler hikâyelerden, N e güzel insanlar vardı eskiden.
«Eskiden» b aşlığ ın ı ta şıy a n şiiri hep eski g ü n le re övgü ile s ü r e r ve şu dizelerle sona e r e r :
B ütün yollarım ız geçerdi gül bahçelerinden N e güzel zam anlar vardı
eskiden-«Boğaz G ezin tisi» ’n d e eski boğaz gü n le rin i te k e r te k e r gözden g e ç ird ik te n son ra şöyle h a y ıfla n ır :
N e günlerm iş, ne günlerm iş, Gelip geçmiş.
Ö zdem ir A saf geçm iş g ü n le ri h e r ne k a d a r güzel b u lu rs a da o n u n ço c u k lu ğ u n u n p e k de isted iğ i gibi geçm ediği a n la ş ı lır :
Çocuklukta büyüktüm ,
oyunlara girmedim, O bahçelerde kaldı
oynanm am ış oyunlar B en şim di anlıyorum oyunda
çocukları N e zaman ııerde baksam beni
oynuyorlar.
O yunsuz çocukluk, «O akşam » şiirin d e y e n id e n k a rşım ız a ç ık a r :
Gidiyorum o ceviz kabuğum la Çocukluğumun oyunsuz
bahçelerinden
Ş iird e özdeyiş, özdeyişde şiir, şiird e ze
k â o y u n u Ö zd em ir A sa f’ın ö zgün y ö n ü n ü o lu ş tu rm a k la b ir lik te o, u su v e d u y g u y u b ir b ir in e k a r ş ıt ik i öge o la ra k a lm a k is te m ez :
Alı ben hep d u ygu yla akıl K apılarını bunca y ıl Zorladım, bir düş gerçeği Baktım bölüşm üş gerçeği D uygu yla anlaşm ış akıl.
S ö zü n ö n em in i çok iyi b ilir ve b ü tü n k ita p la rın d a ş iirle r b o y u n ca söz, b ir k a v ram , b ir te m a ve ş iirin b aşlıc a y ap ıcı öge si o la ra k en b e lirg in y e ri a lır :
H avalarda yakalar da tilcikleri ben (2)
A tarım gene havalara, havalara atarım Ve tutarım da onları tam
düşerlerken N asıl atarım, nasıl tutarım
anlamam Anlam larına basıp kendim i de
atarım
B akım a, o n a rılm a y a g ere k sin m e le ri v a r d ır sözlerin. S özler b ir e r çiçek gibidir. Ö zd em ir A saf o ç iç e k le rin a ra sın d a b ir b a h ç ıv a n a b e n z e r :
Solarken suladığım , koparken bağladığım , Ölürken canladığım , sözler
getirdim geldim .
O na göre n asıl m a d e n le re e le k tr ik y ü k le n eb ilirse, sözcüklere de an lam y ü k le n e b ilir :
Bir k elim eye
B in anlam yüklediğim zaman Sana geleceğim .
«K elim eler... K elim eler» ad lı şiirin d e eski sö zcü k lerle yeni sö z cü k le rin sa v aşım ı nı a n la tır ve şöyle b itir ir o şiiri :
Anladı bütün olm uşlarla olanların Ve bütün olacakların
O kelim elerin içinde
K endisine varm adan eskidiğini.
K im i zam an sö z cü k le rle a lay e d e r :
Bir giiu sözlüğü açtım, şey nedir d iye baktım, Gördüm, filozoflarla düşüp
kalkan bir kadın.
D ışa d ö n ü k tü r Ö zdem ir Asaf, sevinç d o lu d u r g ü n lü k yaşam ın d a, k o n u şk a n d ır. R
h a r f in i «ğ» o la ra k se sle n d irm e si k o n u şm a sın a a y r ı b ir özellik v e rir. D ost m eclisleri, iç k ili so fra la r, a rk a d a ş la rıy la y ü rü y ü ş le ri sonsuz k o n u şm a o r ta m ıd ır o n u n için. K o n u şm a y ı b u d e n li se v en b ir ş a irin şiirin d e su sm ay ı övm esi, y a da su sm a n ın ş iirin i y az m a sı ilgi ç e k m e k te d ir :
Şim di bütün anm alar bir susm anın içinde Şimdi bütün susm alar bir
odanın içinde
S u sm a n ın y ü k le n d iğ i b ü y ü k acı b ir b aşk a şiird e şöyle d ile g e tir ilir :
Ağlam ak büyür, büyürse Adı değişir susm ak olur.
«Tasavvuf» k o n u la rın d a n o ld u ğ u k a d a r m ito lo jid e n de y a r a rla n m ış tır Ö zdem ir A saf. B u n a ö rn e k o la ra k «Sisyphe» şiirin i g ö ste re b iliriz . Ş iirle rin in b a şlığ ın d a altro , te n ta tio n , u ltra , incógnito, v ix it gibi la tin e e ve fra n sız ca sö z cü k le r k u lla n d ığ ı, a y rıca «düşüngü» gibi k e n d isin e özgü sözcük le r tü r e ttiğ i o lm u ştu r.
O nun k im i zam an öz şiiri söylediğini, çoğu z a m a n da öz şiire y a k la ştığ ın ı b e lir t m e k g e re k e c e k tir. S ö zcü k ler on u sa n k i b ü y ü le m iştir. B u n u n e tk isiy le b ir söyled iğ in i y a k la şık b iç im v e d e y işle rle b irço k y e rd e y in e le y e re k b ir şa ir iç in çok ö nem li b ir özellik o lan söz tu tu m lu lu ğ u n a a y k ırı d a v ra n d ığ ın ın fa rk ın a v a rm a m ış tır. Bu, özel lik le d ö r tlü k le rin d e b ö y le d ir. D ö rtlü k le rin de b e n v e sen k a v ra m la rı ü z e rin d e b itm ez tü k e n m e z iz len im i b ıra k a n y in e le m e le r s e r
g ile n m e d ed ir. İç le rin d e g ü ze lle ri olsa b ile bu d u ru m o k u y u c u y u y o rm a k ta d ır. D ö rtlü k le r in a ra s ın d a b ir a y ık la m a y a p a b ilird i.
Ö zdem ir A saf n e re y e g id e rse gitsin, ne y a p a rsa y a p sın h ep C ağ alo ğ lu ’n u n çocuğu olm uş, ak lı h e p o ra d a k a lm ıştır. O y o k u şu son ç ık ışla rın d a n b irin d e n so n ra şu d izeleri y az d ığ ın ı g ö rü y o ru z :
Dün gene yokıışıı çıkıyordum G ünlerden yetm işsekizdi, Ona - buna k im ilerini sordum, Çok azı bildi.
Ö zdem ir A saf’m şiirin in akılcı y ö n le riy le o ld u ğ u k a d a r ro m a n tik y ö n le riy le ve sevgi dolu içeriğ iy le y az ın ım ızd a h e r za
m a n ö nem li b ir y e ri o la ca k tır.
(1) Ö zdem ir A saf’ın asıl ad ı H a lit Öz d em ir, soyadı A ıu n ’d u r. İ lk in k ısa b ir sü re y a z ıla rın d a Ö zdem ir Ö zdem , Ö zdem ir Y asam an a d ın ı k u lla n m ıştı.
(2) N u ru lla h A taç «kelim e» y e rin e türk çe» «tilcik» d en m esin i istiy o r ve b u n u b ü tü n y a z ıla rın d a k u lla n ıy o rd u . B u n e den le b ir ç o k /y a z a r da o n u n gibi y a z ıla rın da «tilcik» i k u lla n d ıla r. «Sözcük» dah a so n ra k u lla n ılm a y a b aşlan d ı.
İG
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi