‘o
. %. (
9
Lj
J
Bugünkü Harbin Başlangıcında...
manzarası
r
h
A*.
________________ ___ _________ ___ • . ---¿.T- 3 ~ --- ---
---Ruzveltin yalvarmaları ve verilen cevaplar
—Reischtag’ın topyekûn kahka
hası — Radyonun etrafında çocuklar
—Misafir N azi şefleri — Bu harp
bîr kerre başlarsa...
— Bomba gibi patlayan haber:
—Ingiltere, Fransa,
Türkiye muahedesi
—Geçen harbn tanınmış bir kumandanı
—
Türkiyenin akıllılığı
—ik i ayrı görüş
~
~
--- --- - Yazan:
--- ~ --- —--- ^
S
u h arp başlam adan birkaç ay oldu. B üyük endüstriyel lerden birinin Berlinde Gru- new alddaki şahane köşkünde hem s a bah, hem d© akşam yemekleri için ev sahibinin eşi tarafın d an davetli bulunuyordum.B irkaç gü n evvel m ister Roose velt, b ü tü n gazete ve radyolarla i- lâ n edilen, insanlık bakım ından en kıym etli b ir söylev yapm ıştı. D aha 1 doğrusu bu, onun nazi şeflerine ver
diği son n asihat ve ih ta r oldu. B ü yük devlet adam ı sözlerinin hulâsa sında gözü kararm ış b ir kinle
silâh-Karne suiistimali
ve sahtekârlık
---
m---Bir birlik reisi ile birlik
âzası dün tevkif edili
■---
m---Taksim nahiyesine bağlı 5 nu
maralı halk dağıtma birliğhreisi
Cemalettin ile âza Nazım karne
suiistimali ve sahtekârlık yap
tıkları için millî korunma müd
deiumumiliği 1 inci millî korun
ma mahkemesine verilmiştir.
Mahkemede bulunan Cemalet-
ttn ve gelmiyen Nazımım da gı
yaben tevkifine karar verilmiş
tir.
Lig maçları 17 Eylüldü
başlıyor
Yeni mevsim liğ maçları 17
eylülde bağlıyacaktır. Bu müna
sebetle hafta ortasında bölgeye
davet edilen klüp murahhasları
bu yıl yapılacak olan müsabaka
ları.i normal seyir takip edebil
mesi için bazı temennilerde bu
lunmuşlardır. Tanzim edilen fi-
küstüre nazaran birinci hafta:
Beşiktaş - Galatasaray, Fener
bahçe - Kasımpaşa, Vefa - Süley
maniye, îstanbulşjıor - Beyoğlu-
spor, Beykoz - Aiıadoluhisar ta
kımları karşılaşacaklardır.
2.nci Cezaevleri sergisi
Günlerdenberi Beyoğlunda İs
tanbul gazinosunda mahkûmlar
tarafından hazırlanan 2 nci ceza
evleri sergisinin bütün hazırlık
ları bitmiştir.
Sergi bugün öğleden sonra sa
at (17) de resmî zevata ve mat
buat erkânına gösterilecek, ya
rından itibaren de halka açıla
caktır.
Cezaevleri sergisinin bu yıl
çok zengin olduğu söylenmekte
dir. Bu sergide mahkûmlar hem
eserlerini teşhir edecekler ve
hem de ucuz fiyatla satacaklar
dır.
Rebia Tevfik
BAŞOKÇU
¡anmanın, ve onun neticelerinin bü tü n dünyaya getireceği felâketleri sayıp dizdikten sonra, umumî bir it tifa k la hemen silâhların bırakılm ası nı, bü y ü k k ü çü k b ü tü n milletlerle toplanacak bir konferansta, anlaşm a m azlıklara sebep olan meseleler üze rinde m ütekabil fed ak ârlık larla uzla şılm anm pek m üm kün olduğunu söy lemiş, silâhlanm ak için feda edilen milyonların, m illetlerin ve insanlığın re fa i ve saadeti uğrunda sarffedil mesini, teklifi A lm anya ta ra fın d an kabul edildiği takdirde, A m erikanın, A lm anyanm ve diğer m illetlerin de ticaretlerine önem verm ek üzere dev letlere büyük krediler açacağını, bu nun neticesinde dünyada yeni bir saa det devri başllyacağlnl, yalvarırcası n a te k ra r etm işti.
Bunun üzerine H itler Reischstagl, Roosevelte vereceği cevabı dinletmek üzere toplam ıştı. Tesadüfen nutuk, o g ü n bizim öğle yem eğine o tu ra c a ğım ız s a a tte başladı.
Sonsuz b ir şiddetle iki s a a t devam eden bu n u tkun hulâsası Rooseveltle alay etm ekti. Hele büyük k üçük dev letlerden toplanacak konferansa ait kısm ında Bay H itler, büyük devlet ler gibi küçüklerin de birer birer ad la rın ı sayarken R eischstag a z a la n topyekûn bir kahkaha bastırdılar. Bu, kum andası evvelden verilmiş k a ba b ir g ü lü ştü .
Evin on iki yaşındaki oğlu m ek tep ten yem eğe geldiği vak it biz sof rad a n kalkm ıştık. Çocuk, gecikm esi nin sebebini a n la ttı:
— H itlerin nutkunu dinlemek için hepimizi radyonun e tra fın a topladı lar. Anne siz de dinlediniz m i ?
— Evet, evet dinledik. H aydi sen git' yem ek ye, sonra da bahçede oynarsın.
Çocuk g ittik te n sonra bana dön d ü :
— Bu akşam gelecek m isafirlerin içinde bir iki tane azılı nazi şefleri var. Ne çare, selâm etim iz için hem yüzlerine gülm eğe hem de p a ra ye- dirm iye m ecburuz. Size de haber ve riyorum ki ih tiyatlı bulunun.
Akşam on iki kişi k ad a r m isafir-, lerie m uhteşem bir sofrada çok neşe li nefis yem ekler yendi. F ransız şa ra p la rı içildi. Ailenin eski d o stlan yanında yeni dostlar pek haşin görü nüyorlardl. Ev sahiplerinin g a y re ti ne rağm en, m u ttasıl politikadan ko nuşm ak istiyorlar. Hele F ran slzlar için pek şiddetli şeyler söylüyorlardı.
Bu harp b ir kere başlarsa Al- m anyaya ta rih te görülm em iş bir z a fe r getirecekti. Ç ünkü en kuvvetli sanılan F ransam n a ltı ay içinde çö keceğini m uhakkak biliyorlardı. O bir kere çöktükten sonra ötek iler za ten bahis mevzuu bile olamazdı.
Yemekten sonra salonun yum u şak koltuklarında kaim sig a ra la r ve likörler içilirken, herkes, sessizce iki nazinin sözlerini dinliyordu. Onlar, k üçük milletlerin o rtadan kalkm ası
lâzim geldiğini. bü y ü k Alm anyanm b ü tü n b ü tü n dedikleri ve d ü şü n d ü k leri h ak ik at olmuş gibi bir inançla konuşuyorlardı.
B ir ara lık ev sahibi kolundaki sa a te baktı: - ••'B ussen- .
— S a a t on, dedi. İsterse n iz Lon- d ray i dinliyelim! Şimdi zam anı.
Radyo açıldı. B ir iki ehem m iyet siz şeyden sonra, oturduğum uz salo nun içinde bom ba gibi p atlıy a n şu haber yayıldı:
«İngiltere, F ra n sa ve T ürkiye a- 1 rasm d a yapılm akta olan m üzakere ler neticesinde İngiliz, F ransız, T ürk ittifa k ı bugün A n k arad a im zalan m ıştır.»
O anda sağım dan solum dan iki yum ruğun bana doğru u za n arak ş a hadet p arm ak ların ı A lm anlara mah sus bir ta v ırla sa llly a ra k bent tehdit ettiklerini gördüm . Y üzleri k ıp k ır m ızı boğazlarından heyyyy.. diye a- cayip h ırıltıla r çıkıyordu. Ben işi lâ tife şeklinde telâk k i ederek soğuk- kanla gülüm süyordum .
O aralık, m isafirlerin arasında bulunan, geçen dünya harbinde Tür- kiyede kum andanlık etmiş, tanınm ış , bir asker yerinden k alk tı:
— Türkiye bu defa çok akıllılık etti., dedi. Geçen defaki gibi kendisi ni kurban etmiyecek.
Naziler, eski kum andanı parçall- y acak gibi b ak tıla r, O susm adı:
— Efendiler, dedi. D ünyada her şeyden çok m em leketim i sevdiğime hayatım şahit, f a k a t işte, uzun te t kikler, ve tecrübeler sonunda aldı ğım neticeyi size sö y le y in ki, biz, yeni bir harp açacak o lu rsak m ahvo luruz. Hiç bir suretle kazanm ak şan sım ız yoktur. Cebir, şiddetle hiç bir şey elde edilmez. Edilse de k ısa bir zam an içindir. Ben vaktile bütün m üstem lekelerim izi gezdim. Hiç bir yerde Alm an idaresinin istendiğini görmedim. M üstem lekeler böyle olur sa, nasıl olur da siz, medeni A vrupa halkına, k ü çü k m illetlerden uşaklığı zorla kabul ettirm eyi d ü şü nüyorsu nu z? Bizim onlardan edeceğimiz is tifade ancak iktisadi ve dostane yol la rla hasıl olur.
E ski A lm anya ile yeni nazi Alman y ası bu rad a birbirini boğazllyaeak gibi baklşlrlarken, nazilerden birinin eşi kocasına:
— Canim, bu gece burada dahili harbe mi bavlıyacaksınız? M ünaka şa ları b ırakın da ta tlı ta tlı konuşa lım
O vak it ben de söze k arıştım : —- M ünakaşalar bitmeden evvel, ben de söyliyeyim ki, dedim. T ü rk i ye. dünyada hiç bir devletin uşağı olnılyacağını isbat edeli çok olmadı. Bizim çok uzun ve çok büyük b ir tâ- rihimiz var. Onun üzerinden bir sün geı geçirtecek bir T ü rk ta sa v v u r e- ödmesin.
Bundan sonra konuşm alar, ta tlı ta tlı devam etti. F a k a t dah a harp başlam adan evvel başüyan, biri doğ ru, biri yanlış, iki g ö rü ş ayrılığ ı A l men yayı bugün içinden vurm akta, cephelerde henüz yıkılm ıyan büyük bir kütle, kalbinden çökm ektedir.