FIRAT ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTÜSÜ ETM BLMLER ANABLM DALI
YAPILANDIRMACI ÖRENMEYE DAYALI BR ÖRETM
PROGRAMININ ÖRETMEN ADAYLARININ YANSITICI
DÜÜNME VE DEMOKRATK TUTUMLARINA ETKS
YÜKSEK LSANS TEZ
DANIMAN HAZIRLAYAN
Yrd. Doç. Dr. Çetin SEMERC Seda KERMGL
ÖZET Yüksek Lisans Tezi
YAPILANDIRMACI ÖRENMEYE DAYALI BR ÖRETM PROGRAMININ ÖRETMEN ADAYLARININ YANSITICI DÜÜNME VE DEMOKRATK
TUTUMLARINA ETKS
Hazrlayan: Seda KERMGL Danman: Yrd. Doç. Dr. Çetin SEMERC
Frat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eitim Bilimleri Anabilim Dal Austos– 2008; Sayfa: XIII + 168
Aratrmann amac, yaplandrmac örenmeye dayal bir öretim programnn öretmen adaylarnn yanstc düünme ve demokratik tutumlarna etkisini belirlemektir. Aratrmann çalma alan, 2007–2008 öretim yl Bahar dönemi içerisinde Frat Üniversitesi Eitim Fakültesi ikinci snf Bilgisayar ve Öretim Teknolojileri Eitimi Bölümünde eitim gören ve Eitimde Ölçme ve Deerlendirme dersini alan örencilerden olumutur. Gruplar, kümeleme analizinden (Cluster analysis) elde edilen 30 deney ve 30 kontrol grubu örencisinden olumutur. Aratrmada deneysel yöntem kullanlmtr. Aratrma, “ön test-son test kontrol gruplu” model olarak yürütülmütür. Deney grubuna yaplandrmac örenmeye dayal bir program uygulanm ve bu program dâhilinde öretim yaplmtr. Kontrol grubuna ise geleneksel yöntem ile dersler ilenmitir. Aratrmann nitel ksm için olgubilim deseni kullanlm ve elde edilen verilerin çözümlenmesinde de bilgisayar destekli nitel veri analizi program olan NVivo7 kullanlmtr. Aratrmada veriler, yanstc düünme eilimi ölçei (YANDE), snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei, Kaliforniya eletirel düünme eilimi ölçei (CCTDI) ve görüme formu yardmyla toplanmtr. Aratrmada elde edilen baz bulgular unlardr: Deney ile kontrol grubunun son test yanstc düünme eilimi puanlar arasnda anlaml farkllk çkmamtr; ancak nitel bulgularda düünmede meydana gelen geliimler gözlenmitir.
Snf ortamna ilikin demokratik tutumlarda deney grubunun ön test ve son test puanlar arasnda anlaml farkllk çkmtr. Kontrol grubunda ise son test aleyhine sonuçlar çkmtr. Deney grubunun son test-kalclk testi sonuçlarna göre öretmen adaylarnda demokratik tutumlarda deiiklik gözlenmezken kontrol grubunun son test-kalclk puanlar arasnda farkllk çkmtr. Demokratik tutumlarnda düü gözlenmitir. Buna göre yaplandrmac örenmeye dayal bir öretim program, snf içi demokratik tutumlarda olumlu kalc bir etki oluturmutur. Deneysel çalmalarda yaplandrmac örenim program uygulanrken, uygulama süresinin uzatlmas yanstc düünmenin geliimi için daha uygun olabilir. Örencilerin snf içindeki demokratik tutumlarn gelitirmek için snflarda yaplandrmac örenme ortam oluturulmaldr.
Anahtar Kelimeler: Yaplandrmac örenme, öretim program, yanstc düünme, demokratik tutum.
ABSTRACT
Master Thesis
THE EFFECT OF A CURRICULUM BASED UPON CONSTRUCTIVIST LEARNING ON PRE-SERVICE TEACHERS’ REFLECTIVE THINKING AND
DEMOCRATIC ATTITUDES
Prepared by: Seda KERMGL Supervisor: Asst. Prof. Dr. Çetin SEMERC
Frat Unversty
The Institute Of Social Scences The Department Of Educational Scences
August- 2008; Page: XIII + 168
The aim of this research is to determine the effect of a curriculum based upon constructivist learning on pre-service teachers’ reflective thinking and democratic attitudes. The field of the research was consisted of the second class students of the Computer and Teaching Techniques department, who took Measuring and Evaluating in Education Course, at Education Faculty of Fırat University in the Spring Semester 2007-2008 academic year. The groups were formed from cluster analysis obtained from 30 experimental students and 30 control group students. In the study, experimental method was used. The study was conducted as “pre-test, post-test” model. A program based on constructivist learning was applied, and the teaching method was carried out in accordance with this program over experimental group. On the other hand, the courses were given over control group in traditional method. For qualitative part of the research, the pattern of fact science was used and in the analysis stage of taken data, computer based qualitative data analysis software was used. The data of the research were taken thanks to Reflective Thinking Disposition Inventory (RTDI), Democratic Attitudes Inventory Related to Classroom Atmosphere, California Critical Thinking Disposition Inventory (CCTDI) and an interview Form. Some of the findings of the research are: There wasn’t any notable difference between post-test scores of reflective thinking disposition of experimental group and control group; but in qualitative findings, it was
observed that some developments occurred in thinking. In democratic attitudes related to classroom atmosphere, there was a significant difference between pre-test and post-test scores of experimental group. In control group, however, the results proved against post-test. It was observed that whereas the democratic attitudes of pre-service teachers, according to test results, didn’t change, the results of permanent post-test of control group weren’t different. A descent was observed in their democratic attitudes. As a result, the curriculum based upon constructivist learning made up a positive permanent effect on democratic attitudes in classroom. As the constructivist learning program was applied in experimental studies, lengthening of application can be more suitable for the development of reflective thinking. Constructivist learning atmospheres can be made up in classrooms to develop democratic attitudes of students.
Key Words: Constructivist learning, instructional program, reflective thinking, democratic attitude
ÇNDEKLER ONAY ... II ÖZET ... III ABSTRACT ... V ÇNDEKLER ... VII ÖNSÖZ ... X TABLOLAR LSTES ... XI EKLLER LSTES ... XIII
BÖLÜM I 1. GR ... 1 1.1. Problem Durumu ... 1 1.2. Aratrmann Amac ... 5 1.2.1. Denenceler ... 5 1.3. Sayltlar ... 6 1.4. Snrllklar ... 6 1.5. Aratrmann Önemi ... 6 1.6. Tanmlar ... 7 BÖLÜM II 2. LGL ALANYAZIN VE ARATIRMALAR ... 9 2.1. LGL ALANYAZIN ... 9 2.1.1. YAPILANDIRMACI YAKLAIM ... 9
2.1.1.1.Yaplandrmac Yaklamn Temel lke ve Varsaymlar ... 12
2.1.1.2.Yaplandrmac Yaklam Çeitleri ... 14
2.1.1.2.1. Bilisel Yaplandrmac Yaklam ... 14
2.1.1.2.2. Sosyal Yaplandrmac Yaklam ... 16
2.1.1.2.3. Radikal Yaplandrmac Yaklam ... 18
2.1.1.2.4. Sibernetik Yaplandrmac yaklam ... 19
2.1.1.3.Yaplandrmac Örenme ve Öretim ... 20
2.1.1.3.2. Yaplandrmac Öretim ve Temel Öeleri ... 22
2.1.1.3.3. Yaplandrmac Örenme Yaklamda Öretmen ve Rolleri 23 2.1.1.3.4. Yaplandrmac Örenme Ortamlar ... 28
2.1.1.3.5. Yaplandrmac Örenme Modelleri ... 31
2.1.2. YANSITICI DÜÜNME ... 38
2.1.2.1.Yanstma ... 38
2.1.2.1.1. Yanstma Türleri ... 38
2.1.2.1.1.1.Eylemde Yanstma ... 38
2.1.2.1.1.2.Eylem Hakknda Yanstma ... 39
2.1.2.1.2. Düünme ... 40
2.1.2.1.3. Yanstc Düünme ... 41
2.1.2.1.4. Yanstc Düünmede Öretmen ve Örenci ... 43
2.1.3. DEMOKRATK TUTUMLAR ... 45
2.1.3.1.Demokrasi ... 45
2.1.3.2.Demokrasi ve Eitim ... 48
2.1.3.3.Geleneksel Eitim ile Demokratik Eitimin Karlatrlmas ... 49
2.1.3.4.Demokratik Snf Ortam ... 50
2.1.4. YAPILANDIRMACI ÖRENMENN YANSITICI DÜÜNME VE DEMOKRATK TUTUMLARLA LKLENDRLMES ... 52
2.2. LGL ARATIRMALAR ... 54
2.2.1. Yurt çinde Yaplan Aratrmalar ... 54
2.2.2. Yurt Dnda Yaplan Aratrmalar ... 63
2.2.3. Aratrmalarn Genel Bir Deerlendirmesi ... 66
BÖLÜM III 3. YÖNTEM ... 71
3.1. Aratrmann Yöntemi ... 72
3.2. Çalma Alan ve Gruplar ... 73
3.3. Veri Toplama Araçlar ... 80
BÖLÜM IV
4. BULGU VE YORUMLAR ... 87
4.1. Nicel Bulgular ... 87
4.1.1. Birinci Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 87
4.1.2. kinci Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 89
4.1.3. Üçüncü Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 92
4.1.4. Dördüncü Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 96
4.1.5. Beinci Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 99
4.1.6. Altnc Denenceye likin Bulgu ve Yorumlar ... 101
4.2. Nitel Bulgular ... 104
4.2.1. Önceki Derslerde Farkl Gördükleri Unsurlar ... 104
4.2.2. Örencilerin Rol ve Sorumluluklar ... 105
4.2.3. Öretmenin Rol ve Sorumluluklar ... 107
4.2.4. Neleri Deitirip Neleri Devam Ettirmek stedikleri ... 108
4.2.5. Etkinliklerin Kazandrdklar ... 109
4.2.6. Kendilerini Nasl Hissettikleri ... 111
BÖLÜM V 5. SONUÇ, TARTIMAVE ÖNERLER ... 112
5.1. Sonuç ve Tartma ... 112
5.2. Öneriler ... 123
5.2.1. Aratrmaya Yönelik Öneriler ... 123
5.2.2. Aratrmaclara Yönelik Öneriler ... 124
KAYNAKLAR ... 125
EKLER ... 136
ÖNSÖZ
Yaanan deiim ve gelimelere paralel olarak eitimde de deiimler yaanmaktadr. Son yllarda ortaya çkan yaplandrmac eitim de, eitim sürecimizde yaanan deiikliklerle birlikte ortaya çkmtr. Yaplandrmac eitimde artk örenciler bilgiyi zihinsel olarak yaplandrr, kendi düünce ve yorumlar ile bilgiyi gelitirirler. Örenciler bilgiyi yaplandrrken sorgulamaya ve düünmeye yönlendiren yanstc düünmelerini gelitirirler. Yaplandrmac öretim ortamnda deiime ayak uyduran aktif olan örenci, demokratik bir toplumda giriimci olmann ya da sorumluluk almann ne demek olduunu örenir. Demokrasinin siyasal taraf amaç olarak ele alnrken, bireyselliin tamamlanmas için ise demokrasi, en iyi araçtr. Eitimde araç olarak demokrasinin gerçekletirmesi gereken amaç, insan kiiliinin gelitirilmesi ve yapc ilikilerin tevik edilmesidir. Demokrasi, düünebilen insanlarn rejimidir. Kiilerin kendilerini ve düüncelerini özgürce ifade edebilmeleri için buna uygun ortamlar gereklidir. Yaplandrmac eitim ortam ise bu duruma en uygun ortamdr.
Öretmen adaylarnn yaplandrmac yaklam daha kolay uygulayabilmeleri için kendilerinin de böyle bir öretimden geçmeleri fikri, Prof. Dr. Münire ERDEN tarafndan XVI. Ulusal Eitim Bilimleri Kongresi’nde (Tokat, 2007) ileriye sürülmütür. Buradaki fikir benimsenerek bu aratrmada, yaplandrmac örenmeye dayal bir öretim programnn öretmen adaylarnn yanstc düünme ve demokratik tutumlarna etkisi aratrlmtr. Bu anlamda, Sayn Erden’e teekkür ederim.
Bu aratrmann her aamasnda bana yol gösteren danmanm Yard. Doç. Dr. Çetin SEMERC' ye, aratrmann yürütülmesinde yardmlarn esirgemeyen Prof. Dr. Mehmet GÜROL ve Doç. Dr. ener DEMREL’e teekkürlerimi sunarm. Kitap göndererek yardmc olan Boaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Frat Üniversitesi Kütüphanesi çalanlarna, Frat Üniversitesi Eitim Fakültesi Bilgisayar ve Öretim Teknolojileri Eitimi Bölümü örencilerine, her türlü destei ile hep yanmda olan aileme teekkür ederim. Yüksek lisansm boyunca burs vererek bütün çalmalarmda beni destekleyip hayallerimin gerçeklemesine yardmc olan TÜBTAK yetkililerine teekkürü bir borç bilirim.
TABLOLAR LSTES
Tablo No Sayfa No
1. Geleneksel Snf ile Bilgiyi Yaplandran Snfn Karlatrlmas ... 31
2. Geleneksel ve Bamsz Yanstc Örenmenin Özellikleri ... 43
3. Geleneksel Eitim ile Demokratik Eitimin Karlatrlmas ... 49
4. Aratrmalarn Deerlendirilmesi ... 68
5. Kontrol ve Deney Gruplarnn Giri Özellikleri ... 74
6. Beli Likert Tipi Ölçein Deer Aralklarna Göre Katlm Düzeyleri ... 85
7. Kontrol Grubu Yanstc Düünme Eilimi Baml Gruplar t –Testi Sonuçlar ... 88
8. Kontrol Grubu Snf Ortamna likin Demokratik Tutumlar Baml Gruplar t Testi Sonuçlar ... 89
9. Deney Grubu Yanstc Düünme Eilimi Baml Gruplar t -Testi Sonuçlar ... 90
10. Deney Grubu Snf Ortamna likin Demokratik Tutumlar Baml Gruplar t Testi Sonuçlar ... 91
11. Gruplarn Yanstc Düünme Eilime likin Ön Test t Testi Sonuçlar ... 93
12. Gruplarn Yanstc Düünme Eilime likin Son Test t Testi Sonuçlar ... 94
13. Gruplarn Snf Ortamna likin Demokratik Tutumlar Ön Test t Testi Sonuçlar ... 95
14. Gruplarn Snf Ortamna likin Demokratik Tutumlar Son Test t Testi Sonuçlar ... 96
15. Kontrol Grubu Örencilerinin Yanstc Düünme Eilimi Kalclk Puanlarnn (Son Test- Kalclk) Karlatrlmasna likin t-Testi Sonuçlar ... 97
Tablo No Sayfa No 16. Kontrol Grubu Örencilerinin Snf Ortamna likin Demokratik
Tutumlar Kalclk Puanlarnn (Son Test- Kalclk) Karlatrlmasna likin t-Testi Sonuçlar ... 98 17. Deney Grubu Örencilerinin Yanstc Düünme Eilimi Kalclk
Puanlarnn (Son Test- Kalclk) Karlatrlmasna likin t-Testi Sonuçlar ... 99 18. Deney Grubu Örencilerinin Snf Ortamna likin Demokratik Tutumlar
Kalclk Puanlarnn (Son Tes Kalclk) Karlatrlmasna likin t-Testi Sonuçlar ... 100 19. Deney ve Kontrol Grubu Örencilerinin Yanstc Düünme Eilimi
Kalclk Puanlarnn Karlatrlmas (t testi) ... 102 20. Deney ve Kontrol Grubu Örencilerinin Snf Ortamna likin Demokratik
EKLLER LSTES
ekil No Sayfa No
1. Bilgiyi Edinim ... 12
2. Piaget’nin Bilisel Geliim Dönemleri ve Özellikleri ... 15
3. Vygotsky’a Göre Yaknsal Geliim Alan ... 17
4. Yaplandrmaclk... 37
5. Eylem Hakknda Yanstma ... 39
6. Yanstc Döngü ... 45
7. Yaplandrmac Örenme Yaklamnn Yanstc Düünme ve Demokratik Eitimle likisi ... 52
8. Ön Test- Son Test Kontrol Grup Modelin Simgesel Görünüü ... 72
9. Yaplandrmac Yaklama Göre Düzenlenmi Plan ... 75
10. Nitel Aratrma Döngüsü ... 86
11. Önceki Derslerden Farkl Gördükleri Unsurlar ... 105
12. Örenci Rol ve Sorumluluklar ... 106
13. Öretmen Rol ve Sorumluluklar ... 108
14. Neleri Deitirip Neleri Devam Ettirmek stedikleri ... 109
15. Etkinliklerin Kazandrdklar ... 110
BÖLÜM I
1. GR
Gelien ve sürekli deien bugünün toplumunda üretken olmak, örenmeyi örenmekten, düünmeyi örenmekten ve gelien teknolojiyi takip etmekten geçmektedir. Bunlarn hayat boyu devam için de artk bilgiyi ezberlemek, biriktirmek yerine bilgi üretimine dayal çada bir eitim gerekir. Çada eitimde, pasif konumdan aktif alc konumuna geçen örencilerin bireysel farkllklar, yetenekleri, zekâlar ve örenme hzlar dikkate alnr. Amac çada nitelikli insan yetitirmek olan yaplandrmac örenme, örenci merkezlidir, bilgi yorumlanp yeniden oluturulur, grup çalmalarna salad esneklikle farkl ve deiik bak açlarn sunulur, örenme sürecinde içerik gerçek dünyann yansmasndan oluturulur, düünmeye sevk edilir ve demokratik bir snf ortam salanr. Örenciye zengin öretim ortamlar sunan yaplandrmac örenme düünme tarzlarnn gelimesini imkân salar. Yeniden oluum gerçekleirken bilgi içselleir ve yeni düünme ekilleri ile yaplandrlma gerçekletirilir. Düünmenin geliimi için de demokratik bir ortam gerekmektedir. Yaplandrmac örenme, otokratik düüncenin baskn olduu gelenekselin aksine demokratik ideallerle çok daha uyum içerisindedir.
Problem Durumu
Eitim, bireyin davranlarnda kendi yaants yoluyla ve kastl olarak bilgi, beceri, anlay, ilgi, tavr, karakter ve önemli saylan kiilik yönünden davranlarn en uygun ekilde kazandrlmas yolundaki çalmalarn tümüdür (Ertürk, 1972, 12; Yldrm ve Akyüz, 2006, 2). Ayn zamanda eitim yaantnn anlamn yükselten daha sonraki yaantlarnda yeteneini arttran yaantlar yeniden ina eden ve yeniden düzenleyen bir süreçtir (Dewey, 1996, 86).
Yeniden düzenlenme, günümüzde yaanan deiim ve gelimelere paralel olarak ortaya çkmtr. Bu deiimle bireyler artk bilgiyi üretmeyi beklemektedir. Son yllarda ortaya çkan yaplandrmac örenme yaklam ise bu beklentilere cevap verebilecek niteliktedir. Yaplandrmac örenmenin özünde örenenin bilgiyi uygulama
ve yaplandrmas vardr. Yaplandrmaclkta örenciler, önceki bilgiler üzerine yaplandrma ve yeni bilgilerin güvenilir deneyimlerden nasl yaplandrdn ortaya koyar. Örenenler, örenmeyi örenmekte ve kiiler için bilgiyi anlaml klmaktadr. Geleneksel eitimde konular kapal bir kutu içerisinde; adeta bilgi su geçirmez bir bölmeye konulmutur. Örenilen bilgi ancak örenildii andaki koullarn mevcut olmas durumunda ortaya çkar. Esas olan anlk örenmeler deildir. Uzun vadede etkili olacak tutumlardr. Yaplandrmaclkta da bilgiyi yaplandrma bireyin çevresiyle iletiimi ve etkileimi srasnda geçirdii yaantlardan anlam çkarmaya çalrken ortaya çkar. (Dewey, 2007, 58–59; Özden, 2005, 56–58; Yldrm ve imek, 2006; Karada ve Korkmaz, 2007, 38–44) .
Yaplandrmac yaklamda bilginin biriktirilmesi ve ezberlenmesi deil, düünmeyle ilikilendirilerek bilginin yeniden kurulmas esastr. Örenenler bilgiyi zihinsel olarak yaplandrr kendi düünce ve yorumlarn katarak gelitirirler. Bu nedenle kiiyi düünmeye sevk eder.
Düünme de, kiinin gözlem, tecrübe, sezgi, akl yürütme ve dier kanallarla zekâsn kullanp yönettii kiisel bir beceridir. Düünme var olan bilgilerden baka bir eye ulama ve eldeki bilgilerin ötesine gitme eklindedir. Düünme öesini kapsamayan hiçbir anlaml yaant yoktur. Yaantmzn zihinsel öelerini ortaya çkarmamz ve onu açk kullanmamz düünmeden ibarettir. Düünmenin u anda olmakta olan, henüz gelime içinde olan durumlardan ortaya çktn söylemek, onun bir eylere kukulu baktn gösterir. Kukunun olduu yerde sorunsal durumlar vardr. Bitmi, tamamlanm olan ey, tamamen bilinen eydir. Bu nedenle düünme süreci bir sorgulama ve aratrma sürecidir.
Sürekli sorgulama ve aratrmayla evrim geçiren yanstc düünme de düünmenin bir alt boyutudur. Aslnda yanstc düünme felsefi bir kavramdr. Bu kavram ilerlemeci akmn görüleri ile uzlar. lerlemeci felsefede, sabit bir ey yoktur her ey deiir, duraan kalmaz (Dewey, 1996, 163–164; Özden, 2005, 139; Ünver, 2003, 2–5). Deiimin gerçeklemesi için sürekli sorgulama gerekir. Yanstc düünmede de u iki durum vardr:
1. Düünmenin gerçeklemesi için temel bir nokta olan karklk, duraksama ve kuku durumu bulunmaktadr.
2. Ortaya atlan görüü onaylama ya da reddetmeye yarayan olgular ortaya çkarmaya yönelik bir aratrma ve incelemedir. Bu boyutu da düünmenin gerçeklemesi gereken süreçte bulunmaktadr (Dewey, 1910, 7–8).
Düünmenin bir boyutu olan yanstc düünme, öteki düünme türleri ile yakndan ilikilidir. Unutulmamaldr ki yanstc düünebilmek için öncelikle temel düünme becerilerine ve destekleyici bir ortama mecburiyet vardr. Yanstc düünmeyi destekleyici en iyi ortam yaplandrmac öretim ortamdr. Yaplandrmac öretim ortamnda deiime ayak uyduran ve aktif olan örenen, demokratik bir toplumda giriimci olmann ya da sorumluluk almann ne demek olduunu bilir (Özden, 2005, 139; Ünver, 2003, 5).
Demokratikleme sürecinde öncelikle demokrasi kavramnn ne demek olduunu iyice kavramak gerekir. “Demokrasi iki anlaya götürmektedir: Birincisi yalnz saysz ve farkl ortak ilgileri deil, ayn zamanda karlkl ilgilerin, toplumsal ilikilerin düzenlenmesinde bir etmen olarak tannmasn dile getirir. kincisi ise farkl toplumsal gruplar arasndaki serbest karlkl etkileri ifade ettii gibi toplumsal faaliyetlerin sürekli olarak yeniden biçimlendirilmesini ve yeni durumlara yeniden uyum salamay dile getirir. Demokratik topluluk için daha fazla planl bir eitime ihtiyaç vardr(Dewey, 1996, 96–97). Demokrasi düünebilen insanlarn rejimidir. Salkl bir demokrasi için düünebilen ve bütünü gören, olaylar kendi bak açsyla yönlendirebilen kiilere ihtiyaç vardr. Demokraside özgürlük çok önemli bir kavramdr. Önemini yitirmeyecek özgürlük düünme özgürlüüdür. Yaplandrmac örenme yaklamn daha tercih edilebilir hâle getiren, otokratik düüncenin baskn olduu geleneksel eitim anlay uygulamalarna karn, halkmzn yürekten bal olduu demokratik ideallerle çok daha iyi bir uyum içerisinde olmasdr. Yaplandrmac örenmede geleneksel anlaytaki kat tutumun aksine daha insancl yöntemler kullanr. Yaplandrmacln insancl yöntemleri temel almas, bunlar kullanmas ve de demokrasi ile yakn ilikisinden dolay yaplandrmac örenme yaklam tercih edilmektedir (Özden, 2005, 140–141, Dewey, 2007, 40–75).
Öretmen adaylarnn meslein yükledii rol ve davranlar edinmelerinde, öretim yaklamnn katks büyüktür. Öretim yaklam öretmen adaylarnn meslein getirdii rol ve davranlar kazanrken karlat sorunlar giderici önlemler
alnmaktadr. Freire’e (1972) göre, geleneksel öretim, örencileri içerik ve eitim sürecinden uzaklatrmaktadr. Öretmen bilgileri verirken sunu yöntemini kullanarak bilgiyi verir, tanmlar ve tekrar eder. Örenciler de bu süreçte pasif olarak bilgiyi alr, ezberler ve depo eder. Bu tip örenme, sorgulayc, yaratc, eletirel ve iletiim faaliyetlerini engellemektedir. Öretmen yetitirme alannda bu sorunlarla karlalmaktadr. Bu sorunu çözmek için bireyi problem çözmeye yönelten, bireyde temel kavramlar oluturmay amaçlayan, farkl bak açlarnn olumasn salayan, bunun için de ibirlikli örenmeyi tercih eden, öretim sürecini esnek yaplandran, örencileri süreç içinde deerlendiren vb. gibi özelliklere sahip olan yaplandrmac örenme yaklam tercih edilmektedir (akt. Güney, 2008, 6; Merill, 1992, 102–103).
Günümüzde örencilerin, bilgi kaynaklarna ulaabilen, ulat bilgileri yeniden yaplandran; eletiren, yaratc düünebilen ve yaam boyu örenen bireyler olarak yetimesi beklenmektedir. Bu beklentilerde yaplandrmac örenme anlayn örenme ortamlarna aktarlmasn gündeme getirilmitir (Fer ve Crk, 2006, 1-24). Örenme ortamlarna aktarlan yaplandrmac örenme yaklamnn temel talar düünme ve demokrasidir. Bu nedenle Türkiye’de de 2005- 2006 eitim öretim ylndan itibaren yaplandrmac örenme yaklamna dayal öretime geçilmitir. Yaplandrmac örenme yaklamna daha rahat adapte olmalar ve uygulayabilmeleri için öretmen adaylarnn da böyle bir öretimden geçmeleri fikri, XVI. Ulusal Eitim bilimleri Kongresi’nde (Tokat, 2007) ortaya atlm ve aratrmac tarafndan benimsenmitir. Bu fikirden hareketle, öretmen adaylarnn bu örenme yaklamndaki düünme ve demokratik tutumlarndaki meydana gelebilecek bu deiim deneysel çalma yapma ihtiyac dourmutur. Bu fikirden yola çklarak aratrma yaplmaya karar verilmitir.
1.1.Aratrmann Amac
Aratrmann genel amac, “Yaplandrmac örenmeye dayal bir öretim programnn öretmen adaylarnn yanstc düünme ve demokratik tutumlarna etkisi” ni belirlemektir. Bu genel amaca bal olarak denenceler ve sorular oluturulmutur.
1.2.1. Denenceler
Genel amaç dorultusunda yanstc düünme ve demokratik tutumlara ilikin u denenceler test edilmitir:
1. Geleneksel öretim (kontrol) ile ders ilenen grubun yanstc düünme ve snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei puanlar anlaml ölçüde artmtr.
2. Yaplandrmac örenmeye dayal (deney) ders ilenen grubun yanstc düünme ve snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei puanlar anlaml ölçüde artmtr.
3. Yaplandrmac örenmeye dayal (deney) ders ilenen grubun yanstc düünme ve snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei puan ortalamalar ile geleneksel öretim (kontrol) ile ders ilenen grubun yanstc düünme ve demokratik tutum ölçei puan ortalamalar arasnda anlaml bir fark vardr. 4. Geleneksel öretim (kontrol) ile ders ilenen grubun yanstc düünme ve
snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei puan ortalamalar kalcdr. 5. Yaplandrmac örenmeye dayal (deney) ders ilenen grubun yanstc
düünme ve snf ortamna ilikin demokratik tutum ölçei puan ortalamalar kalcdr.
6. Yaplandrmac örenmeye dayal (deney) ders ilenen grubun yanstc düünme ve demokratik tutum ölçei puan ortalamalar ile geleneksel öretim (kontrol) ile ders ilenen grubun yanstc düünme ve demokratik tutum ölçei puan ortalamalar arasnda farkllk vardr.
Genel amaç dorultusunda oluturulan sorular unlardr:
1. Yaplandrmac örenmeye dayal programn; örencilerin yanstc düünmeleri ve eletirel düünmeleri arasndaki iliki dereceleri nelerdir? 2. Örencilerin yaplandrmac örenme yaklam konusundaki programn
1.3. Sayltlar
1. Deney ve kontrol gruplarnn arasndaki eitleme yanszlk açsndan yeterlidir.
2. Öretmen adaylar yanstc düünme eilimi, snf ortamna ilikin demokratik tutum ve eletirel düünme ölçeine verdikleri cevaplarda samimidirler.
3. Öretmen adaylarnn yaplan yaplandrmac örenmeye dayal dersle ilgili görülerini almak için kullanlan görüme formuna verdikleri cevaplarda samimidirler.
1.4. Snrllklar
1. Aratrma, 2007–2008 öretim yl bahar döneminde Frat Üniversitesi Eitim Fakültesi Bilgisayar ve Öretim Teknolojileri Eitimi Bölümü 2. snfta okuyan ve deney ile kontrol gruplarn oluturan örenciler ile snrldr.
2. Aratrma, öretmen adaylarnn bir yaryllk ders olan Ölçme ve Deerlendirme dersinde uygulanm olan yaplandrmacla dayal öretim program ile snrldr.
3. Aratrma, deney ve kontrol grubunda uygulama süresince dersleri ileyen aratrmacnn bilgi ve deneyimleri ile snrldr.
1.5. Önemi
Yirminci yüzyln son çeyreinden itibaren deiim küresellemeyle birlikte insanlk tarihinde görülmemi bir hz almtr. Buna bal olarak da üretilen ve çeidi artan bilgi yeniden bir deiim sürecine girmitir. Bu deiim de eitim- öretim yapan kurumlarda sürecin sorgulanmasna sebep olmutur. Bu sorgulanan konularn banda da bilgi gelmektedir. Bilgi ça diye adlandrdmz bu dönemde artk bilgiyi aktarma deil bilgiyi yeniden anlamlandrma öne çkmaktadr. Dünyadaki bu deiimle artk bilgiyi hazr, ezbere almaktansa bilgiyi edinmeyi amaç edinen, kendi oluturduu yaklamlarla kullanmay bilen, deiime ayak uydurabilen kendisinin var olan bilgilerine yenilerini aktarabilen bir insan modeli yaratmak amaç edinilmitir.
Yaplandrmac örenme yaklamnn da amac yaanan bu deiimlere ayak uydurabilen, nitelikli insan gücünün yetitirilmesidir. Örencilere farkl bak açlar sunarak daha geni perspektif kazanmalarna destek olur ve farklln dourduu güzelliklere ulamalar salanarak öretmen-örenci ilikilerinin demokratik olmasna dikkat eder. Gerçek yaamda karlalan problemlerin tek bir çözüm yolu olduu nadirdir bu nedenle de yaplandrmac örenme sürecinde örencilere alternatif yollar sunularak düünmeyi öretmek hedeflenmektedir. Yaplandrmac örenme yaklamnda örenci merkez konumundadr ve amaçlarndan biri de düünme becerilerini ve demokrasi anlaylarn gelitirmektir. Yaplandrmac örenmenin etkililiinden çok, artk dier boyutlara etkisi merak konusu olmutur. Bu sebeple örencilerin yaplandrmac örenme yaklamna dayal bir öretim programnda yanstc düünme eilimlerine ve snf içindeki demokratik tutumlarna etkisini belirlemeye gereksinim duyulmutur. Bu aratrma ile yaplandrmac örenme yaklam sürecinin etkililiini belirlerken yanstc düünme eilimi ve snf içi demokratik tutumlara etkisinin de belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu çalmann daha sonra bu konuda yaplacak olas aratrmalara k tutmas umulmaktadr.
1.6.Tanmlar
Yaplandrmac Örenme Yaklam: Bireyin, sosyo-kültürel bir balamda önceden bildikleri ve yaantlar çerçevesinde bilginin sürekli yeniden kurulduunu ve doru olmas için gerçee uygun olmas ve gerçei yanstmas gerektii gibi düünceleri reddeden ancak gerçeinde yaantlarmz sonucunda ulalabilir olduunu savunan bir örenme kuram (Glassersfeld,1995; Açkgöz, 2005, 61 ve Sönmez, 2005, 106-107).
Yanstc Düünme: Yanstc düünme pragmatik felsefenin ilerlemecilik akm görüleri ile örtüen, sürekli evrim geçiren ve özellikle öretmen eitimi sürecinde üzerinde durulan felsefi bir kavram (Ünver, 2003, 2).
Demokrasi: Halkn egemenlii temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlk ve toplumsal yaamn içinde farkllklarn birbirine zarar vermeden yaatlabilmesi (TDK, 1988, 353; Yapc, 2006, 1).
Geleneksel Eitim/ Öretim: Eitim öretimde öretmenin merkeze alnd örencinin aktif olmad birçok eitimcinin uzun yllar benimsedii anlay. Kontrol grubuna 21 saat boyunca uygulanan eitim-öretim sürecinde düz anlatm, soru cevap ve aratrmac tarafndan öretmen adaylarna verilen dokümanlarn kullanlmas.
Eletirel Düünme: Eletirel düünme, kiinin düünce sistemindeki yaplar usta bir ekilde yöneterek ve bu yaplara entelektüel standartlar getirerek düünme yönteminin kalitesini arttrd bir süreç (Paul ve Elder, 2008, 3).
BÖLÜM II
2. LGL ALANYAZIN VE ARATIRMALAR
Bu bölümde aratrma konusuyla ilgili alanyazn taramas ile yurt içi ve yurt dyla ilgili aratrmalarn incelenmesi yaplmtr. Aada ilgili alanyazn ve ilgili aratrmalar bal altnda verilmitir.
2.1. LGL ALANYAZIN
lgili yaynlar, yaplandrmac yaklam, yanstc düünme, demokratik tutumlar ve ilikilendirme boyutlarnda incelenmitir.
2.1.1. Yaplandrmac Yaklam
Yaplandrmac örenme kuramnn geçmii, bilginin oluumundan söz eden Sokrates, Plato ve Aristotle gibi ilk ça filozoflarna kadar uzanr (Altun ve Büyükduman, 2007, 9). Örenme felsefesi olarak ise yaplandrmacl ilk olarak 18. yüzylda “insanlarn kendi kendilerine ne yaplandrrlarsa onu anlayabildiklerini” söyleyen Giambattista Vico’ya uzand görülmektedir (Özden, 2005, 55). Vico’dan sonra Cheek’e (1992) göre Immanual Kant bu görüten yola çkarak insann yeni bilgiyi eski bilgilerle ilikilendirerek aktif olarak bilgiyi kendisinin yaratt görüünü savunmutur (Çnar, Teyfur ve Teyfur, 2006, 49). John Dewey, Jean Piaget, Vygotsky ve Bruner gibi teorisyenler yaplandrmac örenme yaklamnn devamn getirmilerdir (Güne, 2007, 49).
Yaplandrmaclk, örenme ile ilgili bir kuramdr ve bilgiyi temelden kurmaya dayanr(Demirel, 2005, 233). Yaplandrmaclk, objektif gelenee alternatif epistemolojik bir temel salar. Objektiflik gibi yaplandrmaclkta tecrübe ettiimiz gerçek bir dünyann varln kabullenir. Fakat tartma udur ki anlam bizim tarafmzdan m yoksa bizden bamsz olarak dünyada var m? Dünyay yaplandrmann birçok yolu vardr ve herhangi bir olay ya da kavram için birçok anlam ya da görü açs vardr. Bu yüzden aradmz tek bir doru yoktur (Duffy ve Jonassen, 1992, 3). Nesnelciler, yalnzca objektif doruluk yahut yanllkla koullarnn var olduunu deil, insanlarn bu koullara nüfuz ettiini de varsayar (Lakoff ve Johnson,
2005, 228). Yaplandrmaclk, bilimin gerçekçi ve nesnel sürümlerinin ilikiler, teoriler ailesidir (Neimeyer ve Neimeyer, 1993, 3).
Yaplandrmac örenmede en önemli unsur bilgidir. Önemli olan bilgiyi örencinin kendisinin yaplandrmasdr. Böylece örenci bilgisini olutururken hem yorumlayp hem de bilgisini gelitirme frsat bulur (Karada ve Korkmaz, 2007, 38). Yaplandrmac örenme, örencilere birtakm temel bilgi ve becerileri kazandrlmas gerektii görüünün yannda, eitimde bireylerin daha çok düünmeyi, anlamay, kendi örenme sorumluluklarnn bilincinde olmay ve kendi davranlarn kontrol etmeyi örenmeleri gerektiini vurgulamaktadr. Temelde bakalarnn bilgilerini kopya eklinde bireylere aktarmak yerine, insanlarn kendi bilgilerini yine kendilerinin yaplandrmas gerektii görüüne dayanmaktadr (Karada, 2007, 156). Örenci, bilgiyi öretmenden aynen almas yerine kendisi oluturur (Tobin ve Tippins, 1993, 7). Örenci yaplandrmac yaklamda örenme sürecinde bilgiyi yorumlar (Yanpar- ahin, 2001, 465).
Yaplandrmaclk örenenin bilgiyi nasl yaplandrdn vurgulad için yaplandrmac yaklama göre bilginin ne olduu çok önemlidir (Kesal, 2003, 21). Yaplandrmaclar, örencinin baarsndan daha çok içinde bulunduu örenme sürecinde bilgiyi nasl oluturduuyla ilgilenmilerdir. Hendrey’e (1996) göre bilginin doas öretmenler ve örenciler için aada belirtilmitir:
1. Bilgi yalnzca insanlarn zihinlerinde vardr. Snfta bilgi yalnzca öretmenin örencinin zihninde vardr, tahtada, kitaplarda, aktivitelerde ya da öretmen ve örenci konumasnda yoktur.
2. Bilgi asla mutlak olamaz. Örencilerin ve öretmenleri bilgisi dahil hiçbir bilgi kesin olamaz; çünkü bilgi tekrar inceleme ve denemeye açktr,
3. Ortak bilgi ayn evrenin parçalar olan ortak bir beyin ve vücuttan türer. Farkl deneyimleri olan öretmenler ve örenciler snf ortamna özgü bilgileri paylarlar,
4. Bireylerin bilgileri, var olan bilginin anlamlandrmalar ve yorumlarna baldr. Örenciler ve öretmenler programa ya da öretim materyallerine var olan bilgi inançlarna göre anlam verirler,
5. Bilgi kiilerin gerçek yaantlaryla ilikilendirilerek yaplandrlr. Örenci bilgiyi gerçek yaantsyla programn gerektirdiklerini ve snftaki dier örencilerle ilikilendirir,
6. Bilgi alg ve hareket yoluyla yaplandrlr. Örenciler yeni bilgiyi snfta alglayarak ve hareket ederek yaplandrrlar. Örenciler öretmenle iletiimde bulunarak alg ve hareket yoluyla bilgiyi yaplandrrlar.
Bilginin yaplandrlmas zaman alr ve zor bir itir. Çok fazla çaba gerektirir fakat memnuniyetle sonuçlandrlr. Öretmende bu yaplandrmada örencinin örenmesine yardmc olmak için sürekli üretken bir ekilde çalr (Kesal, 2003, 21). Öretmen, örencilerin bilgi ile ilk karlatnda ne tür tepkiler verdiini bilmelidir ve bu duruma göre örenme süreçlerini yönlendirmelidir. Örenci bir bilgi ile ilk karlatnda bu yollardan birini seçer. Bu yollar:
1. Yeni olan bilgiyi önemsemez, var olan bilgide hiçbir deiiklik yapmadan brakr ve benimser,
2. Yeni bilgiyi yeniden yorumlar böylece birbirine kart bilgiler birbirine tamamlayc olarak görünür,
3. Algy ikincil olarak deitirir, küçük deiiklikler yapar; fakat temel bilgileri bozulmadan brakr,
4. Çekirdek kavramlarn reddedildii ve yenileriyle yer deitirildii büyük kavramsal deiiklikler yapar (Winitzky ve Kauchak, 2003, 72).
Örenci yeni bir bilgi ile karlatnda Winitzy ve Kauchak’a göre yedi yoldan birini tercih ediyor. Yaplandrmac örenme yaklamnda ise örenci bu bilgilerle karlatnda var olan bilgiyi yeni bilgiyle birletirerek bireyin kendi yaanmln da bu bilgiye dahil ederek bilgiyi yeniden yaplandrmay tercih eder. Jonassen da bilgiyi edinim aamalarn göstermitir. Bilgiyi edinim aamasn üç bölümde ele almtr.
ekil1. Bilgiyi edinim (Jonassen, 1992, 142)
Jonassen’dan yola çkarak bilgi edinimine bakldnda beceri temelli, bilgi temelli, balantl bilgi olmak üzere 3 ekilde bilgi edinim vardr. Beceri temellide birey bilgiyi uygular. Bilgi temelli yönlendirir. Bireyin uzmanlamasnda ise deneyim vardr. Yaplandrmac yaklamda örenciler bilgilerini kendi deneyimlerine dayanarak olutururlar (Durmu, 2001, 94). Örenciler yeni bilgilerini, geçmi deneyim ve bilgi süzgecinden geçirerek bilgilerini daha etkili kullanma frsat bulur (Zembat, 2007, 197). Örenci, bilgiyle gerçek yaamda karlatnda kendi düüncelerinden yola çkarak hareket eder ve örenci bilginin örenilmesinde gerçek yaamla ve var olan durumlar karlatrr (Susam, 2006, 22).
2.1.1.1. Yaplandrmac Yaklamn Temel lke ve Varsaymlar
Brooks ve Brooks’a (1993) göre yaplandrmac yaklamn be temel ilkesi vardr:
1. Örencileri, konuya ilgi uyandran problemlere yöneltme, 2. Örenmeyi temel kavramlar çerçevesinde yaplandrma,
3. Örencilerin bak açlarn ortaya çkarma ve bu bak açlarna deer verme,
4. Eitim öretim sürecini, örencilerin görülerine göre deitirme, 5. Örencileri örenme balamnda deerlendirme(Erdem, 2001, 16).
yiyaplandrlm
bilgialanlar
•Beceritemelli •Harfiharfinekodlamalkbilgi(balangç)
edinimi
Uygulama
Kötüyaplandrlm
bilgialanlar
•BilgitemelliGelimibilgi
edinimi
Çraklk
Yönlendirme
Ayrntlyaplar
ematikmodeller
Balantlbilgiler
Uzmanlamak
Deneyim
Yaplandrmac yaklam bu be temel ilke üzerine kurulmutur. Bu ilkeler incelendiinde yaplandrmac örenme yaklam, bireyi problem çözmeye yönelterek temel kavramlar oluturmay amaçlar, ibirlikli örenmeyi tercih ederek farkl bak açlarnn olumasn salar, örencileri süreç içinde deerlendirerek onlarn istekleri dorultusunda esnek bir öretim süreci yaplandrr. Bu ilkelerden yola çkarak yaplandrmac örenme yaklamnn çeitli varsaymlarn da ele almak gerekir.
Yaplandrmacln varsaymlar unlardr:
1. Yorum bireyseldir, paylalm bir gerçeklik yoktur. Örenme dünyann bireysel olarak yorumlanmasdr. Örenme deneyimin kiisel olarak yorumlanmasyla ortaya çkar,
2. Örenme yaplandrlmtr, bilgi deneyimden oluturulur. Örenme kiinin bilgiyi içsel bir süreçle deerlendirmesiyle ortaya çkar,
3. Örenme aktiftir, örenme anlamn deneyimin temelinde gelitirildii aktif bir süreçtir,
4. Örenme ibirliklidir. Anlam çoklu perspektiflerle oluur. Kavramsal gelime çoklu perspektifleri paylaarak ve bu perspektiflere cevap olarak içsel sunumlarmzn e zamanl olarak deimesiyle ortaya çkar. Eitimin rolü dierleriyle ibirlii içerisinde olmaktr,
5. Örenme konumlandrlmtr. Örenme gerçekçi çevrelerde ortaya çkmaldr. Örenme zengin bir içerikte gerçek dünya içeriklerinin yansmasnda konumlandrlmaldr,
6. Snavlar bütünletirilmelidir. Snav görevlerle (ödev) birletirilmelidir ve ayr bir aktivite olarak görülmemelidir (Merill, 1992, 102–103).
7. Örencinin döngüsel örenme yaklamnn (The Learning Cycle Approach), düzenli kullanm iledoal merak desteklenmelidir,
8. Örenme örencinin var olan zihinsel modellerine göre yaplandrlr. lenebilen, karlkl etkileimin olduu, fiziksel materyaller kullanarak, ana kaynaklardan, ilenmemi, ham verilerin elde edilmesi ve bunlarn kullanlmas salanr,
9. Örencinin inanç ve tutumlar örenmeyi etkiler,
10. Örencinin ne örendii deil, nasl örendii önemlidir. Burada yol gösterici konumunda öretmen vardr,
11. Örencilere, ilikiler kurabilmeleri ve metaforlar oluturabilmeleri salar, 12. Örencide örenme istei oluturmak önemlidir (Özden, 2005, 58; akt.
Ylmaz, 2006, 27–28).
Yaplandrmac örenme yaklamnn varsaymlar temel ilkelerine paralel ekildedir. Örencinin var olan bilgileri önemlidir. Örencinin doal merak desteklenmelidir. Snavlar örenciye ayr bir aktivite olarak verilmek yerine örenci süreç boyunca deerlendirmeye tabi tutular sürecin deerlendirilmesi salanmaldr. Örencinin ne öreneceinden çok nasl örenecei önemlidir. Bu da örenciye birebir yaant yoluyla verilmeyle oluacak bir durumdur.
2.1.1.2. Yaplandrmac Örenme Yaklamnn Çeitleri
Yaplandrmac örenme yaklam kendi içinde bilisel (geliimsel) yaplandrmaclk, sosyal yaplandrmaclk, sibernetik yaplandrmaclk, radikal yaplandrmaclk olmak üzere çeitlere ayrlmtr.
2.1.1.2.1. Bilisel Yaplandrmaclk
Modern psikolojide, bilisel yaplandrmaclk fikri James Mark Baldwin ve Jean Piaget’in geliimsel teorinin büyük bileeni olarak ilk kez ilendi (Glasersfeld, 1989, 162). Piaget, Kant’n içgörü kavramndan yola çkmtr. Piaget’e göre anlama kefetmektir. Kefederek yeniden anlamlandrma ise örenmedir. Bu durumda örenci aktif katlmyla bilgileri kefederek zihninde adm adm bilgiyi yaplandrr. Piaget’ e göre zekâ çevreye uyum salama gücüdür. Uyum sürecinde kii iki önemli süreçten geçer. Bunlar, özümleme ve denge (alma)’ dir (Güne, 2007, 50; Karada ve Korkmaz, 2007, 50). Bilisel geliimde, olgunlama ile örenmenin etkileimi vurgulanr. Örencinin yaad durum ve olaylar, içinde bulunduu bilisel geliim dönemlerine göre ekillenir (Erden ve Akman, 2006, 62).
Bilisel geliimi etkileyen ilkeler de öyle belirlenmitir. (1) Olgunlama; (2) Yaant; (3) Uyum; (4) Örgütleme ve (5) Dengeleme. Bilisel geliimde ilerleme olabilmesi için organizmann biyolojik olgunlua erimesi ve çevresiyle karlkl etkileimi sonucu yaant kazanmas gerekir. Piaget’e göre bilisel geliim, evreni örenme yolunda bir denge, dengesizlik yeni bir denge süreci olarak görmektedir. Bilisel yaplandrmac yaklamn ana noktas, bireyin sahip olduu bilgiler ve bu bilgilerin oluturduu dengeli bilisel yapdr (Klç, 2001, 10). Bu dengelenme
sürecinin kesintisiz ileyebilmesi ise karlalan yeni obje, durum ve varlklara uyumlu olmasn gerektirir. Uyum ilkesine ilave olarak Piaget’nin bilisel geliimle ilgili gördüü dier bir biyolojik ilke de, organizmann örgütlenme eiliminde olduudur. Örgütleme, sistemin düzenini koruyucu ve gelitiricidir. Dier bir ilke ise dengelemedir. Daha önce ifade edildii gibi geliim, alt düzeydeki bir dengeden üst düzeydeki bir dengeye ilerlemeydi. Çocuun bilisel dengesi, yeni karlat olay, obje, durum ve varlklarla deierek bozulur. Onlarla etkileimde bulunarak yeni yaantlar kazanr ve yeni obje, olay, varlk ve duruma adapte olur. Böylece yeni ve üst düzeyde bir dengeye ular. Örenciyi örenmeye güdeleyebilmek için orta düzeyde bir belirsizlik, dengesizlik yaratmak arttr (Senemolu, 2007, 32–34). Önemli olan bireye yeni bilgiler öretmek yerine düünmeyi öretmektir.
Bili; düünme, örenme ve hatrlama süreçleridir. Bilisel geliim ise bu süreçlerde bireylerin yala birlikte geçirdikleri deiimlerdir ve bu deiimler bir srayla gerçeklemektedir (Küçükkaragöz, 2003, 77–83). Piaget geliim basamaklarnn srayla gerçekletie inanmaktadr ve bu birey bu geliim dönemlerini atlayarak dierine geçemez (Senemolu, 2007, 39). ekil 2’de dört temel dönem ve özellikleri ksaca özetlenmitir.
ekil2. Piaget’ nin Bilisel Geliim Dönemleri ve Özellikleri (Senemolu, 2007, 32– 39). 0- 2 Ya Duyusal Motor *Kendini d dünyadan ayrma *Nesne süreklilii *Amaçl davranlar 2–7 Ya lem Öncesi *Tek yönlü snflama *Benmerkezcilik *Konumalarda animizm ve monolog ekli görülür 7–11 Ya Somut lemler *Mantksal düünme *Korunum Kazanr *Geriye dönebilirlik ben merkezlilikten uzaklama 11 Ya+ Soyut lemler *Soyut düünme *Ergen benmerkezcilii *Zihinsel beceriler giderek geliir
ekil 2’deki aamalara ksaca bakldnda düüncenin balangç dönemi diye nitelendirilen duyusal motor döneminde çocuklar nesne ve olaylar sembolletirir. Be duyu ile çocuk çevreyi tanmaya çalr. lem öncesi dönemde ise çocuklar ben merkezlidir. Nesneleri tek özellik açsndan snflandrr. Somut ilemler döneminde bilisel yeterlilik açsndan hzla geliir ve maddenin görüntüsel deiimler geçirse bile sabitliini ve deimezlii inancna korunum denir. Birey bu dönemde korunum kazanr. Soyut ilemler döneminde tümevarm ve tümden gelimi soyut olarak kavrar. Ergen egosantrizmi ile kar karya kalnr (Güne, 2007, 51; Küçükkaragöz, 2003, 84– 91; Senemolu, 2007; 39-48). Houde’a (2004) göre Piaget’nin baz görüleri günümüze uygun deil çünkü çocuklarn erken yalarda üst düzey zihinsel becerilerini yapabildikleri gözlemlenmitir. Bu yüzden Piaget’nin geliim dönemleri kabul görmemektedir (Güne, 2007, 51).
2.1.1.2.2. Sosyal Yaplandrmaclk
Yaplandrmac epistemoloji, gerçein yaplandrmasnda kiisel ve sosyal süreçlerin aktif katlmna vurguda bulunur (Feixas, Procter ve Neimeyer, 1993, 143). Novak’a göre yaplandrmac görüe göre örenme bilgi yaplarn oluturma sürecidir. Buna göre örenmede sosyo- kültürel etkileim önemlidir (Mayer-Smith ve Mitchell, 2003, 131–132). Sosyal yaplandrmaclarn görülerinin temelinde Vygotsky’nin görüü yer almaktadr. Sosyal yaplandrmaclk sosyo- kültürel teorisinin ürünü olarak görülür. Ana konu teorisinde örencinin bilisel geliiminin sosyal dünyadan ayr düünülemeyeceidir (Wetsch ve Toma, 1995, 167). Sosyal etkileim, örencinin örenmesinde önemli rol oynar. Vygotsky’e göre örenmenin temel faktörü bireyin dier insanlar gözlemleyerek örenmesidir. Örenmenin etkililii bireyin modeli taklit edebilme yeterliliine baldr ( Özden, 2005, 60; Korkmaz, 2003, 202).
Vygotsky’in sosyal oluturmaclkta kullanlan dört teorisi (Klç, 2001, 13): 1. Anlamlandrma: Bireylerin yaamlarnn sürdürdüü toplum ve kültürün,
bireyin bilgiyi anlamlandrmasnda etkisi vardr. Olaylar anlamamz ve alglamamz çevremizdeki insanlar ve kültüre baldr ve bilgilerimizi bunlar araclyla olutururuz.
2. Bilisel Geliim Araçlar: Kültür, dil ve birey için önemli olan çevredeki kiiler bireyin bilisel geliimini salayan araçlardr. Bilisel geliimin biçimlendirilmesini ve hzn etkileyen bu araçlarn ekli ve kalitesidir. 3. Dil ve örenme birbirinden ayrlmaz bir ekilde birbirine baldr. Örenme
dili, dil de örenmeyi gerektirir. Örenci, bilgiyi alma, seçme, anlamlandrma, aktarma, ifade etme, zihinde kurma, zihinsel emalar düzenleme vb. ilemlerin hepsini dil vastasyla yapar. Bu yüzden dil olgunlamadkça örenme olamaz (Güne, 2007, 51–52).
4. Yaknsal Geliim Alan: Vygotsky’a göre bireyin geliimi sonu olmayan bir silindire benzer. Kiinin problem çözme becerileri gelitikçe yukarlara doru ilerleyen bir yaknsal geliim alan vardr. Tabanda bireyin yardm almadan çözebilecei problem, tavan ise yardm alsa bile çözemeyecei, taban ve tavan aras ise, bireyin yardm alarak çözebilecei problemler yer alr. ekil3’de yaknsal geliim alan gösterilmitir.
ekil 3. Vygotsky’ a göre Yaknsal Geliim Alan (Özden, 2005, 61).
ekil 3’de Vygotsky, örencinin tabandaki yardm almadan çözülebilecek problemlerden balayarak sonra yava yava problemleri zorlatrarak ve öretmen veya arkadalarnn yardmn alarak silindirdeki bir üst basamaa geçmeye çalr. Bu teoriye göre geliim, belli bir yata son bulmaz ve sonsuzdur. Bireyler her yata
Yardm
Alarak
çözebilecei
Problemler
Yardm Almadan
Çözülebilecek
Problemler
Yardmsz
Çözülemeyecek
Problemler
çözebilecei, yardm alarak çözebilecei ve yardm almadan çözemeyecei problemlerle karlar ve birey destek aldkça becerisini gelitirir. Önceden çözemediklerini çözer ancak yaknsal geliim alan sürekli yükseldii için daima çözemeyecei problemlerle karlaacaktr. Bu sayede silindirde hep yukar trmanarak bilisel geliimini devam ettirecektir (Klç, 2001, 13; Senemolu, 2007, 57).
Sosyal yaplandrmacla göre örenme tek bana gerçekletirilmez. Bunun için grup çalmas gerekir. Sosyal etkileim srasnda örenci dier kiilerle etkileime girerek bilgiyi pasif olarak almaz; çünkü örenci bilgiyi alrken kendi bilgileriyle dier kiilerin bilgilerini karlatrma frsat bulur ve düünceler aras uyumsuzluk yaar. Bu uyumsuzluk sürecinde kii bilgileri sunarak, tartarak, eletirip, eletirilerek dier kiilerin görüleri ile kendi görüleri arasnda bir uzlamaya varr. Böylece bilgi yaplandrlr (Güne, 2007, 52). birliini en çok etkileyen sosyal ballktr. Sosyal ballk, ball yaplandrma yolunda bireylerin birbirleri olan iletiimlerinin nasl olduudur. Pozitif ya da olumlu ballk bireylerin birbirlerini cesaretlendiren, destekleyen, gelitiren bir etkileimi sonucunda ortaya çkar. Negatif olumsuz ballk ise tam tersi bireylerin birbirlerini engelleyerek daha çok rekabetçi yaklam tarzyla cesaret krc ve zt bir etkileim sonucunda ortaya çkar. Bireyler birbirinde tam bamsz çaltklarnda ise hiçbir badan söz edilemez (Karada ve Korkmaz, 2007, 52). Bu durumda dikkat edilmesi gereken ibirlikçi ile rekabetçi örenmenin birbirine kartrlmamasdr. Sosyal yaplandrmac öretmenin de örencilerini cesaretlendiren, ibirliine yönelten, örencilerin açk ve özgürce fikirlerini ifade edebildii ortamlar oluturabilen yönlendirici bir role sahip olmas gerekir (lleez, 2006, 51).
2.1.1.2.3. Radikal Yaplandrmaclk
Radikal yaplandrmacln en önemli temsilcisi Ernst Von Glasersfeld’tir. Radikal yaplandrmaclk bilgi kuram, temel varsaymlarn özel bir bilgi kuramnda ve bilimin felsefesinde bulur (Terhart, 2003, 27). Glasersfeld yaplandrmaclkta iki prensibin varlndan söz eder:
1. Bilgi pasif olarak kabul edilmez; fakat bilgi kavranarak aktif yaplandrlr. 2. Zihnin görevi uyarlamadr ve tecrübeye dayal dünyann organizesine hizmet
Radikal yaplandrmaclk pasif bilgi toplama deil, aksine bilgiyi yaplandrma bireysel bir etkinliktir. Bili, bu süreçte bireyin davranlarn belli bir çevrede daha uyumlu olmasn salayacak fonksiyonda bulunan deneyimlerini organize etmekte ve anlamlandrmada bir uyum sürecidir. Bilme, hem biyolojik hem de sosyo-kültürel ve dile dayal etkileimlerle oluur. Bilgi paylalan deneyimlere ve bilginin yaanabilirlii ile ilgilidir. Yaanabilirlik için bilgi: 1. Önceki yap unsurlar 2. Dier bilisel organizmalar 3. Yaant çevresi 4. Bilgiyi oluturan zihinsel yap ilikilerinin bütünü gibi kstlamalarn amas gerekir (Açkgöz, 2005, 63; Bettencourt, 1993; Arslan, 2007, 53).
Örenciler zihinde bilgiyi aktif olarak yaplandrrken dsal gerçeklik denilen unsurlarla uyumas beklenilemez; çünkü deneyimler geçirilen deiimlere bal olarak deiir bundan dolay doruluun ya da gerçekliin tek bir doru görüü yoktur. Nesnel gerçekliin varlndan söz edilemez. Bilgi özneldir. Anlamlandrmada bireyler tarafndan yaplr. Gerçekliin bamsz tek bir anlam yoktur. Örenme bireysel çabann ürünüdür (Arslan, 2007, 54). D gerçeklikte bilinebilen her ey, gözlemcinin bir yaratmasdr (Terhart, 2003, 27). Her ne kadar dta, duraan bir nesnel gerçekliin var olmas ihtimali olsa da, bilgi bu nesnel gerçeklii yanstmaz. Bilgi açkças, deneyimler tarafndan oluturulmu, düzenlenmi ve organize edilmi bir dünyay yanstr (Glasersfeld, 1984, 24).
Radikal yaplandrmaclkta bilgi kefedilmez, bireyler tarafndan yaplandrlp oluturulur. Bilginin kayna d dünya deil, bireyin yaant deneyimleridir. Radikal yaplandrmacln da eletirildii nokta burasdr. Radikal yaplandrmaclk, daha çok bireysellii savunduundan örencinin toplumsal yönüne önem vermedii için eletirilir (Açkgöz, 2005, 63).
1.1.1.2.4. Sibernetik Yaplandrmaclk
Sibernetik sözcüünün anlam güdümbilimdir. Yaplandrmaclk, sibernetik, psikolojik ve felsefeye bal bilginin teorisidir (Glasersfeld, 1989, 162). Maturana, 1991 ve Varela’a göre (1992) göre sibernetik yaplandrmaclk Humberto Maturana ve Francisco Varela gibi ilili hücre biyologlar tarafndan autopoiesis kavramna dayandrlarak oluturulmutur. Autopoeitic bir sistem, toplumsal hayatn devam için gerekli olan yenilenme ve kendini yeniden üretme eylemidir (Arslan, 2007, 54). Sibernetikler ve kontrol teorisi, öz düzenleyici sistemlerle ilgili, kendisine göre
çevresine adaptasyon ve dünya düüncesini sürdürme ve bilgiyi girdisinden yaplandrabilen idrake benzer bir yaklam gelitirmilerdir (Glasersfeld, 1989, 163).
Mingers’e (1995) göre autopoeitic sistemler alt ölçütte eksiksiz birimleir. Bunlar: 1. Sistem snr boyunca idrak edilebilir,
2. Sistem parçalar boyunca çözümlenebilir,
3. Genel fizik kurallarna göre parçalarn etkileimi uygundur, 4. Snr olarak kabul edilen komuluk ilikileri korunmaktadr, 5. Sistem snr üretimini içine alr,
6. Kendi parçalarn kullanan ve gelen aracn dönüümünü salayan aktif üretici bir sistemdir (Arslan, 2007, 54).
2.1.1.3. Yaplandrmac Örenme ve Öretim
Yaplandrmac yaklamda örenme, örencinin ön bilgileriyle yeni bilgilerini ilikilendirerek, yeni anlamlar oluturduu aktif ve karmak bir süreçtir. Bu anlamlandrmada yeni bilgiler, ön bilgiler ve var olan zihinsel süreç belirleyici olmaktadr. Bilgi, örencinin sahip olduu deer yarglar ve yaantlar tarafndan üretilir. Ön bilgiler bir sonraki bilginin yaplanmasna zemin hazrlar. Bu yüzden örencinin, ön bilgi ve becerilerinin türü, durumu, nasl örendii ve nasl bir zihin yapsna sahip olduudur. Örenci bilgiye kendi yorumunu katarak yaplandrr ve bilgiyi temelden kurar. Bilgiyi ezberleme ve bilgiyi biriktirme yaplandrmaclkta yoktur (Güne, 2007, 77–78; Karada ve Korkmaz, 2007, 42). Yaplandrmaclktaki asl amaç bilginin görünüm tutarll, deneyselcilik ya da bireysel farkllk gibi görü açlarn dikkate alarak örenme kuramlarnn anlamlarnn yorumlayp özümseme ve aralarnda iliki kurmadr (Bednar, Cunningham, Duffy vd. , 1992, 21).
2.1.1.3.1. Yaplandrmac Örenmenin lkeleri
1. Örenmeyi örenme. Wolff’e (1994) göre yaplandrmacln en üst düzey özelliklerinden biri örenmeyi öreniyor olmaktr. Örenmenin örenimi bireysel düüncenin gelimesidir. Bili ötesi yeteneklerin gelimesi yaplandrmac örenime elik eden paralel bir süreçtir (Terhart, 2003, 34). na ettiimiz her anlam, benzer durumlara uyan dier durumlara daha iyi bir anlam verebilmemizi salar (Özden, 2005, 63).
2. Anlam oluturma zihinseldir. Örenmek için bilgiye gerek vardr. Ne kadar çok biliyorsak o kadar çok öreniriz (Özden, 2005, 63). Bu yüzden örencinin önce ön bilgilerinden yola çkmalyz. Örenci örenme sürecinde kendini kontrol etmeli, ortamn tasarlamal ve yönlendirmelidir (Güne, 2007, 79).
3. Örenme gerçek yaamla ilgilidir. Wolff’e (1994) göre hedef, gerçek yaamda kullanlabilir beceriler veya yetenekleri gelitirmektir. Amaç bireye rehberliktir. (Eitsel malzemeler, snflar, medya ve dier yardmlar ve en sonunda, kendi bir organizasyon olarak okul) ilk bireysel yeteneklerden balayarak çevreyi örenerek gerçek dünya tecrübesi hissiyle bireye örenmede somut bir yol sunar (Terhart, 2003, 34).
4. Örenme dil ile ilikilidir. Dil ve örenme birbirinden ayrlmaz bir ekilde birbirine baldr. Örenme dili, dil de örenmeyi gerektirir. Örenci, bilgiyi alma, seçme, anlamlandrma, aktarma, ifade etme, zihinde kurma, zihinsel emalar düzenleme vb. ilemlerin hepsini dil vastasyla yapar (Güne, 2007, 51–52).
5. Örenme aktif bir süreç gerektirir. Örenci pasif bir ekilde deil sürekli geliim ihtiyac duyarak çevresiyle iletiime girerek örenmeyi gerçekletirir. Örenme bir kontrol süreci deildir. Aktif yaplandrmac eitimde örenci pasif konumdan aktif konuma geçmitir (Özden, 2005, 62; Özkul, Mutlu ve Öztürk, 2003; Savery ve Duffy, 2001, 5). Örenme bilginin aktif yaplandrma sürecidir. Bu örenme sürecinde yeni bilgiler, ön bilgiler ve var olan zihinsel süreç belirleyici olmaktadr.
6. Örenme balamsaldr. Toplumsal bir kavram olarak örenmeyi yaantmzdan ayr düünemeyiz. Bilgimiz, inançlarmz, korkularmz ve önyarglarmz örenmede etkilidir. Yaplandrmaclkta yaamsal olan inançlarn bir araya getirilmesiyle bilgi oluturulur. Yaplandrmaclkta gerçek balama bamldr ve kiiden kiiye deiir (Özden, 2005, 63; Güne, 2007, 78; Glasersfeld, 1995, 10; Aydn, 2007).
7. Örenme ibirliklidir. Wolff’e 1994 göre, ibirlikli örenimin zorunluluunu yaplandrmac örenmenin admlarnda son beinci öe olarak vurgular. Örenmekte olan kimse, örenimini çevresi yoluyla yaplandrr ve bu yaplanma içinde etkileime ihtiyaç duyulduunu
vurgulamaktadr. John Dewey de örenmenin sadece okul içeriinde olmadn örenmenin bir sosyal süreç olduunu ifade etmektedir (Terhart, 2003, 34–35). Örencilerin birbirleriyle etkileimi sonucunda zihinsel yaplar geliir (Güne, 2007, 79). Bilginin aktif hale gelmesi için etkileim gerekir.
8. Örenme zaman gerektirir. Örenme anlk süreçlerde meydana gelmez. Anlaml örenme için düünceleri gözden geçirmeli, ön uygulamas yaplmal, üzerinde düünülmeli ve bunlara göre kullanlmaldr. Yaplandrmaclkta örenme birçok konuda yüzeysel bilgi verme yerine derinlemesine bilgi salama becerilerini gelitirir. (Klç, 2001, 15; Özden, 2005, 63).
Yaplandrmac örenmenin temel ilkeleri incelendiinde örenmeyi örenme ele alnmtr. Bu da düüncenin geliimi için çok önemlidir. Örenmenin örenimi için kiinin kendini deerlendirme imkân bulduu ibirlikli örenmenin önemi vurgulanyor. Örenme zaman ve çaba gerektirir. Bu çabay en çok gösterenlerden birisi de örencidir. Örenci örenme sürecinde aktif rol oynar.
2.1.1.3.2. Yaplandrmac Öretim ve Temel Öeleri
Yaplandrmac öretim bak açs, dünyay anlamann birçok alternatifli yolu olabildiini anlayyla bilgiyi geçici, geliime açk, subjektif, içsel olarak ina edebildiini, sosyal ve kültürel etkenlerden etkilenen bir yap olduunu vurgular. (Msr ve Çalkan, 2007, 63). Yaplandrmac öretimin öelerinden bahsedilmektedir. Bu öeler birbirinden tamamen bamsz deildir, kesin çizgilerle ayrlmamlardr. Öeler u ekildedir:
1. Öretimde, örencinin eski bilgilerinin harekete geçirilmesi. Örenilen her yeni bilgi var olan bilginin üzerine yaplandrlr. Yeni bilgi örencilerin var olan bilgilerini ortaya çkarr. Yeni bilgi eski bilgi ile karlatnda az ya da çok deiime urar. Öretmenler eski bilgileri aktif hale getirmek için örencilere sorular sorar ve zihinsel hazrlk yaptrr. Tartma, beyin frtnas gibi etkinlikler yaptrlabilir.
2. Örencilerin yeni bilgiler kazanmas. Örencide bilgi önceki bilgilere göre yaplandrlrken bütün olarak örenciye sunulmaldr. Örenmenin, temel kavramlar etrafnda ekillendirilmeli. Yani örencilerin “Bütünü”, “Bütünün
parçalarn” ve bu parçalar ile bütün arasndaki ilikiyi görmelerine yardmc olunmaldr. Örencilerin yeni bilgileri derinlemesine anlamalar salanmaldr. 3. Bilginin anlalmasnda yaplandrma. Örenci yeni bilgi ve becerilerle
karlat anda anlama ve kavrama süreci balam olur.
4. ekil, kavram, inanç, yarg ve duygu vb. oluurken yeni bilgi eski bilgilerle çelimiyor ve bilgi kolayca yaplandrlyor.
5. Yeni bilgi eski bilgi ile çeliiyorsa bilgi zihinde yeniden yaplandrma sürecine girer. Zihinsel emalar deitirilir. Örenci yeni emalar oluturarak yeni bilgiye uyum salar.
6. Bilginin uygulanmas. Uygulama kalc örenme için önemlidir. Bu yüzden örenciye uygulama aamas gösterilmelidir. Bilginin örenciler tarafndan uygulanmasna yardmc olunmaldr. Bu, örencilerin eski bilgi yaplarna uygun etkinlikler hazrlanarak salanabilir.
7. Bilgiyi deerlendirme. Örenci bilgiyi anlamlandrdktan sonra zihninde yaplandrr ve uygular, sonra deerlendirme yapar. Bilginin ilevselliini, uygulanabilirlii, yeni ve farkl durumlara uygulanabilirliini gözden geçirmedir.
8. Bilgiyi farknda olma. Kiinin bir bilgiyi kullanarak bir problemi çözmesi ile kendisini o problemin çözümüne götüren stratejinin ne olduunu fark etmesi farkl eylerdir. Bu sebeple öretmen, örencilerin sahip olduklar bilginin farknda olmalarn salayacak geriye dönüp ne yaptklarn gözden geçirmelerine imkân veren etkinlikler düzenlemelidir. Bu etkinlikler daha çok örencilerin etkinlikleri olmaldr. Örnek olay incelemesi, rol oynama, proje çalmalar, örendiklerini bakalarna öretme veya yazya geçirme çalmalar gibi etkinlikler bilginin farknda olunmasn salayc etkinlikler olarak sralanabilir (Özden, 2005, 69-70; Güne, 2004, Barnier, 2005; akt.Güne, 2007, 55-56).
2.1.1.3.3. Yaplandrmac Örenme Yaklamnda Öretmen ve Rolleri Yaplandrmac eitimde örencinin örenme sürecinde aktif olmas gerektii ve etkileimli gruplar halinde bilginin kendisi tarafndan yaplandrmasnn önemi vurguland; ancak bu bilginin ve becerilerin yaplandrlmasnda öretmen grup üyeliinin dnda tutulamaz. Grubun en olgun üyesi olan öretmenin grubun bir
topluluk olarak toplumsal deneyimini oluturan etkileimlerin ve karlkl iletiimlerin yürütülmesini salamak gibi özel bir yükümlülüe sahiptir. Öretmenin ortaya att düünce ve fikir, deimesi mümkün olmayan kat bir durumda deil, örenme süreci içinde olan tüm örencilerin deneyimlerinden yaplacak katklarla bir plan haline dönütürülecek bir balangç noktasdr. Gelime, öretmenin hem alp hem de vermekten korkmad karlkl alveri ilikisi eklinde olmas gerekir (Dewey, 2007, 70–88).
Geleneksel eitimdeki öretmenle, yaplandrmac örenme yaklamndaki öretmenin snf içindeki rolleri farkllk göstermektedir (Klç, 2001, 17). Geleneksel eitimdeki öretmenle yaplandrmac örenme yaklamndaki öretmen arasndaki fark göstermek için Lampert’in verdii örnek uygun olur. 10 yanda dördüncü snf örencisinin sorduu bir soruya yaplandrmac ve geleneksel öretmenin verdii cevaplar farkldr. Geleneksel öretmen soruya cevap verirken örencinin algsn dikkate almadan kendini bilginin kayna olarak görerek örenciye dorudan bilgi verir; ancak yaplandrmac öretmen ayn soruya öyle bir karlk verir; soruya soru ile yant vererek örenciyi kendi örenme sürecine yöneltir (Lampert, 2003, 85–86). Yaplandrmac örenme yaklamndaki öretmen, örenciyi heyecanlandrp heveslendirir küçük ama kendisi için anlam büyük olan keifler yapmasn salar. Örencinin sorduu sorulara direkt kalplam cevaplar vermek yerine örenciye anlaml, etkili sorularla düünmeye yönlendirerek örenmeyi örenmesini salar. Yaplandrmaclkta öretmen, her eyi bilen deil yeri geldiinde örencisine “ben de bilmiyorum, gel beraber aratralm” diyebilmelidir. Öretmenin de bilemedii sorular olduunu örenci gördüünde birey olarak kendini normal hisseder (Klç, 2001, 17– 18). Örenciler kendi sorularn sormaya, kendi deneylerini yapmaya ve kendi sonuçlarna varmaya yönlendirilir. Böylece örenciler kendi örenmelerini kendileri olutururlar (Asan ve Güne, 2000). Yaplandrmac yaklamdaki öretmenin rolleri geleneksel öretimdeki öretmenin rollerinden daha zordur ve sorumluluk gerektirir. Dewey’ e göre
“Eitimciler var olan fiziksel ve toplumsal çevreleri nasl kullanabileceklerini ve bu çevrelerin ie yarar deneyimler oluturma için sunduklarn nasl çkarp alabileceklerini bilmelidirler. Geleneksel eitim anlay bu sorunla yüz yüze kalmad; bu sorumluluktan sistemli bir ekilde kaçnmasn bildi. Sralardan, karatahtalardan ve küçük bir okul bahçesinden oluan okul ortamnn yeterli olduu varsayld. Öretmenin yerel halkn fiziksel, tarihsel, ekonomik, mesleki vb. koullarn iyi bilmesi
ve bunlar eitimsel kaynaklar olarak kullanmas yönünde bir talep yoktu. Bunun aksine, eitim deneyimle olan zaruri balants üzerine kurulu bir eitim sisteminin, eer kendi prensiplerine sadk kalacaksa, bu konular sürekli olarak hesaba katmas gerekmektir. Eitimci üzerindeki bu yük de ilerlemeci eitimin yürütülmesinin geleneksel sistemin yürütülmesinden çok daha zor olmasnn dier bir sebebidir” (Dewey, 2007, 48–49).
Dewey’in yukardaki ifadesinden de anlalaca gibi yaplandrmac örenme yaklamnda öretmenin örenme sürecini oluturmas ve yürütmesi daha zordur. Bu da öretmenin farkl ve yeni roller üstlenmesini gerektirmektedir. Buna göre öretmen temel ve öretim rolü olmak üzeri iki farkl rol üstlenir:
1. Temel Roller
Yaplandrmac örenme yaklamdaki temel öretmen rollerine bakldnda örencinin aktif bilisel yeteneklerini gelitirmek amaçlanyor. Böylece hem örencinin bireysel hem de ibirlikli bir çevrede örenimini salayarak kendini fikirlerini açk ve serbest bir ekilde ifade etmeleri salanr. Öretmen artk bilginin direkt birincil kayna deildir. Ayn ekilde örenci de bilgiyi pasif bir ekilde alan deildir. Öretmen örenme çevresinde esneklik salar (Tezci ve Gürol, 2003). Ayrca, Meirieu (1988), Basque, Rocheleau, Winer (1988), Lasnier (2000), Lusignan (2001), Minier (2000) ve Barnier’e (2005) göre yaplandrmac örenme yaklamndaki temel roller;
1. Rehberlik yapma, örenmeye yardmc ve destekleyici olma,
2. Örencinin kendine güvenini salayarak, örenme sorumluluunu örenciye verme ve ibirlikli örenmeye yönlendirme,
3. Örenme ortamn herkese uygun olarak mükemmel bir ekilde kullanabilmek için farkl örenme yöntemleri kullanma ve kullandrtma, 4. Bireysel özellikleri dikkate alarak örenme ortamn bireylere uygun hale
getirme,
5. Örencinin kendini ifade edebilme yetisini salamadr (Akt. Güne, 2007, 80).
Öretmenin temel rolleri daha çok örencinin kendine olan güvenini gelitirmesi, kendini ifade etmesini salayacak örenciyi merkeze alan ortam hazrlama
ve rehberlik etme gibi rollere dayanmaktadr. Ancak, bunlarn yannda öretmenin öretim rolü de bulunmaktadr.
2. Öretim Rolleri
Öretmenin öretim rolünde de örenci merkez konumundadr. Brooks (1993), Denig (1999), Giroux’e (1992) göre yaplandrmac öretmenin özellikleri öyle sralanmtr:
1. retmen, örenci anatomisini bilir ve destekler. Öretmen örencilere bunu bilerek yaklar. Örencilerin, örenme sürecinde kendilerine güvenmelerini ve ilerlemelerini salayarak onlarn örenme hzlarna müdahale etmez. 2. Örenciye sorular yönelterek, düünmeye yönlendirir. Kesin yarglar içeren
yantlar vermelerini istemez. Sorulara cevap vermeleri için süre verilerek yeni yöntemler gelitirmelerine olanak salar. Kendisi de örencilerin cevaplarn gelitirecek farkl yöntem araylar içinde bulunur. Öretmen örencilere sorular sorarak onlarla birlikte sorularn içerisine girmi olur. Böylece örencilerin zihinsel ve sosyal süreçlerini harekete geçirir.
3. Örencinin sorumluluk duygusunu almasn salayarak, dier arkadalaryla iletiime geçmeleri, tartma gruplar oluturmalar ve hipotez gelitirmelerini salayarak deneyimler kazanmasna yardmc olur. Bu yaplrken öncelikle örenciye uygun gruplar oluturularak ibirliine dayal örenmeye olanak salanr.
4. Örenci özerkliini ve önceliini kabul eder. Bunun için örenci cesaretlendirilmektedir.
5. Kendi bilgilerini sunmadan önce, örencilerin anlay tarzlarn belirlemeye çalr. Böylece örencilerin yeni bilgileri al biçimlerini belirlemi olur. Yaplandrmac öretmen, örencilerin farkl görüler oluturmalarn ve bu görülerini daha önceki bilgileri ile balamalarn salar. Öretmen, örencinin dikkatini geni kavramlar üzerine younlatrr, etkinlikleri örenci merkezli seçer, örencilerin soru sormasna, uygulama yapmasna ve kendi sonuçlarna varmalarn salar. Örencilerin sosyo-kültürel yaplarn dikkate alr.
6. Güncel kaynaklar takip ederek bu bilgi ve deneyimlerini snf ortamna getirerek örencileri ile paylar.
7. Bilgiyi aktif olarak almasn salayarak bilgiyi zihinlerinde yaplandrmasnda yol gösterici rol oynar. Böylece örenci kendi bilgi ve yeteneklerine bal olarak yaplandrd durumu daha kolay anlamlandracaktr.
8. Gerçek durumlarla ilgili çözülmemi problemler sunarak örencilerin analiz-sentez yapmas ve deerlendirmeye güdülenmesi salanr.
9. Örencilerin fikirlerini önemseyerek onlarn giriimci ve zihinsel açdan bamsz olmalarn salar. Örencilerin ileri sürdükleri fikirleri destekler. 10. Örencilerin konular ve dersler aras ilikileri anlamalarna yardmc olur.
Bu ilikinin salanmas için örenciye yeterli zaman verilmektedir.
11. Örencilerin merak duygusunu kaybetmemeleri salanr. Unutulmamaldr ki her örencinin ilgi alanlar farkldr. Bunu bilerek her örenciye cevap verecek bir biçimde ilgi alanlar gelitirilmektedir.
12. Örencilere sadece kitabi bilgiler vermek yerine, gerçek hayattan örnekler verilmelidir. Onlar sadece bilgiyi alan kapal bir kutu olarak görmek yerine örenciler aras bireysel farkll dikkate alarak örenme sürecinde farkl yöntemlere bavurulmaktadr. Bu kullanlan öretim stratejileri de örencilerin isteklerine göre deiiklie uratabilmektedir.
13. Örencinin olaylar ve durumlar yorumlarken basite indirgemesi yerine gerçek yaantdaki çatma ve karmaklklar dikkate alr.
14. Yanllar örencinin anlamas için dönüt olarak kullanarak yaanan durumu frsata dönütürür.
15. Farkl ve deiik bak açlar sunarak örencilerin daha geni perspektif kazanmalarna destek olmaktadr ve farklln dourduu güzelliklere ulamalar salanmaktadr. Öretmen-örenci ilikilerinin demokratik olmasna dikkat eder ve örenciler üzerinde otorite kullanm azaltr. Etkili iletiim kurulurken sadece sözlü iletiim deil ayn zamanda sözsüz iletiime de dikkat etmektedir. Örnein beden dili, jest, mimiklerine dikkat etmektedir.
16. Proje hazrlama sürecinde örencilerin, farkl kaynaklardan bilgi almalarn salanmak için onlar yönlendirir ve örencilerin dier öretmenlerle ve okul dndaki kiilerle iletiime geçmesini salar.