• Sonuç bulunamadı

Sinema 75 yaşında:İlk komedi filmi sadece 18 metre idi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sinema 75 yaşında:İlk komedi filmi sadece 18 metre idi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA DÖRT

CUMHURİYET

20 Nisan 1972

IB

T f l

T u rg u t E T İN G Ü

ilk komedi filmi sadece

18

metre idi

Seyircilerin

bir kısmı

perdedeki trenin

üzerlerine

geldiği kanısına

kapılarak

sandalyeleri

siper almışlardı

K

ONUŞMASINA ara verdikçe, çığırtkan bu kez elindeki ça­ nını sallıyordu. Gösterdiği kapıdan birer - ikişer girenler in­ san basına bir frank bilet parası ödemekteydiler.

Çığırtkan bağırıyordu: •— ._ Evet bayanlar., evet, bu sizin bildiğiniz sihirli fenerden çok daha başkadır! Ara verilmek sizin, yarım saat yeni zamanla­ rın bir hârikasını göreceksiniz!. Giriş yalnız bir frank!« Evet bir frank!...»

Grand Cafe’nin alt katındaki «Hint Salonu», ilk

«Cindmato-graphe Lumiör» gösterileri için kiralanmıştı. Salonda ancak 30 ki çinin oturabileceği kadar yer var­ dı. Salonun duvarlarına Şarkvâri motiflerle süslü halılar asılmıştı. Minyatür örneği işlenmiş ve do­ kunmuş bu halılar, bambaşka bir havanın yaratılmasına büyük öl­ çüde yardımcı oluyordu. Dünyanın bu ilk sinema seyircilerine, bu sa­ londa oturabilmeleri için, eski bi- lârdo oyuncularım izleyeceklere

ÜNLÜ KADIN YILDIZ SARAH BERNHARDTN FİLMLERİNDEN BİRİNİN AFİŞİ

özgü yapılmış demirden iskemle- ler konulmuştu!..

Müzik eşliğinde

ilk sinema

S

ALONUN görülmeyen bir ye­ rinde saklı bir piyanist, 1895 yıllarında ün salmış bir vals’in ilk mezürlerini geçiyordu.

Salonda bulunanlardan ilk tep­ ki, bir bayandan duyuldu:

«— Oh!..» diyordu, «Biz de bir- şey sandık! Oysa bu bizim «Büyü- lü Fener»e benziyor. Fevkaladeli«

ği neresinde?..»

Fakat bu konuşma yarım kaldı. Birden ışıklar söndü! Bu kez de gülüşmeler başladı. Tam bu sıra­ da arkadan, öne doğru bir projek­ tör aydınlığı uzanıp, beyaz perd» üzerinde ilk sinema filmi olan «Fabrikadan İşçilerin Çıkışı«na ait sahneler göründü. Çığlıklar ve hayret ifadeleri arasında, Yeni zamanların gerçekten harikulade yapıtı, Dünyanın ilk sinema se­ yircilerine böylece gösterildi...

O günün kazancı 35 frank oldu!. Müessese, her biri birkaç dakika­ yı geçmeyecek uzunlukta, 10 ayn

1917 YILINDA AMERİKA’DA DOUGLAS FAİRBANKS’IN ÇEVİRDİĞİ BİR FİLMDE HAREKETLİ BİR SAHNE

konulu filmi bir seansta seyret­ tirdi!. Bu filmler: «Fabrikadan İş­ çilerin Çıkışı», «Çocuğun Kahval­ tısı», «Tuilleries Bahçesinde Ha­ vuz,» «Tren», «Askerler», «Nal­ bant», «İskambil Oyunu», «Yabâ- ni Otlar» «Duvar», «Deniz» adla­ rım taşıyorlardı...

Seyirciler, kısa metrajlı bu film leri öylesine bir çılgınlıkla izledi ler ki, daha o gece, Paris’te birçok kimseler bu şaşkınlık verdirici İcaddan, bir olağanüstü masal ni­ teliğinde sözettiler. Halk bu eğlen­ ceden çok hoşlandı. Hele, üzerle rine doğru gelen treni gördükçe, bazıları korku ve heyecana kapıla rak, iskemlelerin altlarına sakla­ nıp, perdeye oradan bakmaya baş­ ladılar !..,

Artık salon yarım saatte bir do­ lup dolup boşalıyordu!» Günde iki-üç bin bilet satılıyordu! Bu ilk sinemadan çıkan seyirciler­ den, yeniden bilet alıp, aynı film leri birkaç kere seyredenler de vardı!.«

1924 YILININ SEKS KRALİÇELERİNDEN CLARA BOW BİR FİLMİNDE

İlk komedi filmi

I

UM 1ERE K ARDEŞLER, bu i-şin çok kârlı, para getirici ol­ duğunu anlamakta gecikmedi­ ler. Nitekim, az bir zaman içirde, 18 metre uzunluğımda, o günle­ rin ölçülerine göre, büyük sayı­ lacak bir film yaptılar. Yeryü­ zünde ilk komedi filmi olarak ka­ bul edilen «KENDİNİ SULAYAN BAHÇEVAN!» kordelâsı meydana getirildi. Bugün için ancak ilkel yapısına insanı güldüren bu film, ilk seyredenlerden yaşlı başlı olan lara bile müthiş bir komik etki­ si yaptı ! Katıla katıla güldüler. Oysa konu açık ve seçik kertede sade idi. Lumiére’in 10 yaşındaki kardeşi, bahçeyi sulamakta olan bahçevanın uzaktan hortumuna basıyor. Suyun birden kesilişine şaşıran bahçevan, hortumun ağ­

ana. bakınca, çocuk ayağınjL.çe­ kiyor ve bahçevan da islariTJÖT- d u ! . „

Sonradan eleştiriciler filmi İyi çekilmiş bulmadılar ama, komik etkisinin bu filmle anlaşıldığını da kabullendiler. Bu filmin nega­ tifi şimdi Paris’te «Lumière Dost ları Demeği»nin arşivinde, çok kıymetli bir emanet olarak sak­ lanmaktadır.

Sinema’nm

vaftiz babası

ÎNEMA adı nereden geldi? An­ lamı nedir? Lumidre kimdir? O'nun sinematografı nasıl şey

S

di?.

Sinema, eski Yunancadan alın­ mış, hareket anlamına gelen «Ki- no» ile, yazı anlamına gelen «Grap- his» kelimelerinin birleşimidir. Şimdi herkes buna kısaca «Sine­ ma» diyor.

İşte, günümüzde «DÜNYAYA AÇILAN PENCERE» olarak kabul­ lendiğimiz sinemanın öyküsü boy le başladı..

İstanbul’da ilk

Sinematograf!

■ ■ A PONECK», bir zamanların ■I % Beyoğlunda, Cadde-i Ke- ™ bir - Büyük Cadde’si üze­ rinde ünlü bir eğlence salonu id.i.. 1897 yılının bu büynik caddesi üzerinde gezinenlerin de, Paris'in Capucines Caddesindekilerden ay­ rımım, şapkalılarla karışmış Fesli erkeklerin yakınlarında giden yaş maklı, yeldirmeli veya peçeli, çar­ şaflı İstanbul güzelleri teşkil edi­ yordu.

Kokonalar, yosmalar dışında ka­ dınlar daha kapalı ve çok azınlık tı. Üstelik bir geziden ziyade, bir zorunlu geçişin gerektirdiği ruh Haleti içindeydiler. Yanlarındaki erkek veya kız çocuklarını da sü­ rekler gibi götürüyorlardı...

Atlı tramvayların yanlarından geçen kupa veya faytonlar, za­ man zaman kaldırımlardan giden lerin bir göz atımı süresi dikkatle rini çekiyordu. Bir de, bazı içkili salonların derinliklerinden yansı­ yan laterna karışımı müzik ses'erl, Cadde-i Kebır'in görünüşünü renk lendiriyordu...

îşte, bizde ilk «Sinematograf» böylesine bir dekor içinde ve şeh­ rin en kalabalık bir caddesi üze­ rindeki «Sponeck» salonunda baş ladı.

T A R I N :

BİR SİNEMA

ANISI

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi 1 5 0 2

Referanslar

Benzer Belgeler

demektense bu anayasa değişikliği şu sonuçlara neden olacak o yüzden hayır diyen neredeyse yok gibi.. Davulu halk için hala uzaktan

Hastamızda sağ serebellar hemisferde iskemik uyumlu inme saptanmış olup iki hafta sonra poliklinik kontrolünde daha önce olmayan Evet/Evet tarzında baş

familyalarının özellikleri, bitki genel görünüşü, yaşam süresi ve eşey durumu, kök, gövde, yaprak çeşitleri ve bunların metamorfozları, angiosperm çiçeğinin

familyalarının özellikleri, bitki genel görünüşü, yaşam süresi ve eşey durumu, kök, gövde, yaprak çeşitleri ve bunların metamorfozları, angiosperm çiçeğinin

Bugün, her türden gelişme devrimin ilk on yılını imlerken, Bolivarcı demokratik sürecin sürekliliğinin sağlanması; yani, Anayurdumuz için gerçek bir felaket anlamına

The aim of this paper is to investigate the cost of workforce loss caused by the accidents in construction building sites by using the statistics of three building

Özet: A¤ustos 1997-Haziran 2001 tarihleri aras›nda infeksiyon hastal›klar› ve klinik mikrobiyoloji servisinde yata- rak tedavi gören hastalarda sigara içme oran› ve sigara

A¸cık¸ca g¨ or¨ uld¨ u˘ g¨ u gibi, F ve G esnek k¨ umeleri i¸cin, F esnek k¨ umesine esnek ait olan bir esnek nokta aynı zamanda G esnek k¨ umesinde yoktur... Bu y¨