• Sonuç bulunamadı

Yaşar Nabi Nayır

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yaşar Nabi Nayır"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yaşar Nahiye göre en

büyük kusurumuz

Gazetelerimiz hemen her gün yapılacak bir sürü işten

bahsediyorlar amma hiç bir işin üzerinde duramıyoruz

i a z a n ; Oktay V c R c L

Binanın merdivenleri dar... insanın omuzları, duvarları te- mizliyor... sonra da ceket...

Varlık!

Yaşar Nabi Nayır!

Siz Yaşar Nabi’yi ne olarak ta­ nırsınız? Şair mi? Editör mü? Yoksa... yoksa...

Affedersiniz, cümleyi tamamla­ yacak vakit yok; zira onunla «merhaba!» lastik bile. Hoş-beş et­ meden konumuza giriverdik:

«— En büyük İçtimaî derdimiz nedir Yaşar Bey?»

«— Birdenbire cevap vermek... verebilmek güç bu suale...»

«— Niçin?»

«— İçtimaî dertlerimiz o kadar çok ki... Hangisinin e«ı büyük ol­ duğuna karar vermekte, insan te­ reddüt ediyor doğrusu. Düşünmek lâzım...»

«— Bu ve bunun gibi mevzular üzerinde, bugüne kadar herhalde çok kafa yormuşsunuzdur...»

«— Öyle, öyle amma... En bü­ yük dert deyince insan şaşalıyor... Amma şimdi aklıma gelen bir ta­ nesini söyliyeyim: Sebatsızlığı­ mız! Şu son yirmi-otuz yılın ga­ zetelerini gözönüne getiriyorum... Bir sürü başlık geçit resmi yapı­ yor gözümün önünde...»

«— Meselâ?»

«— Şöyle gelişigüzel birkaç ta­ nesini söyliyivereyim: İhtikârla mücadele edilecek! Topraksız köy­ lüye toprak dağıtılacak! Gürültü ile mücadele edilecek! Şehri kir­ letenlerden, tramvaylardan

atlı-Değerli müellif Yaşar Nabl Nayır

yanlardan, mâğşuş yiyecek mad­ deleri satanlardan ceza alınacak! Hâsılı bir yığın cek-cak, cek-cak.. Gazetecilerimiz çok daha sebat­ kârdırlar doğrusu.»

«— Eksik olmayın...»

a— Hakikat bu... Bütün bu cek-

cak’ları hiç bıkmadan, usanmadan, her Allahın yılı, ayı, haftası, gü­ nü tekrarlayıp dururlar. Kollan sıvayıp da işe girişenler de olmaz değil hani... Amma nedense ara­ dan bir ay geçti mi, ele alman mevzuun da modası geçmiş telâk­

ki edilerek, yerine bir başkası geçirilir. Silâh araştırması unutu­ lup yerine sarhoşlarla mücadele başlar... Bunlar belediyeye ait dertler. Memleket ölçüsündeki dertlerimiz de, bunlardan farklı değildir. Bir gün, dört elle demir­

yolu siyasetine sarılırız, plân daha tamamlanmadan kara yollarına ge­ çeriz... derken denizyollarına dö­ ner ış... Endüstrileşmeye girişmiş­ ken, bırakıp, daha mühim diye zi­ raatı ele alırız. Sonra, herşeyin ba­ şı eğitimdir diyerek, hepsini bıra­ kıp okul’a sarılırız. Fakat orada da ayni sebatsızlık içinde bocala­

yıp dururuz. Bir gün ilkokul de­ riz, ertesi gün ortaokulların daha hayatî bir dâva olduğu hatırımı­ za gelir. Sonra birdenbire liseye atlarız. Düşünün bir kere: Sonuna kadar gidilerek, tamamlanmış bir dâvamızı hatırlıyor musunuz? Dâ­ vadan, meseleden geçilmeyen bir memlekette yaşıyoruz amma, bun­ ları birer-birer neticeye ulaştıra­ cak »sebat» tan mahrumuz gali­ ba...»

*— İstanbul’da tam bir âsâyiş var mı dersiniz?»

«— Bu suali geçelim isterseniz..» ■— Siz isterseniz geçeriz tabiî..» «— İyi olur.»

«— Peki Genelevler kapatılma­ lı mı?»

«— Genelevler, rahatça faaliyet­ lerine devam ettikleri halde, na­ muslu kadın ve kızlarımızın uğ­ radıkları şenî akıbetlere dair tüy. ler ürpertici haberleri her gün ga, zetelerimizde okuyup dururken, genel kadınları İçtimaî hayatı­ mızdan kaldırmanın hatıra bile na­ sıl getirilebildiğim aıılıyamıyorum, Hayatımızda kadına, batı memle- ketlcrindekine eş şerefli bir mevki temin etmedikçe, o memleketlerin bâzı özentilerine kapılmaktan sa­ kınmalıyız. Hem örnekler meydan

(Devamı 4 üncü sav**»*-'»

Referanslar

Benzer Belgeler

Mikrodebrider kullanılarak yapılan nasal poli- pektomi sırasında, kanamanın daha az olması, açığa çıkan kan ve doku debrislerinin irrigasyon ve sürekli aspirasyonla

doğum gününde hâlâ çok büyük anlam taşıyor Türk yazını için.. Türk yazınında Batılı anlamda ilk deneme yazarı, de­ neme tülünün

Türk gölge oyununun vazgeçilmez unsurları Karagöz ve Hacivat.. Karagöz and Hacivat, the indispensable characters of the Turkish shadow

İşte bu şuur iledir ki bütün Türkiye felâket kurbanlarına yardım için koşuyor.. Hududsuz matemlerin, en şerefli dili vakarlı sükût, ve verimli

Muhterem muharrire izahat ve­ ren büyük şair Faik Ali, bupdan on sekiz sene kaaar evveı ueımıı i n ­ disine Râbia - Hâtun’un Artuk - o- ğulları

Montanari’ye göre, cam kötü bir ısı yalıtkanı olduğu hâlde bina yapımında çok fazla kullanılıyor, bu da binalarda çok büyük miktarda ısı kaybına neden

1— Tutanakların tespit Maliklerinden Hayrullah kızı Kadriye Sabancı İbrahim oğlu İbrahim Topuz, A li oğlu Haşan Erol, Hüseyin kızı Hüsniye Tıranpeş- li,

Daha sonra adı Güzel Sanatlar Akademi­ si olan Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi’nin 1 numaralı “talebesi” Müzdan Safi Arel geçen­ lerde Moda’daki evinde sessizce son