• Sonuç bulunamadı

Viyana kahveleri ve kültür

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Viyana kahveleri ve kültür"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ARADA BİR

AHMET ARPAD___________

Viyana Kahveleri ve Kültür

Viyana, bir külfur kentiföperası, tiyatrosu, operetleri, müzikalleri ile. Vıyanalı her gününü kültür ile iç içe yaşar. Bu Tuna kentinin sokaklarını arşınlayan, mağazaların, ya­ pıların, taşlann, heykellerin; loş, dar geçitlerin, parkların kültür soluduğunu sezer. Mezarlıkların bile.. Viyanalı'anıt­

mezar’ı çok sevdiği ünlü müzisyenlerine, sanatçılarına,

yazarlarına, bilim adamlarına yapar...

OsmanlI’nın Viyana kuşatmasından bu yana 300 yıl­ dan fazla geçti. Çekilirken geride bıraktığı çuvallar dolu­ su kahve, o günden bugüne Viyanalının günlük yaşamı­ nı etkiliyor. Viyana insanı, kahvesiz yapamıyor. Kahve iç­ me alışkanlığı Viyana’nın kültür ve sanat yaşamını da et­ kilemekte. Rahatına düşkün kentli, gününün birçok sa­ atini kahvelerde geçirir. Oradaki çeşitli gazetelere göz atar, yanında taşıdığı kitabını okur, tanışlan ile buluşup çe­ ne çalar, kâğıt oynar. İşadamı, randevularını bürosunda değil, kahvede verir. Opera, operet, tiyatro sonrası sanat­ severler kahveleri doldurur.

Franz Werfel, Arthur Schnitzler, Stefan Zweig gi­

bi yüzyılımızın ünlü Avusturyalılan da günlerinin önemli bölümünü kentin kahvelerinde geçirirdi. Vıyana’nın bü­ yük kahvelerinden Central, 20. yüzyılın başlarında

Trozky’nin saatlerce satranç oynadığı mekândı. Kentin

tüm ünlü kahveleri savaştan sonra tek tek restore edildi, yine eski günlerine kavuştu. Batı’nın kültür kentlerinde in­ sanların buluşup konuştuğu, tartıştığı, fikir ürettiği bu yer­ lerin önemi bilinir.

İstanbul gibi üç büyük kültürün kalıtı (mirası) kıtalara­ rası bir kentte ise Viyana kahvelerinin benzeri yerler kal­ madı. Avrupa’ya kahveyi götüren bizler, yüzyıllar boyu kent aydınlanna buluşma olanağı sağlamış kıraathaneleri yok ettik. Şehzadebaşf nın Şule, Yıldız, Şarkgibi salonları es­ kilerin anılarında... Tepeba-

şı’nın ‘Kanun-u Esasi’sini ha­ tırlanın. Birde Babıâli basın ve edebiyat ustalarının uğrak ye­ ri İkbal ile Meserret kıraatha­ nelerini. Buralar, büyükkent düşünür ve aydınlarının söy­ leştiği, tartıştığı yerlerdi. Ülke

‘basın merkezi’ BabIâli’nin dü­

şünce yapısını beslerlerdi. Ga­ zetelerin ‘Yokuş ’tan Ikitelli’nin Center’lerine taşınmasıyla dü­ şünce de kalmadı ya!

Taksim’den Tünel’e İstiklal Caddesi’ nin pastane, kahve­ hane, çay salonları ve lokan­ talarında azınlıklar, edebiyat­ çılar, sahne sanatçıları, tiyat- ro-sinema öncesi ya da son­ rası bir araya gelirdi. Lebon, Markiz, Şato, Parisienne, Ni- suvaz, Petrograd, Ambassa­ dor da artık anılarda... Beyoğ- lu’na açılan semtlerde yaşa­ yan, Batı eğilimli, Avrupa gör­ müş insanlar için bu yerlere uğ­ ramak, dostlarla buluşmak, çene çalmak, buralardan alış­ veriş etmek kaçınılmazdı. Çe­

lik Gülersoy’un özenle resto­

re edip döşediği ‘b ir kolyenin

incileri’ tarihi Boğaziçi köşk­

lerine de Tayyip Erdoğan el koymadı mı? Sakallılarla tür­ banlılar şimdi oraların sürekli müşterileri. Uzun yıllar klasik Batı müziği eşliğinde bu köşk­ lerin salon ve bahçelerinde çay içen, sohbet eden, kitap okuyan insanlar acaba artık nerelerde buluşuyor? ‘Kova­

landıktan’ o yerlere bir daha

dönebilecekler mi?

Viyana, Türklerin ‘getirdiği’ kahvehaneleri yüzlerce yıldır el üstünde tutar, korurken İs­ tanbullu onları ‘öldürdü. ’ Son 40-50 yılda Türkiye’de düşün­ ce üretme engellenirken yüz­ yıllık kıraathanelerin, gelenek­ sel Avrupai çay salonlannın, pastanelerin İstanbul’da bir­ biri ardına kapanması sade­ ce ilginç bir rastlantı mı? Kent­ lerden kültür kovalanırken, dü­ şünür ve aydınların bir araya geldiği, tartıştığı, düşünce alış­ verişi yaptığı yerler de yok ol­ du. Sadece onlar mı? Gerçek aydın ve düşünür de artık bir avuç...

YA

Tüm Bos

tarihine

Referanslar

Benzer Belgeler

Group 1 associated trust with economic crisis and fear of loosing jobs. This is due to high unemployment issue in Turkey and also economic concerns that all new graduates have in

Size daha sonra Çallının ö- zel hayatını kendisinden duy­ duğum kadarıyla .gördüğüm ka­ darıyla anlatacağım.. Aman zaman der ken soluğu adliye mübaşirli -

IV. Cenevre Sözleşmesi’nin 147. maddesi “Kapsamlı yıkım ve varlıklara el koyulması askeri gereklilik ile haklı çıkarılamaz ve kasten hukuka aykırı

ventrikül tümörlerinin eksizyonu için klasik yöntem olan ve inferior serebellar vermis insizyonu sonrası her iki taraftaki vermisin lateral retraksiyonunu içeren

Hastaların yaşı, yoğun bakımda kalış süreleri, APACHE II skorları ve ventilasyon desteği gereken gün sayısı açısından gruplar arasında anlamlı bir

İ B N ü L'E M iN Mahmut Kemal beyin vefatı haberinin bende ilk yaptığı tesir, bu vefatın, İstanbul şehri ile doğrudan doğruya alâkalı olduğu fikri

Claudie Alberio ile Kerem Topuz’un da katkılarıyla, Paris’­ te uzun yıllardan beri ilk kez dü­ zenlenen Fikret Muallâ sergisin­ deki yapıtların fiyat yelpazesi ise,

Yurdumuzda bu büyük ozanın adını bilmeyen, şiirlerinden birkaç dize duymayan yoktur sanırım.. Diğer uluslar ise onu biz­ den daha iyi